<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 09:24:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haluk Levent'ten Portekizli manken Correira'nın ifadesi hakkında açıklama!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/haluk-leventten-portekizli-manken-correiranin-ifadesi-hakkinda-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/haluk-leventten-portekizli-manken-correiranin-ifadesi-hakkinda-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarkıcı Haluk Levent, Portekizli manken Correira'nın ifadesinde kendisinin uyuşturucu kullandığı iddiasının yer alması üzerine açıklama yaptı. Correira Levent hakkında Correira, "Haluk Levent ile üç kez birlikte oldum, her ilişkide 1000 dolar ödeme aldım. Yanımda esrar kullandı." demişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde; 2025 yılında düzenlediği iki ayrı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle yargılandığı davada 70 milyon TL adli para cezasına çarptırılmasıyla gündeme gelen Haluk Levent'in adı Portekizli model Tessy Ramos Correia'in ifadesinde geçti. Sızdırılan ve sosyal medyada gündem olan Portekizli modelin ifadesinde Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını öne sürmesinin ardından Levent sosyal medyadan açıklama yaparak iddiayı reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="53252" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Levent şunları söyledi:</strong></p>

<p>"On beş gündür her şey yazıldı çizildi. Hiç cevap vermedim. Bir tanesine dayanamayıp cevap vermek için sizlere yazayım istedim. Hayatım boyunca sigara dahi içmedim. Hayatım boyunca uyuşturucu madde kullanmadım. Ahbapta iken onlarca çocuğumuzun ailesi ile hastanelerde tedavi için uğraştım. UYUŞMAYALIM projesi altında onlarca lisede uyuşturucu madde kullanımına karşı söyleşi yaptım. O çocuklar o gençler bu iddialar karşısında üzülmesin diye bu twiti yazdım."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/haluk-leventten-portekizli-manken-correiranin-ifadesi-hakkinda-aciklama</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/haluk-levent-1.jpg" type="image/jpeg" length="76065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de sivrisineğe karşı görünmeyen cephe]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/izmirde-sivrisinege-karsi-gorunmeyen-cephe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/izmirde-sivrisinege-karsi-gorunmeyen-cephe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisineklerin en yoğun üreme alanlarından biri olan inşaat sahalarında düzenli denetim yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisineklerin en yoğun üreme alanlarından biri olan inşaat sahalarında düzenli denetim yapıyor. Temel kazılarından asansör boşluklarına kadar su biriken tüm noktalarda biyolojik larva mücadelesi yürütülerek, tek bir şantiyeden başlayabilecek yoğun üremenin mahallelere yayılması önleniyor.</p>

<p>Yaz aylarında sivrisineklerle mücadele yalnızca dere kenarlarında, sulak alanlarda ya da parklarda yürütülmüyor. Gerekli önlemler alınmadığında kentteki her inşaat sahası da binlerce sivrisineğin ürediği bir alana dönüşebiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların çoğu zaman fark etmediği bu riski önlemek amacıyla aktif ve atıl durumdaki inşaatları düzenli olarak denetliyor. Asansör boşluklarından temel kazılarına, yağmur suyuyla dolan varillerden taban suyunun biriktiği bodrum katlarına kadar tüm alanlar tek tek kontrol edilerek biyolojik larva mücadelesi yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="11.07.2026 112D400B D42C 4423 B63C D07B943A4Cca" class="" height="624" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/11072026-112d400b-d42c-4423-b63c-d07b943a4cca.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="936" /></p>

<p><strong>İnşaatlardaki üreme mahalleleri etkileyebiliyor</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Kimyager Esranur Kaya, sıcaklıkların artmasıyla birlikte sivrisineklerin çok daha kısa sürede çoğaldığını belirterek, “Yaz aylarında yumurtadan ergin sivrisineğe dönüşme süresi 7 ila 10 güne kadar düşüyor. Bir haftalık kontrol periyodunun bile aksaması, çok yoğun bir üremeye neden olabiliyor. Kent genelinde biyolojik yöntemlerle sivrisinek ve haşereye karşı periyodik mücadele devam ederken, inşaat alanlarını da mercek altına alıyoruz. Burada yalnızca vatandaş ihbarı ile hareket etmiyoruz. İzmir’in 30 ilçesinde inşaat alanlarını düzenli olarak denetliyoruz” dedi. Sivrisineklerin yalnızca küçük su birikintilerinde değil, inşaatların görünmeyen bölümlerinde de hızla çoğalabildiğine dikkat çeken Kaya, temel kazıları, eksi katlar ve asansör boşluklarının en önemli risk alanları olduğunu söyledi. Kaya, “İnşaat sahalarında taban suyu ve yağmur suyunun oluşturduğu geniş su birikintileriyle karşılaşıyoruz. Özellikle eksi ikinci ve eksi üçüncü katlarda biriken sular, binlerce larvanın gelişebileceği alanlara dönüşüyor. Bazen tek bir inşaat alanındaki üreme, çevresindeki bir mahalleyi etkileyecek yoğunluğa ulaşabiliyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Bir varil bile binlerce sivrisinek üretebiliyor</strong><br />
Kaya, şantiyelerde bırakılan varil, bidon, harç kabı ve el arabası gibi malzemelerde biriken yağmur sularının sivrisineğin üremesine yol açabileceğini belirterek, “Bu alanların kapatılması veya temizlenmesinin şantiye yönetimlerinin sorumluluğunda. Gerekli durumlarda biz de müdahale ederek suyun tahliye edilmesini ve risk oluşturan malzemelerin kaldırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Karanlıkta, çivilerin arasında ilaçlama</strong><br />
İnşaat sahalarının zorlu çalışma alanları olduğunu vurgulayan Kaya, “Taban suyunun biriktiği eksi katlarda ekiplerimiz projektör ve el fenerleriyle çalışıyor. Demir, çivi ve molozlar arasında riskli koşullara rağmen gerekli önlemleri alarak, büyük bir dikkatle sivrisinek üremesini önlemek için biyolojik larva mücadelesini sürdürüyoruz” dedi. Sivrisinek mücadelesinde şantiye yönetimlerinin de sorumluluk alması gerektiğini hatırlatan Kaya, biriken suların tahliye edilmesi, su tutabilecek malzemelerin kaldırılması ve alanların düzenli kontrol edilmesinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/izmirde-sivrisinege-karsi-gorunmeyen-cephe</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/11072026-50b87f76-8fba-41a6-b020-64d07e32915b.jpg" type="image/jpeg" length="25475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir iklim nötr kent olmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/izmir-iklim-notr-kent-olmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/izmir-iklim-notr-kent-olmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı'nı (SECAP) güncelleyerek kentin 2050 iklim vizyonunu belirledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı'nı (SECAP) güncelleyerek kentin 2050 iklim vizyonunu belirledi. Sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar nötrlemeyi hedefleyen plan; iklim adaleti, enerji yoksulluğuyla mücadele ve yurttaş katılımını merkeze alan kapsamlı bir dönüşüm yol haritası sunuyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede yeni bir dönemi başlatıyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan ve Belediye Meclisi'nce onaylanan güncellenmiş Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP), kentin iklim hedeflerini 2050 yılına taşıdı. Bilimsel veriler, güncel emisyon projeksiyonları ve kapsamlı risk analizleri doğrultusunda hazırlanan plan, İzmir'in düşük karbonlu, iklim değişikliğine dirençli ve sosyal açıdan adil bir geleceğe ulaşması için yol haritası sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İzmir’in geleceğine stratejik yatırım</strong><br />
Güncellenen SECAP; yenilenebilir enerji yatırımlarından enerji verimliliğine, sürdürülebilir ulaşımdan iklim uyum çalışmalarına, enerji yoksulluğuyla mücadeleden katılımcı yönetişime kadar geniş bir perspektif ortaya koyuyor. İzmir, 2050 yılı için belirlediği “İklim Nötr Kent” hedefiyle, iklim krizine karşı yalnızca önlem alan değil, aynı zamanda dönüşüme yön veren kentler arasında yer alma kararlılığını sürdürüyor.</p>

<p><strong>İzmir’den “İklim Nötr Kent” taahhüdü</strong><br />
Güncellenen Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) kapsamında İzmir, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını nötrleyerek "İklim Nötr/Net Sıfır Kent" olma hedefini benimsedi. Yapılan projeksiyonlar, ilave önlemler alınmaması halinde kentin sera gazı emisyonlarının artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Plan kapsamında belirlenen eylemlerle bu artışın önüne geçilmesi, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir kent dönüşümünün sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Kimsenin geride kalmadığı iklim politikası</strong><br />
Güncellenen SECAP'ın en önemli başlıklarından birini iklim adaleti yaklaşımı oluşturuyor. Teknik bir emisyon azaltım planının ötesine geçen çalışma, enerjiye erişimdeki eşitsizlikleri azaltmayı ve dezavantajlı kesimlerin iklim politikalarından eşit şekilde yararlanmasını hedefliyor. Bu doğrultuda, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu ve enerji maliyetlerinin haneler üzerinde baskı oluşturduğu bölgeler için enerji yoksulluğuyla mücadeleye yönelik özel eylemler geliştirildi. Plan kapsamında, yeterli ısınma ve soğutma hizmetine erişemeyen, enerji faturalarını karşılamakta güçlük çeken hanelere yönelik destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>İklim politikalarında yurttaşların da sözü var</strong><br />
İzmir’in yeni iklim vizyonunda katılımcı yönetim anlayışı da önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi” çalışmalarıyla, kentin demografik yapısını temsil eden 50 yurttaşın katılımıyla doğa temelli çözümler, yeşil alanlar, su yönetimi ve sağlık alanlarında politika önerileri geliştirildi. Yurttaşların oluşturduğu öneriler raporlanarak SECAP 2050 Planı’na entegre edildi. Böylece kent sakinlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademinin iklim politikalarının oluşturulması sürecine doğrudan katılımı sağlanacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/izmir-iklim-notr-kent-olmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/11072026-1a267dae-3e99-4db4-a825-493bbe90d3cb.jpg" type="image/jpeg" length="45767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorine indirim geldi ama pompaya yansımadı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/motorine-indirim-geldi-ama-pompaya-yansimadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/motorine-indirim-geldi-ama-pompaya-yansimadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorinde hesaplanan teknik indirim, vergi mekanizması nedeniyle sürücülerin cüzdanına yansımadı. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Döviz kuru ile Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar akaryakıt fiyatlarını etkilemeyi sürdürürken, motorin için bu kez indirim geldi. Ancak fiyat düşüşü pompa fiyatlarına yansımadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motorinin litre fiyatında bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 16 kuruşluk indirim geldi.</p>

<p>Söz konusu indirim pompa fiyatlarına yansımadı.</p>

<p>Buna göre, beklenen fiyat düşüşü eşel mobil sisteminden kademeli çıkış kapsamında otomatik olarak Özel Tüketim Vergisi'ne (ÖTV) aktarıldı.</p>

<p>Motorinin litre fiyatına gelen indirim pompaya da cüzdana da yansımadı.</p>

<p><strong>AKARYAKIT FİYATLARI NASIL BELİRLENİYOR?</strong></p>

<p>Akaryakıt fiyatları; Brent petrol fiyatları, döviz kuru ve vergi düzenlemelerine bağlı olarak güncelleniyor.</p>

<p>Bu nedenle uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat düşüşleri, vergi mekanizması nedeniyle her zaman pompa fiyatlarına aynı oranda yansımayabiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/motorine-indirim-geldi-ama-pompaya-yansimadi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/motorin-1.jpg" type="image/jpeg" length="54510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan gece yarısı çok sayıda atama ve görevden alma]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/erdogandan-gece-yarisi-cok-sayida-atama-ve-gorevden-alma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/erdogandan-gece-yarisi-cok-sayida-atama-ve-gorevden-alma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararlarıyla Milli Savunma, Aile ve Sosyal Hizmetler, Kültür ve Turizm ile Milli Eğitim bakanlıklarında çok sayıda görevden alma ve atama yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan bazı atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararlar kapsamında çeşitli bakanlıklarda üst düzey yönetici değişiklikleri gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDA GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ</strong></p>

<p>Yayımlanan karara göre, Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Sadık Erbay ile Tedarik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Ali Külüş görevlerinden alındı. Boşalan görevlere Personel Genel Müdür Yardımcılığı için Muhammet Samet Bulat, Tedarik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına ise İlyas Aktiken atandı.</p>

<p><strong>AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINDA İL MÜDÜRLERİ DEĞİŞTİ</strong></p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında da il müdürlüklerinde değişikliğe gidildi. Adıyaman İl Müdürü Hasan Bilici ile Giresun İl Müdürü Mustafa Modaoğlu görevden alındı.</p>

<p>Karar kapsamında Amasya İl Müdürlüğüne Adem Yücel, Giresun İl Müdürlüğüne Ender Yanık, Mardin İl Müdürlüğüne Murat Karaarslan, Şanlıurfa İl Müdürlüğüne Fatih Yılmaz ve Yozgat İl Müdürlüğüne Alper Alp atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINDA YENİ ATAMA</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Türkay Dalan görevden alınırken, bu göreve Ferit Meftun Harmankaya getirildi.</p>

<p><strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDA BOLU İL MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü de görevden alınan isimler arasında yer aldı. Öncü'nün yerine Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine Cemal Turan atandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/erdogandan-gece-yarisi-cok-sayida-atama-ve-gorevden-alma</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/09/milletlerarasi-anlasma-resmi-gazetede-yayimlandi-x6h7.jpg" type="image/jpeg" length="52301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den yeni parti için '30 kişilik teknik ekip' formülü!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-yeni-parti-icin-30-kisilik-teknik-ekip-formulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-yeni-parti-icin-30-kisilik-teknik-ekip-formulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel partisi içinde yaşanan tartışmaları değerlendirdi. Yeni parti çalışmasıyla ilgili Özel, 30 kişilik bir teknik heyetin yeni partiyi kurmasını düşündüklerini belirterek, “Belki parti önceden kurulur ve biraz mesafe alır. Sonra biz partiye katılıp, ilk kurultayını yaparız” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel Cumhuriyet'ten Işık Kansu, Sertaç Eş ve Sarp Sağkal’ın sorularını yanıtladı.</p>

<p><strong>İşte Cumhuriyet'in Özel'e yönelttiği sorular ve Özel'in yanıtları...</strong></p>

<p><strong>- CHP’de geleneksel seçmen ve örgütteki bazı insanlar partide kalınması yönünde görüş bildiriyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Ben de o taraftayım. Temelde CHP’de kalınması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunu imkansız kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Mesela ilk iş; AKP yargısını meşrulaştırmak oldu. “Yargı süreçlerine saygılı olacağız...” Bu lafı duy, daha ne konuşacağız? AKP siyaseten kendisini hedef belirlediği kişilere yargı eliyle operasyon yapıyor ve burada ilk slogan “arınma.” Yani CHP’nin kirli olduğunu kabul etme. Sonra iftiracıların söyledikleri üzerinden partinin en çok adı bilinen 8-9 ismini partiden attılar.</p>

<p>Örneğin iki grup başkanvekilini atıyorlar. Meclis’in en kritik döneminde Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsünü atıyorlar. CHP’yi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme yapılıyor. Bu lidersizleştirme her düzeyde. Grupta grup başkanvekilsiz, Plan Bütçe Komisyonu’nda sözcüsüz bırakıyorlar. İletişimden sorumlu kişiyi atıyorlar. Partinin İstanbul İl Başkanlığı zaten baştan beri hedefte. 2023 kongresiyle ilgili bir iddia üzerinden 2025 yılında Türkiye’nin dört bir yanında seçilmiş yeni il başkanlarını görevden alıyorlar.</p>

<p>Kavga 2023 CHP’siyle değil, yeni çıkan iradesiyle yapılıyor. Sen 2025 sonuçlarında çıkan il, ilçe başkanlarından ne istiyorsun? Akşam arıyor il başkanını ‘Benimle çalışır mısın?’ diye soruyor. ‘İstediğinizi yapamam’ deyince bir gün sonra disipline veriyor. En çok içimi yakan; bütün kadın üyelerimiz bir Kadın Kolları Başkanı seçmiş. Erkekler, kadınların seçtiği Kadın Kolları Başkanı’nı görevden alıyor. Gençler için de aynı. Bu artık tamamen gerçek üstü bir durum. Anlamak çok zor.</p>

<p><strong>‘NİYETLERİ İYİ DEĞİL’</strong></p>

<p><strong>- CHP, 26 Temmuz’dan önce kongresini yapmazsa seçime giremez iddiası var. Bunun YSK’ye sorulması da isteniyor ancak Kılıçdaroğlu yönetimi bu çağrıları sönümlendiriyor. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>

<p>İlçe seçim kurulları ve YSK, normalde soru yanıtlamıyorlar. “Biz kararlarımızla konuşuyoruz” diyorlar. Ama yerleşik içtihatlarının açık olduğunu söylüyorlar. Aslında geçmiş uygulamalara bakıldığında, başvurulursa kongrenin yapılacağı açık. Örneğin; İstanbul’a kayyım atandığında kongremizi yaptırdılar. Hatta mahkemenin “Yapmayacaksınız” diye tedbir kararına rağmen yapıldı. İkincisi, denemesi bedava. Gönlünüzden kurultay yapmak geçiyorsa, alın kararı, yollayın ilçe seçim kuruluna, onlar yapmıyorsa hep birlikte onlara kızalım. Neden denemiyorlar? Çünkü biliyorlar ki kongre yapmaya kalktıklarında yapabilirler. Türkiye’nin bu konudaki en bildik isimleri görüş açıkladı.</p>

<p>“Yapılamaz” diyen sadece Kemal Bey’in arkadaşları. YSK “Yapılamaz” derse, o zaman insanlar Kemal Bey’e değil de YSK’ye kızar. Neden kehanetle tepkiyi üzerine alıyor? O yüzden burada iyi niyet göremiyorum. İyi niyet olsa “Deneyelim” der. Ben ilk gün telefon görüşmemizde “Böyle bir karar oldu, kurultayı yapacaksanız ona göre süreci birlikte yürütelim” dedim. O da “Yapamıyorum ki, tedbir var” dedi. O günden bu güne başka bir şey söylemiyor. Ben yıllardır “Kemal Bey kötü sözler söyledi, siz sabır gösterdiniz” diyerek eleştirildim. “Önceki genel başkanların hukuku, mevcut genel başkana emanettir” dedim.</p>

<p>Bugün de yapılanların karşısında bütün üzüntüme, kırgınlığıma rağmen bir şey söylemiyorum. Ama bir iyi niyet de görmüyorum. Tamamen seçilmeden yönetme, şekli bir seçimle iktidarda kalma çabası var. Biz 833 delege imzasıyla başvurduk. Onlar Kemal Bey’in masasında ama gereğini yapmıyor. Mahkemeye başvuracağız. Bu durumda kongre için kayyım atanması söz konusu. Kemal Bey “Kayyım atansa daha mı iyi?” diyor. Vallahi daha iyi. Çünkü yetki sınırı belli. 40 gün içinde kongre yapar, eleman alamaz veya atamaz. Zorunlu harcamaları yapar. Mal alıp satamaz. Bu kadar kısıtlı. Şimdi alan, satan, vuran, kıran, 25 yıllık personeli işinden eden, polisle partiye giren bir durumla karşı karşıyayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>30 KİŞİLİK KURUCULAR HEYETİ DÜŞÜNCESİ</strong></p>

<p><strong>- Yeni parti içinden bazı isimler “Bir an önce kurulmalı” diyor bazıları ise “Burada kalarak mücadele edelim” diyor. Siz yeni parti konusuna nasıl bakıyorsunuz?</strong></p>

<p>Butlan kararından sonra partiden çıkıp yürüyüşe başladığımızda ilk duyduğum sözlerin yüzde 90’ı “Partiyi bunlara bırakma”ydı. Sonra bu oran değişti. Bir ara yüzde 50-50’ye geldi. Şimdi yeni partiyle ilgili beklenti ve aceleyi duyuyorum. Anketlerde yüzde 70 civarı yeni parti söylemi var. Sahada kendi ölçümüm yüzde 80’e 20’ye döndü.</p>

<p>Eledeki imzaları işleme koymadıkça, sağır duvara dönüldükçe yeni parti beklentisinin sahada kuvvetlendiğini görüyorum. Bu konuda bir hazırlık yapıyoruz. Çünkü bugünden yarına; bir tüzüğü, programı, hedefleri, ismi, logosu olması gerekiyor. Bazı arkadaşlarımız bu konuyu çalışıyor. Bütün anketler CHP butlan yönetiminde kalınca baş aşağı çakıldığını gösteriyor. Bunun için bir takım hazırlıklar yapmak lazım. Temelde bir yeni parti kuruluş süreci var. Eğer CHP’den ayrılırsak kurulan yeni partinin genel başkanı olacağım, sıfırdan yeni bir parti kuracağız. O partinin örgütlenmesini tamamlayıp, seçime girme yeterliliğine kavuşturacağız. Burada haklı endişe, “Baskın seçim olursa ne olacak?” Onun için seçime girme yeterliliği olan mevcut bir partiyi hazır etmek lazım. Biz o partiye geçmeyeceğiz. Partide geçmişte görev almış, şu an aktif siyasette olmayan arkadaşlarımızın genel başkan ve yönetici olduğu; bir baskın seçimde hepimizin katılacağı bir alternatifi hazır tutacağız. Ama bu felaket senaryosu için.</p>

<p>Diğeri; sıfırdan bir partinin kurulup orada olmamız. “Partide sonuna kadar mücadele duygusu” ile “Bir an önce yeni parti” duygusunun ortak yönetilmesi gerektiği noktada, arkadaşlarımız yeni partiyi bir yandan kuruyor. Belki parti önceden kurulur ve biraz mesafe alır. Katılım daha sonra olur. Biz partiye katılıp, ilk kurultayını yaparız. Şu an hiçbir şey yapmıyor değiliz. Yeni parti kurulum sürecini bir grup arkadaşımız yürütüyor. CHP’de kalmamızın mümkün olmadığını gördüğümüz anda kurulmuş yeni partiye geçip orada ilerleriz.</p>

<p><strong>- Yani siz olmadan bir parti mi kurulur?</strong></p>

<p>Şöyle, zaten 30 tane kurucular kurulu üyesi oluyor. Orada bir başkan, yönetici ayrımı yok. Orada zaten bana ihtiyaç yok. Hatta “Kurucular kurulunda sürpriz isimler olacak” diye şeyler söyleniyor. Benim düşüncem hiçbir sürprizin olmaması. Hatta tanıdık kimsenin olmaması. Teknik, hukukçu ağırlıklı, kuruluş süreçlerini hızla hayata geçirecekler. Yani kuruluşun teknik anlamda yapılmasını düşünüyoruz. Sonra katılacaksak, o katılımın siyasi anlamda büyük olduğu... Hani zaruri 30 kişiye bakmanın bir anlamı yok. Teknik olarak orada hukukçu, çevik arkadaşlar orayı hazır etsin. Sonra biz eğer gideceksek, gönüllü 100 binlerce kurucuyla birlikte partiye katılabiliriz.</p>

<p><strong>- Yeni partiyi de başsız kılma girişimi olur mu?</strong></p>

<p>Bunu iki yönlü yorumluyorum. Parti kurma konusunda aklımıza bir soru işareti, endişe sokmak istiyor olabilirler. İkincisi de yeni partiyi kriminalize edip, partiye yönelimi engellemek istiyor olabilirler. Ama sokakta gördüğüm coşkun akan bir sel var. Bunun önünde ben dursam, beni de götürür. Sihirli değnek değmiş, Özgür Özel halk kahramanı çıkmış değil. Yapılanlar halkın öyle canını yakıyor ki kim öndeyse ona destek vermek istiyorlar. Bu insanlar bir şey istiyor. Önünde kimse duramaz. O yüzden bir takım duyumların, kişisel hesapların, endişelerin yapılabileceği bir pozisyon yok.</p>

<p><strong>‘CUMHUR İTTİFAKI SÖYLEMLERİ ENDİŞE VERİYOR’</strong></p>

<p><strong>- Bugün DSP, AKP’nin koltuğunun altına girmiş durumda. CHP’yi ileride böyle bir konuma düşürmek gibi bir durum görüyor musunuz?</strong></p>

<p>Cumhur İttifakı’nın sözlerini tekrar eden ve kendisine orada bir alan açan, Cumhur İttifakı’nın dış politika yaklaşımına uyum sağlamaya çalışan söylemleri endişeyle takip ediyoruz. CHP çok köklü bir parti. Bunu yapmanın kolay olmayacağı ortada. Ama bu yüzden bizi partide istemiyorlar. Biz gidelim diye her şeyi yapıyorlar. Biz gittikten sonra her şey olabilir. Bir de soruda ilk aklıma gelen, hiç değilse DSP, genel başkanını kendi seçti. Mahkeme atamadı. Düşünün, Ecevit’in partisi hayatı boyunca Ecevit’e küfretmiş, hastalığıyla alay etmiş kişiyle ittifak yaptı ama sonuçta o genel başkanı DSP’nin üyeleri seçti. DSP’lileşme meselesi bir yandan kulağa Cumhur İttifakı’nda yer alma açısından korkunç görünse de bir yandan acı acı tebessüm ettiriyor. Çünkü genel başkanını kendi seçti, mahkeme atamadı. ANKARA</p>

<p><strong>‘ÜLKE DEĞİL, LİDER DÜŞÜNÜLÜYOR’</strong></p>

<p><strong>- NATO liderleri Ankara’daykan ABD’nin İran’a saldırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Trump’ın Erdoğan’a ölçüsüz, sınırsız övgüleri oldu. Zaten onu memnun etmek için gelmişti. Ama Ankara’da bir gece kaldı ve o gece İran’ı vurma talimatı verdi. Uluslararası ilişkilerde en temel kurallardan biri, bir ülkeyi ziyaret ederseniz o ülkenin komşuları hakkında kötü söz söylemezsiniz. Mesela Türkiye’ye gelip Yunanistan eleştirilmez.</p>

<p>Son dönemde Türkiye diplomaside liderine övgüler yapılan ama ülkenin kendisine diplomatik olarak özen gösterilmeyen bir ülke haline geldi. İran’a verilen saldırı talimatı; Erdoğan’a söylenen tüm övgülerin altının boş olduğunu, çıkar ilişkisi üzerinden söylendiğini, Erdoğan’ı Türkiye’de güçlendirmek üzere olduğunu gösterir. Erdoğan’ı dünyada ve bölge dengelerinde bir yere saymıyor. Kullanışlı, iş birliği yapabileceği bir kişisel partner olarak görüyor. Erdoğan’ın beklentisinin de Türkiye’ye dair değil, kendi iktidarını sürdürmeye dair olduğunu görüyor. O yüzden uluslararası alanda küçük düşecek şeylerden kaçınmıyor ama Türkiye iç siyasetinde kullanabileceği şeyler söylüyor.</p>

<p><strong>‘YENİ DÜZENDE KURUMSALLIK GEREKİYOR’</strong></p>

<p><strong>- NATO Zirvesi sonrası neredeyse savaş kışkırtıcılığı öngören bildiriyi nasıl görüyorsunuz? NATO içinde bir bütünlüksüzlük olduğu değerlendirmeleri var. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Türkiye’nin hassas bir pozisyonu var. NATO üyesi, Rusya ile komşu ve soğuk savaş döneminde bile hem Batı ittifakının parçası olup hem de Rusya’nın komşusu olmayı yönetmiş bir diplomasi geleneği var. Bugün Türkiye’de yapılan NATO toplantısında Ukrayna’ya destek paketi açıklandı. Bu Türkiye-Rusya ilişkileri açısından oldukça dikkatle bakılması gereken bir konu. Bundan önce İngilizler gelip İngiltere Büyükelçiliği’nde Rusya’nın içinden ajan devşirmek için programlarını anlatmışlardı. O günden bugüne Erdoğan ve Putin yüz yüze görüşmüyor. Zaman zaman telefonla görüştüler. Erdoğan’ın Putin’le zamanında giriştiği ölçüsüz ilişkiler S-400 alımını getirmişti. O da CAATSA yaptırımlarını, F-35 programından çıkarılmayı getirmişti. Şimdi de belki 4 ay sonra topal ördek haline girecek Trump ile ilişkisi Türkiye-Rusya ilişkilerinde sıkıntı yaratacak.</p>

<p>Türkiye adeta bir sarkaç politikası izliyor. Ne tarafa giderse öbür tarafa uzak ve tehdit oluyor. Hep Türkiye kaybediyor. Çok kutuplu dünyayı doğru okumak lazım. Türkiye NATO’yu eski ezberlerle okuyor. NATO bir şeyi söylüyor, ABD dayatıyor diye bunların peşine takılmak değil, kendi dengelerimizi gözetmek lazım. İki kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya geçişte ilişkilerde çok taraflılık var. Çok farklı beklentileri, tehdit algıları olan ülkeler var NATO’da. Artık bir metnin altında eskisi gibi birleşmek, herkesin sahiplenmesi mümkün değil. Yüzde 3,5’ten 5’e çıkma konusunda Avrupa’daki birçok ülkenin, başta İspanya olmak üzere, zorlukları ortada.</p>

<p>Bildiriye de bir sürü itiraz var. Bu yeni düzende Türkiye’nin kendisini bir lidere, ülkeye angaje etmek yerine çok taraflı ilişkileri görmesi gerekir. Hem NATO içinde yeni ittifaklar var, bunların içinde doğru pozisyon almak lazım hem de NATO dışında iş birliği arayışlarına girmek lazım. Bütün dünya bunu yapıyor. AKP siyasetini aşırı olumlayan çevreler, dış politikanın Erdoğan’ın kişisel ilişkileri üzerinden olmasının yeni düzene uygun olduğunu söylüyor. Oysa yeni düzen çok daha fazla diplomasiyi, esnekliği ve kurumsallığı gerektiriyor. Kişisel ilişkilere kapılırsanız, bu güçlü ülkelerin işine yarıyor. Sizin ne zaman çırak çıkacağınız o liderin planında belli oluyor.</p>

<p><strong>‘EN BÜYÜK KRİZ, GIDA ENFLASYONU’</strong></p>

<p><strong>- Sayın Cumhurbaşkanı 2030 yılına kadar savunma harcamalarını gayri safi milli hasılanın yüzde 3,5’ine çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Bu söyleme ekonomik bir eleştiriniz olur mu?</strong></p>

<p>Öyle bir noktadayız ki Erdoğan otoriterleşmenin ulaştığı en doruk noktada. Hitler savaş sırasında “Alman çocuklarının tereyağına değil, Alman tanklarının gres yağına ihtiyacı var” diyordu. Türkiye’deki emeklilerin karnına girmeyeni 2030 yılı hedefleriyle silahlanmaya, savaşa ayıran bir düşünce. Onun yerine barışı savunmak gerekir. Yurtta barış, dünyada barış olursa hem bölgesel hem de ülkenin kalkınması olur. En büyük krizimiz gıda enflasyonu. Dünyada beşinciyiz. Gayri safi milli hasılanın yüzde 1’inin tarıma verilmesi lazım. Bütçe koydukları binde iki. Ama gayri safi milli hasılanın yüzde 3,5’ini silahlanmaya vermeye çalışıyorlar. Emekli sayısı 10 yıl öncesine göre yüzde 35 artmış. Emekliye ayrılan para yüzde 15 azalmış. Yeni emeklilerin maaşını eskilere ödettiriyorlar. Böyle bir korkunç durum var.</p>

<p><strong>İSTANBUL İL BİNASINDA YAŞANANLAR...</strong></p>

<p>Röportaj devam ederken; İstanbul İl Kongresi’yle ilgili davada tedbir kararının devam etmesiyle ilgili haberin Özel’e ulaştırıldığı belirtildi. Mahkemenin kararını ve davadan bir gece önce il başkanlığına polisle girilmesini değerlendiren Özel “Bir gün önceden Gürsel Tekin’e oda temizliği yapmışlar. Şimdi Özgür Çelik’in odasına gidecek. Eskiden ‘Bu bina ikimize de yeter’ diyordu. Özgür Çelik de arbede olmasın diye tartışmıyordu. Şimdi o odaya geçer” dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozelden-yeni-parti-icin-30-kisilik-teknik-ekip-formulu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/ozgur-ozel-174.jpg" type="image/jpeg" length="81976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Çankaya Belediyesi'ne operasyon: Çok sayıda gözaltı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-cankaya-belediyesine-operasyon-cok-sayida-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-cankaya-belediyesine-operasyon-cok-sayida-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Çankaya Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı verildi.. Güner, operasyonla ilgili açıklama yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bilgilendirme geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da sabahın erken saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. Edilen bilgilere göre, Çankaya Belediyesi'ne polis ekipleri tarafından operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Çankaya Belediyesi’ne operasyon: Çok sayıda gözaltı kararı olduğu belirtiliyor / Ankara <a href="https://x.com/hashtag/Canl%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Canlı</a> <a href="https://t.co/o7xx4iVyxe" rel="nofollow">https://t.co/o7xx4iVyxe</a></p>
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) <a href="https://x.com/ankahabera/status/2075804355156922641?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Sabah saatlerinde belediye binasına gelen emniyet güçleri, buradaki çeşitli birimlerde ve odalarda arama çalışması başlattı. Operasyon kapsamında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bilgisi edinilirken, arama ve inceleme işlemlerinin halen devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in hakkında da gözaltı kararı olduğu öğrenildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin, Güner’in evinde de arama yaptığı belirtildi.</p>

<p><strong>36 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI</strong></p>

<p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı şu açıklamayı yaptı:</strong></p>

<p>"Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"GELEN EKİPLERE YEDEK ANAHTAR ULAŞTIRDIM"</strong></p>

<p><strong>Güner operasyonlar ilgili şu açıklamayı yaptı:</strong></p>

<blockquote>
<p>Kıymetli Çankayalılar,<br />
Sevgili yurttaşlarım;</p>

<p>Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz.</p>

<p>Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim.</p>

<p>Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim.</p>

<p>Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız.</p>
</blockquote>

<p><strong>TÜM ANKARALILAR BELEDİYE ÖNÜNE DAVET EDİLDİ</strong></p>

<p>CHP'de görevden alınan Ankara İl Başkanlığı yönetimi Ankaralı yurttaşları belediye önüne dayanışmaya davet etti.</p>

<p><strong>İKTİDAR MEDYASI HEDEF GÖSTERMİŞTİ</strong></p>

<p>Hüseyin Can Güner NATO zirvesinin ardından iktidar medyası tarafınca hedef gösterilmiş ve zirve sırasında yurt dışında tatilde olduğu iddialarına sosyal medya hesabından yanıt vermişti.</p>

<p>Güner, çağrılmadığı / görevlendirilmediği bir organizasyonda yer almasının doğal olarak mümkün olmadığını, belediyenin sadece NATO için değil yılın her günü 24 saat görev başında olduğunu ifade etmişti.</p>

<blockquote>
<p>"Niyetleri apaçık belli olan bir grup tarafından günlerdir NATO zirvesinde nerede olduğum, zirveye neden katılmadığım, hatta tatile gidip gitmediğim tartışılıyor. Akıl ve iyi niyet sınırlarını zorlayan bu iddiaları milletimizin vicdanına havale ediyorum. Bugüne kadar yurt içi/yurt dışı tüm seyahatlerimi kendi bütçemle gerçekleştirdim. Tüm seyahatlerden önce resmi kurumlarımızı bilgilendirip izin yazımı yazarak vekalet bıraktım. Nerede olduğumu ve nerede istenirse orada olacağımı Devletimizin bütün kurumları bilir. NATO zirvesine kimlerin katılacağı veya görev alacağı ise yine Devletimizin ilgili kurumları tarafından belirlenmektedir. Çağrılmadığım/görevlendirilmediğim böylesi bir organizasyonda yer almam elbette mümkün değildir. Çankaya Belediyesi sadece NATO gibi uluslararası etkinlikler kapsamında değil, yılın her günü 24 saat görev başındadır. Konuk ettiğimiz tüm misafirlerimizi Çankaya’dan ve ülkemizden sorunsuz uğurlamaktan mutluluk duyuyor, Çankayalılara hizmet etmenin ise en büyük gurur olduğunu belirtirken, tek gündemimizin milletimize hizmet olduğunu kamuoyunun bilgisine sunuyorum."</p>
</blockquote>

<p><strong>HÜSEYİN CAN GÜNER KİMDİR?</strong></p>

<p>1993 yılında Ankara'da doğan Güner, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2015 yılında mezun oldu. Güner, CHP'ye 2012 yılında kaydoldu.</p>

<p>Güner, Ankara İl Gençlik Kolları Üniversite Komisyonu'nda, Sosyal Demokrat Öğrenciler örgütlenmesinde ve Çankaya İlçe Gençlik Kolunda çalışmalar yürüttü.</p>

<p>2013-2014 yıllarında Etimesgut Gençlik Kolu Başkanlığı görevinde bulunan Güner, 2014-2016 yılları arasında Genel Merkez Yerel Yönetimler Komisyonunda görev aldı ve 2018-2020 yılları arasında CHP Çankaya İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.</p>

<p>2020-2023 yılları arasında CHP’yi temsilen Çankaya İlçe Seçim Kurulu üyeliğinde bulunan Güner, 14 Mayıs 2023 Milletvekili Genel Seçimlerinde Ankara 1. Bölge 11. Sıra Milletvekili Adayı oldu ardından 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’da CHP Parti Meclisi Üyesi seçildi.</p>

<p>Güner, 31 Mart seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı seçildi.</p>

<p></p>

<p><strong>Ayrıntılar geliyor...</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-cankaya-belediyesine-operasyon-cok-sayida-gozalti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/cankaya-operasyon.jpg" type="image/jpeg" length="32558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Belediye Başkanı hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Adana'daki özel bir hastaneye sevk edilen Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, aniden rahatsızlanarak kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Tufanbeyli Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalelerinin ardından il merkezindeki özel bir hastaneye sevk edilen Başkan Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akşam saatlerinde Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, aniden rahatsızlanması üzerine yakınları tarafından Tufanbeyli Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan ilk muayenede kalp krizi şüphesi üzerine Aktürk, ambulansla il merkezindeki özel bir hastaneye sevk edildi. Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/04cb3541-331c-4723-98ae-560af292a5de.webp" type="image/jpeg" length="81605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Akdoğan'dan KİT işçileri için kadro çağrısı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) kadro bekleyen işçiler için düzenleme yapılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) kadro bekleyen işçiler için düzenleme yapılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akdoğan, KİT’lerde kadro bekleyen on binlerce emekçinin sesinin duyulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Verilen sözlerin artık tutulması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, kalıcı çözümün "eşit işe eşit hak, güvenceli istihdam ve hakkaniyet esaslı bir kadro düzenlemesi" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akdoğan açıklamasında, "Biz, emeğin karşılığını aldığı, hiçbir çalışanın ikinci sınıf muamelesi görmediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi.png" type="image/jpeg" length="85133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Bakırköy Adliyesi'nde yargı mensuplarıyla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Adliyesi’nde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Tırıl ve yargı mensuplarıyla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Adliyesi’nde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Tırıl ve yargı mensuplarıyla bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede adalet hizmetlerinin daha etkin ve kaliteli sunulmasına yönelik değerlendirmelerde bulunulduğunu belirtti.</p>

<p>Toplantıda, adliyenin fiziki ve teknik altyapısını güçlendirecek çalışmaların ele alındığını ifade eden Gürlek, vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güven içinde erişebilmesine katkı sağlayacak adımların değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p>Gürlek, "Adalet teşkilatımızın tüm mensuplarının özverili çalışmalarıyla, adalet hizmetlerinin niteliğini geliştirmeye ve vatandaşlarımızın memnuniyetini artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="47621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile KKTC arasında doğal gaz tedariki için mutabakat zaptı imzalandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında "KKTC’ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında "KKTC’ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, imza töreninin KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile birlikte gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Proje kapsamında Türkiye ile KKTC’yi deniz altından birbirine bağlayacak doğal gaz altyapısının kurulacağını ifade eden Yılmaz, doğal gaz iletimini sağlayacak boru hatları, alım terminalleri ve yardımcı tesislerin inşa edileceğini kaydetti. </p>

<p>Yılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"KKTC Başbakanı Sayın Ünal Üstel ile birlikte Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak olan 'KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı'nın imza törenini gerçekleştirdik. Türkiye ve KKTC’yi deniz altından birbirine bağlayacak olan proje kapsamında doğalgaz iletimini sağlayacak boru hatları, alım terminalleri ve yardımcı tesisler inşa edilerek KKTC’nin doğal gaza erişimini sağlayacak altyapı oluşturulacak.</p>

<p>Doğal gazın devreye alınmasıyla birlikte başta elektrik üretimi olmak üzere farklı kullanım alanlarında da yeni bir döneme geçilecek; enerji arz güvenliği daha da güçlenirken ekonomik kalkınmaya ve rekabet gücüne önemli katkılar sağlanacak.</p>

<p>Enerji alanında attığımız bu adımın ülkelerimiz arasındaki güçlü iş birliğini daha da ileri taşıyacak tarihi bir dönüm noktası olacağına inanıyor, başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarına, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" length="31395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır"]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır" dedi.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da Saadet Partisi ve DEVA Partisi il teşkilatları tarafından düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında konuştu. Arıkan, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Dünyanın en güzel ülkesinde, en bereketli topraklarında yaşıyoruz. Cenabıallah bize; deniziyle, toprağıyla, suyuyla, stratejik konumuyla eşsiz bir vatan nasip etti. Hamdolsun ülkemizin üstü cennet, altı bereket. Bunun en güzel örneklerinden biri hiç şüphesiz Antalya. Antalya; deniziyle, yaylasıyla, limanıyla, tarımıyla, turizmi ve sanayisiyle sadece kendisine değil, Türkiye'ye değer katacak büyük bir potansiyele sahip. Peki bunca imkâna rağmen neden hak ettiğimiz şekilde büyümüyoruz? Neden toplumun büyük bir kesimi hak ettiği yaşam standartlarına ulaşamıyor? Çünkü sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır. Ülkemizde yaşanan sıkıntıları sadece dış gelişmelere bağlamak gerçekleri görmezden gelmektir. Türkiye'nin bugün günü kurtaran politikalara ihtiyacı yok; üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya ihtiyacı var.</p>

<p><strong>"ÇİFTÇİMİZ ARTIK ‘BU YIL NE KADAR ÜRÜN ALIRIM?’ DEĞİL, ‘BU SEZONU EN AZ ZARARLA NASIL KAPATIRIM? DİYOR"</strong></p>

<p>Bugün de 'Türkiye Buluşmaları' için Deva Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Babacan ile birlikte bereketli toprakların, verimli arazilerin, gecesini gündüzüne katarak üreten çiftçimizin şehri Antalya'dayız. Antalya'nın yıllık tarımsal ihracatı yaklaşık 1,5 milyar dolar. Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretiminde lokomotif şehirlerden biri. Korkuteli'nin mantarı, Elmalı'nın elması, Doyran'ın patlıcanı, Kumluca'nın domatesi, Finike'nin portakalı, Demre'nin sivri biberi, Serik'in pamuğu, Manavgat'ın susamı ve tahini, Alanya'nın muzu, Gazipaşa'nın avokadosu, Akseki'nin pekmezi... Bunların her biri Antalya'nın bereketidir, alın teridir, üretim gücüdür. Bu topraklar, doğru politikalarla yalnızca Türkiye'yi değil, bölgeyi de doyuracak potansiyele sahiptir. Ama gelin görün ki, bu bereketin ortasında üretici mutlu değil.</p>

<p>Çiftçimiz artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' diye değil, 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye hesap yapıyor. Dünya fıstık üretiminde 2. sıradayız. Gaziantep'e gidiyoruz; fıstık üreticimiz zarar ediyor. Dünya badem üretiminde 5. sıradayız. Adıyaman'a gidiyoruz; badem ve tütün üreticilerimiz zarar ediyor. Fındık üretiminde dünya birincisiyiz. Ordu'ya, Giresun'a gidiyoruz, fındık üreticimiz zarar ediyor. Kayısı üretiminde dünya birincisiyiz. Malatya'ya gidiyoruz, kayısı üreticimiz zarar ediyor. Her üründe maalesef aynı akıbeti yaşıyoruz. Bugün Antalya'dayız, durumun çok da farklı olmadığını görüyoruz. Halbuki bu topraklarda yere düşen çekirdek bile yeşeriyor. Ama bugün Antalya'da umut yeşermiyor. Çünkü uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini Antalyalı çiftçi kardeşimiz de ödüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mazot pahalı, gübre pahalı, zirai ilaç pahalı, elektrik pahalı; ucuz olan tek şey çiftçi kardeşimizin emeği ve ürünü. Meselenin daha iyi anlaşılması için sadece bir rakam vermek istiyorum. Bu senenin ilk beş ayında çiftçilerimiz için tarımsal desteklemeye sadece 98 milyar TL ayırdı. Peki aynı sürede faize ödediği tutar ne kadar? Tam 1 trilyon 262 milyar 642 milyon TL. Yani yaklaşık 13 katı. Tablo net; öncelik faizde, faiz baronlarında. Hal böyle olunca çiftçimiz ne yapıyor? Ürününü kamyona yükledikten sonra doğru bankanın yolunu tutuyor. Yüksek faizle yeniden kredi çekiyor, geçen yılın banka borcunu ödüyor. Çiftçimizin durumu maalesef içler acısı... Çiftçilerimizin rahat bir nefes alabilmesi için elektriğinden mazotuna, yeminden ilacına, tohumundan gübresine kadar tarımsal girdilerin üzerindeki bütün vergi yükü kaldırılmalıdır.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE BULUŞMALARINI BU BOZUK DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN YAPIYORUZ"</strong></p>

<p>Türkiye Buluşmaları'nı bu bozuk düzeni değiştirmek için yapıyoruz. Antalyalı çiftçimizin umudunu büyütmek için yapıyoruz. 2016 yılında büyük umutlarla açılan EXPO alanı vardı, biliyorsunuz bugün ne yazık ki atıl durumda. Oysa biz o alanı yeniden Antalya'nın ve Türkiye'nin tarım üssü hâline getirebiliriz. O, 1120 dönümlük EXPO alanını; tarımsal AR-GE merkezlerinin, ziraat ve veteriner fakültelerinin, tarım meslek yüksekokullarının, liselerinin, tohumdan gübreye, teknolojiden pazarlamaya kadar üreticinin ihtiyaç duyduğu her türlü desteğin verildiği büyük bir tarım kampüsüne dönüştürebiliriz. Antalyalı çiftçimizin bir sorun yaşadığında Ankara'nın yolunu değil, EXPO'nun yolunu tutmasını temin edebiliriz. Güçlü tarımın, güçlü çiftçi ile; güçlü çiftçinin ise doğru yönetimle mümkün olduğunu biz biliyoruz.</p>

<p>Antalya; doğal güzellikleriyle, tarihiyle, tarımıyla ve turizmiyle dünyanın en kıymetli şehirlerinden biri. Geçtiğimiz yıl Antalya'yı 17 milyondan fazla turist ziyaret etti. Bu rakam başlı başına büyük bir başarı. Ama mesele sadece kaç turist geldiği değildir. Asıl mesele, bu turizm gelirinden Antalyalı ne kadar pay alıyor? Milyonlarca turisti ağırlayan bir şehirde; esnaf yapılandırmaya muhtaçsa, emekçi geçinemiyorsa, turizm çalışanı mutsuzsa, ortada ciddi bir sorun var demektir. Biz Türkiye Buluşmaları'nı bu sorunları çözmek için yapıyoruz. Biz istiyoruz ki Antalya'nın turizm geliri, Antalya'da kalsın. Turizmin bereketi; sadece büyük otel zincirlerine değil, Kaleiçi'ndeki esnafa, Kemer'deki işletmeciye, Manavgat'taki üreticiye, Alanya'daki taksiciye, kısacası Antalya'nın her bir ferdine yansımasını istiyoruz. Bizim hedefimiz; sadece turist sayısını artırmak değildir, turizm gelirini adil paylaşan bir sistemi hayata geçirmektir. Gerçek başarı; 17 milyon turisti ağırlamak değil; milyon turistin bıraktığı katma değeri Antalyalıyla buluşturmaktır.</p>

<p>Bugün Antalya'nın en önemli sorunlarından biri de sanayinin hak ettiği değeri görememesidir. Sanayicimiz yüksek enerji ve üretim maliyetleri altında büyük sorunlar yaşıyor. İşletmeler finansmana erişmekte zorlanıyor, yüksek faizler üretimin ve yeni yatırımların önünü kesiyor. Nitelikli ara eleman eksikliği üretimi olumsuz etkiliyor, eğitim politikalarımızdan dolayı gençlerimiz üretimden uzaklaşıyor. Kısacası Antalya, sanayi potansiyeline rağmen üretim ve yatırım konusunda da hak ettiği desteği alamıyor. Antalya'ya geçmişte biz, Selamet Çırçır ve Prese Fabrikası, Dokuma Fabrikası, Pil Fabrikası gibi çok önemli yatırımlar yapmıştık. Hatta 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Mehmetçiğimizin anavatanla haberleşmesini sağlayan telsizlerde kullanılan piller, MKE Antalya Pil Fabrikası'nda üretiliyordu. Bizler; stratejik üretim yapan, dışa bağımlılığı azaltan, katma değer üreten ve ülkesinin ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayan bir anlayışla Antalya'mızda sanayicimizi destekleyeceğiz, Antalya'mızı dünyanın en önemli üretim üslerinden biri haline getireceğiz.</p>

<p><strong>"GÜÇLÜ DEVLET; İÇERİDE MİLLETİNE GÜVEN VEREN, DIŞARIDA İSE KENDİ AKLIYLA HAREKET EDEBİLEN DEVLETTİR"</strong></p>

<p>Malumunuz, ülke olarak yoğun bir haftayı geride bıraktık. Fakat doğrusu şu ki; yaşananlardan çok, yaşananların bize nasıl anlatıldığıyla meşgul olduk. Sağ olsun ana akım medyamız, öyle bir tablo çizdi ki, gerçeği bulmak için adeta samanlıkta iğne aramak zorunda kaldık. Öyle bir yayın dili kuruldu ki, NATO neredeyse küresel bir iyilik hareketi, uluslararası vicdanın kurumsallaşmış hâli gibi sunuldu. Bir an geldi, "Acaba biz mi yıllardır yanlış biliyoruz?" diyecek noktaya geldik. Değerli arkadaşlar, biz güçlü bir Türkiye'ye sonuna kadar evet diyoruz. Ama güçlü devlet; alkışlarla büyüyen, manşetlerle güçlenen, reklamla inşa edilen devlet değildir. Güçlü devlet; içeride milletine güven veren, dışarıda ise kendi aklıyla hareket edebilen devlettir. Uluslararası rüzgârlar hangi yönden eserse essin, rotasını başkalarının pusulasına göre değil, kendi devlet aklına göre belirleyen devlettir. İşte NATO Zirvesi'ni de böyle okumak zorundayız.</p>

<p><strong>"İKTİDAR GAZZE'YE AĞLAYIP GAZZE KATİLLERİ İLE GÜLMEYİ TERCİH ETTİ"</strong></p>

<p>Devlet ciddiyeti; uluslararası ilişkileri romantik hikâyeler üzerinden değil, çıkar dengeleri üzerinden okumayı gerektirir. NATO bir hayır kuruluşu değildir; üye devletlerin güvenlik önceliklerinin ve jeopolitik hesaplarının oluşturduğu bir ittifaktır. Bu nedenle Türkiye'nin görevi ne alkış korosuna katılmaktır ne de refleksif bir karşıtlık üretmektir. Asıl görev, her şartta millî menfaati merkeze alan bağımsız bir devlet aklı ortaya koyabilmektir. Bizim ölçümüz açıktır: Türkiye hangi masaya oturursa otursun, başkalarının senaryosunda rol alan bir aktör değil, kendi senaryosunu yazan bir devlet olmalıdır. Hangi ittifakın içinde bulunursa bulunsun; kararlarını başkalarının beklentilerine göre değil, kendi milletinin geleceğine göre vermelidir. Bizim sizlerle birlikte inşa etmek istediğimiz Türkiye; koltuk değnekleriyle ayakta duran değil, kendi ayakları üzerinde yükselen; başkalarının senaryosunda figüran değil, kendi tarihinin başrolünü yazan bir Türkiye'dir.</p>

<p>Medyamız zirve için hazırlanan özel menüyü ekranlarda öve öve bitiremezken Trump'ın Bibi'si yüzünden Gazze'de çocuklar hala ekmeğe ulaşamıyor. Biz size menüyü söyleyelim arkadaşlar; NATO'nun menüsünde Yemenli mazlum çocuklar var, Ekmeğe ulaşamayan Gazzeli mazlumlar var, Minaplı kız yavrular var, Libyalı tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, İlaçtan mahrum bırakılmış Kübalılar var, En şedid saldırılara maruz kalmış Vietnamlılar var. Fakat ne hazindir ki iktidar Gazze'ye ağlayıp Gazze katilleri ile gülmeyi tercih etti. Hiç lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. NATO Zirvesinde şu olmuş da bu olmuş da sonuç bildirgesinde şu denmiş de bu denmiş de bunların hiçbirinin anlamı yok. Bugün Türkiye'nin güvenlik risklerini doğru okumak zorundayız. İsrail'in güvenliğini merkeze alan, politikalarını bu eksende şekillendiren bir NATO anlayışının; Türkiye'nin güvenlik kaygılarını anlaması ve çözmesi mümkün değildir. Çünkü gördük ki sonuç bildirgesinde siyonist İsrail'e dair tek bir cümle yok. Bizler, bu zirve mazlumlar için bir milat olmalı dedik ama görünen o ki sadece iktidar için yeni bir milat oldu.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE BULUŞMALARI’NI ‘ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET’ TASAVVURU OLARAK ADLANDIRIYORUZ"</strong></p>

<p>Bugün Antalya'da yalnızca siyasi bir program için bir araya gelmiş değiliz. Türkiye'nin yarınını yeniden düşünmek ve yeniden inşa etmek iradesini ortaya koymak için bir araya geldik. Türkiye Buluşmaları, şehir şehir dolaşan sıradan bir teşkilat faaliyeti değildir. Bu buluşmalar; milletin sesini dinleyen, toplumun nabzını tutan, ülkenin geleceğini, günlük siyasi hesaplara değil ortak vicdana emanet eden bir yürüyüştür. Türkiye Buluşmalarında, Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak sorusunun cevabını siz değerli katılımcılarla paylaşıyoruz. Antalya'dan yükselecek bu sesin yalnızca bu salonda kalmayacağına inanıyoruz. Bugün de buradan vereceğimiz mesaj; ayrışmanın değil buluşmanın, kutuplaşmanın değil ortak geleceğin, günü kurtaran siyasetin değil, devleti yeniden ayağa kaldıracak kurucu bir anlayışın çağrısı olacaktır. Biz kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden siyaset yapıyoruz. Gündelik polemiklerin değil, milletin ortak geleceğini planlıyoruz. İşte tam da bu sebeple bugün sizlerle paylaşacağımız mesele, yalnızca yeni bir siyasi söylem değil; Türkiye'nin geleceğine dair yeni bir devlet tasavvurudur. Biz bu tasavvuru sadece seçim ittifakı olarak değil, 'onarıcı siyaset, onarıcı devlet' tasavvuru olarak adlandırıyoruz.</p>

<p><strong>"ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET"</strong></p>

<p>Türkiye'nin bugün karşı karşıya olduğu mesele, yalnızca yeni bir siyaset dili üretme meselesi değildir. Asıl ihtiyaç, yeni bir devlet anlayışı, yeni bir devlet aklı ve bu anlayışı hayata geçirecek yeni bir devlet insanı kadrosudur. Bugün Türkiye'nin yaşadığı kriz, hükümet değişikliğiyle aşılabilecek sıradan bir yönetim krizi değildir; devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin aşınmasıdır. Türkiye'nin temel sorunu, siyasal rekabetin varlığı değil; siyasal rekabetin ortak devlet aklından hızla uzaklaşmasıdır. Sorun, devleti kimin yönettiği değil; devletin hangi anlayışla yönetildiğidir. Aktörler değişebilir, ittifaklar değişebilir; fakat devlet aklı değişmediği sürece kriz yalnızca el değiştirmiş olur. Devlet anlayışı değişmediği sürece her seçim yeni bir başlangıç değil, aynı hikâyenin yeni oyuncularla yeniden sahnelenmesidir. Değerli arkadaşlar, mevcut siyasal tablo, sistem içi rötuşlarla ya da geçici ittifak aritmetiğiyle çözülebilecek bir noktada değildir. Siyasetin yapısal sorunları artık pansuman tedbirleri geride bırakmıştır. Biz "onarıcı devlet anlayışına", "onarıcı siyaset anlayışıyla" ulaşılabileceğimizi söylüyoruz. Onarıcı Siyaset; rakibini yok ederek değil, kimsenin kendini ayrıksı hissetmediği bir sosyoloji ile kazanmayı hedefler. Onarıcı Siyaset; öfkeyi siyasal sermayeye dönüştürmez. Gücünü kutuplaşmadan değil toplumsal uzlaşıdan alır.</p>

<p>Bu çerçevede bizler kendimizi iktidar-muhalefet kutuplaşmasının doğal bir unsuru olarak görmüyoruz. Türkiye'nin ihtiyacının bir kutbun diğer kutba galip gelmesi olmadığını söylüyoruz. Asıl ihtiyacın, kutuplaşmayı siyasal sermayeye dönüştüren anlayışın tasfiye edilmesi olduğunu söylüyoruz. Türkiye Buluşmaları; "Kim kazanacak?" sorusunun değil, ‘Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak?’ sorusunun cevabıdır. Türkiye Buluşmaları; seçim kazandıracak geçici bir çıkar ortaklığı değil; devleti yeniden ayağa kaldıracak tarihî bir yeniden inşa mutabakatıdır. Mesele yalnızca bir ittifak kurmak değil, o ittifakı taşıyacak ortak devlet anlayışını inşa edebilmektir. Bizim bu noktadaki temel tezimiz, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'dır. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; devleti, güç mücadelelerinin sahnesi olmaktan çıkarıp, adaletin, liyakatin ve ortak geleceğin güvencesi hâline getirme iddiasıdır. Toplumsal fay hatlarını derinleştiren değil, onaran, kurumları yıpratan değil itibarını yeniden yükselten, vatandaşın devlete olan güvenini yeniden tesis eden bir devlet tasavvurunu ifade eder. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'nda; devlet, kazananların mülkü değil, milletin tamamının hukukunu korumakla yükümlü bir emanettir. Devletin en büyük sermayesi bütçesi değil, vatandaşının devlete duyduğu güvendir. Şunu defalarca deneyimledik; güvenin aşındığı yerde hukuk zayıflar, ekonomi kırılganlaşır, siyaset sertleşir ve toplumsal birlik çözülmeye başlar.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE ARTIK KRİZLERİ YÖNETEN DEĞİL, KRİZ ÜRETMEYEN BİR DEVLET ANLAYIŞINA İHTİYAÇ DUYMAKTADIR"</strong></p>

<p>'Onarıcı Devlet Anlayışı'nın hedefi; yalnızca bozulanı tamir etmek değildir. Asıl hedef; yıpranan kurumları yeniden ayağa kaldırmak, devlet ile millet arasındaki güven bağını yeniden kurmak, ehliyeti ve liyakati yönetimin vazgeçilmez ilkesi hâline getirmek, adalet duygusunu toplumun her kesiminde yeniden hâkim kılmaktır. Bu nedenle biz, ittifak siyasetini seçim matematiği üzerinden değil, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'nı hayata geçirecek 'Onarıcı Siyaset Anlayışı' üzerinden tanımlıyoruz. Böyle bir mutabakatın ön şartı, yalnızca ortak bir seçim beyannamesi sunmak değil. Ülkemizde bugün hâkim olan siyasetin; siyaset yapma biçimini ve kadro anlayışını köklü biçimde değiştirmektir. Devleti ganimet olarak gören, siyaseti sadakat ve itaat ilişkisine indirgeyen, hukuku güç odaklarına bağımlı hâle getiren anlayışlarla Türkiye'nin geleceği inşa edilemez. Değerli arkadaşlar, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; ehliyeti, liyakati, adaleti, ahlakı devlet yönetiminin değişmez ilkeleri hâline getirmeyi kabul edenlerle mümkündür.</p>

<p>Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Antalya'dan yaptığımız bu çağrı; yalnızca siyasi partilere değil, siz değerli katılımcılaradır, milletimizin tamamınadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır. Bu sözleşmede; güçlü olan değil haklı olan kazanacaktır. Devletin merkezinde güç değil insan yer alacaktır. Korkunun yerini cesaret, kayırmanın yerini liyakat, kutuplaşmanın yerini adalet alacaktır. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; geçmişle hesaplaşmanın değil, gelecekle sözleşmenin adıdır. Dün üzerinden, siyaset üretmek yerine yarını birlikte kurmayı sizlere teklif ediyoruz. Şunu biliyoruz, milletler geçmişe bakarak ayakta kalamaz; milletler geleceğe bakarak yükselir. Bizim sizlere teklifimiz; eski düzenin rötuşu değil, yeni devlet tasavvuru için beraber mücadele etmektir. Pansuman siyasetinin değil; güveni, adaleti ve devleti yeniden ayağa kaldıracak siyasal organ naklinin teklifidir. Yine söylüyorum; Türkiye'nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce, yeni bir devlet anlayışıdır."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir.jpg" type="image/jpeg" length="39865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Ahmet Telli için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Yazar ve şair Ahmet Telli, Ankara'da 78 yaşında hayatını kaybetti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya hesabından paylaştığı başsağlığı mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye’nin en sevilen şairlerinden Ahmet Telli’nin yaşamını yitirmesinden büyük üzüntü duydum. Ailesine, yakınlarına ve onu yüreğinde taşıyan herkese başsağlığı diliyorum. Bu ülkenin acılarını incelikle taşıyan, umudu en zor zamanlarda bile terk etmeyen büyük bir şairdi. Belki de bu yüzden, 'Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa / bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez' dizeleri, daima yaşayacak. Onu bugün en çok şiirleri anlatıyor. Bizlere ise o dizelerin açtığı yolda, insan kalmaya çalışmak düşüyor. Hoşça kal Ahmet Telli."</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da şu mesajı paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün yalnızca bir şairi değil; sözüyle umudu, direnci, aşkı ve insanı çoğaltan büyük bir yüreği uğurluyoruz. Şiirleriyle en karanlık günlerde yolumuza ışık, kavgamıza omuz, acımıza ortak olan devrimci şair Ahmet Telli, geride bıraktığı sonsuz mirasla bu toprakların hafızasında hep yaşayacak. Güle güle Ahmet Telli…"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji.png" type="image/jpeg" length="21941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı'dan Ahmet Telli için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türk edebiyatının önemli isimlerinden, kıymetli şair ve yazar Ahmet Telli’nin hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendim. Eserleriyle edebiyatımızda derin izler bırakan Ahmet Telli’ye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve edebiyat dünyamıza başsağlığı diliyorum" ifadesini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="29214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TFF açıkladı: İzmir’in köklü kulübü küme düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altınordu, TFF'ye belirtilen süre içinde 2. Lig katılım evraklarını teslim etmemesi ve profesyonel liglere katılmama kararı alması nedeniyle 3. Lig'e düşürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altınordu'nun belirtilen süre içerisinde 2'nci Lig'e katılım formunu ve gerekli belgeleri sisteme yüklememesi, ayrıca profesyonel liglere katılmama yönünde karar alması nedeniyle 3'üncü Lig'e düşürülmesine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TFF'den yapılan açıklamada, "2'nci Lig Kırmızı Grup'ta sezon sonunda Altınordu Futbol Kulübü haricinde puan sıralamasında son iki sırayı alacak takımların 3'üncü Lig'e düşürülmelerine, Altınordu FK'nın yer aldığı 2'nci Lig Kırmızı Grup'ta fikstürün 17 takımlı olarak çekilmesine karar verilmiştir" denildi.</p>

<p>1923 yılında kurulan ve Türk futbolunun köklü kulüpleri arasında yer alan Altınordu, alınan bu kararla 103 yıllık tarihinde önemli bir kırılma yaşadı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/e5dcfe76-0324-49d2-83b4-106207a5082c.webp" type="image/jpeg" length="83306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan: "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün"]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programına katıldı. Burada konuşan Babacan, şunları söyledi:</p>

<p>"Her hafta ülkemizin başka bir köşesindeyiz. Farklı bir şehirde, farklı bir ilçede, farklı bir sofrada vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Dinliyoruz, not alıyoruz. Dertleri, sıkıntıları anlıyoruz. Çünkü siyaset önce dinleme işidir. Çünkü çözüm ancak milleti dinleyerek üretilir. Sokağın sesini biliyoruz. Çarşının nabzını biliyoruz. Pazarı biliyoruz. Çiftçimizin tasasını biliyoruz. Esnafımızın kaygısını biliyoruz. Sanayicimizin önündeki engelleri biliyoruz. İhracatçının rekabet mücadelesini biliyoruz. Gençlerimizin yarın ne olacak endişesini biliyoruz. Çünkü derdi yaşayanlardan dinliyoruz. Çünkü biz milletin sesini uzaktan duyanlardan değiliz. Biz milletin sesini milletin içinde duyuyoruz. Şunu da çok iyi görüyoruz: milletimizin umuda ihtiyacı var. Milletimizin kendini güvende hissetmeye ihtiyacı var. Ve en önemlisi bu milletin kendisini gerçekten dinleyen, anlayan bir yönetim anlayışına ihtiyacı var. Ülkemizi yönetenler artık milleti görmüyor. milletimizin sesini duymuyor. Milletimizin derdini hissetmiyor. Aralara büyük duvarlar örüldü. Aralara brandalar çekildi. Aralara mesafeler koyuldu. Sadece kendi çevrelerine bakıyorlar. Sadece birbirlerini dinliyorlar. Sorunun tam da özünde bu var. Oysa şöyle kafalarını kaldırıp da bir baksalar bu ülkede adalet aramayan neredeyse hiç kimsenin kalmadığını görecekler. İnanın Herkes adalet arıyor. Herkes adalet arıyor herkes. Adalet yoksa güven olmaz. Güven yoksa huzur olmaz. Huzur yoksa yatırım da üretim de olmaz. İşte biz bunun için diyoruz ki ekonomi hukukla güçlenir, adaletle ayağa kalkar ve ancak ve ancak güvenle büyür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretmeyen bir ekonomi güçlü olmaz. Sanayisini kaybeden bir ülke kalkınamaz. Tarımını ihmal eden bir ülke yarınlarını koruyamaz. Bugün dönüp baktığımızda karşımıza çıkan tablo ne yazık ki hiç de iç açıcı değil. Yanlış politikaların bedelini artık toplumuz her kesimi ödemeye başladı. İş dünyası kaybetmiş, sanayici kaybetmiş, esnaf kaybetmiş, KOBİ'ler kaybetmiş. Aslında şöyle bakacak olursak vatandaşlarımızın hemen hemen tamamı kaybetmiş. Peki kazanan kim olmuş? Ne yazık ki üretenler değil, alın teriyle çalışanlar değil, kazanan, giderek daralan bir menfaat çevresi olmuş Türkiye'de şu anda. Bugün bu ülkede nüfusun en zengin yüzde 1'i toplam servetin yüzded 40'ına sahip. Diğer tarafta ise nüfusunun tam yarısı, en yoksul yarısı toplam servetten aldığı pay sadece yüzde 4. Bakın Türkiye'de sadece son birkaç yılda 30 milyon doların üzerinde servete sahip olan yani ultra zengin dediğimiz insanların sayısı tam yüzde 95 oranında arttı. Aynı dönemde milyonlarca insan ay sonunun nasıl getireceğini hesaplıyor ülkede şu anda. İnanın bu tablo öyle tesadüf falan değil. Bu tablo küresel krizlerin, savaşlarının sonucu falan da değil. Bu tablo tamamen yanlış kararların, yanlış adımların ve yanlış tercihlerin sonucu. Bu tablo, üretimi ikinci plana atan bir anlayışın sonucu. Bu tablo hukuku zayıflatan bir anlayışın sonucu.</p>

<p><strong>"KAYNAKLAR AYRICALIKLI KESİME DEĞİL, 86 MİLYON İÇİN KULLANILMALI"</strong></p>

<p>Peki bizim anlayışımız ne? Bizim önceliklerimiz neler? Bizim için öncelik rant değil üretim, faiz değil yatırım. Ayrıcalık değil adalet. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkenin meselesi kaynak eksikliği değildir. Bu ülkenin meselesi kaynakların nasıl yönetildiğidir. Bu ülkenin kaynakları var. Şu anda biz Avrupa'nın en büyük topraklarına ve en büyük tarım alanlarına sahibiz. Avrupa'nın en büyük ve en genç nüfusuna sahibiz. Girişimcilerimiz dünyanın her yerinde iş yapmaya hazır, risk almaya hazır. Gözüpek yatırımcılar, girişimciler. Bu ülkenin kaynakları var. Bu ülkenin girişimcisi var.</p>

<p>Mesele ne biliyor musunuz arkadaşlar? Mesele bütün bu imkanların kim için ve nasıl kullanıldığı. Biz kaynakları bir avuç ayrıcalıklı kesim için değil 86 milyon için kullanmak zorundayız. Kamu gücünün ayrıcalık üretmek için değil, fırsat üretmek ve fırsatta eşitliği sağlamak için kullanmak zorundayız. Devleti belli çevrelerin değil milletin devleti haline getirmek zorundayız. Hiç kimsenin kendini dışlanmış hissetmediği, hiç kimsenin emeğinin değersizleşmediği bir düzen mümkündür. Yeter ki adaletli bir yönetim olsun. Yeter ki hakkı yerine getirmenin iradesi açıkça ortaya konsun.</p>

<p></p>

<p><strong>"BRANDALARLA YOKSULLUĞU KAPATAMAZSINIZ"</strong></p>

<p>Bu hafta ülkemiz önemli bir uluslararası organizasyona, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Onlarca ülkenin devlet ve hükümet başkanının Ankara'da bir araya gelmesi, savunma sanayimizin bu denle güçlü bir vitrine sunulması, çıkması, kurulan temaslar, varılan mutabakatlar, bunlar gerçekten hafife alınacak gelişmeler değil. Bu topraklarda dünyanın en kritik güvenlik konularının konuşulmuş, tartışılmış, karara bağlanmış olması önemlidir. Biz bunu ancak takdir ederiz. Bununla da gurur duyarız. Ancak zirve boyunca hepimizi düşündüren bir başka tabloyla da karşı karşıya kaldık. Ankara'da hayat adeta durdu. Yollar kapandı. Esnaf kepeng indirdi. Ticaret durdu. Dükkanlar, taksiciler, minibüsler iş yapamadı. Zararları telafi edecek herhangi bir adım da atılmadı iktidar tarafından. Kendi insanını bir güvenlik riski gibi gören bir anlayış güçlü devlet anlayışı değildir. Güzergahlara brandalar çekildi. Sanki branda çekince Türkiye'nin gerçeklerini saklamak mümkünmüş gibi. Brandalarla yoksulluğu kapatamazsınız. İşsizliği kapatamazsınız. Adaletsizliği, hukuksuzluğu kapatamazsınız. Neyse ki zirve tamamlandı. Konvoylar dağıldı. Uçan uçtu. Umarım artık ülkemizi yönetenler Türkiye'nin gerçek gündemine dönerler. </p>

<p><strong>"NATO'NUN AYĞINA SIFIR ASFALTI SERENLERİN ŞİMDİ MİLLETİN YILLARDIR BEKLEDİĞİ YOLLARI DA TAMAMLAMALI"</strong></p>

<p>Artık zirve bittiğine göre şimdi sıra kendi vatandaşımıza hizmet zamanı. Şimdi sıra Ankaralının, Antalyalının, bu ülkenin dört bir yanındaki vatandaşımızın derdine eğilme zamanı. Buradan Sayın Erdoğan'a da iktidardaki herkese de çağrımdır. NATO'nun ayağına sıfır asfaltı serenlerin şimdi milletin yıllardır beklediği yolları da tamamlaması gerekiyor. Liderler gelecek diye günler içerisinde apar topar çevre düzenlemesi yapanların şimdi tüm Türkiye'de çocukların oynadığı parkları, vatandaşın kullandığı kaldırımları aynı özenle yenilemeleri gerekiyor. Çünkü öncelik millete hizmet. Şimdi aynı özeni kendi insanımıza gösterme zamanı. Bakalım göreceğiz bunlar olacak mı olmayacak mı? Şunun iyi bilmesi lazım. Sadece yabancı liderleri iyi ağırlamakla ülke güçlü olmaz. Güçlü devlet kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlettir. Dünyaya güçlü olmanın yolu asfaltlardan değil önce kendi insanını güçlü kılmaktan, onurlu kılmaktan geçer. Biz biz istiyoruz ki Türkiye hem dünyada sözü dinlenen bir ülke olsun hem de vatandaşının 'devlet benim yanımda' dediği bir ülke olsun. Hedefimiz bu. Dışarıda saygın olacağız, içeride adil. Dışarıda güçlü olacağız, içeride şeffaf.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'NİN ÇIKIŞI, ÇÖZÜM ANCAK VE ANCAK YENİ BİR ALTERNATİF İNŞASIYLA MÜMKÜN"</strong></p>

<p>2017'de başkanlık sistemine geçilmesiyle beraber Türkiye'de siyaset iki kutuptan ibaret bir şekle getirilmeye çalışılıyor. Bu durum hem iktidarın işine geliyor hem de muhalefettekilerinin bazılarının işine geliyor bu iki kutuplu siyaset. Ancak 10 yıl oldu. Bu iki kutuplu siyaset vatandaşlarımız için bir fayda üretmedi, üretmiyor. Eskiden çok sayıda siyasi parti seçime girerdi ve seçim sonuçlarına göre, meclis aretine göre ya tek başına iktidar olurdu siyasi partiler ya koalisyonlar olurdu. Ama şimdi bu 50 artı 1 ister istemez insanların bilinçaltında bir iki kutup çağrışımı yapıyor. Bunu da şu andaki iktidar sonuna kadar kullanıyor. İki kutuplu siyaset işlerine geliyor. Bir iktidar tarafında tekel olsun, bir de muhalefette tekel olsun isteyenler de var muhalefet tarafında. Onun da farkındayız. Ancak arkadaşlar Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Biz bunun ilk adımını geçen sene ocak ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Yeni Yol grubunu kurarak attık. Üç parti bir araya geldik ve gerçekten Meclis'teki altı gruptan birisi olarak Yeni Yol grubumuz çok iyi iş çıkarıyor. Yani gerçekten muhalefet nasıl yapılır, milletin menfaati nasıl konulur? Yeni Yol grubu ortaya koymuş durumda.</p>

<p>Daha sonra Saadet Partisi ile ortak programlar yapmaya başladık. Türkiye buluşmalarını gerçekleştirmeye başladık. İşte bugün sizlerle beraber bu ikincisini burada bu salonda gerçekleştiriyoruz. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz. Biz sadece iktidar, iktidar diyenlerden değiliz. Biz Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talibiz. Ülkemizi hak ettiği standartlara getirmeye talibiz. Çünkü görüyoruz mevcut anlayışla olmadı, olmuyor. Olmayacak. Deniyorlar, olmuyor. İsrar ettiler, olmuyor. Daha kötüye, daha kötüye, daha kötüye gidiyoruz pek çok alanda. Ancak bizim milletimizden en büyük ricamız, sizlerden en büyük ricamız bu büyük ve güzel ülke asla ama asla umudu kesmeyin. Çünkü biliyoruz doğru kadrolarla, doğru politikalarla Türkiye çok kısa bir sürede yeniden ayağa kalkar. Koşmaya başlar. Bu millet yeniden üretir, yeniden başarır. Allah'ın izniyle biz bunu hep birlikte başaracağız."</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="18387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bir açılışta fenalaştığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, eski Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda katıldığı bir etkinlik sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Erhürman’ın düşük tansiyona bağlı bir sağlık sorunu yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, tedbir amacıyla Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Servisi’ne kaldırılan Erhürman’ın genel sağlık durumunun iyi olduğu, doktor gözetiminde bir gece müşahede altında tutuldu ve bazı tetkikler yapıldı.</p>

<p>Gözlem sürecinin tamamlanmasının ardından Tufan Erhürman, sabah saatlerinde taburcu edildi.</p>

<p>Erhürman’ın bir süre evinde istirahat edeceği öğrenildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-eadc5c316c35f601c37fe849fe88a509-448804.webp" type="image/jpeg" length="34002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, "Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, "Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler" ifadesini kullandı.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gazeteci Ünsal Ünlü'nün youtube kanalında katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, NATO Zirvesi'ne ilişkin olarak, "Türkiye'de yapılması önemli. NATO üyesi olmakla NATO'cu olmayı birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Çok NATO'cu olmamak lazım. Trump'ın NATO'nun gündemini de çalmasıyla, hükümeti çok fazla NATO'cu, Trump'çı ve öz güvensiz buluyorum. Adam Türkiye'ye geldi, komşu ülkemize, Müslüman bir ülkeye savaş açtı, ateşkesi bitirdi ve saldırı emri verdi. Bir gün bile sabredemedi İran'a saldırmak için" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bize ayrılan kötülüğün sonuna geldiğimizi düşünmüyorum. Her şey olabilir. Belli kararların arefesindeyiz ya, kararları verirken rasyonel davranmanın önüne geçecek birtakım duyguları köpürtmeye, korku, endişe, kaygıyı köpürtmeye çalışıyorlar diye hissediyorum. Bizim verdiğimiz karardan sonra bizimle birlikte davranacak herkese de aynı olumsuz duyguları nakletmeye çalışıyorlar diye düşünüyorum. Onların tercih ettikleri lider, onlar için risksiz, Türkiye için de ümitsiz biri olmuş oluyor. Bana onu teklif ettiler, ben istemedim.</p>

<p>19 Mart'tan bir gün önce diplomayı iptal ettiler. Hedefe kilitlenmiş, bütün silahları tek elden kullanıyor. Bir tarafta üniversite, bir tarafta İdare Mahkemesi, öbür tarafta yargılama. Aynı kişi aynı anda hem casus, hem terörist, hem yolsuz, hem hırsız, hem ahlaksız. Bunların hepsini bir kişiye söylüyorsan, sen o kişiden çok korkuyorsun demektir. DİSK ana davasında 136 gün savunma yapıldı. Abdullah Başkan, 21 gün aralıksız savunma yaptı. Kenan Evren yargısının DİSK yöneticilerinden esirgemediği savunma hakkını Recep Tayyip Erdoğan yargısı Ekrem İmamoğlu'ndan esirgiyor. Bırak savunsun kendini. 18 aydır üstünde tepinecekler, her akşam 21 metrekarelik hücrende sabırla bekleyeceksin, bir gün savunma yapacaksın diye.</p>

<p><strong>"YENİYİ ARAMA SÜRECİNDEYİZ"</strong></p>

<p>Bir tarihi kararlaştırmadık o yüzden söylememek lazımdır. Herkesle bunları konuşup da mutabakata varıp da netleşip tamamdır demedik, o nedenle milletvekili sayısı söylememek lazım. Yeniyi arama sürecindeyiz. Arama sürecindeyiz sonuçta. Adli tatilden önce, olumlu bir karar olması Türkiye'yi çok rahatlatır. İhtimal dahilindedir ama inanılmaz baskıların olduğu bir süreçteyiz, görüyoruz. Adli tatil oldu, bu iş olmadı, deadline o gündür, düğmeye basıyoruz demiyorum. Ama şunu söylüyorum: Bazı düğmelere de önden bastık. Şimdiden bazı çalışmaları yapıyoruz. Mevcut bir partiyi dönüştürmek de baskın seçime karşı lazımdır, o konuda da çalışmalar yapıyoruz. Çalışma yapmıyor değiliz. Son kararı hem milletvekillerimizle, aklına fikrine güvendiğimiz çok sayıda arkadaşımızla, milletle vereceğiz. CHP'de kalma noktasındaki hukuk mücadelesi ve siyasi mücadelede artık orda kalmak, bizden umudu olanlara ve Türkiye'ye kaybettirme noktasına geliyorsa, oradan ayrıldığımızda yeni bir parti kurulacak.</p>

<p><strong>"O SEL BİZE CESARET TELKİN EDİYOR, KARARLILIK TELKİN EDİYOR"</strong></p>

<p>Butlan kararı akıl alır bir karar değil. Binaya geldiler, Atatürk'ün emanetine polisle girdiler. Kamuoyu araştırmalarına bakıyoruz. Yüzde 20 partide devam et diyor, yüzde 80 yeni bir oluşum diyor. Benim görevim hukuken her şeyi yapmak ve yaptığıma insanları inandırmak. Yapılacak bir şey kalmadıysa da atılması gereken adımları atmak. Sokakta coşkun akan bir sel var. O selin Ekrem Bey'in de umudu, Türkiye'nin de umudu, Mansur Bey'in de güvencesi olduğunu görmek lazım. O selin benim yüzü suyu hürmetime akıyor gibi bir şeye girecek halim yok. Ama o selin önünde ben de duramam artık. O sel, bize cesaret telkin ediyor, kararlılık telkin ediyor. Binlerin, on binlerin duygusunu ortaklaştırmak ve bir yerde tutmak benim görevim, erken ya da geç olmaması gerekiyor. Yeterince sabırla mücadele etmek de çok da gecikmeden harekete geçmek de sokağın beklentisi. Bunun denge noktası önemli. Doğru aday kimse onu aday gösteririm, hiç bunda tereddüt etmem. Ankete baktık, kazanacak bir garanti adayı gördüm. Onun üstüne kendimle ilgili hayal kurmak, düş kurmak aklımın ucundan geçirmem. Doğru adayın belirlenmesi, rejimin kurtarılması lazım. Tekrar demokrasiye döndükten sonra herkes kendi hevesine göre niyeti neyse onu yapsın. </p>

<p><strong>"BİZE GÜVENSİNLER"</strong></p>

<p>Dokunulmazlıkları dönem sonuna bırakmak demokratik geleneğimizde var. Rakibinden korkup Ekrem İmamoğlu'na saldıran, genel başkansız bırakayım bu hareketi diye saldırır mı, saldırır. Ama akan seli artırır. Ben bu sokağı tanıyorsam, gecikilen bir şey yok, endişe etmesinler. Bu sorumluluğun birinde olması lazım, bende. Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz.png" type="image/jpeg" length="96428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu davasında ara karar: Tahliyeler var]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması davasında ara karar açıklandı. Belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, 2 sanığın tahliyesine karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı.</p>

<p>Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Tanju Özcan, Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis üyesi Cihan Tutal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.</p>

<p>Davanın duruşmasının beşinci gününde, tutuklu sanıklar Cihan Tutal, Tanju Özcan, Süleyman Can, Naim Ayhan, Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ile avukatlarının cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanları alındı.</p>

<p><strong>ARA KARAR</strong></p>

<p>Duruşmaya verilen aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can'ın tutukluluk halinin devamına, Naim Ayhan ve Cihan Tutal'ın ise tahliyesine karar verdi.</p>

<p>Heyet, tutuksuz sanıklar Belediye Meclis üyesi A.D. ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B'ye uygulanan adli kontrol tedbir kararlarının, yurt dışına çıkış yasağı hariç kaldırılmasına hükmetti.</p>

<p>Duruşma, 7 Eylül'e ertelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖZCAN KARARA İTİRAZ EDECEK</strong></p>

<p>Duruşmanın tamamlanmasının ardından Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, gazetecilere açıklama yaptı. Atalay, mağdurların hiçbirinin zarara uğramadığını savunarak, “Bu davada gördük ki mağdur sıfatıyla çağrılan kişilerin hiçbirinin zararı olmadığı ifade edildi. Hiçbiri şikayetçi değil. Her ne kadar bu suçlar şikayete tabi değilse de bu suçtan hiç kimsenin zarar görmemiş olması, hiç kimsenin kurban dolandırıcılığı adı altında bir zarara uğramamış olmasına rağmen mahkeme, gerekçesini bilemediğimiz, biraz sonra belki bir iki gün sonra öğreneceğimiz gerekçeyle sanıkların tutuklarının, tutukluluğunun devamına karar verdi. Bu kararı ben hukuki bulmuyorum. Mahkemenin kararına saygı göstermekle birlikte sanıkların tutuklanmasını, tutukluğun sürdürülmesini gerektiren hiçbir neden göremiyorum dosyada. Umuyorum en kısa zamanda Sayın Tanju Özcan ve belediye çalışanlarımız tahliye olacaktır. En kısa zamanda bunu bekliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MERAL ÖZCAN: EŞİMLE VE ARKADAŞLARIYLA GURUR DUYUYORUM</strong></p>

<p>Tanju Özcan’ın eşi Meral Özcan ise, eşiyle gurur duyduğunu belirterek, “Aylardır susuyorum, kendimi çok zor tutuyorum ama bu kadar haksızlığı kabul etmiyorum. Tanju Özcan suçsuzdur, arkadaşları suçsuzdur. Ve gerçekten şunu gördüm ki insanlar görmesin, duymasın diye insanları içeriye almadılar. Eğer bu halka açık, Türkiye'ye açık bir dava olsaydı gerçekten herkes başkanıyla, çalışanlarıyla gurur duyardı. Ben eşimle ve arkadaşlarıyla gurur duyuyorum. Çok şükür ki asla bir hile, bir hurda, bir zimmetine para geçirme, bir şantaj, asla böyle bir şey yok. Herkes gönül rahatlığıyla inanabilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/tanju-ozcan-bu-davanin-ana-yemegi-benim-ccbr.webp" type="image/jpeg" length="82089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şair Ahmet Telli hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şair Ahmet Telli hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk edebiyatının usta şairlerinden Ahmet Telli hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir süredir hastanede tedavi gören Telli'nin geçtiğimiz günlerde entübe edildiği, 78'liler Federasyonu tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Aylardır tedavi altında bulunan usta şairin yaşamını yitirdiği öğrenildi.</p>

<p>Şiirleri ve edebiyat alanındaki üretimleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Ahmet Telli, çağdaş Türk şiirinin önemli isimleri arasında gösteriliyordu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/images-29.webp" type="image/jpeg" length="14702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="98359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="98087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="75950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="54020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="30048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="66772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="84459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="62016"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
