Sayıştay, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (MAPEG) ilişkin denetim raporunda maden sahalarındaki denetim süreçlerine yönelik önemli tespitlerde bulundu. Raporda, denetimlerde görev alan personel sayısının yetersiz olduğu, mevcut görevlendirme yönteminin denetim faaliyetlerinin etkinliğini sınırladığı ve sahalarda geçirilen sürenin yeterli olmadığı belirtildi.

Sayıştay, madencilik faaliyetlerinin kontrol ve denetiminin mevcut insan kaynağı ve uygulanan yöntemlerle etkin biçimde yürütülmesinin mümkün görünmediği değerlendirmesinde bulundu.

9 BİN 297 RUHSAT SAHASI DENETLENDİ

Rapora göre MAPEG tarafından 2025 yılında toplam 9 bin 297 ruhsat sahasında denetim gerçekleştirildi.

Bu denetimlerde 271 teknik personelin yanı sıra Ankara'dan geçici olarak görevlendirilen 139 personel görev aldı. Kurum bünyesinde yalnızca denetim faaliyetleri için ayrı bir personel kadrosu oluşturulmadığı, MAPEG'in diğer işlerinde çalışan personelin de görevlendirme yoluyla denetim yaptığı belirtildi.

Sayıştay, bu durumun denetim görevi verilen personelin aynı zamanda başka görevleri de yürütmesi anlamına geldiğine dikkat çekti.

BİR GÖREVLENDİRMEDE ORTALAMA 4,5 RUHSAT İNCELENDİ

Raporda 2025 yılı teknik denetim istatistiklerine de yer verildi.

Görevlendirme sürelerinin çoğunlukla gidiş ve dönüş yolculukları dahil 3 ila 7 gün arasında değiştiği, her görevlendirmede ortalama 4,5 ruhsat sahasının denetlendiği belirtildi.

En fazla görevlendirme yapılan 109 personelin ise ortalama 30 kez görevlendirildiği kaydedildi.

Sayıştay, madencilik faaliyetlerinin yapısı dikkate alındığında bu sürelerin kapsamlı bir denetim için yeterli olmayabileceği uyarısında bulundu.

"MEVCUT SÜRELERLE ETKİN DENETİM MÜMKÜN DEĞİL"

Raporda, maden faaliyetlerinin hassasiyeti, çeşitliliği, yoğunluğu ve karmaşık yapısına dikkat çekildi.

Bu unsurlar göz önüne alındığında mevcut görevlendirme sürelerinin yeterli olmayacağı değerlendirilerek, "Mevcut denetim süreleri ile etkin bir denetim yürütülmesinin mümkün olmayacağı" ifade edildi.

MALİ DENETİMDE UZMAN PERSONEL BULUNMUYOR

Sayıştay'ın dikkat çektiği bir diğer konu ise mali denetimler oldu.

Sevk fişleri, faturalar ve maden işletmelerinin muhasebe kayıtlarının incelenmesi gibi uzmanlık gerektiren işlemlerin mali denetim kapsamında bulunduğu belirtilirken, MAPEG bünyesinde bu alanda uzmanlaşmış personelin bulunmadığı kaydedildi.

Mali denetimlerin, kurumun farklı birimlerinde görev yapan memurların "mali uzman" olarak geçici görevlendirilmesi yoluyla yürütüldüğü belirtildi.

Raporda, MAPEG'in gerçekleştirdiği denetimler sonucunda uygulanan idari para cezalarıyla ilgili çok sayıda davayla karşı karşıya kaldığı da ifade edildi.

Sayıştay, mevcut personel yapısı, denetim yöntemi ve sahada geçirilen süre birlikte değerlendirildiğinde denetim faaliyetlerinin etkin biçimde yürütülmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardı.

DAİMİ NEZARETÇİLERİN STATÜSÜ DE GÜNDEMDE

Raporda, maden işletmelerinde görev yapan "daimi nezaretçilerin" hukuki statüsüne ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Maden Kanunu kapsamında işletmelerin denetim ve kontrolünde önemli sorumluluklar üstlenen daimi nezaretçinin görevine son verme yetkisinin madencilik faaliyetini yürüten işverende bulunmasının, denetçinin bağımsızlığı ve etkinliği açısından risk oluşturabileceği belirtildi.

Sayıştay, denetim yapan kişinin denetlediği işveren tarafından her an görevden alınabilecek durumda olmasının denetim faaliyetinin niteliğiyle bağdaşmayacağına dikkat çekti.

Süper Lig’de yayın ihalesi kızışıyor! Rekor teklif
Süper Lig’de yayın ihalesi kızışıyor! Rekor teklif
İçeriği Görüntüle

"DAİMİ NEZARETÇİNİN HUKUKİ STATÜSÜ GÜÇLENDİRİLMELİ"

Raporda, daimi nezaretçilerin maden kazalarının önlenmesi ve devlet hakkının korunmasına yönelik görevlerini güvenli biçimde yerine getirebilmeleri için hukuki statülerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Bu kapsamda, daimi nezaretçilerin göreve atanma ve görevden alınma usullerinin yeniden değerlendirilmesi önerildi.

Sayıştay'ın tespitleri, maden sahalarında hem kamu tarafından yürütülen denetimlerin personel ve süre bakımından güçlendirilmesi hem de işletmelerdeki teknik denetim mekanizmalarının bağımsızlığının artırılması gerektiğine işaret etti.