Avrupa Birliği’nin serbest dolaşım alanı olan Schengen Bölgesi’ne girişlerde yeni bir dönem başladı. Sınır geçişlerini daha sıkı denetlemeyi amaçlayan Giriş-Çıkış Sistemi (EES) uygulaması yürürlüğe girerken, düzenleme Türkiye’den seyahat edecek vatandaşları da doğrudan etkiliyor.
YENİ SİSTEM KADEMELİ OLARAK DEVREYE ALINDI
Avrupa Birliği tarafından geliştirilen sistem, geçtiğimiz yıl ekim ayından itibaren kademeli şekilde uygulanmaya başlanmıştı. EES kapsamında, Schengen ülkelerine giriş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının biyometrik ve kişisel verileri dijital ortamda kayıt altına alınacak.
Uygulama; İrlanda ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dışında kalan AB ülkelerinin yanı sıra İsviçre, İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’e yapılacak seyahatleri kapsıyor.
SINIRDA BİYOMETRİK KAYIT ALINACAK
Yeni sistem kapsamında yolcuların ilk girişlerinde pasaport kontrolü sırasında kişisel bilgileri alınacak, yüz fotoğrafları çekilecek ve parmak izleri kaydedilecek. Bu veriler merkezi bir veri tabanında saklanacak.
Kısa süreli vize sahiplerinin parmak izi verileri daha önce alındığı için yalnızca fotoğrafları sisteme eklenecek. 12 yaş altındaki çocuklardan ise parmak izi alınmayacak.
SÜRE İHLALLERİ YAKINDAN TAKİP EDİLECEK
EES ile birlikte, Schengen Bölgesi’nde izin verilen kalış süresini aşan kişiler sistem tarafından otomatik olarak tespit edilecek. Aynı şekilde sınırdan geri çevrilen yolcuların bilgileri de kayıt altına alınacak. Bu verilerin, ilerleyen dönemlerde yapılacak vize başvurularında ve girişlerde belirleyici olması bekleniyor.
ETIAS SIRADA
AB yetkilileri, bazı grupların (diplomatlar, uzun süreli vize sahipleri ve oturum izni bulunanlar) sistemden muaf tutulduğunu belirtirken, uygulamanın ilk sonuçlarının olumlu olduğunu ifade ediyor. Birliğin yıl sonuna doğru Avrupa Seyahat Bilgi ve İzin Sistemi’ni de devreye almayı planladığı bildirildi.