Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, vefatının 15’inci yılında Necmettin Erbakan’ı İstanbul Merkezefendi Mezarlığındaki kabri başında düzenlenen programla andı.

Anma programına Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Erbakan'ın kabri başında Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, anma programında gerçekleştirdiği konuşmada, merhum Necmettin Erbakan’ın adalet, ahlak ve üretim odaklı siyaset anlayışının bugün de yol gösterici olduğunu ifade etti.

Arıkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Muhterem Hocam, sizi anarken hüzne sığınmak, duygu yüklü kelimelerle yüreklere hitap etmek kolay. Ama siz bize hüznün içinde, zorlukların derinliklerinde bile ayağa kalkmayı öğrettiniz. Bugün adınızı andığımızda gözlerimiz dolabilir. Fakat siz olsaydınız, biliyoruz ki silerdiniz her birimizin göz yaşını. ’Üzülmek için değil; üretmek için buradayız. Daha yapacak çok işimiz var’ diye bizi silkelerdiniz. Hiç birimizi hüzünlenecek kadar, gözlerimiz dolacak kadar dahi boş bırakmaz ve mutlaka her birimize bir görev tevdi ederdiniz! İşte biz bugün, sizin özleminizle, hasretinizle sadece duygulanmıyoruz. Yeniden söz veriyoruz. Yeniden heyecanlanıyoruz. Yeniden başlıyoruz.”

Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı! Tahliyeler var
Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı! Tahliyeler var
İçeriği Görüntüle

M1-145

“SÖZ VERİYORUZ”

“Siz bize umudu romantik bir teselli olarak öğretmediniz. Umudu bir görev olarak nakşettiniz. “Şartlar zor” diyenlere, “Zor şartlar güçlü kadrolar yetiştirir” dediniz. “Azız” diyenlere, “İnanan bir avuç insan tarihin yönünü değiştirir” dediniz. Sert rüzgarları, çetin zorlukları gösterenlere; “Kelebeklerin kanat çırpışlarının fırtınalara yön verdiğini” hatırlattınız. Biz de bugün fırtınalara yön vereceğimize, çetin zorluklara rağmen tarihin yönünü değiştireceğimize söz veriyoruz. Sayıları, rakamları değil, samimiyeti ve ihlası kendimize şiar edineceğimize söz veriyoruz.”

“SİZ YILMADINIZ BİZ DE YILMAYACAĞIZ”

“Muhterem Hocam, bugün gençler umutsuz olabilir. Ekonomik sıkıntılar ağır olabilir. Dünya adaletsizlikle dolu olabilir. Fakat, bu millet ayağa kalkabilir. Bu topraklar yeniden üretebilir. Bu coğrafya yeniden adaletin merkezi olabilir. Adil bir düzen, yeni bir dünya kurulabilir. Çünkü siz bize “olabilir” demeyi değil; “olacak” demeyi öğrettiniz. Bugün, sizin adınızı anarken sadece geçmişi yad etmiyoruz. Geleceği inşa etmeye niyet ediyoruz. Siz hayal kurdunuz. Biz de hem o hayalleri diri tutacağız, hem de gençlerimize hayal kurmayı öğreteceğiz. Siz bedel ödediniz. Biz o bedelin kıymetini bileceğiz. Siz yılmadınız. Biz de yılmayacağız. Çünkü dava, bir neslin omzunda başlayıp bir nesille biten bir hikâye değildir. Dava, asırların asırlara yürüyüşüdür. Ve bu yürüyüşler, düşe kalka ama vazgeçmeden devam eder.

Muhterem Hocam, bugün sizin adınız bize sadece geçmişin ihtişamını hatırlatmıyor. Geleceğin sorumluluğunu da hatırlatıyor. Biz bu emaneti taşırken korkmuyoruz. Çünkü siz bize bozuk düzenin güçlü bir çarkı olmayı değil. Egemen şartların dayattığı reel politiği değil. Gücün karşısında korkuyu değil. Azmi, cesareti, ibadet aşkını öğrettiniz.

Biz yorulmuyoruz. Çünkü siz bize sabrın nasıl zafer doğurduğunu gösterdiniz. Biz kararsız kalmıyoruz. Çünkü siz bize istikametin pusulasını bıraktınız. Bugün genç bir kardeşimiz umutsuzluğa kapıldığında, biz ona sizin yürüyüşünüzü anlatacağız.
Bir dava adamının nasıl direndiğini, nasıl sabrettiğini, nasıl inandığını ve diyeceğiz ki:
“Eğer 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, mahkemelerin, hatta manşetlerin o çetin şartlarında Erbakan Hocamız ve dava arkadaşları vazgeçmediyse, biz bugün nasıl vazgeçebiliriz?”

“Muhterem Hocam, sizin ardınızdan konuşmak kolay değil. Ama sizin ardınızdan susmak da mümkün değil. Çünkü siz bize sadece hayat bulması gereken bir fikir değil, sadece yürünmesi gereken bir yol, sadece varılması gereken bir hedef değil
Hiç bitmek tükenmek bilmeyecek olan bir heyecan bıraktınız. O heyecan hâlâ içimizde. O umut hâlâ diri. O kararlılık hâlâ ayakta. Ve biz bugün yeniden ayağa kalkıyoruz. Daha bilinçli. Daha hazırlıklı. Daha kararlı. Çünkü biliyoruz ki: İnananlar yorulabilir, ama vazgeçmez. Ve biz vazgeçmeyeceğiz hocam.

“Benim kerametime bakarak değil, yaptıklarıma bakarak peşimden gelin” sözünüz bizim de yolumuzdur. Sizden sonra bu neslin. Sizden sonra bizim de yaptıklarımızla heyecanlanacağımız günler yakındır inşallah. Rabbim sizi rahmetiyle kuşatsın. Bizlere de bıraktığınız umudu çoğaltacak azim ve kararlılık versin. Bugün hüzünle değil, umutla anıyoruz sizi. Sizi özlüyoruz. Sizi bir millet, bir ümmet özlüyor.

Sizi özlemek bir duygu. Ama sizi sürdürmek, sizi hedeflerinizle yaşamak bir kararlılıktır. Çünkü siz bir hatıra değil, bir istikametsiniz.”