Silivri’de süren 402 sanıklı İBB Davası'nda ilk üç gün gerilim, savunmalar ve usul tartışmalarıyla geçti. Duruşma bugün dördüncü gününde.
Dosyada 107 tutuklu sanık bulunuyor. Yargılama 9 Mart’ta Silivri’de başladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının 19 Mart’a kadar süreceğini, nisan sonunda ise ara karar ve tutukluluk değerlendirmesi yapılacağını açıkladı.
Bugünkü celse haftanın son celsesi oldu ve krizle sona erdi. Mahkeme başkanı, cuma günü hariç her gün davanın görüleceğini açıkladı.
HEYET GELDİ, BASIN MENSUPLARI TARTIŞTI
Öğle arası sırasında Ekrem İmamoğlu, salondan çıkarken gazetecilere konuşmuştu. Bunun ardından mahkeme başkanı basın mensuplarının yerini değiştirmişti. Duruşmayı başlatmasının ardından salona gelen heyet, mahkemeyi başlatmadı. Gazeteciler, yerlerinin değiştirilmesine itiraz etti.
Gazeteciler hareket etmeyeceklerini belirtirken, mahkeme başkanı kolluk güçleri ile yerlerinin değiştirileceğini söyledi.
Ekrem İmamoğlu, “TRT haber yapıyor ama bağımsız gazetecilere müdahale ediyorsunuz” derken, Özgür Çelik de “Bu mahkemeyi kaosa sürüklemeyin” dedi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, “düzenin sağlanamaması” iddiasıyla duruşmaya pazartesi gününe kadar ara verildiğini açıkladı.
CHP'li Mahmut Tanal da yaşananlara tepki gösterdi. Tanal, tüm sanıkların dışarı çıkartıldığını belirterek X hesabından şunları yazdı:
"Mahkeme heyeti salona geldikten sonra tüm sanıklar dışarı çıkarıldı ve duruşmaya ara verildi. Ara verilmesinin nedeni ise basın mensuplarının yerlerini değiştirmek. Gazeteciler duruşma salonundan başka bir yere alınmak isteniyor. Yargılamanın şeffaf olması gerekirken, basın adım adım salondan uzaklaştırılıyor. Bu tablo, aleniyet ilkesine açıkça gölge düşürmektedir."
İBB DAVASI'NDA TABLO KRİZİ!
SAVCI İMAMOĞLU'NU SALONDAN ÇIKARMAK İSTEDİ
Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunması sırasında mahkeme salonunda tansiyon yükseldi.
Savcının ekrana yansıttığı tablonun 'yalan' olduğunu söyleyerek tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin” diyerek araya girdi.
Bunun üzerine savcı, mahkeme başkanından İmamoğlu'na hakaretten işlem yapıp salondan çıkarılmasını istedi.
“Hakaret ediyor, gerekeni yapın” diyen savcıya, Mahkeme başkanı şöyle yanıt verdi:
“Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim”

Bu tablo ile ilgili Ali Sukas, Ümit Polat’a soru sordu.
Ağaç A.Ş.’nin tutuklu Genel Müdürü Ali Sukas, itirafçı sanık Ümit Polat’a soru sordu. Sukas’ın “Az önce gösterdiğin tabloda Ağaç A.Ş.’nin bütçesi 5 milyardan 20 milyara çıktı. Ağaç A.Ş.’nin 20 milyar bütçesi var mıydı? 20 milyarlık ödeme var mı?” sorusuna Polat, “Hayır yok” diyerek yanıt verdi.
Daha sonra söz alan savcı, Polat’a “Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler?” diye sordu.
Polat bu soruya, “Ali Sukas’la dışarıda görüştüm. 25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var” dedi. Daha sonraki süreçte, Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten” yanıtını verdi.
Savcının, savcılık ifadesindeki başka bir bölümü hatırlatması üzerine Polat, “İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum” dedi.
Duruşmadaki asıl gerilim, savcının Ağaç AŞ’ye yıllara göre giren para miktarını gösterdiği belirtilen tabloyu ekrana yansıtmasıyla yaşandı. Savcı, Polat’a, İmamoğlu ile Ali Sukas arasında seçim için para toplanmasına ilişkin bir görüşme olduğunu söylediğini hatırlatarak, 2023-2024 dönemindeki para girişindeki artışın bu görüşmeyle bağlantılı olup olmadığını sordu.
Polat, “Para toplandı ama ne için ne zaman bilmiyorum” dedi. Savcının “Para toplanması seçimle mi ilgili yani?” sorusuna da “Para neden toplanır bilmiyorum” yanıtını verdi. Savcı bunun üzerine, “25 senedir bu işin içindesin Ümit. Bunu da kendi ifadende söylemişsin. Ne için para toplanmış?” diye sordu. Polat ise, “Daha çok toplamıştır o ara, bilmiyorum ki” dedi.
Bu sırada Ekrem İmamoğlu ayağa kalkarak soruya müdahale etti. İmamoğlu, “Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin” dedi. Mahkeme başkanının, “Ekrem Bey bu şekilde olmaz” sözleri üzerine İmamoğlu, “Bu soruya karşı söz hakkımı kullanıyorum” diye konuştu.
Mahkeme başkanının, “Bu sorunun sorulmasına itirazınız mı var?” sorusuna İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi. Başkan, bunun üzerine, “Ekrem Bey, savunma hakkını size verdiğimizde bunların tamamına yönelik sizi dinleyeceğim. Bu tablo iddianamede AĞAÇ AŞ ile ilgili kısma yerleştirilmiş zaten” dedi.
İmamoğlu ise itirazını sürdürerek, “Ama bana müsaade etmiyorsunuz ki..” dedi. Mahkeme başkanı, “Uzatmayalım, yerimize oturalım. Siz savunmanızı yaparken bunları aynen anlatırsınız” karşılığını verdi.
Bunun ardından İmamoğlu, “İddia makamının yalan bir tabloyu oraya yatsıtmasının… iddia makamı bu iftiranamedeki şeyi yansıtıyor ekrana..” sözleriyle tepkisini sürdürdü. Duruşma sırasında ayrıca İmamoğlu’nun, “bu tablo yalan, külliyen yalan. iddia makamı yalan konuşuyor” diyerek de itiraz ettiği aktarıldı.
İmamoğlu’nun müdahalesi üzerine duruşma savcısı da mahkeme başkanına dönerek, “Başkanım, CMK 204 gereği gerekeni yapın. Sanık bana hakaret ediyor” dedi. Daha sonra bu talebini, “Başkanım, CMK 204 gereği lütfen gereğini yapın. Sanık hakarette bulunuyor” sözleriyle tekrarladı.
Mahkeme başkanı ise savcının bu talebini duruşma sırasında değerlendirmedi. Böylece salondaki gerilim kısa süre daha devam etse de duruşma Polat’ın ifadesiyle sürdü.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 204. maddesi, duruşma düzenini bozan sanığın salondan çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi içeriyor.
Duruşmada ekrana yansıtılan tabloya ilişkin tartışma, daha sonra savunma tarafının sorularıyla da sürdü. Ali Sukas’ın, grafikte kısa sürede çok yüksek bir artış gösterildiğini söyleyerek bunun mümkün olup olmadığını sorması üzerine Polat, “5 milyardı. bir yılda 20 milyarlık ödeme yapma ihtimalimiz yok tabii ki” dedi.
Polat ayrıca, Ali Sukas’ın, AĞAÇ AŞ’nin yıllık bütçesi ve ödeme-gelir düzeyiyle ilgili sorularına da, “Ben ona bakmadım, direkt yükselişe bakmadım. Bu kadar ödeme yapılamaz, böyle bir gelir yok” yanıtını verdi.
Ali Sukas’ın avukatının, şirketin ödeme planına ilişkin sorusuna ise Polat, “Benim ihale ile gilili bilgim yok. Ödeme planını bilmem. Haberdar olmam. Süreç normal oldu” dedi.
İLK DEFA BİR İTİRAFÇI İFADE VERDİ
Etkin pişmanlıktan yararlanıp "itirafçı" olan Ağaç A.Ş'nin Satın Alma Müdürü Ümit Polat, sanık kürsüsüne gelerek savunmasına başladı.
İtirafçı olan ancak tahliye edilmeyen Ümit Polat, İstanbul Valisi Davut Gül'ün kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla kendisine "Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında" dediğini söyledi.
Polat, “2023 yılındaki seçim öncesi Ali Sukas’ın eşi Berna Hanım milletvekili adayıydı. Ali Sukas bir gün beni yanına çağırdı. “Bir liste var buradaki listelerdeki şirketlerden yüzde 10 pay alınacak” dedi. Ben kim istiyor diye sordum. “Yukarısı istiyor” dedi. Yukarısı gelsin kendi alsın dedim. İş yapan mütahitler bu durumu gelip şikayet etmeye başladılar" dedi.
Polat, “Sonrasında ben bu konuyu Ertan Yıldız’a taşıdım. Sonra Ali Sukas’ın bana mobingleri başladı. Ben sonra konuyu Ekrem İmamoğlu’na taşımak istedim” ifadelerini kullandı.
Polat, “Ertan Yıldız’a tekrar ulaşmaya çalıştım. Duygu Hanım bunun üzerine bana gelip, “emekli olup gençlerin önünü açsan” dedi.Kamu zararı söz konusuydu ben bir şey yapamayınca konuyu Valiye taşımak istedim.” diye konuştu.
İtirafçı sanık Ümit Polat, Ağaç AŞ’nin Boyner kart talep etmesine ilişkin, “Biz zaten Genel Müdür Ali Sukas’la kavgalıydık. Başka müdürlüğe geçmiştim. O dönem bizimle konuyla ilgili konuşmamız mümkün değil. Bizim şirkette Boyner kart diye bir şey olmadı.” dedi.
Ümit Polat, 2024’ün başında Ali Sukas’ın kendisini çağırdığını anlattı. Polat, şöyle dedi:
“2024’ün başlarında Ali Sukas beni çağırarak, ‘Bir liste var, alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Neyin parasını istiyoruz?’ diye sordum, ‘Ben istemiyorum, yukarısı istiyor’ dedi. Müteahhitler gelip dert yanmaya başladılar. Parayı kendisi alıyor sanıyordum, 'Yukarıya şikâyet edeceğim' dedim. Duygu Çebi, Ertan Yıldız’ın yeğeni. Durumu onunla paylaştım. Randevu ayarladı ve olaydan bahsettim, 'Çok canı sıkıldı ilgileneceğini söyledi' dedi. Sonra genel müdürün mobingleri başladı.”
Hakimin, Tamer Gümüş ve Murat Or’la ilgili soruları üzerine de Polat, şöyle konuştu:
“Murat Or’un yanında şirket avukatı Emre Kırmızı vardı. Sukas, bize hakkımızda gizli tanık ifadesi olduğunu ve bizi ifadeye çağıracaklarını söyledi. Ben, bildiğim neyse onu söyleyeceğimi belirttim. 28 Mayıs’ta ifade verdim, Haziran 16’da Ağaç AŞ’de işten çıkarıldım.”
Yalova bağlantısının sorulması üzerine Polat, “Firmalarla görüşmek için gittim” dedi.
Cezaevindeki temaslarına ilişkin de bilgi veren Polat, “Fatih Keleş’i bir kere görmedim. Burada Adem Soytekin gösterdi. Ertan Yıldız ile görüşmek istedim ama bir kere görmedim. Bana ziyaretime gelen CHP’li ise Gökan Zeybek” ifadelerini kullandı.
HAKİM SEN DE İTİRAFÇI OLDUN DEYİNCE KALA KALDI
Mahkeme başkanının Ümit Polat'a "Üç farklı ifade vermişsin. Hep Ali Sukas'la ilgili bilgi vermişsin o aldı demişsin. Ben para almadım demişsin ama senin aldığını söyleyenler var." demesi üzerine Polat şu yanıtı verdi:
"Onlar etkin pişmanlıktan yararlanmak için söylemiş olabilirler"
Bunun üzerine de mahkeme başkanının "Sen de etkin pişmanlıktan yararlanmak istemişsin" demesi üzerine Polat şu yanıtı verdi:
"Savunmamı yapıyorum ne yapayım?
MAHKEMEDEN İBB BORSASI İHBARI İSTENDİ
Fatih Keleş'in avukatı söz aldı. Avukat Baran Kaya, şunları ifade etti:
"Dün Sırrı Bey'in (Sırrı Küçük) müdafinin ifadesinde, cezaevinde kendisini Recep Seyhan isimli bir avukatın ziyaret ettiğini ve itirafçı olması konusunda baskıya uğradığından bahsetmişti. Benzer aynı avukatla ilgili, biz de suç duyurusunda bulunmuştuk. Kamuoyuna da yansımıştı. Kendisi gelip, müvekkilime cezaevinde ziyaret ederek itirafçı olması yönünde baskı yaptı. Eğer olmazsa, hakkındaki iddiaların ağırlaşacağından bahsetmişti. Buna işte suç duyurumuz da vardı. Şimdi bu dosyada görüyoruz ki aynı zamanda bu şahıs, etkin pişmanlık beyanında bulunan sanık Adem Soytekin’in de etkin pişmanlık esnasındaki müdafiydi. Yani burada görüldüğü kadarıyla, bir baskı mekanizması da arka taraftan yürümüş. Biz aynı zamanda Adem Soytekin'in de bu baskılar neticesinde etkin pişmanlık beyanlarında bulunduğunu da düşünüyoruz. Bu aynı zamanda sizin de sorgularda sanıklara sorduğunuz ‘Etkin pişmanlıkçıyla aranızda bir husumet var mı’ sorusunun da cevabını taşıyor. Çünkü gösteriyor ki husumet, etkin pişmanlıkta bulunanlarla diğer sanıklar arasında değil, doğrudan savcılıkla bizim müvekkillerimiz arasında. Dolayısıyla bu avukat hakkında, mahkemeniz tarafından ihbarda bulunulmasını talep ediyoruz. "
Mahkeme Başkan da Kaya'nın sözleri üzerine, "Siz suç duyurusunda bulundunuz değil mi?" dedi.
Avukat Kaya da şu yanıtı verdi:
"Biz bulunduk. Ancak burada göründü ki başka bir kişiye karşı da başka birine karşı da aynı fiillerde bulunmuş. Bu da dün ortaya çıktı. Dolayısıyla mahkememizden ihbarda bulunmasını talep ediyoruz."
İMAMOĞLU DURUŞMA SALONUNDA
Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna geldi. İmamoğlu, basın mensuplarına el sallayıp, "Akşam konuşacağım" dedi.
RAMAZAN GÜLTEKİN KIZI MAYA'NIN İLK SÖZÜNÜ DURUŞMA SALONUNDA ÖĞRENDİ
Tutuklu İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gültekin kızının ilk sözlerini duruşma salonunda öğrendi.
Ramazan Gülten'in sekiz ay önce kızı Maya dünyaya gelmişti.
Gülten'in eşi Pınar Çalışkan Gülten’in kızları Maya'nın "Baba" dediğini eşi duruşma salonuna girerken söyledi. Duruşma salonunda duygusal anlar yaşandı.
DİLEK İMAMOĞLU SERT ÇIKTI
Dilek İmamoğlu, duruşma salonunda jandarmaya “Her sabah gerginlik çıkartıyorsunuz. Derdiniz ne sizin?” diyerek tepki gösterdi.
TELEFON TARTIŞMASI
İzleyici sıralarında fotoğraf çekildiği için jandarma bir kişiyi uyardı.
Gazeteci Hacaloğlu'nun aktardığına göre; Dilek İmamoğlu, "İnsanlar birbirinin fotoğrafını çekiyor. Buna müdahale etmeyin. Her sabah gerginlik. Derdiniz ne sizin Girin bir gün içeride kalabilir misiniz? Bugünler geçer. Bu insanlar bir yıldır içerideki yakınlarını bekliyor" diye tepki gösterdi.
CHP Rize milletvekili Tahsin Ocaklı da duruşma başlamadan böyle bir uyarı yapılmasını kabul etmediklerini söyledi.
DİLEK İMAMOĞLU VE HASAN İMAMOĞLU ERKENDEN GELDİ
İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu erken saatlerde duruşma salonuna geldi.
MAHMUT TANAL BARİKATLARA İSYAN ETTİ
Duruşmayı takip etmek için gelen CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, altı kat bariyere isyan etti.
Tanal şunları ifade etti:
"Bugün, Silivri'de Silivri Cezaevi'nin içerisindeki bulunan duruşma salonlarına geldik. Yani duruşmasına geldik. İBB duruşmasının dördüncü günündeyiz.
Şimdi benim buradaki adliyeye girmem için, dikkat ederseniz, adliye dedikleri cezaevi kampüsü içerisinde. Şurada birinci bariyer.
Geliyorum, karşımda ikinci bariyer. Ve diyorum, karşımda üçüncü bariyer. Geliyorum. Gelin şöyle gösterelim. Millet de görsün.
Şu dördüncü bariyer. Şu beşinci bariyer. Şu altıncı bariyer. Buradan içeri giriyorum. Burası içeri ve içeride de aynı bariyerler var.
Şurayı da bir gösterelim. Şöyle kamuoyuna şöyle açık ve net. Bu bariyerlere de bakın. Yani daha açık açık. Şöyle kapatmayalım. Şöyle şöyle açık. Tam net görünsün. Burası işte, duruşma salonu diyorlar, adliye diyorlar.
Burası aslında adliye maddiye, filan değil. Bal gibi cezaevi kampüsü. İşte burası, burada açık yargılama olur mu? Yani eğer bir suç varsa bırakın millet görsün. Eğer bir haksızlık varsa da bırakın millet görsün. Burada tüm şey, olaylar şeffaf bir vaziyette milletin gözünün önünde olsun. Yani burası böyle demir yığının olduğu bir adliye dünyada var mı? İşte bu dünyada bir ilk.
Bunun adına açık yargılama diyorlar. Bunun adına adil yargılama diyorlar. Bunun adına diyorlar ki, "Efendim güvenin, adalet tecelli edecek." Adalet şeffaf olmalı. Hukuk devletinde yargılamalar adil olmalı. Hukuk devletinde yargılamalar tarafsız, bağımsız yargı tarafında olmalı.
Yargının üzerinde siyasi ayak olmamalı. Yani düşünün, adalet burada gizlenmiş. Ya, bu barikatlarla adalet yan yana geldi mi? Adalet dışarı kaçar. Adalet bundan uzaklaşır. Onun için bu yargılamalarda Türkiye'nin hukuk devleti olup olmadığı ve Türkiye'nin hukuk geleceğini aslında biz burada izliyoruz, takip ediyoruz. Herkese duruşmanın dördüncü günden Silivri Ceza Kampüsü Evinin içerisinde selam ve saygılar."
NELER YAŞANDI?
İlk gün, İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında yaşanan tartışma ve reddi hâkim talebi öne çıktı. İkinci gün iddianame özeti okundu, İmamoğlu ilk kez kürsüye çıkarak adil yargılama çağrısı yaptı, Aykut Erdoğdu da savunmasında dosyadaki bazı değerlendirmelere tepki gösterdi.
Üçüncü gün ise Bulut Aydöner ve Sırrı Küçük’ün savunmaları öne çıktı. Duruşma salonunda jandarma müdahalesi iddiaları ve avukatların gündeme taşıdığı “İBB borsası” tartışması dikkat çekti. Gün sonunda mahkeme, oturumu bitirdi ve duruşmanın bugün dördüncü gününde Ümit Polat’ın savunmasıyla devam edeceğini duyurdu.
Günün sonunda Ekrem İmamoğlu, salon çıkışında iktidar medyası ve TRT’ye sert tepki gösterdi.
İktidar medyası İBB soruşturması boyunca 'kesin dille' birçok haber yapmıştı, hatta birçok haberde yalan çıkmıştı. Fakat iktidar medyası dava boyunca suçlanan kişilerin savunmalarını açık bir şekilde haberleştirmedi.
Kamu kaynakları ile finanse edilen TRT de Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddiaları gerçekmiş gibi kabul etmenin de bir adım ötesine geçip bu iddialara verilen eleştirilere yanıt vermeye başladı.





