<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 10:35:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kayıp olarak aranıyordu! Antrenörün cezaevinde olduğu ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kayip-olarak-araniyordu-antrenorun-cezaevinde-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kayip-olarak-araniyordu-antrenorun-cezaevinde-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Kayıp" olarak aranan İngiliz atletizm antrenörü Leon Baptiste'in, reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan mayıs ayında Marakeş'te gözaltına alındığı, yargılandığı Fas makamlarınca doğrulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BBC Sport'un haberine göre; 41 yaşındaki eski altın madalyalı sporcu, mayıs ayında Marakeş'te gözaltına alındı. Baptiste, ardından suçlu bulunarak mahkûm edildi ve Al-Oudaya Cezaevi'ne konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="2142141242" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/2142141242.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" / height="720"></p>

<p>Antrenör ilk olarak 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza, temyiz sürecinde 8 aya indirildi. Fas yasalarına göre 18 yaşın altındaki kişiler reşit sayılmıyor.</p>

<p>Fas Başsavcılığı sözcüsü de cezayı ve mahkûmiyet gerekçesini doğruladı. Sözcü, "İngiliz vatandaşı, adli bir davaya karışması nedeniyle aleyhinde verilen mahkeme kararının ardından şu anda Marakeş'teki yerel cezaevinde hapis cezasını çekmektedir" açıklamasını yaptı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kayip-olarak-araniyordu-antrenorun-cezaevinde-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/akil-almaz-olay-ic-camasirina-emdirip-cezaevine-sokmuslar-eweu.webp" type="image/jpeg" length="61582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pervin Buldan, Abdullah Öcalan'a verilecek resmi görevi duyurdu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/pervin-buldan-abdullah-ocalana-verilecek-resmi-gorevi-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/pervin-buldan-abdullah-ocalana-verilecek-resmi-gorevi-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Partili Pervin Buldan, "Alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Öcalan gelişleri organize de edecek." açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan ile hapis yatan Veysi Aktaş, medya temsilcileriyle Taksim'de bir otelde çözüm sürecinde gelinen aşamaları ve "çerçeve yasa"nın ortaya çıkardığı yeni durumu değerlendirdi.</p>

<p><strong>ÇERÇEVE YASA İLE 4 BİN TUTUKLU SERBEST KALACAK</strong></p>

<p>Faik Erol, "çerçeve yasa"yla yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini söyledi. Erol, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkileneceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"YÜZBİNLERCE İNSANIN HAYATINA DOKUNACAK"</strong></p>

<p>Erol, “75 bin siyasi dosya demek neredeyse Türkiye'deki dosyaların sayısal kalabalıklığını da düşünürsek, yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir yasa niteliği taşıyor. Fakat sadece bundan ibaret değil. Yasanın kendi içinde ihtiva ettiği kurullar meselesi var. Bu kurullarla aynı zamanda hem İmralı'da Sayın Öcalan'ın süreci daha iyi yönetebileceği, daha iyi geliştirebileceği koşulların ortaya çıkması imkanını sağlıyor. Aynı zamanda yasa içeriğindeki pek çok düzenlemeyle ilerleyen dönemde bir bütün olarak bu sorundan etkilenmiş herkesi kapsayabilecek bir potansiyele ulaşma ihtimali taşıyor“ dedi.</p>

<p><strong>"O KAPIYA YÜKLENECEĞİZ"</strong></p>

<p><strong>Yasayı bir kapının aralanması olarak da değerlendiren Erol şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız. Ve bu açılacak olan kapı, yasanın pratik olarak uygulanma sürecinin aynı zamanda hem Kürt sorununun çözümü hem de demokratikleşme noktasındaki reformlarla paralel ilerlemesine gerektiriyor. Yani esasen siyasi öngörümüz ve siyasi ajandamız bunun üzerine kuruludur.</p>

<p>“BUNUN KOLAY BİR SÜREÇ OLMAYACAĞINI BİLİYORUZ”<br />
Bunu demokrasi çarkının dönüşü olarak da ifade edebiliriz. Bizim açımızdan açılan kapının asıl önemli niteliği budur. Bununla birlikte yeni bir sürece girme arayışındayız ve çabasındayız. Bunun siyasal mücadelesini geliştirme iddiasındayız. Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz. Fakat bu noktada en azından bugüne kadar ki ortaya çıkan demokratik dinamikler, bu ülkenin demokratik dinamikleri hep birlikte bunu gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğumuzu düşünüyorum.”</p>

<p><strong>BULDAN: YASANIN ÇIKACAĞI GÜNÜN SABAHI TASLAĞI GÖRDÜK</strong></p>

<p>Buldan ise yasa için çok uğraştıklarını ifade ederek, "Başından beri hep yasayı görmek istedik, Sayın Öcalan'a götürmek istedik ama bu gerçekleşmedi. Biz Sayın Öcalan'la en son yaptığımız görüşmede yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yasaya nasıl yaklaşıldığına dair görüşlerimizi ifade ettik ve onun görüşlerini, önerilerini aldık. Ama iktidarla, AKP'nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkacağı günün bir gün öncesi arkadaşlarımız bir araya geldiler ve biz ertesi gün yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik” diye konuştu.</p>

<p><img alt="O2-131" height="404" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/o2-131.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>ÖCALAN ÇERÇEVE YASA İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYOR?</strong></p>

<p><strong>Buldan, Öcalan’ın yasayla ilgili görüşünü ise şu sözlerle anlattı:</strong></p>

<p>“Son yaptığımız görüşmede yasaya nasıl yaklaştığına dair şunu hep söyledi; ‘Ben kavramlara çok takılmıyorum. Bizim için önemli olan bu yasanın çıkması. Kavramları bir kenara bırakalım. Evet bunun mücadelesini vereceğiz tabii ki. Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur. Bu kabuğu ya da bu kök yasayı nasıl geliştireceğimizi, nasıl bunun mücadelesini vereceğimizi elbette ki daha sonraki dönemlerde, süreçlerde tartışacağız. Ama ben bu aşamaya gelmesi konusunda büyük bir çaba sarf ettim ve tek kişilik bir satranç oynadım’ dedi. Bu kelime tamamıyla kendisine aittir. Bu tek kişilik satrançta elbette ki zorlandığı zamanlar oldu biz bunu biliyoruz ama hep meselenin pozitif yanına baktı. Artık silahlı mücadelenin bittiği ve siyasal bir mücadelenin devreye gireceği bir zaman dilimini örmeye çalıştı. Bunu hayata geçirmeye çalıştı."</p>

<p><strong>“ARTIK BARIŞA DAHA YAKIN BİR DÖNEM”</strong></p>

<p>Daha önce yaşanan süreçlerle şimdiki süreci de karşılaştıran Buldan, “O dönemle bu dönemi kıyasladığımız zaman bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim. Çünkü 2013-2015 döneminde siyaseten herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Örneğin; MHP lideri Sayın Bahçeli'nin o süreçteki çıkışları, açıklamaları, sürece karşı duruşu belki de sürecin sonlanmasına vesile oldu ama bu dönem, Sayın Bahçeli'nin de bu konudaki çabalarını, katkılarını takdir eden bir yerden görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda emeğinin çok olduğunu ifade etmek istiyorum ve her zaman sürece pozitif yönden baktığını da belirtmek isterim” dedi.</p>

<p><strong>“SİLAHSIZLANMA VE SİYASALLAŞMA KURULU”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çıkan yasayla birlikte bazı kurulların oluşması gerektiğine dikkati çeken Buldan, kurullarda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi. 24 Ağustos tarihinde bir üst kurul kurulacağını ve bu kurulun ilk toplantısını gerçekleştireceğini açıklayan Buldan, “Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim” diye konuştu.</p>

<p><strong>SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE FİGEN YÜKSEKDAĞ TAHLİYE EDİLECEK Mİ?</strong></p>

<p>AYM ve AHİM kararlarının bir an önce uygulanmasına dair görüşlerini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattığını açıklayan Buldan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi isimlerin yer aldığı tutukluların teyit tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerinin gerçekleşeceğini düşündüklerini belirtti.</p>

<p>DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatan Buldan, "Esas kongre bu değil. Esas kongre muhtemelen Nevruz öncesi olur diye tahmin ediyoruz. Tam tarih belli değil ama 6 Eylül’de yapılacak kongre yasal zorunluluktan dolayı yapılacak olan bir formalite kongre. Ondan sonra yeni bir hazırlık yapılacak. Bu hazırlıkta Sayın Öcalan yeni bir partiden söz ediyor. Hem tüzük hem program hem kadro değişikliği. Bütün bunların hepsinin içerisinde yer aldığı yeni bir yapılanma, yeni bir hareket olacak. Bu yeni hareket 6 Eylül’deki kongreden sonra çalışmalarına başlayacak” dedi.</p>

<p><strong>VEYSİ AKTAŞ: ÖNEMLİ BİR EŞİK ATLATILDI</strong></p>

<p>Buldan'ın ardından uzun yıllar Öcalan'la birlikte hapis yatan ve basın davetinde "İmralı Sekreteryası" olarak yer alan Veysi Aktaş söz aldı. Aktaş sürecin nasıl geliştiğini su sözlerle anlattı:</p>

<p>“Geçen yıl, silahların yakılması meselesinde bu komisyonun oluşması gerekiyordu. Fakat o komisyonun oluşturulması geciktirildi. Şu an tartışılan 'çerçeve yasa' aslında ekimde çıkması gerekiyordu. Yani bir türlü aşılamayan bir eşik durumu vardı. Bu yüzden asıl temel soruna bir türlü inilemiyordu, mesafe alınamıyordu. Fakat 10 Ağustos’ta meclisten geçmesinden sonra Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı. Yeni bir hukuki zemin oluşturuldu.</p>

<p><strong>“İLK KEZ SİYASİ İRADE ÖCALAN’IN STATÜSÜNÜ KABUL ETMİŞ OLDU”</strong></p>

<p>Bana göre Türkiye’nin en tarihi anlarından biridir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da Sayın Öcalan’ın statüsüne dönük açıklaması da çok değerli bir açıklamaydı. İlk kez siyasi irade Sayın Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu. Bu eşik bir türlü aşılamadığı için diyalogdan müzakere aşamasına bir türlü geçilemiyordu. Bu aşamadan sonrası artık müzakere aşamasıdır.</p>

<p>Bu sürecin üç aşaması var. İlk adım 'çerçeve yasa' ya da kök yasa olarak ifade edilen süreçti. Bu aşıldı, şimdi demokratikleştirme sürecine geçildi. Cumhuriyetin demokratikleşmesine dönük müzakereler geliştirilecek. Bu uzunca bir zaman da alabilir. Bu süreçten sonrası da bir anlamda bizim demokratik toplum örgütlenmemiz, cumhuriyetin demokratikleşmesi, demokratik toplumun demokratik cumhuriyete entegrasyonu, sürecin yeni bir anayasayla yeni bir toplumsal sözleşmenin şekillenmesi sonucunu verecek. Böyle üç aşamadan oluşan bir süreçtir."</p>

<p>Sürecin topluma tamamen kapalı olmaması gerektiğini söyleyen Aktaş, barışın da sürecin de toplumsallaşması gerektiği ancak kalıcı barışın bu şekilde sağlanabileceğini belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/pervin-buldan-abdullah-ocalana-verilecek-resmi-gorevi-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/ocalan-31.jpg" type="image/jpeg" length="26701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiftçi borç batağında: 'Aralık ayında icralar çoğalır']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ciftci-borc-bataginda-aralik-ayinda-icralar-cogalir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ciftci-borc-bataginda-aralik-ayinda-icralar-cogalir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’da üzüm üreticileri artan maliyetler ve açıklanmayan taban fiyat nedeniyle zor günler geçiriyor. Üreticiler, üzümün en az 120 liradan satılması gerektiğini belirtirken, borç yüküne dikkat çeken bir çiftçi “Aralık ayında icralar çoğalır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa Ahmetli’de üzüm üreticilerini ziyaret etti. Bir üretici, TMO'nun hala fiyat açıklamamasına tepki göstererek, “Biz deniz kenarından yazlık ev istemiyoruz, son model araba da istemiyoruz. Çarkımızı çevirelim kimseye muhtaç olmayalım istiyoruz. Babam 30 dönüm bağ ile 7 çocuğa bakmış ama biz 2 tane çocuğa bakamıyoruz” dedi. Öğretmen olduğunu belirten bir diğer üretici ise, “Öğretmen gelirim olmasa burası zarar. Buranın giderlerini ben maaşımdan karşılıyorum” ifadesini kullandı.</p>

<p>YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’nın Ahmetli ilçesinde üzüm üreticilerini ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) taban fiyatı açıklamaması ve artan girdi maliyetlerinden yakındı.</p>

<p><strong>“ÜZÜM FİYATI 140-150 LİRA OLURSA EMEĞİ KURTARIR”</strong></p>

<p>Bir çiftçi, “Geçen sene 35-40 lira mazot yakıyorduk bu sene neredeyse 100 liraya geldi. Geçen yıldan bu yana mazota yüzde 100 zam geldi. Üzüm fiyatı 140-150 lira olursa emeği kurtarır. Yoksa mümkün değil. İşimiz çok zor. Üzümü ayırıyor, yüzde 7 fire var diyor. Fiyatı 120 lira da açıklasa verdiği fireden dolayı senin üzüm yine 80 liraya düşüyor” dedi.</p>

<p><strong>“ARALIK AYINDA İCRALAR ÇOĞALIR, ÇİFTÇİLERİN YÜZDE 95 BORÇLU”</strong></p>

<p>Sadece kimseye muhtaç olmamak istediklerini belirten bir diğer üretici ise “Biz deniz kenarından yazlık ev istemiyoruz, son model araba da istemiyoruz. Çarkımızı çevirelim kimseye muhtaç olmayalım istiyoruz. Babamız bu yerleri bize bıraktı bizde çocuklarımıza bırakalım istiyoruz, tek mevzu bu. Bu bağcılık böyle gitmez. Üzüm sergide, fiyatı bilmiyoruz, boşluktayız. 30 dönüm yerim var 750 bin lira masrafım var. Üzümün en ölü fiyatının 120 lira olması lazım. 100 kiloda 17 kilo fire veriyorlar. Artı üzümün 9 numaraysa 7-8 yapıyor. 120 liralık üzüm yine 80-90 liraya denk geliyor. Hanımım emekli olsa bugün bırakacağım bu işi. 60 yaşındayım, 10 yaşından beri bu piyasadayım, dedemden bağcıyız. Babam 30 dönüm bağ ile 7 çocuğa bakmış ama biz 2 tane çocuğa bakamıyoruz o durumdayız. Aralık ayında icralar çoğalır, çiftçilerin yüzde 95 borçlu” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“80-90 LİRALARDA ÜZÜM FİYATI OLURSA ÜRETİCİ YANDI, BATAR. EN AZINDAN 120 LİRANIN ÇİFTÇİNİN ELİNE GEÇMESİ LAZIM”</strong></p>

<p>Üzüm fiyatı için TMO’dan beklentilerini dile getiren bir çiftçi ise, “Bin 500, bin 750 lira yevmiye, mazot 80 lira olmuş, gübre, ilaç derken vallahi şaşırdık. Üzüm şu fiyatta olursa yılbaşında ortalık arazi satandan geçilmez. Yani 80-90 lira üzüm fiyatı kurtarmaz” sözleriyle dert yandı.<br />
Üzüm üreticisinin günlük giderine dikkat çeken bir diğer üretici, “En düşük 30 bin liraya denk geliyor. 80-90 liralarda üzüm fiyatı olursa üretici yandı, batar. En azından 120 liranın çiftçinin eline geçmesi lazım” diye konuştu.</p>

<p><strong>“PAZARA ÇIKTIĞIMIZ ZAMAN ÇANTA DOLMUYOR”</strong></p>

<p>Günlük yevmiyesiyle pazar, market ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını söyleyen bir kadı işçi, “Üzümler güzel ama fiyat iyi değil. Birde ilaçlar çok pahalı. Eskiden düğün yapılıyordu, ev alınıyordu. Şimdi 30-40 dönüm yer var girdiğin kapıdan anca çıkıyorsun. Kirlendiğimizle kalıyoruz. Tüccarlar seviniyor, bizim gibi ameleler ise sürünüyor. Sabah 5 buçukta evden çıkıyorum, 6’da iş başı yapıyoruz, öğlen 2’de de bırakıyoruz. Bin 500 lira kazancımı markette çocuğuma yetiremiyorum. Kendin evde soğan, patates kavurur yersin ama çocuk dışarı da gördüğü her şeyi istiyor” dedi.</p>

<p>Bir diğer işçide yine Başevirgen’e pazar filesini dolduramamaktan yana dert yandı. İşçi, “Üzüm iyi ama mazot, benzin, gübre, bunlar aldı başını gidiyor. Üzümün 140-150 liradan aşağı olmaması lazım. Pazara çıktığımız zaman çanta dolmuyor. Eskiden 700-800 lirayla pazara gidiyorduk, aldıklarımız pazar arabasından taşıyordu. Şimdi her şeyin kilosu 150 lira olmuş. 3 parça bir şey alıyorsun elinde para kalmıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“ÖĞRETMEN GELİRİM OLMASA BURASI ZARAR, BURANIN GİDERLERİNİ MAAŞIMDAN KARŞILIYORUM”</strong></p>

<p>Babasının 3 çocuğunu okutup evlendirdiği bağdan, gelinen noktada bağın giderleri için maaşından harcamak zorunda olduğunu söyleyen bir üretici ise “Bağ aileden, ben devam ettiriyorum ama oğlumu buraya yönlendirmiyorum. Babam 15 dönüm yerle 3 tane çocuk okuttu, beni evlendirdi, kardeşlerimin düğününü yaptı. Ama ben öğretmenim, öğretmen gelirim olmasa burası zarar. Daha ben maaşımdan karşılıyorum buranın giderlerini” diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ciftci-borc-bataginda-aralik-ayinda-icralar-cogalir</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/241142124.jpg" type="image/jpeg" length="31208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde deprem hareketliliği sürüyor!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/marmara-denizinde-deprem-hareketliligi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/marmara-denizinde-deprem-hareketliligi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde Adalar ve Yalova açıkları merkezli art arda sarsıntılar kaydedildi. AFAD ve Kandilli Rasathanesi, 20 Ağustos'a ait son deprem verilerini paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle deprem hareketliliği yakından takip ediliyor. Sarsıntı hisseden vatandaşlar, “Son dakika deprem oldu mu?”, “Az önce deprem mi oldu?” ve “20 Ağustos 2026'da nerede deprem meydana geldi?” gibi soruların yanıtlarını araştırıyor.</p>

<p>AFAD ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, Türkiye ile çevresindeki bölgelerde meydana gelen sismik hareketleri takip ederek güncel deprem verilerini kamuoyuyla paylaşıyor.</p>

<p><strong>MARMARA'DA ARKA ARKAYA SARSINTILAR</strong></p>

<p>20 Ağustos 2026 Perşembe günü açıklanan güncel verilere göre, Marmara Denizi'nde sabah saatlerinde art arda küçük ölçekli depremler kaydedildi. Sarsıntıların özellikle İstanbul Adalar ve Yalova açıklarında yoğunlaştığı görüldü.</p>

<p><strong>KAYDEDİLEN DEPREMLER</strong></p>

<p><strong>Günün öne çıkan sismik hareketleri şu şekilde sıralandı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>08.57: Yalova açıklarında, Marmara Denizi'nde 1,4 büyüklüğünde sarsıntı meydana geldi.<br />
08.47: Yalova Çınarcık açıklarında 1,3 büyüklüğünde deprem kaydedildi.<br />
08.14: İstanbul Adalar merkezli 1,7 büyüklüğünde sarsıntı ölçüldü.<br />
05.40: İstanbul Adalar'da 2,9 büyüklüğünde deprem gerçekleşti.<br />
03.33: İstanbul Adalar merkezli 2,7 büyüklüğünde sarsıntı kayıtlara geçti.</p>

<p>AFAD'ın anlık deprem haritasında da Marmara Denizi'nde, özellikle İstanbul açıklarında çok sayıda küçük ölçekli sismik hareketlilik yer aldı.</p>

<p><strong>ADALAR'DA DÜN AKŞAM DA İKİ DEPREM MEYDANA GELDİ</strong></p>

<p>Marmara'daki hareketlilik 19 Ağustos akşamında da sürdü. Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan verilere göre, Adalar'da saat 17.33'te 2,3, saat 17.43'te ise 3,2 büyüklüğünde iki ayrı deprem kaydedildi.</p>

<p>Marmara Denizi'nde son günlerde meydana gelen küçük ölçekli sarsıntılar, bölgedeki deprem hareketliliğinin vatandaşlar tarafından daha yakından takip edilmesine neden oldu.</p>

<p></p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/marmara-denizinde-deprem-hareketliligi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/deprem-77.jpg" type="image/jpeg" length="46264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'la da adı anılmıştı! Marcus Rashford'dan iddialara sert tepki]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayla-da-adi-anilmisti-marcus-rashforddan-iddialara-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayla-da-adi-anilmisti-marcus-rashforddan-iddialara-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manchester United'ın yıldızı Marcus Rashford, Gary Neville'ın kendisi hakkında konuşmasına tepki gösterdi. İngiliz futbolcu, artık adının her gün gündeme getirilmeden futboluna odaklanmak istediğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manchester United'ın yıldızı Marcus Rashford, eski takım arkadaşı Gary Neville'ın kendisi hakkında konuşmaya çalışmasına sosyal medya üzerinden tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Neville, Jamie Carragher ile birlikte yer aldığı Stick to Football podcastinde Rashford hakkında konuşmak istedi. Ancak Carragher, konunun sürekli gündeme gelmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</p>

<p>Carragher, "Rashford'dan bahsetmeden bir podcast yapabilir miyiz? Bırak artık. Trent ve Rashford meselesi gibi. Podcastin küçük bir bölümü haline geldi. Ya Trent ya da Rashford." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rashford ise bu kesiti sosyal medya hesabından paylaşarak Carragher'a teşekkür etti ve artık futboluna odaklanmak istediğini belirtti.</p>

<p>28 yaşındaki futbolcu, "Teşekkürler Jamie. Her gün ismimden bahsedilmeden kafamı toparlayıp futbol oynamak harika olurdu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geçtiğimiz sezonu Barcelona'da kiralık olarak geçiren ve Katalan ekibiyle LaLiga şampiyonluğu yaşayan Rashford'un Manchester United'da kalması bekleniyor.</p>

<p>Rashford'un cumartesi günü Hull City karşısında oynanacak Premier Lig'in açılış maçında forma giyme ihtimali bulunuyor.</p>

<p>Manchester United'ın sezon öncesinde Milan'la oynanan hazırlık maçının ardından konuşan takım arkadaşı Harry Maguire da Rashford'un takımda kalmasını istediğini söylemişti.</p>

<p>Maguire, İngiliz yıldızın Manchester United için "büyük bir değer" olduğunu ve rakipler için "büyük bir tehdit" oluşturduğunu ifade etmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayla-da-adi-anilmisti-marcus-rashforddan-iddialara-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/marcus-rashford42124.jpg" type="image/jpeg" length="67228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmail Kartal’ın 'profesör' dediği kişiyle ilgili dikkat çeken iddia!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ismail-kartalin-profesor-dedigi-kisiyle-ilgili-dikkat-ceken-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ismail-kartalin-profesor-dedigi-kisiyle-ilgili-dikkat-ceken-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Selim Kul, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın daha önce “profesör” olarak tanıttığı kişiyle ilgili dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Kul, söz konusu kişinin doktora öğrencisi olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe teknik direktörü İsmail Kartal'ın daha önce "profesör" olarak tanıttığı kişinin doktora öğrencisi olduğu iddia edildi.</p>

<p>HT Spor yayınında konuşan gazeteci Ahmet Selim Kul, İsmail Kartal'ın teknik heyetindeki bazı isimlerin görevlendirilme biçimine ilişkin de iddialarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kul, "profesör" olarak tanıtılan kişinin teknik heyette yer alan İsmail Kartal'ın oğlu Emre Kartal'ın arkadaşı olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Ahmet Selim Kul, şunları söyledi: "İlk gün söyledim ben. İsmail Kartal'ın heyeti geliştirilmeli, dedim. Yani hocanın... Normalde bir haberin büyümesi gerekirdi de Türkiye'de haber okuma da kalmadığı için çok üzerinde durulmadı... İsmail</p>

<p>Hoca'nın ‘profesör’ dediği kişi ne çıktı, biliyor musunuz? Doktora öğrencisi. Doktora öğrencisi çıktı. İsmail Hoca, ‘Profesör’ dedi ya! Ve bunların hepsi, ‘Ya ne olacak, görmezden gel’ oldu. Fenerbahçe teknik direktörü canlı yayına çıkıyor, ‘Benim ekibimde profesör var’ diyor. Bakıyoruz üniversiteye, araştırma yapıyoruz; doktora öğrencisi çıkıyor!"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ismail-kartalin-profesor-dedigi-kisiyle-ilgili-dikkat-ceken-iddia</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/ismail-kartal24421.jpg" type="image/jpeg" length="16514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP’nin eski milletvekili Mustafa Verkaya yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mhpnin-eski-milletvekili-mustafa-verkaya-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mhpnin-eski-milletvekili-mustafa-verkaya-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21. Dönem MHP İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya hayatını kaybetti. Verkaya, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Fatih Camii’nde düzenlenecek cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 21'inci dönem İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verkaya’nın cenaze programı 21 Ağustos 2026 Cuma günü düzenlenecek.</p>

<p>Verkaya için Fatih Camii’nde cenaze töreni yapılacak.</p>

<p><img alt="421412124-22" height="281" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/421412124-22.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p><strong>MUSTAFA VERKAYA KİMDİR?</strong></p>

<p>Mustafa Verkaya 1954 yılında Kahramanmaraş'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu.</p>

<p>Mustafa Verkaya, 21. dönemde 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde MHP'den İstanbul milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) girdi.</p>

<p>21. Dönem boyunca MHP İstanbul Milletvekili olarak görev yapan Verkaya’nın milletvekilliği, seçimlerin yenilendiği 3 Kasım 2002 tarihinde sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mhpnin-eski-milletvekili-mustafa-verkaya-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/mhp-den-surec-yorumu-geri-donulmez-bir-noktadayiz.jpg" type="image/jpeg" length="14624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin’de kritik eşik aşıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bitcoinde-kritik-esik-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bitcoinde-kritik-esik-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin, spot ETF'lere yönelik alımların yeniden güçlenmesi ve satış baskısının hafiflemesiyle yüzde 7 civarında yükselerek 69 bin 227 dolara çıktı. Kripto para böylece son 10 günün en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bitcoin, dünden bu yana sürdürdüğü yükselişle 10 günün en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Bitfinex analistlerine göre kripto para, yaz boyunca başlıca hisse senedi endekslerinin gerisinde kalmasının ardından toparlanma gösterdi. Bitcoin, yüzde 7 civarında yükselişle 69 bin 227 dolardan işlem görüyor.</p>

<p>Bitcoin'deki yükselişte, spot Bitcoin ETF'leri üzerinden yeniden başlayan alımlar etkili oldu. Söz konusu ETF'lere son iki seansta yaklaşık 490 milyon dolarlık giriş gerçekleşti.</p>

<p>Öte yandan, Bitcoin üzerindeki satış baskısının da hafiflediği görüldü. Kâr realizasyonu yapmak isteyen yatırımcıların büyük bölümünün satışlarını gerçekleştirmiş olması, baskının azalmasında etkili oldu.</p>

<p>Bitfinex analistleri, uzun vadeli yatırımcıların küçük zararlarla satış yaptığını, son dönemde alım yapan yatırımcıların ise ağırlıklı olarak alış fiyatlarına yakın seviyelerde satış gerçekleştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Analistlere göre satış baskısındaki azalma, yeniden güçlenen ETF talebinin Bitcoin fiyatını daha fazla yukarı taşımasına alan sağlıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bitcoinde-kritik-esik-asildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/bitcoin421421.jpg" type="image/jpeg" length="11393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahpushane nüfusunda patlama yaşandı! İşte AKP Türkiye'sinin resmi...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mahpushane-nufusunda-patlama-yasandi-iste-akp-turkiyesinin-resmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mahpushane-nufusunda-patlama-yasandi-iste-akp-turkiyesinin-resmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2000 affıyla 40 bin civarına düşen mahpushane nüfusu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'Cumhuriyet tarihinin altın yılları' olarak nitelediği son 25 yılda yaklaşık 11 kat artışla 433 bine yükseldi. Cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 142'ye ulaşmış durumda, kapasitenin üzerinde 129 bin tutuklu bulunuyor. Cezaevlerinde artık 'nöbetleşe uyuma' dönemi yaşanıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2000 affıyla 40 bin civarına düşen mahpushane nüfusu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'Cumhuriyet tarihinin altın yılları' olarak nitelediği son 25 yılda yaklaşık 11 kat artışla 433 bine yükseldi. Cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 142'ye ulaşmış durumda, kapasitenin üzerinde 129 bin tutuklu bulinuyor. 2005'te çıkarılan denetimli serbestlikten yararlananların sayısının da 600 bine yaklaştığı Türkiye, Avrupa'da en fazla mahpus sayısına sahip ülke... Deniz Göktaş, Sinem Dedetaş gibi daha hüküm giymemiş isimler bile gün ışığının dahi zor göründüğü kuyu tipi olarak bilinen cezaevlerinde tutuluyor. Avukat Melis Gebeş, cezaevlerindeki hak ihlallerini ANKA'ya anlattı. YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu da, "İnsanlar cezaevinde nöbetleşe uyuyor. Çöp kutusunun yanında yatanlar var... Her gün bir operasyon haberiyle uyanıyoruz. Sanki AKP iktidara yeni gelmiş gibi... Bu iktidar 25 yıldır var. Bu kadar çete nereden çıktı? Bu kadar suç nasıl oluştu? Bu uyuşturucular nereden geliyor?" sorularını yöneltti.</p>

<p>Ağustos 2026’da açıklanan resmi verilere göre Türkiye’deki 402 hapishanede toplam 433 bin 520 kişi cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Buna göre, cezaevlerindeki doluluk oranının yüzde 142’ye ulaşmış durumda. Cezaevlerine ilişkin tespit ve verileri ANKA’ya değerlendiren Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü avukat Melis Gebeş, bu durumun mahpuslar açısından ciddi hak ihlallerine yol açtığına dikkat çekti. “Son 10 yıldır neredeyse hapishanelere bağımsız gözetim faaliyeti gerçekleştirilemiyor. Hapishaneler dışarıya kapalı yapılar olmayı sürdürüyor. Bu nedenle de hak ihlali riskinin yüksek olduğu yerler” diyen Gebeş mektup ve yakınları aracılığıyla derneğe ulaşan şikayetleri ve tespitlerini ANKA’ya aktardı. Ciddi bir hak ihlali meselesinin de kuyu tipi cezaevleri olduğuna dikkat çeken Gebeş, "Bu hapishaneler ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslar, yani ağır suçlar işleyen mahpuslar için tasarlanmış. Ne Sinem Dedetaş’a ne Deniz Göktaş'a isnat edilen suç esasında o kadar ağır bir suç değil. Ve haklarında henüz bir hüküm de yok bildiğiniz gibi, yargılama öncesi bir tutuklamadan bahsediyoruz. Henüz suçlulukları bile kanıtlanmamışken bu derece ağır koşullarda tutulmaları kabul edilebilir değil." ifadelerini kullandı.</p>

<p>20 yıldır Türkiye genelinde cezaevlerinin ve tutukluların durumuna ilişkin izleme, değerlendirme ve savunuculuk çalışmaları yürüten Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü avukat Melis Gebeş, Türkiye’deki cezaevlerinin ilişkin resmi verileri ve dernek olarak yaptıkları tespitleri değerlendirdi.</p>

<p>Türkiye’de Hapishanelerin Genel Durumu ve Kapasite Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün (CTE) 3 Ağustos 2026 tarihinde yayınladığı resmi verilere göre, Türkiye’de 433 bin 520 kişi cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Türkiye’deki 402 hapishanenin ise toplam 304 bin 278 kişilik kapasitesi bulunuyor. Buna göre kapasitenin üzerinde 129 bin tutuklu bunuyor. Bu verilere göre cezaevlerindeki doluluk oranının yüzde 142’ye ulaşmış durumda.</p>

<p>Verilere ilişkin, “Türkiye bu rakamlara baktığımızda Avrupa Konseyi üye devletleri arasında yaklaşık son 10 yıldır en yüksek mahpus sayısına sahip ülke olma konumunu sürdürüyor. Dünya geneline baktığımızda da hapsetme oranı en yüksek ilk 10 ülke arasında yer alıyor Türkiye” diyen Gebeş, cezaevlerindeki kalabalıklaşma ve kapasite aşımının yalnızca fiziki yetersizlik anlamına gelmediğine, bu durumun mahpuslar açısından ciddi hak ihlallerine yol açtığına dikkat çekti. Gebeş, “Aşırı kalabalıklaşma sadece mahpusların yatacak yer bulamaması anlamına gelmiyor esasında. Hem hapishanedeki barınma ve hijyen koşullarının kötüleştiğini görüyoruz. Aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişim, sosyal aktivitelere erişim gibi durumlarda da mahpuslar çok ciddi engellerle karşılaşabiliyorlar kapasite sorunu nedeniyle. Yani kapasite sorunu, aşırı kalabalıklaşma aslında hapishanelerde neredeyse her hak alanını etkileyen yapısal bir sorun alanı diyebiliriz. Bu sadece fiziki bir sorun değil aslında bir hak sorunu." şeklinde konuştu.</p>

<p>Kendilerine mektup veya yakınları aracılığıyla ulaşan mahpusların şikayetlerinde, sağlık hakkına erişim, İdare ve Gözlem Kurulu kararları ve yoksulluk sorunlarının öne çıktığını belirten Gebeş cezaevlerindeki kalabalıklaşma ve kapasite aşımının var olan sorunları derinleştirdiğini ifade etti. Gebeş şöyle konuştu:</p>

<p><strong>SAĞLIK HAKKINA ERİŞİM... ”SEVKLER ÇOĞU ZAMAN GECİKİYOR, KİMİ ZAMAN HİÇ YAPILMADIĞI VAKALARLA DA KARŞILAŞABİLİYORUZ; NEDENİ DE YİNE KAPASİTE VE GÜVENLİK GEREKÇELERİ OLUYOR”</strong></p>

<p>"Sağlık hakkına erişim ciddi bir sorun. Sevkler zamanında gerçekleştirilemiyor, çoğu zaman gecikiyor. Hatta kimi zaman sevklerin hiç yapılamadığına dair vakalarla da karşılaşabiliyoruz. Özellikle kronik hastalığı bulunan, düzenli tedavi ihtiyacı olan ya da ağır hasta mahpuslar açısından bu artık yaşam hakkını tehdit eden, geri dönülemez sonuçlara yol açabilecek riskleri de beraberinde getiriyor. Bu sevklerin gerçekleştirilememesinin nedeni de genelde yine kapasite ve güvenlik gerekçeleri oluyor. ‘Kapasite yetersiz’, ‘Yeterli jandarma elemanımız yok’ diyerek sevk geciktirilebiliyor. Ya da bazen ring araçlarının içerisinde de mahpusların hak ihlaline uğradığını görebiliyoruz. Özellikle bu sıcak havalarda o kapalı araçlar içerisinde yine uzun süreler tutulması kişinin var olan sağlık durumunun da kötüleşmesine yol açıyor.</p>

<p><strong>“HASTANE RAPORU OLSA BİLE ATK KARARI NEDENİYLE ÇOK AĞIR HASTA OLSA BİLE SAĞLIK HAKKINA ERİŞEMEYEBİLİYOR”</strong></p>

<p>İnfaz kanununda ağır hasta mahpuslar açısından bir infaz ertelemesi sistemi öngörülmüş; kişi infazını erteleyip hastalığı süresini dışarıda geçirebiliyor. Ancak bunun için de bir Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu kararı gerekiyor. Kişilerin diğer hastanelerden aldıkları raporlar olsa bile, ATK'nın ‘evet bu kişinin infazı ertelenebilir’ diye karar vermesi gerekiyor. Ancak biz uygulamada ATK'nın her zaman bu kararı vermediğini görebiliyoruz. Yine güvenlik gerekçeleriyle kişi çok ağır hasta olsa bile ne hastane sevki gerçekleşebiliyor ne infazda ertelenebiliyor. Dolayısıyla sağlık hakkına erişemiyor tedavi alamıyor. Kim zaman artık en son aşamada tedaviye ulaştığını görüyoruz. Bu yüzden biz infaz kanununun 16’ıncı maddesinin de değiştirilmesi gerektiğini ve bu ATK'nın tekel rolünün ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyoruz. Mahpusların başka hastanelerden aldığı sağlık raporları da infaz arttırılması için yeterli ve geçerli olabilmeli.</p>

<p><strong>İDARE VE GÖZLEM KURULU... “MAHPUSLAR HAKKINDAKİ HER TÜRLÜ KONUDA KURULUN KARARI GEREKİYOR; SOMUT VE NESNEL GEREKÇELERE DAYANMAYAN KARARLARLA İNFAZ SÜRESİ UZATILABİLİYOR”</strong></p>

<p>Şu an mahpuslar hakkında neredeyse her türlü konuda İdare ve Gözlem Kurulu kararı gerekiyor. Bu kurullar mahpusların davranışlarına göre belirli puanlar veriyorlar ve bu şekilde iyi halde olup olmadıklarını belirliyorlar. Örneğin kapalı hapishaneden açık hapishaneye ayrılma, denetimli serbestlikten yararlanma, şartlı tahliye imkanından yararlanma gibi durumlarda İdare ve Gözlem Kurulu'nun mahpusun iyi hali olduğuna karar vermesi gerekiyor. Buradaki temel sorun şu, bu kurularda hapishanede görev yapan hapishane müdürü ya da diğer personel gibi kişiler görev yapıyor. O yüzden bu kurulların kararlarının ne derece tarafsız olduğu konusunda ciddi soru işaretleri var. Ki uygulamada da biz çoğu zaman idare ve gözlem kurullarının kararlarının somut ve nesnel ölçütlere dayanmadan verildiğine dair şikayetler alıyoruz. Örneğin mahpusun kütüphaneden kaç kitap aldığı bu puanlama sisteminde önemli bir unsur. Fakat kütüphaneden kitap alma durumu idare tarafından engellenmiş olabiliyor. Yani mahpusun sorumlu olmadığı bir idare kararı nedeniyle kendisinin aleyhine bir karar verilmesi söz konusu olabiliyor.</p>

<p>Somut ve nesnel gerekçelere dayanmayan kararlarla 30 yıllık mahpusların bile infaz süresinin uzatıldığını, tahliyelerinin ertelendiğini görebiliyoruz. Aslında İdare ve Gözlem Kurulu bu herhangi bir yargı organı değil fakat mahkemenin hükmettiği, kanunla öngörülmüş ceza süresinin üzerinde bir infaz süresine fiilen karar vermiş oluyor. Mahpusun kendisine karşı olumsuz davranışta bulunduğunu düşünebiliyor subjektif bir şekilde ve sırf cezalandırma amaçlı düşük puan vermesi de mümkün olabilir. Bu kurulların bağımsız ve tarafsız olması gerekiyor, ki uluslararası alanda da bu Türkiye hakkında Birleşmiş Milletler nezdinde eleştirilen bir konu.</p>

<p>Bir yandan mahpusların kendi ailelerine yakın yerlerdeki hapishanelere nakledilmeleri yönündeki talepleri genellikle güvenlik ve kapasite gibi gerekçelerle reddediliyor. Öte yandan mahpusların yine kapasite ve güvenlik gibi gerekçelerle ailelerinden çok uzak yerlerdeki hapishanelere zorla sevk edildiklerini görüyoruz. Mahpusun görüşçü sayısı da iyi halli olup olmadığına karar verirken değerlendirmeye alınan bir konu. İdare ve Gözlem Kurulu mahpusun görüş sayısının düşük olduğuna karar verebiliyor. Halbuki mahpus ailesinden uzak başka bir hapishaneye zorla sevk edilmiş oluyor, (aileler) yol ulaşım masrafları, zaman nedeniyle aslında görüşe gidemiyorlar. Burada da yine aslında idarenin aldığı bir kararın doğurduğu bir sonuç var. Ama bunun faturası mahpusa çıkartılıyor"</p>

<p><strong>HAPİSHANEDE YOKSULLUK SORUNU... ”ÇOĞU MAHPUS TEMEL İHTİYAÇLARINI GİDERMEKTE ZORLUK ÇEKİYOR”</strong></p>

<p><strong>Diğer bir sorunun da hapishanelerdeki yoksulluk durumu olduğuna dikkat çeken Gebeş bu konuda da şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Dışarıdan baktığınızda belki hapishanelerde mahpusların tüm ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığını düşünebiliyoruz ancak gerçekte durum böyle değil. Hapishanede bir yoksulluk sorunu var. Özellikle ekonomik krizin devam ettiği son 4-5 yıldır diyebiliriz. Kantin fiyatlarından şikayet ediyorlar. Mahpuslar pek çok temel ihtiyacını kendi imkanlarıyla hapishane kantinlerinden temin ediyorlar. Bunun içerisine temiz içme suyu dahil, hijyen ürünleri, temizlik malzemeleri dahil. Dolayısıyla mahpusun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için belli bir ekonomik imkana sahip olması gerekiyor. Yine kapasite nedeniyle, mahpuslara hapishanede yemek veriliyor ancak bu yetersiz kalıyor ve kantinden beslenme ihtiyaçlarını ek gıda alarak gidermeye çalışıyorlar. Bu ekonomik kriz ortamında kantin fiyatları da hızlı bir şekilde artıyor ve çoğu mahpus bu fiyatları karşılayarak temel ihtiyaçlarını gidermekte zorluk çekiyor. İstihdama erişim olanakları her zaman herkes için geçerli olmayabiliyor. Ücretler de çoğu zaman kantindeki fiyatları karşılamaya yetmiyor. Bu nedenle mahpuslar aslında dışarıdan bir ekonomik desteğe bağımlı hale geliyorlar. Mahpusların yakını veya ailesi de ekonomik olarak böyle bir imkana sahip değilse bu aslında mahpusların içeride temel ihtiyaçların dahi karşılayamadığı anlamına geliyor. Bunun içerisinde aynı zamanda iletişim masrafları da dahil. Pek çok mahpusun ekonomik durumu elektronik görüşme ücretlerini karşılamaya da el vermiyor"</p>

<p><strong>“YENİ HAPİSHANELER AÇMAK DA TAHLİYEYE DÖNÜK İNFAZ DÜZENLEMELERİ KALABALIKLAŞMA VE KAPASİTE SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM GETİRMİYOR"</strong></p>

<p>Yeni hapishaneler açmanın kalabalıklaşma sorununu çözmediğini belirten Gebeş, "Yeni hapishaneler açıldığında kapasitenin belirli bir süre arttığını görüyoruz. Ancak mahpus nüfusu bu kapasite artışından daha hızlı bir şekilde artıyor. Dolayısıyla kısa süre içerisinde tekrar hapishanelerin dolduğunu ve aşırı kalabalıklaşma sorununun devam ettiğini görüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Gebeş şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Kim zaman bu aşırı kalabalıklaşma sorununa dair çeşitli infaz düzenlemeleri çıkartılabiliyor, yasal düzenlemeler yapılabiliyor. Ancak bu yasal düzenlemelerin de genellikle tahliyeye dönük düzenlemeler olduğunu görüyoruz. Tahliye sonrasında mahpusların toplumsal hayata katılımı, istihdam imkanlarına erişimi gibi konularda herhangi bir destek sağlanmıyor. Bu nedenle pek çok kişi suç döngüsünün içinde kalmaya devam ediyor ve tekrar hapishaneye geri dönüyor. Dolayısıyla bu tahliyeye yönelik infaz düzenlemeleri, aşırı kalabalıklaşma sorununu kalıcı bir çözüm getirmiyor. Çok geçici, kısa bir süre kapasitenin hafiflediğini görüyoruz. Ama destek mekanizmaları olmadan, yeniden hapishanelerdeki doluluk oranı aynı seviyelere ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“SORUNUN TEMELİNDE CEZA ADALETİ SİSTEMİNİN SON YILLARDA HAPSETME ODAKLI İLERLEMESİ YATIYOR”</strong></p>

<p>Türkiye'deki ceza adaleti sisteminin daha çok hapsetme odaklı bir yaklaşımla son yıllarda ilerlemesi aslında bu sorunun temelinde yatıyor. Mevzuatta, tutuklama tedbiri aslında istisnai bir tedbir olarak düzenlenmiş durumda. Ancak buna rağmen uygulamada gerek yargılama öncesinde, gerek yargılama sırasında tutuklama tedbirine neredeyse artık otomatik olarak başvurulduğunu görüyoruz maalesef. Bu nedenle mahpus nüfusu sürekli olarak artış göstermeye devam ediyor. Aslında mevzuatımızda baktığınızda hapsedilmeye alternatif yaptırımlar da öngörülmüş durumda. Örneğin denetimli serbestlik gibi. Ancak uygulamada bu hapsedilmeye alternatif tedbirlere çok başvurulmuyor. Bunun biraz daha sistematikleştirilmesi, hapsetme ve güvenlik odaklı yaklaşımın terk edilmesi gerekiyor ki ceza adaleti sisteminde aşırı kalabalıklaşmaya bir çözüm bulabilelim.</p>

<p>Son 10 yıldır neredeyse hapishanelere bağımsız gözetim faaliyeti gerçekleştirilemiyor. Hapishanelere bağımsız sivil toplum kuruluşu olarak girmemiz mümkün değil. Bu demokratik toplum ilkelerine uygun bir durum değil. Avukat görüşleri de avukat görüş odasında gerçekleşiyor. Yani bizim bir sivil toplum temsilcisi olarak, insan hakları örgütü temsilcisi olarak hapishanelere girip içeride gözlem yapıp bunu raporlamamız esasında uzun yıllardır mümkün değil. Ve hapishaneler dışarıya kapalı yapılar olmayı sürdürüyorlar. Bu nedenle de esasında hak ihlali riskinin yüksek olduğu yerler.</p>

<p><strong>“İNSAN HAKKI İHLALİ VAKASI OLDUĞUNDA İLGİLİ MEKANİZMALARA BAŞVURUYORUZ, MAALESEF HER ZAMAN GERİ DÖNÜŞ ALAMIYORUZ”</strong></p>

<p>Mahpuslar bize temel olarak kendileri mektuplar aracılığıyla ulaşıp iletişim kurabiliyorlar. Aynı zamanda danışma hattımıza da mahpuslardan ve mahpus yakınlarından başvurular alabiliyoruz. Aynı zamanda avukat ziyaretleri gerçekleştiriyoruz hapishanelere. Bu ziyaretlerde de mahpuslarla yaptığımız görüşmelerden bilgi toplayabiliyoruz. Bu kanallarla aldığımız şikayetler doğrultusunda idari insan hakları başvuruları yapıyoruz ilgili mekanizmalara. Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza ve Tefkif Evleri Genel Müdürlüğüne başvuruyoruz. İl ve ilçe insan hakları kurullarına başvuruyoruz. Yine CİMER başvuru yaptığımız kurullar arasında yer alıyor. İnsan hakkı ihlali vakası olduğunda başvuruyoruz. Maalesef her zaman geri dönüş alamıyoruz. Geri dönüş aldığımız vakalar aslında daha çok ciddi vakalar oluyor. Mesela sağlık sorunları olan mahpuslar söz konusu olduğunda taleplerimizi daha olumlu ve dönüş alabiliyoruz. Her durumda maalesef yaptığımız başvuruların hepsine dönüş alamıyoruz.</p>

<p><strong>“FARKLI HAPİSHANELERDEN AYNI SORUNLARA DAİR ŞİKAYETLER ALMAMIZ MÜNFERİT DEĞİL YAPISAL SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZU GÖSTERİYOR”</strong></p>

<p>Farklı hapishanelerden aynı sorunlara dair şikayetler alıyoruz. Bu da sorunların münferit olmadığını ve yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Burada da yine bahsettiğim gibi hapishanelerin kapalı olan yapısı gereği bağımsız denetime açık olması gerekiyor. Sivil toplum ile devlet arasındaki ilişkinin belki yeniden düzenlenmesi gerekiyor ve hapishane koşullarının insan hakları standartları ve insan onuru doğrultusunda iyileştirilmesi gerekiyor esasında. Herhangi bir yasal düzenleme yapılmadan, tüm hapishanelerin bu sorununu çözecek kalıcı bir çözüm üretmeden, buna dair bir politika geliştirmeden bu şikayetleri biz almaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin arasında stratejik davalama faaliyeti de bulunuyor. Her olaya dava açacak imkanımız ve kapasitemiz yok. Daha çok yapısal sorunlara bir çözüm getirebiliyorsak ona ilişkin dava açabiliyoruz. Örneğin sevk ve nakil sorunu yapısal bir sorun, tüm mahpusları bütün Türkiye genelinde etkiliyor. Ona ilişkin yürüttüğümüz bir davamız var. Henüz bütün davalarımız açık devam ediyor."</p>

<p>Gebeş "kuyu tipi" olarak bilinen hapishanelerin de önemli bir hak ihlali meselesi olduğuna dikkat çekti. "Mahpusların kuyu tipi olarak andığı hapishaneler esasında S tipi, Y tipi ve yüksek güvenlikli olarak adlandırdığımız hapishaneler" diyen Gebeş mimarisi ve koşulları nedeniyle bu hapishanelerin mahkumlar tarafından "kuyu tipi" olarak adlandırıldığını söyledi.</p>

<p><strong>‘KUYU TİPİ’...”MAHPUSLAR GÜNÜN 22 SAATİNİ ODADA TEK BAŞINA GEÇİRDİKLERİNİ BİLDİRİYOR; GÜNEŞ IŞIĞINA DOĞRUDAN TEMAS HİÇ SAĞLANMAYABİLİYOR”</strong></p>

<p><strong>Gebeş "kuyu tipi" hapishanelere ilişkin şu aktarımlarda bulundu:</strong></p>

<p>"Mahpusların kuyu tipi olarak andığı hapishaneler esasında S tipi, Y tipi ve yüksek güvenlikli olarak adlandırdığımız hapishaneler. Bu hapishaneler Türkiye'de 2021 yılından itibaren faaliyete geçmeye başladı. Bugün, 22 yüksek güvenlikli, 12 Y tipi, 7 de S tipi hapishane bulunuyor. Bu hapishaneler çoğunlukla tek ve 3 kişilik hücrelerden oluşuyor ve mahpusların tek başına vakit geçirmeye itildiği bir infaz rejiminin uygulandığını söyleyebiliriz. Bize ulaşan mahpuslar, günün yaklaşık 22 saatini odalarında tek başına geçirdiklerini bildirebiliyorlar. Geri kalan 1-2 saatlik zamanda havalandırmaya çıkma imkanları oluyor; bunu da bir ikame eşliğinde yapabiliyorlar. Havalandırmaya çıktıklarında ise bu alan aslında yüksek duvarlarla çevrili bir avlu. Dolayısıyla günün saatine bağlı olarak güneş ışığına doğrudan temas hiç sağlanmayabiliyor. Bu hücrelerde de esasında dar bir alandan söz ediyoruz. Hücrelerin camları da oldukça küçük ve mahpuslar camlarda sık dokunmuş tel elekler olduğunu söylüyor. Bu elekler de yine güneş ışığının doğrudan içeriye girişini engelliyor. Ayrıca temiz hava sirkülasyonunu ve doğal havaya ulaşımı da mahpuslar açısından imkansız hale getiriyor. Bu nedenle hem tek başına tutulma, hem güneş ışığına ve temiz havaya erişimin olmaması nedeniyle bu hapishanelerin mahpuslar bir kuyuya benzetiyor. Adeta bir kuyunun dibinde bulunuyoruz diye aktarımlarda bulunuyorlar bize."</p>

<p><strong>"BU HAPİSHANELERDE MAHPUSLARA TECRİT KOŞULLARI UYGULANIYOR"</strong></p>

<p>Uzun süreli tecritin mutlak surette yasak olduğunu belirten Gebeş, kuyu tipi hapishanelerin ise uluslararası standartlara göre tecrit anlamına geldiğini ifade etti. Gebeş, "Uluslararası standartlara baktığımızda bir mahpusun hapishanede başka bir insanla temas etmeden 22 saatin üzerinde vakit geçirmesini tecrit olarak tanımlıyor. Ve uzun süreli tecrit de aslında mutlak surette yasak. Fakat bu hapishanelerdeki infaz rejiminin kendisinden kaynaklı ister istemez tecrit koşulları mahpuslara uygulanıyor. Dolayısıyla uluslararası standartlara da aykırı olan bu hapishanelerin CİSST olarak biz kapatılması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü içeride insan onuruna uygun koşullar maalesef sağlanmıyor." şeklinde konuştu.</p>

<p>Henüz yargılanması dahi yapılmamış maphusların da ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri için tasarlanmış olan bu hapishanelerde tutulduğuna dikkat çeken Gebeş, "Cezaya çarptırılmamış mahpuslar da kuyu tipi hapishanelerde tutulmaları durumunda adeta bu cezaya çarptırılmış gibi aynı tutulma koşullarına maruz bırakılıyorlar. Bu hapishaneler ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslar, yani ağır suçlar işleyen mahpuslar için tasarlanmış. Ne Sinem Dedetaş’a ne Deniz Göktaş'a isnat edilen suç esasında o kadar ağır bir suç değil. Ve haklarında henüz bir hüküm de yok bildiğiniz gibi, yargılama öncesi bir tutuklamadan bahsediyoruz. Henüz suçlulukları bile kanıtlanmamışken bu derece ağır koşullarda tutulmaları kabul edilebilir değil." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>TANRIKULU: "İNSANLAR CEZAEVİNDE NÖBETLEŞE UYUYOR, YERDE, ÇÖP KUTUSUNUN YANINDA YATIYOR"</strong></p>

<p>Yıllardır sık sık cezaevi ziyareti gerçekleştiren, tutuklu ve hükümlülerin kaldığı koşullarla ilgili gözlem ve görüşmeler yapan YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son durumlu ilgili ANKA'ya değerlendirmede bulundu. "Cezaevi sayısının arttırılması çözüm değil. Mesele infaz sistemin adil bir hale getirilmesi, tutuklamanın bir cezaya dönüşmemesi, infaz ve gözlem kurularının adil kararlar vermesi (gerekli)" dedi.</p>

<p><strong>Tanrıkulu şunları söyledi:</strong></p>

<p>"(Mahpushane nüfusu 25 yılda) Neredeyse yüzde 1000 artmış. 40 binden 400 bine çıkmış. Böyle büyük bir artış var gerçekten. Kapasite 302 bin. Yani kapasitenin üstünde yüzde 140'lık bir artış var. Şimdi işte cezaevinden geliyorum ben. 20 kişilik 25 kişilik koğuşlarda 60 kişi kalıyor. İnsanlar buradaki cezaevinde Marmara Cezaevi'nde nöbetteşe uyuyorlar. Yerde yatıyorlar. Çöp kutusunun yanında yatıyorlar. Tuvaletin önünde yatıyorlar. İnsanlar geceleri tuvalete gitme ihtiyaçlarında birbirlerinin üzerlerinden atlayarak geçmek zorunda kalıyorlar. Böyle berbat koşullar var...</p>

<p><strong>"UYUŞTURUCU, ÇETELEŞME, GASP... AKP TOPLUMUN SOSYOLOJİSİNİ BOZDU"</strong></p>

<p>Suç oranlarının bu kadar çok artmış olması; uyuşturucu, çeteleşme, gasp gibi gerçekten toplumu tehdit eden suçların artmış olması da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aynı zamanda toplumun sosyolojisini nasıl bozduğunu ortaya koyuyor. Yani bu kadar çok insan içeride olması bir başarı değil. Mesele bu suçların işlenmeyeceği bir toplum düzeni yaratmak. Onu maalesef yaratamadı.</p>

<p><strong>"BAHİS, ÇETE, KUMAR, DOLANDIRICILIK... BU İKTİDARIN TOPLUMU HANGİ NOKTAYA GETİRDİĞİNİN GÖSTERGESİ"</strong></p>

<p>O nedenle bakın her gün bir operasyon haberiyle uyanıyoruz. Her gün. Sanki Adalet ve Kalkınma Partisi geçen iktidara gelmiş, iktidarın yeni bir bakanı var. O bakan geçmiş iktidarlar döneminde üzerine gidilmeyen olayların üzerine gidiliyor. Bu iktidar 25 yıldır var. Bu kadar çete nereden çıktı? Bu kadar suç nasıl oluştu? Bu kadar çok uyuşturucu (kullanan) insan nereden yetişti? Bu uyuşturucular nereden geliyor? Bahis, çete, her şey, kumar, dolandırıcılık, bütün suç tipleri yani hiç görmediğimiz suç tipleri bu iktidar döneminde oluştu. Bu da iktidarın toplumu hangi noktaya getirdiğinin çok açık göstergesi"</p>

<p>Sezgin Tanrıkulu, cezaevlerindeki koşulların Türk hukuk sistemine, evrensel ilkelere uygun olup olmadığı yönündeki soruya ise "Kesinlikle değil. Yani denetime açık cezaevleri. Denetim maalesef sık yapılmıyor. Biraz önce ifade etmeye çalıştım. Burada insani olmayan koşullarda insanlar cezaevinde tutuluyorlar. Hiçbirisi ne Türkiye'deki standartlara, bizim kendi standartlarımıza ne de dünyadaki standartlara uygun değil" yanıtını verdi.</p>

<p><strong>"KUYU TİPİ CEZAEVLERİ İNSANDA AĞIR TAHRİBATA YOL AÇAR... ÖZELLİKLE TUTUKLULUK AŞAMASINDA BU CEZAEVLERİ YARGISIZ İNFAZ"</strong></p>

<p>Tanrıkulu, aralarında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, komedyen Deniz Göktaş, Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimleri kuyu tipi olarak nitelenen Çorlu Karatepe Cezaevi'ne konmasıyla ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Şunu ifade etmeliyim bakın, hükmü kesinleşmiş oranlar bakımından dahi kuyu tipi cezaevi sonuçta insan onurunu darmadağın eden, onu ayaklar altına alan bir fiziki yapı aynı zamanda, öyle bir mimariye sahip. Bütün insan hakları kurumları o cezaevinin mimarisinin ve fiziki koşullarının ağır insan tahribatına yol açacağını, kötü muamele olduğunu, işkence olduğunu ve insanı karamsarlığa iten başka bir yok oluşa götüreceğini ifade ettiler. Yani hükmü kesinleşmiş ağır suçlar bakımından bile olmaması gereken bir cezaevi. Sinem Dedetaş, Üsküdar Belediye Başkanımız, kendisi şüpheli, hakkındaki iddiaların hiçbir tanesinin dayanağı yok. Dolayısıyla henüz tutuklu kendisi, hükümlü de değil. Hükümler için, en ağır hükümler için yapılmış bir cezaevine, ki onların da kalmaması lazım o cezaevine belediye başkanımızın, diğer başkanların, gazetecilerin konulması gerçekten başka bir cezadır. Yargısız infazdır. Kabul edilemez hiçbir biçimde...</p>

<p>Bütün bunlara rağmen cezaevinde bulunan siyasetçiler, dostlarımız, avukatlar, aktivistler hiçbir şekilde umutsuz değiller. Umutlarını ve mücadele azimlerini koruyorlar. Biz de onların bu azimlerinden ve bu umutlarından güç alarak bu düzenin değişmesi için üzerimize düşen her mücadeleyi her alanda yerine getireceğiz"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mahpushane-nufusunda-patlama-yasandi-iste-akp-turkiyesinin-resmi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/cezaevi124421.jpg" type="image/jpeg" length="86971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da polis 14 yaşındaki Türk vatandaşı çocuğu vurdu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/almanyada-polis-14-yasindaki-turk-vatandasi-cocugu-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/almanyada-polis-14-yasindaki-turk-vatandasi-cocugu-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Münih kentinde polis, gerçek tabancaya benzeyen Softair silah taşıyan 14 yaşındaki Türk vatandaşını silahla vurdu. Ağır yaralanan gencin durumunun stabil olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Schwabing semtindeki Belgrad Caddesi'nde meydana geldi. Çevredekilerin "bir kişinin, silaha benzeyen bir cisim taşıdığına" yönelik ihbarı üzerine olay yerine gelen sivil polis ekipleri genci ateş ederek yaraladı.</p>

<p>ANKA'dan İlhan Baba'nın haberine göre; ağır yaralanan gencin ameliyata alındığı ve durumunun stabil olduğu bildirildi.</p>

<p>Polis kaynakları, "gencin silahı dolduruyormuş gibi hareket ettiğini ve uyarılara rağmen silahı kaldırarak kendilerine doğru döndürdüğünü" ileri sürdü.</p>

<p>Polis, gencin elindeki softair tabancanın uzaktan gerçek bir tabancadan ayırt edilmesinin son derece zor olduğunu açıkladı.</p>

<p>Savcılık olayla ilgili ön inceleme başlattı. Ateş eden polis memurunun soruşturmada şu aşamada "tanık" olarak değerlendirildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vurulan genç hakkında ise polis memurlarını tehdit ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Gencin, ailesiyle 2023 yılında Almanya’ya geldiği ve iltica başvurusunun reddedildiği belirtildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/almanyada-polis-14-yasindaki-turk-vatandasi-cocugu-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/almanya-polis.jpg" type="image/jpeg" length="80487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ünlü iş insanı motosiklet kazası geçirdi: Ameliyat sonrası sağlık durumu belli oldu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-is-insani-motosiklet-kazasi-gecirdi-ameliyat-sonrasi-saglik-durumu-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/unlu-is-insani-motosiklet-kazasi-gecirdi-ameliyat-sonrasi-saglik-durumu-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motosiklet tutkusu ile tanınan iş insanı İzzet Özilhan, ciddi bir trafik kazası geçirdi. Kazada bacağından yaralanan Özilhan ameliyat edilirken, operasyonun başarılı geçtiği ve sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş insanı İzzet Özilhan’ın motosikletiyle ciddi bir trafik kazası geçirdiği öğrenildi. Motosiklet tutkusu ile bilinen Özilhan, kazanın ardından bacağından ameliyat edildi. Gerçekleştirilen operasyonun başarılı geçtiği ve Özilhan’ın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah'ın haberine göre, halen hastanede tedavisi devam eden Özilhan’ın yanında annesi Emine Özilhan ve ablası Türkan Özilhan’ın dönüşümlü olarak refakatçi olduğu öğrenildi. Eski eşi Yasemin Ergene'nin hastane ziyaretine dair bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Özilhan’ın tedavisinin tamamlanmasının ardından kısa süre içinde taburcu edilerek iyileşme sürecini evinde sürdüreceği ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-is-insani-motosiklet-kazasi-gecirdi-ameliyat-sonrasi-saglik-durumu-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/izzet-ozilhan421142.jpg" type="image/jpeg" length="58981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu şirketlerinde kara tablo: 7 ayda 195,9 milyar TL zarar]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kamu-sirketlerinde-kara-tablo-7-ayda-1959-milyar-tl-zarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kamu-sirketlerinde-kara-tablo-7-ayda-1959-milyar-tl-zarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İktisadi Teşebbüslerinin “görevlendirme gideri” adı altında kaydedilen zararları 2026’nın ilk 7 ayında 195 milyar 981 milyon TL’ye ulaştı. En büyük zarar 108,5 milyar TL ile EÜAŞ’ta görülürken, BOTAŞ ve TKİ’nin kayıpları da milyarlarca lirayı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KİT’lerin görevlerden kaynaklanan zararları hızla büyüyor.</p>

<p>Birgün'den Mustafa Bildircin'in haberine göre; 2021’de, “Kamuoyunda olumsuz algı yarattığı” gerekçesiyle tanımı, “Görevlendirme gideri” olarak değiştirilen KİT’lerin görev zararı, 200 milyar TL’ye dayandı. Giderek derinleşen krizin gizlenmesi amacıyla görevler yüklenen TKİ, EÜAŞ ve BOTAŞ’ın yedi aylık görev zararı 195,9 milyar TL oldu.</p>

<p>İktidarın, derinleşen ekonomik krizin üzerini örtmek amacıyla piyasa koşullarını yok sayarak çeşitli görevler yüklediği Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) mali batağa saplandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla KİT’lere verilen görevlerden dolayı ortaya çıkan zarar, hemen her yıl daha da yükseldi.</p>

<p>Kamuoyunda yarattığı, “Olumsuz algı” nedeniyle ismi 2021’de, “Görevlendirme gideri” olarak değiştirilen görev zararı, Ocak-Temmuz 2026 döneminde 195 milyar TL’yi aştı.</p>

<p><strong>DEVASA ZARAR</strong></p>

<p>İktidarın kötü yönetim anlayışı ve liyakat gözetilmeden yapıldığı savunulan atamaların kamu kurumlarında yol açtığı zarar, kamu işletmelerinin bütçesini altüst etti. BOTAŞ, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ve EÜAŞ’ın, “Görevlendirme gideri” adı altında sınıflandırılan zararı, Ocak-Temmuz 2026 döneminde 195 milyar 981 milyon TL’ye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>EÜAŞ ZİRVEDE</strong></p>

<p>Ocak-Temmuz 2026 döneminde, görevlendirmelerden kaynaklı en çok zarar eden kamu iktisadi teşebbüsünün EÜAŞ olduğu görüldü. EÜAŞ’a yedi aylık görev zararı kapsamında merkezi bütçeden 108 milyar 581 milyon TL aktarıldı.</p>

<p><strong>BOTAŞ BATAKTA</strong></p>

<p>EÜAŞ’ın ardından, görev zararının büyüklüğü itibarıyla BOTAŞ geldi. BOTAŞ’ın görevlendirmelerden kaynaklı zararı mali kayıtlara, 83 milyar TL olarak yansıdı.</p>

<p><strong>KÖMÜRDE KARA TABLO</strong></p>

<p>TKİ de 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde zarar eden kamu iktisadi teşebbüsleri arasında yer aldı. Kurumun öngörülemeyen maliyet artışları ve görevlendirmeler nedeniyle imza attığı zarar 4 milyar 399 milyon TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Faaliyetleri itibarıyla kritik önemi bulunan kamu iktisadi teşebbüslerinin görevlendirmelerden kaynaklı zararları, kurumlara göre şöyle sıralandı:</p>

<p>• EÜAŞ: 108 milyar 581 milyon TL</p>

<p>• BOTAŞ: 83 milyon TL</p>

<p>• TKİ: 4 milyar 399 milyon TL.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kamu-sirketlerinde-kara-tablo-7-ayda-1959-milyar-tl-zarar</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/para42421.jpg" type="image/jpeg" length="68060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'da transfer gündemi karıştı: 3 futbolcu için flaş gelişme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayda-transfer-gundemi-karisti-3-futbolcu-icin-flas-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayda-transfer-gundemi-karisti-3-futbolcu-icin-flas-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'da Lucas Torreira'nın Fiorentina'ya transferi gündemde. İtalyan ekibi, deneyimli savunmacıyla prensip anlaşmasına varırken, sarı-kırmızılılarda flaş bir vedanın daha eşiğine gelindi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'da Lucas Torreira'nın takımdan ayrılmak istediğine dair haberler gündeme bomba gibi düşmüştü. Uruguaylı orta saha oyuncusunun İtalya'ya geri dönmek istediği belirtilirken, tecrübeli isme eski takımı Fiorentina'nın talip olduğu belirtilmişti.,</p>

<p>Daha sonra ünlü gazeteci Nicolo Schira, Fiorentina'nın Torreira ile prensipte anlaştığını geçmiş, Fagioli'nin ayrılığı halinde transferin gerçekleşeceğini yazmıştı.</p>

<p>Öte yandan Lucas Torreira sonrası Galatasaray'da flaş bir ayrılık daha gerçekleşebilir. HT Spor'a göre Al-Shabab, Mario Lemina için girişimlerini sıklaştırdı. Suudi temsilcisi, tecrübeli futbolcu için sarı-kırmızılılara daha önce sunduğu 6 milyon dolarlık teklifin hala geçerli olduğunu iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde Mario Lemina'nın ayrılık ihtimalinin her geçen gün yükseldiği vurgulandı.</p>

<p>Bu arada gözden çıkarılan Victor Nelsson için de Galatasaray'a teklif geldi. Sky Sport, Monza'nın Danimarkalı savunmacı için sarı-kırmızılıların kapısını çaldığını yazdı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/galatasarayda-transfer-gundemi-karisti-3-futbolcu-icin-flas-gelisme</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/galatasaray41241.jpg" type="image/jpeg" length="87551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı'dan Galatasaray'ı karıştıracak Dursun Özbek ve Okan Buruk iddiası]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/fatih-altaylidan-galatasarayi-karistiracak-dursun-ozbek-ve-okan-buruk-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/fatih-altaylidan-galatasarayi-karistiracak-dursun-ozbek-ve-okan-buruk-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'da bir dönem yöneticilik de yapan Fatih Altaylı, sarı-kırmızılı kulübün kötü yönetildiğini vurgulayarak, Başkan Dursun Özbek ve yakın çevresinin, teknik direktör Okan Buruk'a olan güveninin azaldığını iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci ve yazar Fatih Altaylı, Türk futbolu ve Galatasaray'ı değerlendirdiği bugünkü yazısında, sarı-kırmızılı kulübün kötü yönetildiğini vurgulayarak, Başkan Dursun Özbek ve yakın çevresinin, teknik direktör Okan Buruk'a olan güveninin azaldığını iddia etti. "Takım idmanda, hoca beach club’da, yönetim zaten yok. Başkan’ın ve yakın çevresinin Okan Buruk’a güveni son derece zayıflamış. Gerek geçmiş transferlerde yaptırdığı hatalar gerek kadroya alınan futbolcuları iyi değerlendirememesi, pek çok yıldız ismi harcamış olması ve gençleri takıma monte edememesi gibi nedenlerle Okan Buruk’a güvenlerini yitirmişler. Okan’ın özel hayatı da yönetimi rahatsız eden bir başka unsur olmuş" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yaz transfer döneminde şu anlık sadece Lesley Ugochukwu'yu takıma katan ve Batrakov'u açıklamak üzere olan Galatasaray çalışmalarına devam ederken gazeteci Altaylı, bugün yayımladığı yazıda sarı-kırmızılı kulübün iyi yönetilmediğini, transfer yapılmasının yönetimde bulunan isimler dolayısıyla zor olduğunu ve Başkan Dursun Özbek'in teknik direktör Okan Buruk'a olan güvenin yerlerde olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Altaylı'nın kendi internet sitesinde yayımladığı yazısında yer alan Galatasaray ve Türk futbolu kısmında şu ifadeler yer aldı:</strong></p>

<p>"Galatasaray’da ne oluyor!</p>

<p>Olan basit.</p>

<p>Galatasaray kötü yönetiliyor.</p>

<p>Dursun Özbek zaten kötü ötesi bir yönetim kurarak kulübü tek başına yönetme isteğini ortaya koymuştu. Türkiye liginin transfer çıtasını yükselten ve imkansız denilen işleri başararak Galatasaray’ı dört yıl üst üste şampiyon yapacak kadronun temelini atan Erden Timur’u Sportif AŞ’den yönetim kuruluna almak yerine kulüpten yollayarak zaten “güçlü adam istemediğini” göstermişti.</p>

<p>Bugün Sportif AŞ’de olsun, kulüp yönetiminde olsun futbol aklına, transfer becerisine güvenebileceğiniz tek bir isim kalmadı. Abdullah Kavukçu dışında kamuoyu tarafından bilinen bir isim yok.</p>

<p>Ve kulüp içinden gelen bilgilere göre, başarısız ilk döneminde Dursun Özbek’in yakın çevresinde kim varsa, bugün de aynı kadro çevresinde toplanmış.</p>

<p>Kimler bunlar? Cenk Ergün, Serdar Güzelaydın ve Mehmet Özbek. Her ne kadar aksi iddia edilse de, camiada konuşulduğu kadarıyla, saydığım bu isimler kulüpte sık sık bir araya gelip Galatasaray ile ilgili başta transfer olmak üzere meseleleri ele alıyorlarmış ve kulübü fiilen onlar yönlendiriyormuş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan’ın ve yakın çevresinin Okan Buruk’a güveni son derece zayıflamış. Gerek geçmiş transferlerde yaptırdığı hatalar gerek kadroya alınan futbolcuları iyi değerlendirememesi, pek çok yıldız ismi harcamış olması ve gençleri takıma monte edememesi gibi nedenlerle Okan Buruk’a güvenlerini yitirmişler. Okan’ın özel hayatı da yönetimi rahatsız eden bir başka unsur olmuş. Takım antrenmanlara başladığı sırada, oyuncular sahada terlerken, Okan Hoca’nın beach club’larda ter döküyor olması, kendisinden yaşça hayli genç bir hanımla birlikte olduğu iddiaları yönetimin çok da hoşuna gitmiyormuş.</p>

<p>Transfer konusunda ise saydığım bu isimlerin bir komite olarak hareket etmesi, transfer yapmayı neredeyse imkansız hale getirmiş.</p>

<p>Diğer yanda ise Abdullah Kavukçu ile Okan Buruk bir ekip oluşturmuşlar. Ancak Başkan bu ikilinin adım atmasına bile izin vermiyormuş. Etkisiz ve yetkisiz bir haldeymişler. Bu duruma çok içerleyen Okan Buruk, yönetimi taraftarın önüne atmak için uğraşıyormuş, kırmızı kartı bile bu nedenle gördü, diyorlar. Her iki taraf da kendisine yakın gazeteciler aracılığı ile haber sızdırarak karşı tarafı taraftarın gözünden düşürmeye çalışıyormuş.</p>

<p>Şimdi kulüp içinde herkesin çekindiği şey, genelde korku ile hareket eden Dursun Özbek’in eleştirilerden kurtulmak için lüzumsuz oyunculara büyük paralar vererek kendini kurtarmaya çalışacak olması.</p>

<p>Tribün lideri olarak anılan Sebahattin Şirin’in gözaltına alınması ise tribünlerde negatif bir etki yaratmak bir yana neredeyse mutluluk kaynağı olmuş. Şirin ve 50 kişilik ekibi son maça gelmeyince taraftar rahat bir nefes almış. “Yaratıcı işleri Üni grubu yapardı ve Şirin ile hiç alakaları yoktu. Şirin ve taifesi maçta görünmeyince herkes rahatladı” diyorlar ve “Evinde bulunan poundlar ne alaka! Acaba Liverpool maçının karaborsada satılan deplasman biletlerinin parası mı?” diye dalga geçiyorlar.</p>

<p>Açıkçası bu olan bitene çok da şaşırmıyorum.</p>

<p>Normalde olması gereken bu yıl bir teknik direktör değişikliği idi. Ancak 4 yıl şampiyon olan teknik direktörü, kendi ayrılmadıkça yollamak kolay değildir. Çünkü bu yılın gelişi geçen yıldan belli olmuştu. Takım şampiyonluğu 4 kez Fenerbahçe’ye ikram etti, Fenerbahçe ikramı geri çevirdi. Geçen yıl Talisca penaltıyı kaçırmasa büyük ihtimalle şampiyon Galatasaray olmayacaktı. Savunma sezon boyunca olumsuz sinyaller verdi. Orta sahada Mertens gittiğinden beri büyük delik var. Büyük bir oyuncu almıyorsan, oraya genç birini alıp geleceğe oynarsın, o da yok. Okan Buruk saçma sapan bir açıklama ile “Biz üst yapı takımıyız” diyor.</p>

<p>Barcelona, Real Madrid bile altyapısından oyuncu çıkarıyor, genç yetenek alıp takıma monte ediyor, sen Real Madrid’den daha mı üst yapı takımısın! Daha mı çok paran var!</p>

<p>Bir kişi de çıkıp “Sen ne saçmalıyorsun” demiyor, “Madem üst yapı takımısın o zaman Zaha’yı, Ziyech’i niye oynatamadın” diye sormuyor.</p>

<p>Oyuncularda da büyük bir doygunluk var. Osimhen dışında hâlâ başarıya aç biri görünmüyor. Okan ise kadro üzerinden oyuncu değişiklikleri üzerinden mesaj veriyor. Belli ki yönetimle teknik yönetim arasında ipler, ilişkiler kopmuş.</p>

<p>Üstüne bir de bu ekonomik koşullar nedeniyle sponsorluklar da büyük ihtimalle giderek azalacak.</p>

<p>Al başına belayı.</p>

<p>Haaa, tüm bunlara rağmen Galatasaray ligde yine şampiyon olabilir. Çünkü diğer takımlar da şahane yönetilmiyor.</p>

<p>Zaten bu, ligin düşen değerinden de belli.</p>

<p>Ama Şampiyonlar Ligi’nden gerçekten korkuyorum.</p>

<p>İnşallah rezil olmazlar!</p>

<p>Bunun yanı sıra birkaç yıldır futboldan oldukça uzaklaştığını aktaran Altaylı, Süper Lig maçlarının yayınlandığı kuruluşa abone olmadığını, taraftarı olduğu Galatasaray'ın hangi takımlarla mücadele ettiğini, söyledi.</p>

<p><strong>"SPOR YAZARLARINA DA İNANMIYORUM"</strong></p>

<p>Spor yazarlarına da güveninin kalmadığını vurgulayan Altaylı, "Açıkçası spor yazarlarına da artık pek inanmıyorum. Her şey gibi orada da ciddi bir ahlaki çöküntü yaşanıyor. Pek çok yazar ya da muhabir kulüplerle, başkanlar ile kulüp yöneticileri ile ve hepsinden daha beteri menajerlerle pek de temiz sayılmayacak ilişkiler içindeler. Herkes birinin sesi olmuş, doğruyu değil, kendisine söyleneni ve yazması, anlatması istenileni yazıyor" sözleriyle yorumunu belirtti.</p>

<p><strong>SİYASET, FUTBOLA KARIŞMAZ</strong></p>

<p>Herkesin sandığının aksine siyasetin futbola çok fazla bulaşmadığını ifade eden Altaylı, "Şu şampiyon olsun, bu şampiyon olsun demez. Ne gördüm, ne duydum, ne hissettim. Geçmiş dönemlerde de ama özellikle AK Parti döneminde “Devlet” ya da “İktidar” tüm kulüplere mümkün olduğunca destek verdi. Bazı Bakanlar Trabzonspor’a biraz daha fazla destek verdi ama tüm kulüpler desteklendi" sözlerini yazdı.</p>

<p><strong>Gün sonunda futboldaki kirliliği kulüp yönetimleri ve bahse bağlayan Altaylı, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Galatasaraylılar “Bu yıl Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklarına” inanıyor, Fenerbahçeliler ise “Bu yıl Trabzonspor’u şampiyon yapacaklar” diye düşünüyor.</p>

<p>Ama bu tezler ilk haftadan bence çöküyor. Fenerbahçe avantajı ele geçirip moral üstünlük sağlayabileceği ilk haftayı mağlubiyetle kapatıyor, üstelik de en az bir, belki iki penaltısı verilmeyerek. Keza Trabzonspor da Kasımpaşa’da iki puan bırakıyor.</p>

<p>“Galatasaray’a şampiyon olmama talimatı gitti. Bu yüzden transfer yapmıyor” saçmalığı da tutarsız. Şampiyon olmayacaksa bile en azından Avrupa’da başarılı olmak ve gelir elde etmek için transfer yapması gerekiyordu. Herhalde birinin kalkıp Galatasaray’a “Avrupa’da da başarılı olma sakın yoksa oyarız” diyecek hali yok."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/fatih-altaylidan-galatasarayi-karistiracak-dursun-ozbek-ve-okan-buruk-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/o-k-a-n-1.jpg" type="image/jpeg" length="61603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS yerleştirmelerinde dikkat çeken sonuç: Bazı bölümlerde tek öğrenci bile yok]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/yks-yerlestirmelerinde-dikkat-ceken-sonuc-bazi-bolumlerde-tek-ogrenci-bile-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/yks-yerlestirmelerinde-dikkat-ceken-sonuc-bazi-bolumlerde-tek-ogrenci-bile-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS yerleştirme sonuçları, bazı üniversite ve bölümlerde dikkat çeken tabloyu ortaya çıkardı. 26 devlet üniversitesinde Fen Bilgisi Öğretmenliği programlarına tek bir öğrenci bile yerleşmezken, 204 bölüm hiç tercih edilmedi. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS yerleştirme sonuçları, üniversitelerde bazı bölümlere yönelik ilgisizliği gözler önüne serdi. YKS’de öğrenciler 204 bölümü tercih listelerine hiç yazmadı. 26 devlet üniversitenin Fen Bilgisi öğretmenliğine bir öğrenci dahi kayıt yaptırmadı.</p>

<p>YKS yerleştirme sonuçları, devlet üniversitelerinde yüzde 99.5’lik doluluk oranına ulaşılmasına karşın bazı bölümlerde kontenjanların büyük bölümünün boş kaldığını ortaya koydu. 26 devlet üniversitesinin fen bilgisi öğretmenliğine tek bir öğrenci bile yerleşmedi. 204 bölüm hiç tercih edilmedi. 102 bölüme ise sadece 7 öğrenci girdi. Bazı programlarda kontenjanların yarısı dahi dolmadı. Atatürk Üniversitesi’nde 20’şer kontenjan ayrılan Biyoloji Öğretmenliği, Felsefe Grubu Öğretmenliği ve Kimya Öğretmenliği programlarına tek bir öğrenci dahi yerleşmedi. Atatürk Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği 20 kişilik kontenjana 4, Erciyes Üniversitesi Fen Bilgisi öğretmenliği 21 kişilik kontenjana 9 öğrenci yerleşti.</p>

<p><strong>HİÇ TERCİH YAPILMADI</strong></p>

<p>Nefes gazetesinde yer alan habere göre; Bilgisayar mühendisliği bölümlerinde de benzer tablo ortaya çıktı. Iğdır Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nün 55 kişilik kontenjanına yalnızca 6 öğrenci yerleşti. Bölümün doluluk oranı yüzde 11’de kaldı. Siirt Üniversitesi’nde de Bilgisayar Mühendisliği için ayrılan 55 kontenjana 11 öğrenci yerleşirken 44 kontenjan boş kaldı. Ardahan Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümüne 55 kontenjana 17 kişi yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SADECE 2 KİŞİ YERLEŞTİ</strong></p>

<p>Munzur Üniversitesi’ndeki Bilgisayar Mühendisliği bölümünü de 55 kontenjana 19 öğrenci yerleşti. Hakkari Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nün 20 kişilik kontenjana yalnızca 2 kişi yerleşti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nün 30 kişilik kontenjanına yalnızca 3 öğrenci yerleşti. Kontenjanın yüzde 90’ı boş kaldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde 30 kontenjana 5 öğrenci yerleşti. Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği ise 20 kişilik kontenjanına yalnızca 1 öğrenci alabildi.</p>

<p><strong>YÜZDE 16’SI KAZANDI</strong></p>

<p>Lise son sınıf öğrencilerinin 4 yıllık bir programa yerleşme oranı son dört yılda hızla eridi. Yıllara göre veriler incelendiğinde, lise son sınıf öğrencilerinin lisans programlarına yerleşme oranının özellikle 2023 sonrasında düzenli olarak geriledi. 2023’teki yüzde 20,2 seviyesinden 2026’da yüzde 15.9’a geriledi.</p>

<p><strong>FEN BİLGİSİ SIFIR ÇEKTİ</strong></p>

<p>Aksaray Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Amasya Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Bayburt Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Dicle Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 15, yerleşen 0.<br />
Düzce Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Fırat Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Hakkari Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Kafkas Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Kastamonu Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Kilis 7 Aralık Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Manisa Celâl Bayar Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Muş Alparslan Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Ordu Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Uşak Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.<br />
Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 10, yerleşen 0.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/yks-yerlestirmelerinde-dikkat-ceken-sonuc-bazi-bolumlerde-tek-ogrenci-bile-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/universite412421.jpg" type="image/jpeg" length="43413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite hayali barınma krizine takıldı: Öğrenciyi bekleyen ağır fatura]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/universite-hayali-barinma-krizine-takildi-ogrenciyi-bekleyen-agir-fatura</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/universite-hayali-barinma-krizine-takildi-ogrenciyi-bekleyen-agir-fatura" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS yerleştirme sonuçlarının ardından yüz binlerce öğrenciyi bu kez barınma telaşı sardı. KYK yurtlarının kapasitesi örgün eğitimdeki öğrencilerin yalnızca yaklaşık dörtte birine yetebilirken, özel yurt ve ev kiraları dar gelirli ailelerin bütçesini zorluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversiteyi kazanan yüz binlerce genç, yüksek kira ve yurt ücretleriyle karşı karşıya. Bazı kentlerde bir eve çıkmanın ilk maliyeti 200 bin TL’yi aşıyor.</p>

<p>Birgün'den Deniz Güngör'ün haberine göre; üniversite hayali kuran yüz binlerce genç, barınma krizinin duvarına çarptı. Yetersiz kamu kapasitesi nedeniyle örgün eğitimdeki her 4 öğrenciden 3’ü KYK’lere yerleşemiyor. Özel yurt ve ev kiraları ise asgari ücreti katladı. Metropollerden Anadolu kentlerine kadar uzanan fahiş fiyatlar, dar gelirli aileler ve öğrenciler için eğitimi sürdürülemez hale getirdi.</p>

<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla öğrencilerin karşı karşıya kaldığı barınma krizi yeniden gündeme geldi. Ülke genelinde üniversiteye yerleşen 730 bin 854 öğrenci, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtların sayısının yetersizliği, özel yurtlardaki astronomik ücretler, derinleşen yoksulluk, artan enflasyon ve önüne geçilmeyen kira artışları ile karşı karşıya kaldı. Devlet yurtlarının kapasite yetersizliği gençleri özel yurtların kucağına iterken, barınma maliyetleri metropollerden Anadolu kentlerine kadar tüm haritayı kuşattı.</p>

<p><strong>HER 4 ÖĞRENCİDEN YALNIZCA BİRİNE YATAK</strong></p>

<p>Ülke genelinde yükseköğretimdeki toplam örgün eğitimdeki öğrenci sayısı 4 milyona yaklaşırken KYK’ye bağlı yurtların toplam yatak kapasitesi sadece 993 bin 258. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın verilerine göre 2025’te 996 bin 306 olan bu kapasite 30 Haziran 2026 itibarıyla öğrenci yurtlarının yatak kapasitesi 2025 yılına kıyasla 3 bin 48 düştü. Bu tablo, örgün eğitimdeki her 4 öğrenciden yalnızca birinin kamu yurduna yerleşebildiğini ortaya koydu.</p>

<p>KYK yurt ücretleri odaların fiziki koşulları ve tipine göre değişiklik gösterirken, yurdun bulunduğu şehir, oda kapasitesi ve sunulan imkânlara göre değişiklik gösteriyor. Ancak yetersiz yurt kapasiteleri sonucu KYK yurtlarına başvuran öğrencilerin büyük bir kısmı yedek sıralarda beklemeye mahkûm ediliyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için henüz KYK yurtlarına yapılacak zam oranı açıklanmazken 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için belirlenen ücretler aylık 750 TL ile 1250 TL arasında değişiyor. KYK yurt fiyatları ise şu şekilde:</p>

<p>TİP1: 750 TL</p>

<p>TİP2: 850 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİP3: 850 TL</p>

<p>TİP4: 1050 TL</p>

<p>TİP5: 1150 TL</p>

<p>TİP6: 1250 TL</p>

<p><strong>KRİZ DERİNLEŞECEK</strong></p>

<p>Öğrencilerin en çok tercih ettiği illerde 10 aylık yurt fiyatları ve bir kira, iki depozito, emlakçı komisyonu ödeyerek eve çıkmasının maliyeti ortalama olarak şu şekilde:</p>

<p><img alt="21441214-3" height="319" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/21441214-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>METROPOLDE YAŞAM ASGARİ ÜCRETİ KATLADI</strong></p>

<p>KYK yurtlarında barınma şansı bulamayan öğrencilerin ise bir sonraki durağı özel yurtlar ve evler oluyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde özel yurt ve kira fiyatları ise adeta asgari ücreti katladı.</p>

<p>İstanbul’da özel yurt ücretleri yıllık 110 bin TL ile 700 bin TL arasında değişirken birçoğunda yemekler aylık yurt ücretine dahil değil. Ankara’da ise durum pek iç açıcı değil. Başkentteki özel yurtların ücretleri aylık 16 bin TL ile en yüksek 80 bin TL arasında değişirken eğitim dönemini kapsayan 10 aylık sözleşmeyle beraber yurt ücretleri 160 bin TL ile 800 bin TL’yi buluyor. İzmir’deki özel yurtlarda bir öğrencinin ise okul dönemi boyunca kalmasının maliyeti yaklaşık yıllık 120 bin TL ile 460 bin TL oldu. Kiralık dairelerde ise durum daha vahim. TSKB Gayrimenkul Değerleme’nin araştırmasında öğrenci nüfusunun yoğun olduğu illerde 100 metrekare büyüklüğündeki 2+1 dairelerin kira bedelleri ortaya konuldu.</p>

<p><strong>EVE GİRİŞİN BEDELİ 100 BİN TL’Yİ AŞTI</strong></p>

<p>Öğrencilerin en fazla tercih ettiği şehirlerden İstanbul’da en yüksek ortalama kira bedeli Beşiktaş ve Kadıköy’de 56 bin TL olarak belirlendi. Şişli’de ortalama kira 46 bin 500 TL, Bakırköy’de 44 bin TL, Üsküdar’da 43 bin TL olurken, Maltepe’de 40 bin 500 TL, Kağıthane’de 37 bin 500 TL, Kartal’da 37 bin TL, Avcılar’da ise ortalama kira 30 bin TL seviyesinde bulunuyor. Bu verilere göre İstanbul’da bir öğrencinin eve çıkabilmesi için ödemesi gereken “1 kira peşin + 2 depozito + emlakçı komisyonu” yüz binlerce lirayı buluyor. Buna göre en ucuz ilçe olan Avcılar’da ilk ay için 100 bin TL ila 120 bin TL arasında olurken Beşiktaş veya Kadıköy gibi merkezlerde ise bu faturanın ilk ay toplamı 200 bin TL’yi aşıyor.</p>

<p>Ankara’da da durum farksız değil. Araştırmaya göre öğrenci evlerinin kiraları 25 bin TL ile 50 bin TL arasında değişen Başkentte bir öğrencinin evine girişin maliyeti 100 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor. İzmir’de ise Buca’da öğrenci evlerinin kiraları 28 bin TL’den başlarken, Ege Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan Bornova’da ortalama kira 37 bin 500 TL’ye ulaşıyor. İzmir’de kampüse yakın bir eve çıkmanın ilk ay maliyeti yaklaşık 110 bin TL ile 150 bin TL’yi buluyor.</p>

<p><strong>ANADOLU İLLERİ DE CEP YAKIYOR</strong></p>

<p>Barınma krizi yalnızca üç büyükşehirle sınırlı değil. Öğrenci nüfusunun kent merkezine oranla çok yüksek olduğu Anadolu şehirlerinde piyasa tamamen kontrolsüz bırakılmış durumda. Öğrencilerin en çok tercih ettiği şehirlerden biri olan Eskişehir’de özel yurtlarda yıllık ücretler yaklaşık en düşük 60 bin TL ile 380 bin TL olurken 2+1 kiralık evlerin ortalama fiyatı 21 bin TL seviyesine çıktı. Böylelikle bir öğrencinin Eskişehir’de ortalama bir eve kiraya çıkabilmesi için ilk ay cebinden çıkması gereken miktar yaklaşık 84 bin TL oldu.</p>

<p>Bursa’da da durum pek farksız değil. Toplamda 3 üniversitenin bulunduğu kentte özel yurt fiyatları aylık 7 bin TL ile 36 bin TL arasında değişirken yıllık ücretler ise yaklaşık 70 bin TL ile 360 bin TL oldu. Kentteki ortalama 2+1 evlerin fiyatları ise 20 bin 500 TL. Buna göre 1 kira peşin + 2 depozito + 1 emlakçı komisyonu vererek eve çıkmak isteyen öğrencilere eve girişin ilk faturası yaklaşık 82 bin TL oldu.</p>

<p>İkisi devlet biri ise vakıf üniversitesi olmak üzere bünyesinde 3 üniversite barındıran Kocaeli’nde ise kent merkezinde 2+1 kiralık evlerin ortalama fiyatı 27 bin TL’ye ulaşarak İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra en pahalı öğrenci şehirleri arasında yer aldı. Buna göre 2+1 evin giriş maliyeti öğrencilere yaklaşık 108 bin TL oldu. Kentteki özel yurtlarda da ücretler pek farksız değil. Buna göre kentteki ortalama yurt fiyatları yaklaşık yıllık 150 bin TL - 300 bin TL.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/universite-hayali-barinma-krizine-takildi-ogrenciyi-bekleyen-agir-fatura</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/barinma-krizi41.jpg" type="image/jpeg" length="32133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan boşanma davası süren çiftler için emsal karar]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/yargitaydan-bosanma-davasi-suren-ciftler-icin-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/yargitaydan-bosanma-davasi-suren-ciftler-icin-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası sürerken ayrı yaşamanın ya da uzaklaştırma kararının eşlerin ekonomik sorumluluklarını ortadan kaldırmadığına hükmetti. Daire, bu süreçte eşe ve çocuğa maddi destek sağlamamayı kusur saydı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da görülen boşanma davasında kadın, eşinin kendisine şiddet uyguladığını, ailesiyle görüşmesini engellediğini ve boşanma sürecinde evle ilgilenmediğini belirterek nafaka ve tazminat talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk derece mahkemesi erkeği ağır kusurlu bularak boşanmaya, kadın lehine tedbir nafakası ve tazminata karar verdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi ise erkekte kusur bulunduğuna ilişkin kesin delil olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.</p>

<p>Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası açılmasının, ayrı yaşamanın veya uzaklaştırma kararının ekonomik yükümlülükleri sona erdirmediğini belirtti. Daire, boşanma sürecinde eşe ve çocuğa destek sağlamamanın kusur sayılması gerektiğine hükmederek dosyayı geri gönderdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/yargitaydan-bosanma-davasi-suren-ciftler-icin-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/bosanma42412.jpg" type="image/jpeg" length="46187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'nin İBB'de 'başkanlık değişimi' planı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/akpnin-ibbde-baskanlik-degisimi-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/akpnin-ibbde-baskanlik-degisimi-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barış Yarkadaş, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun siyasi yasaklı konuma gelmesi durumunda İBB için yapılacak başkanlık seçiminde AKP'nin adayının kim olacağını aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tv yorumcusu Barış Yarkadaş, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından Nuri Aslan'ın başkanvekili olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) başkan değişikliğine dair iddialarda bulundu. Yarkadaş, İmamoğlu'nun ceza alması ve siyasi yasaklı konuma gelmesi durumunda AKP'nin göstereceği adayın ismini öne sürdü.</p>

<p>İmamoğlu, İBB davasında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kişisel verilerin ele geçirilmesi, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama başta olmak üzere 17 ayrı suçlamayla yargılanıyor.</p>

<p>Yarkadaş, İmamoğlu’nun başkanlığının sona ermesi halinde ilçe belediye başkanlarının İBB başkanlığı için aday olabileceğini belirterek, AKP’nin olası adayının Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım olduğu iddiasını dile getirdi.</p>

<p><strong>Yarkadaş'ın açıklaması şu şekilde:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Ekrem İmamoğlu bir ceza alır, siyasi yasaklı konuma gelir ve belediye başkanlığı da düşerse, İBB Meclisi’nde yeni bir belediye başkanının seçileceğini söyledik. Benim edindiğim bilgiye göre bugün itibarıyla AK Partililerin kafasındaki belediye başkanı adayı Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım. İsmet Yıldırım’ı aday gösterecekleri konuşuluyor."</p>
</blockquote>

<p>Sosyal medyada ise İsmet Yıldırım isminin İBB'den ihale alan bazı iş insanları tarafından Yarkadaş'ın kulağına fısıldandığı iddia edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/akpnin-ibbde-baskanlik-degisimi-plani</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/ismet-yildirim.jpg" type="image/jpeg" length="68672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Günlerdir konuşulan iddiaya efsane futbolcudan yanıt geldi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gunlerdir-konusulan-iddiaya-efsane-futbolcudan-yanit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gunlerdir-konusulan-iddiaya-efsane-futbolcudan-yanit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada günlerdir konuşulan “Roberto Carlos Müslüman oldu” iddiasına Brezilyalı futbol efsanesinden cevap geldi. Hakkındaki söylentileri yalanlayan Carlos, İslam'a ve eşinin inancına duyduğu saygıyı vurgulayarak "Müslüman olduğum yönündeki söylentiler doğru değil" dedi ve tartışmalara son noktayı koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz futbolcularından Roberto Carlos'un Müslüman olduğu yönündeki iddialar, Brezilya'da bir din görevlisinin açıklamalarının ardından gündeme gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Carlos'un Müslüman bir kadınla evlenmesi ve düğününde İslami geleneklere yer verilmesi de iddiaların sosyal medyada kısa sürede yayılmasına neden olmuştu.</p>

<p>Hakkındaki söylentilere son noktayı koyan Roberto Carlos, İslam'a duyduğu saygıyı dile getirerek Müslüman olmadığını söyledi.</p>

<p>Carlos, Suudi Arabistan basınından Okaz gazetesine yaptığı özel açıklamada, “Eşimi namaz kılarken görmek harika ancak Müslüman olduğum yönündeki söylentiler doğru değil” diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gunlerdir-konusulan-iddiaya-efsane-futbolcudan-yanit-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/ronaldo-carlos214421.jpg" type="image/jpeg" length="16446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kiralık araçlarda 6 yaş ve 180 bin kilometre sınırı: İkinci elde fırsat mı?]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kiralik-araclarda-6-yas-ve-180-bin-kilometre-siniri-ikinci-elde-firsat-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kiralik-araclarda-6-yas-ve-180-bin-kilometre-siniri-ikinci-elde-firsat-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027'de yürürlüğe girmesi beklenen 6 yaş ve 180 bin kilometre kriteri, günlük kiralama sektöründe yaklaşık 15-20 bin aracın filo dışına çıkmasına yol açabilir. Uzmanlar, daha uygun fiyatla satışa sunulması beklenen "rent a car çıkması" araçlar için geçmiş sorgulaması ve ekspertizin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oto kiralama sektöründe 2027'de uygulanmaya başlanacak 6 yaş ve 180 bin kilometre sınırı nedeniyle 15-20 bin aracın ikinci el piyasasına çıkması bekleniyor. Uzmanlar, daha uygun fiyatlı olabilecek "rent a car çıkması" araçlarda geçmiş sorgulaması ve ekspertiz yapılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Türkiye'de operasyonel ve günlük kiralama dahil toplam kiralık araç filosu 405 bin 740 seviyesinde bulunuyor. Günlük kiralama filosundaki yaklaşık 15-20 bin aracın yeni yaş ve kilometre kriterleri nedeniyle 2027 sonrasında kiralama faaliyetinde kullanılamayacağı tahmin ediliyor. Bu araçların önemli bölümünün yüksek kilometreli ve yoğun kullanılmış olması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye gazetesinin aktardığına göre, galerici Serkan Biçer, "Rent a car geçmişi olan ve kilometresi yüksek araçlar, aynı yaş ve modeldeki bireysel kullanılmış araçlara göre daha uygun fiyatla satışa çıkabilir. Ancak burada alıcının aracın geçmişini mutlaka sorgulaması gerekir. Bakımları eksiksiz yapılmışsa fiyat avantajı nedeniyle tercih edilebilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galerici Mehmet Yılmaz da alıcıların yalnızca kilometreye bakmaması gerektiğini belirterek, "Rent a car araçlarının yoğun kullanıldığı doğru. Bu nedenle alıcıların kilometreye bakmakla yetinmemesi, ekspertiz yaptırması gerekiyor. Ancak bakımları yapılmış, mekanik olarak sorunsuz araçlar uygun fiyatla satışa çıktığında alıcı bulacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle kiralık araçların periyodik bakımlarının zamanında yapılması zorunlu olacak, gerekli durumlarda kış lastiği işletmenin sorumluluğunda bulunacak. Kasko ve İMM güvencelerinin kiralama bedeline dahil edilmesi de maliyetleri artırabilecek. Bakım, sigorta ve filo yenileme giderlerindeki artışın kiralama fiyatlarına yansıyabileceği belirtiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kiralik-araclarda-6-yas-ve-180-bin-kilometre-siniri-ikinci-elde-firsat-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/otomobil41421214.jpg" type="image/jpeg" length="67064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="67951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="20474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="90639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="28240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="94471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="25239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="44039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="64742"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
