19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 46’ncı buluşmasını İstanbul Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmaya siyasi parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe yöneticileri, tutuklu yakınları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

Buluşmada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ile Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın eşi Avukat Ayşegül Kamalı Durak konuşma yaptı.

“BİR AİLENİN KAYBETTİĞİ ZAMANI NASIL TELAFİ EDECEKSİNİZ?”

Dilek Kaya İmamoğlu, 18 aydır sevdikleri ve aileleri için mücadele ettiklerini belirterek, adaletin varsayımlar, söylentiler ve dedikodular üzerinden değil, gerçekler ve deliller üzerinden sağlanması gerektiğini söyledi.

İmamoğlu, “Duymuştum”, “Öyle düşünmüştüm” ve “Televizyonda izlemiştim” gibi gerçekliğe dayanmayan ifadelerin ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, bu sözlerin sevdiklerini 18 aydır ailelerinden ayrı tuttuğunu ifade etti.

İnsanların ömründen alınan bu sürenin geri getirilemeyeceğini söyleyen İmamoğlu, çocukların anne ve babalarından ayrı geçirdiği günlere dikkat çekerek, “Bir çocuğun annesinden ya da babasından ayrı geçirdiği günleri nasıl geri getireceksiniz? Bir ailenin kaybettiği zamanı nasıl telafi edeceksiniz?” diye konuştu.

Kapalı fon sisteminde işlem gerçekleştiren 12 isim belli oldu
Kapalı fon sisteminde işlem gerçekleştiren 12 isim belli oldu
İçeriği Görüntüle

“HEPİMİZİN HAYATI 18 AYDIR SİLİVRİ’DE”

İmamoğlu, geçen 18 ayın hukuk güvenliğinin insanlar, aileler, kurumlar ve toplumun geleceğe yönelik güveni üzerindeki etkilerini gösterdiğini belirtti.

İnsanların hayatından ayların ve yılların hangi gerekçelerle alındığının yanıtını 45 haftadır aradıklarını söyleyen İmamoğlu, herkesin yargılanabileceğini ancak hakkında hüküm verilmemiş bir kişinin zamanından ve özgürlüğünden mahrum bırakılmasını kabul etmediklerini ifade etti.

İmamoğlu, yaşananların temel bir insan hakkı ihlali olduğunu savunarak, anneler, babalar, evlatlar ve eşler olarak kendilerinin de 18 aydır dört duvar arasında olduğunu söyledi. “Hepimizin hayatı 18 aydır Silivri’de” diyen İmamoğlu, ilk gün hangi noktadaysalar bugün de aynı yerde olduklarını belirtti.

“GERÇEK NEYSE HERKESİN GÖZÜ ÖNÜNDE ORTAYA ÇIKSIN”

Dilek Kaya İmamoğlu, aylar boyunca ağır iddiaların kamuoyunda gündemde tutulduğunu ve insanlar hakim karşısına çıkmadan, savunmalarını yapmadan haklarında hüküm verildiğini öne sürdü.

İtibar zedeleyici haberler ve iftiralar nedeniyle masumiyet karinesi ile lekelenmeme hakkının zarar gördüğünü savunan İmamoğlu, tutuklu bulunan kişilerin kendileri hakkındaki iddialara cevap verme imkanından mahrum kaldığını söyledi.

İddianamede yer alan konuların mahkeme salonlarında tek tek ele alındığını belirten İmamoğlu, savunmaların ve beyanların dinlendiğini, bazı konuların kamuoyunda gerçekmiş gibi anlatılırken tanık beyanlarında farklı şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

İmamoğlu, kimsenin yargılanmamasını istemediklerini, aksine delillerin ortaya konulmasını ve savunmaların eksiksiz dinlenmesini istediklerini belirterek, yargılanmak ile hüküm verilmeden insanlara bedel ödetmenin farklı olduğunu söyledi.

“EKREM İMAMOĞLU’NUN SESİ YASAK, FOTOĞRAFI YASAK”

Dilek Kaya İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının 1,5 yıldır özgürlüklerinden mahrum olduklarını söyledi.

İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun sesinin ve fotoğrafının yasaklandığını, kaleme aldığı kitabın yayımlanmadan yasaklandığını ve sosyal medya hesaplarının defalarca engellendiğini öne sürdü.

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da 14 ay önce tutuklandığını belirten İmamoğlu, tutuksuz yargılamanın esas olduğu, masumiyet karinesinin korunduğu ve herkesin bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde adil yargılanma hakkına sahip olduğu bir hukuk düzenine ihtiyaç olduğunu söyledi.

“KİM OLURSA OLSUN, HERKES İÇİN ADALET”

İmamoğlu, hukuk devletinin güçlendirilmesi, yargı bağımsızlığının güvence altına alınması ve herkes için aynı hukuk güvencesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

Kişilerin kimliğine, görevine veya siyasi görüşüne bakılmadan hukuk güvencesine sahip olması gerektiğini belirten İmamoğlu, “Kim olursa olsun, herkes için hukuk. Kim olursa olsun, herkes için adalet” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“ONURUN KAPISINA KİLİT VURAMAZSINIZ”

Buluşmada daha sonra tutuklu Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Avukat Fırat Durak’ın eşi Avukat Ayşegül Kamalı Durak konuştu.

Durak, eşinin 100 gündür tutuklu olduğunu ve ağır tecrit koşulları altında tek başına bir hücrede tutulduğunu söyledi. Fırat Durak’ın kendilerinden, çocuklarından, sevdiklerinden ve Adalar’dan ayrı bırakıldığını belirten Durak, çiftin 2 yaşında bir oğlu ve 5 yaşında bir kızı olduğunu ifade etti.

Fırat Durak’ın çocuklarının büyüdüğü günleri cezaevinde geçirdiğini söyleyen Ayşegül Kamalı Durak, buna rağmen eşinin mücadele azminden ve inandığı değerlerden geri adım atmadığını dile getirdi.

Durak, Adalar’da gerçekleştirilen başkan vekilliği seçiminde seçmen iradesinin korunabilmesi amacıyla Fırat Durak’ın hem Adalar Belediye Meclis üyeliğinden hem de İBB Meclis üyeliğinden istifa ettiğini söyledi.

Eşinin kendi özgürlüğü söz konusu olduğu halde kendisine emanet edilen iradeden vazgeçmediğini belirten Durak, siyasetin bazı insanlar için yalnızca makam anlamına gelmediğini ifade etti.

Fırat Durak’ın hayatı boyunca zorluklarla, emeğiyle ve alın teriyle mücadele ettiğini söyleyen Durak, eşinin yaşadığı sürece rağmen başını öne eğmediğini belirtti.

“İnsan bazen dışarıdadır ama korkularının esiridir. Bazen de bir hücrenin içindedir ama vicdanı, sözü ve duruşu özgürdür” diyen Durak, “Onurun kapısına kilit vuramazsınız. Haysiyetin etrafına duvar öremezsiniz” ifadelerini kullandı.

“FIRAT BİZİM İRADEMİZE VE ONA TESLİM ETTİĞİMİZ EMANETE SAHİP ÇIKTI”

Ayşegül Kamalı Durak, eşinin kendisine emanet edilen iradeye sahip çıktığını belirterek, bugün dışarıda bulunanların da onun ve diğer tutukluların yalnız olmadığını göstermesi gerektiğini söyledi.

Durak, Fırat Durak’ın çocuklarına kavuşma özlemini dahi ilkelerinden vazgeçmenin gerekçesi yapmadığını ifade ederek, bunun çocuklarına bırakabileceği en değerli miraslardan biri olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda Fırat Durak’ın kamuoyuyla paylaştığı mektubunun son bölümünü okuyan Durak, eşinin adalet ve hakikat vurgusunu içeren ifadelerini aktardı.

Konuşmaların ardından toplu anı fotoğrafı çekilmesiyle Aile Dayanışma Ağı’nın 46’ncı buluşması sona erdi.3