CHP Genel Başkan Yardımcısı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarını ve siyasetçileri ziyareti sonrası açıklama yaptı.

Tanrıkulu şunları ifade etti:

"Burası bir yandan duruşma salonlarının olduğu, diğer yandan Avrupa’nın en büyük duruşma salonunun inşa edildiği devasa bir alan. Aynı zamanda binlerce tutuklu ve hükümlünün bulunduğu bir cezaevi. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmaları kapsamında tutuklananlar değil; avukatlar, aktivistler, siyasetçiler ve binlerce adli mahkum burada. Hepsi adil yargılanmadıklarını söylüyor.

"HEPSİ AYNI DURUMDA"

Marmara Cezaevi, bugün Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yarattığı zulmün simgelerinden biri haline gelmiş durumda. Aslında son 24 yıldır yanı başımızda süren büyük bir 'duruşma' var. Sorun sadece devam eden davalar değil, iddianamesi bile yazılmayan dosyalar.

Örneğin Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan, dokuz ayı aşkın süredir tutuklu ve hala iddianamesi yazılmadı. Dosyada toplam 7 şüpheli var. Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney’in dosyasında da altı, yedi şüpheli bulunmasına rağmen iddianame bekletiliyor. Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Şile… Hepsi aynı durumda.

"BUNLARIN HEPSİNİ BİLİYORUZ

"Peki ne yapılmaya çalışılıyor? Açıkça şudur: 'Önce tutuklayalım, cezaevine atalım; nasıl olsa sonra bir suç buluruz.' Türkiye’de sistem değişti. Artık önce insanlar cezaevine konuluyor, sonra iddialar yazılıyor. İddiaların ispatlanmasına bile gerek görülmüyor. Bir itirafçı bulunur; elverişli olan zaten istenileni söyler. İnsanlar suçsuz olduklarını ispatlamaya zorlanıyor ama ispatlasalar bile tahliye olma ya da ceza almama ihtimalleri ortadan kaldırılıyor.

Bodrum'daki 7.7 milyarlık arazi vurgununun altından Steven S. çıktı!
Bodrum'daki 7.7 milyarlık arazi vurgununun altından Steven S. çıktı!
İçeriği Görüntüle

Bunların hepsini biliyoruz, hepsini takip ediyoruz, hepsinin farkındayız. Şu da çok iyi bilinsin; bu dönemi unutmayacağız. Hukuk kuralları içinde, adil bir biçimde bu zulmün, bu zalimliğin hesabını soracağız. Hiç kuşkunuz olmasın. Umutsuz da olmayın."