Güncel

Sertel’den Balbay’ın CHP sözlerine tepki

CHP 26 ve 27. Dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, Mustafa Balbay’ın "CHP kapatılsa herkes oturacaktı ve yepyeni bir yol tutacaktı. Orada bir akıl birliği oluşacaktı" sözlerine tepki gösterdi. Sertel, Balbay’ın en zor günlerinde CHP’nin ve CHP’lilerin kendisine sahip çıktığını hatırlattı.

Mustafa Balbay’ın CHP’nin kapatılmasına yönelik sözlerini eleştiren Atila Sertel, “Sizi milletvekili yapan CHP değil miydi? Cezaevindeyken size sahip çıkanlar CHP’liler değil miydi?” diye sordu.

Atila Sertel, şunları söyledi:

CHP KAPATILSA ÖYLE Mİ?

Mustafa Balbay’ı üniversite yıllarından tanırım.

Okuduğumuz Basın Yayın Yüksek Okulu, Halkın Kurtuluşu ve Devrimci Yolcuların etkisi altındaydı. Balbay ise İGD’liydi. Sınavlara girerken bile tedirgin olurdu. Çoğu zaman arkadaşları ikna eder, sınava güvenli biçimde girmesini sağlardık.

Yıllar sonra yollarımız Milliyet ve Güneş gazetelerinde yeniden kesişti. Kısa süre aynı çatı altında çalıştık.

Önce o gözaltına alındı, ardından ben…

Sonra o Cumhuriyet gazetesinin İzmir Bürosu’nda, ben Güneş gazetesinde görev yaptım.
Okul yıllarından, mesleğe adım attığımız günlerden bugüne tanıyorum kendisini…
1978’lerden günümüze…

Ergenekon sürecini uzun uzun anlatmayacağım. Bilen biliyor.

Mustafa Balbay’ı ve cezaevindeki diğer meslektaşlarımızı hiç yalnız bırakmadık. Silivri yolları yolumuz oldu. Duruşmaları izledik, dayanışma gösterdik, haksızlığa karşı sesimizi yükselttik.

Tahliye edildiği gün de yanındaydım.

Ankara’dan Sincan Cezaevi’nden tahliye edildikten sonra kalabalık bir grupla evine kadar geldik. Çocuklarıyla, ailesiyle rahatça kucaklaşabilsin diye içeri girmeden Batıkent’te yaşayan annemle kız kardeşimin evine döndüm.

Sonradan öğrendim ki ev ana baba günüymüş.

Bir tek ben eksikmişim…

Yıllar geçti, 2015 yılında CHP önseçiminde İzmir 2. Bölgede bu kez birlikte yarıştık.

Kemal Kılıçdaroğlu, Balbay’ı 24. Dönem’de milletvekili yapmıştı. Milletvekilliğinin önemli bir bölümünü cezaevinde geçirmişti. Mağdurdu, kamuoyunda tanınıyordu.

Sonradan öğrendim ki Kılıçdaroğlu, Balbay’ı dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na da emanet etmişti.

Ben maddi imkansızlıklar içinde, fedakar arkadaşlarımızla birkaç pankart asabilmek için çabalarken Balbay’ın afişleri İzmir’in en uzak köylerine kadar ulaşmıştı. Yerel yönetimin olanakları onun arkasındaydı.

Sonuçta ikimiz de milletvekili seçildik.

İlk kurultayda Mustafa Balbay genel başkanlığa heveslendi. Ne birlikte siyaset yaptığı arkadaşlarının görüşünü aldı ne de kendisini milletvekili seçen İzmir üyelerine danıştı.

Gerekli imzayı toplayamadı, aday bile olamadı.

Bugün CHP sayesinde milletvekili olan, en zor günlerinde CHP’nin ve CHP’lilerin desteğini gören Mustafa Balbay televizyon ekranlarında partiye verip veriştiriyor.

Eleştirebilir.

CHP eleştirilemez bir parti değildir. Yanlışları da eksikleri de elbette konuşulmalıdır.

Ancak eleştiri başka, insanın kendisine sahip çıkan çatının kapatılmasını önermek başkadır.

Mustafa Balbay, TV100’de aynen şöyle diyor:

“CHP kapatılsa herkes oturacaktı, herkes yepyeni bir yol tutacaktı. Orada bir akıl birliği oluşacaktı.”

CHP kapatılsa öyle mi?

Mustafa Balbay’a sormak gerekir:

Sizi milletvekili yapan CHP değil miydi?

Cezaevindeyken size sahip çıkanlar CHP’liler değil miydi?

Silivri yollarına düşenler, duruşmalarınıza gelenler, özgürlüğünüz için mücadele edenler bu partinin yöneticileri, milletvekilleri, üyeleri ve seçmenleri değil miydi?

CHP, savaş meydanlarında kurulmuş, Cumhuriyeti kurmuş bir partidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin devamıdır.

CHP’nin kapatılmasından söz etmek, yalnızca bir siyasi parti hakkında görüş açıklamak değildir. Bu söz, o partinin geçmişine, örgütüne ve milyonlarca seçmenine karşı büyük bir vefasızlıktır.

İktidarın bile söylemeye çekineceği bir cümleyi, yıllarca CHP milletvekilliği yapmış birinin kurması acıdır.

İnsan, kendisine uzatılan eli unutabilir.

Cezaevi kapısında bekleyenleri de unutabilir.

Kendisini milletvekili yapanları, afişini köylere kadar taşıyanları, arkasında duran örgütü de yok sayabilir.

Ama CHP’yi kapatmayı önermek için unutmak yetmez.

Mustafa Balbay’ın sözlerini üzüntüyle dinledim.

CHP’nin kapatılması değil, demokratikleşmesi gerekir.

CHP’nin yok edilmesi değil, güçlendirilmesi gerekir.

Ortak akıl, bir asırlık çınarı keserek değil; onun gölgesinde birbirimizi dinleyerek oluşturulur.

Baltanın sapı ağaçtan olabilir.

Ama ağaç, kendisini kesmek isteyen baltayı unutmaz.