<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 13:19:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okul saldırıları sonrası uzmanlardan çok yönlü çözüm çağrısı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/okul-saldirilari-sonrasi-uzmanlardan-cok-yonlu-cozum-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/okul-saldirilari-sonrasi-uzmanlardan-cok-yonlu-cozum-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından değerlendirmelerde bulunan Birleşik Klinik Psikologlar Derneği Başkanı Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, çocuklarda kaygı düzeyinin artırılmaması gerektiğini belirterek, olayların tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Klinik Psikologlar Derneği Başkanı Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da 2 okuldaki saldırılara ilişkin, "Ebeveynler çocuklarını takip etmeliler, onlarla yakından ilişki kurmalılar. Ne izliyorlar ne ile karşı karşıyalar, hangi içerikleri tüketiyorlar, bunları yakından takip etmeleri, izlemeleri gerekiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da 2 okulda yaşanan saldırılar üzerinden diğer çocuklarda kaygı yaratılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Alınacak tedbirler konusunda ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Adıgüzel, "Bu tarz şok etkisi yaratan olaylarla karşı karşıya kaldığımızda, olayları anlamlandırmaya çalışırız ve bu olaylara bir açıklama getirme ihtiyacı içerisinde oluruz. Bu, bir nebze kaygımızı dindirmek için ihtiyaç duyduğumuz bir şeydir. Ancak bu arayışın, bizi gerçekten uzaklaştırmaması gerekir. Çünkü şiddet eylemleri, tek bir nedenle, tek bir sebeple açıklanamayacak kadar karmaşık ve etkileşimsel bir sürecin sonucu olarak karşımıza çıkar" dedi.</p>

<p><strong>"TOPLUMLA UYUMUMUZ BELİRLEYİCİ BİR UNSUR"</strong></p>

<p>Adıgüzel, şiddet eylemlerini ortaya çıkaran faktörlere ilişkin, "Son dönemde televizyonlarda da çok duyduğumuz 'Oyun oynadığı için böyle davrandı, izlediği dizilerden, filmlerden etkilendi, böyle oldu' gibi yaklaşımlar olduğunu görürüz. Kuşkusuz bunlar, şiddet eylemleri üzerinde etkisi olan durumlar olmakla beraber, şiddet eylemlerini sadece bunlarla açıklayamayız. Peki, nasıl bakmamız gerekir? Şiddet eylemlerinde belirleyici etkenlerden biri bireysel unsurlar, yani bireysel faktörlerdir. Kişinin psikolojik iyilik hali, duygu durumunu yönetebilme becerisi, dürtü kontrol becerisi gibi durumlar bireysel faktörler olarak ele alınır. Bununla beraber ebeveynlerle ilgili faktörler de söz konusudur. Nasıl bir ebeveynlik tutumuyla yetiştiğimiz, ihmal ve istismar gibi durumların hayatımızda var olup olmadığı, travmatik yaşam deneyimlerine sahip olup olmamamız yine bu aile etkenleri içerisinde değerlendirebileceğimiz başlıklardır. Bununla birlikte, şiddete etki eden faktörlerden biri de çevresel faktörlerdir. Kişinin içinde bulunduğu sosyoekonomik durum, dışlanma, zorbalığa maruz kalma gibi öykülere sahip olup olmaması da şiddet için belirleyici faktörler arasında yer alır. Bir başka etkeni de toplumsal ve kurumsal etkenler olarak tanımlayabiliriz. İçinde bulunduğumuz toplumla uyumumuz burada belirleyici bir unsur olarak karşımıza çıkar. Çocuğun ihtiyaç duyduğu kurumlara erişebilmesi ve ulaşabilmesi de bu konuda önemli bir belirleyicidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'EĞİTSEL MÜFREDATLARIN HAZIRLANMASINA İHTİYAÇ VAR'</strong></p>

<p>Hukuki ve güvenlikle ilgili tedbirlere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Adıgüzel, "Televizyonlarda sıkça karşılaştığımız, okul bahçelerinde güvenlik görevlilerinin bulunmasına yönelik önerileri değerlendirecek olursak, kuşkusuz bu önemli bir öneridir; ancak problemi tek başına çözmeyecektir. Hukuki tedbirlere, güvenlik önlemlerine ve eğitsel önlemlere ihtiyacımız vardır. Çocuğun doğasına uygun eğitsel müfredatların hazırlanmasına ihtiyaç vardır. Ayrıca sağlıkla ilgili politikalara da ihtiyaç duyulmaktadır. Koruyucu ve önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi bu bağlamda önemlidir. Bu hizmetlere erişimin kolaylaştırılması da önemli bir süreç olacaktır. Bununla birlikte, ebeveyn eğitimlerinin güçlendirilmesi ve artırılması da koruyucu faktörler arasında yer alır. Meslektaşlarımızla birlikte bu konuyu ciddi düzeyde değerlendiriyoruz ve bu konularla ilgili istişareler gerçekleştiriyoruz. Elbette ki bu çok üzüntü verici bir olaydır. Ne yazık ki bu tür olaylar deneyimledik ve toplum olarak çok üzüldük, kaygılandık. Bu olay yaşandıktan sonra ebeveynlerin kaygı düzeyinin yükselmesi kadar doğal bir şey yoktur. Aynı şekilde, çocukların kaygı düzeylerinin yükselmesi de son derece doğaldır. Ancak bununla birlikte şunu unutmamamız gerekir; bazen olaylara verilen tepkiler, olayların kendisinden daha zorlayıcı bir hal alabilir. Bu tepkiler, çocuklar için daha büyük tahribatlar yaratabilir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"ÇOCUĞUN İLACI YİNE ÇOCUKTUR"</strong></p>

<p>Ebeveynlerin, kaygı ile birlikte çocukları okula göndermeme eğilimi içerisinde olduğunu belirten Psikolog Adıgüzel, "Çocukları okula göndermemek ya da onları çok sayıda uyarıyla göndermek; 'Şunlardan uzak dur, bunlarla konuşma, şöyle davranan çocuklarla arkadaşlık etme' gibi tembihlerde bulunmak sıkça karşılaşılan durumlardır. Ya da çocukla birlikte okula gidip okul bahçesinde, kapının önünde beklemek; evden ayrılırken her zamankinden daha fazla sarılmak, öpmek, koklamak; endişeli ve kaygılı bir beden diliyle çocuğu uğurlamak gibi tutumlar sergilenmektedir. Bunlar iyi niyetle yapılan hatalardır. Biz bunları yaparken çocuğu koruduğumuza inanırız ancak bu tür davranışların çocuğun kaygı düzeyini genel olarak artırdığını biliyoruz. Bu dönemlerde çocuğun en çok neye ihtiyacı vardır diye sorarsak, cevap; güven duygusudur. Güven duygusunu bizim tesis etmemiz gerekir. Sürekli 'Her yer tehlikeli ve sen sürekli kendini korumalısın' gibi bir algıyla çocukları uğurlamak, onların kaygı düzeyini artıracaktır. Çocukların, yetkililerin aldığı önlemlere inanmasına ve yetişkinlerin onları koruduğuna güven duymasına ihtiyaç vardır. Çocukları akranlarıyla bir araya getirmeye de ihtiyaç vardır. Sıkça söylediğimiz bir ifade vardır; ‘Çocuğun ilacı yine çocuktur’" diye konuştu.</p>

<p><strong>"TOPLUMSAL DÜZEYDE BİR HAREKETE İHTİYAÇ VARDIR"</strong></p>

<p>Maruz kalınan içeriklerin, duygu durumu üzerinde etkili olduğunu söyleyen Adıgüzel, bunları bir olayı ya da bir davranışı açıklarken tek bir sebepmiş gibi sunmanın, gerçeklikten uzaklaştırdığını belirtti. Adıgüzel, ebeveynlerin kaygı yaratmadan çocuklarını takip etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Onlarla yakından ilişki kurmalı; ne izlediklerini, neyle karşı karşıya olduklarını, hangi içerikleri tükettiklerini bilmelidirler. Ancak bu konuda ebeveynleri aşırı endişelendirecek bir yaklaşım içinde de olmamak gerekir. 'Oyun oynayan çocuklar böyle davranır' gibi genellemeler hem ebeveynlerin hem de çocukların kaygısını artırır. Elbette şiddet içeriklerini sağlıklı bulmuyoruz; ancak mesele yalnızca içerik değildir. Hatta çoğu zaman en belirleyici unsur, içerikten ziyade maruz kalma süresidir. 8 ya da 9 yaşındaki bir çocuğun günde 7-8 saat boyunca en temiz içeriğe bile maruz kalması sağlıklı değildir. Yani sadece ne oynadığı değil, ne kadar oynadığı da önemlidir. Bir diğer önemli etken ise çocuğun bu oyunu neyin yerine koyduğudur. Son dönemde karşılaştığımız önemli sorun alanlarından biri de budur. Çocuklar parkta oyun oynamak yerine bilgisayarda oyun oynamayı tercih etmektedir. Arkadaşlarıyla yüz yüze sohbet etmek yerine dijital platformları kullanmaktadır. Hatta bazı durumlarda arkadaşlarıyla iletişim kurmak yerine bireysel oyunları tercih edebilmektedirler. Bu konuyu sadece ebeveynlerle açıklamak da doğru değildir; bu durumda ebeveynlere haksızlık yapılmış olur. Bu yalnızca anne babanın çocuğunu ekrandan uzaklaştırmasıyla çözülebilecek bir konu değildir. Bu nedenle toplumsal düzeyde bir harekete ihtiyaç vardır" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/okul-saldirilari-sonrasi-uzmanlardan-cok-yonlu-cozum-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/4124124.jpg" type="image/jpeg" length="79147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meclis'te 23 Nisan programı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mecliste-23-nisan-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mecliste-23-nisan-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, TBMM'nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM'nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle 20-24 Nisan'da kutlamalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Çocukların bilim, spor, kültür ve sanatla iç içe olacağı program yarın başlayacak, "Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi Etkinliği" kapsamında 24 Nisan'a kadar açık olacak alanda çocuklar için birçok etkinlik düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"23 Nisan TBMM Kupası" ile "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim, Şiir ve Kompozisyon Yarışmaları"nın ödül törenleri yapılacak. "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim Yarışması Sergisi" ve "Küçük Eller Büyük Dilekler Sergisi", TBMM Şeref Holü'nde ziyarete açılacak.</p>

<p><strong>TBMM ÇOCUK ÖZEL OTURUMU YAPILACAK</strong></p>

<p>Genel Kurul'da yarın "TBMM Çocuk Özel Oturumu" gerçekleştirilecek.</p>

<p>21 Nisan Salı günü "Çocuk Forumu" ile "Küçük Eller Büyük Dilekler" projelerine katılan çocuklara sertifika verilecek. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 22 Nisan Çarşamba günü Meclis Tören Salonu'nda dünya çocuklarını kabul edecek.</p>

<p><strong>ANITKABİR ZİYARET EDİLECEK</strong></p>

<p>TBMM'nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenecek ilk resmi tören, 23 Nisan Perşembe günü TBMM Başkanı Kurtulmuş'un TBMM Atatürk Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başlayacak. Anıtkabir'i ziyaret edecek olan Kurtulmuş, Birinci TBMM Binası'ndaki törene katılacak, daha sonra TBMM Mermerli Salon'da kutlamaları kabul edecek.</p>

<p>Kurtulmuş, TBMM Başkanlık makamını temsili olarak çocuklara devredecek. Genel Kurul'da, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında "23 Nisan Özel Oturumu" yapılacak. TBMM Tören Salonu'nda resepsiyon verilecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mecliste-23-nisan-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/tbmm41412421.jpg" type="image/jpeg" length="76166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Valinin oğlu tecavüz edip Gülistan Doku'yu öldürdü, cinayetin izlerini silmek için devletin imkanları devreye sokuldu']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/valinin-oglu-tecavuz-edip-gulistan-dokuyu-oldurdu-cinayetin-izlerini-silmek-icin-devletin-imkanlari-devreye-sokuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/valinin-oglu-tecavuz-edip-gulistan-dokuyu-oldurdu-cinayetin-izlerini-silmek-icin-devletin-imkanlari-devreye-sokuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 'Gülistan Doku' soruşturmasıyla ilgili açıklamasında dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlunu işaret ederek "Uyuşturucu kullanan oğlu, Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor. Daha sonra Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor. Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli'de 2020 yılından beri kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku'yla ilgili soruşturmada ortaya çıkan yeni bilgiler ve bu kapsamda yapılan tutuklamalar olayın karanlık boyutunu ortaya koydu.</p>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, olayın nasıl yaşandığını ve üstünün örtülmesi için yapılanları çok çarpıcı biçimde anlattı.</p>

<p>Çömez'in anlatımı şöyle:</p>

<p><strong>"VALİNİN OĞLU DOKU'YA TECAVÜZ EDİP ÖLDÜRÜYOR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yer: Tunceli… AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş… İddiaya göre; Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor. Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor. Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>"İZLERİ YOK ETMEK İÇİN TÜM İMKANLAR DEVREDE"</strong></p>

<p>Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor. Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor. Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor. Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor. Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor. Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.</p>

<p><strong>"KAYDI SİLEN BAŞHEKİM ÖDÜLLENDİRİLİYOR"</strong></p>

<p>Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor. Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor. Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.</p>

<p><strong>"KATİL OĞUL EĞLENCELİ HAYATINA DEVAM EDİYOR"</strong></p>

<p>Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri… Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>"BAŞINIZI YASTIĞA NASIL KOYUYORSUNUZ?"</strong></p>

<p>Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti. “Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi… Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler. Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı. Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz? Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/valinin-oglu-tecavuz-edip-gulistan-dokuyu-oldurdu-cinayetin-izlerini-silmek-icin-devletin-imkanlari-devreye-sokuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/gulistan-doku214412.jpg" type="image/jpeg" length="36754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç doktorun feci ölümü: Otomobil kontrolden çıktı, alev topuna döndü]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/genc-doktorun-feci-olumu-otomobil-kontrolden-cikti-alev-topuna-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/genc-doktorun-feci-olumu-otomobil-kontrolden-cikti-alev-topuna-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Direksiyon hâkimiyetini kaybederek bariyerlere çarpan araçta çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Sürücü Dr. Beyza Nur Pürmüs kurtarılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'de bariyerlere çarptıktan sonra yanan otomobilin sürücüsü, Doktor Beyza Nur Pürmüs (25), hayatını kaybetti.</p>

<p>Kaza, saat 19.00 sıralarında İzmir-Aydın Otoyolu Havalimanı gişelerinde meydana geldi. İddiaya göre, Beyza Nur Pürmüs idaresindeki 35 CPT 125 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu beton bariyerlere çarptı.</p>

<p>Çarpmanın etkisiyle otomobilde çıkan yangın, kısa sürede büyüdü. İhbar üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.</p>

<p>Otomobildeki yangının söndürülmesinin ardından yapılan incelemede sürücünün hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı</p>

<p><strong>HASTANEDEN TAZİYE MESAJI</strong></p>

<p>İzmir'de Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Patoloji Asistanı olarak görev yaptığı öğrenilen Dr. Beyza Nur Pürmüs’ün ölümü üzerine hastaneden bir taziye mesajı yayımlandı.</p>

<p>“Hastanemiz Patoloji Asistanı Dr. Beyza Nur Pürmüs’ün vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız” ifadelerine yer verilen açıklamada ayrıca cenaze programına ilişkin bilgi de paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, Dr. Beyza Nur Pürmüs’ün cenazesi 19 Nisan 2026 Pazar günü, ikindi namazını müteakiben Evka 2 Merkez Camii’nden kaldırılacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/genc-doktorun-feci-olumu-otomobil-kontrolden-cikti-alev-topuna-dondu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/142421214-16.jpg" type="image/jpeg" length="49213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den 'askeri yapay zekâ teşkilatı kurulmalı' önerisi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpden-askeri-yapay-zeka-teskilati-kurulmali-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpden-askeri-yapay-zeka-teskilati-kurulmali-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde yapay zekâ temelli askeri karar sistemleri geliştirilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, devam eden 3 bin 500 savunma projesinin önceliklendirilmesi, kısıtlı kaynakların milli güvenlik açısından acil ve kritik projelere tahsis edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kadar acil ihtiyaç varken, sınırlı kaynakları doğrudan harekata katkısı sınırlı bir uçak gemisine ayırmak, askeri değil, siyasi bir tercihtir. Öncelik, sahaya hızlı etki edecek projelere verilmelidir. Bu nedenle uçak gemisi ve benzeri projeler, ekonomik şartların da uygun olacağı bir döneme ertelenmelidir. S-400 tedariki büyük bir hatadır" dedi.</p>

<p>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları nedeniyle üzüntülü olduklarını, yaşanan acının tarifinin bulunmadığını söyleyen Bağcıoğlu, "Ama devletin sorumlu makamlarında olanların sadece üzüntü duymaları değil, görev ve sorumluluklarını da hatırlamaları milletimizin ortak isteğidir. Bu sorun birçok değişik alanda kapsamlı tedbirler alınmasını gerektiren vahim bir hale gelmiştir. Fiziki önlemler kapsamında; görev süresi dolan uzman çavuşların uygun şartlarla okullarda güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesine yönelik TBMM Milli Savunma Komisyonu Sözcümüz tarafından verilen yasa teklifinin önemi, son dönemde yaşanan silahlı saldırılarda bir kez daha ortaya çıkmıştır” diye konuştu.</p>

<p><img alt="1424214-1" height="340" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/1424214-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>“Sınırlı kaynakları uçak gemisine ayırmak askerî değil, siyasi bir tercihtir”</strong></p>

<p>Bağcıoğlu, Türkiye açısından savunma önceliklerinin yeniden tanımlanmasının zorunlu olduğunu, milli güvenliği siyaset üstü gördüklerini vurguladı. İnsansız sistemlerin savaş alanındaki rolünün, maliyet ve etkinlik dengesi üzerinden köklü bir değişime işaret ettiğini aktaran Bağcıoğlu, "Gelişen füze kabiliyetleri, uçak gemisi harekatını kısıtlamakta, bazı durumlarda uçak gemileri harekat alanından eskisinden daha da uzaklaşmak zorunda kalmaktadır. Bunu en son İran savaşında gördük. Türkiye için yapılması gereken, devam eden 3 bin 500 savunma projesinin önceliklendirilmesi ve kısıtlı kaynaklarımızın milli güvenliğimiz açısından acil ve kritik projelere tahsis edilmesidir. Bu kadar acil ihtiyaç varken, sınırlı kaynakları doğrudan harekata katkısı sınırlı bir uçak gemisine ayırmak askeri değil siyasi bir tercihtir. Öncelik sahaya hızlı etki edecek projelere verilmelidir. Bu nedenle uçak gemisi ve benzeri projeler, ekonomik şartların da uygun olacağı bir döneme ertelenmelidir" dedi.</p>

<p><strong>"Büyük ihtimalle, S-400 hatalı muhakeme doğrultusunda siyasi tercihle envantere dahil edilmiştir"</strong></p>

<p>Tehditlerin artık sadece cephelerde veya harekat alanlarında silahla değil, algı faaliyetleri ile ekonomide, tarımda, eğitimde, siber ortamda ve yaşamın her alanında toplumun azim ve iradesini etkileyecek şekilde ortaya çıktığına işaret eden Yankı Bağcıoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Milli Güvenliğimizin temeli; teknolojik egemenlik, askeri caydırıcılık, bilgi üstünlüğü, etkin kriz yönetiminin yanı sıra kriz anlarında dirençli bir toplumsal yapıdır. Adaletli, demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayanan, hak ve özgürlüklerin korunduğu uygulamalar ve kimsenin ötekileştirilmediği birleştirici politikalarla toplumsal dirençlilik güçlendirilmelidir. Aksi takdirde buna sahip olmayan devletlerin nelerle karşılaştığını çok yakın geçmişte gördük. Bölgemizdeki çatışmalardan alınan en önemli ders; ‘etkin muharip hava gücü’ ile ‘füze ve hava savunmasıdır.’ Hava üstünlüğünü sağlayan taraf, savaşın temposunu ve sonucunu belirlemektedir. TSK’nın, modern harp silah ve araçları ile de zaman kaybı olmadan donatılması zorunludur. Çevremizdeki devletler bir plan dahilinde muharip hava güçlerinin kabiliyetlerini artırmaya devam etmektedir. Son 23 yılda TSK envanterine sadece 30 civarı savaş uçağı katılırken son 14 yılda hiç katılım olmamışken bölge ülkeleri yeni nesil uçaklar alarak hava üstünlüğü konusunda ciddi stratejik riskler yaratmıştır. S-400 tedariki büyük bir hatadır ve çok büyük ihtimalle harekât ihtiyaç makamlarının görüşü dikkate alınmadan hatalı muhakeme doğrultusunda siyasi tercihle envantere dahil edilmiştir.</p>

<p><strong>“Çelik Kubbe projesi, hayata geçirilmeli”</strong></p>

<p>Çevremizdeki devletler onlarca yıl önce Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemleri projelerini hayata geçirirken, Çelik Kubbe projesine ancak 2024’te başlanabilmiştir. Balistik füzelerin müttefik unsurlar tarafından vurulması, hava savunma kapasitesinde dışa bağımlılığın halen kritik bir risk alanı olduğunu göstermektedir. S-400’e tahsis edilen kaynaklar yıllar önce milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine tahsis edilseydi mevcut durumda S-400’den çok daha güvenilir ve geliştirmeye açık milli sistemlerimiz olabilirdi. Çelik Kubbe projesi, yönlendirilmiş enerji teknolojilerini de kapsayacak şekilde bütün bileşenleriyle süratle hayata geçirilmelidir. Kritik tesislerin hava savunması ve kuvvet koruma tedbirleri güçlendirilmelidir."</p>

<p><strong>“Geri bölge emniyetinin sağlanmasına azami gayret gösterilmelidir”</strong></p>

<p>Yankı Bağcıoğlu, izinsiz geçişleri engelleyecek şekilde deniz ve kara hudutlarına yönelik güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğine işaret ederek, İHA’lar, gözetleme ve tespit sensör sistemleri, fiziksel engellerle bütünleşik sınır koruma sistemlerinin etkinliğinin artırılması, bu tedbirlerin gözden geçirilmesi, hudut birliklerinin, sınır güvenliği konusunda eğitimli, donanımlı ve uzmanlaşmış personelden oluşmasının sağlanması önerilerinde bulundu. Kriz, çatışma ve savaş döneminde, geri bölge emniyetinin sağlanmasına azami gayret gösterilmesi, stratejik ve kritik tesisler ile yüksek önemdeki kişilerin, barış zamanından itibaren korunmasının önemine işaret eden Bağcıoğlu, sabotaj, suikast ve iç karışıklık gibi eylemlere karşı emniyeti tesis edecek, koordineli çalışan istihbarat ve güvenlik sistemi oluşturulması gerektiğini de söyledi.</p>

<p><strong>"Sosyal medya paylaşımları farkında olmadan operasyonel bilgi sızdırabilir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilişim sistemleri, cep telefonları ve dijital ağlar üzerinden sürekli veri toplanabildiğini, elektronik sistemlerin, konum, hareket ve davranış kalıpları üzerinden istihbarat üretimine açık olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sosyal medya paylaşımları farkında olmadan operasyonel bilgi sızdırabilir. Sahadan gelen askeri veriler kadar; açık kaynak istihbaratı, algı yönetimi ve küresel kamuoyu tepkisi de eş zamanlı izlenmektedir. Sosyal medya yalnızca iletişim değil, aynı zamanda bir etki ve karar destek alanıdır. Kontrolsüz paylaşımlar doğrudan milli güvenlik riski üretir. Bu nedenle kurumsal ve bireysel düzeyde disiplinli kullanım sağlanmalıdır. Siber Kapasite, günümüzün en büyük tehdidi. Kritik altyapılar için entegre ve proaktif siber savunma mimarisi kurulmalı ve etkin olarak işletilmelidir.</p>

<p><strong>"Millî Savunma Bakanlığı içerisinde ‘askeri yapay zekâ teşkilatı’ kurulmalı"</strong></p>

<p>Siber güvenlik, milli güvenlik politikalarının kritik bir unsuru olarak stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalı hem devlet kurumlarımızı hem de vatandaşlarımızın kişisel verilerini siber tehditlere karşı savunacak bir düzenleme ortaya konulmalıdır. Yapay zeka destekli karar sistemleri, güvenlik ve askeri hareket bağlamında dışında kalacak bir durum değil. Kritik karar süreçlerini hızlandıracak ve mevcut komuta kontrol sistemlerinin birer parçası olacak şekilde tercihen milli yapay zekâ altyapısı geliştirilmeli ve Millî Savunma Bakanlığı içerisinde ‘askeri yapay zekâ teşkilatı’ kurulmalıdır."</p>

<p><strong>"Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin dünyanın her yerinde anlık izlenmesi kritik hale gelmiştir"</strong></p>

<p>Deniz ticareti güvenliği konusuna, ABD ve İran arasındaki Hürmüz Boğazı gerilimlerini örnek göstererek değinen Bağcıoğlu, “Savaş, ticari gemilerin ve deniz hatlarının küresel ölçekte risk altında olduğunu göstermiştir. Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin dünyanın her yerinde anlık izlenmesi ve tehditlere karşı zamanında uyarılması kritik hale gelmiştir. Türk deniz ticaret filosu için küresel izleme, erken uyarı ve koordinasyon sağlayacak kurumsal yapı güçlendirilmelidir” diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpden-askeri-yapay-zeka-teskilati-kurulmali-onerisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/askeri-yapay-zeka42112.jpg" type="image/jpeg" length="18578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Aylin Nazlıaka’dan Gülistan Doku çıkışı: 'Bu dosya bir hesaplaşmanın başlangıcı olmalı']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-aylin-nazliakadan-gulistan-doku-cikisi-bu-dosya-bir-hesaplasmanin-baslangici-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-aylin-nazliakadan-gulistan-doku-cikisi-bu-dosya-bir-hesaplasmanin-baslangici-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Aylin Nazlıaka, Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmelerin yalnızca bu dosyayı değil, “şüpheli ölüm” olarak kapatılan tüm dosyaları da kapsayan bir hesaplaşma başlatması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelere ilişkin, "Bu dosyada ortaya çıkan her bir gerçek, yalnızca Gülistan için değil, 'şüpheli' denilerek kapatılan tüm dosyalar için de bir hesaplaşmanın başlangıcı olmalıdır. Çünkü burada mesele örgütlü bir ihmalin, korunan bir suç zincirinin ortaya çıkarılmasıdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nazlıaka, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gülistan Doku dosyasında tutuklu sayısının 10’a yükseldiğini anımsattı. Dönemin Valisi Tuncay Sonel ile Tunceli Hastanesi’nde görev yapan ve delilleri yok ettiği iddia edilen Çağdaş Özdemir’in ifade işlemlerinin sürdüğünü belirten Nazlıaka, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu tablo, zincirleme bir suç düzeniyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Delillerin karartılması, dosyaların rafta bekletilmesi, sorumluların korunması… Bunların hiçbiri tesadüf değil; bunlar bir sistemin sonucudur. Biz yıllardır söylüyoruz; 'şüpheli ölüm' diye bir şey yoktur. Üzeri kapatılan dosyalar, korunan failler vardır. Altı yıl boyunca ilerlemeyen bir dosyanın bugün hareketlenmesi, ancak kamuoyu baskısı ve kararlı mücadeleyle mümkün olmuştur. Bu, adalet mekanizmasının kendiliğinden işlemediğinin açık bir kanıtıdır. Bugün gelinen noktada yapılması gereken açıktır: Bu dosyada ortaya çıkan her bir gerçek, yalnızca Gülistan için değil; 'şüpheli' denilerek kapatılan tüm dosyalar için de bir hesaplaşmanın başlangıcı olmalıdır. Çünkü burada mesele örgütlü bir ihmalin, korunan bir suç zincirinin ortaya çıkarılmasıdır. Biz, bu zincirin her halkasını açığa çıkarmak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiçbir hayat, hiçbir dosya, hiçbir gerçek karanlıkta bırakılmayacak."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-aylin-nazliakadan-gulistan-doku-cikisi-bu-dosya-bir-hesaplasmanin-baslangici-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/aylin-nazliaka421124.jpg" type="image/jpeg" length="53865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meclis gündeminde kritik düzenlemeler: Sosyal medya yasağı ve doğum izni]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/meclis-gundeminde-kritik-duzenlemeler-sosyal-medya-yasagi-ve-dogum-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/meclis-gundeminde-kritik-duzenlemeler-sosyal-medya-yasagi-ve-dogum-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’nin 106. açılış yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Meclis'te bu hafta çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okullarda düzenlenen silahlı saldırıların ardından bu tür saldırıların nedenlerinin araştırılması amacıyla komisyon kurulması planlanan Genel Kurul’da, 15 yaş altına sosyal medyanın yasaklanması ve kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine devam edilmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM’nin açılışının 106. yılı ve 23 Nisan kutlamaları kapsamında TBMM’de çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Genel Kurul’da pazartesi günü TBMM Çocuk Özel Oturumu yapılacak. Aynı gün, TBMM'nin ön bahçesinde “Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi" etkinliğinin açılışı gerçekleştirilecek.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle "23 Nisan TBMM Kupası" Ödül Töreni ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim, Şiir ve Kompozisyon Yarışmaları" Ödül Töreni gerçekleştirilecek, Şeref Holü’nde Millî Eğitim Bakanlığınca organize edilen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim Yarışması" Sergisi ile Dilekçe Komisyonu’nun "Küçük Eller Büyük Dilekler" sergisi açılacak.</p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 22 Nisan Çarşamba Tören Salonu'nda dünya çocuklarını kabul edecek. TBMM Başkanı Kurtulmuş ve siyasilerin katılımıyla, 23 Nisan Perşembe TBMM Atatürk Anıtı’nda tören düzenlenecek. Anıtkabir'i ziyaret edecek olan Kurtulmuş, Birinci TBMM Binası'ndaki törene katılacak, daha sonra TBMM Mermerli Salon'da kutlamaları kabul edecek. Kurtulmuş, TBMM Başkanlık makamını, temsili olarak çocuklara devredecek. Genel Kurulda, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında "23 Nisan Özel Oturumu" yapılacak. Numan Kurtulmuş akşam saatlerinde TBMM Tören Salonu'nda resepsiyon verecek.</p>

<p><strong>Genel Kurul’un gündemi doğum izni ve sosyal medya kanun teklifi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel Kurul’da bu hafta kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması ve sosyal medyanın 15 yaş altına yasaklanması ile ilgili kanun teklifinin görüşmelerine devam edilmesi bekleniyor. Toplam 28 madde olan teklifin şu ana kadar 15 maddesi kabul edildi.</p>

<p><strong>Sahipsiz köpeklerle ilgili düzenlemeler içeren kanunun sahadaki uygulamalarına ilişkin sunum yapılacak</strong></p>

<p>TBMM’de 22 Nisan Çarşamba Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklerin sahaya yansımasına ilişkin sunum gerçekleştirilecek. 2024 yılında değişiklikler yapılarak uygulamaya konulan kanun, sahipsiz hayvanlar, özellikle sahipsiz sokak köpeklerinin toplanması, bakımı ve sahiplendirilmesi ile ilgili düzenlemeler içeriyordu.</p>

<p>Siyasi partilerin grup toplantılarının salı ve çarşamba günü yapılması da bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/meclis-gundeminde-kritik-duzenlemeler-sosyal-medya-yasagi-ve-dogum-izni</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/tbmm222222-1.jpg" type="image/jpeg" length="15701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Bulut’tan TRT’ye yarı maraton tepkisi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-buluttan-trtye-yari-maraton-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-buluttan-trtye-yari-maraton-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, TRT’nin İstanbul Yarı Maratonu’nu yayınlamamasını eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, TRT'nin Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu'nu yayınlamamasını eleştirerek, "Herkesin vergileriyle yayın yapan, kamu yayıncısı olması gerekirken iktidarın borazanlığına soyunan TRT'yi kamuoyunun ve sporseverlerin vicdanına havale ediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İBB Spor İstanbul'un düzenlediği, dünyanın en iyi yarı maraton yarışları arasında gösterilen, sadece beş yıl önce dünya rekorunun kırıldığı Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu'nu 'yayın akışımız dolu' bahanesiyle yayınlamayan TRT, belgesel yayınlamayı ve stüdyodan yayın yapmayı tercih ediyor. Herkesin vergileriyle yayın yapan, kamu yayıncısı olması gerekirken iktidarın borazanlığına soyunan TRT'yi kamuoyunun ve sporseverlerin vicdanına havale ediyoruz."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-buluttan-trtye-yari-maraton-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/burhanettin-bulut-1.jpg" type="image/jpeg" length="25024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu’ndan Tom Barrack’a yanıt: 'Bu anlayış kabul edilemez']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglundan-tom-barracka-yanit-bu-anlayis-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglundan-tom-barracka-yanit-bu-anlayis-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında, "Göreve geldiği günden bu yana gaf üstüne gaf yapmaktan çekinmeyen bu Büyükelçinin, hükümet tarafından hala muhatap alınıyor olması acizliktir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın sözlerine tepki göstererek, "Göreve geldiği günden bu yana gaf üstüne gaf yapmaktan çekinmeyen bu Büyükelçinin, hükümet tarafından hâlâ muhatap alınıyor olması acizliktir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan açıklamada İmamoğlu, "ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin son açıklamalarını dikkatle takip ettim" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Büyükelçi Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda dile getirdiği ifadeler tüm diplomatik teamüllere aykırıdır" diyen İmamoğlu, "Demokrasiye mesafe koyan, monarşi ve “güçlü liderlik” modellerini öven bu yaklaşım, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal gerçekleriyle açık bir çelişki içindedir ve kabul edilemez" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İmamoğlu, şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti, bir monarşinin küllerinden doğmuş ve egemenliği kayıtsız şartsız millete veren bir iradenin eseridir. Bu topraklarda demokrasi, büyük bedeller ödenerek elde edilmiş bir kazanımdır. Dolayısıyla bu kazanımı anlamayan ya da alternatif rejim modellerini meşrulaştıran her yaklaşım, milletimiz nezdinde hak ettiği karşılığı bulur."</p>

<p>"Göreve geldiği günden bu yana gaf üstüne gaf yapmaktan çekinmeyen bu Büyükelçinin, hükümet tarafından hâlâ muhatap alınıyor olması acizliktir" diyen İmamoğlu, "Türkiye’nin yolu açıktır. Bizim pusulamız bellidir: demokrasi, hukuk ve millet iradesi" vurgusunda bulundu.</p>

<p><strong>BARRACK NE SÖYLEMİŞTİ?</strong></p>

<p>Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda, “Ortadoğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen, insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu" ifadelerini kullanmıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglundan-tom-barracka-yanit-bu-anlayis-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/ekrem-imamoglu21421.jpg" type="image/jpeg" length="67759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitimde kadro eksikliği tartışması büyüyor: 'Personel yok, bütçe faize gidiyor']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/egitimde-kadro-eksikligi-tartismasi-buyuyor-personel-yok-butce-faize-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/egitimde-kadro-eksikligi-tartismasi-buyuyor-personel-yok-butce-faize-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, eğitimdeki personel eksikliğini ve bütçe önceliklerini sert sözlerle eleştirdi. Kış, okullarda hemşire, temizlik ve güvenlik personeli eksikliğine dikkat çekerek bütçenin faize ayrıldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, eğitim sistemindeki personel eksikliğine dikkati çekerek, "Bugün Türkiye'de okullara 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi alınması gerekiyor. Bu istihdam, yalnızca 224 milyar lirayla sağlanabilirdi. Ama AKP bu kaynağı çocuklara değil, faize ayırmayı tercih etti" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kış, yaptığı açıklamada, yılın ilk çeyreğine ilişkin kamu harcama verilerini değerlendirerek, hükümetin bütçe politikalarını eleştirdi.</p>

<p>Kış, kamu harcamalarının büyük bölümünün faiz giderlerine ayrıldığını belirterek, "Kemer sıkma politikaları adı altında vatandaşa sabır telkin edenler, faize 411,4 milyar lirayı gözünü kırpmadan ödüyor. Ama çocuklarımızın güvenliği söz konusu olduğunda 'kaynak yok' diyorlar. Bu bir ekonomik zorunluluk değil, açık bir siyasi tercihtir" dedi.</p>

<p>Eğitim sistemindeki personel eksikliğini de gündeme getiren Kış, açıklamasında, "Bugün Türkiye’de okullara 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi alınması gerekiyor. Bu istihdam, yalnızca 224 milyar lirayla sağlanabilirdi. Ama AKP bu kaynağı çocuklara değil, faize ayırmayı tercih etti" ifadesini kullandı.</p>

<p>Kış, Kahramanmaraş'taki okul saldırısına da değinerek, "Bu yaşananlar bir kaza değil, bir ihmaller zinciridir. Denetim yok, personel yok, önlem yok… Çünkü bütçede öncelik yok. Eğer bu kadrolar zamanında oluşturulmuş olsaydı, bugün bu acıyı konuşmuyor olabilirdik" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bütçe tercihlerini eleştiren Kış, şunları kaydetti:</p>

<p>"Saray, harcamayı biliyor ama sorumluluk almayı bilmiyor. Bakanlar kaynak bulamamaktan değil, yanlış yere harcamaktan sorumludur. Bu ülkenin çocukları, öğretmenleri, vatandaşları bu yanlış tercihlerin bedelini canıyla ödüyor. Bu ülkede mesele kaynak yokluğu değil, vicdan yokluğudur. Faize milyarlar bulanlar, çocukların güvenliğine kaynak bulamıyorsa bu bir yönetim krizi değil, bir ahlak krizidir."</p>

<p>Kış ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in istifasını istedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/egitimde-kadro-eksikligi-tartismasi-buyuyor-personel-yok-butce-faize-gidiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/okullar14142.jpg" type="image/jpeg" length="81101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’dan Gülistan Doku soruşturması sonrası dikkat çeken açıklama]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/rabia-nazin-babasi-saban-vatandan-gulistan-doku-sorusturmasi-sonrasi-dikkat-ceken-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rabia-nazin-babasi-saban-vatandan-gulistan-doku-sorusturmasi-sonrasi-dikkat-ceken-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeler sonrası adalet çağrısını yineledi. Vatan, yürütülen yeni süreçlerin kendileri için “umut verici” olduğunu belirterek etkin soruşturma talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gülistan Doku soruşturmasının ardından konuşan Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan, "Umutluyum; gelinen süreç, tüm toplumun takibinde. Bu süreç bizim için umuttur" dedi. Vatan, dosyanın yeniden ve etkin şekilde soruşturulmasını talep ederek adalet çağrısını yineledi.</p>

<p>Giresun'da 8 yıl önce evlerinin önünde yaralı bulunup, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden, savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verilen Rabia Naz Vatan'ın (11) babası Şaban Vatan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor’ açıklamasına ilişkin “Umutluyum; gelinen süreç, tüm toplumun takibinde. Bu süreç bizim için umuttur” dedi.</p>

<p>Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018'de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi'ndeki evlerinin önünde yaralı bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından hastaneye kaldırılan Rabia Naz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Rabia Naz Vatan’ın ölüm nedeninin tespiti için Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda ölümün, genel beden travmasına bağlı kırık ve iç organ yaralanması sonucu meydana geldiği, yüksekten düşme ile uyumlu olduğu kaydedildi. Aile ise kızlarına otomobil çarptığını ve yaralı olarak evin önüne bırakıldığını iddia etti. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada; Rabia Naz Vatan'ın ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Kararda küçük kızın ölümünün yüksekten düşme sonucu meydana geldiği, başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde bir delil tespit edilemediğine yer verildi. 130 kişinin tanık olarak dinlendiği kaydedilen açıklamada, "Tüm dosya kapsamından, Rabia Naz Vatan'ın evinin çatısından düşerek vefat ettiği kanaatine varılmış, başka birinin kusuru tespit edilemeyen olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" ifadesi kullanıldı.</p>

<p><strong>"İNŞALLAH ARTIK GEREKEN YAPILIR"</strong></p>

<p>Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, Dersim'de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmelerin ardından konuştu. Ziyaret ettiği kızının kabrine çiçek bırakıp, Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nü aradığını belirterek “İnşallah artık gereken yapılır” dedi.</p>

<p><strong>"GÜÇ ALIR GİBİ SIMSIKI ELİMİ SIKMIŞTI"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay günü yaşadıklarını anlatan Şaban Vatan, “Rabia Naz, okuldan çıktıktan sonra gittiği eczanedeki annesinin yanından ayrılıyor. Öncesinde kırtasiyeye gitmiş, arkadaşlarıyla dondurma alıp yemişler. Annesinin yanından ayrıldıktan sonraki süreçte Rabia Naz’a ne olduğu hala ortaya çıkmadı. O gün saat 17.17’de bana bir telefon geldi. Trabzon’un Beşikdüzü ilçesindeydim. ‘Naz’a bir şey olmuş, yüzünde de bir şey var. Yolun kenarında duruyor’ dendi. Ben o panikle Eynesil’e geldim. O panikle yolda 112’yi aramıştım. Ambulans gelmişti ve Rabia Naz sırt üzeri yolun kenarına, iş yerimin önündeki kısma bırakılmıştı. Bulunduğu yerde sürüklenme gibi hiçbir iz yoktu. Bir çocuğu sırt üzeri bırakıp kaçmışlar gibiydi. Sırtında okul çantası olması gerekirdi, o bile yoktu. Hastaneye gitti ve Rabia Naz yaşıyordu. Yavrum acı içerisinde kıvranıyordu, ambulans içerisinde çığlık atmış. Sağ tarafında kan vardı ama burnu bile kanamamıştı. Aynı zamanda ayağında açık ve ciddi büyüklükte bir yara vardı. Kemikleri görünüyordu ama yaranın etrafında kan yoktu. Beni odadan çıkardılar. Kızıma cesaret vermek için elini tutmuş, ‘Kızım korkma, yanındayım’ demiştim. Güç alır gibi sımsıkı elimi sıkmıştı. Biz umutluyduk ve sadece ayağındaki yaradan ötürü endişemiz vardı. Naz’ın okul çantasını aramaya başladık. Olay yeri inceleme saat 20.00’a kadar da inceleme yapmış. Her yer arandı ama çantayı bulamadık. Bir süre sonra acildeki doktor, Rabia’yı kaybettiğimizi söyledi. Morg kısmının kapısında kızımızı bekledik. Hastane sedyesinden morg sedyesine kendim aldım. Rabia Naz’a araç çarptığı net olarak belliydi hatta fail araç aranıyordu” diye konuştu.</p>

<p><strong>"KATİLLERİN HAK ETTİKLERİ CEZALARI ALMASINI İSTİYORUZ"</strong></p>

<p>Kızının okul çantasını sakladığını söyleyen Vatan, “Sayın Bakan Beyin şu anda yaptığı açıklamalara göre Rabia Naz, Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku ile ilgili biz, katillerin yargılanmasını, hak ettikleri cezaları almasını istiyoruz. Rabia Naz’a araç çarptığı anda hastaneye yetiştirilmiş olsaydı, yaşayacaktı ki zaten yaşıyordu. İç organlarında hasar yoktu. Ölümüne de sebep oldular. Rabia Naz’ın okul çantası burada. Çantası bana takipsizlik kararı sonrasında verildi. Aldıktan sonra hiçbir yerine dokunmadım. Adli torbada olduğu gibi duruyor. Hiç açmadım ki tekrar incelensin diye. Çantanın altında simsiyah çizgili bir iz var; üzerinden bir şey geçmiş gibi. Araç lastik izi olma olasılığı çok yüksek. Rabia Naz’ın okul çantasında hiçbir ize rastlanmıyor. Çantayı tutuğu yer belli, her gün sırtına aldı, ders saatlerinde çantasını açıp kapattı. Rabia’nın parmak izi, naylon dokulu bir çantada nasıl olmaz? "ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"BEDELLER ÖDEDİK"</strong></p>

<p>Şaban Vatan, devamında şöyle konuştu: “12 Nisan, Rabia Naz’ın ölüm yıl dönümüydü. Onun ardından gündeme gelen Gülistan Doku olayını Sayın Bakan Bey de yakından takip ediyormuş. Özel kalemini arayarak, bu konuyla ilgili bilgi almak istedim ve randevu talep ettim. Biz de bildiğimiz ve süreçte elde ettiğimiz tüm verileri Bakan beye aktarmak istiyoruz. Bir ekip kurulmuş, bu ekiple sağlıklı sonuçlara gidilmesini bekliyoruz. Gülistan Doku’nun ardındaki süreç bize umut oldu. Bakan Beyin duyarlılığının farkındayız. Çabaladık ve anlatmaya çalıştık hatta bedeller ödedik. Gülistan Doku ve Dorukhan Büyükışık dosyaları hepsini anlatıyor. Rabia Naz da Rojin Kabaiş de aynıdır. Her can önemlidir. Biz, her şeyin en etkin şekilde yeniden soruşturulmasının başlatılmasını istiyoruz. Kurmuş olduğu ekibin özveriyle çalışmasını ve bizlerle de aile olarak görüşülmesini istiyoruz.”</p>

<p><strong>"BU SAATTEN SONRA İNŞALLAH SONUCA GİDİLİR"</strong></p>

<p>Vatan, “8 yıl içerisinde bizler de bilgiler elde ettik ve sunacak olduğumuz bir yer yoktu. Bu saatten sonra inşallah sonuca gidilir. Dorukhan Büyükışık cinayetinde çok ümitlenmiştim. Gülistan Doku olayını da hep yakından takip ettik. Umut ediyoruz ki Gülistan’ın da bedeni inşallah bulunur. Umutluyum; gelinen süreç, tüm toplumun takibinde. Bu süreç bizim için umuttur. Sayın Bakanın da bu konuda tam yetkisi var. Biz de Sayın Bakandan bunu bekliyorduk. Bakanımız da Rabia Naz ve Rojin Kabaiş için de özel inceleme yapılacağını belirtmiş. Sadece adalet istiyoruz” dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/rabia-nazin-babasi-saban-vatandan-gulistan-doku-sorusturmasi-sonrasi-dikkat-ceken-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/saban-vatan12421.jpg" type="image/jpeg" length="17082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli maaşlarında yeni tablo: Zam oranı ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/emekli-maaslarinda-yeni-tablo-zam-orani-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/emekli-maaslarinda-yeni-tablo-zam-orani-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekliler, yüksek enflasyon nedeniyle eriyen aylıklarının ardından gözünü temmuzda yapılacak zamma çevirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) paylaştığı Piyasa Katılımcıları Anketi raporuna göre emeklilerin alacağı 6 aylık enflasyon farkı belli oldu. Paylaşılan beklenti anketine göre, enflasyonun nisanda yüzde 2,93, mayısta yüzde 1,82, haziranda ise yüzde 1,52 gelmesi bekleniyor. Rapordaki beklentilerin gerçekleşmesi halinde emeklilerin temmuz zammı yüzde 17,08 olarak kesinleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca emekli, enflasyon nedeniyle eriyen maaşların ardından gözünü temmuzda yapılacak maaş zammına çevirdi. Merkez Bankası'nın paylaştığı Piyasa Katılımcıları Anketi raporuna göre emeklilerin alacağı 6 aylık enflasyon farkı ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temmuz zammında da refah payı uygulamasına başvurulmayacak. SSK ve Bağ-Kur emeklisinin alacağı zam oranı, 6 aylık enflasyon farkıyla kesinleşecek. TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre, enflasyon ocak ayında yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta ise yüzde 1,94 oranında arttı. Böylece 3 aylık enflasyon yüzde 10,04 oldu.</p>

<p><strong>TEMMUZ ZAMMI YÜZDE 17,08 OLABİLİR!</strong></p>

<p>Merkez Bankası, geçtiğimiz hafta paylaştığı Piyasa Katılımcıları Anketi ile reel sektör ve finansal sektör katılımcılarının beklentilerine yer verirken, paylaşılan raporla emeklilere verilmesi planlanan 6 aylık enflasyon farkı da açığa çıkmış oldu. Paylaşılan beklenti anketine göre, enflasyonun nisanda yüzde 2,93, mayısta yüzde 1,82, haziranda ise yüzde 1,52 gelmesi bekleniyor. Rapordaki beklentilerin gerçekleşmesi halinde emeklilerin temmuz zammı yüzde 17,08 olarak kesinleşecek.</p>

<p>Söz konusu tahminlerin gerçekleşmesi halinde en düşük emekli aylığında da değişikliğe gidilecek. SGK mevzuatına göre emeklilerin yalnızca kök aylıklarında artış yaşanacak olsa da AKP ve MHP tarafından Meclis'e sunulacak düzenleme ile enflasyon farkı aynı oranda en düşük emekli aylığına da yansıtılacak. Halihazırda 20 bin TL seviyesinde olan en düşük emekli aylığı, yüzde 17,08'lik olası bir zam senaryosunda yıl sonuna kadar 23 bin 416 TL'ye yükselmiş olacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/emekli-maaslarinda-yeni-tablo-zam-orani-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/emekli4241224.jpg" type="image/jpeg" length="11203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek'e kritik infaz soruları]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/akin-gurleke-kritik-infaz-sorulari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/akin-gurleke-kritik-infaz-sorulari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesine yer verilmemesini TBMM gündemine taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, "12. Yargı Paketi kapsamında infaz düzenlemesine neden yer verilmemiştir? Bu konuda bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa neden yasalaşmamıştır" diye sordu.</p>

<p>Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından cevaplandırılması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi. Tanrıkulu, önergesinde şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Son dönemde kamuoyunda '12. Yargı Paketi' olarak bilinen düzenlemeye ilişkin tartışmalar devam etmektedir. Sayın Bakan tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu pakette infaz düzenlemesine yer verilmediği ifade edilmiştir. Öte yandan, ilgili komisyonun ilk toplantısında siyasi partiler arasında, adil ve eşitlikçi bir infaz yasasının hazırlanması gerektiği, çatışma ve şiddet olaylarında hayatını kaybeden yurttaşların yakınları ile gazilerin özlük hakları, tedavi giderleri ve ekonomik koşullarına ilişkin iyileştirme yapılması gerektiği hususlarında görüş birliği sağlandığı tutanaklara yansımıştır. Ancak bu iki önemli konuda herhangi bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmediği görülmektedir. Ayrıca Sayın Bakan'ın 'biz saraya gönderdik' şeklindeki ifadesi, yasama sürecinin işleyişine ilişkin Anayasal ilkeler bakımından tartışma yaratmıştır."</p>

<p>Bakan Gürlek'e şu soruları yöneltti:</p>

<p>"12. Yargı Paketi kapsamında infaz düzenlemesine neden yer verilmemiştir? Bu konuda bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa neden yasalaşmamıştır? Komisyon çalışmalarında siyasi partiler arasında mutabakata varıldığı ifade edilen 'adil infaz yasası'na ilişkin Bakanlığınızın somut bir hazırlığı bulunmakta mıdır?</p>

<p>İnfazda eşitliği sağlayacak, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve yargı güvencesini güçlendirecek bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır? Şehit yakınları ve gazilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesine yönelik olarak Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır? Bu konuda neden bir yasal düzenleme yapılmamıştır?</p>

<p>Sayın Bakan tarafından ifade edilen 'saraya gönderme' ifadesiyle kastedilen süreç nedir? Bakanlığınızın hazırladığı yasa taslakları hangi usulle ve hangi mercilere iletilmektedir? Yasa yapma yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu dikkate alındığında, yürütme organının yasa hazırlama sürecindeki rolü Anayasal çerçevede nasıl tanımlanmaktadır? 12. Yargı Paketi dışında, infaz sistemine ilişkin yeni bir düzenlemenin yakın dönemde Meclis gündemine getirilmesi planlanmakta mıdır?"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/akin-gurleke-kritik-infaz-sorulari</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/akin-gurlek-20.jpg" type="image/jpeg" length="24530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karadeniz’de maden gerilimi: Köylüler ayakta]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/karadenizde-maden-gerilimi-koyluler-ayakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/karadenizde-maden-gerilimi-koyluler-ayakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Tirebolu ilçesinde düzenlenen maden karşıtı mitingde, köylüler artan faaliyetlerin yaşam alanlarını yok ettiğini söyledi. Mitingde konuşan Esma Aydın, maden faaliyetleri nedeniyle su kaynaklarının kirlendiğini ve köy yaşamının ciddi şekilde zarar gördüğünü ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun’da artan madencilik faaliyetlerine karşı Tirebolu ilçesinde düzenlenen "Köylü Mitingi"ne, Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’nden gelen Esma Aydın’ın konuşması damga vurdu. Aydın, “Madenden geliyorlar iki kişi, bizim kapının önünde su akıyor. ‘Teyze’ dediler, ‘su içebilir miyiz?’ ‘Tabii ki buyurun’ dedim. Bir tanesi dedi ki, ‘Ya bu su içiliyor mu?’ Ben de dedim ki, ‘Yukarıdan gönderdiğiniz zehir herhalde, içip içmeyeceğin kararını siz verin.’ Yanındaki arkadaşı da dedi ki, ‘Ya gidiyoruz zaten, Doğankent’ten alır içeriz hadi’ dedi. İçemediler. Kapının önünde akan suyu da içemediler, bizi her gün içmeye mahkum ettiler” dedi.</p>

<p>Tirebolu’da dün düzenlenen mitingde, farklı köylerden gelen yurttaşlar maden arama ve işletme faaliyetlerine karşı tepkilerini dile getirdi. “Bu mesele siyaset değil, yaşam meselesi” vurgusunun öne çıktığı mitingde en dikkati çeken konuşmalardan birini, Alagöz maden şirketinin faaliyetlerinden zarar gördüğünü söyleyen Çatalağaç Köyü Derindere mevkisi sakini Esma Aydın yaptı.</p>

<p><strong>"BURADAKİLER KORKUYLA YAŞIYOR, BEN YAŞANMIŞI ANLATIYORUM"</strong></p>

<p>Kürsüye çıktığında kendisini “Çatalağaç Köyü, Derindere sakinlerinden, mağdurlarından Esma Aydın” sözleriyle tanıtan Aydın, Tirebolu ve çevresindeki köylülerin henüz yaşanmasından endişe ettiği tabloyu kendilerinin yıllardır yaşadıklarını ifade etti.</p>

<p>Aydın, “Buradakiler yaşayacakları korkusuyla yaşıyor ama ben başımdan geçenleri anlatacağım. Bizim köyümüze geldi, maden şirketi çöktü. Bizim köyümüzde yollarımız yok, sularımız yok, balıklarımız yok. Biz de çok mağduruz” dedi.</p>

<p>Yaşadıkları çevresel tahribatı Erzincan İliç’te yaşanan felaketle kıyaslayan Aydın, önlem alınmaması halinde daha ağır sonuçlarla karşılaşılacağını savundu.</p>

<p>Aydın, “Erzincan İliç’i biliyorsunuzdur. İliç’i aratmayacak bizim memleketimiz. 6 senedir bizim memlekette bunlar, 10 sene sonra İliç’ten kötü olacağız, bilmiş olun. Sakın bunları memleketinize koyuvermeyin” diye konuştu.</p>

<p>Aydın, maden faaliyetlerinin yalnızca doğayı değil, köy yaşamının bütününü tahrip ettiğini belirterek, köyde üretimin ve gündelik hayatın ağır biçimde etkilendiğini söyledi.</p>

<p>“Biz buranın vatandaşıyız, biz buranın köylüsüyüz, biz orada yaşayan bir vatandaşız. Bizim orada ineğimiz var, tavuğumuz var, kedimiz var, arımız var; hiçbirini rahatlıkla yaşatıp, yaşayamıyoruz” diyen Aydın, köylünün toprağına ve üretimine bağlı bir yaşam sürdüğünü vurguladı.</p>

<p><strong>"HAYVANLARIMIZ SU İÇİNCE ÖLÜYOR"</strong></p>

<p>Köydeki su kaynaklarının kirlendiğini, bunun yalnızca kendi köylerini değil, daha geniş bir alanı etkilediğini anlatan Aydın, şunları söyledi:</p>

<p>“Bizim sularımızı kirletiyorlar. Doğankent’e kadar iniyor, Karadeniz’e, Giresun’a, Tirebolu’ya kadar gidiyor. Kokuyor. Kaçak havuzlar yaptılar. Havuz dolunca içindeki hafriyatı bizim su depolarımızın arkasına istiflediler. Biz sularımızı içemiyoruz. Bizim ineklerimiz, tavuklarımız, su içen ölüyor. Her gün yolumuzdan geçiyorlar, yol artık yok. İki tane değirmenimiz vardı, bir tanesi yok. Biz iki mısırımızı öğütemiyoruz. Biz çok mağduruz.”</p>

<p>Maden faaliyetleri nedeniyle yalnızca suyun değil, ulaşımın ve üretimin de zarar gördüğünü belirten Aydın, hafriyatın dere yataklarına doldurulduğunu, taşkınların köprüleri yıktığını söyledi.</p>

<p>Sekü’de süren direnişe de değinen Aydın, Tirebolu’daki köylüleri mücadeleleri nedeniyle kutladı. “Buradan Sekülileri tebrik ediyorum, helal olsun diyorum. Onların yaptığı mücadeleyi biz yapamadık” diyen Aydın, kendi köylerinde yerel düzeyde de yalnız bırakıldıklarını öne sürdü.</p>

<p>Aydın, “Neden yapamadık? Bizim muhtarımız Alagöz’ün muhtarı oldu, bizim muhtarımız şirketin muhtarı oldu” diye konuştu.</p>

<p><strong>"BİZ EKTİKLERİMİZLE YAŞAYAN İNSANLARIZ"</strong></p>

<p>Köyde yaşayan insanların büyük bölümünün kendi emeğiyle ayakta durduğunu vurgulayan Aydın, şunları söyledi:</p>

<p>“Kaldırıyla, kabağıyla, ısırganıyla, pancarıyla yaşıyoruz. Bizim köyümüzde bir bakkal bile yok. Köyümüzde biz ektiklerimizle, ürettiklerimizle barınan insanlarız. Bıraksınlar yakamızı, bıraksınlar çekilsinler köyümüzden. İstemiyoruz. Defolsunlar. Bizim köyümüzü zehirliyorlar. Biz nefes alamayacak hale geldik. Lütfen. Duymayanlar duysun, görmeyenler görsün.</p>

<p>Kurumlara ne kadar şikayet yapsak, gelip ceza yazıyorlar, ‘gerekeni biz yaptık’ diyorlar. Yalan. Biz haklı değil, mutlu olmak istiyoruz. Onun ceza yazmış yazmamış benim neyime? Onun cezası benim zehir yutmamı engelliyor mu? Onun cezası benim bu yaşadıklarımın bedelini ödeyecek mi? O cebini doldurup memleketine dönecek, biz nereye gideceğiz? Buradan değerli Cumhurbaşkanıma sesleniyorum. Ne olur bize yardımcı olsun, rica ediyorum. Bizi görmeyenler görsün. Biz haklı değil, mutlu olmak istiyoruz. Bizim köyümüzden gitsinler. Biz buraya piknik yapmaya gelmedik, gerçekten canımız yandığı için geldik, gerçekten mağdur olduğumuz için geldik."</p>

<p><strong>"MADEN ÇALIŞANI BİLE BİZİM SUYU İÇEMEDİ"</strong></p>

<p>Aydın, köylerinde yaşanan su kirliliğini örnekle anlatarak, maden şirketi çalışanlarının bile köydeki sudan içemediğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Şu suyu biz içemiyoruz, Doğankent’ten taşıyoruz. Yazık değil mi bize? Gelsin kurumlar bizim deremizden şöyle bir bardak su içsin, ben daha bir şey demeyeceğim” diyen Aydın, şöyle devam etti:</p>

<p>“Madenden geliyorlar iki kişi, bizim kapının önünde su akıyor. ‘Teyze’ dediler, ‘su içebilir miyiz?’ ‘Tabii ki buyurun’ dedim. Bir tanesi dedi ki, ‘Ya bu su içiliyor mu?’ Ben de dedim ki, ‘Yukarıdan gönderdiğiniz zehir herhalde, içip içmeyeceğin kararını siz verin.’ Yanındaki arkadaşı da dedi ki, ‘Ya gidiyoruz zaten, Doğankent’ten alır içeriz hadi’ dedi. İçemediler. Kapının önünde akan suyu da içemediler. Bizi her gün içmeye mahkum ettiler.”</p>

<p><strong>"MASA BAŞINDA BİZİM ZEHİR İÇMEMİZE KARAR VERİYORLAR"</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Tirebolu’daki yurttaşlara dayanışmaları için teşekkür eden Aydın, benzer bir yıkımın başka köylerde yaşanmaması için çağrıda bulundu.</p>

<p>Aydın, “Uzaktan yakından gelenlere teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Sakın köyünüze sokmayın, bizim gibi olmayın. 6 sene sonra, 10 sene sonra bizim köyümüzde hiçbir şey kalmaz. Canlı bir şey kalmaz. Ağaçlar, dereler... Gelsinler bir baksınlar bizim şikayet ettiğimiz yerlere. Masa başında oturarak, çaylarını kahvelerini içerek bizim kararımızı veriyorlar; zehir içmeye, yok olmaya mahkum ediyorlar” dedi.</p>

<p>Aydın’ın konuşması sırasında alandaki yurttaşlar sık sık “Hükümet istifa” sloganı attı. Mitingde söz alan konuşmacılar da Tirebolu ve Giresun’un farklı noktalarında planlanan maden faaliyetlerine karşı mücadelenin süreceğini vurguladı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/karadenizde-maden-gerilimi-koyluler-ayakta</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/124421214-11.jpg" type="image/jpeg" length="37003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burhanettin Bulut'tan Mansur Yavaş açıklaması: 'Çamur atanlar mahkum olacaktır']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/burhanettin-buluttan-mansur-yavas-aciklamasi-camur-atanlar-mahkum-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/burhanettin-buluttan-mansur-yavas-aciklamasi-camur-atanlar-mahkum-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında yeni bir soruşturma izni verildiğine dair çıkan haberler üzerine, "Çamur atanlar, her fırsatta iftiralara sarılanlar kamuoyunun vicdanında mahkum olacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İçişleri Bakanlığı’nın, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte 11 kişi hakkında soruşturma izni verdiğine dair çıkan haberler üzerine sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Burhanettin Bulut’un paylaşımı şu şekilde:</p>

<p>"Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş hakkında bir soruşturma daha izni verdiler. Soruşturma sürecinin, muhatabına resmi bildirim yapılmadan önce yandaş medya organlarına servis edilmesi bile kötü niyeti ortaya koymaktadır. Şeffaf yönetim anlayışı, hesap verebilirliği ve marka belediyeciliğiyle Ankaralıların tek kuruşunu israf etmeyen, kaynakları halkın yararına kullanan, adil ve dürüst yönetimiyle örnek olan Mansur Yavaş’a yönelik bu iftiraların halkın nezdinde zerre karşılığı yoktur. Ankaralılar her şeyin farkındadır. Çamur atanlar, her fırsatta iftiralara sarılanlar kamuoyunun vicdanında mahkum olacaktır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="44209" color="bg-danger"][/related-posts]</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/burhanettin-buluttan-mansur-yavas-aciklamasi-camur-atanlar-mahkum-olacaktir</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/burhanettin-bulut-7.jpg" type="image/jpeg" length="92948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üretici alarm veriyor: 'Artık dayanacak gücümüz kalmadı']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/uretici-alarm-veriyor-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/uretici-alarm-veriyor-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da çilek üreticileriyle bir araya gelerek artan maliyetler ve borç yükünün üreticiyi zorladığını söyledi. Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasa borçlarının toplamda 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirterek üreticinin “borçla ayakta durduğunu” ifade etti. Üreticiler, gübre, mazot, işçilik ve fide fiyatlarındaki artış nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlandıklarını dile getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Altunhisar ilçesinde çilek üreticileriyle bir araya geldi. Artan girdi maliyetleri, işçilik giderleri ve zirai don tehlikesi nedeniyle üreticilerin zor günler geçirdiğini belirten Gürer, "Çiftçi bankalara ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar lira borçlu. Piyasa borçlarıyla bu rakam 1 trilyon 500 milyarı buluyor. Çiftçi borçla üretim yapıyor. Bankalar adeta ortağı gibi. Üretip satar, borcunu öderse mutlu. Kazanmak değil, ayakta kalmaya çalışıyor. Haciz gelirse traktör de tarlada giderse ortada kalır. İktidar sürecin seyircisi, tarım kesimine yeterli desteği vermiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Niğde’nin Altunhisar ilçesinde çilek üreticileriyle bir araya gelen Gürer, bölgede bazı ürünlerde yeni sezon ekimlerinin başladığını, bazı ürünlerin ise kendini göstermeye başladığını söyledi.</p>

<p>Gürer, "Silifke çileği şu an raflarda 100 lira civarında bir fiyatla alıcıyla buluşuyor. Bölgemizde de çilek üretimi son yıllarda arttı. Niğde çileği ise bir aya kadar pazarda yer bulur. Ancak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor. Gübresi, ilacı, fidesi, bakımı, işçiliği, nakliyesi derken çilek üreticileri ‘geçtiğimiz dönemlerde kazandığımız parayı artık kazanamayacağız’ diyor. Tüketicide para olmayınca, girdi artışıyla ürettiğimiz ürünün fiyatı artıyor, bu da sürümü azaltıyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"DURUMLAR İÇLER ACISI"</strong></p>

<p>Çilek üreticisi Ali Kirazcı, artan maliyetler nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlandıklarını belirterek, şunları anlattı:</p>

<p>"Durumlar içler acısı. Girdiler pahalı. Gübre desen ona keza, mazotun hakkından gelemiyoruz. İşçilik ise büyük problem. Burada ortalama 2,5 liraya işçi istiyor. Çilek üreticisi destek almıyor. Şimdilik üretimi sürdürüyoruz. Bugün yine fide gelecek, onu bekliyoruz. Fide 10 lira. Geçen yıl 8 liraydı. O da tanıdık olduğu için iki ay önce ödedim, sipariş verdim. Geçen sene ortalama 34’e kapatıyordum, şimdi 60. Mazotun hakkından gelemiyoruz zaten. Neredeyse bu işi devredeceğim. Bu sene de deneyeceğim, olmazsa bırakacağım. Vallahi iyi olacağı da yok sayın vekilim. Daha önce krediyi ödemekte zorlandım. Gübreyi alırken bile zorlanıyoruz ki kredinin içinden çıkamayız. Bu şartlarda, bu faizle bankaya kolunu kaptırdığın zaman gövden gidiyor. Daha evvel tarlam elimden gitti, satışa çıkarttılar. Onun için kredi kullanmadan ayakta kalmaya çalışıyorum. Bu ayın 20’sine kadar don tehlikesi var. Geçen sene yaklaşık 15 bin fidem dondu" derken, girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gübreye sübvansiyon yapılması lazım. Mazotun da düşük verilmesi gerekiyor. Yatlara verilen mazot gibi bize de verilmesi lazım, yat ile benim aramda fark olması lazım."</p>

<p><strong>"ÇİFTÇİLİK YAPAN SAYISI AZALIYOR"</strong></p>

<p>Tarımda çözülmenin arttığını ifade eden Kirazcı, "Çiftçilik yapan sayısı her sene düşüyor. Çoğu küçük işletme, ahırlar boşalmış" dedi.</p>

<p>Kirazcı, yaklaşık 35-38 yıldır üretim yaptığını belirterek, "Böyle bir dönem hiç yaşamadım. Çok zorlanıyoruz. Çoğu zaman ekmek parası bile problem oluyor. Kredi kartları patladı patlayacak. Asgarisini ödüyoruz. Ahmet’in borcu Mehmet’e, Mehmet’in borcu Ahmet’e gidiyor. Bakalım nereye kadar gideceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"AİLENİN TÜM FERLERİ ÇALIŞIYOR AMA KAZANÇ YOK"</strong></p>

<p>Üretici Hacı Kirazcı da ailenin tüm fertlerinin üretimde yer aldığını belirterek, "Geçen sene çok zarar ettim. İşçi de sensin, çiftçi de sensin. Sigorta yaptırdık ama karşılığını alamadık. Bu yüzden artık sigorta da yaptırmıyoruz. Sigortada büyük sorun var" dedi.</p>

<p><strong>"KİRACI, ŞEFTALİYİ SÖKTÜM, ÇİLEKTEN DE VAZGEÇEBİLİRİM"</strong></p>

<p>Daha önce farklı ürünlerden vazgeçmek zorunda kaldığını anlatan Kirazcı, "290 kiraz ağacını söktüm. 300 nektarin ve şeftali ağacını da söktük. Çileğe döndüm, şimdi bundan da para kazanamıyorum. Böyle giderse bunu da sökeceğiz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"ÜRETİCİ BORÇLA AYAKTA DURUYOR"</strong></p>

<p>Gürer ise çiftçilerin borç yüküne dikkati çekerek, "Çiftçi bankalara ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar lira borçlu. Piyasa borçlarıyla bu rakam 1 trilyon 500 milyarı buluyor. Çiftçi borçla üretim yapıyor. Bankalar adeta ortağı gibi. Üretip satar, borcunu öderse mutlu. Kazanmak değil, ayakta kalmaya çalışıyor. Haciz gelirse traktör de tarlada giderse ortada kalır. İktidar sürecin seyircisi, tarım kesimine yeterli desteği vermiyor" dedi.</p>

<p>Ömer Fethi Gürer, "Üreticimiz desteklensin, üretim artsın, maliyetler düşsün, vatandaş uygun fiyata ürün alabilsin" çağrısında bulundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/uretici-alarm-veriyor-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/12442114-2.jpg" type="image/jpeg" length="12446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 bebek ölmüştü! Yenidoğan ünitesi faciasında takipsizlik kararı tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/2-bebek-olmustu-yenidogan-unitesi-faciasinda-takipsizlik-karari-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/2-bebek-olmustu-yenidogan-unitesi-faciasinda-takipsizlik-karari-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nde iki bebeğin yaşamını yitirdiği olayla ilgili soruşturmada verilen takipsizlik kararı ailelerin tepkisini çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Covid-19 pandemisi döneminde kısa sürede yapıldığı için iktidarın övünç kaynağı olan ve açılışı bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi Yenidoğan bölümünde iki yıl önce yaşanan sıcak su borusu patlaması ve tavan çökmesi sonrası 2 bebeğin ölmesiyle ilgili soruşturmada takipsizlik kararı verilmesi Şentürk ailesini isyan ettirdi. ANKA'ya konuşan baba Turgut Şentürk, “1 hafta önce uyarı gelmiş aynı yerden, hiçbir şey yapılmamış. Sonrasında buradan 80 derece sıcak su borusu yerinden çıkıyor, 25 dakika kimse suyu kesemiyor, teknik personelden kimse yok, içeriye kimse giremiyor, 25 dakika sonra gelip itfaiye kesiyor suyu, sonra da burada hiçbir problem olmadığını, burayla ilgili bir sorun olmadığını, orayı kontrol eden personelin, yapan firmanın sorumlu olmadığını söylüyorsunuz. Neresine inanacağız ki biz bunun?" Yenidoğan ünitesinde o gece çekilmiş görüntüleri görmek istediğini belirten anne Büşra Şentürk de, bebeklerinin ölüm raporunu düzenlerken kendisinin de ölü gösterilerek bir başka skandala yol açıldığını belirterek, "Ölü olmadığımı ipsatlamak için bir ay uğraştık" dedi.</p>

<p>Pandemi döneminde 45 gün içinde yapılıp bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi Yenidoğan bölümünde 4 Ağustos 2024 gece yarısı yaşanan sıcak su borusu patlaması ve tavan çökmesi sonrası tahliye sürecinde yaşamını yitiren Karan Şentürk ve olaydan birkaç gün sonra hayatını kaybeden Uras Ege Çetin bebekle ilgili soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ortaya çıkmıştı. Avukatları aracılığıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasını', etkili bir soruşturma yürütülmesini, multidisipliner bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılmasını ve sorumlular hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini talebiyle karara itiraz eden Şentürk ailesi ANKA’ya konuştu.</p>

<p>Dosyada yer alan bilirkişi raporunda, tesisatın hatalı yapıldığı, hastanenin ise gerekli kontrollerin yapmadığı ve daha önce de su sızıntısı olmasına karşın tesisatı onarmadığı tespitine yer verilmişti. Bilirkişi raporunda yer alan tespitlere rağmen takipsizlik kararı verilmesine tepki gösteren baba Turgut Şentürk, kararı “Her şeyin farkında olduklarının ve bu konunun üzerinin kapandığının” açıklaması olarak gördüklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“Siz tedbiri alacaksınız, takdiri Allah’a bırakacaksınız, ama siz tedbir almamışsınız”</strong></p>

<p>”Aynı durum kendilerinin başına gelse, bu şekilde mi yaparlardı, kabul mu ederlerdi?” diye soran Turgut Şentürk şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Takipsizlik kararı herhangi bir sorunun, suçlunun olmadığını söylüyor. Siz beni itiyorsunuz, ben düşüyorum ayağım kırılıyor, sorumlu yok burada. Böyle bir şey olabilir mi?... Biz güvenilir olarak bildiğimiz bir devlet hastanesine gittik. Böyle bir şeyin olmasını kimse istemez ama siz tedbiri alacaksınız, takdiri Allah’a bırakacaksınız. Ama siz tedbir almamışsınız. 1 hafta önce uyarı gelmiş aynı yerden, hiçbir şey yapılmamış. Sonrasında buradan 80 derece sıcak su borusu yerinden çıkıyor, 25 dakika kimse suyu kesemiyor, teknik personelden kimse yok, içeriye kimse giremiyor, 25 dakika sonra gelip itfaiye kesiyor suyu, sonra da burada hiçbir problem olmadığını, burayla ilgili bir sorun olmadığını, orayı kontrol eden personelin, yapan firmanın sorumlu olmadığını söylüyorsunuz. Neresine inanacağız ki biz bunun?"</p>

<p>“Bir açıklama bile yapılmadı. Bizi o günden sonra 1 kişi bile arayıp da, ‘Bir şeye ihtiyacınız var mı, ne durumdasınız?’ demedi. Sesimizi duyuramadık. Görevlilerden bir tanesi de çıkıp ‘Biz sizin yanınızdayız, bu şekilde bir duruma kesinlikle göz yummayacağız’ demedi. Aynı durum kendilerinin başına gelse, bu şekilde mi yaparlardı, kabul mu ederlerdi?" diye soran Şentürk şöyle devam etti:</p>

<p><strong>“Başhekim madem oradaydı, gelip açıklama yapsaydı”</strong></p>

<p>"Başhekim, ‘ben de oradaydım o saatte’ diye açıklama yapmış. Kimse yoktu orada. Ben oradaydım sabaha kadar. Madem oradaydın senin gelip açıklama yapman lazım. Bu normal bir ölüm mü değil ki; hastanenin tavanı çökmüş, sıcak su borusu patlamış. Buranın ana sorumlusu sizsiniz.</p>

<p>Bu konu başından sonuna üstü kapatılması istenen bir konu. Üstünün kapatılmasını kesinlikle istemiyoruz, bu konuyla ilgilenilmesini istiyoruz. Bu konunun peşini bırakmasınlar, bize yardımcı olsunlar.</p>

<p><strong>“Bu göz yumulabilecek bir ihmal değil; imse sorumlusu, suçlusu bulunup ortaya çıkmasını istiyoruz”</strong></p>

<p>Bilirkişi raporunun niye hiçe sayıldığının açıklamasını istiyoruz. (Olaya ilişkin) gerekli açıklamanın yapılmasını, kamera görüntülerinin izletilmesini istiyoruz. Savcının da bu konuyu tekrardan ele almasını, gerekirse dosyanın yeniden incelenmesini istiyoruz. Bu kadar ihmal göz yumulabilecek bir ihmal değil. Kimse sorumlusu, suçlusu bulunup ortaya çıkmasını istiyoruz.”</p>

<p><strong>“Onların bahsettiği gibi öldüyse bile, delillerle, dosyalarla, görüntülerle bize bunu ispatlamalarını istiyoruz”</strong></p>

<p>Anne Büşra Şentürk de, “Onların bahsettiği gibi eğer kendiliğinden öldüyse bile bu çocuk, delillerle, dosyalarla, görüntülerle bize bunu ispatlamalarını istiyoruz. Çünkü biz anne babası olarak bunu kabul etmiyoruz. Benim çocuğum evet küçüktü ama 3 gün yaşayıp da olay sırasında mı öleceği tuttu onların bahsettiği gibi” diye konuştu.</p>

<p>“Çocuğumuzu hastanenin sorumsuzluğu yüzünden kaybettik” diyen anne Büşra Şentürk, takipsizlik kararında yer alan, olayın bebeğin ölümü arasında bağlantı bulunmadığı tespitini kabul etmediklerini belirtti. Şentürk, "Bize haber verdiklerinde bile aslında suçlarını kabul ediyorlar bize verdikleri bilgide; olaydan sonra Karan’ı tahliye ettiklerini ve fenalaştığını söylüyorlar” dedi.</p>

<p><strong>“Bizim acımız dinmedi”</strong></p>

<p>Tüp bebek tedavisiyle ve uğraşlar sonucu dünyaya getirdiği Karan’ın yaşamını yitirdiği gün yaşadıklarını, “Aklımı kaybettim. Süt sağmıştım, gittiğimde verecektim. Bana haberi verdiler hastane odasında; tek hatırladığım, dolaptan sütlerini aldım bahçeye çıktım, sonrasını hatırlamıyorum” şeklinde anlatan Büşra Şentürk, "Psikolojik olarak çökmüş durumdayız. Hayat bir şekilde devam ediyor evet ama bizim acımız dinmedi. Hala içimde yıkıntılarla uğraşıyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Bu görüntüleri görmek benim hakkım"</strong></p>

<p>Soruşturmanın sorularını yanıtsız bıraktığını, yapılan açıklamaların çelişkiler barındırdığını söyleyen eden Büşra Şentürk şöyle konuştu:</p>

<p>“Görüntüleri talep ediyoruz verilmiyor. Her odanın içerisinde kamera vardı. Kayıtları talep ettik ama savcı bey soruşturmayı yürüttüğü için bunlara el koymuştu, talebimize red almıştık. Şu an takipsizlik kararı aldı, tekrardan avukatımız aracılığıyla ilettik görüntüleri istediğimizi. Hala bir ses yok. Bu görüntüleri görmek benim hakkım. O çocuğu oradan kim çıkardı, nasıl çıkardı, bunları görmek istiyorum. Raporlarda çocuğa müdahale edildiği yazıyor ama kimin müdahale ettiği, odadan kimin çıkarttığı yazmıyor.</p>

<p>Borunun patlama noktası Karan’ın odasının ilerisindeydi. Ve tam olayların olduğu sırada Karan’ın odasında zaten bir hemşire varmış bunu görüntülerden görebiliyoruz. Karan’ı oradan kim tahliye etti bilmiyoruz.</p>

<p>İtfaiye raporuna göre camı kırıktı Karan’ın odasının. Camını kırmışlar ama camdan mı tahliye ettiler, içerden mi tahliye ettiler? İçeriden tahliye ettilerse neden camını kırdılar? Diyorlar ki, ‘Buharı dışarıya vermek için’, ama hastanenin yaptığı açıklamada Karan’ın odasında buhar olmadığı söyleniyor. Madem odasında buhar yoktu, hangi buharı dışarı vermek için camını kırdınız? Bunların hepsi bir muamma bizim için.</p>

<p>Hastanenin yaptığı açıklamalarda çocukları küvezlerle tahliye ettikleri söyleniyor. Ama ben olay sonrasında araştırmalar yaptığımda orada yatan başka bir hastaya ulaştım. Ondan aldığım görüntülerde küvezlerin boş götürüldüğü, eşiklerden takır tukur taşındığı görebiliyorum videolarda.”</p>

<p><strong>“Karan’ın ölüm raporunu düzenlerken beni de ölü göstermişler”</strong></p>

<p>Bebeğinin ölümünün ardından veri girişinde yapılan hata nedeniyle 1 ay boyunca kendisinin yaşadığını ispatlamak için uğraştığını da söyleyen anne Şentürk yaşadığı durumu şöyle anlattı:</p>

<p>“Karan’ın kimliği daha çıkmadığı için, filmleri vesair çekildiği zaman benim e-nabız’ıma kaydediyorlardı. Karan’ın ölüm raporunu düzenlerken beni de ölü göstermişler. Hastalığım devam ediyordu; bir hafta sonrasında doktora gittiğimde doktor sistemimi açamadı, ölü gözüktüğüm yazıyordu ekranda. Bununla ilgili 1 ay uğraştık. Hastaneyle iletişime geçmeye çalıştım, Sağlık Bakanlığı’yla iletişime geçmeye çalıştım, doktorlarla iletişime geçmeye çalıştım. Bir ayın sonunda hastanenin veri giriş personeli iletişime geçti benimle ve ‘Bunu düzenleyebilmemiz için sizin gidip ölen bebeğinize kimlik numarası çıkartmanız lazım” dediler. Onlar zaten benim nüfusuma bebek Şentürk diye işlemişler. Onlar benden önce işledikleri için Karan Şentürk diye çıkartamadım, Bebek Şentürk olarak bir TC numarası çıkarttım.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/2-bebek-olmustu-yenidogan-unitesi-faciasinda-takipsizlik-karari-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/214424112.jpg" type="image/jpeg" length="37065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Özgür Karabat’tan sert çıkış: Veriler ortada]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-ozgur-karabattan-sert-cikis-veriler-ortada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-ozgur-karabattan-sert-cikis-veriler-ortada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adı altında CHP'li belediyeleri hedef alarak yapılan operasyonların uluslararası verilerde karşılık bulmadığını belirtti. Türkiye'nin CPI'daki puanının yıllardır düşmekte olduğuna dikkat çeken Karabat "Tüm dünya, Türkiye’de yolsuzlukla mücadele edilmediğini, otoriter rejim inşası için yargı operasyonları yapıldığını biliyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adıyla yürütülen operasyonların uluslararası verilerde karşılık bulmadığını belirterek, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi’nde ülkenin puanının son yıllarda gerilediğine dikkati çekti.</p>

<p>Özgür Karabat, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adı altında yürütülen operasyonların uluslararası verilerle örtüşmediğini belirtti.</p>

<p><strong>TÜRKİYE EN HIZLI GERİLEYEN ÜLKELERDEN</strong></p>

<p>Karabat, “Yolsuzluk iftirasına dünyada inanan yok, işte gerçek veriler” başlıklı açıklamasında şunları kaydetti:</p>

<p>“Türkiye’de son bir yıldır ‘yolsuzlukla mücadele’ başlığı altında özellikle CHP’li belediyelere yönelik çok sayıda operasyon yapılıyor. Peki bu süreç uluslararası göstergelere nasıl yansıyor? Verilere bakalım. Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) verisi en temel referanslardan biri. Türkiye’nin puanı yıllardır düşüyor: 2020: 40, 2021: 38, 2022: 36, 2023: 34, 2024: 34, 2025: 31.</p>

<p>Yani son 5 yılda Türkiye toplamda 9 puan kaybetmiş durumda. Bu, aynı endekste en hızlı gerileyen ülkelerden biri olmak anlamına geliyor. 2025 verisi özellikle dikkat çekici. Türkiye 31 puana gerileyerek 182 ülke arasında 124’üncü sıraya düştü. Bu seviye, 42 olan dünya ortalamasının oldukça altında. Eğer yürütülen operasyonlar uluslararası ölçekte ‘etkili bir yolsuzlukla mücadele’ olarak algılansaydı, bunun CPI verisine en azından sınırlı bir pozitif yansıması beklenirdi. Ancak tam tersi oluyor. Operasyonların yoğunlaştığı dönemde Türkiye’nin puanı düşmeye devam ediyor. Eğer gerçekten güçlü bir yolsuzlukla mücadele yürütülüyorsa, bu neden en temel küresel endekste en ufak bir iyileşme olarak bile görünmüyor? Çünkü tüm dünya, Türkiye’de yolsuzlukla mücadele edilmediğini, otoriter rejim inşası için yargı operasyonları yapıldığını biliyor.</p>

<p><strong>TRUMP VE BARRACK'IN EMİRLERİYLE TASFİYE</strong></p>

<p>19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte çok sayıda belediyeye operasyon yapıldı. Ancak bu süreç, uluslararası göstergelerde yolsuzlukla mücadelede iyileşme olarak yansımıyor. Tüm dünya Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanının yargı ile esir alındığını görüyor. Bir ülkede yolsuzlukla mücadele gerçekten etkiliyse, bunun en temel çıktılarından biri neden uluslararası güven endekslerine yansımıyor? Çünkü Türkiye’de esas yapılan, Trump ve Tom Barrack’ın emirleri altında demokrasinin tasfiye edilmesidir. Sadece yolsuzlukta değil, diğer pek çok alanda da AKP Türkiye’yi dünyada dibe çekmektedir: Türkiye dünyadaki araştırmalarda artık demokrasi değil, seçimli otoriter sistem olarak da bilinen ‘Hibrit rejim’ kategorisinde yer alıyor.</p>

<p><strong>SEFALET ENDEKSİNDE 5'İNCİ SIRADAYIZ</strong></p>

<p>Türkiye ayrıca, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sırada. Sefalet Endeksi’nde dünyada 5’inci sırada. Temel Haklar kategorisinde 143 ülke arasında 134. sırada. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içinde 159. sırada.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumsal desteğini kaybeden AKP, kurduğu yargı cuntası ile muhalefeti sindirmek ve tüm bu gerçekleri gizlemeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar güneş balçıkla sıvanmaz. Halkımız bunların hesabını eninde sonunda sorar.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-ozgur-karabattan-sert-cikis-veriler-ortada</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/ozgur-karabat12551.jpg" type="image/jpeg" length="23180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akdeniz'de 4,7 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/akdenizde-47</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/akdenizde-47" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz'de saat 10.04'te 4,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre, Akdeniz'de 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p>

<p>Saat 10.04'te yaşanan deprem 7,52 kilometre derinlikte gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deprem nedeniyle herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/akdenizde-47</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/deprem-siddeti41241242.jpg" type="image/jpeg" length="52875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'den Ederson kararı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-ederson-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-ederson-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çaykur Rizespor maçında yaptığı hatayla eleştiri oklarının hedefi haline gelen Ederson'da flaş bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de 90+8'de yediği golle Çaykur Rizespor ile 2-2 berabere kalan Fenerbahçe'de kaleci Ederson'un yaptığı hata konuşuluyor. Golde kaleyi boşaltan ancak İsmail Yüksek'e çarparak pozisyonunu kaybeden tecrübeli eldiven, yaşanan kayıp sonrası hedef haline geldi.</p>

<p><strong>EDERSON İÇİN AL-HİLAL İDDİASI</strong></p>

<p>Birçok taraftar ve futbol otoritesinin yoğun eleştirilerine maruz kalan Ederson için çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Sözcü'ye göre Fenerbahçe'de gözden düşen Brezilyalı file bekçisine Al-Hilal talip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>FENERBAHÇE'NİN TALEBİ 15-20 MİLYON EURO</strong></p>

<p>Suudi Arabistan ekibinin transfer etmek istediği Ederson'un Fenerbahçe'den ayrılığının yakın olduğu haber detayında yer aldı. Öte yandan sarı-lacivertlilerin deneyimli eldiven için 15-20 milyon euro arasında bir bonservis talep ettiği aktarıldı.</p>

<p>Söz konusu rakamın gelmesi halinde Fenerbahçe'nin teklifi kabul edip Ederson ile vedalaşacağı belirtildi.</p>

<p>Brezilyalı kalecinin Fenerbahçe ile 2+1 yıllık daha sözleşmesi bulunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-ederson-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/ederson1442114.jpg" type="image/jpeg" length="40110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="88675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="75816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="31110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="73961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="12630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="70947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="74465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="73786"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
