Altından daha değerli seviyelere ulaşabilen rodyum, küresel arzı son derece sınırlı olan ve büyük ölçüde iki ülkenin kontrolünde bulunan nadir metaller arasında yer alıyor.
Yıllık üretimi yaklaşık 26 tonla sınırlı kalan metalin piyasa değeri, zaman zaman altının iki katına, platininkinin ise birkaç katına kadar çıkabiliyor.
Rodyum, doğada bağımsız yataklar halinde bulunmuyor. Platin ve nikel cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde ediliyor. Küresel üretimin yaklaşık yüzde 85’ini Güney Afrika karşılarken, Rusya yüzde 12’lik payla ikinci sırada yer alıyor. Böylece dünya arzının neredeyse tamamı bu iki ülkenin üretim kapasitesine bağlı şekilde şekilleniyor.
Metal, katalitik konvertörlerde egzoz gazındaki zararlı azot oksitleri daha güvenli bileşenlere dönüştürme özelliği nedeniyle kullanılıyor. Sektörün yıllık talebi ise çoğu zaman madenlerden elde edilen üretim miktarını aşıyor. Oluşan arz açığı, kullanılmış katalizörlerin geri dönüşümüyle kısmen dengeleniyor.
Tarihsel veriler rodyum fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandığını gösteriyor. 1970’li yıllarda onsu yaklaşık 200 dolar seviyelerinde olan metal, yıllar içinde hızlı yükselişler kaydetti. 2026 yılı itibarıyla ise ons fiyatı 8 bin 800 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Üretim tarafında ise derinleşen madenler dikkat çekiyor. Güney Afrika’daki bazı platin madenlerinde kazı derinliği 2 bin metreyi aşarken, bu durum çıkarma maliyetlerini ve operasyonel zorlukları artırıyor. Uzmanlar, içten yanmalı motorların kullanımının sürdüğü mevcut tabloda rodyumun stratejik ve kıt bir metal olma konumunu koruyacağını belirtiyor.




