Tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 76. gününde Mehmet Selim İmamoğlu, sanık kürsüsüne doğru yürürken babası Ekrem İmamoğlu ile sarıldı. İmamoğlu; siyasetle hiçbir alakası olmamasına rağmen bu davaya dahil edildiğini söyledi, “Soyadım İmamoğlu olmasaydı burada olmayacaktım” ifadelerini kullandı.
"Suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" suçlamasıyla yargılanan Selim İmamoğlu, duruşma salonuna girmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “Savunmamızı alnımızın akıyla yapacağız” dedi.
Annesi, babası ve dedesinden aldığı borçlar nedeniyle şüpheli durumda olduğunu belirten Selim İmamoğlu, hakkındaki yurt dışına çıkış yasağıyla ilgili olarak, "Annem buradayken, babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde" ifadelerini kullandı. Helal lokmayla büyüğünü söyleyen İmamoğlu, ailenin üçüncü nesli olarak yurt dışına açılmayı düşündüğünü ancak babasının bu fikre sıcak bakmayarak, "Siyaseten uygun olmaz" dediğini belirtti.
Annesi Dilek İmamoğlu ve dedesi Hasan İmamoğlu'nun desteğiyle yurt dışındaki şirketini kurduğunu belirten Selim İmamoğlu, kendisine yapılan para transferlerini MASAK raporlarında iki kez yazıldığını hatırlatarak, "Bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum. Ama medyaya yanlış yansıması engellenmedi. Kamuoyunda yarattığı zarar kendiliğinden ortadan kalkmıyor" ifadelerini kullandı.
Almanya’da dünyanın en önemli fizik konferanslarından birine kabul edildiğine vurgu yapan Selim İmamoğlu, "Hem mahkemeye hem de savcılığa dilekçe sundum. Konferansa gideceğim tarihlerde yurt dışı yasağımın kaldırılmasını istedim. Dönüş biletimi de gönderdim ama mahkeme heyetinden bir dönüş olmadı" dedi. Selim İmamoğlu, "Ben ve benim gibi tüm gençler hayal kurabilmek, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek istiyoruz. Fakat adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz" dedi. İmamoğlu, "Ülkemizin ortak değerlerini beraber yaşatmalıyız. Birbirimizi kırarak ve dökerek hiçbir yere varamayız. Etrafımız yangın yeriyken güçlü olmalıyız, birlik olmalıyız" ifadelerini de kullandı.
BABASININ VE TÜM YOL ARKADAŞLARININ TAHLİYESİNİ İSTEDİ
"Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun" diyen Selim İmamoğlu, Türkiye'nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşündüğünü de sözlerine ekledi. İmamoğlu, beraatini, hakkındaki tüm tedbirlerin kaldırılmasını ve babası ile tüm yol arkadaşlarının tahliyesini talep ederek savunmasını sonlandırdı.
Selim İmamoğlu'nun savunmasının ardından mahkeme başkanı, "Hırvatistan'daki şirketin aktif mi?" diye sordu. İmamoğlu, "Evet, şu an inşaat devam ediyor" dedi.
Sorgunun ardından Selim İmamoğlu'nun avukatı Sezen Yılmaz söz aldı. Yılmaz, müvekkilinin spor ve eğitim için ikinci el bir tekne satın aldığını ve bu teknenin tatil amaçlı kullanılmasının mümkün olmadığını vurguladı. İmamoğlu'nun Hırvatistan'daki ticari faaliyetiyle ilgili istihbari bir durum yaratıldığına vurgu yapan avukat Yılmaz, "Ticaret ateşeliğine sorulsa her şey öğrenilebilirdi" dedi.
Av. Yılmaz, Hasan İmamoğlu'nun Selim İmamoğlu'na verdiği borcun iddianamede suç geliri olarak tanımlandığına vurgu yaptı ve "Madem bu suç geliridir, nereden elde edilmiştir? Araştırmayla geriye doğru gidilir, paranın kaynağı sorgulanır. Ama iddianamede bu yapılmamıştır" ifadelerini kullandı.
Selim İmamoğlu'nun savunması ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne eski Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin geldi. Keskin, hayatını mütevazı bir biçimde yaşadığını, çalışma hayatında ve siyasi hayatında "akçeli işlere karışmadığını" ifade etti.
Keskin’in savunması ve sorgusunun ardından Medicana Hastanesi ruhsat sürecinde rüşvet, Ziya Yılmaz'ın Nişantaşı Koru Projesi'nin ruhsat ve iskan süreçlerinde icbar suretiyle irtikap ve Şişli'de imar değişikliği talebi karşılığında rüşvet istendiği iddiasıyla yargılanan İlker Çelebi sanık kürsüsüne geldi. Çelebi, hakkındaki suçlamayı anlamadığını, yalnızca görevini yapan bir memur olduğunu belirtti.
Çelebi'den sonra sanık kürsüsüne Torunlar İnşaat'ın Beykoz'daki otel projesi ruhsat uzatımı karşılığında rüşvet talep edilmesi, Ziya Yılmaz'ın Nişantaşı Koru Projesi'nin ruhsat ve iskan süreçlerinde icbar suretiyle irtikap, Torun Center tadilat ruhsatı için rüşvet teşebbüsü ve Doğuş Grubu'na ait Reina isimli işletmenin İmar aykırılıklarına göz yumulması karşılığında rüşvet alınması suçlamalarıyla yargılanan Mehmet Torun geldi.
Torun, İstanbul'da iş yerleri olan bir firma olarak İBB ve diğer devlet kurumları ile iyi geçinmek zorunda olduklarını vurguladı. Torun, 2012'de Özelleştirme İdaresi'nden Beykoz'da bir bölgeyi satın aldıklarını belirtti ve "Yıl 2026 oldu, hala uğraşıyoruz" dedi. Torun Center inşaatı için tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın Torun'dan rüşvet istediği iddiasını reddeden Torun, “Bu işin karşılığında para talep edilmedi” dedi.
TORUN'A SORU SORDU
Torun'un savunması sona erdi, sorgusuna geçildi. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Şahan, "Sizinle görüşmemizde hukuksuz bir yönlendirmem, kişisel bir menfaat talebim oldu mu?" diye sordu. Torun, "Hayır" yanıtını verdi. Şahan'ın "Sizi birine yönlendirdim mi?" sorusuna Torun'un cevabı, "Ben 73 yaşında bir adamım. Beni yönlendirecek adam anasının karnından doğmadı. Müzakere edilir ama kimse bana 'Şöyle yap' diyemez" şeklinde oldu.
Torun, tutuklu Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun sorusu üzerine, Kadir Topbaş döneminde Mall of İstanbul'un olduğu yerde 8 milyon dolara raylı sistem yaptığını belirtti ve "Kadir Topbaş Bey istedi ama imza falan yok. Belediye değişti, yönetim değişti. Başka şeyler, buralara girmeyelim" ifadelerini kullandı.




