Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen 2026 yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda konuştu
Görevde 1,5 yılı doldurduğunu aktaran başkan Adalı, şunları söyledi:
"Göreve geldiğimiz günlerde camiamıza 1,5 yıllık hazırlık dönemi geçireceğimizi söylemiştik. Bugün görevi devraldığımız noktanın çok daha ötesinde, sportif başarı için mücadele edecek Beşiktaş'ın temellerini atmış durumdayız. 2026-2027 sezonuna yepyeni bir futbol yapılanmasıyla başladık. Beşiktaşlıların gönlende özel bir yeri olan Önder Özen hocamızı futbol direktörlüğü görevine getirdik. Teknik direktörlük görevine ise İtalyan futbolunun yükselişteki değeri Vincenzo Italiano'yu getirdik. Bu iki kıymetli futbol adamının Beşiktaş'ta önemli işler yapacağına yürekten inanıyorum. Yönetim kurulu olarak takımımıza güç katacak hocamızın istediği takviyeleri yapmak için çalışmalarımızı durmadan sürdürüyoruz. Kadro yapılanmasını tamamladığımızda hepimizin özlediği, sahada görmek istediği Beşiktaş'ı izleteceğimizden şüphemiz yok. Futbol direktörümüz Önder Özen ve teknik direktörümüz Vincenzo Italiano ile yakaladığımız pozitif havayı transferlerimizle de sürdüreceğiz. Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki sezonda futbol takımımızdan büyük mutluluk duyacağımizi diliyorum."
Basketbolda Avrupa Ligi'ne katılacaklarını hatırlatan Serdal Adalı, "Geçtiğimiz sezon hem Türkiye Ligi'nde hem de Avrupa Kupası'nda final oynama başarısı gösteren, son ana kadar da şampiyonluk mücadelesini sürdüren erkek basketbol takımımız, yıllar sonra ülkemizi Avrupa'nın en üst seviye basketbol organizasyonu Avrupa Ligi'nde temsil etme hakkı kazandı. Beşiktaş, Avrupa Ligi'ne yeniden katılıyorsa takım organizasyonumuzun payı büyüktür. Basketbolda yaşadığımız kötü sezonlardan sonra her geçen gün daha da güçlenen bir organizasyon kurduk. Sahada inanılmaz mücadele ortaya koyduk. Büyük camiamız, taraftarımız ve basketbol kültürümüzle Avrupa basketbolunun önemli bir kulübü haline geldik. Avrupa Ligi yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde ortaya koyduğumuz stratejiyle Beşiktaş'ı layık olduğu yere taşımayı başardık. Şimdi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Transfer çalışmalarına çoktan başladık. İç ve dış transferde önemli imzalar attık. En kısa sürede takımımızı tamamlayıp Avrupa Ligi sezonunun çalışmalarına tam kadro başlayacağız. Avrupa Ligi bütçesi oluşturma adına sponsor çalışmalarına da devam ediyoruz. Ortaya koyacağımız bütçe ve vizyonla Türkiye'de ve Avrupa Ligi'nde en iyi şekilde mücadele edeceğiz" diye konuştu.
Sponsorluk ve oyuncu satışları
Adalı, sponsorluklar ve oyuncu satışlarından toplamda 160 milyon Euro elde ettiklerini belirterek şunları kaydetti:
"Yaklaşık 1,5 yıllık görevde olan bir yönetim kurulu olarak Beşiktaş'ımıza çok önemli sponsorluklar kazandırdık. Yaklaşık 80 milyon avroluk önemli bir sponsorluk gelirini Beşiktaş'ımızın kasasına koyduk. Göreve geldiğimiz günden bu yana bana göre dikkat çekilmesi gereken noktalardan biri de oyuncu satış gelirlerimiz. Bu sürede 80 milyon avroluk oyuncu satışı gerçekleştirdik. Yıllarca tek bir oyuncu satamayan, kasasına 1 kuruş bonservis geliri koyamayan Beşiktaş'ı 1,5 yılda 80 milyon avro bonservis geliri kazanan bir kulüp haline getirdik. Alış ve satış hareketlerine devam edeceğiz. Yaptığımız sponsorluk anlaşmaları, oyuncu satışları ve gayrimenkul projeleri, futbol takımımızda yaptığımız bütçe düzenlemesi sayesinde Beşiktaş'ta yıllardır görülmeyen bir mali başarıya da imza attık. Beşiktaş'ın mali yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirerek UEFA ile imzaladığımız anlaşma sürecini de tamamladık. UEFA tarafından kulübümüze bizden önce konan finansal kısıtlamaları kaldırdık. UEFA, kulübümüzün finansal çalışmalarını olumlu karşıladı ve Beşiktaş yıllar sonra ilk kez finansal bağımsızlığını kazandı. Ancak finansal fair play anlaşmalarına uymayıp, UEFA'nın kurallarını ihlal ederek Beşiktaş'a ceza aldıranlar maalesef bu camiada kahraman ilan ediliyor. Bizim için sağda solda, 'Beşiktaş'ın borcunu artıran yönetim.' diye konuşuyorlar. Bu algıları yapan arkadaşları da tebrik ediyorum. Koskoca UEFA bile bu işten sizin kadar anlamıyor. Ne hikmetse UEFA, çok övündükleri yönetim kurulları için vermedikleri kararı bizim dönemimizde veriyor, finansal kısıtlamaları da bizim dönemimizde kaldırıyor. Biz, Beşiktaş'ın UEFA nezdindeki kısıtlamaları kaldırılırken sadece sportif borçları ve banka faizlerini ödemekle kalmadık. Bizden öncekilerin yaptığı usulsüz işlemlerim cezalarını da ödedik. Göreve geldiğimiz ilk anda daha söylediğimiz gibi Beşiktaş mali bağımsızlığını kazanacak, kendi ayakları üzerinde duran bir organizasyona kavuşacak."
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, denetim kurulunun hazırladığı mali raporu eleştirdi.
Adalı, raporunda Dikilitaş projesinden gelen ön ödemeyi yönetici alacaklarına kullanıldığına yer veren denetin kuruluyla ilgili şunları söyledi:
"Kimse Beşiktaş'ın kurullarıyla bizim kadar işbirliği içinde olmadı. Buna rağmen denetim kurulu raporunda yazan bazı ifadeleri şaşkınlıkla okudum. Türkiye Bankalar Birliğine (TBB) 50 milyon avro kadar yüklü bir ödeme yaptık. Kalan borcumuzu da 5 yıllık vade ile yapılandırdık. Ancak Dikilitaş gelirini yaptığımız bu ödemeden 2 ay sonra kasamıza koyabildik. Biz, TBB'ye ödeme yapmak için Dikilitaş'tan gelecek parayı bekleseydik 2 aylık faiz yükünü ödemek zorunda kalacaktık. Tüpraş, Beko ve Nike sponsorluklarından gelirin tamamını TBB'ye öderken kulübün vadesi gelen borçlarını, personel ödemelerini de yükümlülüklerini yerine getirmek zorundaydık. Yönetim kurulunun sağladığı finansman burada devreye girdi. TBB borçlarını kontrol altına alırken aynı anda kulüp işleyişini aksatmadan sürdürdük. Yönetimimizin oluşturduğu kaynak sayesinde TBB ile olan ödeme planımızı eksiksiz bir şekilde hayata geçirdik. Bu sayede Beşiktaş'ı 2 aylık 3-4 milyon avroluk faiz borcundan da kurtardık. Dikilitaş geliri gelince de gerektiği zamanda kasa kolaylığını sağlayan yöneticilerimize ödeme yaptık. Denetim kurulunda yöneticilere ödenen borç olarak anlatılan konunun aslı bu şekildedir. Ne yazık ki borç ödeyen, Beşiktaş'a kasa kolaylığı sağlayan bir yönetim kurulunun farklı bir anlarımla itham edildiğine şahit olduk. Denetleme kurulu bizim Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon lira aldığımızı belirtiyor. Biz ise nisan ayında TBB'ye 2,4 milyar liralık bir ödeme gerçekleştirdik. Dikilitaş projesinden elimize geçen rakamın üzerine 1 milyar 100 milyon lira koyarak tarihin en büyük borç kapama işlemini yaptık. Buna rağmen 'yöneticilerin alacakları ödendi' gibi bir yargıya varmayı art niyetli buluyorum. TBB borcu konusunda hızlı davranmak, 2 ay daha beklemeden Beşiktaş'ı faiz yükünden kurtarmak için Dikilitaş'tan gelecek parayı beklemek yerine sponsorluk gelirlerini buraya kullandım. Dikilitaş'tan gelen ön ödemeyi kulübün işleyişi için kullandım. Beşiktaş'ın gündelik borçlarını ödedik. Bu hesabı toplama işlemini yeni öğrenen, parmaksa sayan 5-6 yaşındaki çocuklar bile anlar. Ancak ne hikmetse sadece denetim kurulumuz anlamadı. İlla Dikilitaş'tan gelecek parayı bekleyip, 2 ay daha faiz ödeyip 1 milyar lira daha az mı faiz ödeseydik? Bugüne kadar hiçbir yönetim ne sponsorluk gelirlerinden ne de oyuncu satışlarından bir kuruş bankalara ödeme yapmamış. Biz ne topladıysak bankalara ödeme yaptık. Bir de üzerine itham ediliyoruz, sorguya çekiliyoruz, itibar suikastına uğruyoruz. Hayretler içindeyim.
Yönetim kurulu olarak görevi devraldığımızda 128 milyon dolar olan banka borçlarımız şu an 53 milyon dolar seviyesinde. Yapılan tüm algılara rağmen kulübümüzün belini büken banka borçlarıyla ilgili çok önemli bir yol aldık. Denetim kurulu bizden istediği bilgiyi anında alabilecek durumdayken bu anlatım dilini yanlış ve yakışıksız buluyorum. Denetim kurulundaki arkadaşların görevdeki üçüncü dönemi. Bizden önce farklı yönetim ve divan kurulları ile çalıştılar. Bizi giderayak sponsorluk gelirini kırdırıp alacaklarını kur farkıyla alanlarla karıştırmayın. Ne beni ne de yönetimdeki arkadaşlarımı başkalarıyla karıştırmayın. Denetim kurulu raporlarında doğru dili kullanın ki camiamız yanıltılmasın. Kullandığınız dil ve eksik anlatımınız gösteriyor ki biz de kulübün datalarını uçursak, belgelerini sizinle hiçbir şekilde paylaşmasak, hatta belgeleri yok etsek, sahte imzalı evraklar göndersek gözünüzde çok daha başarılı ve kıymetli olurmuşuz. Şeffaflık, kulübün mahrem bilgilerinin çarpıtılmış rakamlarla ortaya saçılması demek değildir. Denetim kurulu bu konuda yanlış yaptı, camiayı yanlış bilgilendirdi. Maalesef yeni sezon öncesi yakaladığımız olumlu bir havayı hatalı, eksik, manipülatör anlatımlarla kaçırdık. Bundan önce mali kurullara rapor yetiştiremeyen bir kurulken başka hiçbir yönetim zamanında yapmadığınız şahsi yorumları da yapıyorsunuz. Belki de asıl denetlenmesi gereken sizsinizdir. Sizi de mi denetletsek, ne yapsak?"
Serdal Adalı, yaptıkları yabancı oyuncu transferlerinin hiçbirinden zarar etmeyeceklerini ileri sürdü.
Yaptıkları transferlere değinen Adalı, "Aldığımız hiçbir oyuncu Beşiktaş'ı zarara sokmayacak. Bir oyuncumuzla yollarımızı ayırıyorsak Beşiktaş'a mutlaka bir bonservis geliri kazandıracak. Aldığımız her oyuncuyu bonservis bedelinin çok üzerinde bedellerle gönderdik. Bunun dışında kadromuzda Beşiktaş'ın istediği zaman bonservis geliri elde edeceği oyuncular kazandırdık. Kazandırmaya da devam edeceğiz. Bugün elimizde istediğimiz zaman bonservis geliri elde edeceğimiz birçok oyuncu var. Orkun, Agbadou, Murillo, Oh, Djalo, Cherny, Ndidi ve diğer tüm oyuncularımız çok değerli. Hepsinin de piyasası var. Hepsine de teklif var. Ancak bizim oyuncularımızı satmak gibi bir niyetimiz yok. İçlerinde futbol hayatının sonuna gelmiş, son kontratını yapmış, kıyak emekli edilmiş, üstüne de para verip gönderilecek bir oyuncumuz yok. Biz halen kıyak emekli edilmiş oyuncuların fesih bedellerini ödüyoruz. Faizi öde, bankayı öde, 32 adam gönder, yolladığın yerde maaşlarını öde. Hal böyleyken bizim transfer ettiğimiz oyuncular zarar mı, varlık mı?" değerlendirmesinde bulundu.
Siyah-beyazlı kulübün başkanı, kapalı tribün kombine fiyatlarına yaptıkları zamla ilgili de konuştu.
Başkan Adalı, kapalı tribünün takımın performansına olumlu katkı vermediğini iddia ederek, şunları kaydetti:
"Yeni sezon kombinelerimiz satışa çıktı. Özellikle kapalı tribün kombine fiyatlarıyla geri dönüş alıyoruz. Geçen sezon kombinelerde ilk kez fiyat ayarlaması yaptık. Bugün tepki almamıza neden olan kapalı tribün kombineleri için taraftarlarımızın isteğini de göz önünde bulundurduk. Kapalı tribün kombinelerini, ezeli rakiplerimizin fiyatlarının yarısına satışa çıkardık. Normalde kapalı tribün fiyatları 50-60 bin lira bandında olsa bugün bu gündem daha olmayacaktı. Kapalı tribünle ilgili neler söylüyorlar. Geçen sezon kapalı tribün herkesin erişebileceği çok uygun bir fiyattayken takıma nasıl bir etki yaptı? Geçen sezonki rayicin oldukça altındaki fiyatlandırmanın Beşiktaş'a, Beşiktaş tribünlerine bir katkısı oldu mu? Tribün olarak hangi maça etki ettik? Takımımıza ne kadar güç olabildik? Bunun özeleştirisinin kendileri tarafından yapılmasını istiyorum. Sezon boyunca rakiplerin üzerinde oluşturmamız gereken baskıyı ne yazık ki kendi takımımızda kurduk. Taraftarlarımızla hiçbir başkanın yapmadığı kadar toplantı yaptım. Onlara, 'İyi görünmüyoruz, sesimiz eskisi kadar çıkmıyor' dedim. 'Birleşin, tek ses tek vücut olun, takıma maç boyunca itici güç olun' dedim. Hepsine 'yok' dediler. 'Kapalı ruhu' dediğiniz şey mekandan bağımsızdır. Kendini her yerde ve her koşulda gösterir. Beşiktaş sevgisi illa ki stadın belli bir yerinde olmaya endeksli değil. Kale arkasında maç seyreden de kapalıdaki kadar Beşiktaşlı. 'Yönetim gelecek tepkileri engellemek için yüksek fiyattan kombine satıyor' diyorlar. Geçen sezon protestoları çok duydum. En fazla tepkiyi aldığımız dönemde bile biletlerin gişe fiyatlarında bırakın artışı indirim yaptık. Öyle bir düşüncemiz olsa iki kale arkasına yüzde 5 zam yapar mıyız? Onlar protesto etmedi mi? Birlik ve beraberlik olsun istedik. Stadımızdaki eski Beşiktaş ambiyansını kaybettik. Taraftarımız ve camiamız için en hayırlısının bu olacağına inanıyorum. Etkisinin bu sezon daha yüksek olacağını düşünüyorum. İnşallah bu sezon çok iyi bir takım olup iyi bir şekilde mücadele edeceğiz ve protestoları duymayacağız. Kombine fiyatlandırması, Beşiktaş'ımızın menfaatleri doğrultusunda kararlaştırıldı. Amacımız, tribünlerin daha organize, tek ses olmasını sağlamaktır. Büyük Beşiktaş taraftarı, yeni sezonda kapalıda, kale arkasında, numaralıda, deplasmanda Beşiktaş'a en büyük desteği verecek. Sahada da tribünde de çok daha iyi ve başarılı, birlik beraberliği sağlamış bir Beşiktaş göreceğiz."
Serdal Adalı'nın kapalı tribünün etkisiz kaldığı yönündeki eleştirisi üzerine bir üye, "Takım 5. hafta lige havlu attı. Ne bekliyorsunuz?" şeklindeki tepki gösterdi. Başkan Adalı ile bazı üyelerin, bu çıkışa tepki vermesiyle salonda kısa süreli gerginlik yaşandı.