Can Dündar, Arjantin’den Türkiye’ye iade edilen suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş’un İzmir’deki bağlantılarına ilişkin iddialarını gündeme getirdi. Dündar, Arjantin’deki cezaevinde olduğu sırada Serkan Kurtuluş’la yaptığı üç saatlik görüşmede, AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş cinayeti, FETÖ borsasının İzmir ayağı ile ilgili iddiaları konuştuğunu söylerken, Kurtuluş’un susturulmak için Türkiye’ye getirildiğini düşündüğünü öne sürdü. Dündar, Kurtuluş için “Gerçeklerin üzerini örtmek için getirdiler. Çok şey biliyor; bildiklerini anlatırsa burada ne Binali Yıldırım kalır ne Nükhet Hotar kalır, ne istihbarat ne yargı kalır. Küçük bir dişli diyoruz kendisine ama büyük çarka dair çok şey bilen bir dişli” dedi.
Can Dündar ve Erk Acarer, YouTube’da yayınlanan programlarında, 6 yıldır Arjantin’de tutukluyken geçen hafta “kırmızı bülten”le arandığı Türkiye’ye iade edilen “suç örgütü” lideri Serkan Kurtuluş’un iddialarını gündeme getirdi.
Programda, Kurtuluş’un İzmir’deki suç örgütü yapılanması, dönemin AKP teşkilatı, emniyet ve yargı içerisindeki bazı isimlerle kurulduğu ileri sürülen ilişkiler, kamuoyunda “FETÖ borsası” olarak adlandırılan yapı, Suriye’deki silahlı gruplara yönelik sevkiyat iddiaları da konuşulşdu.
Dündar, Arjantin’deki cezaevinde olduğu sırada Serkan Kurtuluş’la yaptığı üç saatlik görüşmede, Kurtuluş’un kendisine anlattıklarına dayanarak, AKP İzmir İl Başkanlığı binasının çeşitli dönemlerde polis, savcı, yargı mensupları, istihbarat görevlileri ve mafya bağlantılı isimlerin bir araya geldiği bir merkez gibi çalıştığını iddia etti.
Dündar, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Nükhet Hotar’ın da adının geçtiği iddialar kapsamında, İzmir’deki bazı operasyonların siyasi bağlantısının Ankara’ya uzandığı ve bu silsilede dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın da bulunduğunu ileri sürdü.
Programda İzmir eski İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen ile eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Okan Bato’nun da isimleri gündeme getirildi.
Programda, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında İzmir’de oluştuğu ileri sürülen “FETÖ borsası” yapılanmasına ilişkin iddialar da konuşuldu. Erk Acarer, Kurtuluş’un anlatımlarından hareketle, FETÖ ile bağlantılı oldukları ileri sürülen iş insanlarından para alınması ve bazı kişilerin cezaevine girmemesi karşılığında para talep edilmesi gibi yöntemlerin kullanıldığını iddia etti. Acarer, yapılanmanın başlangıçta FETÖ ile ilişkilendirilen kişiler üzerinden yürüdüğünü, ancak zamanla kapsamın genişlediğini ve farklı kişilerin de hedef haline getirildiğini iddia etti.
Can Dündar ve Erk Acarer, öldürülen eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’un Serkan Kurtuluş’a talimat ve iş veren bir ‘patron’ ve yapılanmanın önemli isimlerinden biri olduğunu ileri sürdü.
Dündar, Ahmet Kurtuluş’un cezaevinde bulunduğu sırada kendisinin de içinde yer aldığı işlerden dolayı sadece kendisinin içeride yatmasından rahatsızlık duymaya başladığını ve bu neden bazı konuları anlatmaya başladığını öne sürdü. Programda, cinayetin Serkan Kurtuluş’un verdiği emir doğrultusunda gerçekleştirildiği iddiasının yargılama dosyasında ileri sürüldüğü iddia edildi.
Programın sonunda Dündar, Serkan Kurtuluş’un Türkiye’ye iadesinin yalnızca bir suçlunun yakalanması olarak değerlendirilemeyeceğini iddia etti. Dündar, Kurtuluş için “Gerçeklerin üzerini örtmek için getirdiler. Çok şey biliyor; bildiklerini anlatırsa burada ne Binali Yıldırım kalır ne Nükhet Hotar kalır, ne istihbarat ne yargı kalır. Küçük bir dişli diyoruz kendisine ama büyük çarka dair çok şey bilen bir dişli” ifadelerini kullandı.