YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri Cezaevi’nde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklara tepki gösterdi. Aktif avukatlık yaptığı dönemde dahi bu kadar fazla cezaevi ziyareti gerçekleştirmediğini ve duruşmaya katılmadığını belirten Tanrıkulu, “Bu pazar gününde bizim Silivri’de, Marmara Cezaevi’nde ne işimiz olabilir? İşimizin olacağı yer seçim çevrelerimiz, halkın sorunları, talepleri. Ama adaletsizlik de sonuçta Türkiye'nin en önemli meselesine dönüşmüş durumda. Bu düzeni emin olun ki değiştireceğiz. Bu adaletsizlik, bu hukuksuzluk AK Parti iktidarının da sonu olacak” dedi.
Silivri Cezaevi’nde dostlarını ziyaret ettiğini belirten Tanrıkulu, cezaevi önünde yaptığı açıklamada, her gün yeni bir hukuksuzluk ve yargı faciasıyla karşı karşıya kalındığını söyledi.
“AKTİF AVUKATKEN BU KADAR ÇOK DURUŞMAYA KATILMADIM”
Milletvekilliğinden önce ceza avukatlığı yaptığını, insan hakları hukuku alanında çalıştığını ve Diyarbakır Barosu Başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, şöyle konuştu:
"Cezaevinde dostlarımızı ziyaret ettim. Burada gerçekleşen hukuksuzluğu, adaletsizliği her fırsatta ifade etmeye çalışıyorum. Ancak her gün yeni bir hukuksuzlukla, yeni bir yargı faciasıyla da karşı karşıya kalıyoruz. Bugün pazar, mesaimin bir kısmını cezaevinde geçirdim. Mesele şu: Ben milletvekiliyim. Milletvekilliğinden önce aktif avukatlık yaptım. Ceza avukatlığı yaptım, insan hakları hukuku alanında çalıştım, insan hakları derneklerinde, kurumlarında çalıştım, avukat örgütlerinde çalıştım ve Diyarbakır Barosu Başkanlığı yaptım. Hiçbir dönemde bu kadar çok cezaevi ziyareti yaptığımı, aktif ve profesyonel avukatken de bu kadar çok duruşmalarda bulunduğumu hatırlamıyorum.
Ancak AK Parti’nin son 10 yılı maalesef ağırlıklı olarak operasyonlarla, hukuksuzluklarla geçti. Milletvekili olarak benim görev alanım seçildiğim çevre; Diyarbakır, oranın sorunları ve talepleri. Türkiye; Türkiye'nin sorunları. Parlamento; hükümeti denetlemek, komisyonlarda yer almak, yasa teklifleri, soru önergeleri hazırlamak, araştırma önergeleri hazırlamak ve bu sorunların çözümü konusunda yardımcı olmak. Ama milletvekili olarak mesaimizin önemli bir bölümü cezaevlerinde ve mahkemelerde geçiyor."
“BU DAVALARIN TÜMÜ SİYASİ”
Tanrıkulu, cezaevlerinde bulunan kişilere yönelik davaların siyasi saiklerle başlatıldığını ve yürütüldüğünü savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu davaların tümü siyasi davalar. Siyasi saiklerle başlatılmış ve bu şekilde yürütülen davalar. Soruşturmaların başlatılmalarının nedeni yasasındaki başka bir madde olabilir. Ama ahkam kesmeye gerek yok. ‘Bu davalar siyasi değil’ demeye gerek yok. Davaların tümü siyasi. İçeride bulunan dostlarımız da siyasi nedenlerle hapisteler. Onları ziyaret ediyoruz.
AK Parti'nin Türkiye'ye koyduğu vizyon ve ortam da bu maalesef. İnsanları hapsetmek, yargı baskısı ve taciziyle karşı karşıya bırakmak, mağdur etmek ve iktidarını bu şekilde ayakta tutmak. Yoksa bu pazar gününde bizim Silivri’de, Marmara Cezaevi’nde ne işimiz olabilir? İşimizin olacağı yer seçim çevrelerimiz, halkın sorunları, talepleri. Ama adaletsizlik de sonuçta Türkiye'nin en önemli meselesine dönüşmüş durumda. Bu düzeni emin olun ki değiştireceğiz. Bu adaletsizlik, bu hukuksuzluk AK Parti iktidarının da sonu olacak."




