Yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında iktidara yakın isimlerden gelen açıklamalar sürüyor. Son olarak eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, katıldığı televizyon programında Kütahyalı ile geçmişte yaşadığı sorunları anlattı.
ŞAMİL TAYYAR: “2010’DA BANA KAZIK ATTI”
TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Medya Kritik” programında konuşan Tayyar, Kütahyalı ile tanışıklıklarının Taraf Gazetesi dönemine uzandığını söyledi. Kütahyalı’nın gazetecilikten çok doğrudan köşe yazarlığıyla öne çıktığını ifade eden Tayyar, ilişkilerinin 2010 yılında yaşanan bir olay sonrası bozulduğunu belirtti.
Tayyar, Kütahyalı’nın kendisine verdiği bir sözü yerine getirmediğini ileri sürerek, o tarihten sonra ilişkilerinin mesafeli devam ettiğini dile getirdi.
“DEVLET ADINA KONUŞUYORMUŞ GİBİ DAVRANIYORDU”
Açıklamalarında Kütahyalı’nın kamuoyundaki söylemlerini de eleştiren Tayyar, özellikle çözüm süreci dönemindeki çıkışlarının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Kütahyalı’nın zaman zaman devlet ve istihbarat çevrelerine yakınmış gibi bir izlenim verdiğini savunan Tayyar, geçmişte Ankara operasyonlarına ilişkin yaptığı bazı yorumlar nedeniyle de gündeme geldiğini söyledi.
Bununla birlikte Tayyar, soruşturma süreci devam ederken kelepçeli gözaltı görüntülerinin kamuoyuna yansımasını doğru bulmadığını belirterek “lekelenmeme hakkına” dikkat çekti.
AHMET HAKAN VE CEM KÜÇÜK’TEN DE ELEŞTİRİLER GELDİ
Kütahyalı hakkında iktidara yakın medya çevrelerinden gelen eleştiriler bununla sınırlı kalmadı. Ahmet Hakan, kaleme aldığı yazılarda Kütahyalı’nın kendisini devlet ve hükümet çevrelerine yakın gösterdiğini savunarak, adalet karşısında bunun bir ayrıcalık sağlamayacağını ifade etti.
Cem Küçük ise Kütahyalı’nın geçmişte para meseleleriyle gündeme geldiğini öne sürdü. Küçük, bir iş insanından kendi adını kullanarak para talebinde bulunulduğunu iddia ederek bu durum nedeniyle sıkıntı yaşadığını söyledi.
Cem Küçük ayrıca, yürütülen soruşturmanın sonucuna göre hareket edilmesi gerektiğini belirterek, sürecin netleşmesi halinde kimsenin Kütahyalı’yı savunmayacağını dile getirdi.