Aksaray’da yaşanan olayda, kendilerini polis olarak tanıtarak eve girdikleri öne sürülen iki kişi, aradıkları altınları bulamayınca evden ayrıldı. Ev sahibinin şikâyeti üzerine yürütülen soruşturma davaya dönüştü.
T24'ten Şahin Yaldızlı'nın haberine göre; Aksaray'da sahte polis kılığıyla girdikleri evde define arayan şahıslar, hakkında “yağma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla dava açıldı. Şüpheliler ifadelerinde; "Kendimizi polis olarak tanıtıp evde arama yaptık. Ancak kasada altın değil, şahsa ait para olduğunu görünce parayı saydırıp tekrar kasaya koymasını istedik. Fırsatını bulunca da olay yerinden ayrıldık. Kesinlikle yağma ya da kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi bir amacımız yoktu. Hiç kimsenin parasına veya malına çökecek değiliz" dedi.
Olay, geçtiğimiz şubat ayında Aksaray'da meydana geldi. İddiaya göre, Konya'da güvenlik görevlisi olarak çalışan Hasan Hüseyin U., pazarlama işiyle uğraşan Hakan A. ile Yunus B.'ye, Aksaray'da yaşayan Dursun E.'nin tarlasında define bulduğunu ancak bu defineleri pazarlamakta güçlük çektiğini söyledi. Bunun üzerine Konya'dan Aksaray'a giden Hakan A. ile Yunus B., tarlada herhangi bir define izi bulamayınca Dursun E.'nin çıkardığı altınları evinde saklıyor olabileceğini düşündüğü iddiasıyla evine gitti.
Öğrenilen bilgilere göre şüpheliler, eve geldiklerinde kendilerini polis olarak tanıttı. Dursun E. ve babasına, "Biz polisiz. Kaçak define bulduğunuza yönelik bilgi aldık. Evde arama yapacağız" dedikleri ve bu şekilde eve girerek arama yaptıkları ileri sürüldü. Evde yapılan arama sırasında Hakan A.'nın dikkatini bir kasa çekti. Kasada define veya altın bulunabileceğini düşünen şüpheliler, Dursun E.'den kasayı açmasını istedi.
Kasayı açan Dursun E.'nin kasasında bir miktar para ile ruhsatlı silah bulunduğu görüldü. Kasada aradıkları altınları bulamayan Hakan A. ve Yunus B. iddiaya göre silahı görünce paniğe kapıldı ve evden ayrılmanın yollarını aramaya başladı.
Bu sırada Dursun E. ile babasının durumu kolluk kuvvetlerine bildirmesini engellemek amacıyla evde bulunan cep telefonlarını toplayan Hakan A. ve Yunus B., Dursun E.'ye silahın ruhsatının nerede olduğunu sordu. Dursun E.'nin ruhsatın garajdaki aracında olduğunu söylemesi üzerine ruhsatı getirmesini istediler. Dursun E. garaja yönelince topladıkları telefonları evin bahçesine atarak olay yerinden kaçtılar.
Olayın ardından kendisini sahte polislerin hedef aldığını düşünen Dursun E., durumu kolluk kuvvetlerine bildirerek şikâyetçi oldu. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Hakan A. ile Yunus B. hakkında, Dursun E.'ye yönelik "yağma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla dava açıldı.
Soruşturma kapsamında ifade veren sanıklar, amaçlarının Dursun E.'nin çıkardığını düşündükleri altınlara ulaşmak olduğunu belirterek, "Amacımız Dursun E.'nin bulduğu altınlara ulaşmaktı. Kendimizi polis olarak tanıtıp evde arama yaptık. Ancak kasada altın değil, şahsa ait para olduğunu görünce parayı saydırıp tekrar kasaya koymasını istedik. Fırsatını bulunca da olay yerinden ayrıldık. Kesinlikle yağma ya da kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi bir amacımız yoktu. Hiç kimsenin parasına veya malına çökecek değiliz" ifadelerini kullandı.
Dosyada adı geçen Hasan Hüseyin U. ise suçlamaları kabul etmedi. Hasan Hüseyin U., ifadesinde Dursun E.'nin evini şüphelilere göstermediğini, definelerin pazarlanması konusunda herhangi bir yardım talebinde bulunmadığını belirterek hakkındaki iddiaları reddetti. Öte yandan; müşteki Dursun E.'nin de Hasan Hüseyin U.'dan şikayetçi olmadığı öğrenildi. Olayla ilgili hukuki süreç devam ediyor.




