Dünya

‘Sesler söyledi’ savunması tartışma yarattı: Psikologdan 3 çocuk cinayeti için farklı değerlendirme

Massachusetts’te üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy’nin “Bana çocuklarımı ve kendimi öldürmemi emreden bir erkek sesi duydum” savunması mahkemede tartışma yarattı. Psikolog Kirk Heilbrun, bu iddianın “çok sıra dışı” olduğunu belirterek Clancy’nin çocuklarını, intihar etmesinin ardından kendisinden ayrı kalıp acı çekmelerini istemediği için öldürmeyi planlamış olabileceğini söyledi.

Massachusetts’te üç çocuğunu boğarak öldürmekle suçlanan 36 yaşındaki Lindsay Clancy, ilk kez hakim karşısına çıktı. Clancy’nin 24 Ocak 2023’te 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık Callan’ı öldürdüğü belirtildi.

Acil müdahale ekiplerinin aktardığına göre Clancy, çocukların boynuna elastik egzersiz bantları dolayarak boğulmalarına neden oldu. Savcılığın açıkladığı belgelere göre olay yerine gelen ilk yardım görevlisi, çocukların boynundaki bantları çıkardı ve nefes almaları için müdahale etti.

Clancy ise çocuklarını öldürdüğü sırada kendisine çocuklarını ve kendisini öldürmesini emreden bir erkek sesi duyduğunu öne sürdü.


PSİKOLOG: “ÇOK SIRADIŞI BİR DURUM”

Clancy’nin bu savunması mahkemede tartışılırken psikolog Kirk Heilbrun, sanığın iddiasına şüpheyle yaklaştı.

Heilbrun’un Clancy’yi nisan ayında üç gün boyunca muayene ettiği belirtildi. Uzman, sanığın yalnızca cinayetlerin işlendiği sırada ses duyduğunu, olaydan önce veya sonra benzer bir deneyim yaşamadığını ifade etti.

Heilbrun, böyle bir belirtinin yalnızca eylem sırasında ortaya çıkmasının “çok sıra dışı” olduğunu söyledi.

Psikolog, Clancy’nin tarif ettiği deneyimin “emir veren halüsinasyon”dan ziyade, aylardır yaşadığı istenmeyen ve rahatsız edici düşüncelerle daha uyumlu olabileceğini savundu.

“ÖZGECİ EVLAT CİNAYETİ OLABİLİR”

Heilbrun’un raporunda Clancy’nin olayla ilgili anlatımının zaman içinde değiştiğine de dikkat çekildi.

Psikolog, asıl meselenin “özgeci evlat cinayeti” olabileceğini belirtti. Heilbrun’a göre Clancy, intihar etmeye karar verdikten sonra çocuklarının kendisinden ayrı kalmasını ve ölümünün ardından acı çekmesini istemediği için onları da öldürmeyi planlamış olabilir.

SAVUNMA VE SAVCILIK KARŞI KARŞIYA

Savunma tarafı, Clancy’nin doğum sonrası gelişen ruhsal rahatsızlığın yol açtığı psikotik bir nöbet sırasında hareket ettiğini ve bu nedenle cezai sorumluluğunun bulunmadığını savunuyor.

Geçen hafta dinlenen bir psikiyatri uzmanı da Clancy’nin olay sırasında yaptıklarının yanlışlığını kavrayamadığını belirtmişti.

Savcılık ise Clancy’nin çocuklarını öldürürken “kasıtlı, mantıkla ve hızlı” hareket ettiğini ve doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini savunuyor.

Savcılar, Clancy’nin ruh sağlığı sorunları yaşamış olmasının, cinayet anında tam iradeyle hareket ettiği gerçeğini değiştirmediğini öne sürüyor.

DİNİ İNANÇ TARTIŞMASI DAVADA KRİZE YOL AÇTI

Duruşmada ayrıca Clancy’nin Katolik inancına ilişkin ifadeler de tartışmaya neden oldu.

Heilbrun’un Clancy’nin dini inancından söz etmesi üzerine intiharın dini boyutuna değinildi. Savunma tarafı, savcılığın dini inancı davaya dahil ederek usulsüzlük yaptığını öne sürüp yargılamanın geçersiz sayılmasını talep etti.

Savcılık ise psikoloğun bu açıklamayı kendiliğinden yaptığını ve kendilerinin din konusunda soru sormadığını belirtti.

Yargıç Diane Sullivan, savunmanın talebini reddetti ancak jüriye Clancy’nin dini inancını tamamen dikkate almamaları yönünde talimat verdi.

Davanın savcılık tanıklarının dinlenmesinin ardından kapanış konuşmalarıyla devam etmesi bekleniyor.

LOHUSA PSİKOZU NEDİR?

Davanın merkezinde yer alan lohusa psikozu, doğum sonrasında ortaya çıkabilen nadir ve ciddi bir psikiyatrik hastalık olarak tanımlanıyor.

Hastalık; halüsinasyon, gerçeklik algısının kaybı ve intihar düşünceleri gibi ağır belirtilere yol açabiliyor.