Seks işçiliğine ilişkin dünyanın dört bir yanında, sosyoloji, hukuk gibi alanlarda araştırmalar sık sık yapılsa da, ekonomideki etkisinin çoğu zaman yeterince incelenmediği belirtiliyor.
The Economist dergisi “Seks işçiliğinin ekonomisi” başlıklı bir makalede, fiziksel ve dijital ortamlarda seks işçiliğine ilişkin istatistik ve ekonomik verilerin eksikliğine dikkat çekti. Belçika’da bulunan KU Leuven Üniversitesi’nden Stef Adriaenssens, yeni kitabı “Sayılarla Seks İşçiliği”nde bu alanlardaki eksikliği gözler önüne serdi.
Kitaba göre, 2000 ile 2024 yılları arasında seks işçiliği üzerine yayımlanan 18 bin 232 akademik çalışmanın yüzde 5’inden azı ekonomik ya da ticari bir perspektif benimsedi. Buna karşılık çalışmaların yüzde 40’ı biyoloji veya tıp alanına, yüzde 25’ten fazlası psikoloji ya da psikiyatrik konulara, yaklaşık yüzde 20’si ise hukuka odaklandı. Britanya’nın Ulusal Ekonomi Araştırmaları Bürosu veritabanında “seks işçiliği” diye aratıldığında 35 bin 450 makale arasından 178 sonuç çıktı.
Öte yandan sadece pornografinin bile dünya genelinde yılda yaklaşık 100 milyar dolar gelir yarattığı biliniyor. +18 içerikleriyle bilinen platform OnlyFans’te ise çoğunluğu yetişkin içerikleri çeken 4,6 milyon içerik üreticisi olduğu biliniyor. Platformun 380 milyon kullanıcısının yılda toplam 7 milyar dolar üzerinde harcama yaptığı görülüyor.
+18 içerikli her türlü faaliyeti kapsadığı için seks işçiliği üzerine araştırmalar yapmanın zor olduğu biliniyor. Pek çok ülkede suç sayılması sebebiyle yeterli veriye erişilemediği bilinirken Almanya ve Hollanda gibi yasal olduğu yerlerde bile, damgalanma işçilerin yaptıkları işi konuşma konusunda çekingen davranmasına yol açıyor.
Seks işçiliği politika ve teknoloji tarafından yeniden şekillendirilirken, ekonomistler de araştırma sorularına yaklaşmak için yeni yollar kazanıyor. Hükümetler de yeni düzenlemelere yöneliyor. Örneğin, Belçika 2024’te seks işçilerine tam istihdam koruması sağladı ve İtalya geçen yıl seks işçiliğini vergi kapsamına aldı.
Geçen yıl yayımlanan bir makalede Elias Carroni, Davide Dragone ve Marina Della Giusta, çevrimiçi pornografi ve sanal eşlik gibi “dijital seks”in, bolluğun damgalanmayı aşındırmasıyla seks satmanın sosyal ve psikolojik maliyetini azalttığını öngördü. Uzmanlar, fiziksel yakınlığın dijital olanla yer değiştirmesinin, başta doğurganlık oranlarında daha hızlı bir düşüş olmak üzere bir dizi ekonomik sonuca yol açabileceğini savundular.