Ruh sağlığı alanında çalışan 16 meslek örgütü, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, ruh sağlığının toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceği belirtilerek bilimsel bilgiye erişimin ve sağlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanmanın önemine dikkat çekildi.
Meslek örgütleri, erişim engellerinin yalnızca derneklerin iletişim kanallarını değil, doğru bilgi arayan gençleri, çocuklarını anlamaya çalışan aileleri ve alanda çalışan meslek mensuplarını da etkilediğini belirtti. Bilimsel bilginin engellenmesinin yanlış bilgilerin yayılmasına, damgalamaya ve insanların çaresizliğinden yararlanan sözde tedavi yöntemlerine zemin hazırlayabileceği ifade edildi.
ERİŞİM ENGELLERİNİN KALDIRILMASI ÇAĞRISI
Ortak açıklamada, bilimsel bilgi paylaştıkları için meslek örgütlerinin ve sağlık çalışanlarının soruşturulmasına karşı çıkıldı. Toplumun doğru bilgilendirilmesinin mesleki ve etik bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Meslek örgütleri, ruh sağlığı hizmetlerinin birinci basamaktan itibaren ücretsiz ve erişilebilir biçimde sunulmasını, hizmet alan kişilerin kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramamasını istedi.
HAK TEMELLİ RUH SAĞLIĞI POLİTİKASI İSTEDİLER
Açıklamada, ruh sağlığı politikalarının ruhsal sıkıntı yaşamış kişilerin, yakınlarının ve meslek örgütlerinin katılımıyla hazırlanması gerektiği belirtildi. Katılımcı bir süreçle hak temelli bir ruh sağlığı yasası oluşturulması çağrısı da yapıldı.
Yoksulluk, güvencesizlik, şiddet ve ayrımcılık gibi ruh sağlığını olumsuz etkileyen toplumsal koşulların halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiği kaydedildi.
Ruh sağlığı alanında çalışan kuruluşlar, herkesin ihtiyaç duyduğu hizmete ulaşabildiği, kimsenin kimliğini gizlemek zorunda kalmadığı ve bilimsel bilginin engellenmediği bir toplum için mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi. Açıklama, “Gerçek sesler duyulmadan gerçek değişim olmaz” mesajıyla sona erdi.




