İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, İstanbul Valiliği'nin 19 Mart 2025 tarihinde aldığı ve il genelinde dört gün süreyle toplantı, gösteri yürüyüşü ile basın açıklamalarını yasaklayan karara ilişkin önemli bir hükme imza attı.
Mahkeme, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin yasağı iptal eden kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddederek ilk derece mahkemesinin kararını kesin olarak onadı.
"VALİLİĞİN YETKİSİNİ AŞTIĞI" DEĞERLENDİRMESİ
Kararda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun valilere belirli koşullarda müdahale yetkisi verdiği ancak bu yetkinin İstanbul'un tamamını kapsayacak şekilde genel bir yasak uygulanmasına imkan tanımadığı belirtildi.
Mahkeme, valiliğin il genelini kapsayan dört günlük yasağının kanuni sınırları aştığı sonucuna vardı.
"ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE AYKIRI"
Bölge İdare Mahkemesi, yasağın demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararda, uygulamanın temel hak ve özgürlüklere gereğinden fazla müdahale niteliği taşıdığı belirtilerek, işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
VALİLİK KAMU DÜZENİNİ GEREKÇE GÖSTERDİ
İstanbul Valiliği, istinaf başvurusunda sosyal medya paylaşımları ve güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda toplumsal olaylar yaşanabileceği, protestolara terör örgütleriyle bağlantılı grupların katılabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu belirterek yasağın kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla alındığını savundu.
KARAR KESİNLEŞTİ
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, valiliğin itiraz gerekçelerinin ilk derece mahkemesi kararını değiştirmeyi gerektirmediğine hükmederek istinaf başvurusunu oy birliğiyle reddetti.
16 Temmuz 2026 tarihli kararla birlikte, İstanbul Valiliği'nin 19-23 Mart 2025 tarihleri arasında uyguladığı yasaklamaya ilişkin iptal kararı kesinleşmiş oldu.