<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 21:44:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karacalar yanıtladı: Kadınların ‘her yerim zayıflıyor ama bacaklarım aynı kalıyor’ sorunu nedir?]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/prof-dr-ahmet-karacalar-yanitladi-kadinlarin-her-yerim-zayifliyor-ama-bacaklarim-ayni-kaliyor-sorunu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/prof-dr-ahmet-karacalar-yanitladi-kadinlarin-her-yerim-zayifliyor-ama-bacaklarim-ayni-kaliyor-sorunu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karacalar’ın “Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk” adlı eseri genişletilmiş 2. baskısı ileh2o Kitap etiketiyle okurla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Röportaj: İpek Kocaman</strong></p>

<p><span>Prof. Dr. Karacalar, lipödemiyi yalnızca hormonal ya da genetik bir sorun olarak değerlendirmek yerine, insanın evrimsel geçmişiyle ilişkilendirerek ele alıyor. Tarım devriminden günümüz yaşam tarzına uzanan süreçte ortaya çıkan biyolojik uyumsuzlukların lipödem üzerindeki olası etkilerini tartışan kitap, bu yönüyle alandaki çalışmalardan ayrışıyor.</span></p>

<p><span>Lipödemin nedenlerini, tanı sürecini, tedavi seçeneklerini, beslenmenin rolünü ve psikolojik etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan Prof. Dr. Karacalar ile, kitabının çıkış noktasını, evrimsel yaklaşımını ve lipödemli kadınların en çok merak ettiği soruları konuştuk.</span></p>

<p><strong><span>1. Lipödemi neden bir “evrimsel uyumsuzluk” olarak tanımlıyorsunuz? Bugün hastalık olarak değerlendirdiğimiz bu biyolojik özellik, geçmişte avantaj sağlarken günümüz koşullarında nasıl bir dezavantaja dönüşmüş olabilir?</span></strong></p>

<p><span>İnsan bedeni, bugünün dünyası için değil, yüz binlerce yıllık geçmişin şartları için şekillendi. Bazı biyolojik özellikler bir dönemde avantaj sağlarken, koşullar değiştiğinde dezavantaja dönüşebilir.</span></p>

<p><span>Lipödeme bu açıdan baktığımızda, onu bir anlamda geçmişten bugüne taşınmış bir biyolojik miras olarak değerlendirebiliriz. Atalarımız için enerji depolamak, kıtlık dönemlerinde hayatta kalmanın sigortasıydı. Özellikle kadın bedeni, gebelik ve emzirme gibi yüksek enerji gerektiren süreçleri desteklemek üzere yağ depolamaya daha yatkın evrimleşti.</span></p>

<p><span>Sorun bedenin hata yapması değil; bedenin eski bir dünyanın kurallarına göre çalışmaya devam etmesidir.</span></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 16 At 20.55.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1569" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-205552-1.jpeg" width="1051" /></p>

<p><strong><span>2. Neden kilo verilse bile bacaklar incelmeyebiliyor?</span></strong></p>

<p><span>Lipödemli kadınların en sık dile getirdiği cümlelerden biri şudur: “Her yerim zayıflıyor ama bacaklarım aynı kalıyor.”</span></p>

<p><span>Çünkü lipödemde söz konusu olan yalnızca fazla yağ depolanması değildir. Burada yağ dokusunun yapısal ve biyolojik özellikleri değişmiştir. Normal yağ dokusunu gerektiğinde açılan bir banka hesabına benzetebiliriz. Vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda bu hesaptan para çeker.</span></p>

<p><span>Lipödemli yağ dokusu ise kilitlenmiş bir kasa gibidir. Diyet ve egzersizle genel kilo kaybı yaşansa bile, bacaklardaki ve bazen kollardaki yağ dokusu aynı oranda küçülmez. Bunun nedeni yalnızca yağ miktarı değil; o dokunun içindeki inflamasyon, mikrodolaşım bozuklukları ve bağ dokusu değişiklikleridir.</span></p>

<p><span>Bu yüzden kişi aynaya baktığında “Demek ki yeterince uğraşmıyorum” diye düşünür. Oysa sorun çoğu zaman irade eksikliği değil, biyolojinin farklı işlemesidir.</span></p>

<p><strong><span>3. Lipödemli kadınlar doğru tanıya ulaşana kadar nasıl bir süreçten geçiyor? Lipödem, lenfödem ve obezite nasıl ayırt edilir?</span></strong></p>

<p><span>Lipödemli birçok kadın yıllarca yanlış kapıları çalar. Farklı tanılar alır: “Sadece kilo fazlanız var”, “Ödeminiz var”, “Daha çok spor yapın”, “Daha az yiyin”…</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Oysa lipödemin kendine özgü bir dili vardır.</span></p>

<p><span>Obezitede yağ dağılımı genellikle tüm vücuda yayılır. Lipödemde ise yağ birikimi özellikle kalça, basen, bacak ve bazen kollarda simetriktir. Gövde ile alt beden arasında belirgin bir orantısızlık oluşur.</span></p>

<p><span>Lenfödemde çoğu zaman ayaklar da etkilenir. Lipödemde ise ayaklar genellikle korunur ve adeta bacağın sonunda ince bir sınır çizgisi oluşur.</span></p>

<p><span>Ayrıca kolay morarma, dokunmakla ağrı, hassasiyet ve gün sonunda artan ağırlık hissi lipödem lehine önemli ipuçlarıdır.</span></p>

<p><span>Doğru tanı çoğu zaman yalnızca fizik muayene değil; hastanın yıllardır anlattığı hikâyenin dikkatle dinlenmesiyle konur.</span></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 16 At 20.55.52" class="detail-photo img-fluid" height="1158" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-205552.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong><span>4. Lipödemi sadece bir yağ dokusu problemi olarak görmek neden eksik kalıyor?</span></strong></p>

<p><span>Lipödemde yağ dokusu etkilenir ama hikâye burada bitmez. Dolaşım sistemi, lenfatik sistem, bağ dokusu, hormonal sistem, inflamatuvar süreçler ve hatta sinir sistemi bu tabloya farklı derecelerde katılabilir.</span></p>

<p><span>Lipödemi anlamak için bedenin farklı sistemleri arasındaki ilişkiyi görmek gerekir.</span></p>

<p><strong><span>5. Hormonal boyutu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ergenlik, gebelik ve menopoz süreci nasıl etkiler?</span></strong></p>

<p><span>Lipödemin zamanlaması tesadüf değildir. Çoğu vakada belirtiler ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal dönüşüm dönemlerinde ortaya çıkar ya da belirginleşir.</span></p>

<p><span>Ben hormonları bedenin görünmez orkestra şefleri olarak tanımlıyorum. Şefin ritmi değiştiğinde tüm orkestranın sesi değişir.</span></p>

<p><span>Özellikle östrojen düzeylerindeki değişimler yağ dokusunun dağılımını, damar geçirgenliğini ve bağ dokusunun davranışını etkileyebilir. Bu nedenle birçok kadın ilk belirtileri ergenlikte fark eder; bazıları ise gebelik sonrası ya da menopoz döneminde hastalığın hızlandığını ifade eder.</span></p>

<p><span>Ancak hormonlar tek neden değildir. Genetik yatkınlıkla hormonal değişimlerin kesiştiği noktada lipödem daha görünür hale gelir.</span></p>

<p><strong><span>6. Lipödem tamamen tedavi edilebilir mi, yoksa yönetilebilir bir durum mu?</span></strong></p>

<p><span>Genetik şifre değişmese de özellikle superdry 4 liposuction gibi, kansız, yağ emboli riski olmayan, lenf koruyucu yöntemler lipödemli yağ sayısını kalıcı azaltır. Bu işlem sonrası epigenetiği hedefleyen programlar ile sorun kontrol altına alınır. </span></p>

<p><span>Bir bahçeyi düşünün. Bahçıvan mevsimleri değiştiremez ama doğru bakım ile bahçenin sağlıklı kalmasını sağlayabilir. Lipödem yönetimi de buna benzer.</span></p>

<p><strong><span>7. Lipödemli kadınların iyi niyetle yaptığı ancak zarar verebilen uygulamalar var mı?</span></strong></p>

<p><span>Evet. Özellikle aşırı kısıtlayıcı diyetler, uzun süreli açlık uygulamaları, kontrolsüz detoks programları ve kısa sürede mucize vaat eden hasar ve ısı veren yöntemler bunların başında gelir.</span></p>

<p><span>Bazı kadınlar bacaklarının değişmediğini görünce daha da sert diyetlere yöneliyor. Ancak beden bir düşman değildir. Sürekli cezalandırılan bir beden, zamanla savunmaya geçer.</span></p>

<p><span>Sorunla savaşmak yerine bedeni anlamaya çalışmak daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır.</span></p>

<p><strong><span>8. Sizce lipödemli kadınların en çok ihtiyaç duyduğu destek nedir?</span></strong></p>

<p><span>Bence en çok ihtiyaç duydukları şey anlaşılmaktır.</span></p>

<p><span>Yıllarca “Daha az ye”, “Biraz iradeli ol”, “Spor yap geçer” cümlelerini duyan bir kadın, yalnızca bedeninde değil, benlik algısında da yaralar taşımaya başlar.</span></p>

<p><span>Lipödemin görünmeyen kısmı çoğu zaman fiziksel değil, psikolojiktir. İnsan yalnızca kilosunun değil, sürekli yargılanmanın yükünü taşır.</span></p>

<p><span>Bu nedenle doğru bilgi kadar empati de tedavinin bir parçasıdır. Bazen bir hastanın iyileşme yolculuğu, kendisini anlayan bir hekimin empatisiyle başlar.</span></p>

<p><strong><span>9. Sosyal medyada dolaşan hangi önerilere karşı dikkatli olunmalı?</span></strong></p>

<p><span>Sosyal medya bilgi ile umut arasında ince bir köprü kuruyor; ancak bazen bu köprü sağlam temeller üzerine inşa edilmiyor.</span></p>

<p><span>“Lipödemi 30 günde tamamen bitiren yöntem”, “Tek bir besinle eritin”, “Bu cihaz tüm sorunu çözüyor” gibi iddialara temkinli yaklaşılmalıdır.</span></p>

<p><span>Bilimde mucizeler değil, kanıtlar önemlidir.</span></p>

<p><span>Bir tedavi yöntemi değerlendirilirken şu soru sorulmalıdır: Bunun arkasında bilimsel veri var mı, yoksa yalnızca kişisel deneyimler mi var?</span></p>

<p><span>Umut değerlidir ama umudun bilgiyle desteklenmesi gerekir.</span></p>

<p><span>Bilinçli olursa umut sömürüsüne engel olmuş oluruz.</span></p>

<p><strong><span>10. Lipödem tanısı yeni almış ve şu an kendini yalnız hisseden bir kadına neler söylemek istersiniz?</span></strong></p>

<p><span>Öncelikle şunu bilmesini isterim: Yıllardır yaşadığınız deneyimlerin bir adı var ve siz bunları hayal etmediniz.</span></p>

<p><span>Tanı almak bazen bir son değil, uzun bir belirsizlik döneminin sona ermesidir.</span></p>

<p><span>Kendinizi kırılmış bir pusulaya benzetmeyin. Belki yıllarca yanlış haritalarla yol almaya çalıştınız. Şimdi elinizde daha doğru bir harita var.</span></p>

<p><span>Lipödem sizin kimliğiniz değildir; yaşam hikâyenizin yalnızca bir bölümüdür. Bedeninizle savaşmak yerine onu anlamayı öğrendiğinizde, yol daha yönetilebilir hale gelir.</span></p>

<p><span>Bu yolda yalnız değilsiniz. Dünyanın birçok yerinde aynı soruları soran, aynı duyguları yaşayan ve aynı mücadeleyi veren kadınlar var. Bazen iyileşmenin ilk adımı, yalnız olmadığını fark etmektir.</span></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/prof-dr-ahmet-karacalar-yanitladi-kadinlarin-her-yerim-zayifliyor-ama-bacaklarim-ayni-kaliyor-sorunu-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 21:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-205552.jpeg" type="image/jpeg" length="29225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmen Sendikası MYK Üyesi Erkurt: Abdullah Güler, Meclis'te olmasına rağmen görüşme isteğimize karşılık vermedi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ogretmen-sendikasi-myk-uyesi-erkurt-abdullah-guler-mecliste-olmasina-ragmen-gorusme-istegimize-karsilik-vermedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ogretmen-sendikasi-myk-uyesi-erkurt-abdullah-guler-mecliste-olmasina-ragmen-gorusme-istegimize-karsilik-vermedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin ailelerinden oluşan heyetin Meclis'te gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin açıklama yapan Öğretmen Sendikası Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Umut Erkurt, "Bizi Sayın Murat Emir, Sayın Turhan Çömez, Sayın Selçuk Özdağ görüşme taleplerimizi kırmayıp ağırladılar. Abdullah Güler, 4-5 kez kendisinden görüşme talep etmemize rağmen ve Meclis'te olmasına rağmen bizimle görüşme isteğimize karşılık vermedi, olumlu dönmedi" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin ailelerinden oluşan heyetin Meclis'te gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin açıklama yapan Öğretmen Sendikası Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Umut Erkurt, "Bizi Sayın Murat Emir, Sayın Turhan Çömez, Sayın Selçuk Özdağ görüşme taleplerimizi kırmayıp ağırladılar. Abdullah Güler, 4-5 kez kendisinden görüşme talep etmemize rağmen ve Meclis'te olmasına rağmen bizimle görüşme isteğimize karşılık vermedi, olumlu dönmedi" dedi. </p>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, öğretmenlere verilen sözlerin tutulması talebiyle başlatılan eylem kapsamında, açlık grevine devam ediyor. Açlık grevinin 3'üncü gününde olan öğretmenlere gün boyunca çok sayıda siyasetçi ve sendika temsilcisi destek ziyaretinde bulundu. Saadet Partisi GİK Üyesi ve Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan da öğretmenlere destek vermek amacıyla ziyarette bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mağdur öğretmenlerin aileleri ile Öğretmen Sendikası Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Umut Erkurt, yaşanan mağduriyeti aktarmak, çözüm arayışlarını milletvekilleri ve grup başkanvekillerine iletmek amacıyla Meclis’e gitmişti. Sendika önünde toplanan öğretmenler ile birlikte açıklama yapan Erkurt, Meclis'deki görüşmelerine ilişkin, şu detayları paylaştı: </p>

<p>"Bizi Sayın Murat Emir, CHP Grup Başkanvekili; Sayın Turhan Çömez, İYİ Parti Grup Başkanvekili; Sayın Selçuk Özdağ, Yeni Yol Grup Başkanvekili olarak görüşme taleplerimizi kırmayıp ağırladılar. Sorunlarımızı da dikkatli bir şekilde dinlediler. Biz aynı zamanda Grup Başkanvekilliklerinin bulunduğu ana binada Sayın Filiz Kılıç'ın odasını da ziyaret ettik. Kendisine, 'Mülakat mağduru annelerimiz burada, mülakat mağduru öğretmenlerimizin anneleri burada. Çocuklarımız burada, biz özel sektör öğretmenleri buradayız' dedik. Kendisinden çok değil, sadece 5 dakika istedik. Ama ne yazık ki kapı yüzümüze kapalıydı. Bu görüşme verilmedi. Abdullah Güler Beyefendi'den, AK Parti Grup Başkanvekili'nden, dün geceden beri görüşme talep ediyoruz. Meclis'te de aynı şekilde danışmanına kimliklerimizi, isimlerimizi ve kimlerin geleceğini sordular, istediler; gönderdik. Ama yine bir yanıt gelmedi. Sayın Abdullah Güler, 4-5 kez kendisinden görüşme talep etmemize rağmen ve Meclis'te olmasına rağmen bizimle görüşme isteğimize karşılık vermedi, olumlu dönmedi. Bunun haricinde Sayın Ayşen Gürcan ve Latif Selvi'nin makamlarını ziyaret ettik. Kendileri makamlarında değillerdi. Bakanlıkta görüşmede oldukları bildirildi.</p>

<p><strong>"ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARININ 10-15 GÜNDE ÇÖZÜLEBİLECEK SORUNLAR OLMADIĞINI SÖYLEDİ"</strong></p>

<p>Ne yazık ki hiçbir AK Parti ve MHP grubu vekilinden görüşme taleplerimize karşılık alamamamıza rağmen, şans eseri İsa Mesih Şahin Vekilimizle karşılaştık. Kendisi, mülakat mağduru arkadaşlarımızın o anki talebini kırmadı. Hemen kendisiyle kuliste uzun bir görüşme yaptık. Kendisi, bugüne kadar hiçbir zaman gereksiz umut vermek istemediğini, ancak çok çaba sarf ettiğini ve çabasını hâlâ sürdürdüğünü söyledi. 'Mülakat mağdurları için ve bu sorunun çözülmesi için hâlâ girişimlerde bulunuyorum' dedi. Kanun teklifini de konuştuk. Kanun teklifi konusunda bunun aslında yine büyük bir umut doğurduğunu söyledi. İktidarın içerisinde yer alan bir partinin verdiği kanun teklifinin nasıl reddedildiğini de kendisine sorduk. Bu kanun teklifinin mutlak surette Meclis'ten geçmesi gerektiğini ifade ettim. Özel sektörde çalışan öğretmenler açısından ise Sayın İsa Mesih Şahin, özel sektör öğretmenlerinin sorunlarının öyle 10-15 günde çözülebilecek sorunlar olmadığını söyledi. Bunlar için çok önemli görüşmeler, toplantılar ve kapsamlı komisyonlar kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONU KURULANA KADAR AÇLIK GREVİMİZ SÜRECEK" </strong></p>

<p>Milli Eğitim Komisyonu kurulana kadar açlık grevimiz Ankara'nın çeşitli yerlerinde ve Türkiye'nin bütün illerinde sürecek. Türkiye'nin bütün illerinde öğretmenler, mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenleri yan yana mücadele edecek. Milli Eğitim Komisyonu kurulana kadar da buradan bir adım geri atmayacağız."</p>

<p>Açlık grevinin 3'üncü gününde olan öğretmenlere gün boyunca çok sayıda siyasetçi ve sendika temsilcisi destek ziyaretinde bulundu. Saadet Partisi GİK Üyesi ve Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan da öğretmenlere destek vermek amacıyla ziyarette bulundu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ogretmen-sendikasi-myk-uyesi-erkurt-abdullah-guler-mecliste-olmasina-ragmen-gorusme-istegimize-karsilik-vermedi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/ogretmen-sendikasi-myk-uyesi-erkurt-abdullah-guler-mecliste-olmasina-ragmen-gorusme-istegimize-karsilik-vermedi.jpg" type="image/jpeg" length="47314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Emir: Elli yıl sonra şunu okuyanlar 'Bunlar kendilerini Superman mi zannediyor']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-emir-elli-yil-sonra-sunu-okuyanlar-bunlar-kendilerini-superman-mi-zannediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-emir-elli-yil-sonra-sunu-okuyanlar-bunlar-kendilerini-superman-mi-zannediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen AK Parti grup önerisiyle Meclis'in çalışma takvimi yeniden belirlendi. Alınan karara göre, TBMM 1 Temmuz'da tatile girmeyerek mesaisine devam edecek. Kabul edilen önergeyle, önümüzdeki haftalarda görüşülecek kanun teklifleri için Genel Kurul'un bitiş saatleri esnetilirken, Meclis'in 7, 8 ve 9 Temmuz tarihlerinde toplanmamasına karar verildi. CHP Grup Başkanvekili ccc, çalışma takvimine tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen AK Parti grup önerisiyle Meclis'in çalışma takvimi yeniden belirlendi. Alınan karara göre, TBMM 1 Temmuz'da tatile girmeyerek mesaisine devam edecek. Kabul edilen önergeyle, önümüzdeki haftalarda görüşülecek kanun teklifleri için Genel Kurul'un bitiş saatleri esnetilirken, Meclis'in 7, 8 ve 9 Temmuz tarihlerinde toplanmamasına karar verildi. Çalışma takvimine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Elli yıl sonra şunu okuyanlar 'Bu önergeyi getirenler ne kadar ciddiyetsizmiş. Bunlar kendilerini Superman mi zannediyor' diyecekler" ifadesini kullandı.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Emniyet teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri ele alındı. Genel Kurul'da, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta imzasıyla sunulan ve Meclis'in temmuz ayına uzanan çalışma takvimini belirleyen grup önerisi oylanarak kabul edildi.</p>

<p>Kabul edilen karara göre, TBMM İçtüzüğü'nün 5'inci maddesi uyarınca 1 Temmuz 2026'da tatile girmesi gereken Meclis, tatile girmeyerek çalışmalarını sürdürecek. Ayrıca 1 ve 2 Temmuz 2026 (Çarşamba ve Perşembe) günkü birleşimlerde denetim konuları pas geçilerek doğrudan "Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçilecek. Gündemin üst sıralarına çekilen 276 sıra sayılı Kanun Teklifi ise İç Tüzük gereği "temel kanun" olarak görüşülecek ve gruplar adına en fazla iki konuşmacı söz alabilecek.</p>

<p>AK Parti'nin kabul edilen önerisiyle birlikte Genel Kurul'un çalışma saatleri, arka arkaya gündeme gelecek kanun tekliflerinin tamamlanması şartına bağlandı. Belirlenen takvime göre Meclis, mesaisine bugün 276 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin birinci bölüm oylamaları tamamlanana kadar çalışarak başlayacak. Aynı teklifin görüşmeleri 17 Haziran Çarşamba günü bitirilecek. Haftanın son çalışma günü olan 18 Haziran Perşembe ise 266 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar mesaiye devam edilecek.</p>

<p>Önümüzdeki hafta da aralıksız sürecek mesai kapsamında Genel Kurul; 23 Haziran Salı günü 242, 24 Haziran Çarşamba günü 147 ve 25 Haziran Perşembe günü 69 sıra sayılı kanun tekliflerinin görüşmeleri tamamlanana kadar açık kalacak.</p>

<p>Meclis'in tatile girmeyerek temmuz ayına uzatacağı çalışma planlamasına göre ise; 30 Haziran Salı günü 68 sıra sayılı, 1 Temmuz Çarşamba günü 139 sıra sayılı ve 2 Temmuz Perşembe günü 167 sıra sayılı kanun tekliflerinin görüşmeleri tamamlanana kadar Meclis'te mesai kesintisiz olarak sürdürülecek.</p>

<p>Öte yandan, kabul edilen önerge kapsamında TBMM Genel Kurulu'nun 7, 8 ve 9 Temmuz 2026 (Salı, Çarşamba ve Perşembe) tarihlerinde toplanmayarak çalışmalarına ara vermesi kararlaştırıldı.</p>

<p><strong>"SON DERECE CİDDİYETSİZ BİR ÖNERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"</strong></p>

<p>AK Parti'nin Meclis çalışma takvimine ilişkin önerisine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Yine, AKP Grubunun Genel Kurulu, milletvekillerini, milli iradeyi ciddiye almayan ve son derece ciddiyetsiz bir önerisiyle karşı karşıyayız. Parlamento ciddi bir iştir. Bakın, biz burada tarihe kalacak işler yapıyoruz. Yarın bizim şu öneriyi doktora öğrencileri gelip çalışacaklar. Elli yıl sonra şunu okuyanlar 'Bu önergeyi getirenler ne kadar ciddiyetsizmiş. Bunlar kendilerini Superman mi zannediyor' diyecekler" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-emir-elli-yil-sonra-sunu-okuyanlar-bunlar-kendilerini-superman-mi-zannediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/chpli-emir-elli-yil-sonra-sunu-okuyanlar-bunlar-kendilerini-superman-mi-zannediyor.png" type="image/jpeg" length="33258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin "öğretmenlerin hak kayıpları araştırılsın" önergesi reddedildi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpnin-ogretmenlerin-hak-kayiplari-arastirilsin-onergesi-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpnin-ogretmenlerin-hak-kayiplari-arastirilsin-onergesi-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin, öğretmenlerin kamuda ve özel sektörde yaşadıkları hak kayıpları ile mesleki sorunların araştırılması amacıyla TBMM'ye sunduğu önerge Genel Kurul'da görüşüldü. Muhalefet milletvekilleri, atamalardaki mülakat sistemini, özel okul öğretmenlerinin taban maaş taleplerini ve Ankara'da eylem yapan öğretmenlere yönelik polis müdahalesini eleştirerek iktidara çözüm çağrısında bulundu. CHP'li Özçağdaş, "İlle bir faciayı yaşamak zorunda değiliz. Öğretmenler canına kıyıyor yaşadıkları mobbingden, yaşadıkları sorunlardan. Gelin, öğretmenlerin sorunlarını aşalım. Bin 611 mülakat mağduru öğretmenimiz için gerek MHP'nin gerek bizim yasa tekliflerimiz var, birlikte oylayalım, 37'nci maddeden getirelim, bir günde, beş dakika içerisinde çözelim" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'nin, öğretmenlerin kamuda ve özel sektörde yaşadıkları hak kayıpları ile mesleki sorunların araştırılması amacıyla TBMM'ye sunduğu önerge Genel Kurul'da görüşüldü. Muhalefet milletvekilleri, atamalardaki mülakat sistemini, özel okul öğretmenlerinin taban maaş taleplerini ve Ankara'da eylem yapan öğretmenlere yönelik polis müdahalesini eleştirerek iktidara çözüm çağrısında bulundu. CHP'li Özçağdaş, "İlle bir faciayı yaşamak zorunda değiliz. Öğretmenler canına kıyıyor yaşadıkları mobbingden, yaşadıkları sorunlardan. Gelin, öğretmenlerin sorunlarını aşalım. Bin 611 mülakat mağduru öğretmenimiz için gerek MHP'nin gerek bizim yasa tekliflerimiz var, birlikte oylayalım, 37'nci maddeden getirelim, bir günde, beş dakika içerisinde çözelim" dedi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor. Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü.</p>

<p>CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ve CHP milletvekilleri, öğretmenlerin hem kamuda hem de özel sektörde karşı karşıya kaldığı hak kayıplarının, mağduriyetlerin ve mesleki sorunların tüm boyutlarıyla belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması istendi.</p>

<p>Önergenin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, konuşmasına CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte açlık grevindeki özel sektör öğretmenlerini ve mülakat mağdurlarını ziyaret ettiklerini belirterek başladı.</p>

<p><strong>"ANKARA'DA ANAYASAL SUÇ İŞLEDİNİZ"</strong></p>

<p>Kürsüden, eylem yapan öğretmenlere yönelik polis müdahalesinin fotoğraflarını gösteren Özçağdaş, sendika başkanlarının ters kelepçeyle gözaltına alınmasına ve 78 yaşındaki bir vatandaşın yere yatırılmasına şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<p>"Bu resimde üstteki gözaltına alınan Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı; altında, yere kapaklattırmış olduğunuz, ters kelepçe yaptığınız EĞİTİM-SEN Genel Başkanı Kemal Irmak. Bu teyzemiz 78 yaşında; kamu açısından güvenlik sorunu oluşturduğunu görmüşsünüz, teyzeyi hareketsiz hale getirmişsiniz. Bunlar dün Ankara'da anayasal suçlar işlediğiniz, yurttaşlarımızın seyahat özgürlüğünü, kendi sendikal önlüklerini giyerek yürümelerini engellediğiniz, Anayasa’nın 23'üncü, 26'ncı, 28'inci maddelerini ihlal ettiğiniz görüntüler."</p>

<p><strong>"İNSANLAR PARKLARDA DÖVÜLÜYOR, BUNDAN SORUN GÖRMÜYORSUNUZ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in 2023 seçimleri öncesinde verdiği "Mülakatı kaldırıyoruz" sözünü hatırlatan Özçağdaş, mevcut Bakan Yusuf Tekin'in uygulamalarını eleştirdi. Özçağdaş, "Sözü verenler olarak Yusuf Tekin Bakan olduktan sonra utanmadan sıkılmadan 'Mülakat gibi mülakat yapacağız' diyerek bin 611 mülakat mağduru oluşturdunuz. Sayın Devlet Bahçeli 'Bu mülakat mağduriyeti giderilmelidir' dedi, yasa teklifi verdi, o gün bugündür uygulamadınız. Gerçeklerin dile getirilmesi istenmediğinden insanlar otellerinde zapt ediliyor, parklarda dövülüyor, yerlere yatırılıyor ve bunda hiçbir sorun görmüyorsunuz" dedi.</p>

<p><strong>"GECE YARISI OPERASYONUYLA MADDEYİ KALDIRDINIZ"</strong></p>

<p>Özel okullarda çalışan öğretmenlerin taban maaş hakkının 2014 yılında ellerinden alındığını vurgulayan Özçağdaş, iktidarın bu sorunu çözmek yerine öğretmenleri oyaladığını ifade etti. Özçağdaş, "1965 yılında çıkan bir yasayla özel sektör öğretmenleri kamudaki öğretmenlerle aynı maaşı alıyorlardı. 2014 yılında bir gece yarısı operasyonuyla, yine Yusuf Tekin marifetiyle bu kanunu ortadan kaldırdınız, yandaş patronlarınız öğretmenlere haklarını vermesin diye bu maddeyi kaldırdınız. 2014 yılından bu yana bugün kamuda öğretmenler 80-90 bin lira maaş alırken özel sektör öğretmenleri asgari ücretle, yer yer asgari ücretin altında dokuz aylık sözleşmelerle çalışıyor" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"BEŞ DAKİKA İÇERİSİNDE ÇÖZELİM"</strong></p>

<p>Özçağdaş, mobbing ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle öğretmenlerin canına kıydığını belirterek, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilere acil çözüm çağrısında bulundu:</p>

<p>"İlle bir faciayı yaşamak zorunda değiliz. Öğretmenler canına kıyıyor yaşadıkları mobbingden, yaşadıkları sorunlardan. Gelin, öğretmenlerin sorunlarını aşalım. bin 611 mülakat mağduru öğretmenimiz için gerek MHP'nin gerek bizim yasa tekliflerimiz var, birlikte oylayalım, 37'nci maddeden getirelim, bir günde, beş dakika içerisinde çözelim."</p>

<p><strong>"BUGÜNLERİ ANARKEN, 'AK PARTİ İKTİDARI ÖĞRETMENLERİ COPLANDIĞI BİR DÖNEMDİ' DİYE HATIRLANACAK"</strong></p>

<p>CHP'nin önergesi üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bir ülkenin geleceği eğitimcilerin elinde. Yeni nesiller öğretmenlere teslim ediliyor, ne yazık ki öğretmenlerin hali içler acısı. Bugün öğretmenlerin tarihin en zor dönemlerinden birini yaşadığı süreçteyiz. Ne yazık ki tarih bugünleri anarken 'AK Parti iktidarı öğretmenlerin coplandığı bir dönemdi.' diye hatırlayacak" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"BİR ÜLKENİN BAKANLIĞI ÖĞRETMENE BARİKAT KURAR MI?"</strong></p>

<p>İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat ise "Ankara sokaklarında gördüğümüz manzara budur; öğretmenlerin feryadıdır, öğretmen annelerinin gözyaşıdır, öğretmen çocuklarının dramıdır. Soruyorum size: Bir ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı öğretmene bariyer kurar mı? Bir ülkede öğretmenler açlık grevi başlatır mı? Bir ülkede öğretmenler hakkını aradığı için coplanır mı? Bir ülkede öğretmen anneleri yerlerde sürüklenir mi? Hayır. Bir hukuk devletinde bunların hiçbiri kabul edilemez" sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>

<p>CHP'nin önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpnin-ogretmenlerin-hak-kayiplari-arastirilsin-onergesi-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/chpnin-ogretmenlerin-hak-kayiplari-arastirilsin-onergesi-reddedildi.png" type="image/jpeg" length="52183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cem Gürdeniz uyardı: Türkiye büyük hesaplaşmanın merkezinde mi?]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/cem-gurdeniz-uyardi-turkiye-buyuk-hesaplasmanin-merkezinde-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/cem-gurdeniz-uyardi-turkiye-buyuk-hesaplasmanin-merkezinde-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD ile İran’ın anlaşmayı kabul etmesinden sonra dikkat çeken uyarılar yaptı. Gürdeniz “Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, 15 Haziran'da İran ile savaşı bitirmesi beklenen anlaşmanın halihazırda imzalandığını ve detaylarının "çok yakında" kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Ardından Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın ön anlaşmayı Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.</p>

<p>Vance, ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptını (MOU) "yaklaşık bir buçuk sayfa" ve "çok genel" bir belge olarak tanımladı.</p>

<p>Dünya bu anlaşmayı konuşurken Emekli Amiral Cem Gürdeniz’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi.</p>

<p>Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD ile İran’ın anlaşmayı kabul etmesinden sonra dikkat çeken uyarılar yaptı. Gürdeniz <span> </span>“Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez” dedi.</p>

<p>Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in değerlendirmesi şöyle:</p>

<p>“Haftanın en önemli gelişmesi İran-ABD-İsrail dosyasında ortaya çıkan 60 günlük ateşkes ve müzakere sürecidir. Ancak bu sürecin önündeki en büyük engelin İran değil İsrail olacağını değerlendiriyorum.</p>

<p>İsrail yönetimi Lübnan'daki askeri faaliyetlerini sürdürmekte kararlı görünürken, Washington'un baskılarına direnen güçlü siyasi ve mali çevreler de mevcuttur. Bu nedenle önümüzdeki günlerde gerek Lübnan'da gerek ABD iç siyasetinde ateşkesi sabote edecek kışkırtmalar görmek şaşırtıcı olmayacaktır.</p>

<p>Özellikle Lübnan'da yaşanabilecek büyük bir saldırı ateşkesi rayından çıkarabilir ve bölgeyi yeniden savaş sarmalına sürükleyebilir.</p>

<p>Diğer tarafta Ukrayna ve Moldova'nın Avrupa Birliği üyelik müzakereleri başladı. Bugün Moskova bunu NATO üyeliği kadar büyük bir tehdit olarak görmeyebilir. Ancak ABD'nin Avrupa güvenliğindeki yükünü azaltmasıyla birlikte Almanya ve Fransa öncülüğünde hızla silahlanan ve kendi savunma kimliğini oluşturan bir Avrupa Birliği'nin gelecekte Rusya tarafından ciddi bir tehdit olarak algılanması kaçınılmazdır.</p>

<p><strong>BUGÜN ATILAN ADIMLAR YARININ YENİ JEOPOLİTİK FAY HATLARI</strong></p>

<p>Bugün atılan adımlar yarının yeni jeopolitik fay hatlarını oluşturuyor.</p>

<p>NATO Zirvesi'ne kadar Ukrayna cephesinde durulma değil tırmanma beklemek daha gerçekçidir. Rusya'yı doğrudan NATO ile karşı karşıya getirecek sahte bayrak operasyonları ve yeni kışkırtmalar ihtimal dışı değildir. Putin'in bugüne kadar gösterdiği temkinli yaklaşım da bu tuzakların farkında olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Türkiye ise son derece hassas bir döneme giriyor. Yaklaşan NATO Zirvesi Karadeniz'de Rusya ile, Güney Kafkasya'da ise İran ile karşı karşıya getirebilecek yeni dayatmaların zemini olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA ÇİZGİSİNDEN AYRILMAMALI</strong></p>

<p>ABD ve Avrupa'nın amacı yalnızca Ukrayna veya İran değildir. Asıl hedef, çok kutuplu dünya düzenine geçiş sürecinde Türkiye gibi jeopolitik ağırlığı yüksek ülkeleri kendi saflarında tutmaktır.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye yüz yıl önce olduğu gibi bugün de bağımsız dış politika çizgisinden ayrılmamalıdır. Karadeniz'de, Kafkasya'da ve Doğu Akdeniz'de kendi milli çıkarlarını esas alan bir strateji izlemeli, başkalarının jeopolitik hesaplarının aparatı haline gelmemelidir.</p>

<p>Çünkü Ukrayna-Rusya savaşı ve İran-İsrail krizi sona erdiğinde, Doğu Akdeniz ve Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/cem-gurdeniz-uyardi-turkiye-buyuk-hesaplasmanin-merkezinde-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/cem-gurdenizden-dikkat-ceken-cikis-en-tehlikeli-senaryo-qf1r.jpg" type="image/jpeg" length="83862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Telegram'da kiralık tetikçi pazarlığı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/telegramda-kiralik-tetikci-pazarligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/telegramda-kiralik-tetikci-pazarligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarıyer'de bir iş insanına yönelik silahlı saldırının ardından ortaya çıkan ifadeler, Telegram üzerinden faaliyet yürüttüğü iddia edilen bir "infaz grubu"nu gündeme getirdi. Tutuklanan 16 yaşındaki şüpheli, 200 bin lira karşılığında bir kişiyi vurmak için anlaştığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un Sarıyer ilçesinde bir AVM'de iş insanı Barış A.'ya yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırının ardından dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı.</p>

<p>Sözcü’nün haberine göre; 13 Haziran'da Ayazağa Mahallesi'ndeki bir alışveriş merkezinde meydana gelen olayda, galerici ve iş insanı Barış A. kafeteryada oturduğu sırada silahlı saldırıya uğrayarak bacağından yaralandı.</p>

<p><strong>"DÖVMEN ÇOK GÜZEL ABİ" DİYEREK YAKLAŞTI</strong></p>

<p>İddiaya göre 16 yaşındaki E.T., önce Barış A.'nın yanına giderek sohbet etti. "Dövmen çok güzel abi" dedikten sonra bölgeden uzaklaşan şüpheli, kısa süre sonra geri dönerek yanında bulunan silahla ateş açtı.</p>

<p>Bacağından yaralanan Barış A. hastaneye kaldırılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı.</p>

<p><strong>YUNUS TİMLERİ YAKALADI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının ardından E.T.'yi araçla kaçırmaya çalıştığı belirtilen İdris Ü. de polis ekiplerinin takibi sonucu yakalandı.</p>

<p>Şüphelinin üzerinde yapılan aramada silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi.</p>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.T., "kasten yaralama" ve "Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla tutuklandı.</p>

<p>"<strong>TELEGRAM'DAKİ İNFAZ GRUBUNA KATILDIM"</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında ortaya çıkan ifade ise olayın perde arkasına ilişkin çarpıcı iddialar içerdi.</p>

<p>Şüphelinin ifadesinde, Telegram'da yer aldığı belirtilen "infaz grubu" isimli bir kanala katıldığını ve burada kendisiyle iletişime geçildiğini söylediği öne sürüldü.</p>

<p>E.T.'nin ifadesinde şu iddialara yer verdiği aktarıldı:</p>

<p>“Popüler mesajlaşma uygulaması Telegram'da yer alan 'infaz grubu' isimli bir kanala katıldım.</p>

<p>Burada kendisini tanıtmayan kişiler benimle yurt dışı numaraları üzerinden iletişime geçti. İstanbul'da birini vurmam karşılığında bana tam 200 bin lira teklif ettiler. Paraya ihtiyacım olduğu için kabul ettim.”</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/telegramda-kiralik-tetikci-pazarligi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/b92d06b8-4dd1-48a7-90a9-106ef31d1bdc.webp" type="image/jpeg" length="50752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışma Bakanlığı: Doruk Madencilik'te uzlaşı sağlandı, ödemeler takvime bağlandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/calisma-bakanligi-doruk-madencilikte-uzlasi-saglandi-odemeler-takvime-baglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/calisma-bakanligi-doruk-madencilikte-uzlasi-saglandi-odemeler-takvime-baglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.’de yaşanan sürece ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.’de yaşanan sürece ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiği ve ilgili taraflarla gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, Bakanlığın girişimleriyle işçi ve işveren tarafları arasında yürütülen görüşmeler ile 15-16 Haziran 2026 tarihlerinde yapılan müzakereler sonucunda uzlaşı sağlandığı bildirildi. Konuya ilişkin açıklamada şu ifadelere yerildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.'de yaşanan sürece ilişkin gelişmeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tarafından ilk andan itibaren yakından takip edilmiş; ilgili tüm taraflarla gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>Bakanlığımız girişimleri ile işçi ve işveren tarafları arasında yürütülen görüşmeler ve 15-16 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen müzakereler sonucunda, bugün işveren temsilcileri ve yetkili sendika temsilcilerinin katılımıyla önemli bir uzlaşı sağlanmıştır. Bu uzlaşı çerçevesinde, yetkili sendika olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası ve işveren tarafları arasında imzalanan protokol ile işçilerin alacaklarının ödenmesi bir takvime bağlanmıştır. Buna bağlı olarak işçilerin protokol kapsamında mutabakata bağlanan hak ve alacaklarının ödenmesi güvence altına alınmıştır.</p>

<p>Hassasiyetle yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından taraflar arasında sağlanan uzlaşma ile işçi tarafı devam eden eylemlerini sonlandırma kararı almıştır. Çalışma hayatında sosyal diyalog anlayışı esas alınarak işçilerin haklarının korunması, çalışma barışının sürdürülmesi için gerekli tüm adımlar kararlılıkla atılmaya devam edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/calisma-bakanligi-doruk-madencilikte-uzlasi-saglandi-odemeler-takvime-baglandi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/calisma-bakanligi-doruk-madencilikte-uzlasi-saglandi-odemeler-takvime-baglandi.jpeg" type="image/jpeg" length="45398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya hava savunma sistemi Konya'ya konuşlandırılacak]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/italya-hava-savunma-sistemi-konyaya-konuslandirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/italya-hava-savunma-sistemi-konyaya-konuslandirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB, Konya'ya İtalya'ya ait bir hava savunma sistemi konuşlandırılacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) yaptığı açıklamada, Konya'ya İtalya'ya ait bir hava savunma sistemi konuşlandırılacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"NATO Daimi Savunma Planı kapsamında; ittifak hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı/Konya'da konuşlandırılacaktır."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/italya-hava-savunma-sistemi-konyaya-konuslandirilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/c7133f2c-bc78-49e4-b0ac-b7a050973f5b.jpg" type="image/jpeg" length="46279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan açlık grevindeki öğretmenlere destek ziyareti: Öğretmenler polisin de öğretmenidir]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdagdan-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-ogretmenler-polisin-de-ogretmenidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdagdan-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-ogretmenler-polisin-de-ogretmenidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hak aramak için açlık grevine başlayan öğretmenlere destek ziyaretinde bulunarak, eylemler sırasındaki polis müdahalesine tepki gösterdi. Özdağ, "İnsanlar yasa dışı, anayasayı çiğneyen bir eylem yapmıyor; barış içerisinde demokratik haklarını savunuyorlarsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz? Öğretmenler, polisin de öğretmenidir. Onları da öğretmenler yetiştiriyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hak aramak için açlık grevine başlayan öğretmenleri ziyaret etti. Eylemlerdeki polis müdahalesine tepki gösteren Özdağ, "İnsanlar demokratik haklarını savunuyorsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz? Öğretmenler, polisin de öğretmenidir" dedi.</p>

<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara'da sürdürdükleri açlık grevine destek olmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Merkezi'nde öğretmenleri ziyaret etti. </p>

<p>Özdağ, ziyaret sonrası yaptığı konuşmada sözlerine başlarken, "Değerli öğretmen arkadaşlarımızla ve onların mücadelesiyle dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek için buradayız. Ben meslek olarak onlara çok yakınım çünkü ben de öğretmenim. Yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptım ve yetişmelerine birçok öğretmen arkadaşımın vesile oldum. Hem de öğretmenliğin sorunlarını kendim de yaşayarak deneyimledim" dedi. </p>

<p>"Öyle bir dönemden geçiyoruz ki eğitimin değil eğitimsizliğin, seçkinliğin değil vasatlığın, bilginin değil cehaletin ön plana çıkarıldığı, övüldüğü, pohpohlandığı ve desteklendiği bir dönem bu. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini hepiniz hatırlayacaksınız. Hiç utanmadan cahilleri sevdiğini söyleyen bir öğretim üyesi bunu açıkça ifade etmiş, ardından da ödüllendirilerek terfi ettirilmişti. Böyle bir zihniyet hâkim olunca eğitimin çökmesi, öğretmenlerin geri plana itilmesi, ekonomik olarak baskı altına alınması ve atamalarının gerçekleştirilmemesi ne yazık ki günlük yaşamın bir parçası hâline geliyor. </p>

<p>Oysa bu Cumhuriyet, bilgi zemininde ve öğretmenlerin omuzlarında yükseldi. 21. yüzyılda da bilgi çağında yükseliş ancak eğitimle ve bilgiyle gerçekleşebilir. Onu topluma, çocuklara ve gençlere taşıyacak olanlar da öğretmenlerdir. Ancak üniversitelerden binlerce, on binlerce genç öğretmen adayı mezun oluyor ve atanamıyor. Atananlar ise aldıkları maaşla hayata tutunmakta zorlanıyor. Öğretmenler arasında anlamsız ve haklı olarak tepki gösterilen çeşitli kademelendirmeler yapılıyor. Bu kademelendirmelerin de gereksiz ve anlamsız mali ayrıcalıklar yarattığını görüyoruz.</p>

<p>Özetle, bütün bunların değişmesi ancak bugünkü bilim düşmanı, bilgi düşmanı; yetişmiş, aydın yurttaş istemeyen sistemin değişmesiyle mümkün. Aksi hâlde sorunları parça parça çözmek, öğretmenlerin sorunlarını çözmek ve eğitimin sorunlarını çözmek ne yazık ki mümkün değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ÖĞRETMENLER, POLİSİN DE ÖĞRETMENİDİR"</strong></p>

<p>Bütün bunlar kadar üzücü olan bir başka husus da burada en demokratik hakkını kullanan, anayasa ve yasalar çerçevesinde tepkisini ortaya koyan genç arkadaşlarımızın polisle karşı karşıya gelmek durumunda kalmalarıdır. Bu, inanılır gibi değil. İnsanlar yasa dışı, anayasayı çiğneyen bir eylem yapmıyor; barış içerisinde demokratik haklarını savunuyorlarsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz? Öğretmenler, polisin de öğretmenidir. Onları da öğretmenler yetiştiriyor. Ancak bu ülkeyi yönetenler bir şeyi unutmasınlar. Napolyon'un bir sözü var: 'Süngü ile her şeyi yapabilirsiniz, ama üzerinde oturamazsınız.' Sizin yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz.</p>

<p><strong>"İÇİŞLERİ BAKANI, AYIP DEĞİL Mİ?"</strong></p>

<p>Özdağ'ın konuşmasından sonra söz alan çocuğu mülakat mağduru olmuş bir anne, eylemleri sırasında yaşanılan polis müdahalelerine ilişkin,  "Benim kızım mülakat mağduru. Çocuklarımızı büyüttük, okuttuk; vatana ve millete hayırlı bireyler olsunlar diye emek verdik. Küçük çocuklarımız ve torunlarımız da vardı. Onlara biber gazı sıktılar. Yerlerde sürüklendik. Biz bunu hak etmedik. Biz bir anneyiz. Vatana ve millete bir öğretmen yetiştirdik" dedi. </p>

<p>Annenin konuşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye seslenen Özdağ, "İçişleri Bakanı, duyuyor musunuz? Burada bir büyükanne var. Torunu için buraya gelmiş. Torununun yerlerde sürüklendiğini söylüyor. Ayıp değil mi?" dedi. </p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdagdan-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-ogretmenler-polisin-de-ogretmenidir</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/umit-ozdagdan-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-ogretmenler-polisin-de-ogretmenidir.jpg" type="image/jpeg" length="19780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den tutuklanan Balcıoğlu'na destek: Bu haksızlığın karşısında asla yalnız değilsiniz]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-tutuklanan-balciogluna-destek-bu-haksizligin-karsisinda-asla-yalniz-degilsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-tutuklanan-balciogluna-destek-bu-haksizligin-karsisinda-asla-yalniz-degilsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, tutuklu Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’na destek mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="css-175oi2r r-136ojw6 r-18u37iz">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, tutuklu Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’na destek mesajı yayımladı.</div>

<div class="css-175oi2r">
<div aria-labelledby="id__zkfnqos3coc id__u26qscx0dop" class="css-175oi2r r-1s2bzr4 r-9aw3ui" id="id__llbqcu42rk">
<div class="css-175oi2r" id="id__zkfnqos3coc">
<div class="css-175oi2r r-1867qdf r-1kqtdi0 r-1loqt21 r-1ny4l3l r-1udh08x r-6416eg r-adacv r-o7ynqc r-rs99b7" role="link" tabindex="0">
<div class="css-175oi2r">
<div class="css-175oi2r r-6gpygo r-jusfrs">
<div class="css-146c3p1 r-14gqq1x r-16dba41 r-1ttztb7 r-1udbk01 r-1udh08x r-37j5jr r-8akbws r-a023e6 r-bcqeeo r-bnwqim r-dnmrzs r-krxsd3 r-qvutc0 r-rjixqe" data-testid="tweetText" dir="auto" lang="tr">
<p>Özel, Balcıoğlu’nun sosyal medya paylaşımını alıntılayarak yaptığı açıklamada, Balcıoğlu’nun milletin emanetine ve CHP’nin değerlerine bağlılığına inandıklarını belirtti. Balcıoğlu’na yönelik süreci CHP’yi hedef alan saldırılardan bağımsız görmediklerini ifade eden Özel, "Bu haksızlığın karşısında asla yalnız değilsiniz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel, Balcıoğlu ve ailesinin CHP’ye ve yol arkadaşlarına emanet olduğunu belirterek, gerçeğin er ya da geç ortaya çıkacağını ve adaletin yerini bulacağını kaydetti.</p>

<p>Tutuklu Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ise paylaşımında, seçmenlerin oylarına leke sürecek bir yanlışının ve CHP’nin değerleriyle bağdaşmayacak bir davranışının olmadığını ifade etti.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-tutuklanan-balciogluna-destek-bu-haksizligin-karsisinda-asla-yalniz-degilsiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="http://service.tebilisim.com/ajans/" type="image/jpeg" length="44823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu: Burada 'çaktım İmamoğlu’na çıktım' düzeni kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglu-burada-caktim-imamogluna-ciktim-duzeni-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglu-burada-caktim-imamogluna-ciktim-duzeni-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası’nın 51'inci gününde savunma yapan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'ye soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, kendisine aktarılan bir görüşmeyi anlattı. İmamoğlu, “Bir siyasetçiye, ev hapsindeki bir kişinin ‘İki ifade verdim, benden öyle istendi, çaktım İmamoğlu’na çıktım’ dedi. Burada ‘çaktım İmamoğlu’na’, ‘çaktım Buğra Gökce’ye çıktım’ düzeni kuruluyor” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> İBB Davası’nın 51'inci gününde savunma yapan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'ye soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, kendisine aktarılan bir görüşmeyi anlattı. İmamoğlu, “Bir siyasetçiye, ev hapsindeki bir kişinin ‘İki ifade verdim, benden öyle istendi, çaktım İmamoğlu’na çıktım’ dedi. Burada ‘çaktım İmamoğlu’na’, ‘çaktım Buğra Gökce’ye çıktım’ düzeni kuruluyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 51'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor. </p>

<p>Bugün ilk olarak, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin savunması alındı. 5 saat süren savunmanın ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sorgu sırasında ilk önce İmamoğlu söz aldı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BİZDE TALİMAT DEĞİL ORTAK AKIL VARDIR</strong></p>

<p>İmamoğlu, Buğra Gökce’ye yönelttiği sorular üzerinden iddianamedeki “suç örgütü” iddialarına tepki gösterdi. İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yönetim anlayışlarının ortak akıl, liyakat ve mevzuata uygunluk esasına dayandığını belirterek, “Bir suç örgütü böyle işlemez. Kamu kurumu böyle işler. Bizim kamu örgütü anlayışımızda mesele ortak akılla başlar, liyakatle devam eder, kanuna uygunlukla biter” dedi.</p>

<p>İmamoğlu, görev yaptığı 12 yıl boyunca kimseye hukuka aykırı bir talimat vermediğini savunarak, “Ben kime talimat verdim? Çıksın biri desin ki ‘Başkan bana böyle talimat verdi.’ Kamu yönetimi böyle işlemez. Bu iddianameyi yazanlar muhtemelen böyle bir dünyanın fertleri” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İZMİR ADAYLIĞI KONUSUNDA BENİM YÖNLENDİRMEM OLMADI”</strong></p>

<p>Buğra Gökce’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı sürecine de değinen İmamoğlu, Gökce’nin kendi iradesiyle aday olduğunu söyledi.</p>

<p>Gökce ise adaylık kararını tamamen kendi siyasi tercihleri doğrultusunda aldığını belirterek, “Sayın Başkan bana güvenerek aday oluyorsan yanlış yaparsın dedi. Hatta bana faydadan çok zararınız olur dedim. İzmir’de bana zaten ‘Ekrem İmamoğlu’nun adamı’ deniliyordu. Adaylık sürecimde Sayın İmamoğlu’nun herhangi bir yönlendirmesi ya da katkısı olmadı” diye konuştu.</p>

<p>İmamoğlu da bu yanıt üzerine, iddianamede yer alan “aday belirleme” iddialarına işaret ederek, “Benim Türkiye’de adayları belirlediğim yönünde suçlamalar var. Buğra Bey örneği bunun doğru olmadığını gösteriyor” dedi.</p>

<p><strong>“ÇAKTIM İMAMOĞLU’NA, ÇIKTIM DÜZENİ KURULUYOR”</strong></p>

<p>Konuşmasının başında etkin pişmanlık ifadelerine de değinen İmamoğlu, kendisine aktarılan bir görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<p>“Bir siyasetçiye, ev hapsindeki bir kişinin ‘İki ifade verdim, benden öyle istendi, çaktım İmamoğlu’na çıktım’ dedi. Burada ‘çaktım İmamoğlu’na’, ‘çaktım Buğra Gökce’ye çıktım’ düzeni kuruluyor.”  </p>

<p><strong>“GÖZALTI FOTOĞRAFI İÇİN YENİDEN POZ VERDİRDİ</strong><strong>LER</strong><strong>SE TÜRK MİLLETİ ADINA KINIYORUM”</strong></p>

<p>İmamoğlu, savunmasında gözaltına alındığı gün emniyete kendi isteğiyle teslim olduğunu ancak kamuoyuna servis edilen görüntüler için birkaç kez emniyet girişinin yeniden çektirildiğini anlatan Buğra Gökce’ye bu konuyu tekrar sordu.</p>

<p>Gökce’nin anlatımına atıf yapan İmamoğlu, “İçeri girdikten sonra yansıyan fotoğrafı gördüm. Eğer gerçekten polisimizi bu işe vesile kılarak yeniden poz verdirdilerse, bu işi organize eden aklı Türk milleti adına kınıyorum” dedi.</p>

<p>Mahkeme başkanı ise aynı konuda daha önce açıklama yapıldığını belirterek, “Son kısmı zaten anlattı, aynı hususu tekrar sormanıza gerek yok” ifadelerini kullandı. </p>

<p>Duruşma Gökce'nin avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ekrem-imamoglu-burada-caktim-imamogluna-ciktim-duzeni-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/ekrem-imamoglu-burada-caktim-imamogluna-ciktim-duzeni-kuruluyor.jpeg" type="image/jpeg" length="40315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu: Kırmızı et baronlarına niye baskın düzenlemiyorsunuz]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-genel-kurulu-kirmizi-et-baronlarina-niye-baskin-duzenlemiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-genel-kurulu-kirmizi-et-baronlarina-niye-baskin-duzenlemiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'nin, beyaz ve kırmızı et fiyatlarındaki fahiş artışlar ile beyaz et sektörüne yönelik operasyonların araştırılması amacıyla TBMM'ye sunduğu önerge Genel Kurul'da görüşüldü. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, beyaz et üreticilerine yönelik 'kayyum' operasyonlarını eleştirerek iktidara, "Kırmızı et baronlarına, bu ülkeyi ithal ete mahkum eden çetelere niye baskın düzenlemiyorsunuz?" diye sordu. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şirketlere el konulmasına sert tepki göstererek, "Mülkiyet hakkını ve diğer güvenceleri tümüyle ortadan kaldırıyorsunuz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong> </strong>İYİ Parti'nin, beyaz ve kırmızı et fiyatlarındaki fahiş artışlar ile beyaz et sektörüne yönelik operasyonların araştırılması amacıyla TBMM'ye sunduğu önerge Genel Kurul'da görüşüldü. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, beyaz et üreticilerine yönelik 'kayyum' operasyonlarını eleştirerek iktidara, "Kırmızı et baronlarına, bu ülkeyi ithal ete mahkum eden çetelere niye baskın düzenlemiyorsunuz?" diye sordu. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şirketlere el konulmasına sert tepki göstererek, "Mülkiyet hakkını ve diğer güvenceleri tümüyle ortadan kaldırıyorsunuz" dedi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor. Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü.</p>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan araştırma önergesinde, beyaz ve kırmızı et fiyatlarındaki fahiş artışlar, piyasadaki kartelleşme ve Rekabet Kurulu'nun yetersiz kalması ile Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen beyaz et operasyonları sonucundaki kayyum atamalarının hukuk devleti ilkesine verdiği zararların araştırılması istendi.</p>

<p>Önergenin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan Çömez, Ticaret Bakanlığı'nın Ramazan ayı öncesinde beyaz et ihracatını yasakladığını hatırlatarak, sonrasında devreye giren Adalet Bakanlığı'nın operasyonlarını eleştirdi.</p>

<p><strong>"TAVUKLARDAN VE PİLİÇLERDEN OLUŞMUŞ BİR ÖRGÜT YAKALADI"</strong></p>

<p>İktidarın girdi maliyetlerini hesaplamadan sektöre "fiyatları artırmayın" baskısı yaptığını belirten Çömez, firmalara yönelik operasyonlar hakkında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Hemen devreye girdi iktidar ne Ticaret Bakanlığı ne Rekabet Kurulu, Adalet Bakanlığı devreye girdi. Çünkü tavuklardan ve piliçlerden oluşmuş bir örgüt yakaladı ve 13 tane firmaya baskın düzenlendi. Firmanın yetkilileri, CEO'ları, muhasebe müdürleri, finans müdürleri ne varsa derdest edildi, alındı, götürüldü ve ondan sonra TMSF'nin memurları şirkete yerleşti. Tüm bunları yapacağınıza, polis zoruyla fiyatları kontrol etmeye çalışacağınıza, ne olurdu bir oturup sektör temsilcileriyle konuşsanız; girdi maliyetleriniz ne kadar arttı, problemleriniz nelerdir, sektörü koruyabilmek, sektörü ayakta tutabilmek, aynı zamanda milletimize ucuz protein kaynağı temin edebilmek için neler yapmamız lazım diye tartışabilselerdi bu problem olmayacaktı ama elinde bir sopa var, bir devlet gücü var, basarım fabrikaları, yönetimi teslim alırım, yönetimdeki kademeleri derdest ederim, ondan sonra istediğimi yaparım. Halbuki, oturup mesela damızlık civciv maliyeti ithal, yanı sıra kredi maliyeti, vergiler, yem, enerji, ilaç, veterinerlik, personel, işletme giderleri, nakliye, birçok maliyet var, bunlarla ilgili bir hesap yapmış olsalardı, bunlara dair bir çözüm üretmiş olsalardı, bu sorun yaşanmayacaktı"</p>

<p><strong>"SONBAHARDAN SONRA FİYATLARIN ÖNÜNE GEÇEMEYECEKSİNİZ"</strong></p>

<p>Firmaların artan maliyetlerine ve zararlarına dikkati çeken Çömez, uygulanan baskı politikasının ters tepeceği uyarısında bulundu. Çömez, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bir süre daha fiyatlar düşük gidecek, belki üç, dört ay, belki sonbahara kadar ama -buradan kayıtlara girsin diye söylüyorum- bu tutumunuz, bu yapınız, bu uygulamanız, bu polis zoruyla, bu sopayla fiyatları düşürme anlayışınız ters tepecek ve göreceksiniz, buradan ilan ediyorum, sonbahardan sonra beyaz et fiyatlarının önüne geçemeyeceksiniz. Çünkü yemin yüzde 70'i, 80'i ithal, enerjinin bir o kadarı ithal, mazotun bir o kadarı ithal, işçi maliyetleri bilmem ne kadar, yanı sıra veteriner girdisine yüzde 70-80 zam olmuş, enflasyon olmuş, veteriner ilaçları ithal; e, bunlara çözüm bulmadan fiyatı sopayla indirmeye çalışacaksınız ve bundan netice alamayacaksınız, bunu hep beraber göreceğiz."</p>

<p><strong>"KIRMIZI ET BARONLARINA NİYE BASKIN DÜZENLEMİYORSUNUZ"</strong></p>

<p>Konuşmasında Et ve Süt Kurumu'nun ithal hayvan fiyatlarına yaptığı zamlara da değinen Çömez, beyaz et üreticilerine yapılan muamelenin kırmızı et sektöründeki "baronlara" neden yapılmadığını sordu. Çömez, "Et ve Süt Kurumunun 2025 yılında kilo başına canlı hayvana vermiş olduğu fiyat 228 lira. Geçtiğimiz günlerde Et ve Süt Kurumu fiyat açıkladı, 420 lira. Şimdi, buradan soruyorum, Tarım Bakanına sesleniyorum, AK Partili yetkililere sesleniyorum, Sayın Erdoğan'a sesleniyorum: Et ve Süt Kurumu yurt dışından ithal edilen hayvanlara yüzde 84,2'lik bir zam yapmış. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar korkunç, bu kadar fahiş bir zam yok. Peki, hesap sormayacak mısınız, ESK'ye kayyum atamayacak mısınız, onların üzerine gitmeyecek misiniz?" dedi.</p>

<p>Çömez, "Ocak 2022'den bugüne kırmızı ette yüzde bine yakın fiyat artışı var, beyaz ette yüzde 350'ler civarında. Niye peki kırmızı et baronlarına, bu ülkeyi ithal ete mahkûm eden çetelere baskın düzenlemiyorsunuz, oraları regüle etmiyorsunuz, oralarda üretim yapıp bu ülkeye daha ucuz bir et yemek için alan açmıyorsunuz da götürüp beyaz ete çöküyorsunuz? Böyle bir uygulama olur mu? " ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TANRIKULU: HUKUK, ADALET, DEMOKRASİ BU DEĞİL</strong></p>

<p>İYİ Parti'nin önergesi üzerine CHP Grubu adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ise fiyat akışına müdahalenin doğrudan ceza yargısının konusu olamayacağını belirterek 13 büyük şirkete kayyum atanmasını eleştirdi. 1 Mart 2024'te Meclis'ten geçen 8'inci Yargı Paketi'yle iktidarın bu operasyonların temelini attığını ve TMSF uzmanlarına olağanüstü güvenceler verildiğini savunan Tanrıkulu, "Gözünüzü kestirdiğiniz şirkete, holdinge el koymak için bir soruşturma başlatacaksınız, tıpkı şimdi olduğu gibi. Hiç delil olmasa bile başlatabilirsiniz. O güvencelerle attığınız kayyumlara, şirketlere el koyuyorsunuz, sattırıyorsunuz ve mülkiyet hakkını ve diğer güvenceleri tümüyle ortadan kaldırıyorsunuz. Değerli arkadaşlar, hukuk bu değil, adalet de bu değil, demokrasi de bu değil, tümünü yerle bir ettiniz ama bir gün gelir elbette bunların hesabı sorulur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İYİ Parti'nin grup önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-genel-kurulu-kirmizi-et-baronlarina-niye-baskin-duzenlemiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-kirmizi-et-baronlarina-niye-baskin-duzenlemiyorsunuz.png" type="image/jpeg" length="25712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den açlık grevindeki öğretmenlere destek ziyareti: Bu öğretmenlerin hakkını verin]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-bu-ogretmenlerin-hakkini-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-bu-ogretmenlerin-hakkini-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, hak aramak için açlık grevine başlayan öğretmenlere destek ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu öğretmenlerin hakkını verin. Bu işin siyaseti yok. Bu öğretmenler ne CHP’li ne bir başka partili. Her partiden insan var. Anadolu'nun her yerinden insan var. Bundan sonra yapılan bu zulmü sona erdirmek boynunuzun borcudur" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> CHP Grup Başkanı Özgür Özel, hak aramak için açlık grevine başlayan öğretmenlere destek ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu öğretmenlerin hakkını verin. Bu işin siyaseti yok. Bu öğretmenler ne CHP’li ne bir başka partili. Her partiden insan var. Anadolu'nun her yerinden insan var. Bundan sonra yapılan bu zulmü sona erdirmek boynunuzun borcudur" dedi. </p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara'da sürdürdükleri açlık grevine destek olmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Merkezi'nde öğretmenleri ziyaret etti. </p>

<p>Açlık grevindeki öğretmenler ve aileleriyle sohbet eden Özel, "Biz kim mağdursa, kimin hakkı yenmişse onun yanındayız" dedi. </p>

<p>Hak arayışını sürdüren öğretmenlerle birlikte açıklamalarda bulunan Özel,  “Değerli arkadaşlar Ankara’da bir kaldırımın üstündeyiz. Bir erkek kuaförünün, bir gözlükçünün önündeyiz. Dünyanın en kutsal mesleğini yapan, her birimizi yetiştiren öğretmenlik mesleğine değer vermeyenlerin, kendi düzenleri açısından hak arayan öğretmenleri risk görenlerin ülkeye yaşattığı yeni bir ayıpla karşı karşıyayız” dedi.</p>

<p>Özel, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>“Geçtiğimiz haftalarda alnının terinin hakkını isteyen emekçileri Ankara’ya sokmuyorlardı. Bu sefer de göz göre göre hakları yenen öğretmenlerin hak aramalarına izin vermiyorlar. Onların, annelerinin, eşlerinin, evlatlarının mücadelesini görünür kılmamak için sendikanın önünde bir kaldırıma hapsediyorlar bu mücadeleyi. Bu büyük bir ayıp. Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu mücadele ne mücadelesi? 2023 seçimlerine doğru gidiliyordu. Muhalefet partileri, yapılan haksızlıklara karşı ‘mülakata son’ kampanyası yapıyorlardı, ‘Biz iktidar olduğumuzda mülakatı kaldıracağız’ diyorlardı. Bu büyük bir destek gördü. Çünkü mülakatlar büyük haksızlıklar yaratıyordu. Sayın Erdoğan da ‘Biz de mülakatı kaldırıyoruz’ dedi. Buradaki arkadaşlar, eğer Sayın Erdoğan’ın söz verdiği gibi mülakat yapılmasaydı yani yazılı sınav sonuçlarına göre mülakat yapılmasaydı bin 611 öğretmen o günden beri sınıflarına, öğrencilerine kavuşmuş olacaklardı. Ama maalesef seçimden sonra önce bir sessizlik dönemi, sonra ‘Efendim mülakat gibi mülakat yapacağız’ lafları derken, mülakat yaptılar. Hem de öyle bir mülakat yaptılar ki örneğin bazı şehirlerdeki heyetler ‘Hemşehrilerimize iyilik olsun’ diye beş tam puan verdi, bazı şehirlerdeki heyetler titiz davrandı ve daha düşük puan verdi. Hakkı olanlar, bin 611 kişi geriye düştü ve elendi. Haklı olduklarını herkes biliyor. Bu öğretmenlerin içinde bir partiye mensup öğretmenler yok, Bir bölgeye mensup öğretmenler yok, Bir inanca mensup öğretmenler yok. Toplumun tüm kesiminden insanlar var. Ortak özellikleri verilen devlet sözünün tutulmamış ve çiğnenmiş olmasıdır.</p>

<p><strong>“ÖĞRETMENLER MECLİS</strong><strong>’</strong><strong>TE AZINLIK DEĞİL, ÇOĞUNLUK”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun mücadelesini veriyorlar. Bunun için, hak aramak için senelerdir uğraşıyorlar. Parlamentoda bir kanun teklifi var, onun çıkmasını bekliyorlar. Hak aramak için Ankara’ya geldiklerinde şu insanlara bakın, şu insanlara… Hani her fırsatta hak arayanlara ‘Yok, provokasyon’, ‘Yok, marjinal gruplar’… Bu insanların karşısına polisi dikiyorlar, yere yatırıyorlar, ters kelepçe takıyorlar, desteğe gelen sendika başkanlarına saldırıyorlar, gözaltı yapıyorlar. Öğretmenlerin ki ben iki emekli öğretmenin bir evladı olarak tüm öğretmenlerin, öğretmenlerin evlatlarının, eşlerinin ve anne - babalarının bu hak arama mücadelesinin sonuna kadar yanındayım. Meclisteki kanun teklifinin görüşülmemesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in zoruyla oluyor. Geçtiğimiz yıl komisyondaki üyelerden imza topladık, 1/3’ü yetiyor. Bütün muhalefet imza verdik. Komisyonu toplantıya çağırdık. Komisyon başkanı fiilen toplantıyı yapmadı. Kanun bekliyor ve süresi geçti. İç tüzüğe göre indirip aşağıda oylanabilir.</p>

<p>Buradan Sayın Bahçeli’ye bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bir sayın milletvekilini görevlendirmişti, o da gelip haklarının verilmesi için kanun teklifi vereceğini söylemişti. Vermişti, o da bekliyor.  Bakın bugün için bu öğretmenler Meclis’te azınlık değil, çoğunluk. Görüyorum, takip ediyorum. Yeni Yol Grubu destek veriyor, DEM Grubu destek veriyor, Cumhuriyet Halk Partisi destek veriyor, e MHP de hak veriyor, kanun teklifi veriyorsa; öğretmenler 300’ün çok üzerinde bir çoğunlukla zaten kendilerine söz verenler el kaldırsa iş bitecek. Şu bin 611 öğretmenin kanununu Meclis kapanmadan bu hafta oylayalım, bitirelim. Ha bir talebi daha var bu özel okullarda örgütlü öğretmenlerin sendikasının. Onda da yerden göğe kadar haklılar, analarının ak sütü gibi helal. O da şu; eskiden bir kanun vardı, o kanunu çıkaranlardan Allah razı olsun o zaman. Bir öğretmen özel okulda çalışıyorsa kamudaki dengi ile aynı maaşı alır, altını veremezsin. Bu ne demek? Öğretmenin emeğini özel okul sömürmesin demek. 2014 yılında bir gece yarısı önergesiyle, gelen önerge ile Adalet ve Kalkınma Partililerin oylarıyla bu maddeyi kaldırdılar, özel okul öğretmenleri şimdi asgari ücrete, biraz üstüne, hatta ders saatine göre bazen altına çalışmak zorunda kalıyorlar. Ya böyle bir şey olabilir mi? Yani bu devlet, bu patronlardan daha mı zengin de devletin verdiği maaşı bu patron vermiyor. Diyorlar ki ‘Patronları masaya oturtmuyoruz.’ 2014’te patronlar mı geldi kaldırdı kanunu? Siz kaldırdınız. Şimdi getirin o kanunu hep birlikte geçirelim. Özel okul öğretmenleri kamudaki, devletteki denginden az maaş almasın. Ayrıca da bu bin 611 mülakat mağduru öğretmen bir an önce görevlerine başlasınlar.</p>

<p><strong>“BU SORUNU BEŞ DAKİKADA ÇÖZEBİLİRİZ”</strong></p>

<p>Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Söz namustur, seçimlerde insanlardan oy isterken mülakatı kaldırmaya söz verdiniz. Kim oluyor da bu Cumhuriyet tarihinin en uzlaşmaz, en kavgacı, en öğretmen düşmanı Bakanı gelmiş şimdi sizin sözünüzün üstüne ‘Mülakat gibi mülakat yapacağız’ diyerek sizin sözünüzü yere çalmış, üstünde tepinmiş siz de ‘Ben bu devletin başıyım’ diye gerim gerim geriniyorsunuz. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu öğretmenlerin hakkını verin. Bu işin siyaseti yok. Bu öğretmenler ne CHP’li ne bir başka partili. Her partiden insan var. Anadolu'nun her yerinden insan var. Bundan sonra yapılan bu zulmü sona erdirmek boynunuzun borcudur. Biz ağzımızdan çıkan bir sözün arkasında durmak için gerekirse her şeyini veren bir kültürden, bir gelenekten geliyoruz. Bir sözünüz bugün AK Parti Grup Başkanına, nöbetçi Grup Başkanvekiline bir telefonunuz ‘Ya şu bin 611 kişinin derdi nedir? Çözün’ derseniz çözülmesi hem vallahi hem billahi İç Tüzük 37 ile beş dakika, beş. Bugün Salı, daha İç Tüzük 37 görüşülmedi. Komisyonlarda 40 gün ele alınmayan kanunların doğrudan Meclis’e indirilebilme maddesi. İç Tüzük 37’de bekleyen neyse onu oybirliği ile çeker, bunu koyar, üzerinde beş dakika var o konuşmanın da şanı şerefi size kalsın, dediğiniz bir konuşsun. Biz Cumhuriyet Halk Partisi iki elimizi birden kaldıracağız, bu işi bir talimatınızla beş dakikada çözebiliriz. Öğretmenlerin sonuna kadar arkasındayız, bu haklı mücadelelerine destek veriyoruz. Onların karşısına polis dikmeyin. Milletimize de söylüyoruz; madencilere siz sahip çıktınız, haklarını aldılar. Öğretmenlere sahip çıkarsanız haklarını alırlar. Onları ziyaret edin, onları destekleyin, onlarla birlikte olun. Bu haklı mücadelede mağdurun, mazlumun, haklının yanında olsun vatandaşlarımız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p>

<p><strong>"YUSUF TEKİN İSTEMİYOR DİYE HAYATA GEÇİRİLMİYOR"</strong></p>

<p>Özel'den sonra konuşan Özel Setör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ise şunları kaydetti:</p>

<p>"Resmi tutanaklarda da, resmi yazılarda da yer alıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çözülebilecek olan ve Sayın Latif Selvi'nin ifadesiyle iktidar ile muhalefet arasında tek ittifak konusu olan taban maaş kanunu, Yusuf Tekin istemiyor diye hâlâ hayata geçirilmiyor."</p>

<p>Kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatan Edebali, "AK Parti, yüz binlerce öğretmeni patronlara ve sermayeye teslim ediyor. AK Parti, haklı olmalarına rağmen bin 611 öğretmeni burada emniyet güçlerine dövdürtüyor" dedi. </p>

<p><strong>"ÇÖZÜM İSTİYORUZ"</strong></p>

<p>Hak arayışını sürdüren öğretmenlerden birinin annesi Selma Güler de, "Çocuklarımız artık uyuyamıyor. Benim kızımın psikolojisi bozuldu. İki gündür de bizi parklarda, orada burada süründürüyorlar. Biz bunları hak etmiyoruz. Ben İstanbul'dan geliyorum. Ankara'nın bize yaptığı bu zulüm değer mi? İki gündür çok perişanız. Çocuklarımız açlık grevine başladı. Onlar yemek yemeyince biz de yiyemiyoruz. Biz çözüm istiyoruz" ifadelerini kullandı. </p>

<p>Özel, açlık grevini sürdüren öğretmenlerin yanından ayrılırken, "Sonuna kadar arkanızdayız. Elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. Mücadelelerinizin arkasındayız" dedi. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-bu-ogretmenlerin-hakkini-verin</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozelden-aclik-grevindeki-ogretmenlere-destek-ziyareti-bu-ogretmenlerin-hakkini-verin.jpg" type="image/jpeg" length="20621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin BabaOcağı’na konuştu: Bu kavga müteahhitlerle müşahitlerin kavgasıdır!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gursel-tekin-babaocagina-konustu-bu-kavga-muteahhitlerle-musahitlerin-kavgasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gursel-tekin-babaocagina-konustu-bu-kavga-muteahhitlerle-musahitlerin-kavgasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi’nin deneyimli ismi Gürsel Tekin, BabaOcağı TV ekranlarında önemli açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığının söz konusu olmadığının altını çizen Gürsel Tekin, “Bugün siyasi aktörlere baktığımızda hepsi daha 2,5 yıl önce Sayın Kılıçdaroğlu’nun yardımcılarıydı, grup başkan vekilleriydi” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nde sular durulmazken, partinin deneyimli ismi Gürsel Tekin, BabaOcağı TV ekranlarında yayınlanan “Baba Ocağı Konuşuyor” programında çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Grup toplantılarının iptalinden ihraç dalgasına, kurultay sürecindeki hukuki krizlerden Kemal Kılıçdaroğlu’nun geleceğine kadar tüm merak edilenleri net bir dille yanıtlayan Tekin, mevcut parti yönetimine ve kurultay sürecindeki iddialara sert eleştiriler yöneltti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte Gürsel Tekin’in açıklamalarından öne çıkan çarpıcı başlıklar…</p>

<p><strong>"GRUP TOPLANTILARININ İPTAL EDİLMESİ DOĞRU BİR KARAR, ŞİMDİ DİNGİNLİK ZAMANI"</strong></p>

<p>Meclis’in en hareketli günü olan salı gününde hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in grup toplantılarını iptal etmesini değerlendiren Gürsel Tekin, bu kararı olumlu bulduğunu belirtti. Parti tabanının bilerek ya da bilmeyerek karşı karşıya getirildiğini ifade eden Tekin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Grup toplantılarında kapıların önünde partili yoldaşlarımızın birbirleriyle olan o kavgaları doğal olarak hepimizi çok rahatsız eden bir durumdur. Gün dayanışma günüdür. Sayın Kılıçdaroğlu, o ekranlarda insanların birbirlerine bağırışlarını duymamak adına bu kararı aldı. Özgür Özel ve arkadaşlarına da bu doğrultuda teşekkür ediyorum. Şimdi dinginlik ve sağlıklı düşünme zamanıdır."</p>

<p><strong>"KILIÇDAROĞLU’NA AĞZA ALINMAYACAK CÜMLELER KURANLAR, 2,5 YIL ÖNCE YARDIMCILARIYDI"</strong></p>

<p>Mevcut yönetimde yer alan birçok aktörün çok yakın bir geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yol yürüdüğünü hatırlatan Tekin, sergilenen tavrı "vefasızlık" olarak nitelendirdi:</p>

<p>"Bugün siyasi aktörlere baktığımızda hepsi daha 2,5 yıl önce Sayın Kılıçdaroğlu’nun yardımcılarıydı, grup başkan vekilleriydi. Ne olduysa bu kadar saygın bir kişiliğe ağza alınmayacak cümleleri kullanarak kendi tarihlerinde büyük bir kara leke bıraktılar."</p>

<p><strong>"BUTLAN MESELESİNİN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ; 43 İTİRAFÇI SİZİN KANKANIZ, İŞ ORTAĞINIZ!"</strong></p>

<p>Partiyi yargı koridorlarına düşüren "butlan" (hukuki geçersizlik) tartışmalarına değinen Gürsel Tekin, kurultay sürecinde yaşanan delege pazarlıklarına dair çok sert iddialarda bulundu. Dosyada 43 itirafçının olduğunu belirten Tekin, kirli ilişkilere dikkat çekti:</p>

<p>"Bu sorunun sorumlusu Sayın Kılıçdaroğlu ya da bizler değiliz. Kongre döneminde nelerin yaşandığını, nasıl delege alışverişi olduğunu anlatan 43 tane itirafçı var. Ve bu itirafçıların hiçbir tanesi Sayın Kılıçdaroğlu’na ya da bizlere yakın değil. İtirafçı arkadaşlar sizin dostlarınız, kankalarınız, iş ortaklarınız! AKP il başkan yardımcısıyla ortak şirket kuranlar var, belediye billboardlarını verenler var. Bu yaşanan rezaletin tamamı ortaya çıktığında yarın hiçbiriniz çocuklarınızın yüzüne bakamayacaksınız. Bu kavga, müteahhitlerle müşahitlerin kavgasıdır!"</p>

<p><strong>İHRAÇ DALGALARI SÜRECEK Mİ? </strong></p>

<p>Özgür Özel’e yakın milletvekillerinin ihraç talepleri ve partideki disiplin süreçleriyle ilgili gelen soru üzerine Tekin, sürecin tamamen parti tüzüğüne göre işleyeceğini vurguladı:</p>

<p>"Sürekli genel merkezin işi gücü yokmuş gibi giyotinle kafa kestiği bir durum yok. Ama parti hukuku vardır. Özgür Özel’in bizim arkadaşlarımıza yaptığı gibi (sadece Kılıçdaroğlu ile fotoğraf çektirdi diye 1800 kişiyi partiden attılar) bir şeyi genel merkez asla yapmayacak. Ancak somut, anlaşılabilir, kanıtlanmış yolsuzluk belgesi varsa hiç koşulsuz tabii ki ihraç olacak. Bir de hiç kimsenin eski genel başkana ya da bir parti üyesine 'hain' deme hakkı yoktur."</p>

<p><strong>"MİLLETİN GERÇEK GÜNDEMİ EKMEKTİR, AŞTIR; NORMALLEŞME DİYE DİYE GÜNDEM ISKALANDI"</strong></p>

<p>Türkiye’nin derin bir ekonomik kriz içinde olduğunu, 30 milyon insanın sosyal yardıma muhtaç hale geldiğini belirten Tekin, CHP’nin son 1,5 yıldır uyguladığı "normalleşme" politikasını da eleştirdi:</p>

<p>"Milletin gerçek gündemini ıskalamışız. Gündem ekmektir, aştır, özgürlüktür. Son 1,5 yıldır arkadaşlarımız 'normalleşme' diyor. Neyin normalleşmesi kardeşim? Ne anormallik yaptık? Bütün bu sorunların kaynağı iktidar. Biz önümüzdeki süreçte çok ciddi projelerle milletin gerçek gündemine döneceğiz."</p>

<p><strong>"TARİHE NOT DÜŞSÜN: ADAY DEĞİLDİR!"</strong></p>

<p>Olası bir erken ya da zamanında seçimde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına dair net bir yanıt veren Gürsel Tekin, tartışmalara son noktayı koydu:</p>

<p>"Hayır, Sayın Kılıçdaroğlu aday değildir. Tarihe dipnot düşsün. Cumhuriyet Halk Partisi kısa süre içerisinde bu sorunlarını bitirecek ve önümüzdeki seçimde Türkiye’nin kutup yıldızı olacak."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gursel-tekin-babaocagina-konustu-bu-kavga-muteahhitlerle-musahitlerin-kavgasidir</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/gurseltekin.jpg" type="image/jpeg" length="46692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu yeni Sayıştay Başkanlığı için iki adayı belirledi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-yeni-sayistay-baskanligi-icin-iki-adayi-belirledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-yeni-sayistay-baskanligi-icin-iki-adayi-belirledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay Başkanlığı için yapılacak aday seçimi gündemiyle toplandı. Komisyonda yapılan değerlendirmelerin ve oylamaların ardından, mevcut Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık 8'er oy alarak belirlenen isimler oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay Başkanlığı için yapılacak aday seçimi gündemiyle toplandı. Komisyonda yapılan değerlendirmelerin ve oylamaların ardından, mevcut Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık 8'er oy alarak belirlenen isimler oldu.</p>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay Başkanlığı seçimi için toplandı. Sayıştay Başkanlığı için Sayıştay Başkanı Metin Yener, Sayıştay Başkan Yardımcısı Ahmet Tezcan, Sayıştay 4. Daire Başkanı İdris Bulut, Sayıştay 6. Daire Başkanı Nejla Eroğlu, Sayıştay 2. Daire Üyesi Beyami Özdemir, Sayıştay 7. Daire Üyesi Abdullah Şimşek, Sayıştay 8. Daire Üyesi Abdullah Doğru, Sayıştay Üyesi Mehmet Aksoy, Sayıştay Üyesi Ahmet Gümüş, Sayıştay Başsavcısı İsmail Altıntaş, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık ile Keçiören Belediyesi Şehit Aileleri ve Gaziler Birim Sorumlusu Mustafa Gümüş aday oldu. </p>

<p><strong>KOMİSYON AŞAMASI TAMAMLANDI, GÖZLER GENEL KURUL'DA</strong></p>

<p>Plan ve Bütçe Komisyonu, bugün gerçekleştirdiği toplantıda ilk olarak başkan seçimi için bir "Ön Seçim Geçici Komisyonu" oluşturdu. Bu geçici komisyonda yapılan oylamada en çok oyu alan iki aday Metin Yener ve Bahtiyar Sazlık oldu. Komisyon aşamasında seçilen iki adayın isimleri, nihai kararın verilmesi amacıyla TBMM Genel Kuruluna bildirilecek.</p>

<p><strong>GİZLİ OYLAMA YAPILACAK </strong></p>

<p>CHP'li komisyon üyelerinin katılmadığı Komisyon sürecinin tamamlanmasının ardından Sayıştay Başkanı, TBMM Genel Kurulunda yapılacak gizli oylama ile seçilecek. Genel Kuruldaki seçimde, Sayıştay Başkanı seçilebilmek için aranan belirli oy şartları bulunuyor. Buna göre, TBMM üye tamsayısının dörtte birinin 1 fazlasından az olmamak kaydıyla, toplantıya katılan milletvekillerinin salt çoğunluğunun oyu aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÖREV SÜRESİ 5 YIL OLACAK </strong></p>

<p>Genel Kurul tarafından seçilecek yeni Sayıştay Başkanının görev süresi 5 yıl olarak belirlenecek. Seçim takvimi işlerken mevcut başkanın görev süresi, yeni başkan göreve başlayıncaya kadar kesintisiz devam edecek. Görevi sona eren başkan ise boş kadro şartı aranmaksızın Sayıştay üyesi olarak görevini sürdürecek. Bu kapsamda boşalan ilk üye kadrosu kendisine tahsis edilecek ve kendisi "en kıdemli üye" olarak kabul edilecek.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-yeni-sayistay-baskanligi-icin-iki-adayi-belirledi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-yeni-sayistay-baskanligi-icin-iki-adayi-belirledi.png" type="image/jpeg" length="14225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Rusya Devlet Başkanı Danışmanı Medinski ve Levitin ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-rusya-devlet-baskani-danismani-medinski-ve-levitin-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-rusya-devlet-baskani-danismani-medinski-ve-levitin-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Danışmanları Vladimir Medinski ve Igor Levitin ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong> </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Danışmanları Vladimir Medinski ve Igor Levitin ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Danışmanları Vladimir Medinski ve Igor Levitin'i ayrı ayrı kabul etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-rusya-devlet-baskani-danismani-medinski-ve-levitin-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-fidan-rusya-devlet-baskani-danismani-medinski-ve-levitin-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="68246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fast food devi satışta!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/fast-food-devi-satista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/fast-food-devi-satista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KFC, Taco Bell ve Pizza Hut’ın sahibi Yum Brands, zayıflayan talep ve artan rekabet nedeniyle Pizza Hut zincirini 2,7 milyar dolara satma kararı aldı. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli restoran zinciri işletmecisi Yum Brands, Pizza Hut markasını özel sermaye şirketi LongRange Capital'a 2,7 milyar dolar karşılığında satacağını duyurdu.</p>

<p><img alt="Pizza Hut1244211" height="338" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/pizza-hut1244211.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Şirketin yaptığı açıklamaya göre, Pizza Hut’ın Çin ana karasındaki faaliyetleri 1,2 milyar dolar karşılığında Yum China tarafından satın alınacak. Reuters'a göre zincirin geri kalan küresel operasyonları ise 1,5 milyar dolar karşılığında özel sermaye şirketi LongRange Capital’a devredilecek.</p>

<p>Reuters'a göre satış kararı, Yum Brands’in mayıs ayında LongRange Capital ile münhasır görüşmelere başlamasının ardından geldi. Şirket o dönemde Pizza Hut için olası satış da dahil olmak üzere stratejik seçenekleri değerlendirdiğini duyurmuştu.</p>

<p>Pizza Hut son yıllarda Yum Brands’in diğer hızlı servis restoran markaları, özellikle Taco Bell karşısında daha zayıf bir performans sergiledi. Şirket, büyüme hızının yavaşlaması ve pazar payı kaybı nedeniyle zincirin geleceğine ilişkin farklı seçenekleri gündemine almıştı.</p>

<p><strong>DOMİNO'S REKABETTE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Pizza Hut, özellikle ABD pazarında son senelerde ciddi rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Bir dönem restoran ve salata barı konseptiyle öne çıkan marka, zamanla paket servis ve eve teslimat modeline yönelse de rakiplerinin arkasında kaldı.</p>

<p>Domino's Pizza'nın pazar payını artırması ve DoorDash gibi üçüncü taraf teslimat uygulamalarının yaygınlaşması, zincirin satış performansını olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Şirketin yaşadığı zorluklar, Yum Brands'in genel finansal performansına da yansıdı.</p>

<p><strong>DÜNYANIN EN BÜYÜK PİZZA ZİNCİRLERİNDENDİ</strong></p>

<p>1958'te Dan ve Frank Carney kardeşler tarafından Kansas'ın Wichita kentinde kurulan Pizza Hut, kısa sürede büyüyerek dünyanın en büyük pizza zincirlerinden biri konumuna geldi.</p>

<p>Şirket 1969'da halka açıldı ve 1971'de dünyanın en büyük pizza markası konumuna yükseldi. Pizza Hut, uzun yıllar sürdürdüğü liderliğini ise 2017 yılında Domino's Pizza'ya kaptırdı.</p>

<p><strong>KFC VE TACO BELL İLE YOLLAR AYRILIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Satış anlaşmasıyla birlikte Pizza Hut'ın, Yum Brands bünyesindeki Taco Bell ve KFC ile onlarca yıllık kurumsal bağı da sona erecek.</p>

<p>Pizza Hut'ın kurumsal geçmişi PepsiCo'ya kadar uzanıyor. İçecek devi PepsiCo, markayı 1977 yılında satın alarak restoran sektörüne giriş yapmış, daha sonra Taco Bell ve KFC'yi de bünyesine katmıştı.</p>

<p>PepsiCo'nun 1997'de restoran operasyonlarını ayırmasının ardından şirket önce Tricon Global Restaurants adını almış, daha sonra ise Yum Brands olarak yeniden yapılandırılmıştı.</p>

<p>Pizza Hut'ın LongRange Capital'a satılmasıyla birlikte marka, yaklaşık yarım asır sonra yeni bir kurumsal yapıya geçmiş olacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/fast-food-devi-satista</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/pizza421124421.jpg" type="image/jpeg" length="29870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklu Buğra Gökce: Ya ben hiçbir çıkar elde etmeden 15 aydır hapiste yatan geri zekalıyım ya da...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tutuklu-bugra-gokce-ya-ben-hicbir-cikar-elde-etmeden-15-aydir-hapiste-yatan-geri-zekaliyim-ya-da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tutuklu-bugra-gokce-ya-ben-hicbir-cikar-elde-etmeden-15-aydir-hapiste-yatan-geri-zekaliyim-ya-da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası’nın 51'inci gününde savunma yapan, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, “İki evim var, ikisi de banka kredisiyle alınmış. Cezaevindeyken kredilerini bitirdim. Başka malım mülküm yok. Madem çıkar amaçlı bir örgüt var, ben ne kazandım? İddianameye göre ben bu örgüte hizmet etmişim. Ama ne para kazanmışım ne makam elde etmişim ne de siyasi hedefime ulaşmışım. O zaman geriye iki ihtimal kalıyor. Ya ben hiçbir çıkar elde etmeden 15 aydır hapiste yatan geri zekalı biriyim ya da ortada böyle bir örgüt yok” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB Davası’nın 51'inci gününde savunma yapan, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, “İki evim var, ikisi de banka kredisiyle alınmış. Cezaevindeyken kredilerini bitirdim. Başka malım mülküm yok. Madem çıkar amaçlı bir örgüt var, ben ne kazandım? İddianameye göre ben bu örgüte hizmet etmişim. Ama ne para kazanmışım, ne makam elde etmişim, ne de siyasi hedefime ulaşmışım. O zaman geriye iki ihtimal kalıyor. Ya ben hiçbir çıkar elde etmeden 15 aydır hapiste yatan geri zekalı biriyim ya da ortada böyle bir örgüt yok” dedi. Gökce'nin savunması 5 saat sürdü.</p>

<p>CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 51'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor. </p>

<p>Savunma yapan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, hakkında yöneltilen “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç örgütü üyeliği” suçlamalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Gökce, iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal yapısının adeta bir “suç örgütü şeması” gibi gösterdiğini belirterek, “İBB’nin örgüt şeması suç örgütü şeması gibi sunuluyor. 4,5 milyon İstanbullunun oyuyla seçilmiş bir belediye başkanının örgüt lideri gibi gösterilmesi akıl ve hukukla açıklanamaz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“KAMUYU DOLANDIRMAKLA SUÇLANIYORUM AMA KAMUNUN GELİRLERİNİ 7 KAT, 9 KAT ARTIRDIK”</strong></p>

<p>Savunmasının önemli bölümünü “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasına ayıran Gökce, hayatı boyunca kamu yararı için mücadele ettiğini belirterek, “Ciğerimi yakan suçlama budur” dedi.</p>

<p>İddianamede reklam alanları ve ecrimisil uygulamaları üzerinden kamunun dolandırıldığı iddiasının yer aldığını belirten Gökce, göreve gelir gelmez işgal edilen kamu alanlarının tespiti, tahliyesi ve kira ile ecrimisil gelirlerinin artırılması yönünde talimat verdiğini söyledi. Gökce, hazırlattıkları envanter çalışmaları sayesinde, yıllardır eksik tahsil edilen kamu gelirlerinin ortaya çıkarıldığını belirterek, “5 metrekarenin parasını ödeyip 205 metrekare kullananlarını tespit ettik. Yıllardır bedelsiz kullanılan alanlardan kamu adına gelir topladık. Bu çalışmalar sonucunda kira ve ecrimisil gelirlerinde astronomik artışlar sağlandı” dedi.</p>

<p>Mahkeme heyetine rakamlar da sunan Gökce, 2014-2019 döneminde bugünkü değerlerle yaklaşık 3 milyar lira olan kira tahakkukunun 2020-2025 döneminde 21 milyar liraya yükseldiğini, ecrimisil gelirlerinin ise 468 milyon liradan 4,5 milyar liraya çıktığını söyledi. Buğra Gökce, “Birinde 7 kat, diğerinde 9 kat artış var. Kamuyu dolandırmakla suçlanan bir yönetimin ortaya koyduğu tablo budur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BİR YERİ İHALEYE ÇIKARSANIZ SUÇ, ÇIKARMAZSANIZ YİNE SUÇ”</strong></p>

<p>İddianamedeki çelişkilere dikkati çeken Gökce, aynı işlemlerin bir yandan suçlama konusu yapılırken diğer yandan eksiklik olarak gösterildiğini savundu. “İhaleye çıkarsanız suç, ecrimisil uygularsanız suç. İmzanız varsa suç, imzanız yoksa yine suç. İddianame adeta, ‘seni kafaya taktık, yaptığın her şey suç’ diyor” ifadelerini kullanan Gökce, bilirkişi raporlarında da benzer çelişkiler bulunduğunu söyledi. Bazı dosyalarda “ihaleyi neden parçaladınız” sorusunun yöneltildiğini, bazılarında ise “neden parçalamadınız” eleştirisi yapıldığını belirten Gökce, “Bilirkişi aynı konuda iki farklı ölçü kullanıyor. Sonuca göre yorum yapılıyor” dedi.</p>

<p><strong>“DANIŞTAY DA SAYIŞTAY DA AYNI İDDİALARI REDDETTİ”</strong></p>

<p>Dosyanın temelini oluşturan reklam ihaleleriyle ilgili süreçlerin daha önce hem Sayıştay hem de Danıştay denetiminden geçtiğini belirten Gökce, buna rağmen aynı konuların yeniden suçlama konusu yapıldığını söyledi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar üzerine verilen soruşturma izinlerinin Danıştay tarafından kaldırıldığını anlatan Gökce, aynı dönemde bazı firmaların şartname ve muhammen bedel gerekçesiyle açtıkları davaların da Danıştay tarafından reddedildiğini, buna rağmen yeni raporlar hazırlanarak soruşturma sürecinin yeniden başlatıldığını öne sürdü.</p>

<p><strong>“BENİM GÖREV ALANIMDA OLMAYAN İŞLERDEN DE SUÇLANIYORUM”</strong></p>

<p>Gökce, iştirak şirketlerinin yaptığı işlemler nedeniyle de sorumlu tutulduğunu belirterek, "Bu şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri, ayrı yönetim kurulları ve ayrı denetim mekanizmaları var. Benim onları denetleme görevim yok. Attığım imzadan suçlanıyorum, yetmiyor, atmadığım imzadan da suçlanıyorum” dedi.</p>

<p>İddianamede, "iştiraklerin ihaleleri hangi firmalara vereceğinin önceden bilindiği" yönünde bir kurgu oluşturulduğunu savunan Gökce, "İhaleyi kimin kazanacağını bilmem mümkün değil. Kaldı ki ihaleyi belediye iştirakinin alacağını dahi bilemem. Bu iddia insafsız ve izansız bir kurgu" diye konuştu.</p>

<p><strong>“MURAT ONGUN BANA NASIL TALİMAT VEREBİLİR?”</strong></p>

<p></p>

<p>İddianamenin, suç örgütü üyeliği bölümünde yer alan örgüt şemasında, kendisinin Murat Ongun’un talimatıyla hareket ettiği yönündeki iddialara sert tepki gösteren Buğra Gökce, "Ben altı yıl genel sekreterlik yapmış bir kamu yöneticisiyim. Bir basın danışmanı bana hangi sıfatla talimat verebilir? Böyle bir şey hayatın olağan akışına aykırı” dedi. Gökce, görev yaptığı süre boyunca Ekrem İmamoğlu dahil hiçbir yöneticiden hukuka aykırı talimat almadığını söyledi.</p>

<p></p>

<p><strong>“İBB’NİN KURUMSAL YAPISI SUÇ ÖRGÜTÜ GİBİ GÖSTERİLİYOR”</strong></p>

<p>İddianamenin esas kurgusunun, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal yapısını suç örgütü olarak göstermek" olduğunu savunan Gökce, “İBB birçok bakanlıktan daha büyük bir kurumdur. Türkiye’nin ikinci büyük yerel yönetim kurumu da İSKİ’dir. Böyle bir yapının çalışanlarının örgüt mensubu gibi hareket ettiğini söylemek somut delil gerektirir. Dosyada ise varsayımlar ve yorumlar dışında hiçbir şey yok” dedi.</p>

<p>Gökce, suç örgütü iddiasını destekleyen herhangi bir tanık beyanı, maddi delil, menfaat ilişkisi ya da hukuka aykırı talimat bulunmadığını belirterek, “Otuz yıllık kariyerimi, akademik hayatımı ve kamu hizmeti geçmişimi başkaları para kazansın diye çöpe attığım iddia ediliyor. Bu ne akla ne mantığa sığar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“AKMERKEZ SİNYALİNİ SUÇ DELİLİ YAPTILAR”</strong></p>

<p>Gökce, iddianamede yer verilen Akmerkez baz kayıtlarına ilişkin de konuştu. Akmerkez’e yakın bir noktada yaşayan eşiyle o dönemde sık sık burada buluştuklarını anlatan Gökce, “Eşimle buluştuğum yerden HTS sinyali vermiş olmam suç örgütü üyeliğine delil yapıldı. Sorulsaydı anlatırdık. Ama maksat gerçeği araştırmak değil, suç üretmek olunca bunlar yaşanıyor” dedi.</p>

<p><strong>“ORTADA SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİL, TÜRKİYE MOZAIĞİ VAR”</strong></p>

<p>İddianamede, örgüt üyesi olarak gösterilen kişilerin büyük bölümünü gözaltı ve cezaevi sürecinde tanıdığını belirten Gökce, “Muhafazakârı var, milliyetçisi var, sosyalisti var, iş insanı var, bürokratı var. Birbirinden tamamen farklı insanlar. Ben burada bir suç örgütü değil, Türkiye mozaiği görüyorum. Bu kadar farklı insanı bir araya getiren şey örgüt değil, güçlü bir siyasi figür olabilir. Buradan örgüt çıkmaz, Türkiye gerçeği çıkar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İddianamedeki “çıkar amaçlı suç örgütü” tanımına da tepki gösteren Gökce, dosyada kendisinin elde ettiği hiçbir maddi ya da siyasi çıkar bulunmadığını söyledi. “İki evim var, ikisi de banka kredisiyle alınmış. Cezaevindeyken kredilerini bitirdim. Başka malım mülküm yok. Madem çıkar amaçlı bir örgüt var, ben ne kazandım?” diye soran Gökce, siyasi kariyer açısından da herhangi bir menfaat elde etmediğini anlattı.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı olduğunu ancak aday gösterilmediğini hatırlatan Gökce, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İddianameye göre ben bu örgüte hizmet etmişim. Ama ne para kazanmışım ne makam elde etmişim ne de siyasi hedefime ulaşmışım. O zaman geriye iki ihtimal kalıyor. Ya ben hiçbir çıkar elde etmeden 15 aydır hapiste yatan gerizekalı biriyim ya da ortada böyle bir örgüt yok."</p>

<p><strong>“İPA RAPORLARI YÜZÜNDEN HEDEF HALİNE GELDİK”</strong></p>

<p>Tutuklanmasının arkasında İstanbul Planlama Ajansı’ndaki çalışmalarının bulunduğunu öne süren Gökce, İPA’nın yayımladığı ekonomik ve sosyal araştırmaların bazı çevreleri rahatsız ettiğini savundu. Bir televizyon yorumcusunun, tutuklanmaların ardından “Devletin resmi kurumları dışında araştırma ve istatistik yayımlarsanız böyle paket edilirsiniz” dediğini hatırlatan Gökce, “Önce mal varlığımıza baktılar. Bir şey bulamayınca attığımız imzalara yöneldiler. Sonra da bütün bunları suç örgütü şemsiyesi altında toplamaya çalıştılar” dedi.</p>

<p><strong>“KİTAP KAFE AÇTIK DİYE İHALEYE FESATLA SUÇLANIYORUZ”</strong></p>

<p>Savunmasında ihale dosyalarına da değinen Gökce, suçlama konusu yapılan birçok ihalenin kitap kafe, kültür merkezi ve etkinlik alanlarının işletilmesine ilişkin olduğunu aktardı. Feshane, Kadıköy İskelesi, Beşiktaş İskelesi, Mecidiyeköy, Bağcılar ve Ümraniye’de açılan kitap kafeleri örnek gösteren Gökce, “Buralar ticari rant alanları değil, kamusal kültür projeleri. Kitap kafe açmışız, kültür merkezi kurmuşuz, ücretsiz konser alanları oluşturmuşuz. Şimdi bunları encümene sevk ettiğim için ihaleye fesatla suçlanıyorum. Bu tesisleri özel sektör değil, belediye iştirakleri işletir. Çünkü amaç kar etmek değil, kamusal fayda üretmektir. Eğer bunlar suçsa, belediyelerin kültür politikası üretmesi de suç sayılmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“HAKİM VE SAVCILAR 15 GÜN KİMLİKLERİ BİLİNMEDEN CEZAEVİNDE KALMALI”</strong></p>

<p>Savunmasının son bölümünde, 15 aylık tutukluluk sürecini anlatan Gökce, cezaevindeki koşullara ilişkin de konuştu. Tutukluluğun ne anlama geldiğinin ancak yaşanarak anlaşılabileceğini söyleyen Gökce, “Hakim ve savcı adaylarının stajlarının bir bölümünü kimlikleri bilinmeden cezaevinde geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar tutuklama kararının ne anlama geldiğini ancak böyle anlayabilir” dedi.</p>

<p><strong>“12 BİN SAATTE AİLEME SADECE 24 SAAT DOKUNABİLDİM”</strong></p>

<p>Silivri’de bir yıl boyunca 12 metrekarelik hücrede kaldığını anlatan Gökce, “64 haftanın tamamında sadece 10 dakikalık telefon hakkımız oldu. O 10 dakikanın içine özlemi, korkuyu, merakı ve teselliyi sığdırmaya çalıştık” diye konuştu. Gökce, deprem ve doğal afet dönemlerinde bile ailelerine ulaşamadıklarını söyledi. Tutukluluk süresince ailesine yalnızca açık görüşlerde dokunabildiğini ifade eden Gökce, “Yaklaşık 12 bin saatin sonunda aileme sadece 24 saat dokunabildim. Herkes bir an empati yapsın. Biz hükümlü değiliz, henüz suçluluğu kanıtlanmamış tutuklularız” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“CEZAEVİ İNSANA ‘YOKSUN, HİÇSİN’ DİYOR”</strong></p>

<p>Cezaevinde yaşadığı yalnızlıkla mücadele etmek için her gün günlük tuttuğunu anlatan Gökce, "İnsan önce zamandan kopuyor, sonra sesten, renkten ve kokudan kopuyor. Cezaevi size ‘yoksun, hiçsin’ diyor. Kendimi kaybetmemek için her gün yazdım. Yazmak benim hayatta kalma çabamdı” dedi.</p>

<p>Gökce, “30 yıllık emeğime, kariyerime ve kamu hizmeti anlayışıma ağır hakaret olarak gördüğüm tüm suçlamaları reddediyorum” diyerek, tahliyesini ve beraatini talep etti.  </p>

<p>Cezaevinde yaşadığı koşulları anlatan Buğra Gökce, özgürlüğün kaybının yalnızca fiziki değil, insani mahrumiyetler de yarattığını söyledi. Buğra Gökce, "Belki bugüne kadar söylemedim ama tam 15 aydır bir tost bile yiyemedim. Dışarıda sıradan görünen şeyler içeride olağanüstü bir nimet haline geliyor. Her lokmayı tek başımıza yedik. Oysa tek başına yemek yemek, gerçek anlamda yemek yemek olmuyor” diye konuştu.</p>

<p>Cezaevinde yazdığı kitabın üç ay içinde dört baskı yaptığını belirten Gökce, kitabı “cezaevinde yaşananlara tanıklık eden bir metin” olarak tanımladı.</p>

<p><strong>“CEZAEVİNDE EVLENDİK AMA FOTOĞRAFLARIMIZI VERMİYORLAR”</strong></p>

<p>Savunmasında cezaevinde evlenmesine de değinen Gökce, 28 Mayıs 2025’te eşi Filiz Gökce ile cezaevinde nikah kıydıklarını ancak nikah sırasında çekilen fotoğrafların kendilerine teslim edilmediğini belirtti. Buğra Gökce, “Bugün teknoloji çağında yaşamamıza rağmen nikah fotoğrafı olmayan iki çift var. Biri biziz, diğeri Gürkan Akgün ve eşi. Fotoğraflar çekildi ama bize verilmiyor” dedi.</p>

<p>Açık görüşlerde çekilen aile fotoğraflarının da teslim edilmediğini ifade eden Gökce, “Başka dosyalardan yargılanan mahkumlara fotoğraflar verilirken bize verilmemesi ister istemez ‘Acaba bize farklı hukuk mu uygulanıyor?’ sorusunu sorduruyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“BİZDEN ÇOK AİLELERİMİZ CEZALANDIRILDI”</strong></p>

<p>Tutukluluk sürecinin yalnızca kendilerini değil ailelerini de etkilediğini vurgulayan Gökce, cezaevinde çocuklarının doğumuna tanıklık edemeyen, özel gereksinimli evlatlarından uzak kalan ya da çocuk sahibi olma planlarını erteleyen tutuklular bulunduğunu anlattı, “Henüz hakkımızda hüküm verilmemişken peşinen cezalandırılma hissi insan ruhunda çok derin yaralar açıyor. Bu süreç bizden çok ailelerimizi cezalandırdı” dedi.</p>

<p>Meslek yaşamı boyunca Ankara, İzmir ve İstanbul’un planlama süreçlerinde görev yaptığını hatırlatan Gökce, şehir plancısı olarak rant üretme imkanına sahip olmasına rağmen bunu hiçbir zaman tercih etmediğini söyledi. Gökce, "Ankara’nın, İzmir’in ve İstanbul’un gelecekte değer kazanacak bölgelerini herkesten önce bilebilecek konumdaydım. İsteseydim imar rantından zenginleşebilirdim. Ama bunu etik bulmadım. Böyle bir insanın, hiçbir menfaat sağlamadığı ihaleler üzerinden dolandırıcılık ve fesatla suçlanması hayat hikâyemle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BİLDİĞİM TEK ÖRGÜT TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’DİR”</strong></p>

<p>Suç örgütü üyeliği suçlamalarına da yanıt veren Gökce, “Benim bildiğim tek örgüt Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun kurumsal yapılarıdır. Bunun dışında hiçbir yapının parçası olmadım. Namusumu tek bir kişinin bile ağzına almasına müsaade etmem. Gücümü kamusal alanların korunmasından alırım, şahsi çıkarlarım için kullanmam” şeklinde konuştu.</p>

<p>Alman Tarihçi Hannah Arendt’in, “kötülüğün sıradanlaşması” kavramını hatırlatan Buğra Gökce, "Kamu görevlilerinin 'emirleri uyguladım' diyerek sorumluluktan kaçamayacağını belirterek, "Bizim ihtiyacımız olan kötülüğün değil, hukukun üstünlüğünün sıradanlaşmasıdır. Hukuka uygun davranmanın olağan hale geldiği bir düzen kurmak zorundayız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“HAKLIYI GÜÇLÜ KILACAK OLAN SİZSİNİZ”</strong></p>

<p>Savunmasında Amin Maalouf, Aleksandr Soljenitsin, George Orwell ve Kınalızade Ali Efendi gibi isimlerden de alıntılar yapan Gökce, hukukun üstünlüğünün toplumsal barışın temel şartı olduğunu vurgulayarak, "Haklıyı güçlü kılacak olan sizlersiniz. Güçlünün daha fazla tahakküm etmesine müsaade etmeyin” diye konuştu. </p>

<p>Buğra Gökce, tutuklanmasına gerekçe gösterilen MASAK raporları, HTS kayıtları ve gizli tanık beyanlarının kendisi açısından herhangi bir suç unsuru içermediğini, sonradan hazırlanan bilirkişi raporlarıyla rutin belediye işlemlerinin suç haline getirilmeye çalışıldığını öne sürerek, "Tek kuruş usulsüz para hareketi bulunamayan, hakkında bir müşteki ya da tanık olmayan bir insan olarak 15 aydır özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum. Yazıktır, günahtır, ayıptır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“HEMEN ŞİMDİ TAHLİYE TALEP EDİYORUM”</strong></p>

<p>Savunmasının sonunda tüm suçlamaları reddeden Gökce, “Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir ilişkinin içinde olmadım. Kamu yararının peşinde yaşadım, öyle yaşamaya devam edeceğim” dedi. Buğra Gökce, yaklaşık 15 aylık tutukluluğun sona erdirilmesini isteyerek, “Aleyhime eylemlere yansımış tek bir ifade yok. Mal varlığımda artış yok. Kaçma ihtimalim yok. Bu nedenle hemen şimdi tahliye talep ediyorum" diye konuştu. </p>

<p>Duruşmada, Buğra Gökce'nin çapraz sorgusu yapılacak. </p>

<p><strong>(BİTTİ) </strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tutuklu-bugra-gokce-ya-ben-hicbir-cikar-elde-etmeden-15-aydir-hapiste-yatan-geri-zekaliyim-ya-da</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/tutuklu-bugra-gokce-ya-ben-hicbir-cikar-elde-etmeden-15-aydir-hapiste-yatan-geri-zekaliyim-ya-da.jpeg" type="image/jpeg" length="55721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Çömez'den AKP'lilere öğretmen tepkisi: Sırça saraylardan siyaset yapmayın!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-comezden-akplilere-ogretmen-tepkisi-sirca-saraylardan-siyaset-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-comezden-akplilere-ogretmen-tepkisi-sirca-saraylardan-siyaset-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri, Ankara'da hak arayan öğretmenlere yönelik polis müdahalesine ve gözaltılara tepki gösterdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Buradan AK Partili arkadaşlarımıza sesleniyorum: Gidin onları bir ziyaret edin. Gidin onlarla yere oturun, diz çökün, bir dinleyin onları. Sırça saraylardan, ışıltılı salonlardan siyaset yapmayın, bir konuşun onlarla, bakın, size neler anlatacaklar" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda, muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri, Ankara'da hak arayan öğretmenlere yönelik polis müdahalesine ve gözaltılara tepki gösterdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Buradan AK Partili arkadaşlarımıza sesleniyorum: Gidin onları bir ziyaret edin. Gidin onlarla yere oturun, diz çökün, bir dinleyin onları. Sırça saraylardan, ışıltılı salonlardan siyaset yapmayın, bir konuşun onlarla, bakın, size neler anlatacaklar" ifadesini kullanırken; AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Bizi izlemeye devam edin, atamalar elbette gerçekleşecek" dedi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor.</p>

<p>Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi parti grup başkanvekilleri gündeme ilişkin konuştu.</p>

<p data-path-to-node="3">Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, 2009 yılında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünü yeniden gündeme taşıdı. Olayın bir kaza değil, "helikopterin düşürülmesi" olduğunu ileri süren Özdağ, "Söylemiştim ki bu helikopterin üzerinden F-16'lar geçti ve bunların milliyetleri belli değil. Yaklaşık 150 ile 200 kilometre uzakta gözüküyorlar, Sivas radarlarından gözüküyor. İncirlik Üssü'ne yazalım, İncirlik Üssü'ndeki uydulardan bunu isteyelim. Dediler ki: 'Bizim radarlarımız da orayı görmüyor.' Ama uydu kayıtlarını göndermiş olsaydılar o uçakları çok rahat bir şekilde görmüş olacaktık. Eğer siz hakikaten güçlüyseniz İncirlik Üssü'ndeki uydu kayıtlarını isteyeceksiniz" diye konuştu.</p>

<p data-path-to-node="5">Özdağ, "İlginç bir şey daha söylemek istiyorum: 2009 yılında Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin parçalarını sökmek isteyenler vardı, gittiler ve yakalandılar. Yakalandıktan sonra bunlar mahkemede ifade verdiler, dediler ki: 'Bizim helikopter parçalarını biriktirmek gibi bir hobimiz var.' Yani böyle bir alışkanlığımız var ama mahkeme başkanı 'Bu parçaları görmek istiyoruz, başka parçalar sizin evinizde var mı?' diye sormadılar ama bu şahıslar, aynı askerler, aynı kişiler 2016 yılında 15 Temmuz'da, darbe olduğunda Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da otelini basan kişilerdi ve yakalandılar bu kişiler" ifadesini kullandı.</p>

<p data-path-to-node="5"><strong>ÇÖMEZ: "ÖĞRETMENLERİ SOKAKLARDA SÜRÜDÜNÜZ"</strong></p>

<p data-path-to-node="11">İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise pazar günü Ankara'da hak arayışında olan öğretmenlerin yaşadığı mağduriyeti ve polis müdahalesini gündeme taşıdı. Ataması yapılmayan, mülakatta elenen ve ücretli/özel sektörde düşük maaşlarla çalıştırılan öğretmenlerin durumuna dikkati çeken Çömez, şöyle konuştu:</p>

<p data-path-to-node="11">"Ne olur onları dinleseniz, ne olur onlara kulak kabartsanız; bu kadar mağdur, bu kadar mazlum, bu kadar çile çeken öğretmen adaylarımızı muhatap alıp dinleseniz ne olur Allah aşkına? Her zaman olduğu gibi elinizdeki en büyük silahı kullandınız, şiddet. Öğretmenleri sokaklarda sürüdünüz. Pazar günü tam 41 öğretmenimiz, dün yine 21 öğretmenimiz gözaltına alındı. Emniyet güçlerimiz tarafından yerlerde sürünenler var, bacağı kırılan var, kafa travması geçiren var, parmağı kırılmış olan var"</p>

<p data-path-to-node="11"><strong>"5'Lİ ÇETELERE PARA BULUYORSUNUZ AMA..."</strong></p>

<p data-path-to-node="15">Öğretmenlerin mülakat sistemi, düşük ücretli çalışma koşulları ve sosyal güvenlik haklarının gasbedilmesi gibi temel sorunlar yaşadığını vurgulayan Çömez, iktidar milletvekillerine seslenerek, "5'li çetelere para buluyorsunuz ama öğretmenlerimize bir çözüm bulamıyorsunuz. Dertleri var, çileleri var. Şu anda da sendikalarının önünde açlık grevi yapıyorlar. Buradan AK Partili arkadaşlarımıza sesleniyorum: Gidin onları bir ziyaret edin. Gidin onlarla yere oturun, diz çökün, bir dinleyin onları. Sırça saraylardan, ışıltılı salonlardan siyaset yapmayın, bir konuşun onlarla, bakın, size neler anlatacaklar" dedi.</p>

<p data-path-to-node="15"><strong>TEMELLİ: "BU MUAMELENİN NEDENİ, İŞÇİ SINIFINA OLAN TAHAMMÜLSÜZLÜK"</strong></p>

<p data-path-to-node="16">DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise konuşmasına Alevi yurttaşların Muharrem orucunu kutlayarak ve 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin 56. yıl dönümünü hatırlatarak başladı. Temelli, Ankara'da hak arayan öğretmenlere yönelik polis müdahalesini eleştirerek, "Elli altı yıl sonra, Ankara'nın göbeğinde, öğretmenler de yine sendikal hakları için direniyorlar ve o öğretmenlere saldırı gerçekleşiyor. Eğitim-Sen Genel Başkanı ters kelepçeyle gözaltına alınıyor, SES'ten arkadaşlarımız gözaltına alınıyor. Bu muamelenin nedeni, işçi sınıfına olan tahammülsüzlüktür. Sermayeye bütün kaynakları aktaran ve emek sömürüsünü en acımasız hâle getiren bir iktidar var karşımızda" diye konuştu.</p>

<p data-path-to-node="16"><strong>EMİR: "KÖK MAAŞ MAĞDURİYETİNE KARŞI ACİL YASAL DÜZENLEME YAPILMALI"</strong></p>

<p data-path-to-node="22">Genel Kurul'da söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de konuşmasına muharrem ayının ülkeye barış ve kardeşlik getirmesini dileyerek başladı. Ekonomik krizin faturasının yoksullara ve emeklilere kesildiğini belirten Emir, bütçe açığının büyüdüğüne dikkati çekti.</p>

<p data-path-to-node="23">İlk beş ayda faiz ödemelerindeki artışa ve "kök maaş" sorununa değinen Emir, "Ekonomik programın çöktüğü, TÜİK'in rakamlarında bile enflasyonun yüzde 33'e dayandığı, çarşının pazarın yandığı, tencerelerin kaynamadığı ağır bir ekonomik bunalımdan geçiyoruz. İlk beş ayın rakamlarına baktığınızda, faiz ödemesinde yüzde 51 artış var çünkü bu iktidar faizcidir. Bütçe açığı 1 trilyon 57 milyar lirayla yüzde 63'ü buldu. Eğer bu hızla giderse bütçe açığının gerçekleşmesi yıl sonuna kadar neredeyse yüzde 120'leri bulacak" dedi.</p>

<p data-path-to-node="23"><strong>"EMEKLİ FERYAT EDİYOR"</strong></p>

<p data-path-to-node="25">Emir, yaklaşan temmuz zammı öncesi emeklilerin "kök maaş" mağduriyetine karşı acil bir yasal düzenleme çağrısı yaparak, "Haziran sonunda en az yüzde 19 enflasyon olacak, yüzde 19 zam vermek durumundalar. Emekli maaşı yüzde 19 artarsa milyonlarca emeklinin maaşı hiç artmamış olacak çünkü kök maaş uygulaması yapıyorlar. Gelin, insaf edin, bir kez de doğruyu yapın, bir kez de emeklinin yanında durun. Asgari ücrete denkleyelim, eşitleyelim ve emekliyi asgari ücret kadar gelire kavuşturalım. Emekli feryat ediyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p data-path-to-node="25"><strong>"ÖĞRETMENE SAYGI DUYMAYAN BİR ÜLKENİN GELECEĞİ OLAMAZ"</strong></p>

<p data-path-to-node="26">Öğretmenlerin Ankara'daki eylemlerine yönelik polis müdahalesine de değinen Emir, iktidarın mülakatsız atama sözünü tutması gerektiğini belirterek, "Öğretmenin sesine kulak vermesi gerekenler, eğitimi de piyasalaştırdıkları için özel okulların, tarikatların, cemaatlerin sesine kulak veriyorlar ve öğretmeni Ankara'nın orta yerinde darbedecek kadar da gözleri dönmüş durumda. Bu tutumu şiddetle kınıyoruz. Öğretmenine saygı duymayan bir ülkenin geleceği olamaz. Öğretmenlerimize mülakatsız kadro verilmesi için çalışmaların bir an evvel hızlandırılması ve bu AKP iktidarının bir kez olsun sözünü tutmasını bekliyoruz" ifadesini kullandı.</p>

<p data-path-to-node="26"><strong>USTA: "ATAMALARA DEVAM EDECEĞİZ"</strong></p>

<p data-path-to-node="26">Muhalefet partilerinin atama bekleyen öğretmenler ve eylemlerde yaşananlara yönelik eleştirilerine yanıt ise AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'dan geldi. Atamaların ihtiyaç doğrultusunda süreceğini belirten Usta, "Canıgönülden istiyoruz ki mesleğinde başarılı her öğretmenimizin, öğretmen adayımızın yolu açık olsun, inşallah gönüllerince hizmet etmek nasip olsun diyoruz. Biz ihtiyaç olduğu sürece atamalara elbette ki devam edeceğiz, kadrolar verilecek ve atamaları da yapılacaktır. Kıymetli öğretmenlerimiz bu konuda Bakanlığımızı ve bizleri izlemeye ve takip etmeye devam ederlerse hiç üzülmeden ve yorulmadan bu atamalar da elbette ki gerçekleşecektir" dedi.</p>

<p><strong>GENEL KURUL'DA 'İSRAİL VE DIŞ POLİTİKA' POLEMİĞİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-path-to-node="34">Genel Kurul'da ayrıca CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta arasında dış politika ve İsrail polemiği yaşandı. Emir, Türkiye'nin Orta Doğu'daki barış ve diplomasi masalarının hiçbirinde yer almadığını, aksine Gazze'yi mülksüzleştirecek kurullarda bulunduğunu ve İsrail ile ticaretin hala devam ettiğini ileri sürdü.</p>

<p data-path-to-node="34">Bu iddialara tepki gösteren Usta ise söz konusu diplomatik masaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü "arka kapı diplomasisi" ve Türkiye'nin gücü sayesinde kurulduğunu savunarak ticari ilişki iddialarının doğru olmadığını savundu. Usta, "Özellikle tutanaklara geçmesi açısından bunu ısrarla tekrar söylemek istiyorum: İsrail'le olan ticaretimiz tamamıyla bitirilmiştir. Hala bu yalana sığınılıyor. Tekrar çok açık ve net söylüyoruz: Türkiye-İsrail arasında hiçbir ticari ilişki yoktur" diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-comezden-akplilere-ogretmen-tepkisi-sirca-saraylardan-siyaset-yapmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/iyi-partili-comezden-akplilere-ogretmen-tepkisi-sirca-saraylardan-siyaset-yapmayin.png" type="image/jpeg" length="49156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuncer Bakırhan'dan Mehmet Uçum'un seçim tarihi açıklamasına yanıt!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tuncer-bakirhandan-mehmet-ucumun-secim-tarihi-aciklamasina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tuncer-bakirhandan-mehmet-ucumun-secim-tarihi-aciklamasina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısı sonrası basın mensuplarının sorusunu yanıtladı. Bakırhan, "Türkiye'nin ne zaman seçime gideceğini Mehmet Uçum değil Türkiye halkları belirler" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum'un dün Anadolu Ajansı için yazdığı yazıda, seçimler için 2017 yılında yapılan anayasa referandumunun 11'inci yıl dönümünü olan 16 Nisan 2028'i önermesine DEM Parti'den tepki geldi.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bugün partisinin Meclis grup toplantısı sonrası gazetecilerin konuya dair sorusunu yanıtladı.</p>

<p>Uçum'un açıklamasına karşılık Bakırhan, "Türkiye'nin ne zaman seçime gideceğini Mehmet Uçum değil Türkiye halkları belirler, halk belirler, seçmen belirler" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Mehmet Uçum söz konusu yazısında Meclis'in erken seçim kararı alması halinde Erdoğan'ın bir kez daha aday olabileceğini ifade etmiş ve bunu "istisnai adaylık" olarak nitelendirmişti.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bugün partisinin Meclis grup toplantısı sonrası seçimlere dair açıklamalarda bulunmuştu. Bahçeli, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanın verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" demişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tuncer-bakirhandan-mehmet-ucumun-secim-tarihi-aciklamasina-yanit</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/dem-partili-tuncer-bakirhan-hakkinda-inceleme-baslatildi-9ohg-cover.webp" type="image/jpeg" length="50808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="78243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="75406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="91629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="59399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="39180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="86037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="11085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="94851"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
