<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 10:42:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın görevlerine son verildi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gokhan-gunaydin-ve-ali-mahir-basaririn-gorevlerine-son-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gokhan-gunaydin-ve-ali-mahir-basaririn-gorevlerine-son-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın Grup Başkanvekili görevleri düşürülerek, unvanları TBMM resmi internet sitesinden kaldırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni CHP yönetimi, ihraç talebiyle disipline sevk ettiği Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ı CHP Grup Başkanvekilliği’nden aldı.</p>

<p>İki ismin TBMM sitesindeki unvanları kaldırıldı.</p>

<p><img alt="A1-571" height="1383" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/a1-571.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Grup Başkanvekilliği görevi düşürülen Gökhan Günaydın şu açıklamayı yaptı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Olmayan MYK'nın verdiği hukuksuz bir karardır. TBMM'nin buna uymasını üzüntüyle karşılamak lazım, biz gerekli duruşumuzu bozmadan devam ederiz."</p>
</blockquote>

<p><strong>9 İSME İHRAÇ TALEP EDİLMİŞTİ</strong></p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun tekrar Genel Başkanlığı koltuğuna oturmasının ardından oluşturduğu MYK 9 ismin ihraç edilmesini istemişti.</p>

<p>Bu isimler arasında, Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut yer almıştı.</p>

<p> </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gokhan-gunaydin-ve-ali-mahir-basaririn-gorevlerine-son-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-m-a-h-i-r-b-a-s-a-r-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="62833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy'de feci kaza! İkisi de kurtarılamadı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bakirkoyde-feci-kaza-ikisi-de-kurtarilamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bakirkoyde-feci-kaza-ikisi-de-kurtarilamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bakırköy D-100 Karayolu'nda kontrolden çıkan motosikletin aydınlatma direğine çarpması sonucu Türkmenistan uyruklu sürücü Shanur Amanturdyyev olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan Babamyrat Annamyrsdov ise kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy D-100 Karayolu'nda kontrolden çıkan motosikletin aydınlatma direğine çarpması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi. Kazada ağır yaralanan yolcu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p><strong>KONTROLDEN ÇIKAN MOTOSİKLET REFÜJE ÇIKTI</strong></p>

<p>Kaza, saat 22.30 sıralarında Bakırköy D-100 Karayolu Ankara istikametinde meydana geldi. İddiaya göre Türkmenistan uyruklu Shanur Amanturdyyev'in kullandığı 34 MJ 6510 plakalı motosiklet, sürücüsünün kontrolünü kaybetmesi sonucu refüje çıkarak aydınlatma direğine çarptı.</p>

<p><strong>SÜRÜCÜ OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ</strong></p>

<p>Şiddetli çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü Shanur Amanturdyyev ile arkasında bulunan Türkmenistan uyruklu Babamyrat Annamyrsdov yola savruldu.</p>

<p>Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Amanturdyyev'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p><strong>HASTANEDE YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ</strong></p>

<p>Kazada ağır yaralanan Babamyrat Annamyrsdov ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ancak Annamyrsdov, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p><strong>AYDINLATMA DİREĞİNDE HASAR OLUŞTU</strong></p>

<p>Polis ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından hayatını kaybeden sürücünün cenazesi morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle aydınlatma direğinde hasar meydana gelirken, yola savrulan ve trafik açısından tehlike oluşturan parçalar elektrik ekipleri tarafından kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bakirkoyde-feci-kaza-ikisi-de-kurtarilamadi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/kaza-98.jpg" type="image/jpeg" length="49438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya’da trafikte savcı krizi! 'Yaralama ve hakaret' soruşturması... Görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sakaryada-trafikte-savci-krizi-yaralama-ve-hakaret-sorusturmasi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sakaryada-trafikte-savci-krizi-yaralama-ve-hakaret-sorusturmasi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde, otomobil sürücüsü Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. ile minibüs şoförü S.K. arasında trafikte yaşanan tartışma, araç kamerasına yansıdı. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, savcı ve minibüs şoförü hakkında adlî işlem başlatıldığı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, dün Adapazarı ilçesine bağlı Karaman Mahallesi'nde meydana geldi. Trafikte, minibüs şoförü S.K. ile otomobil sürücüsü B.Y.Ç. arasında sözlü tartışma çıktı. Yaşanan tartışma minibüsün araç kamerasına yansıdı. B.Y.Ç.'nin Sakarya Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı olduğu ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.babaocagi.com.tr/vidyome/embed/41478" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p><strong>Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"10.06.2026 tarihinde Sakarya ili Adapazarı ilçesinde trafikte meydana gelen ve bir Cumhuriyet savcısı ile minibüs sürücüsü arasında başlayan, daha sonra diğer kişilerin de dahil olduğu olaya ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında tarafların beyanları alınmış, kamera kayıtları ve diğer deliller incelenmiş, olayda yer alan kişiler hakkında gerekli adli işlemler gerçekleştirilmiştir. Olayda adı geçen Cumhuriyet savcısı B.Y.Ç. hakkında ileri sürülen iddialar yönünden de herhangi bir ayrıcalık tanınmaksızın 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93. maddesi kapsamında aynı soruşturma evrakı üzerinden 'Ulaşım Araçlarının Hareketinin Engellenmesi', 'Basit Yaralama' ve 'Hakaret' suçlarından adli işlem başlatılmıştır."</p>
</blockquote>

<p><strong>Ayrıca, Cumhuriyet Savcısı hakkında, çeşitli maddelerden adli ve idari soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada şöyle denildi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/4. maddesinde yer alan 'Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmek' fiiline ilişkin düzenleme kapsamında, Cumhuriyet savcısı hakkında idari yaptırım uygulanmasına yönelik işlemler de başlatılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından soruşturma tüm yönleriyle, tarafsızlık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde titizlikle yürütülmekte olup, gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sakaryada-trafikte-savci-krizi-yaralama-ve-hakaret-sorusturmasi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/sakarya-6.jpg" type="image/jpeg" length="47910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da öğretmeni 8 kurşunla öldüren katil Almanya'da yakalandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-ogretmeni-8-kursunla-olduren-katil-almanyada-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-ogretmeni-8-kursunla-olduren-katil-almanyada-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da öğretmen Özgür Ekinci'yi 8 kurşunla öldürdükten sonra yurt dışına kaçan Ramazan Ağaçhanlı'nın izine Almanya'da ulaşıldı. JASAT ekiplerinin Interpol ve Alman makamlarıyla yürüttüğü operasyon sonucu Frankfurt'ta yakalanan zanlı, Türkiye'ye getirilerek adalete teslim edildi. Cinayetin borç alma meselesinden kaynaklandığı belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde görev yapan öğretmen Özgür Ekinci'yi öldüren ve olayın ardından yurt dışına kaçan Ramazan Ağaçhanlı'nın, Almanya'da yakalanarak Türkiye'ye iadesi sağlandı.</p>

<p><strong>CİNAYETİN NEDENİ BORÇ MESELESİ ÇIKTI</strong></p>

<p>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, cinayet zanlısının izine Almanya'da ulaşıldı.</p>

<p>Yapılan soruşturmada, cinayetin borç alma meselesinden kaynaklandığı tespit edildi.</p>

<p><strong>ALMANYA'DA YAKALANDI, TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ</strong></p>

<p>Failin yakalanması amacıyla sürdürülen çalışmalar neticesinde, 21 Ocak tarihinde Ramazan Ağaçhanlı hakkında Kırmızı Bülten çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>JASAT ekipleri, Interpol/Europol Daire Başkanlığı ve Alman Interpol birimleriyle koordineli olarak çalışmalarını sürdürdü. Yapılan operasyon sonucunda Ağaçhanlı, Almanya'nın Frankfurt kentinde saklandığı evde yakalandı. Öğretmen Özgür Ekinci'yi 8 el ateş ederek öldürdüğü belirlenen zanlı, işlemlerinin ardından Türkiye'ye getirildi.</p>

<p>Failin peşini bırakmayan JASAT ekipleri, ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğü koordineli çalışmalar sonucunda cinayet zanlısını adalete teslim edilerek yargı önüne çıkardı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-ogretmeni-8-kursunla-olduren-katil-almanyada-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/cinayet-157.jpg" type="image/jpeg" length="87654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli 11 ilde yasa dışı bahis operasyonu! 15 milyar liralık işlem hacmi...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-merkezli-11-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-15-milyar-liralik-islem-hacmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-merkezli-11-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-15-milyar-liralik-islem-hacmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 11 ilde 44 şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin kullandığı hesapların 2023-2025 yılları arasındaki işlem hacminin 15 milyar lira olduğu tespit edilirken, 29 mal varlığına el konuldu, 362 banka ve 65 kripto para hesabı bloke edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yasa dışı bahis suçunun önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalarda; Grandpashabet, Ramadabet, Merit Royalbet, Superbet, Maxwin, Asusbet, Venombet, Verabet ve Mersobahis isimli 9 farklı yasa dışı bahis sitesine hizmet veren yönetici, finans, canlı destek, teknik sorumlu ve ödeme sorumlusu konumundaki toplam 44 şüpheli tespit edildi. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, şüphelilerin suçta kullandıkları hesapların 2023-2025 yılları arasındaki işlem hacminin 15 milyar lira olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>362 BANKA HESABINA BLOKE KONULDU</strong></p>

<p>44 şüpheliye yönelik İstanbul merkezli olmak üzere Adana, Mersin, Hatay, İzmir, Antalya, Niğde, Düzce, Osmaniye, Kocaeli ve Tekirdağ’da İl Jandarma Komutanlıklarınca eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Öte yandan, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıkları kapsamında 20 taşınır ve 9 taşınmaz olmak üzere toplam 29 mal varlığına el konuldu. Ayrıca 42 şüpheliye ait 362 banka hesabı ile 65 kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-merkezli-11-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-15-milyar-liralik-islem-hacmi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/bahis-33.jpg" type="image/jpeg" length="89169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zafer Partisi GİK üyesi Prof. Dr. Sevil Sargın Yunanistan'a alınmadı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/zafer-partisi-gik-uyesi-prof-dr-sevil-sargin-yunanistana-alinmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/zafer-partisi-gik-uyesi-prof-dr-sevil-sargin-yunanistana-alinmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Zafer Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Prof. Dr. Sevil Sargın’ın Yunanistan’a girişine izin verilmediğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Yunan makamlarının Sargın'a güvenlik tehdidi, kamu düzenine tehdit oluşturduğu gerekçesi ile 3 yıl giriş yasağı uygulanacağını bildirdiğini söyledi.</p>

<p><strong>Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Zafer Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Prof. Dr. Sevil Sargın bugün ailesi ile birlikte Yunanistan’a giderken Yunan makamları tarafından durdurulmuş ve güvenlik tehdidi, kamu düzenine tehdit oluşturduğu gerekçesi ile 3 yıl giriş yasağı uygulanacağı kendisine bildirilerek sınırdan geri çevrilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu giriş yasağının nedeni Sayın Sargın’ın Zafer Partisi heyeti ile bir süre önce Batı Trakya’yı ziyaret ederek Batı Trakya Türklerinin haklarına sahip çıkmasıdır.</p>

<p>Zafer Partisi Atina’nın Türkiye düşmanı ve Batı Trakya Türklüğünü ezen politikaları devam ettiği sürece eleştirilerini sürdürecek, Batı Trakya Türklüğünün haklarını kararlılıkla savunacaktır."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/zafer-partisi-gik-uyesi-prof-dr-sevil-sargin-yunanistana-alinmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/sevil-sargin.jpg" type="image/jpeg" length="37466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda hakemin kafasındaki kameranın sırrı çözüldü]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinda-hakemin-kafasindaki-kameranin-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinda-hakemin-kafasindaki-kameranin-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası'nın açılış maçında görev yapan Brezilyalı hakem Wilton Sampaio'nun kullandığı baş kamerası futbolseverlerin dikkatini çekti. FIFA'nın turnuva boyunca kullanacağı yeni teknoloji, maçın hakem gözünden izlenmesine imkan tanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası'nda Meksika ile Güney Afrika arasında oynanan açılış maçını yöneten Brezilyalı hakem Wilton Sampaio'nun kullandığı ekipman dikkat çekti.</p>

<p>Sampaio'nun kulaklık sistemine entegre edilen ve ilk bakışta farklı görünümüyle öne çıkan kamera, karşılaşmayı izleyen futbolseverlerin merakını uyandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MAÇLAR HAKEMİN GÖZÜNDEN İZLENECEK</strong></p>

<p>Hakemlerin kulaklıklarına yerleştirilen küçük, yüksek çözünürlüklü ve görüntü sabitleme özelliğine sahip kamera sayesinde taraftarlar maçları hakemin bakış açısından izleme fırsatı bulacak. Yeni sistem, sahadaki pozisyonların ve hakem kararlarının farklı bir açıdan değerlendirilmesine de imkan sağlayacak.</p>

<p><strong>TURNUVA BOYUNCA KULLANILACAK</strong></p>

<p>FIFA'nın hayata geçirdiği uygulamanın 2026 Dünya Kupası'nın tamamında kullanılacağı belirtildi. Böylece futbolseverler, turnuva boyunca maçları yalnızca saha kameralarından değil, hakemlerin gözünden de takip edebilecek. Yeni teknoloji, Dünya Kupası'nın ilk günlerinde en çok konuşulan yeniliklerden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinda-hakemin-kafasindaki-kameranin-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/hakem-11.jpg" type="image/jpeg" length="10428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Boğazı kapatıldı! İşte nedeni...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-bogazi-kapatildi-iste-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-bogazi-kapatildi-iste-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'da insansız deniz aracı saldırısının hedefi olan tanker için İstanbul Boğazı'nda özel güvenlik önlemleri alındı. Transit gemi geçişleri geçici olarak durduruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kavkaz Limanı'nda insansız deniz aracı saldırısına uğrayan Kamerun bayraklı Asteri adlı tankerin, Kıyı Emniyeti'ne ait römorkörler eşliğinde İstanbul Boğazı'ndan geçirilecek olması nedeniyle boğaz trafiği transit gemi geçişine kapatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.babaocagi.com.tr/vidyome/embed/41473" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>Rusya'nın Kavkaz Limanı'nda insansız deniz aracı saldırısına hedef olan Kamerun bayraklı Asteri adlı tankerin, Kıyı Emniyeti'ne bağlı römorkörler tarafından İstanbul Boğazı'ndan geçirileceği süre boyunca boğaz trafiğinin transit gemi geçişlerine kapatıldığı bildirildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-bogazi-kapatildi-iste-nedeni</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/gemi-14.jpg" type="image/jpeg" length="56279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hyeon-gyu Oh golünü attı, Güney Kore, Çekya'yı devirdi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/hyeon-gyu-oh-golunu-atti-guney-kore-cekyayi-devirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/hyeon-gyu-oh-golunu-atti-guney-kore-cekyayi-devirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kupası A Grubu'nda Güney Kore, Çekya'yı 2-1 mağlup etti. Güney Kore'ye galibiyeti getiren golü sonradan oyuna dahil olan Beşiktaşlı Hyeon-gyu Oh attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası A Grubu’nun ilk maçında Güney Kore, geriye düştüğü karşılaşmada Çekya’yı 2-1 mağlup ederek turnuvaya üç puanla başladı.</p>

<p>Guadalajara Stadyumu’nda oynanan mücadelede düdüğü Mısırlı hakem Amin Omar çaldı. Karşılaşmanın ilk bölümünde iki takım da temkinli bir oyun sergilerken, orta saha mücadelesinin ön planda olduğu ilk yarıda gol sesi çıkmadı ve ekipler soyunma odasına 0-0 eşitlikle gitti.</p>

<p><strong>ÇEKYA ÖNE GEÇTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci yarıda oyunun temposu yükselirken, Çekya 59. dakikada aradığı golü buldu. Kullanılan atakta ceza sahasında iyi yükselen Ladislav Krejci, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.</p>

<p><strong>GÜNEY KORE GERİ DÖNÜŞE İMZA ATTI</strong></p>

<p>Yediği golün ardından rakip kalede daha fazla görünmeye başlayan Güney Kore, 67. dakikada In-beom Hwang’ın kaydettiği golle skora denge getirdi. Beraberlik golünün ardından baskısını artıran Asya temsilcisi, galibiyet sayısını da bulmayı başardı.</p>

<p><strong>GALİBİYET GOLÜ HYEON-GYU OH’TAN</strong></p>

<p>Karşılaşmanın 80. dakikasında gelişen atakta ceza sahasında topla buluşan Beşiktaş forması giyen Hyeon-gyu Oh, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi. Bu golle 2-1 öne geçen Güney Kore, kalan dakikalarda skor üstünlüğünü koruyarak sahadan galibiyetle ayrıldı.</p>

<p><strong>GRUBA ÜÇ PUANLA BAŞLADI</strong></p>

<p>Mücadelenin ardından Güney Kore, A Grubu’ndaki ilk maçından üç puan çıkarırken, Çekya turnuvaya mağlubiyetle başladı.</p>

<p>Güney Kore, gruptaki ikinci karşılaşmasında 19 Haziran’da Meksika ile karşı karşıya gelecek. Çekya ise 18 Haziran’da Güney Afrika karşısında ilk puanlarını arayacak.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/hyeon-gyu-oh-golunu-atti-guney-kore-cekyayi-devirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/guneykore.jpg" type="image/jpeg" length="77164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nın ilk maçında 3 kırmızı kart çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinin-ilk-macinda-3-kirmizi-kart-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinin-ilk-macinda-3-kirmizi-kart-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın açılış maçında karşılaştığı Güney Afrika'yı 2-0 mağlup etti. Maçta 3 kırmızı kart çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası'nın açılış maçında ev sahibi Meksika, Güney Afrika'yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya galibiyetle başladı.</p>

<p>Mexico City Stadı'nda oynanan karşılaşmada tribünleri dolduran taraftarlarının desteğini arkasına alan Meksika, mücadeleye hızlı başladı. Ev sahibi ekip, 9. dakikada Julian Quinones'in kaydettiği golle öne geçerek ilk yarıyı avantajlı tamamladı.</p>

<p>Karşılaşmanın ikinci devresinde de oyunun kontrolünü elinde tutan Meksika, 67. dakikada Raul Jimenez'in golüyle skoru 2-0'a taşıdı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca ev sahibi ekip sahadan üç puanla ayrıldı.</p>

<p><strong>MAÇA KIRMIZI KARTLAR DAMGA VURDU</strong></p>

<p>Mücadelede hakem tam üç kez kırmızı kartına başvurdu. Güney Afrika'da Sphephelo Sithole 49. dakikada, Themba Zwane ise 84. dakikada oyun dışında kaldı. Meksika'da ise Cesar Montes, uzatma dakikalarında gördüğü kırmızı kartla takımını eksik bıraktı.</p>

<p><strong>EDSON ALVAREZ SONRADAN OYUNA GİRDİ</strong></p>

<p>Meksika'nın önemli isimlerinden Edson Alvarez karşılaşmaya yedek kulübesinde başladı. Tecrübeli futbolcu, 76. dakikada teknik heyetin kararıyla oyuna dahil oldu.</p>

<p><strong>GRUPTA İKİNCİ MAÇLAR BEKLENİYOR</strong></p>

<p>Bu sonuçla Meksika, 2026 FIFA Dünya Kupası'na üç puanla başlangıç yaparken, Güney Afrika ilk maçından puansız ayrıldı. Bir sonraki karşılaşmada Meksika, Güney Kore ile kozlarını paylaşacak. Güney Afrika ise Çekya karşısında ilk puanlarını arayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasinin-ilk-macinda-3-kirmizi-kart-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/meksika-2.jpg" type="image/jpeg" length="38635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyaz et sektörüne dev operasyon! 13 şirkete kayyum atandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/beyaz-et-sektorune-dev-operasyon-13-sirkete-kayyum-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/beyaz-et-sektorune-dev-operasyon-13-sirkete-kayyum-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz et sektöründe rekabeti ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdikleri ve haksız kazanç sağladıkları iddia edilen şirketlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 13 şirkete denetim kayyumu atanırken, 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Kayyum atanan şirketler arasında Banvit’ten Erpiliç’e, Keskinoğlu’ndan Şenpiliç’e sektörün önde gelen firmaları da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozduğu ve haksız fiyat artışlarına yol açtığı değerlendirilen kişi ve şirketlere yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptığı açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde eş zamanlı adli operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>13 ŞİRKETE DENETİM KAYYUMU ATANDI</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında dikkat çeken bir adım da şirketlere yönelik oldu. Bakan Gürlek, temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun şekilde sürdürülmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atandığını duyurdu.</p>

<p><strong>Denetim kayyumu atanan şirketler şöyle:</strong></p>

<p>Şenpiliç Gıda Sanayi A.Ş.<br />
<strong>Orvital Organik Gıda Ürün ve Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi</strong><br />
AS Ofis Damızlık Yumurta Yem Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br />
<strong>Bakpiliç Entegre Tavukçuluk Anonim Şirketi</strong><br />
Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi Anonim Şirketi<br />
<strong>Bupiliç Entegre Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi</strong><br />
Ak Piliç Ticaret Limited Şirketi<br />
<strong>Er Piliç Entegre Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi</strong><br />
Hastavuk Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br />
<strong>Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi</strong><br />
Abalıoğlu Lezita Gıda Sanayi Anonim Şirketi<br />
<strong>Ay-Pi Tavukçuluk Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.</strong><br />
Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Gedik)</p>

<p><strong>32 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI</strong></p>

<p>Yürütülen soruşturmada, serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandı. Operasyonun, vatandaşların temel gıda ürünlerine adil ve makul koşullarda ulaşabilmesini sağlamak amacıyla yürütüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların ekonomik haklarını zedeleyen ve piyasa düzenini bozmaya yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı. Gürlek açıklamasında, "Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde; vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KURUMLARA TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile MASAK yetkililerine teşekkür etti.</p>

<p><strong>Operasyona ilişkin şüpheli listesi şöyle:</strong></p>

<p>Tolga Gündüz – Banvit CEO<br />
<strong>Emre Karabatak – Banvit Muh. Müd.</strong><br />
Levent Aytimur – Banvit Finans Yön.<br />
<strong>Mustafa Fahrettin Aksoy – Akpiliç Yön. Kur. Başkanı</strong><br />
Bahattin Bak – Bakpiliç Şirket Ortağı<br />
<strong>Seyfi Sedat Demirci – Bakpiliç Muh. Müd.</strong><br />
Galip Yeşilbaş – Aspiliç Yön. Kur. Başkanı<br />
<strong>Arif Yakup Kaplan – Aspiliç Genel Md. Yrd.</strong><br />
Onur Özkul – Bupiliç Yön. Kurulu Üyesi<br />
<strong>Mustafa Baramuk – Bupiliç Finansman Yönt.</strong><br />
Hüseyin Durmaz – Bupiliç Muhs. Müd.<br />
<strong>Mehmet Aydın – Erpiliç Müdür Yardımcısı</strong><br />
Musa Erkal – Erpiliç Muh. Müd.<br />
<strong>Mustafa Ericek – Erpiliç Yön. Kur. Bşk. V.</strong><br />
Nihat Özbey – Gedik Pazarlama Müdürü<br />
<strong>Hüsniye Kara – Gedik Finansman Yönt.</strong><br />
Özer Usta – Hastavuk Genel Müdür<br />
<strong>Özgür Yılmaz – Hastavuk Yönt. Başk. V.</strong><br />
Özer Matlı – Keskinoğlu Yön. Kur. Üyesi<br />
<strong>Pınar Kap – Keskinoğlu Muh. Müd.</strong><br />
Başak Kılıç – Şenpiliç Muh. Müd.<br />
<strong>Zeynep Çiçek – Şenpiliç Finansman Yön.</strong><br />
Batuhan Tiryakioğlu – Orvital Yön. Kur. Başkanı<br />
<strong>Özkan Gültekin – Orvital Yönetici</strong><br />
İsmail Hakkı Aydın – Aypi Yön. Kur. Üyesi<br />
<strong>Ergun Abalıoğlu – Lezita Yön. Kur. Üye</strong><br />
Muammer Harmancı – Lezita Genel Md. Yrd.<br />
<strong>Musa Örsan Dursun – Lezita Finansman Yönt.</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/beyaz-et-sektorune-dev-operasyon-13-sirkete-kayyum-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/tavuk-zam.jpg" type="image/jpeg" length="69072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Mansur Bey’in tutuklanması bardağı taşırabilir]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-mansur-beyin-tutuklanmasi-bardagi-tasirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-mansur-beyin-tutuklanmasi-bardagi-tasirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP Genel Başkanı Erkan Baş gündeme ilişkin konuştu. Baş, "Artık oy değil, aday çalıyorlar; Mansur Bey’in tutuklanması bardağı taşırabilir, Özgür Özel’in dokunulmazlığı kaldırılabilir!" dedi. Baş, erken seçim için de tarih verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, yaşanan son gelişmelere yönelik tartışmalar için, “Türkiye yol ayrımında değil, o nokta geçildi. Karanlık bir tünelin içindeyiz. Laiklik de cumhuriyet de artık kalmadı. Sokağa atılmış durumda. Devlet katında yok. Cumhuriyetin sadece adı kalmış durumda. Demokrasinin, özgürlüklerin, adaletin hepsinin sadece adı kalmış ve içi bütün olarak değişmiş durumda. Eğer böyleyse, eğer bu söylediğim doğruysa, yani artık belirli eşikleri geçtik ve bir karanlık tünelin içindeysek, o zaman sadece savunmaya çekilerek bir mücadeleyi yürütemeyiz. Şimdi karşı saldırı için örgütlenme zamanı gelmiştir. Artık bunları kazanmak için, Türkiye'de yeniden demokrasiyi egemen kılmak için, özgürlükleri, adaleti tesis etmek için muhalefetin direnmekten karşı saldırı moduna geçmesi lazım. Bu bence siyaset stratejisinin temel değişikliği anlamına gelir” dedi.</p>

<p><strong>t24'ün Baş'a yönelttiği sorular ve yanıtları şöyle:</strong></p>

<p><strong>“60 YILIN EN YÜKSEK OYUNU ALDIK”</strong></p>

<p><strong>-Toplum uzun zamandır AKP-CHP hattına sıkışmış durumda, sol, sosyalist partiler neden farklı çekim merkezi haline gelemiyor. Neden aynı cenderenin içinde sıkışılıyor?</strong></p>

<p>Madencilerin Ankara’daki direnişi sırasında en çok şunu duyuyorduk. "Bunlar size oy vermeyecek ama en çok siz mücadele ediyorsunuz diyorlardı" bize. Bence CHP meselesi de biraz öyle. Memleketteki siyasal kutuplaşma ortada. Bizim, ‘CHP'nin yanında olalım, CHP'nin etrafında siyaset yapalım’ diye bir arayışımız yok. Çok uzun zamandır maalesef Türkiye'de yeni bir rejim inşa edildi, saray rejimi. Biz kim onun karşısındaysa, kim onun zulmüne uğruyorsa, kim ona karşı direniyorsa, kim onunla mücadele ediyorsa elimizden geldiğince orada yer tutmaya çalışıyoruz. AKP’nin 25 yılına bakalım. Nelerle suçlandık diye düşünüyorum mesela. Ergenekoncu olmakla suçlandık, KCK'li olmakla suçlandık, PKK'lı olmakla suçlandık. Bugün de işte CHP'li olmakla suçlanıyoruz ya da eleştiriliyoruz. Dolayısıyla bu özel bir tercihten kaynaklanmıyor. Yani memleketi okuyoruz, memlekette bu iktidarın saldırısına uğrayan kim varsa ya da bu iktidara karşı direnen kim varsa orada bulunmayı bir görev olarak görüyoruz. Onun sonucu böyle yansıyor ama açık söyleyeyim, biz ‘Özgür Özelci’ değiliz. 5-6 sene önceye gidelim, benzer bir saldırıyla Kılıçdaroğlu karşılaşmış olsa belki biz bugün ‘Kılıçdaroğlucu’ diye adlandırılacaktık. Esas mesele Türkiye'de bu kimlikler ya da siyasette egemen olan Ankara merkezli anlayışın dışında bir sınıf hareketinin yaratılabilmesi.</p>

<p><strong>“MADENCİ VEKİL OLSUN”</strong></p>

<p>Mesela 2020 seçimlerinden sonra Türkiye İşçi Partisi, 60 yıl sonra ilk defa bir sosyalist partinin ulaştığı en yüksek oranına ulaştı. Biz hemen ertesi gün şu kararı aldık. Sendikal mücadeleyi büyütme, somutlaştırma. Mesela DİSK üye sayısı bir milyona ulaşmadan AKP'ye karşı gelmek mümkün değilmiş, bunu gördük. Oysa gerçekte baktığımızda yüz bin üyeli bir DİSK’ten söz ediyoruz. O tablo öyleyken sosyalist hareketinde bir siyasal güç olarak onun çok ötesine geçme şansı yok. Aynı şey bence kadın hareketi için geçerli, aynı şey gençlik hareketi için geçerli. Dikkat ederseniz zaman zaman ciddi parlamaları oluyor ya da zaman zaman büyük direnişler oluyor ama süreklileşmiş bir kadın hareketinden, gençlik hareketinden, işçi hareketinden söz edemiyoruz. Sosyalist siyasette bazı figürlerin parlamentoda olmasıyla büyüme şansı yok. Esas olarak yurttaşın siyasetin öznesi olduğu bir siyaset anlayışını egemen kılmak lazım Türkiye'de. Ben mesela madencilerin oy vermelerinin ötesinde mesela partiye üye olmalarını, madencilerden birisinin milletvekili olmasını önemli görüyorum. Yoksa hemen yarın bu arkadaşların oy tercihleri değişir mi? Bence değişmez. Ama bu mücadeleler devam ettikçe işte parlamentoda madenci, tekstilci, belediye işçisi, sağlık emekçisi 30-40 milletvekili olduğunda Türkiye'nin tablosu bambaşka hale gelir.</p>

<p><strong>-Yargıda özellikle Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla yaşanan değişimi nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>

<p>Kuşkusuz önemli… Yeni dönem diye tarif edilmesine çok köklü bir itiraz geliştirmem ama herhalde geride kalan 25 yılın tümünde AKP'nin esas olarak yargıyı bir basit enstrümana, bir siyaset dizayn aracına, bir sopaya hatta sadece siyaset değil, toplumu dizayn aracına çevirdiğini unutmamak lazım.</p>

<p>Her seferinde yeni bir mevzi kazanıyorlar ve oradan derinleştiriyorlar. Açıkçası ben artık Türkiye'nin geldiği noktayı, bunu isterseniz 2023 seçimleriyle başlatalım, isterseniz 2024 yerel seçim yenilgisi sonrasındaki operasyonlarla… Çok uzun zamandır tartışıyoruz ya, Türkiye'nin yol ayrımında olduğunu. Ben artık orayı çok geride bıraktığımızı düşünüyorum. Bunun önemli bir tespit olduğunu da altını çizerek ifade ediyorum. Her birisi bir kırılma noktası olabilir ama şöyle, karanlık bir tünele doğru sürükleniyoruz algısı var ya, bence bunu değiştirmemiz lazım. Karanlık bir tünelin içindeyiz. Bu çok kritik bir şey ve bence şu anda muhalefetin üzerinde en fazla düşünmesi, tartışması ve stratejisini değiştirme ihtiyacına varacak yeni tespitler yapması lazım.</p>

<p>Şunu kastediyorum; diyelim ki 5 sene, 10 sene, 15 sene önce Türkiye'de laikliğin tehlikede olduğunu söyleyebilirdiniz ve laikliği savunmak gerekir diyebilirdiniz. Bence artık laiklik falan kalmadı. Laiklik sokağa atılmış durumda. Devlet katında bir laiklik yok Türkiye'de. Cumhuriyetin sadece adı kalmış durumda. Demokrasinin, özgürlüklerin, adaletin hepsinin sadece adı kalmış ve içi bütün olarak değişmiş durumda. Bunu şunun için söylüyorum.</p>

<p><strong>'ARTIK BELİRLİ EŞİKLERİ GEÇTİK'</strong></p>

<p>Eğer böyleyse, eğer bu söylediğim doğruysa, yani artık belirli eşikleri geçtik ve bir karanlık tünelin içindeysek, o zaman sadece savunmaya çekilerek bir mücadeleyi yürütemeyiz. Şimdi karşı saldırı için örgütlenme zamanı gelmiştir. Artık bunları kazanmak için, Türkiye'de yeniden demokrasiyi egemen kılmak için, özgürlükleri, adaleti tesis etmek için muhalefetin direnmekten karşı saldırı moduna geçmesi lazım. Bu bence siyaset stratejisinin değişikliği anlamına gelir. Mesela 1 Mayıs'tan 2 ay önce "Biz bu 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkmalıyız kararı almıştık "ve bunu ilan ettik hemen. Arkasından Türkiye İşçi Partisi'nin maden işçilerinin yanında açlık grevine katılması benim şahsımda oldu ama partinin bir kararı oldu. Şimdi bu iki şey aslında bu değerlendirmemizin bir ürünü. Yani iktidar seni sıkıştırdıkça sen elinde kalanı korumak yerine yeni alanlar açmalısın. Yeni mücadele tarzları, yeni mücadele stratejileri benimsemelisin diye düşünüyorum. Örnek olsun diye söyleyeyim.</p>

<p>Mesela Cumhuriyet Halk Partisi ile dayanışmamız baki ama örneğin mitingleri bu gözle değerlendiriyorum. Yani mitingler bana bir önceki mücadele döneminin eylem biçimi gibi geliyor. bir kişi çıkıyor, konuşuyor, insanlar onu alkışlıyorlar, destekliyorlar, onun taraftarı olmanın ötesine geçemiyorlar ama. Bir süre sonra da mitingi evde televizyondan seyretmekle alanda seyretmek arasında bir fark yok. Çünkü siz o mitingin bir parçası değilsiniz aslında. Onun izleyicisisiniz. Savunma dönemlerinde miting yapılır, durum protesto edilir. Şimdi biraz daha yurttaşı özne kılacağımız karşı saldırıların örgütleneceği, kazanmaya, yeni mevziler elde etmeye dayalı bir mücadele stratejisi geliştirmek ve iktidarın bizi sıkıştırmaya çalıştığı alanı asla kabul etmemek lazım.</p>

<p><strong>-“Karanlık bir tünelin içindeyiz ve muhalefet yeni strateji geliştirip uygulayamazsa Putinvari bir yönetime geçilecek” şeklinde iddialar konuşuluyor. Sizce Türkiye için öngörülen sistem bu mu gerçekten? Siz bu görüşe katılıyor musunuz?</strong></p>

<p>Seçimlerin olmadığı bir ülke olmaz Türkiye ama siz Putin diyorsunuz belki biraz Azerbaycan'a daha çok benzeyebilir yani aile ilişkileri açısından falan baktığımızda. Dolayısıyla sembolik olarak seçimlerin yapıldığı, sembolik olarak muhalefetin de olduğu, parlamentonun da olduğu bir yapı. Ama ne diyelim hani seçimi otokrasinin aslında hedeflendiğini düşünüyoruz.</p>

<p><strong>-ABD Büyükelçisi Barrack’ın açıklamalarını da bu kapsamda mı değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Ben meselenin sadece Türkiye'den ibaret olmadığı konusunda da çok ısrarcıyım. Yani aslında yaşadığımız şeyin adını koyarsak, uluslararası bir saldırı var artık. Tüm dünya çapında artık eski dengelerin, eski ilişkilenme biçimlerinin, insanlığın kazanımı olan bir takım hukuki, siyasal, sosyal hakların falan topyekûn tasfiye edileceği bir süreç yaşanıyor, bu arzulanıyor. Trump-Netanyahu rejimi diyebiliriz. Uluslararası bir kara düzen inşa etmeleri. Venezuela devlet başkanı kaçırıldı ve unuttuk. İran'a dönük saldırılar, Filistin'deki soykırım meselesi falan bunlar hepsi bir uluslararası karşı devrimin içinde olduğumuzu gösteriyor. Mesela ne deniyor sıklıkla? Bu dönemi analiz eden akademisyenler, araştırmacılar, düşünürler. İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşmuş dünya koşulları artık değişiyor diyorlar. O koşullar nasıl oluşmuştu? Sovyetler Birliği etrafında bir sosyalist kamp vardı. Onlara dönük Hitler'in önderliğinde büyük bir saldırı gerçekleştirildi. 10 milyonlarca insan hayatını kaybetti. Tüm dünyada faşizme karşı mücadele edildi. Ve yeni bir denge kurulmuştu.</p>

<p>Şimdi belki 90'lardan bu yana esas olarak o gücün ortadan kalkması neticesinde aradaki o 50-60 yıllık denge durumunda kaybettiklerini sermayeyle yeniden almak için çok olağanüstü bir saldırıya girişmiş durumda. Bir de bilim gelişiyor, teknoloji gelişiyor bunları eklediğinizde. O yüzden mesela Trump "böyle bir çılgın, işte deli bu adam" falan değil bence. Yani uluslararası sisteme ihtiyaç duyduğu yeni yönetim anlayışının en çıplak görüntülerinden biri. O yüzden Hitler'e benzetmekte hiçbir sakınca görmüyorum. Hitler de bugün öyle anlatılıyor ya, sanki kendi psikolojik durumu nedeniyle dünyayı o karanlığa doğru sürüklemiş gibi. O nasıl desteklendiyse o gün, uluslararası sermaye tarafından Trump da bugün aynı desteği alıyor.</p>

<p>Türkiye bu konudaki örnek ülkelerden bir tanesi. 2001 krizi sonrasında bu iktidarın iktidar koltuğuna oturtulduğunu düşünürseniz, onun önce adımları, denemeleri de Türkiye'de yapıldı ve yerleşti artık. Dolayısıyla tüm dünya açısından son derece karanlık bir süreç. O yüzden de bir taraftan öyle formül ediyorum, toplumun en altındakiler, işte tarladaki köylü, madendeki işçi, açlık, yoksulluk, sefalete mahkûm edilen milyonlarca insanla toplumun en altından bir isyan örgütlenmesi lazım. Ama aynı zamanda uluslararası çapta bir örgütlenmeye de ihtiyaç olduğunu düşünüyorum tüm dünyada. Mesela o kapsamda Brezilya'da, Porto Alegre'de bir antifaşist kongre toplandı. Biz büyük bir heyecanla, sorumlulukla ona katıldık. Şimdi onu devam ettirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Avrupa, Asya, Afrika, Latin Amerika ve Güney Amerika'da, Türkiye'deki NATO zirvesini uluslararası örgütlenmenin bir vesilesi kılmaya çalışıyoruz. İstanbul'da bizim ev sahipliğimizle bir uluslararası barış zirvesi toplayacağız NATO'ya karşı. Bunların hepsi birbirini bütünlüyor bence. Herhalde hep beraber yeni ufuklar geliştirmemiz gerekiyor. Yani bizim de sosyalistler adına söylüyorum bunu. Bizim de hani bir önceki döneme ilişkin kendimizi kurduğumuz biçim, ifade ettiğimiz biçim biraz yeni dönemin ihtiyaçlarına göre güncellenme ihtiyacı taşıyor.</p>

<p><strong>-Bütün bunlara zaman var mı? Reel siyasi görüntü bunlara olanak tanıyor mu? Bu örgütlenme çalışmaları baskın seçimin konuşulduğu bir ortamda sonuç verebilir mi?</strong></p>

<p>Bence zaten toplumun bağrında bir direniş devam ediyor. Yani her seferinde farklı biçimlerde kendisini ortaya koyuyor işte. Bakın şu anda doğrudan bizim partiyle temas etmiş ve devam eden Arçelik'te 2 bin tane işçi işten atılmış durumda, bir şekilde kendi aralarında örgütleniyorlar. Mersin'de liman işçileri var. İzmir'de petrol iş sendikasının bir örgütlenmesi var, 500 gündür direniyor işçiler. Kocaeli'nde lastik işçileri, Edirne'de madenciler grevde. Bunlar sadece bize gelmiş olanlar. Onun dışında çevre mücadelesi, gençlik her gün oralarda bir tepki var. Gelişiyor. Aslında belki de en büyük şansımız o. Yani 25 yıllık Türkiye'deki iktidar her şeyi başardı. Devlet içerisindeki belki de bütün direniş odaklarını tasfiye etti. Ama toplumdaki direnişi bitiremedi. Orada hâlâ bir güçlü direniş çizgisi var. Bunun ne zaman birleşik bir muhalefet hareketi olarak kendisini ortaya koyacağını hiç bilemeyiz.</p>

<p>Bakın Gezi öncesini bir düşünün. Gezi'den önce de liseliler kendi eylemlerini yapıyordu, kadınlar kendi eylemlerini yapıyordu. Tekel işçileri vardı onun öncesinde. Çok farklı, toplumun her yerinden direnişler vardı. Hiç kimsenin tahmin etmediği bir şekilde Gezi Parkı'ndaki ağaçların korunmasıyla o toplumsal bir harekete dönüştü. Türkiye'de de her zaman böyle bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Zaten iktidarın da temel kaygısının, temel korkusunun bu olduğunu görüyoruz. 100 tane maden işçisinin devletin 3 bakanını karşısına oturtması, bir süre sonra bu fotoğrafı vermek zorunda kalmaları bence bir şeye işaret ediyor. O yüzden böyle bir mücadele içinde kendisini yeniden inşa eden bir süreçten söz ediyorum. Kenara çelip bu tartışmaları yapmaktan söz etmiyorum. Tam tersine bu mücadele içinde olacak. Zaten öyle gelişiyor. İşte ne bileyim. Mesela niye Brezilya'da bir uluslararası antifaşist kongre toplandı? Çünkü Bolsonaro'yu yendiler. Orada İşçi Partisi, Komünist Parti, Topraksız Köylü Hareketi, Sosyalist Parti, hepsi beraber dünya çapında bunu taşımak için bir adım attılar.</p>

<p>Mitingleri eleştirirken de mücadele eden kimseye haksızlık etmek istemiyorum. Yeni bir şeye ihtiyaç var diye düşünüyorum. Daha çok halkın konuştuğu bir sürece ihtiyacımız var. Yani siyasetin temsilciler eliyle yürütüleceği bir şey değil de daha çok halkın özne olabileceği bir tarzı hâkim kılmamız lazım. Bunun yollarından bir tanesi de bence şu. Samimiyetle bunu düşünüyorum. Türkiye’yi aynı zamanda bir kongreler iktidarı olarak tarif ediyor Bülent Tanör. Herkes Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi'ni biliyor da başka pek çok kongre toplanmış o dönemde. Oranın yaşayanları, nasıl bir direniş hareketi, nasıl bir mukavemet hareketi örgütleyebiliriz diye yan yana gelmişler. Mesela bunun üzerine düşünmek lazım. Şimdi asgari ücretler kongresi toplansın, sağlık yöneticileri kongresi toplansın, mühendisler kongresi toplansın, maden işçileri kongresi toplansın. Türkiye'de siyaset, düzen gibi. Bir piramit biçiminde şekilleniyor. Bunu değiştirmediğimiz sürece, yani tabanın, emekçilerin, halkın söz hakkını güçlendirmediğimiz sürece, onları özneleştiremediğimiz sürece, sonuç alamayız.</p>

<p><strong>“OY PUSULALARINA BAKIN NEDEN KAYBEDİLDİĞİNİ GÖRECEKSİNİZ”</strong></p>

<p>Çok üzücü bir şey söyleyeceğim. Geçen gün Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki oy pusulalarını gözümle canlandırdım. Hep beraber bir daha yapalım. Mesela düşünsenize ilk pusula Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu, Selahattin Demirtaş vardı pusulada. Tayyip Erdoğan hâlâ ülkeyi yönetiyor. Ekmeleddin İhsanoğlu saray bahçesinde bir yer buldu kendisine. MHP’de milletvekili oldu. Selahattin cezaevinde. Sonraki pusulaya bakalım. Yine Tayyip Erdoğan var. Muharrem İnce, Meral Akşener, Doğu Perinçek. Temel Karamollaoğlu aday. Temel Karamollaoğlu herhalde artık yaşı çok yaşlı olduğu için siyaseti bıraktı. Doğu Perinçek Saray'ın etrafında, Meral Hanım'ın durumu belli. Muharrem Bey gitti geldi. Bir sonraki seçimde... Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan. Çok acayip değil mi? Ekmeleddin İhsanoğlu aday olduğunda anlatmaya çalışıyorduk. Sistem tartışmasını yapmaya çalıştık, isim tartışmasının dışına çıkartmaya çalıştık ama yıllardır biz toplantılarımızda, sohbetlerimizde, yazlarımızda halkı "'Seni ben kurtaracağım' diyenlerden kurtarmak lazım" diye bir lafı kullanırdık. İspatlandı bence artık. Bundan sonra mesela, "Şöyle bir Cumhurbaşkanı adayı da bizi kurtarsın" tartışması benim hiç içine girebileceğim bir tartışma değil artık. Ama yine oraya sürükleniyor. İşte o ana kadar, bakın o ana kadar oluşturacağımız bu inisiyatif çok kritik. Yani eğer burada bir örgütlenme yaratırsak, diyelim ki madenciler, diyelim ki kadınlar, gençler, işte sağlık emekçileri, mimarlar, mühendisler; bu toplumun üreten insanları, kendi kongrelerini, kendi meclislerini, kendi örgütlenmelerini geliştirirlerse, mesela milletvekili adaylarımız bu kongrelerin içinden çıkartırlarsa, ondan sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi önemsizleşebilir.</p>

<p>Ama biz bunu yapamadığımız zaman, bu gerçeği örgütleyemediğimiz zaman yine isim tartışmasına kilitlenecek mesele. Ve yine biz 5 yıl sonra diyelim ki o pusuladaki insanların şimdi nerede olduğuna bakıp üzüleceğiz. O yüzden bu sefer bunu erkenden yapmak lazım. Zor bir şey arıyoruz, onun da farkındayım ama kestirme denemelerinin hepsinde duvara çarpıyoruz. 2014’te bize "Biraz sağcılığa göz yumalım" denilmişti. Onların oyunu alabilmek için böyle bir adaya ihtiyacımız var. Gitti 5 yıl orada. Ondan sonraki 5 yıl da gitti. 15 sene önce bunu yapsaydık, madenci bir arkadaşımızı aday yapsaydık, mücadele eden bir kadın arkadaşımız adayımız olsaydı farklı olurdu. 2014'te Türkiye o bahsettiğim karanlık tünelin belki kapısındaydı. Şimdi içine doğru derinleşerek ilerliyor. O yüzden orada el frenini çekmek lazımdı. O riski göze almak lazımdı orada. Şimdi aynı şeyi söylüyorum. Bugün de bu el frenini güçlü biçimde çekmezsek yavaş yavaş ama hep o tarafa doğru ilerleyecek.</p>

<p><strong>-Sol, sosyalist hareket benzer tespitleri sürekli yapıyor ama sonuç alabiliyor mu?</strong></p>

<p>Sonuçta Türkiye bu haldeyse, sosyalist hareket eksiksiz, her şeyi çok iyi yaptık ama olmadı diyemem. Sonuçta Türkiye bu haldeyse sosyalist olarak biz de ülkenin bu hale gelmesinden üzerimize düşen sorumluluğu almamız lazım. Elbette payımız var ama haksızlık etmemek de lazım. Bu iktidarın yenilgiyi tattığı 7 Haziran'ı düşünelim. Orada, o günkü HDP'nin içinde sosyalistler de vardı. Onların bir katkısı yok muydu? Sonra ülke kan gönlüne çevrildi. Şu ayrı bir şey. Bazen bazı şeyleri kendi hatalarınız nedeniyle başaramazsınız ama bazen de mücadele edersiniz ve yenilirsiniz. Bu süreç örneğin bizim açımızdan mücadele ettiğimiz ama yenildiğimiz bir süreç oldu. Yani teslim olmadık. Kavga ettik ama başaramadık, yenemedik. Şunu demiyoruz. Yani biz kendimizi toparlayana kadar Türkiye beklesin. Ondan sonra biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiririz deme şansımız yoktur. Yani diyelim ki bir yerel seçim, muhtarlık seçiminde olsa, Cumhurbaşkanlığı seçiminde olsa o günkü oluşturduğumuz güç neyse o güçle alabileceğimiz en iyi sonucu almaya çalışırız. Ama bu gördüğümüz bir gerçeği söylemekten bizi alıkoymasın istiyorum. Yoksa sermaye sınıfı, Tayyip Erdoğan'ın kurduğu rejimi sürdürmek üzere başka bir aktörü de tercih edebilir. Oysa biz diyelim ki işte İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'na oy verdiğimiz zaman da Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdiğimiz zaman da tam da sizin işaret ettiğiniz gibi bunları söylüyorduk. Şimdi bunları niye daha yüksek sesle söylüyorum? Bu söylediğinizin ne kadar haklı olduğu bence daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bir de şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız. AKP, MHP, CHP'nin diyelim ki Kemal Bey tarafı oraya eklemlenince, tam boy milliyetçi, muhafazakâr ve ona eklemlenmiş bir iktidar bloğu oluyor. Öbür tarafta da İYİ Parti, Zafer, Anahtar, Saadet, Deva, Gelecek partileri. Türkiye buraya sığmaz. Bu tablodan Türkiye'de solun, sosyalistlerin mutlaka güçlenerek çıkması lazım, yoksa felakete doğru gidiyoruz. O yüzden biraz telaşlıyım. Yoksa şu kolay, işte butlanın karşısında dur; Ekrem Bey haksız yere cezaevinde, Selahattin Demirtaş hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor. Oradaki duruşlarımız yanlış değil. Ama onun arkasını da uygulamamız lazım. Onun arkasından maddi bir güç olarak büyümemiz lazım.</p>

<p>Bunun için de mesela açık söylüyorum, sarı sendikalarla daha fazla kavga etmeye başlamamız lazım. Şimdi bir önceki evreden anlayın, şunu dert ediyordum ben. Ya zaten toplum sendikasız, zaten toplum sendikalara güvenmeyecek. Ben bir tane hırsız sendikacıyı teşhir ettiğimde, tamam mı, o genel olarak sendikalara dair güvensizliği güçlendiriyor. Oysa şimdi şunu yapmaya çalışıyorum, biliyorum ki bakın, samimi söylüyorum, gerçekte böyle. Yani gördüğüm tablo bu. Aslında namuslu sendikacı sayısı kendini satandan çok daha fazla. Ama onlar gözükmüyor. O yüzden işte Bağımsız Maden İş yürüdüğünde yanına gidiyoruz. O yüzden Mehmet Türkmen'in yanına gidiyoruz. Sendikacı denilince işte Kıbrıs'ta kumar oynayan değil de şte Beypazarı'ndan Ankara'ya kadar 180 kilometreyi işçisiyle yalın ayak yürüyen başkan gelsin insanların aklına istiyorum.</p>

<p><strong>-Baskın seçim bekliyor musunuz?</strong></p>

<p>Ben Tayyip Erdoğan'ın yönetebildiği kadar uzun süre yönetme hayali içerisinde olduğunu düşünüyorum. Ama sonuçta şunu kabul ederim, bunlar iyi hesap yapan, iyi araştırma yapan bir ekibe sahipler. Uzun yıllardır seçimi kendileri için hep en avantajlı oldukları zamanda yapmayı başardılar. Şimdi de onun arayışı içerisinde olduklarını düşünüyorum. Ama iktidarın seçim yapabilecek parası yok bence. Alçakça bir taktikleri var. Şimdi kabaca bakalım. Dedim ki 2023 Mayıs'ına kadar kasayı boşaltmışlardı, hatırlıyorsunuz. Bütün kaynakları kullandılar. 2024'te belki biraz o yüzden kaybettiler. 2024'ten bu yana ise insanlara hak ettikleri, hatta hak ettikleri değil, rakamların gösterdiği kadarıyla zam yapmadılar. Emekliye yapmıyor, memura yapmıyor, mümkün olduğunca en altta tutmaya çalışıyor. Bence 5 yıllık bir paket planları var. Yani diyelim ki 2024'ün ocağında 100 lira maaş alan birisinin normal zamlar ilerlerse 2027'nin ocağına geldiğinde atıyorum 180 liraya çıkması gerekiyordu maaşının. Bunu böyle kıra kıra milim milim verip seçim yılına geldiğinde yapabilecekleri en yüksek zammı yapacaklar. Yine gerçek rakam olmayacak ama bunu hesapladıklarından eminim. Şimdi temmuzda zam yapmayacaklarını söylüyorlar. Demek ki 2026'yı seçimsiz kapatacağız diye düşünebiliriz. Benim tahminim 2027 Ocak ve 2027 Temmuz'da büyük zamlar yapıp çünkü toplumun oy vermesinde ekonomik göstergeler böyle son 3 ay 6 ay gibi daha kısa dönemlere sıkışıyor. Böyle taktiklerle ilerleyecekler. O yüzden benim için en büyük olasılık 2027 Kasım.</p>

<p><strong>-Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz, bir noktaya ulaşabilecek mi? DEM Parti ile görüşüyor musunuz?</strong></p>

<p>DEM Parti ile görüşmelerimiz ittifak sürecindeki kadar yoğun değil ama ara ara hem ikili görüşmeler hem de heyetler halinde görüşmeler yapıyoruz. Fakat açık söyleyeyim, kamuoyunda bilinenden çok daha fazla bir bilgi, ayrıntı, şu bu yok. Gerçekten süreç, herkes şunu bilsin, ne görüyorsak süreç o. Yani nereye kadar geldiyse orada.</p>

<p>Şimdi bu iktidarın şöyle bir özelliği var, bence yine o devrede. İki özelliği önemli biriktirdiler. Bir tanesi ittifak bozmak konusunda mahir bir iktidar. Tayyip Erdoğan'a hep tersi atfediliyor ya, çok iyi ittifaklar yapıyor diye. Bence Tayyip Erdoğan'ın gerçekten bir siyasetçi olarak ileride hayatı yazıldığında, "Ne yaptı Tayyip Erdoğan?" diye sorulduğunda ben bu cevabı veririm: Her seferinde karşısında oluşan ittifakı bir şekilde parçaladı. Şimdi böyle bir amacı var. Bu DEM partinin etkisizleştirilmesini, muhalefet gücü olarak etkisizleştirilmesini kapsıyor. O yüzden de biraz zamana yayarak, hep o masayı orada tutarak, o müzakere zemini nedeniyle de DEM Parti'nin mümkün olduğu üzere bütün ağırlığıyla, bütün gücüyle, bütün etkisiyle muhalefetin parçası olmasını engellemeye çalışan bir boyutu var. Yani kendisini desteklemese de karşı tarafta etkili bir güç olmasın. Bu iktidarın diğer bir özelliği şu, memleketin gerçek sorunlarına işaret ediyor. Ama o gerçek sorunları çözmek için değil, o gerçek sorunlardan kendisine güç devşirmek, kendisini, iktidarını kalıcılaştıracak adımlar atmak için uğraşıyor. Mesela düşünün, tâ en başından beri. Türkiye'de demokrasi sorunu yok muydu 2002'de? Buz gibi vardı. Şimdi AKP onu gösterdi. Şimdi gösterince bakıyoruz hepimiz parmağın gösterdiği yerde, bir demokrasi sorunu var mı? Evet var. Ne yapmak lazım? İşte demokratikleştirmek lazım. E o da doğru, tamam mı? E sonuç? Türkiye tarihinin en antidemokratik iktidarlarından biriyle karşı karşıya ülke. Ya da Aleviler, Kürtler, kadınlar, gençler ne sayarsanız. Yani AKP gerçek sorunları gösteriyor ama onları çözmüyor. Şimdi de bunu yapıyor. İktidar bu sorunu toplumu kutuplaştırmak için kullandı, herkesi terörist ilan etti. Ama işte o gerilim bir yerden sonra artık yük oluşturmaya başlıyor. AKP oyunu alabileceği pek çok Kürt seçmeni de kaybetti. Şimdi onu da yeniden kazanmak için bir fırsat yaratmaya çalışıyor. Dolayısıyla uzayacak bu süreç. Ama bir çatışma ortamının olmaması, insanların ölmemesi, belirli bir düzeyde de olsa konuşulabiliyor olması bu meselenin, bu açıdan da bakmak lazım. Muhalefetin burada daha talepkar, daha somut mücadele başlıklarıyla ilerlemesi gerekir diye düşünüyorum.</p>

<p><strong>-Bahçeli'nin bu süreçteki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Bahçeli, devlet katında planlanmış, programlanmış bir süreci yürütüyor. Bahçeli el sıktı ve süreç başladı diye genel olarak kabul ediyoruz ya hepimiz, belli ki onun çok öncesinde şiddetli görüşmeler yapılmış. Bahçeli bir gün gideyim arkadaşlarına elini sıkayım diye düşünüp gelmemiş. Öncesinde bir süreç var. Dolayısıyla o iradenin siyasi alandaki temsiliyetini üstlenmiş durumda. Tabii bu AKP'nin de işine geliyor. Çünkü dikkatli baktığımızda şunu görüyoruz. Aslında AKP'ye kimse süreci sahiplenmiyor. Karşı çıkan yok ama işler yürüyor.</p>

<p><strong>-DEM Parti ile yeniden ittifak yapmanız mümkün mü?</strong></p>

<p>Açıkçası şu anda birinci önceliğimiz seçim değil. Böyle bir durumda da hangi koşullar, hangi programda yan yana geleceğimiz önemli. Biz şu konuda ısrarcıyız. Saray rejimiyle kim asla uzlaşmaz, kim bunlarla masaya oturmaz, kim bunlara teslim olmaz, kim bunlarla kanının son damlasına kadar mücadele eder sorusuna ben sanıyorum ki herkes TİP yanıtını verir. Dolayısıyla biz bu çizgide devam edeceğiz. Biz bu rejimi emekçi sınıflarının düşmanı bir rejimi olarak görüyoruz. Açık söylüyorum yani öyle bir müzakere edilecek bir rejim falan yok bizim için. Dolayısıyla bunun karşısında kanımızın son damlasına kadar mücadele etmemiz lazım. Bu cephede duran herkesle seçim ittifakını, eylem birliğini, mücadele birliğini, ittifakları konuşuruz. Genel seçim sadece genel seçim değil, sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi. Benim görebildiğim kadarıyla bu sefer çok adaylı bir sürece doğru gidiyoruz. Mesela orada da tartışmamız lazım. Hangi program etrafında ortak Cumhurbaşkanı adayları çıkartabiliriz? Biraz önce anlattığımız programımıza uygun bir seçeneği cumhurbaşkanı adayı yapmakta ortaklaşabilir miyiz mesela? Burada DEM Parti'nin tercihi ne olacak? Mesela onların şu talebini anlayabilirim. Ana dili Kürtçe olan bir adayla çıkmak isteyebilirler. Biz burada ortaklaşmayabiliriz. Bunlar konuşulur. Ama TİP açısından şunu söyleyeyim. Biz seçimlere kendi başımıza ve kendi adaylarımıza girme ihtimalimizi gözeten bir hazırlık içerisindeyiz.</p>

<p><strong>"AKP ARTIK ADAY ÇALIYOR"</strong></p>

<p><strong>-Aynı bağlamda Mansur Yavaş’a operasyon yapılabileceği, Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılabileceği de konuşuluyor. Böyle gelişmeler bekliyor musunuz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'deki herhangi bir şeyi, bırakın hukuku, yasalarla bile tartışamıyoruz artık. Herhangi bir öngörülebilirliği yok bu işin. Çok açık. Güç kimdeyse o istediği her şeyi yapabilir. Gücü oranında hareket ediyor bu. Biraz öyle bakıyorum. Hani eskiden şey dedik ya AKP oy çalıyor mu çalmıyor mu falan ya aday çalıyor artık. Yani öyle bir yere gelmişiz. Yani Ekrem İmamoğlu meselesinde söyleyeceğim esas mesele bu. Şimdi Mansur Bey ya da başka birisi gerçekten bu iktidarı tehdit eden bir aday hissettikleri anda ona da aynı kumpasları yapabilirler. Hiç şaşırmam ona. Şunu göze almaları lazım. Şimdi o bardağın taştığı an var ya onun ne olacağını gerçekten bilemiyoruz. Yani belki de hani işte Mansur Bey'in tutuklanması o bardağın taştığı nokta olabilir. Belki işte Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması olabilir. Dolayısıyla iktidar da bence o kadar da rahat değil. Mesela 19 Mart'ta İstanbul Belediyesi'ne de kayyım atama kararlılığında olduklarını düşünüyorum. Ama işte hiç beklemedikleri bir şey oldu. Beyazıt'tan çıkan bir grup genç, o barikatı yarınca insanlar Çağlayan’a geldi. Ve kayyıma da engel olundu. İktidarın kafasındaki şeyin mümkün olduğunca karşısındaki adayın kendisini en az tehdit edecek unsur olması için bir çaba içerisinde olacağını düşünüyorum.</p>

<p>Ama çareler tükenmiyor. Açık söyleyeyim. Ekrem Bey alındığında bu hareketin biteceği düşünülüyordu. Çünkü Özgür Özel'in bu düzeyde bir liderlik vasfı olduğu tahmin edilmiyordu. Ama ne oldu? Özgür Özel bu süreçte önemli bir liderlik sınavı verdi ve başarıyla geçti. Şimdi o yüzden hedef haline geldi zaten. Eğer bunu başaramamış olsaydı olmayacaktı. Şimdi diyelim ki bu da yapılırsa Türkiye toplumu yeni liderler çıkartır. Yani o süreci taşıyacak yeni unsurları kendi içinden çıkartır. Hiç bitmez hocam. Bizim topraklar gerçekten bereketli topraklar.</p>

<p><strong>-Özel ve ekibi için başka yol kalmazsa TİP listelerini açar mı kendilerine?</strong></p>

<p>Her zaman bir temasımız var ama öyle bir ihtimal yok arkadaşlar. Sonuçta Türkiye'de siyaset yapıyorlar. Buna ilişkin hazırlıklarını yapmışlardır. Bir B planı olarak yapmışlardır. Ama Türkiye İşçi Partisi, bir dayanışma olarak bu bir zorunluluk olarak kalırsa, geçen sefer de HDP için aynı şey vardı, HDP'ye önerdiğimiz şeyin, aynısını da Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlara da tabii ki öneririz ama sonuçta ben bunun hiç ihtimal dahilinde olmadığının özellikle altını çizeyim. Neden? TİP ideolojik olarak net bir parti. Dolayısıyla arkadaşlarla da dünya görüşümüz aynı parti çatısı altında bir arada olamayacak kadar farklı aslında. Yani bugün bu tek adam rejimi, saray rejimi karşısındaki mücadelede çok yan yana düştüğümüz için belki gözükmüyor ama mesela herhangi bir Türkiye İşçi Partili, Koç Holding'in 100. yıl kutlamasına gitmez.</p>

<p><strong>-TİP’e yönelik ilgi azaldı mı, nasıl görüyorsunuz?</strong></p>

<p>2023 seçimlerinin öncesine göre çok daha örgütlüyüz. Çok daha yayılmış durumdayız. Medyada görünemiyoruz, televizyonların ekranı bize kapalı. Reklam falan mümkün değil, beş kuruş paramız yok. Sosyal medyadaki bu algoritmalar meselesi de erişimi kesti. Üçüncüsü bir tercihimiz var. Geçen dönem her bulduğumuz fırsatta parlamento kürsüsünde söz söylüyorduk, kavga ediyorduk. Şimdi biraz daha fazla mesela parlamento yerine pazara gidiyoruz, sokağa gidiyoruz. Parlamento yerine eylem varsa dışarıda oraya gidiyoruz, örgütlenmeye gidiyoruz. Bu hem kendimizi tekrar etmek istememekle ilgili bir şey, hem uzun vadeli kalıcı sonuçlar elde etmeye dönük bir çaba. Parlamentonun da etkisi kalmadı şu an. Parlamento 2 ay, 3 ay, 5 ay çalışmasın kimse sormaz "Meclis'te ne oluyor?" diye. AKP mesela bunu başardı, bunu kabul edelim. Kanun çıkmıyor memlekette, kanun çıksa da kimsenin umurunda olmuyor. Milletvekili olmanın tek esprisi; madencinin eylemine gidebilme özgürlüğü, cezaevindeki insanları görebilme hakkı. Biz alandayız. Mesela bir sonraki seçimde TİP, geçen seçinden yüksek oy alacak.</p>

<p>Geçen seçimde biz baraj derdini anlatmaktan dilimizde tüy bitti. TİP’e verilen oylar boşa gider söylemi vardı. Peki şimdi onun sonucu ne oldu? Vatandaş bunu görmüyor mu? Mesela Antalya'da biz 2 bin oyla bir turizm işçisi arkadaşımızı seçtiremedik. Onun yerine kim seçildi? Serap Yazıcı. AKP'de şimdi. Doğru mu? İstanbul'da 1000 oyla belediye işçisi seçilemedi. Onun yerine seçilen Nedim Yaman AKP'de. Eskişehir'de motokurye arkadaşımız seçilemedi. İyi Parti’ye taktik oy verildi. Şimdi AKP'de. Söylediğimiz şeyin doğru olduğu, TİP’in tek başına da milletvekili çıkartabildiği, bunların görülmesi elimizi kuvvetlendiriyor. Ben birikerek ilerlediğimizi düşünüyorum, bu kolay değil. Bu partiler 100 yıllık parti, AKP 30 yıllık Parti, TİP, 2018'de kurulmuş bir parti. Sağ parti kurulması ile sosyalist parti kurulması arasında da çok fark var. Dolayısıyla bence biz her geçen gün biriktiriyoruz.</p>

<p>Mesela bakın, Samandağ Belediyesi. Şimdi iki yıldır belediyeyi yönetiyoruz. 200 bin nüfusu olan bir yer. İki yıl bitti şimdi belediyede. İlk iki yılda biz altyapı açısından, bir belediye nasıl yönetilir açısından muazzam işler yaptık. Oradaki vatandaş farkında. Oradaki vatandaşla hiçbir sorun yok. Net söyleyeyim mesela üç yıl var seçime ama orayı kesinlikle tekrar alacağız. Hiç tartışmasız. Ama onu Türkiye'ye daha gösteremedik. Şimdi oraya taşıyacağız meseleyi. Düşünün deprem olmuş, kent yıkılmış. Belediyeye gittim, "Ne lazım?" dedim, "Bin tane çöp konteynerı lazım" dediler. "Kaç para?" dedim bu? 9 bin 800 liraydı tanesi Nisan 2024'te. Bizde öyle bir para yok. Yani düşünsenize, bütün partiler belediyeler tarafından finanse ediliyor. Biz gidiyoruz belediyemize konteyner arıyoruz. Ama ne yaptık? Orada eski çöp konteynerlarını topladık. Saç aldık, tel saç. Ustalara gönderdik. Onu bu paranın binde birine hallettik. Bir kişi demiyor ki "Bunlar para çalmışlardır, şuraya usulsüz bir şey yapılmıştır." Bak on beş tane ihale yapmışız. Hepsi açık yapılmış ihalelerin. Hepsi belirlenen fiyatın altına bitmiş. En sonuncu ihaleye tek şirket girdiği için ihaleyi iptal ettik. Yapmıyoruz bu ihaleyi. Şimdi halka aynı zamanda yönetebildiğimizi göstereceğiz. Aynı zamanda somut kazanımlar sağlayabildiğimizi göstereceğiz. Mesela yurt dışında da Avrupa'da en ciddi örgütü olan parti Türkiye İşçi Partisi'dir.</p>

<p><strong>-Son olarak “devlet aklı” tartışması için ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Ben Türkiye'de sermayeden bağımsız bir devlet aklı olduğunu düşünmüyorum. Çok açık söyleyeyim. Türkiye'de bir devlet geleneği şu bu falan filan. Eyvallah ama esas belli edici olan şey orada kâr. Türkiye'de devlet aklı dediğimiz şey maalesef sermayenin aklı, sermayenin ihtiyaçlarını gözetmektir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-mansur-beyin-tutuklanmasi-bardagi-tasirabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/erkan-bas-4.jpg" type="image/jpeg" length="80919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı'nda kilolarca uyuşturucu yakalandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-havalimaninda-kilolarca-uyusturucu-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-havalimaninda-kilolarca-uyusturucu-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışından İstanbul Havalimanı'na gelen İspanya Pasaportu'na sahip olan yolcu, valizinde 22 kilo 500 gram 'esrar' ile yakalandı. Ele geçirilen uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 20 milyon 300 bin lira olduğu öğrenilirken, gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, 9 Haziran Salı günü İstanbul Havalimanı'nda meydana geldi. Ticaret Bakanlığı'na bağlı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat ekipleri, risk analizi çalışmaları kapsamında yurt dışından uçakla İstanbul Havalimanı'na gelen bir yolcuyu yakın takibe aldı. İspanya Pasaportu'na sahip olan yolcuyu bagaj bandında tespit eden ekipler şüpheliyi detaylı arama yapılmak üzere Gümrük Muhafaza birimine götürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>20 MİLYON LİRA DEĞERİNDE 'ESRAR' ELE GEÇİRİLDİ</strong></p>

<p>Yolcunun valizinde X-Ray cihazıyla yapılan aramalarda, poşetler içerisinde bulunan 22 kilo 500 gram 'esrar' cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Şüpheli, gümrük ekipleri tarafından gözaltına alınırken, ele geçirilen uyuşturucu maddenin piyasa değerinin 20 milyon 300 bin lira olduğu belirlendi. İfade işlemlerinin ardından Gaziosmanpaşa Adliyesi'ne sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-havalimaninda-kilolarca-uyusturucu-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/uyusturucu-16.jpg" type="image/jpeg" length="14666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri Belediyesi’ne operasyon! Başkan Bora Balcıoğu gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balciogu-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balciogu-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Silivri Belediyesi’ne sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu gözaltına alındı. Mali şube polisleri, belediye binasında arama yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi.</p>

<p>Silivri Belediyesi’ne yönelik 'yolsuzluk' iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi.</p>

<p>Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, belediye bürokratları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 18 isim hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Balcıoğlu ile beraberindeki 17 kişi, sabah saatlerinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Mali şube polisleri, belediye binasında arama yapıyor.</p>

<p><strong>BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA</strong></p>

<p><strong>Operasyona ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında; Silivri Belediyesi nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri/kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ve belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu, ayrıca belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21.522.717,40 TL kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmış olup, mevcut tespitler doğrultusunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikâp, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.</p>

<p>Bu kapsamda isnat edilen eylemlerin örgütlü yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ve yöneticisi konumunda bulunduğu değerlendirilen belediye başkanı Bora BALCIOĞLU ile birlikte hareket eden diğer şüphelilerin belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla eş zamanlı operasyon icra edilmiş, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, bu kapsamda belediye başkanı dahil toplam 17 şüpheli şahıs hakkında gözaltı kararı uygulanmış, soruşturma kapsamında delillerin toplanması, şüpheli ifadelerinin alınması ve suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerinin tespitine yönelik işlemler titizlikle sürdürülmektedir."</p>
</blockquote>

<p><strong>CHP Sözcüsü Müslim Sarı operasyonla ilgili şu açıklamayı yaptı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Silivri Belediyemize yönelik yürütülen soruşturma ve gözaltı sürecini yakından takip ediyoruz.</p>

<p>Hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı; demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez temel ilkeleridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürecin siyasi tartışmalardan uzak, şeffaf, tarafsız ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balciogu-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/silivri-belediyesi.jpg" type="image/jpeg" length="61256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli'den bir 'mutlak butlan' açıklaması daha... 'Mahkeme kararları esas alınmalı']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/devlet-bahceliden-bir-mutlak-butlan-aciklamasi-daha-mahkeme-kararlari-esas-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/devlet-bahceliden-bir-mutlak-butlan-aciklamasi-daha-mahkeme-kararlari-esas-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan mutlak butlan tartışmalarının yalnızca parti içi bir çekişme olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, sürecin Türkiye'nin siyasi gündemini etkileyen bir boyuta ulaştığını söyledi. Bahçeli, CHP Genel Başkanlığı konusunda mahkeme kararlarının esas alınması gerektiğini ifade etti. Bahçeli, 'CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'dur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek'e verdiği röportajda CHP'de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>CHP'deki mutlak butlan tartışmalarının yalnızca parti içindeki bir yönetim sorunu olarak görülemeyeceğini belirten Bahçeli, yaşananların Türkiye'nin siyasal atmosferini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>"CHP'DEKİ KRİZ MİLLETİN SORUNUDUR"</strong></p>

<p>CHP'de yaşanan sürecin kapsamının genişlediğini ifade eden Bahçeli, parti içindeki tartışmaların artık yalnızca CHP'nin meselesi olmaktan çıktığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "CHP'deki kriz milletin sorunudur" ifadesini kullanarak yaşanan gelişmelerin ülke gündemini etkileyen bir boyut kazandığını belirtti.</p>

<p>Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel, söylem ve eylemleriyle CHP'nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"YARGITAY KARARI BEKLENMEDEN KRİZ DERİNLEŞTİRİLİYOR"</strong></p>

<p>CHP'de devam eden hukuki sürece de dikkat çeken Bahçeli, Özgür Özel'in izlediği tutumu eleştirdi.</p>

<p>Bahçeli, "Sayın Özel'in, Yargıtay'ın kararı beklenmeden CHP'nin içinde bulunduğu krizi derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Bahçeli, mahkemeler tarafından verilen kararların bağlayıcı olduğunun altını çizdi. Bahçeli, "Mahkemenin verdiği kararlara her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının uyma zorunluluğu vardır" dedi.</p>

<p><strong>"CHP'NİN GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU'DUR"</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanlığına ilişkin tartışmalara da değinen Bahçeli, yeni bir karar verilene kadar mevcut hukuki durumun esas alınması gerektiğini savundu. Bahçeli, "Yeni veya farklı bir karar verilinceye kadar CHP'nin Genel Başkanı'nın Sayın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır" ifadelerini kullanarak değerlendirmelerini tamamladı.</p>

<p><strong>İşte Bahçeli'ye sorulan sorular ve verdiği yanıtlar...</strong></p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: Efendim, Türkgün gazetemize yine ilgi gösterdiğiniz ve güncel gelişmeleri bizimle değerlendirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu günlerde dünya ve bölgemizde yaşanan istikrarsızlıkların yanı sıra ülkemizin siyasi gündeminde de ciddi değişimler ve gelişmeler yaşanıyor. Tabiatıyla milletimizin yakından takip ettiği bu konuları gerek grup toplantılarınızda gerekse çeşitli açıklamalarınızda önemli değerlendirmelere tabi tuttunuz. Peki, bu değişim ve gelişmelerin geldiği aşama hakkında neler düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>“Değişim” insanlık tarihi kadar eskidir. Değişimi insanın çevreye çevrenin insana etkisi şeklinde değerlendirip, ilerlemenin bir aracı olarak kabul etmek mümkündür. Ancak değişim her zaman insanlığı daha iyiye, daha doğruya ve güzele ulaştırmayabilir, bunun bazen de daha kötüye götürme ihtimali söz konusudur.</p>

<p>Düşünce tarihi boyunca değişim kavramı sürekli olarak değerlendirme konusu kılınmış, üzerine birçok felsefi tartışma yapılmıştır. Tartışmaların felsefi içeriği bir tarafa, insanın içine doğduğu toplumda, ortak tecrübesi etrafında cereyan eden temel toplumsal kurumlarda dinamik bir sürecin işlediği ve sürekli bir değişimin gerçekleştiği muhakkaktır.</p>

<p>Toplumsal kurumlarda gerçekleşen değişim nedeniyle her an yeni problemlerin zuhur etmesi oldukça doğaldır. Milletimizi devamlılık esası içerisinde aydınlık geleceğe taşıyacak kurumlarda yaşanan değişime bağlı olarak ortaya çıkan problemlere çözüm aramak en büyük ödevimizdir. İçinde bulunduğumuz dönemde genel olarak siyaset kurumunda yaşanan problemlere karşı daha hassas olmamız ise zorunludur.</p>

<p>Çünkü millet varlığı, devlet gerçeği, siyasal ve toplumsal düzen siyaset kurumuyla doğrudan orantılıdır ve hatta bu kurum üzerine yükselmektedir. Bu gerçek göz önüne alındığına siyasetin bir amaçtan ziyade siyasal, sosyal ve ekonomik açıdan devlet ve millet ile daha iyiye, daha ideale ulaşmanın bir aracı olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Eğer siyaset kurumundan söz ediyorsak onun ahlaki yargılar ve sorumluluk ile olan ilişkisini mutlaka dikkate almamız, ortak bir tutumla korumamız gerekir. Siyasetçi de ahlaki değer yargıları ve sorumluluk duygusu ile hareket etmeli, ilkeli siyasetten taviz vermemelidir. Ahlaki yargılar ve sorumluluk duygusu gerçek siyasal davranışın ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Bu bakımdan söz ve eylem arasında tutarlılık değerli, amaç ile araç ilişkisine temel değerlerimizi kurban etmemek önemlidir. Aksi takdirde siyaset kurumu devlet ve millet menfaatinden ziyade faydacı bir görünüm arz edecektir.</p>

<p><strong>BÖLÜNME DEĞİL BİRLEŞME VAKTİ</strong></p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: Efendim, ülkemizde siyasi gündem yaklaşık üç haftadır özellikle CHP ile ilgili mutlak butlan kararı etrafında şekilleniyor. Bugüne kadar yaptığınız değerlendirmelerde hep istikrar ve sorumlu siyasete vurgu yapmıştınız. Ancak bugün CHP’de istikrar ve sorumlu siyasetten ziyade ayrışma ve bölünmeye doğru bir gidiş çok daha belirgin hale gelmiş durumda.İki gün önce dokuz milletvekili kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildi. Dün ise Parti Meclisi üyelerinden yirmi sekizi istifa etti. Gelinen bu noktada, sürece dair düşünceleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>CHP hakkında mutlak butlan kararı verildiği andan itibaren tarihi bir sorumluluk ile sağduyu ve itidal çerçevesinde hareket edilmesi konusunda açıklamalarda bulunduk. Fakat bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun bir biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir.</p>

<p>Oysa CHP’nin Cumhuriyetle yaşıt olduğu gerçeği dikkate alındığında bu söylem sadece bir meşruiyet arayışı ve siyasi avantaj sağlama aracı olarak dillendirilmiyorsa CHP’nin toplumsal ve siyasal hayatta birleştirici ve bütünleştirici bir rolü olduğu göz ardı edilmemelidir. Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir.</p>

<p>Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Hatta tavır, tutum ve kullandıkları üslup ile sosyolojilerini kendi içlerinde kutuplaştırmaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.</p>

<p>Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Her ne kadar Sayın Özel, hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir.</p>

<p>Millete ait olan değerleri, ortak aklımızdan süzülerek gelen ve maddi somut varlıklarımız olan hafıza mekânlarını, müşterek kimliğimizi ve kişiliklerimizi amacı için araçsallaştırmak hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de değildir. Mahkeme kararları elbette ki eleştirilebilir, hukuki yollardan değiştirilmeye de çalışılabilir. Ancak aksi karar çıkıncaya kadar mahkemenin verdiği kararlara her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının uyma zorunluluğu vardır.</p>

<p>Dolayısıyla ilgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar CHP’nin Genel Başkanı’nın Sayın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır.</p>

<p>Siyasetçi kamunun iyiliğini, devletin istikrarını gözettikçe kıymetlidir. Düşünceler aklın mayasıyla yoğruldukça anlamlıdır. CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek, “restine rest” replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir. Bunun için devlet ve milleti ilgilendiren her konu gerçekliğin ve sağduyunun zemininde tartışılmalı, istikrar ön planda tutulmalıdır.</p>

<p>Siyaset kurumu, toplumsal meselelere çözüm üretme sorumluluğunu göz önünde bulundurmalı, kabiliyetini ve buna sarf etmesi gereken enerjisini boşa harcamamalıdır. Meselenin sebeplerine eğilmeden, olayın seyrini göz önünde bulundurmadan sadece sonuç üzerinden yel değirmenleri ile kavga etmek ancak hakikati örtmenin ve saklamanın bir yöntemi olarak görülebilir.</p>

<p>Ortada duran soruna cevap veremeyen iddialar sadece temelsiz değil, aynı zamanda zihni bir kopuşu da ifade eder. Her iki taraf açısından da hayali kurbanlar belirleyip suçu kurbana yükleyerek ve gerçekliği reddederek varılacak yer yalnızca hüzündür. CHP aktörleri tarafından negatif bir dil üzerinden, asıl olana şiddetli bir hücum ile ayrışmanın meşruiyetine zemin hazırlanmaya çalışılmış, kurumsallık zayıflatılmış, bu da bölünmeyi hızlandırarak, istikrarı imkânsızlaştırmıştır.</p>

<p>Oysa meşru ile gayri meşru, yasal ile yasa dışı olan arasında yapılmayan sağduyulu analiz meselenin bu boyuta ulaşmasının ana nedenidir. Güvensizliği, belirsizliği, emniyetsizliği sürekli ve olağan bir durum haline getirmek, buradan “bir toplumsal muhalefet üreteceğine” inanarak siyaset yapmak ancak olgunlaşmamış bir aklın heyecanıdır.</p>

<p>Hep ifade edilegelmiştir, “Bir oyunun birinci perdesinde duvarda asılı bir tüfek varsa, o tüfek üçüncü perdede mutlaka ateşlenmek zorundadır.” Sürekli olarak bize operasyon yapıldı demek yerine biz birinci perdede ne yaptık sorusu çözüm için daha iyi bir kılavuz olacaktır.</p>

<p>Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Lakin şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır.</p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: CHP’nin hâlihazırda içinde bulunduğu bu kırılgan süreci diğer partiler de gündemlerine almış durumda. Diğer partilerin değerlendirmelerini takip ettiğimizde, sizin sağduyuya dayanan tespitlerinizden oldukça uzak, fırsatçı bir tavır göze çarpıyor. Peki, diğer partilerin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Gelinen aşamada diğer partilerin bir kısmının ortaya koydukları politik tavır “selin önünden kütük kapma” siyasetidir. Kendilerinin içerisinde bulundukları varoluş kaygıları fırsatçı bir tavır ile meseleye yaklaşmaları neticesini vermektedir. Söz konusu partilerin çoğu zaten bir mefkûreden yoksun ve sadece konjonktürel bir varoluşa sahiptirler.</p>

<p>Bu anlayış kıtlığı ve mefkûre yoksunluğu ile konjonktürel olmaktan öteye geçip kitle partisi olmaları zor, mevzileri geçicidir. Bunların değişen şartlara değişmeyen tepkiler vermekle malul oldukları açıktır. Onlar egoları için fanatik, zihinleri için dogmatik, faydaları için eyyamcıdırlar. Toplumsal sorunların idrakinden ve çözüm önerisi üretme becerisinden yoksun olduklarından dolayı bir sağa bir sola savrulmaktadırlar.</p>

<p>Gerçeklikten yoksun sadece dar ölçekli bir toplumsal kesimi baştan çıkarıcı retorikten ibaret olan siyasi söylem heyecan verir ama ekmek vermez, arzu üretir ama sorun çözmez. Sebep sonuç analizinin yapılmadığı sadece basit ve günübirlik bir anlayışın hâkim olduğu siyasi dil, yapmak için değil bozmak ve hatta yıkmak için işlev görür. Bir kısım partinin görünümü yalnızca bundan ibarettir.</p>

<p>Kendi içine kapanmış, dünya, bölge ve ülkesinde ne olduğundan bihaber olan partilerin değil Türkiye’nin bugünü ve yarını adına politika üretmeleri, kendi programlarından dahi habersiz oluşları Türk demokrasisi için içler acısı bir durumdur.</p>

<p>Bu nedenle her türlü aymazlığa mahkûm olmasalar da mecbur oldukları ve hatta buna gönüllü bulundukları kesindir. Dolayısıyla biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu oportünist siyasetin de karşısındayız. Hukuka dayanmayan, meşruiyet zeminine oturmayan, düzen inşa edemeyen hiçbir siyasi yapının toplumsal meselelerimize çözüm üretmesi imkân dâhilinde değildir. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın var olduğunu bilmek önemlidir. Sorumluluk bilinci ile hareket edebilmek değerlidir. Kriz anlarında sağduyu ile hareket edebilmek ise anlamlıdır.</p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: Yapmış olduğunuz değerlendirmeleri dikkatle takip ettiğimizde, “Medeniyet milleti olan Türk milleti ve köklü devlet geleneğine sahip Türkiye Cumhuriyeti için küresel ve bölgesel anlamda yeni siyaset yapma olanaklarının doğduğu bir döneme girdiğimizi” dile getiriyorsunuz. Bu olanakların ne olduğunu kısaca açıklayabilir misiniz?</strong></p>

<p>Batılı aklın dayattığı politikalara alternatif siyaset geliştirmek adına şartların uygun olduğu süreci, hamasete ve kibre dayalı politikaların kurbanı kılmak sorunludur. Bizim Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak her şeyden önce Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını kendimize amaç edindiğimiz ve tarihsel devamlılığını sağlama gayreti içerisinde bulunduğumuz aşikârdır.</p>

<p>Yüksek idealleri olmayan toplumları tarihin acımasız çarkı hep öğütmüş, beşeriyetin bir kalıntısı haline getirmiştir. Bu açıdan ideale uygun eylem, hayatın anlamı ve gücü olmuştur. İdeal ile temellendirildikçe hayat anlam kazanmıştır. Geçmişten günümüze büyük hedefler büyük hayallerin, büyük hayaller ise büyük düşüncelerin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Biz de binlerce yıllık tarihimizdeki kutlu bir yemin olarak milli vicdanları mühürleyen “Millet ebed müddet, devlet ebed müddet” düşüncesinin taşıyıcısı olduk.</p>

<p>Hak ve hakikat davasının taşıyıcısı olarak Milliyetçi-Ülkücü Hareketin mensupları, Türk’ün tarihinde Nizam-ı Alem ve İlay-ı Kelimatullah davası için Alp olmuş, Alperen olmuş, yolbaşcılık yapmışlardır. Kutlu davayı Kızılelma ülküsü ile Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, kadar bayrak misali taşımışlardır. Büyük ideallerimizi gerçekleştirme yolunda aramızda tefrikaya yer olmamalıdır.</p>

<p>İç cephemizi tahkim etme adına bir olacağız, birlikte olacağız, aramıza ayrıyı gayrıyı koymadan binlerce yıllık kardeşlik hukuku ve gelecek düşüncesi ile hep beraber daha güçlü yarınlara ulaşacağız. Türk dünyası ile kan kardeşliği, İslam dünyası ile din kardeşliği hukukumuz, çok güçlü bağlarımız var. Bunu asla unutmamak gerekir.</p>

<p>O zaman Türklük ve İslamlık adına aynı bedende toplu vuran bütün yüreklerin ayağa kalkma vakti gelmiştir. Bu ayağa kalkış sadece Türkiye adına değil Türk ve İslam coğrafyası adına olmalıdır. Emperyalizmin kıskacındaki mazlum milletlere Yunus, zalimlere Yavuz yüzümüzü göstererek; Batıdaki gelişmeleri de doğudaki gelişmeleri de mantıklı değerlendirmelere tabi tutarak; yabani otlar ayrılmalıdır. Türk - İslam’ın özü uyanmalıdır. Yeryüzü insanlığın hür meydanı olmalıdır.</p>

<p>Unutulmasın ki biz imdadı başka yerde aramaz, gücümüzü başkasından almayız. Bizim esin kaynağımız tarihimizdir. İlhamımızı Mete Han’dan, Sultan Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alırız. Tarihimizde bazen geri çekilmeler olmuşsa da kılıcımız yeniden keskinleşmiş, yayımız gerilmiştir. Kim ki Türk’ün ve İslamlığın Anadolu’daki varlığına tehdit olursa yay ve kılıcımızı ona doğrultmaya muktediriz. Vakit gelmiş ve mekâna kavuşmuştur. Gelecek Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.</p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: Bugün bir devlet politikası niteliği kazanmış olan “Terörsüz Türkiye” hedefi, zat-ı alinizin küresel, bölgesel ve iç dinamiklere dayandırdığı kardeşlik hukukuna yaslanan bir anlayışı içermektedir. Türk siyasetindeki bu gelişmeleri de dikkate aldığımızda, gelinen aşamayı nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye politikasındaki kararlılığımızın herhangi dış bir etkiye bağlı olarak değişim göstermesi söz konusu olamaz. Bizim önceliğimiz birlik ve kardeşliğimizi teminat altına alacak terörsüz Türkiye hedefimizi başarıya ulaştırmaktır. Etrafımızdaki ateş çemberinden daha güçlü çıkmak, yeniden dünyaya nizam veren bir devlet ve millet haline gelmek için terörsüz Türkiye önemli bir eşiktir.</p>

<p>Bizim terörsüz Türkiye’den emelimiz içerideki barış ve kardeşlik duygularımızı pekiştirmektir. Son dönemdeki gelişmeler terör belasının vatanımızda Türk’ün ve Kürt’ün arasına sokulmuş bir nifak tohumu olduğunu hepimize göstermiştir. Terör, emperyalizmin maşasıdır. Biz terörsüz Türkiye dedikçe yerinden zıplayanlar da emperyalizmin değirmenine su taşımakta, yelkenine rüzgâr olmaktadır.</p>

<p>Coğrafyamızda Türk’ün ve Kürt’ün birlikteliğine karşı olanlar müstevlilerin uşağı olmayı arzulayanlardır. Kim neyi arzularsa arzulasın biz hak yolunda hakikat yolunda yürümeye devam edeceğiz. “Türk ve Türkiye Yüzyıl’ının” yapısal sütunlarını oluşturmanın ve bölgesel huzurun en önemli adımının “Terörsüz Türkiye” olduğu gerçeğinin her daim altını çizeceğiz.</p>

<p>Amacımız; “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın” dayanaklarını oluşturmak, tarihsel birikim ve deneyimlenmiş geçmişi referans alıp günün gerçekleriyle sentezleyerek bir dünya inşa etmektir. Terörsüz Türkiye yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uyguluyoruz. Çatışmayı değil uzlaşmayı, ayrıştırmayı değil bütünleşmeyi, kavgayı değil barışı savunuyor, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine güveniyoruz.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’nin, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatı olduğuna inanıyoruz.</p>

<p>Hayatının sebep-sonuç ilişkisini karıştırmış, şaşırmış, enerjisini içeride sonu olmayan mücadelelere harcayan bir toplum olmayı asla kabul etmeyeceğiz. Varsa bir hastalığımız teşhisini biz koyacak ve tedavisini biz yapacağız. Kısır döngü içine hapsedilmiş bir Türkiye özlemi duyanlara sesleniyorum; buna izin vermeyeceğiz.</p>

<p>Ne Türk’ün düşmanı Kürt, ne de Alevi’nin düşmanı Sünni’dir, olmamalıdır ve olmayacaktır. Hep söylediğim gibi biz hep beraber Türkiye’yiz, hep birlikte Türk milletiyiz.</p>

<p>Temel toplumsal meselelerin yükünü omuzlarında hissetmeyen siyasetçi sadece sorun konuşur çözüm konuşamaz çünkü ona dair vicdanı gelişmemiştir. Sürekli bir şekilde hukuksuzluğu meşrulaştırma ve popülerleştirme arayışı, doğal olarak sorun çözmeyi değil temel meseleleri çarpıtmayı ve gerçeklerle bağı koparmayı tahkim etmektedir. Hiç kimsenin sahte dünyasında anlam aramayız, bizim seçimlerimiz tarihsel tecrübemizdir.</p>

<p>Çok defa herkes kendi ölümünü ölür başkası sizin yerinize ölemez denilir ve bu doğrudur. Lakin bu kutlu davada çok kişi milletimizin ve devletimizin geleceği için canlarından, yarlarından ve ailelerinden vazgeçmiştir. Hayatta her fedakârlık değerlidir ama hayattan feragat etmek yüksek bir cesarete sahip olanların nişanesidir.</p>

<p>Bunun ağırlığını omuzlarında hissetmeyen, bunun sorumluluğunu yüreğinde taşımayanın söze dayalı milliyetçilik sadece sesten ibarettir. Biz ise bu millet ve devlet uğruna gözünü kırpmadan canından vazgeçenlerin sorumluluğunu yüreğimizde taşıdığımız gibi gelecekte bu toprakların hiçbir evladının canından feragat etmesine meydan vermeyecek bir ideali hayata geçirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Başkasının anlam sütunları üzerine değer inşa olunamaz ve gelecek kurulamaz. Her medeniyet kendi kökünden beslenir, karşılaşılan sorunlar aşıldıkça medeniyet yükselir.</p>

<p>Sözün var olduğu ama eylemin bulunmadığı, düşüncenin ifade edildiği ama davranışın gelmediği her siyasi dil boş laf üretmektir. Zira konuşmak farklı bir şey, anlatmak başka bir şey hem konuşmak hem yapmak bambaşka bir şeydir. Bu iki etkinliği bir araya getirmeden, ahenkli bir şekilde işletmeden sorunların çözülmesi imkan dahilinde değildir. Konuşmak sadece gürültü olarak kalabilir ama anlatmak ve dile getirdiğiniz şekilde ameli adımlarda bulunmak bir anlam dünyasının temsilidir.</p>

<p>Dünya ölçeğinde dile gelen, popüler olan, moda şeklinde ifade bulan kültürel sömürü pratiklerine kapılmadan, esir olmadan bir medeniyetin kodları üzerinden günün gerçeğini yorumlamak ancak Türkçe bir zihniyet ile mümkündür. Kelimenin tam anlamıyla düşüncelerimizi eylemler ile somutlaştırmadıkça, idealler ile gerçekler arasındaki mesafeyi kapatmak imkânsızlaşır.</p>

<p>Mefkûremizden aldığımız her türlü düşüncemize somut karakter kazandırmayı, ruh-beden, düşünce-eylem, mana-madde diyalektiğine düşmeden, birinden ötekine savrulmadan her iki gerçekliği kabul etmekte, aralarında var olan derin ahengi bilmekteyiz. İstekler, arzular ve ihtiyaçlar arasındaki dengeyi siyasi, iktisadi, ahlaki ve kültürel açıdan düşüncenin mihengine vurmalıyız. Zira idealler ve gerçekler hamurla maya gibidirler, bunlar ancak birleştikleri, yoğruldukları zaman yenecek kıvama gelir.</p>

<p>Bu nedenledir ki; başkasının elbisesini kendi derimiz zannetmeyiz Başkasının faydasını kendi doğrumuz olarak görmeyiz. Kendimize ait olmayan hiçbir formatı kabul etmez; Türk milletinin iman ve iradesinden başka hiçbir şeye güvenmeyiz.</p>

<p>En yakın tanığımız elli yedi yıllık mazimizdir.</p>

<p><strong>-Yıldıray Çiçek: Efendim, Pazar günü A Milli Futbol Takımımızın Avustralya ile 2026 FIFA Dünya Kupası maçı var. Talimatlarınız doğrultusunda Ülkücü sanatçılarımız tarafından hazırlanan “Arkanızdayız” isimli marş kamuoyunda büyük ilgi gördü. Türkiye Futbol Federasyonu da A Milli Takımımız için hazırlanan bu marş nedeniyle bir teşekkür mesajı yayınladı.</strong></p>

<p>Spor ve spora dair her türlü etkinlik kolektif bilincin sembolik yansımasıdır. Futbol da temsil niteliği çok daha güçlü olan spor dalıdır. Bu tür müsabakalar bizim açımızdan galibiyet ve mağlubiyet kavramları arasına sıkıştırılabilecek dar ölçekli faaliyetler değildir. Hiç kuşkusuz galibiyet ciddi bir mutluluk mağlubiyet sadece bir hüzün kaynağı olabilir. Lakin bizim açımızdan futbol bunları aşan bir gerçekliktir. Onda bir iradenin yansıması, disiplinin gösterimi ortak bir varoluşun tecellisi söz konusudur. İşte bu duygularla birer bayrak misali bizi sahada temsil edecek olan milli takım sporcularımıza başarılar diliyorum.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/devlet-bahceliden-bir-mutlak-butlan-aciklamasi-daha-mahkeme-kararlari-esas-alinmali</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/bahceli-67.jpg" type="image/jpeg" length="94567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor! Trafik sigortasında yeni dönem...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/milyonlarca-arac-sahibini-ilgilendiriyor-trafik-sigortasinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/milyonlarca-arac-sahibini-ilgilendiriyor-trafik-sigortasinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araç sahiplerinde heyecan yaratan yeni trafik sigortası düzenlemesi, 1 Temmuz 2026’da uygulamaya geçiyor. Hem değer kaybı tazminatı hem de hasar onarımında sigortalılara hızlı ve güçlü hak teslimini garanti edecek yeni kurallar yürürlüğe giriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karayollarında trafikte bulunan milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren köklü değişiklikler, zorunlu trafik sigortasında süreci baştan sona yeniliyor. Resmi Gazete’de yayımlanan ve kapsamlı bir revizyonla duyurulan yeni genel şartlar ile birlikte, başta kaza sonrası mağduriyetin giderilmesi olmak üzere birçok aşamada vatandaş lehine iyileştirme sağlanacak.</p>

<p>Uzmanlar, yeni uygulama ile sigorta işlemlerinin daha şeffaf ve kullanıcı dostu olacağı görüşünde birleşiyor.</p>

<p><strong>DEĞER KAYBI TAZMİNATINDA OTOMATİK İŞLEM DÖNEMİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle uzun zamandır şikayet konusu olan ve hak sahiplerinin tazminat almak için ayrı bir başvuru yapmak zorunda kaldığı değer kaybı süreçleri tamamen değişiyor. Bundan sonra kaza sonrası yapılan ekspertiz raporlarında, aracın özellikleri, yaş, hasarın büyüklüğü ve önceki kayıtları dikkate alınacak. Eksper tarafından belirlenen değer kaybı bedeli, sigorta şirketi tarafından otomatik olarak sisteme kaydedilecek ve hak sahibinin ekstra başvurusuna ihtiyaç kalmayacak.</p>

<p>Hak sahiplerini bilgilendirme görevi de dijital platformlarda olacak. Sigorta şirketleri, belirlenen tazminat tutarını SMS, uygulama ya da e-Devlet üzerinden yazılı şekilde bildirmekle yükümlü olacak. Bu değişiklikle bürokrasinin azaltılması ve hakların daha kolay kullanılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>HASAR ONARIMINDA “ORİJİNAL PARÇA” VURGUSU</strong></p>

<p>Yeni dönemle birlikte, araçta onarımı mümkün olmayan parçaların değişimi konusunda yalnızca orijinal parça kullanımı esas kılınıyor. Eğer parça orijinal değilse, eşdeğer parça kullanımını gerekçelendirme ve ispat etme yükümlülüğü tamamen sigorta şirketinin sorumluluğuna bırakıldı. Bu yaklaşım, yan sanayi ürünler nedeniyle yaşanan kalite ve güven sorunlarının önüne geçmeyi amaçlıyor; vatandaşın aracı için en iyi çözüm garanti altına alınıyor.</p>

<p><strong>1 TEMMUZ’DA HAYATA GEÇİYOR</strong></p>

<p>Tüm bu yenilikçi adımlar, zorunlu trafik sigortasında daha adil ve pratik bir dönem başlatacak. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek uygulamalar, milyonlarca sigortalı araç sahibinin tazminata hızlı erişimini ve onarımlarda daha fazla güveni ön planda tutacak. Uzmanlar, değişimlerin vatandaş lehine olduğunu ve sigorta sektörüne olumlu yansıyacağını belirtiyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/milyonlarca-arac-sahibini-ilgilendiriyor-trafik-sigortasinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/istanbul-trafik-dha-2034322.jpg" type="image/jpeg" length="19824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası açılış töreninde büyük coşku]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasi-acilis-toreninde-buyuk-cosku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasi-acilis-toreninde-buyuk-cosku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası, Meksika ile Güney Afrika arasındaki açılış maçı öncesinde Mexico City Stadı’nda düzenlenen görkemli törenle başladı. Shakira, Burna Boy ve Andrea Bocelli’nin sahne aldığı gecede, üç kez Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ilk ülke olan Meksika tarihe geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Kupası, Meksika ile Güney Afrika arasındaki açılış karşılaşması öncesinde gerçekleştirilen törenle başladı.</p>

<p>Mexico City Stadı'nda (Estadio Azteca) karşılaşmanın başlamasından 2 saat önce gerçekleştirilen törende görsel şölen sunuldu.</p>

<p>Shakira ve Burna Boy, kupanın resmi şarkısı Dai Dai'yi seslendirdiği konserlerde Meksikalı rock grubu Mana, Los Angeles Azules ve Belinda gibi dünya müziğinin ünlü isimleri sahne aldı.</p>

<p>Konserlerin sona ermesinin ardından stadyumun çatısında Meksika bayrağı renklerindeki sis bombaları görsel bir atmosfer oluşturdu.</p>

<p><strong>MEKSİKA TARİHE GEÇTİ</strong></p>

<p>2026 FIFA Dünya Kupası için kapılarını futbolseverlere açan Meksika, organizasyona en fazla ev sahipliği yapan ülke oldu.</p>

<p>Kuzey Amerika ülkesi, 1970 ve 1986'da oynanan Dünya Kupası'nın ardından 2026'da da sahneye çıkarak üç turnuvaya ev sahipliği yapan ilk ülke olarak adını yazdırdı.</p>

<p>Meksika-Güney Afrika müsabakasıyla tüm kupaların açılış maçı Mexico City Stadı'nda (Estadio Azteca) oynanmış oldu. Bu anlamda stadyum da şehirle birlikte üç kez açılışın yapıldığı stadyum olarak tarihe geçti.</p>

<p><strong>DÜNYA KUPASI MARŞI İLK KEZ SESLENDİRİLDİ</strong></p>

<p>Ünlü tenor Andrea Bocelli ve Güney Koreli şarkıcı EJAE, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın resmi marşı olan DNA'yı ilk kez maç öncesinde seslendirdi.</p>

<p>Meksikalı aktris Salma Hayek'in turnuvanın "resmi hoş geldiniz konuşmasının ardından seslendirilen marş için FIFA, yeni eserin Dünya Kupası ruhunu yansıttığını belirterek, dayanıklılık, birlik, hırs ve aidiyet vurgusu yaptı.</p>

<p>Marşın söylendiği sırada Dünya Kupası'nda oynayan tüm takımların bayrakları orta sahanın etrafına <strong>dizildi.</strong></p>

<p><strong>MEKSİKALILAR TRİBÜNLERİ DOLDURDU</strong></p>

<p>Meksikalı taraftarlar, 80 bin 824 kapasiteli Mexico City Stadı'nda boş yer bırakmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mexico City'de Dünya Kupası başlamasından önce gerçekleştirilen çeşitli protestolar, taraftarları stadyuma ulaşmak için günün erken saatlerinde yollara düşmesine neden oldu. Protestocuların yolları kapatarak stadyuma ulaşımı engelleyeceği yönündeki uyarılar sonrasında Meksikalı taraftarlar günün ilk ışıklarıyla stadyuma ulaşmak için yola çıktı.</p>

<p><strong>MARADONA VE PELE UNUTULMADI</strong></p>

<p>Daha önce 2 kez Dünya Kupası için kapılarını açan Mexico City Stadyumu'nda futbolun efsaneleri Diego Armando Maradona ve Brezilyalı yıldız Pele de unutulmadı. Pele ve Maradona'nın görüntüleri stadyumdaki ekranlara getirildi.</p>

<p><strong>YENİ MAÇ ÖNÜ SEREMONİSİ YAPILDI</strong></p>

<p>FIFA'nın daha önce duyurusunu yaptığı yeni maç önü seremonisi Meksika-Güney Afrika karşılaşmasında gerçekleştirildi.</p>

<p>Maç kadrosunda yer alan tüm oyuncuların orta yuvarlağın etrafına dizildiği seremonide iki ülkenin bayrakları açıldı ve marşları okundu.</p>

<p>Seremonin sona ermesinin ardından iki ülkenin bayraklarında yer alan renklerden sis bombası atıldı. Bu sırada stat üzerinden helikopterle Meksika bayrağı açıldı.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dunya-kupasi-acilis-toreninde-buyuk-cosku</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/dunya-kupasi-acilis-toreninde-buyuk-cosku.jpg" type="image/jpeg" length="41666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Halk TV çıkışında gençler tarafından uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-halk-tv-cikisinda-gencler-tarafindan-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-halk-tv-cikisinda-gencler-tarafindan-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Halk TV canlı yayınının ardından gençler tarafından coşkuyla uğurlandı. Özel, "Bu parti çok badireler atlattı, bunu da atlatacağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Halk TV canlı yayınının ardından gençler tarafından coşkuyla uğurlandı. Özel, "Bu parti çok badireler atlattı, bunu da atlatacağız" dedi.</p>

<p>Yayın çıkışında bir araya gelen gençler, Ahmet Kaya'nın "Yorgun Demokrat" adlı şarkısını seslendirdi.</p>

<p>Gençler, "Özgür Türkiye, Özgür Gelecek", "Kurultay" ve "Durma ilerle" sloganı atarken, "Sen neredeysen biz oradayız" yazılı pankart açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlere seslenen Özel, "İyi ki varsınız. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir sürpriz. Biz büyük zorluklar yaşadık. Bu parti çok badireler atlattı, bunu da atlatacağız. Parti ne yöne doğru yürüyecek diye sorarsanız: gençler ne yöne yürüyecekse parti de o yöne yürüyecek. Sizinle birlikte yürüyeceğiz" diye konuştu. </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-halk-tv-cikisinda-gencler-tarafindan-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozel-halk-tv-cikisinda-gencler-tarafindan-ugurlandi.jpg" type="image/jpeg" length="10310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den TASAV'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bahceliden-tasava-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bahceliden-tasava-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfını ziyaret etti.</p>

<p>Vakfın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, TASAV Kurucusu ve Onursal Başkanı olan Bahçeli’nin ziyarette vakfın çalışmaları hakkında bilgi aldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Bahçeli’nin ziyaretinden duyulan memnuniyet ifade edilerek kendisine teşekkür edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bahceliden-tasava-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/agency/anka/bahceliden-tasava-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="49423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Özgür Özel'in disipline sevki söz konusu olabilir]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-muslim-sari-ozgur-ozelin-disipline-sevki-soz-konusu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-muslim-sari-ozgur-ozelin-disipline-sevki-soz-konusu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı televizyon programında yaptığı açıklamalarda, Özgür Özel için "Partinin kurumsal kimliği çerçevesinde iş ve eylemleri aykırı davranışları devam ederse onunda disipline sevki söz konusu olabilir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı katıldığı televizyon programında Özgür Özel'e ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarı "Özgür Özel CHP Manisa milletvekilidir, dolayısıyla partinin kurumsal kimliği çerçevesinde iş ve eylemleri aykırı davranışları devam ederse onunda disipline sevki söz konusu olabilir" dedi.</p>

<p>Sarı'nın CNN Türk'te konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"21 Mayıs’tan itibaren bir süreç yaşıyoruz, biz zorunlu ve hukuki süreci yürüten arkadaşlar olarak diğer arkadaşlarımızı dışlamadan kollektif aklı çalıştırarak, mevcut hukuk düzeni içerinde ama kendi siyasal yaklaşımlarımızı içerecek şekilde bir orta yol bulalım, konuşalım ve diyalog mekanizması oluşturmak istedik.</p>

<p>Diyalog heyeti kurmak istedik. Bu konuda MYK'da karar aldık. İyi niyetli girişimler oldu. Partimizde görev yapan abilerimiz ve 3 belediye başkanı orta yol bulmak istedi. Ancak bu girişimler olumlu sonuçlanmadı. Diyalog kapısını açık tutuştuğumuz halde biz el uzattıkça arkadaşlar yumruk sıktı. Bu bizim açımızsan zorlu bir süreç. İyi niyetli çabaları gösterdik. Tükendiğimiz yerde öyle bir noktaya geldik ki bir çeşit iki başlılık oluştu partide.</p>

<p>Bir CHP Genel Merkezi var ve bayramlaşma için bir gün belirliyor, arkadaşlarımız aynı gün ve aynı saatte bir gün belirliyor. Grup toplantısı yapacağımızı söylüyoruz biz ve arkadaşlarımız grubu gelmeye meyyal olmadığı halde sırf bu duyuruyu yaptığımız için gelelim, gurup toplantısı yapalım ve Genel başkanı konuşturmayalım noktasına geliyor. Bir çeşit paralel yapı oluştu.</p>

<p>Ben CHP Parti Sözcüsüyüm ama başka bir arkadaş da CHP Parti Sözcüsü olarak televizyonlara çıkıp demeç veriyor. MYK üyelerimiz var, başka bir yerde MYK toplantısı yapıyorlar. Hiç bir kurum çok başlı, daha doğrusu ikili yapıya müsaade etmez. Rövanşist bir anlayışta değiliz. CHP'de itiraz kültürü, parti içi muhalefet, siyasal mücadele hep var ama CHP'nin kırmızı çizgileri de var. Bu kırmızı çizgileri onun kurumsal yapısı. Hiç birimiz CHP'nin kurumsal yapısının örselenmesine izin veremez.</p>

<p>Arkadaşlarımızın başka bir Siyasal yolculuğa çıkmak da olduklarını görüyorum bunları kendileri de söylüyorlar bununla ilgili itiraf ediyorlar parti arıyorlar biliyorsunuz bir takım partilerle temasa geçmiş durumdalar yani her ne kadar sayın özel bunu biz kapatılma ihtimali ne karşı yedek bir parti gibi kurguladık dese de CHP genel başkanının böyle bir şey söylemeye seni hiç doğru olmadığını düşünenlerdenim</p>

<p>Özgür Özel CHP Manisa milletvekilidir dolayısıyla partinin kurumsal kimliği çerçevesinde iş ve eylemleri aykırı davranışları devam ederse onunda disipline sevki söz konusu olabilir onun özel bir ayrıcalık yok elbette hepimiz için geçerli sayın Kılıçdaroğlu için de geçerli bu kimsenin kimseye özel bir imtiyaz tanımıyorum böyle bir durum söz konusu değil"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-muslim-sari-ozgur-ozelin-disipline-sevki-soz-konusu-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/mutlak-butlan-sozcusu-muslim-sari-ozgur-ozel-in-disipline-sevki-soz-konusu-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="42965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="35749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="70105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="31376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="23350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="38509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="57210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="29119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="90008"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
