Türkiye’de 1 Ocak 2005’ten beri katı bir kural uygulanıdını ve genel bütçeli daireler, belediyeler, KİT’ler veya sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirketlerde işe giren emeklilerin büyük bir sürprizle karşılaştığını dile getiren Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, şunları yazdı:
"Maaş Tamamen Kesiliyor: Kamu kurumuna memur, işçi veya sözleşmeli personel olarak girdiğiniz an emekli aylığınız durduruluyor.
SGK Primleri Sil Baştan: Özel sektördeki gibi "Sosyal Güvenlik Destek Primi" (SGDP) ödeyerek maaş alma şansınız yok.
Tüm Kesintiler Yapılıyor: Çalıştığınız kurumdan aldığınız maaş üzerinden tüm sigorta kolları ve genel sağlık sigortası primleri kesiliyor. Yani sistem sizi "hiç emekli olmamış" gibi kabul ediyor.
Yasa her ne kadar "kamuda emekli çalışamaz" dese de, bazı kritik görevler ve özel durumlar bu kuralın tamamen dışında tutuluyor. İşte hem emekli maaşını cebine koyup hem de kamudan ödeme alabilen o "şanslı" liste:
Cumhurbaşkanlığına seçilenler.
Bakanlar Kurulu üyeliğine dışarıdan atananlar.
TBMM üyeliğine (milletvekilliğine) seçilenler.
Belediye seçimleri sonucunda göreve gelenler (Belediye başkanı, meclis üyeleri vb…)
Ders Ücreti Karşılığı Çalışanlar: Yaş haddini aşmamak kaydıyla eğitim kurumlarında ders verenler. (Üniversitelerde yaş sınırı aranmaz)
Vakıf Üniversiteleri: Bu kurumlarda görev alan akademisyenler.
Huzur Hakkı Alanlar: Sadece yönetim kurulu üyeliği veya toplantı başı ücret (huzur hakkı) karşılığı görev yapanlar.
Özel atamalar:
Cumhurbaşkanı kararı veya müşterek kararname ile atanan üst düzey bürokratlar.
Özel kanunlarında "maaşı kesilmez" ibaresi bulunan ve Cumhurbaşkanı tarafından atanan isimler.
Muhtarlar:
Bir sosyal güvenlik kurumundan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) emekli aylığı alanlar muhtar seçilirse, emekli aylıkları kesilmez. Emekli muhtarlar, hem devletten aldıkları emekli maaşlarını hem de görevleri karşılığı ödenen muhtarlık ödeneğini aynı anda alabilirler.
Normalde özel sektörde çalışan emeklilerden yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesintisi, muhtarlar için uygulanmaz. Lafın özü muhtarlık, emekli bir vatandaş için sadece sosyal bir prestij değil, aynı zamanda ekonomik bir 'can suyu'dur."