<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 16:37:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre: İçişleri Bakanı 'IŞİD saldırısı' diyemiyor!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-zeynel-emre-icisleri-bakani-isid-saldirisi-diyemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-zeynel-emre-icisleri-bakani-isid-saldirisi-diyemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Beşiktaş'ta, İsrail Başkonsolosluğu önündeki silahlı saldırıya dair konuşan CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye tepki gösterdi. İşte Emre'nin o açıklaması...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş'taki İsrail Başkonsolosluğu'na yönelik silahlı saldırı gündemdeki yerini koruyor. Olayla ilgili bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilirken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırıyı gerçekleştiren 3 şüpheliden 1'inin öldürüldüğünü, 2'sinin ise yaralı olarak etkisiz hale getirildiğini bildirmişti.</p>

<p><strong>BAKAN "DİNİ İSTİSMAR EDEN ÖRGÜT" DEMİŞTİ...</strong></p>

<p>Saldırganların İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldiği, uzun namlulu silahlarla bina önünde görev yapan polislere ateş açtıkları belirtilmişti.</p>

<p>Çiftçi, "Tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2’si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir" dedi.</p>

<p><strong>"İÇİŞLERİ BAKANI DA 'BU BİR IŞİD SALDIRISI' DİYEMİYOR"</strong></p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Silivri Dayanışma Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında söz konusu saldırıya değindi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye tepki gösterdi.</p>

<p>Emre, "Silivri Cezaevi'nde arkadaşlarımız tutuklu ve atadan dededen kalan tarlalarına dahi mal varlıklarına tedbir konmuş el konmuş durumda. Öte yandan, IŞİD'li olduğu çok açık birinin mal varlığı kaldırılıyor, hakkındaki tedbirler kaldırılıyor. Ve bir bu saldırıyı gerçekleştirebiliyor. İçişleri Bakanı da 'Bu bir IŞİD saldırısı' diyemiyor. Neymiş? 'Dini istismar eden örgüt.' Halbuki bizim Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından onun bir terör örgütü olduğu defaatle Milli Güvenlik Kurulu'nda karara bağlanmıştır, örnek mahkeme kararları vardır. Bunu sıkılarak, utanarak söylemenin bir anlamı yoktur" dedi.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi'ndeki Başkanvekili seçimlerine ve CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren <strong>Emre, şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"CHP olarak 47 yıl sonra açık bir farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazandık. Bursa'nın seçilmiş belediye başkanı Mustafa Bozbey'dir. Toplamda da Bursa'nın ilçe meclis üyeleriyle birlikte baktığımızda meclislerde de büyük çoğunlukla CHP önde göğüsledi ipi. Bakın bu 31 Mart 2024 seçimlerinde büyükşehir belediye başkanlıkta verilen oy, halkın vermiş olduğu oy. 860 bin 490 oy Mustafa Bozbey almıştır. En yakın rakibinin aldığı oy 693 bin 31 oydur. Yani arada 167 bin 459'luk bir oy farkı vardır.</p>

<p>Çok açık bir şekilde bu seçimleri CHP kazanmıştır. Dolayısıyla burada halkın iradesini tanımayıp da encümen sayısına göre oradaki belediye başkanının değiştirilmesi ve Adalet ve Kalkınma Partili birinin getirilmesi çok açıkça darbedir. Bunu yapan da darbecidir. Bunun başka bir adı yoktur. Türkiye'de bir milli iradeye yönelik, demokrasiye yönelik büyük bir saldırı var. CHP öncülüğünde halkımız bu darbe girişimine karşı direnmektedir. Ne kadar saldırı olursa olsun da biz bu mücadeleye devam edeceğiz. Bize göre şu an itibariyle Bursa Büyükşehir Belediyesi işgali altındadır. Dolayısıyla biz bu işgal son verene kadar mücadele edeceğiz."</p>

<p><strong>"CUMHURİYET TARİHİNDE İLK DEFA KULLANILAN, KİMYASAL GAZ, FARKLI GAZLAR KULLANILDI"</strong></p>

<p>"Öyle bir tiyatro oynadılar ki orada o seçimin yapıldığı yani belediye meclis üyesi sayısıyla belediye başkanı seçildiği seçimin yapıldığı alana meclis üyelerini, milletvekillerimizi, genel başkan yardımcılarımızı sokmadılar. Ve o duruma protesto eden bu nedenle yürüyen halka belki de Cumhuriyet tarihinde ilk defa kullanılan bir şekilde kimyasal gaz farklı gazlar kullanıldı. Sarı gazlar kullanıldı. Bunların tesirinin ne olduğunu şu anda bilmiyoruz. Orada yaralanan meclis üyesi arkadaşlarımız, milletvekili arkadaşlarımız oldu. Ve o gazların hangi kimyasalları içerdiğini bilmiyoruz. Dolayısıyla bütün bu zulmü halkımıza ifşa etmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Bakın yine bizim hukukumuzda bir tabir vardır, hayatı olağan akışına aykırılık diye. Bir ülke düşünün bu ülkede çok farklı siyasi partiler var ve bu siyasi partiler içerisinde belediyeyi, belediye meclislerini kazanan ebette farklı partiler var. Ama ne hikmetse sürekli CHP'nin belediyelerine yönelik operasyonlar var. Bakın aynı gün içerisinde Bornova Belediye Başkanımız gözaltına alınıyor. Ankara İzmir İl Başkanımız gözaltına alınıyor. Aynı gün içerisinde. Üsküdar Belediyemize operasyon yapılıyor. Niye? Üsküdar Belediyesi'nin de Tayyip Erdoğan için özel bir anlamı var. Kendi oturduğu yer. Ve burayı yüzde 50'nin üzerinde bir farkla Sinem Dedetaş ve arkadaşları belediye seçiminde kazandı ve belediye başkanlığı koltuğuna oturdu. Şimdi sudan sebeplerle Üsküdar Belediyesi'ne operasyon yapıyorlar. Ve öyle bir iddia, öyle bir çirkinlik, öyle bir kötülük var ki efendim 'Rüşvet paraları ortaya çıktı. Milyonlarca para rüşvet paraları bavullarla ortaya çıktı.' Hangi işten alınan bir rüşvet söz konusu?</p>

<p>Ortada bir kafe satışı sonrasında hemen ertesi gün yapılan bir operasyonda tesadüfen görülen paralar var. Kafe satışı yapılmış mı yapılmış? Resmi mi resmi? O paraları rüşvetle alındığına ilişkin bir tespit var mı? Yok. Peki ne oldu? Bütün bunları yandaş medyada servis ettiler. CHP'ye operasyon 'Bakın rüşvet paraları' diye. Tıpkı FETÖ'nün Ergenekon, Balyoz'da yaptığı gibi bir kara propaganda yaptılar. Hani patlamamış, içi boşaltılmış el bombaları gidilip bulunuyordu ya burada da konudan bağımsız bir algı operasyonu için büyük bir çirkinlik, büyük bir kötülük yaptılar. Bu durumda ortaya çıkınca tabii ses yok. O görüntü paylaşanlar durdu. Özür dilemek yok. 'Yeter ki insanların aklına CHP'yle ilgili kötü bir şey getirelim.'"</p>

<p><strong>"CHP OLARAK ÜLKEMİZİN DOĞASINI, PARKINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</strong></p>

<p>"Ülkemizin dört bir tarafında ele geçirilen yargı kollarıyla birlikte kötülükler bitmiyor. Yaptığımız toplantılarda rakamlarla anlatıyoruz. Büyük bir yağma düzeni var. Büyük bir talan var. Ormanların hesapsızca düşünmeden sürekli madenciliğin açıldığı bir durumla karşı karşıyayız. Ve burada ormanını, köyünü, tarlasını korumak isteyen orada yaşayıp da itiraz edenlerin mücadelesi var. Bunlardan biri Esra Işık isimli bir kız çocuğu vatandaşımız biliyorsunuz tutuklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi de oradaki emekçinin yanında bulunan o mücadelenin içinde yer alan UMUT-SEN Koordinatörü Başaran Aksu. Akbelen talanına karşı çıktığı için tutuklandı. Şirketler ibretlik kurban istiyor ki kendi rant düzenine karşı çıkan kimse kalmasın. Adalet ve Kalkınma Partisi kendi doğasını, emeğini savunanları tutuklayarak gözdağı veriyor, malum şirketlere ilişkin de her türlü imtiyazı veriyor. Biz CHP olarak bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz ve oradaki yurttaşlarımızın yanında olmaya, ülkemizin doğasını, parkını korumaya devam edeceğiz."</p>

<p><strong>"ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE IŞİD SALDIRISI VAR"</strong></p>

<p>"Çok masum insanlara operasyon yapılıyor. Şimdi burada İsrail Başkonsolosluğuna yönelik bir terör saldırısı gerçekleşti geçtiğimiz günlerde. Orada o terör saldırısında kahramanca mücadele eden karşı koyan polis memurlarımıza teşekkür ediyoruz. Yaralanan polislerimize de acil şifalar diliyoruz. Bununla birlikte ülkenin İçişleri Bakanı yaşanan bu olayla ilgili efendim 'terör saldırısı' da demeyip 'bir dini istismar eden bir örgüt' diyor. Halbuki çok açık bir şekilde IŞİD saldırısı var. Ve bu saldırıda da öldürülen kişinin de geçmişte kaydı var. CHP olunca görüntü servisi yapan İçişleri Bakanlığı ve savcılık konu IŞİD olunca ne yapıyor? Bakın saldırıda öldürülen Yunus Emre Sarman. 22 Kasım 1994 doğumlu. Yüreğir doğumlu.</p>

<p>Sarman'ın adı daha önce doğrudan IŞİD'in finansman ağıyla anılmış. Ve bu kapsamda 6 Nisan 2021 tarihli ve 21/1 sayılı karar kapsamında IŞİD'e finansman sağlama suçlamasıyla ve bu gerekçeyle mal varlığı dolduruluyor ve bu da 7 Nisan2021'de Resmi Gazete'de yayınlanıyor. Bunun dışında Sarman ayrıca 2018 yılında Adana'da aile içi cinayet suçlamasıyla da bir süre cezaevinde kalıyor. Ve babası 18 yıl hapis cezası alıyor. Kendisi de üç ay sonra adli kontrol şartıyla serbest kalıyor. Şimdi burada bitmiyor. 31 Ağustos 2024, yeni bir karar alınıyor. Sarman hakkındaki tedbir kaldırılıyor. Gerekçe makul sebeplein ortadan kalkması. Yani bir dönem IŞİD'in finansman ağında içinde yer alan kişi bu kapsamdan çıkartılıyor. Şimdi aynı isim konsolosluk saldırısında öldürülen kişi olarak karşımızda. IŞİD üyesi. Yani aradan geçen sürede makul sebeplerin ortadan kaldırılmasını bir kenara bırakın IŞİD'e bağlılığı pekişmiş ve bu kapsamda da böylesine büyük bir saldırıyı gerçekleştirmiş kişiden bahsediyoruz.</p>

<p>Buranın arkasında Silivri Cezaevi var. Orada arkadaşlarımız tutuklu ve atadan dededen kalan tarlalarına dahi mal varlıklarına tedbir konmuş el konmuş durumda. Öte yandan, IŞİD'li olduğu çok açık birinin mal varlığı kaldırılıyor, hakkındaki tedbirler kaldırılıyor. Ve bir bu saldırıyı gerçekleştirebiliyor. İçişleri Bakanı da bu bir IŞİD saldırısı diyemiyor. Neymiş? 'Dini istismar eden örgüt.' Halbuki bizim Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından onun bir terör örgütü olduğu defaatle Milli Güvenlik Kurulu'nda karara bağlanmıştır, örnek mahkeme kararları vardır. Bunu sıkılarak, utanarak söylemenin bir anlamı yoktur."</p>

<p><strong>"BAŞTA SAYIN İMAMOĞLU OLMAK ÜZERE ARKADAŞLARIMIZ BURADA HAKSIZ BİR ŞEKİLDE YARGILANIYOR"</strong></p>

<p>"Arkadaşlarımız burada haksız bir şekilde yargılanıyor, başta Sayın İmamoğlu olmak üzere. Ve bu duruşmaları izleyenler, takip edenler biliyor ki gerek gizli tanık ifadeleri, gerek kurgu, gerek organizasyon şeması, gerek casusluk iddianamesi hepsi birer çöp oldu. Bütün bir iddiaları sanıklar ve avukatları tek tek çürütmekte. Ve yine Sayın İmamoğlu da çok enerjik ve güçlü bir şekilde gerek oradaki arkadaşlarımıza gerek süreci nasıl işlediğini çok doğru bir yerden ifşa etmekte.</p>

<p>Buna karşın Sayın İmamoğlu'nun konuştuğu her duruşmada yeni bir soruşturma açılmakta. Yani savunma hakkının kutsallığı, savunma hakkının dokunulmazlığı bir kenara bırakılmış, sürekli dava üzerine, soruşturma üzerine soruşturma açılmakta. Bir yargılamada yargılamayın mahkeme başkanı yönetir. Mahkeme başkanı söz vermeden Cumhuriyet Savcısı'na konuşamaz, avukatlar da konuşamaz. Cumhuriyet savcısı iddia makamıdır. Konuştuğunda da bir sanığa yönelik orada suçlanan kimseye yönelik konuşamaz. Bir Cumhuriyet savcısının yetkisi midir Sayın İmamoğlu'na yönelik haddinizi bilin haddinizi bildiririz diye tehditvari konuşmak? Ki o kadar absürt bir durumdur mahkeme başkanı müdahale etmek zorunda kalmıştır, 'Savcım kişiselleştirmeyin' diye. Bu olacak iş değildir. Bu zulümdür. Burada suç örgütü dedikleri insanlar birbirini tanımıyor. Birçoğu burada mahkeme salonunda tanışıyor. İtirafçılar tek tek ifadelerini çekiyor ve savcılar bize zorla bu ifadeleri verdirdi diyor. Burada iddia makamının yaptığı usulsüzlükler ve kanunsuzluklar kabardı dosyalar. Birden fazla. Dolayısıyla burada gerçek anlamda halktan yana olanlarla halkı soyanlar, halkın terazisine çıktığında çok açık bir şekilde ortaya çıkacak."</p>

<p><strong>"'İSTANBUL SENİN' UYGULAMASININ NERESİ SUÇ?"</strong></p>

<p>Saçma sapan iddialar var. Neymiş efendim? Casusluk iddiası. Sayın İmamoğlu 2019'da yerel seçimi kazanmış ve ömrü hayatında sadece bir kez gördüğü bir kişi vasıtasıyla casusluğa karar vermiş. Ve yetmemiş kendisiyle birlikte yakın çalışma arkadaşları da aynı suçun faili olmuş. Bakın bunlardan biri. 26ı yaşındaki Iraz Bayrak isimli İBB'de iş analizi olarak çalışan bir kız çocuğu. İBB'nin üç mülakatından geçmiş ve hakkıyla çalışmaya başlamış. Beş aydır da tutuklu. Neymiş? Bu kişi Hüseyin Gün'e bağlı, casus Hüseyin Gün'e bağlı bir şekilde onun altında çalışıyormuş. Tüm dosya kapsamı göstermektedir ki Iraz Bayrak Hüseyin Gül'ü tanımıyor. Hayatında telefonla konuşmamış. Hayatında görmemiş. Hayatında ortak baz istasyonundan baz vermemiş. Nasıl oluyor da bir uygulama üzerinden casusluk faaliyeti söz konusu olabiliyor? 'İstanbul Senin' Uygulaması. 'İstanbul Senin' uygulamasının neresi suç? Bu ayrı konu.</p>

<p>Bu uygulama 2019'da yürürlüğe girdi, hayata geçti. Bu kız çocuğu ise 2021de İBB'de işe başladı. Bir defa zaman olarak da tutmuyor. Hani bir şey uydurulacak ya Ekrem İmamoğlu suç örgütü. Burada kimsenin bilmediği önce casusluktan alınıp sonra da İBB dosyasına dahil ettikleri yönetici Hüseyin Gün diye birisi var, buna bağlı çalışılıyor. Buradaki gariplik de yargılanalardan Necati Özkan'a ilişkin durum. Necati Özkan Türkiye ve dünyada tanınmış ve çok başarılı işlerin altına imza atmış bir iletişimci, bir siyasi danışman. Belediyeden hayatında ihale almamış. Rüşvetin R'siyle ilişkisi olmamış. Ancak siz bu kişiyi önce medyada karalayarak, ihaleye fesattan, rüşvetten bahsederek gözaltına alıyorsunuz, tutukluyorsunuz.</p>

<p>Dava açıldığında ne gibi bir ihale fesat, hangi ihaleye ve hangi rüşvetin konusu olduğunu gösteremiyorsunuz. Bu kişinin suçu i2014'te Sayın İmamoğlu'nun Beylikdüzü kampanyasını yönetip başarılı olmak. 2019'da her iki yerel seçim yönetip başarılı olmak kampanyasını, 2024 kampanyasını yönetip başarılı olmak. Diyorlar ki 'Necati Özkan'ın 20 tane mülkü var.' Bu 20 mülkün 17'si atadan, dededen kalan memleketteki tarlalar ve MASAK'ın tespitine göre Necati Özkan'ın bu tarladaki hissesi yüzde 2,85. Ve kendisi de duruşmada diyor ki 'Sembolik küçük küçük tapular bunlar. Her biri beş bin TL verene satabilirim diyor. Ne oldu büyük yolsuzluk? Ama siz bu kişinin her şeyine el koyuyorsunuz. Ne diyorsunuz bir de? Hüseyin Gün'e bağlı çalışan örgüt üyesi. Böyle bir saçmalık görülmüş şey değil."</p>

<p><strong>"BU İŞİN FAİLİ OLMASININ İMKANI YOK"</strong></p>

<p>"Başka bir mantıksız suçlama da yine casusluk iddiasıyla tutuklanan Melih Geçek. Buna bağlı yine aynı casuslukla suçlanan kişiye bağlı olduğu söylenen kişi. Bir akış anlatmışlardı tutuklama ve iddianamede, sürekli Sayın İmamoğlu'na bağlı çalışan özel bilmem kim diye, İBB'de şirketin genel müdürü olduğu tarih i2024, altı ay sonra da gözaltına alın. Bu kişinin de yine Hüseyin Gün'le son altı yıl içerisinde tek bir teması yok, tek bir araması yok, tek bir HTS kaydı yok. Bu hukuk değil, bu adalet değil, bu açıkça vicdansızlıktır. Şimdi bizim genel merkezimizde 11 yıldır çalışan 68 yaşındaki Orhan Gazi Erdoğan. Bu kişiyi de 7 Kasım'da veri sızdırma gerekçesiyle tutukladılar. Ve Cumhuriyet tarihimizde olmayan bir hızla, dört gün sonra iddianamenin sanığı yaptılar.</p>

<p>Orhan Gazi Erdoğan'ın iddianamedeki baktığımızda hakkında çıkan suçlama ne? Efendim, bakın iddianın doğruluğu yanlışlı bir tarafa, Türk Ceza Kanunu'nun 135. ve 136. maddelerince ceza isteniyor. 135. madde bir yıldan üç yıla kadar hapis hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişilere yönelik yaptırımlar düzenler. 136. madde de başkasına vermek. İki yıldan dört yıla. Yani hakkındaki bu iki suçlama doğru olsa bile bizim mevcut ceza infaz kanunumuza göre tek bir gün cezaevinde yatmayacak kişi. Aylardan beri tutuklu. Kaldı ki yine iddia doğru olsa bile suç yeri Ankara. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapması lazım. İddianın doğru olmadığını da şöyle ifade edeyim: Kendisi KVKK kanunu kapsamına göre veri sorumlusu değil. Yani bu işte bir defa teknik olarak bu işin faili olmasının imkanı yok."</p>

<p><strong>"SAYIN İMAMOĞLU'NU DÜNYADA ZİNCİRLEME BİR ŞEKİLDE BİRÇOK İSTİHBARAT SERVİSİNE BAĞLAMAYA ÇALIŞTILAR"</strong></p>

<p>"Tüm işi sizin zihninizi bulandırmak aklınızı karıştırmak 'Acaba CHP suça bulaşmış mıdır' diye şüphe oluşturmak adına algı operasyonları yapılmakta. Öyle ki Sayın İmamoğlu'nu dünyada zincirleme bir şekilde birçok istihbarat servisine bağlamaya çalıştılar, arkadaşlarını da öyle. Neymiş? Efendim 'veriler çalınmış da yabancı ülkelere verilmiş.' Bu iddialar sonrasında Ulusal Siber Olaylarla Müdahale Merkezi 20 Mayıs'ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gelip inceleme yapıyor. Bir rapor sunuyor.</p>

<p>Rapor dosyada var. Diyor ki bir veri sızıntısı olduğuna ilişkin teknik bir bulgu bulunamadı. Bugüne kadar İBB'nin İBB'ye ait verilerin sızdırıldığına dair bir emare yok. Diyeceksiniz ki bunu niye anlatıyorsunuz? Başta inkar ettiler. Ama sonra kabul etmek durumunda kaldı Ulaştırma Bakanlığı. 866 milyonun verisini sızdıran bir iktidar ve bakanlıktan bahsediyoruz. Ve olmayan bir şekilde de İBB'ye bu yönde yapılan bir suçlama. Şimdi USOM'un yazdığı rapor ortada. Bu iddia da boş. Ancak bu boş iddialara rağmen insanlar tutuklu, yatıyor. Bu zulüm kimseye yapılamaz. Çok büyük bir öfke duyuluyor. Öfke aslında sandığa, millete 'Siz nasıl olur da CHP'yi sandıkta birinci parti yaparsınız.'"</p>

<p><strong>"ORGANİZE BİR SALDIRI ALTINDAYIZ"</strong></p>

<p>"Biz organize bir saldırı altındayız. Her yönden saldırıyorlar. Kirli bir medya düzeni, olmayan şeyleri de paylaşıyor. Biz kendi içimizde binde bir de olsa bir kusur bulsak disiplin sürecini işletiyoruz. Uşak'ta bunu gösterdik. Amma velakin Uşak'ta bile bir inceleme sonrasında yaptığımız disiplinden bizi topa tutup olmayan şeyleri söyleyip disiplin işlemi işletemeyeceğimizi söyleyenler bakın ne yapıyor? Nasıl bir Ali Cengiz oyunu var? Ordu'nun Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ait Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit. Belediye çalışanı bir kadına yönelik cinsel saldırıda bulundu iddiasıyla hakkında dava açıyor. Ve bu dava sonrasında dosyada gördük tanık beyanları var, WhatsApp yazışmaları var.</p>

<p>Belediye Başkanı, mahkemece suçlu bulunuyor. Beş yıl hapis cezasına çarptırılıyor. İstinaf mahkemesine dosya gönderiliyor ve bu süreçte de bu kişinin partiden istifa ettiği duyuruluyor. Bakalım istifa etmiş mi? Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin internet sitesindeki fotoğraf, belediye başkanımız olarak duruyor. Cinsel saldırıdan beş yıl ceza almış. Sadece tesadüfen orada bulunuyor değil. İstifasını almışlar mı? Almamışlar. Disipline vermişler mi? Vermemişler. Mahkeme ceza vermiş mi? Vermiş. Şimdi ne oluyor? Tabii zamana yayıyorlar. Ali Cengiz oyunu diyoruz. İstinaf mahkemesi sudan sebeplerle bu dosyayı bozuyor. Daha yerel mahkeme ne karar verdi bilmiyoruz. Amma velakin dosya içerisindeki WhatsApp yazışmaları ortada. İfadeler ortada. Yaşanan bir cinsel saldırı olayı var. Fail bir AK Partili itinayla koruyorlar. Buradaki iki yüzlülüğün altını çizelim. Şimdi buradan cevap versinler. Bu kişi partinizin üyesi mi? Partinizin üyesi değilse partinizin etkinliklerinde ne arıyor? Davetlerde ne arıyor? Buyurun bunu düzeltin."</p>

<p><strong>"BİZ MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ CHP OLARAK"</strong></p>

<p>"Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan. Bakan kendi eşine, kendi kocasının şirketine dezenfektan satar mı bakanlıkta? Bu kişiye nasıl bir işlem yaptınız? Hani ihaleye fesat? Hani görevi kötüye kullanma? Hani görevi suistimal? Ne işlem yaptınız? Unutmayalım 2020 yılında Zoom toplantısı Covid zamanı, Antalya Serik Belediyesi AK Parti'de. Bakın Dışişleri Bakanı o zamanki Kültür Turizm Bakanı MHP milletvekilleri ve dönemin belediye başkanı toplantı yapıyor. MHP milletvekilleri diyor ki 'Günübirlik alanlardan 500 bin lira rüşvet alınıyormuş duyuyoruz.'</p>

<p>Başkan konuşma yapacak belediye başkanı oradaki bakanlar diyor ki 'Başkan olay eski döneme ait.' Kapatmaya çalışıyor. Belediye başkanı da turizm bakanına devlet bakanı olarak bunu biliyor da üzerine gitmiyorsanız yazıklar olsun dedim ve toplantıdan ayrıldım diyor. Hepsi ortada mı ortada? Biz ne yaptık? Gittik Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Çünkü niye? Fail AK Partili. Adalet ve Kalkınma Partili Gaziantep Şahinbey Belediyesi.</p>

<p>10 dakikalık tanıtıma doğrudan temin yoluyla 500 bin lira para transferi yapıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, AK Parti İstişare Kurulu üyesi Yaşar Murtazaoğlu'na doğrudan temin yoluyla bu yılın ilk iki ayında toplam 5 milyon 630 bin lira tanıtım ihalesi vermiş, neyi tanıtıyorsa? Güneş balçıkla sıvanmaz. Doğrular her zaman galip gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz CHP olarak."</p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-zeynel-emre-icisleri-bakani-isid-saldirisi-diyemiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/zeynel-emre-1.jpg" type="image/jpeg" length="36315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den Nevşehir çıkarması: Bu tarihi mitingi kaçırmayın]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpden-nevsehir-cikarmasi-bu-tarihi-mitingi-kacirmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpden-nevsehir-cikarmasi-bu-tarihi-mitingi-kacirmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 104’üncüsü yarın Nevşehir’de yapılacak. CHP Nevşehir İl Başkanı Bülent Yumuş, “Tarihi bir miting olacak, Nevşehir’in en büyük mitingi olacak diye bekliyoruz. Nevşehir halkına diyoruz ki: Bu tarihi mitingi kaçırmayın” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 104’üncüsü yarın Nevşehir’de yapılacak.</p>

<p><strong>CHP Nevşehir İl Başkanı Bülent Yumuş, miting öncesi şunları söyledi:</strong></p>

<blockquote>
<p>“Nevşehir şu anda tarihi bir mitinge hazırlanıyor. Nevşehirli hemşehrilerimizden olumlu tepkiler var. Genel Başkanımızın neler söyleyeceğini, emekli, işçi, çiftçi, öğrenci konusunda, Nevşehir’in sorunları konusunda neler söyleyeceğini tüm Nevşehir halkı merak ediyor ve bu mitinge katılmak için ısrarla, sabırla mitingimizi bekliyor. Yarın bu alanda, Nevşehir’de Milli İrade Caddesi’nde mitingimizi saat 14.00’da Genel Başkanımızın katılımıyla gerçekleştireceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz şunu söylüyoruz: Tarihi bir miting olacak, Nevşehir’in en büyük mitingi olacak diye bekliyoruz. Nevşehir halkına diyoruz ki: Bu tarihi mitingi kaçırmayın. Hep beraber burada Nevşehir’in sesini tüm Türkiye’ye duyuralım ve Genel Başkanımızın Nevşehir ve Türkiye konusunda neler söyleyeceğini burada birlikte haykıralım."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpden-nevsehir-cikarmasi-bu-tarihi-mitingi-kacirmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/chp-miting-3.jpg" type="image/jpeg" length="87119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milan Skriniar'ın Beykoz'daki evine hırsız girdi!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/milan-skriniarin-beykozdaki-evine-hirsiz-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/milan-skriniarin-beykozdaki-evine-hirsiz-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin kaptanı Milan Skriniar hırsızlık şoku yaşadı. Sarı-lacivertlilerin kaptanının Beykoz’daki evine hırsız girdi ve evdeki tüm parasını çaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig’de Fenerbahçe forması giyen Milan Skriniar hayatının şokunu yaşadı. Sabah’ta yer alan habere göre; Fenerbahçe’nin kaptanının Beykoz’daki lüks bir sitede bulunan villasına hırsız girdi ve evdeki tüm parayı çaldı.</p>

<p><strong>SOLUĞU KARAKOLDA ALDI</strong></p>

<p>Durumu fark eden Skriniar apar topar karakola gitti. Skriniar’ın yaptığı şikayet sonrası polisler hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>40 BİN DOLARI ÇALDILAR</strong></p>

<p>Milan Skriniar’ın evine giren hırsızlar 40 bin dolar (1 milyon 790 bin TL) çaldı. Futbolcunun evine yakın zamanda nakliyecilerin gelip gittiği ortaya çıktı. Polis ekipleri konuyla ilgili çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/milan-skriniarin-beykozdaki-evine-hirsiz-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/milan-skriniar-2.jpg" type="image/jpeg" length="16815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyum atandı! Dernek Başkanı Remzi Sanver tutuklanmıştı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-dernegine-kayyum-atandi-dernek-baskani-remzi-sanver-tutuklanmisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-dernegine-kayyum-atandi-dernek-baskani-remzi-sanver-tutuklanmisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Can Holding soruşturması kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı ve eski Bilgi Üniversitesi Rektörü Remzi Sanver, “çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyum atandı. İşte derneğe kayyum atanma süreci...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Can Holding’e yönelik ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan ve tutuklanan Remzi Sanver Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuydu. Sanver, 1998’de doktorasını tamamladıktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerine başladı. 2006 yılında profesör unvanını aldı. 2011-2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin rektörlüğünü yürüttü.</p>

<p>Sanver, son olarak Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı olarak seçilmişti. Sanver'in tutuklanmasından aylar sonra Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyum atandı.</p>

<p>MedyaRadar’da yer alan habere göre, Ali Rıza Aral, bir suçtan dolayı Marmara Kapalı Cezaevi’nde yatan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Remzi Şanver’in yüzünden derneğin genel kurul yapamaması üzerine mahkemeye başvurdu.</p>

<p><strong>GENEL KURUL YAPAMIYORUZ!</strong></p>

<p><strong>Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilen şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<blockquote>
<p>“Davalılardan Remzi SANVER, 17 Ekim 2025 tarihinde hakkında ileri sürülen iddialar sebebiyle tutuklanıp, cezaevine konulmuştur. Bu suretle Dernek Başkanlığını ifa edemez haldedir. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğünün 28'nci maddesi hükmü "Büyük üstadlık makamı, ölüm, istifa veya başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içerisinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstat seçimi yapılır." şeklinde hüküm ifade etmektedir.</p>

<p>Yukarıda arz ettiğimiz gibi Remzi SANVER'in tutuklanması üzerine Tüzük'te yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026 gününde dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve Dernek Başkanlığı boşta kaldığı söz konusu olduğundan seçim yapılamamıştır. Bu nedenle, Dernek Başkanlığına seçim yapılması şarttır. Yönetim Kurulu, Tüzük'teki bu maddeye rağmen Genel Kurulu toplantıya çağırmadığından mütevellit bu başvuruyu yapma zarureti doğmuştur”</p>
</blockquote>

<p><strong>GEÇİCİ SÜREYLE KAYYUM ATANDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi, başkanı cezaevinde olduğu için uzun süredir genel kurul yapamayan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ne geçici süreyle kayyum atandı.</p>

<p>Yapılan şikayetle ilgili duruşma ise 20 Ekim 2026 tarihinde yapılacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-dernegine-kayyum-atandi-dernek-baskani-remzi-sanver-tutuklanmisti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/remzi-sanver.jpg" type="image/jpeg" length="82981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekfen Holding’in en stratejik kalesi için satış emri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tekfen-holdingin-en-stratejik-kalesi-icin-satis-emri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tekfen-holdingin-en-stratejik-kalesi-icin-satis-emri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Can Grubu operasyonu sonrası yönetimi devlete geçen Tekfen Holding’in en stratejik kalesi için satış emri verildi. Ağır çelik imalatında dünya markası olan ve Kocaeli’nin lojistik kalbinde yer alan dev tesis, milyarlık muhammen bedelle ihaleye çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin sanayi tarihinde önemli bir yere sahip olan Tekfen Holding’de, yönetim değişikliğinin ardından varlık satışına başlandı. Eylül ayında gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde Can Grubu’nun varlıklarının yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmiş, bu süreçte Tekfen Holding’in en büyük hissedarı da kamu adına TMSF olmuştu.</p>

<p>Fon yönetimi, bugün yayımladığı yeni ilan ile grubun en büyük fabrikasını resmen satışa çıkardığını duyurdu.</p>

<p><strong>MUHAMMEN BEDEL 1 MİLYAR 180 MİLYON TL</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Satışa konu olan dev tesis, ağır çelik imalatı alanında Türkiye’nin en yetkin noktalarından biri olarak biliniyor. 19 bin 250 metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda 49 bin 500 metrekarelik devasa bir alan üzerine kurulu olan fabrika, teknik donanımı ve üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Tesisin satış için belirlenen muhammen bedeli ise 1 milyar 180 milyon TL olarak ilan edildi.</p>

<p><strong>LOJİSTİĞİN MERKEZİNDE</strong></p>

<p>Söz konusu fabrika, sadece üretim kapasitesiyle değil, stratejik konumuyla da büyük bir değer taşıyor. Uluslararası Derince Limanı'nın (Safi Port) hemen yanı başında yer alan tesis, deniz yoluyla dünyaya açılan doğrudan bir kapıya sahip.</p>

<p>Fabrikada gerçekleştirilen ağır çelik imalatları, bu lojistik avantaj sayesinde dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ülke ekonomisine döviz girdisi sağlıyordu.</p>

<p><strong>İHALE TARİHİ 27 NİSAN</strong></p>

<p>Milyonlarca yurttaşın ve sanayi dünyasının yakından takip edeceği dev satışın takvimi de netleşti.</p>

<p>Fabrikanın satış ihalesi, 27 Nisan 2026 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun İstanbul Esentepe’deki yerleşkesinde gerçekleştirilecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tekfen-holdingin-en-stratejik-kalesi-icin-satis-emri</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/celik-7.jpg" type="image/jpeg" length="22072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'u dolu vurdu! Her yer bembeyaz oldu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbulu-dolu-vurdu-her-yer-bembeyaz-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbulu-dolu-vurdu-her-yer-bembeyaz-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul sürpriz dolu yağışıyla karşı karşıya kaldı. Geçmiş yıllardaki araç hasarlarını hatırlayan vatandaşlar battaniyelerle sokağa koştu. Kısa süren dolu yağışı yerini sağanak yağışa bıraktı. İşte dolunun etkili olduğu ilçeler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul, beklenen yağışlı havanın etkisine girerken sürpriz yaşadı. Sıcaklıklarda yaşanan ani düşüş, beyaz kabusu hatırlattı.</p>

<p>Yıllar önce binalarda delikler açan ve araçlarda göçük hasarlarına neden olan dolu yağışı kendini hatırlattı.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.babaocagi.com.tr/vidyome/embed/35457" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p><strong>İSTANBUL DOLUYA TUTULDU! BATTANİYESİNİ KAPAN DIŞARI KOŞTU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bazı ilçelerde aniden bastıran dolu yağışı hayatı kısa süreliğine olumsuz etkiledi.</p>

<p>Başta Güngören ve Zeytinburnu olmak üzere Beşiktaş, Şişli, Esenler ve Sultangazi'de görülen dolu nedeniyle cadde ve sokaklar beyaza büründü.</p>

<p>Hazırlıksız yakalanan vatandaşlar kapalı alanlara sığınarak yağıştan korunmaya çalıştı.</p>

<p>Kısa bir süre etkili olan dolu geçişi, yerini sağanak yağmura bırakarak etkisini kaybetti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbulu-dolu-vurdu-her-yer-bembeyaz-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/i-s-t-a-n-b-u-l-d-a-d-o-l-u-e-t-k-i-l-i-o-l-d-u-y-o-l-l-a-r-b-e-y-1254287-373266.jpg" type="image/jpeg" length="77383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Usta gazeteci Emin Çölaşan hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/usta-gazeteci-emin-colasan-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/usta-gazeteci-emin-colasan-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Emin Çölaşan, rahatsızlanarak kaldırıldığı Başkent Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Sağlık durumunun nefes darlığı nedeniyle yakından takip edildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Emin Çölaşan, hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre Sözcü Gazetesi yazarı Çölaşan, dün akşam saatlerinde başlayan sağlık sorunlarının ardından bugün sabah saatlerinde durumunun ağırlaşması üzerine sağlık ekiplerince hastaneye sevk edildi.</p>

<p>Çölaşan’ın, Ankara’da bulunan Başkent Hastanesi’ne kaldırıldığı ve burada yoğun bakıma alındığı öğrenildi. Çölaşan’ın nefes darlığı şikâyeti yaşadığı, bu nedenle oksijen tedavisi uygulandığı belirtildi.</p>

<p><strong>"NEFES DARLIĞI NEDENİYLE OKSİJEN TEDAVİSİ GÖRÜYOR"</strong></p>

<p>Gazeteci Talat Atilla'nın konuya ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımında, "Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan Başkent Hastanesi'ne kaldırıldı. Dün rahatsızlanan Çölaşan, bugün sabah durumunun ağırlaşması nedeniyle Başkent Hastanesi'nde yoğun bakıma alındı. Çölaşan'ın nefes darlığı nedeniyle oksijen tedavisi de gördüğünü öğrendim" ifadeleri yer aldı.</p>

<p><strong>EMİN ÇÖLAŞAN KİMDİR?</strong></p>

<p>Mustafa Emin Çölaşan, 14 Mart 1942’de Ankara‘da doğmuştur.</p>

<p>Emin Çölaşan’ın dedesi Albay Emin Bey Osmanlı zamanında Konya‘dan Girit‘e gönderilmiştir.<br />
Girit elden çıkmak üzere iken tekrar Anadolu’ya dönüş yapmış, Kirmastı’ya (Bursa‘nın bugünkü Mustafa Kemal Paşa ilçesi) yerleşmiştir. Ardından İzmir‘de ikamet etmişlerdir.</p>

<p>Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün ilk müdürlerinden Prof. Dr. Ümran Çölaşan‘ın oğludur. Refik adında bir kardeşi vardır. 1948 yılında Ankara’daki Mimar Kemal İlkokulu’na başladı. Dördüncü sınıfı bir yıllığına gidecekleri İzmir’deki Ankara İlkokulu’nda okudu, beşinci sınıfı ise yine Ankara’da devam ettiği Sarar İlkokulu’nda okudu diplomasını oradan aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okudu. 1965’de ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu.</p>

<p>1965 yılının Haziranında DPT‘de Sosyal Planlama Dairesi’nde çalışmaya başladı. Akşam gazetesine gönderdiği iki yazısı yayınlanınca 1969 yılında işten kovuldu. DPT’den uzaklaştırılan Çölaşan Danıştay‘a dava açtı. Ardından Maliye Bakanlığı’nın Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’ne girdi. Daha sonra Ticaret Bakanlığı’na geçerek orada çalışmaya başladı. Ancak altı ay sonra ona göre saçma sapan kurallara (dairede ceketsiz ve kravatsız koridora çıkılamayacağı tarzındaki yasaklara) dayanamayarak işi bırakır.</p>

<p>Emin Çölaşan bu sefer de Petkim‘de çalışmaya başlar. Disk‘e bağlı Petkim İş Sendikası adına mücadele vermektedirler. İkinci MC Hükümeti dönemidir ve karşılarında da Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Sendikası vardır: “Biz gene o işin kavgasını vermeye başladık. Oradan da 1976 yılının Kasım ayında kovuldu.</p>

<p>1969 yılında DPT’de çalışırken gazeteye yazdığı yazılar nedeniyle kovulduğunda Danıştay’a dava açması sırasında orada çalışan Emekli Yarbay Mahmut Tuğcu’nun kızı Tansel Hanım’la tanıştı ve 1972 yılında evlendiler.</p>

<p>1972 ve 1974 yıllarında Milliyet gazetesinin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması’nda birinci oldu.</p>

<p>1976 sonunda Petkim’den de kovulunca, daha önce elinden iki defa ödül aldığı Abdi İpekçi‘ye Orhan Tokatlı aracılığıyla gazetecilik yapmak istediğini bildirdi.</p>

<p>Gazeteciliğe 1977 yılında Milliyet Gazetesi’nde başladı. 1985 yılında Hürriyet Gazetesi’ne geçerek yazılarına orada devam etti. 1989’da Milliyet Gazetesi’ne köşe yazarı oldu. 1994 – 1995 yılları arası Kanal D televizyonunda haber spikeri olarak görev yaptı.</p>

<p>2004 yılında Hürriyet Gazetesi’nden Star gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Tekrar Hürriyet gazetesine döndü. Hürriyet gazetesindeki köşe yazarlığına 14 Ağustos 2007 tarihinde son verildi. Hemen ardından bir hafta 20 Ağustos 2007 tarihine kadar Tercüman gazetesinde çalıştı. 26 Ağustos 2007- 30 Ağustos 2007 tarihleri arası Akşam gazetesinde çalıştı. 11 Eylül 2007 – 20 Eylül 2007 tarihleri arası Cumhuriyet gazetesinde çalıştı. İki yıl boşta kalan Emin Çölaşan, 13 Ekim 2009’dan beri Sözcü gazetesinde başyazarlık yapmaktadır.</p>

<p>Emin Çölaşan, 1972 yılında hukukçu (T.C. Danıştay Başsavcısı) Tansel Çölaşan‘la evlendi.</p>

<p><strong>Kitapları :</strong></p>

<p>1983 – 24 Ocak Bir Dönemin Perde Arkası,<br />
1984 – 12 Eylül Özal Ekonomisinin Perde Arkası,<br />
1985 – Yalçın’ı Kim Kurtaracak?,<br />
1985 – Yalçın Nereye Koşuyor,<br />
1985 – Banker Skandalı’nın Perde Arkası,<br />
1986 – İcraatın İçinden, Röportaj<br />
1987 – Önce İnsanım Sonra Gazeteci,<br />
1987 – Biz Kırk Kişiyiz Birbirimizi Biliriz,<br />
1989 – Turgut Nereden Koşuyor?,<br />
1988-1989 – Bir Dönemin Yazıları,<br />
1993 – Turgut’un Serüveni,<br />
1993 – Sor Bakalım!,<br />
1998 – Muhteşem İkili,<br />
1998 – Ah Refah Vah Refah,<br />
2000 – Tarihe Düşülen Notlar,<br />
2006 – Unutulmayan Söyleşiler Tarihe Düşülen Notlar,<br />
2005 – Şu Benim Gazetecilik “Yaşadıklarım”,<br />
2007 – Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi,<br />
2008 – Her Kuşun Eti Yenmez,<br />
2009 – Sakıncalı Gazeteci,</p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/usta-gazeteci-emin-colasan-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/emin-colasan.jpg" type="image/jpeg" length="50451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenomen Mika Raun hakkında iddianame düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/fenomen-mika-raun-hakkinda-iddianame-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/fenomen-mika-raun-hakkinda-iddianame-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenomen Mika Raun hakkında “halkın bir kesimini cinsiyet farklılığına dayanarak alanen aşağılama” suçlamasıyla iddianame düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomeni Mika Raun Can hakkında "halkın bir kesimini sosyal sınıf, cinsiyet ve benzeri farklılıklara dayanarak alenen aşağılama" suçundan iddianame düzenlendi.</p>

<p>İddianamede, Raun’un sosyal medya paylaşımlarında kullandığı ifadelerin, toplumun bir kesimini hedef aldığı ve aşağılayıcı nitelikte olduğu iddia edildi.</p>

<p><strong>İDDİANAME, İSTANBUL 35. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLDİ</strong></p>

<p>Cumhuriyet'in haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede, paylaşımların yalnızca bireysel ifade kapsamında değerlendirilemeyeceği ve toplumsal bir kesime yönelik aşağılama içerdiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raun’un “hamileyim” diyerek yaptığı paylaşımların, kadınların hamilelik durumunu aşağılayıcı bir bağlamda kullandığı ve toplumda farklı değerlendirmelere yol açtığı kaydedildi.</p>

<p>İddianamenin İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nde değerlendirme aşamasında olduğu belirtildi.</p>

<p>Uyuşturucu suçundan tutuklanan Mika Raun, "alenen aşağılama" davasında tutuksuz yargılanacak.<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/fenomen-mika-raun-hakkinda-iddianame-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/mika-1.jpg" type="image/jpeg" length="55977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'a Victor Osimhen müjdesi!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/galatasaraya-victor-osimhen-mujdesi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/galatasaraya-victor-osimhen-mujdesi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool ile oynadığı maçta kolu kırılan ve bir süredir sahalardan uzak olan Victor Osimhen geri dönmeye hazırlanıyor. Osimhen'in geri dönüş tarihi netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, yaşadığı sakatlığın ardından sahalara dönmeye hazırlanıyor. Yıldız oyuncunun dönüş takvimi netleşirken, teknik heyetin planı da şekillenmeye başladı.</p>

<p><strong>OKAN BURUK’TAN AÇIKLAMA</strong></p>

<p>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Osimhen’in son durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Şartlar uygun olursa Gençlerbirliği maçında kadroda olabilir. Ancak Fenerbahçe maçında da kullanma ihtimalimiz var, sürece göre karar vereceğiz” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p><strong>GENÇLERBİRLİĞİ MAÇINDA SÜRE ALABİLİR</strong></p>

<p>Gençlerbirliği karşılaşmasında Osimhen’in, maçın son bölümünde süre alarak hem moral bulması hem de maç ritmi kazanması planlanıyor. Teknik ekip, oyuncunun fiziksel durumuna göre sahaya sürülüp sürülmeyeceğine karar verecek.</p>

<p><strong>DERBİDE SAHADA OLACAK</strong></p>

<p>Bu ihtimalin gerçekleşmemesi durumunda ise Osimhen’in 26 Nisan’da RAMS Park’ta oynanacak Fenerbahçe derbisine hazır olması bekleniyor. Son bilgilere göre Nijeryalı yıldızın kritik derbide sahada olacağı kesinlik kazandı.</p>

<p><strong>PERFORMANSIYLA FARK YARATTI</strong></p>

<p>Bu sezon sarı-kırmızılı formayla 29 maçta görev alan Osimhen, 19 gol ve 7 asistlik performans sergileyerek toplamda 26 gole doğrudan katkı sağladı. Güncel piyasa değeri 75 milyon euro olarak gösterilen 27 yaşındaki futbolcunun kulübüyle 2029 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/galatasaraya-victor-osimhen-mujdesi-2</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/osimhen-26.jpg" type="image/jpeg" length="96214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esenyurt kayyumu İBB'yi hedef alma konusunda vites yükseltti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/esenyurt-kayyumu-ibbyi-hedef-alma-konusunda-vites-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/esenyurt-kayyumu-ibbyi-hedef-alma-konusunda-vites-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenyurt’ta kayyum yönetiminin astığı “Esenyurt metrosu nerede?” afişleri tartışma yarattı; CHP’li Ertan Akbaba, bu adımı “siyasi algı çalışması” olarak nitelendirerek billboardların hizmet yerine propaganda için kullanıldığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un Esenyurt ilçesinde belediye yönetimine dair tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Ahmet Özer’in tutuklanmasının ardından Ekim 2024’te Can Aksoy’un kayyum olarak atanması, kamuoyunda yoğun eleştirilere yol açmıştı.</p>

<p>Son dönemde ise ilçenin farklı bölgelerine kayyum yönetimi tarafından İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’ni (İSKİ) hedef alan afişlerin asılması, tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu afişler sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, birçok kesimden tepki geldi. Gündem henüz soğumamışken, bu kez de “Esenyurt Metrosu Nerede?” yazılı ve yine imzasız afişlerin ilçede yer aldığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"METRO YAPIMI İÇİN YURTDIŞINDAN ALINAN KREDİLERE BİLE HACİZLERİN UYGULANDI"</strong></p>

<p><strong>CHP İstanbul Belediye Meclis Üyesi Ertan Akbaba da konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>"Esenyurt’ta kayyum yönetiminin billboardlara 'Esenyurt metrosu nerede?' gibi sloganlar yazdırması, ilk bakışta bir soru gibi görünse de aslında açık bir siyasi yönlendirme ve algı çalışmasıdır... Oysa bu soru, billboardlardan değil; şeffaf planlama, teknik süreçler ve kurumlar arası koordinasyon üzerinden yanıtlanması gereken ciddi bir altyapı meselesidir…Utanmazlığın ve aymazlığın pik yaptığı bu zaman diliminde CHP belediyeleri silkelemek adına her şeyin yapıldığı, etkin kadrolarının bürokratik ve yargı kıskacı ile motivasyonlarının düşürüldüğü ,tutuklu ya da tutuksuz yargılandığı bir zaman diliminde zeytinyağı misali üstte çıkmak ayrı bir meziyet olsa gerek…</p>

<p>Bir belediyenin görevi, başka bir kurumu ima yoluyla suçlamak değil; kendi sorumluluk alanında çözüm üretmek ve halkı doğru bilgilendirmektir…Metro gibi büyük ulaşım projeleri; finansman, proje onayı ve merkezi-idari süreçlerin birlikte yürütüldüğü karmaşık yatırımlardır... Metro yapımı için yurtdışından alınan kredilere bile hacizlerin uygulandığı gerçeğini görmezden gelip meseleyi basit bir slogana indirgemek, halkın aklıyla alay etmektir…</p>

<p>Kamuya ait billboardların, hizmet üretimi yerine siyasi mesajlarla doldurulması en basit tabirle birilerine şirin gözükmek adına ucuz kahramanlıktır... Esenyurt halkı o panolarda polemik değil, somut projelerin ilerleme durumunu, neyin ne aşamada olduğunu ve ne zaman tamamlanacağını görmek ister...</p>

<p>Kısacası mesele 'Esenyurt metrosu nerede?' sorusunu sormak değil; bu soruya dürüst, şeffaf ve teknik bir yanıt verebilmektir… Aksi halde bu tür sloganlar, çözüm üretmeyen bir yönetim anlayışının en görünür göstergesi olmaktan öteye geçemez...</p>

<p>Şunları da söylemeden geçmeyeceğim Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt Metro Hattı şu an yapımı devam ediyor…onca ekonomik krize engellemelere rağmen fiziksel ilerleme yaklaşık %40–45 seviyelerinde... Toplam uzunluğu 18,5 km olan 11-12 istasyonu olan hattın açılışını da kayyum efendi senin olmayacağın, hak etmediğin makamdan çekip gittiğin bir zaman diliminde halkımıza armağan edeceğiz..."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/esenyurt-kayyumu-ibbyi-hedef-alma-konusunda-vites-yukseltti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/can-aksoy.jpg" type="image/jpeg" length="10132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da hastanede yenidoğan bebekleri karıştırdılar]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-hastanede-yenidogan-bebekleri-karistirdilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-hastanede-yenidogan-bebekleri-karistirdilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenidoğan bebeklerini hemşirelerden teslim alan aile, kucaklarındaki bebeğin kendilerine ait olmadığını söyledi. Görevliler 'bebek bebeğe benzer' diyerek aileyi eve gönderdi. Anne bebeğini emzirecekken gerçeği fark etti. İşte yaşananlar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır’da bir özel hastanede yaşanan ve film senaryolarını aratmayan bebek karışıklığı skandalı, Sağlık Bakanlığı’nın soruşturma izni vermemesiyle yeni bir boyut kazandı. Doğum sonrası kendilerine teslim edilen bebeğin farklı olduğunu anlayan ancak "yeni doğan bebekler birbirine benzer" denilerek evlerine gönderilen ailenin hukuk mücadelesi, Bakanlığın "hata var ama kasıt yok" değerlendirmesine takıldı.</p>

<p><strong>KUCAĞINDAKİ BEBEĞİ EMZİRECEKKEN KENDİSİNİN OLMADIĞINI FARK ETTİ</strong></p>

<p>Nefes'ten Özgür Cebe'nin haberine göre, Şehriban Özkaya, 28 Ağustos 2025 tarihinde Diyarbakır'da faaliyet gösteren Özel Bağlar Hastanesi'nde doğum yaptı. Görevli iki hemşire, hazırladıkları bir bebeği Mahsun ve Şehriban Özkaya çiftine teslim ederek çıkış sürecini başlattı.</p>

<p>Bebekle aralarında bir benzerlik kuramayan aile, karışıklık olabileceği yönündeki şüphelerini hemen orada dile getirse de hastane çalışanları, “Bebek sizin, yeni doğan bebekler zaten hepsi birbirlerine benzer. Rahat olun” yanıtını vererek aileyi evlerine gönderdi.</p>

<p>İkametlerine ulaşan ve burada bebeğin kıyafetlerini değiştirip onu emzirmek isteyen anne, kucağındaki bebeğin bileğinde bulunan künyede başka bir ismin yazılı olduğunu gördü. Durumun vehametini anlayan çift, hiç zaman kaybetmeden hastaneye geri döndü. Yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki bebeklerin künyeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Şehriban Özkaya’ya ait bebeğin halen hastanede olduğu saptandı ve gerçek bebek aileye teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'BEBEK BEBEĞE BENZER' DİYENLERE SORUŞTURMA İZNİ ÇIKMADI</strong></p>

<p>Yaşanan skandalın ardından baba Mahsun Özkaya, avukatı aracılığıyla sorumlular hakkında hem Sağlık Bakanlığı'na şikayette bulundu hem de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptı. İl Sağlık Müdürlüğü'ne mağdur olarak ifade veren Özkaya, hastane yetkililerinin kendisine, “Çıkış işlemlerini yapan personelin ailevi sorunları olduğunu, bu nedenle dikkatsiz davrandığını belirterek özür dilediler” dediğini aktardı.</p>

<p>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olaydaki kusurları nedeniyle Songül Sert ve Semanur İzgi isimli personel hakkında adli sürecin başlatılabilmesi için Sağlık Bakanlığı'ndan soruşturma izni talep etti. Ancak Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, idari inceleme ve bilirkişi raporlarına dayanarak hem hemşirelerin hem de hastane yönetiminin kusurlu olmadığına kanaat getirdi.</p>

<p>Kurulun kararında, iş yoğunluğu nedeniyle olayda bir kasıt bulunmadığı, hatanın birkaç saat içinde düzeltildiği vurgulandı. Skandal kararın ardından mağdur ailenin hukuki yollarla itiraz etmeye hazırlandığı öğrenildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/diyarbakirda-hastanede-yenidogan-bebekleri-karistirdilar</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/bebek-15.jpg" type="image/jpeg" length="88084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emniyet amiri Birson Ergene’nin intiharının perde arkası]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/emniyet-amiri-birson-ergenenin-intiharinin-perde-arkasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/emniyet-amiri-birson-ergenenin-intiharinin-perde-arkasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet amiri Birson Ergene’nin intiharı, emniyetteki ekonomik baskı, ağır çalışma koşulları ve liyakat tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ergene’nin yazılı sınavı geçtiği hâlde “torpili olmadığı için” sözlüde elendiği aktarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi’nde görev yapan emniyet amiri Birson Ergene’nin yaşamına son vermesi, emniyet teşkilatında uzun süredir konuşulan ağır çalışma koşulları, ekonomik baskı, liyakat tartışmaları ve kurum içi adaletsizlik iddialarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Terör örgütü IŞİD’le mücadele dosyalarında görev aldığı belirtilen Ergene’nin, bir yandan kişisel borç yüküyle baş etmeye çalıştığı, diğer yandan yurt dışı görevlendirme sürecinde yaşadığı hayal kırıklığının ardından derin bir çıkışsızlıkla karşı karşıya kaldığı öne sürüldü.</p>

<p>Yazılı sınavda başarılı olmasına rağmen sözlü aşamada 'Torpili olmadığı için' elendiği iddiası ortaya atıldı.</p>

<p><strong>PEK İÇ AÇICI OLMAYAN VERİLER...</strong></p>

<p>T24 yazarı Tolga Şardan, polis intiharlarının emniyet teşkilatındaki yapısal sorunları yeniden görünür hâle getirdiğini yazdı. Şardan, son dönemde art arda yaşanan vakaların yalnızca bireysel değil, kurumsal bir tabloya işaret ettiğini vurguladı. Şardan, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün her intihar vakası için araştırma ve soruşturma yürüttüğünü belirten Şardan, “Öğrendiğim bilgiler, pek içi açıcı değil zira” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>POLİSLERİN İNTİHAR SEBEPLERİ</strong></p>

<p>Şardan’a göre polis intiharlarının başlıca nedenleri arasında ekonomik güçlükler, görev yoğunluğu, amir baskısı ve teşkilat içinde yaşanan haksızlıklar yer alıyor.</p>

<p>Polislerin gelir-gider dengesini koruyamadığını, borç sarmalına sürüklendiğini ve bazı personelin borçlarını kredi, borsa ya da sanal bahis gibi yollarla kapatmaya çalıştığını aktaran Şardan, bu sürecin kimi zaman yaşamına son verme noktasına kadar vardığını yazdı:</p>

<p>"İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, yaşamlarına son veren tüm polislerle ilgili araştırma / soruşturma yürütüyor. Müfettişler, intihar sürecini inceleyip rapor hazırlıyor. Raporlarda bakanlık ve genel müdürlük arşivlerine alınıyor.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu, geçenlerde bu konuda özel bir sunum yaptı yönetime. Ulaşılan sonuçları açıklamayayım. Öğrendiğim bilgiler, pek içi açıcı değil zira.</p>

<p>Sıkça yaşanan intihar olaylarının farklı sebepleri var elbette. Ancak, ekonomik güçlükler, görev yoğunluğu ve mobbing denilen amir / müdür zorbalığı, teşkilat içinde karşılaşılan haksızlıklar öne çıkan sebeplerden.</p>

<p>Ekonomik güçlüklerin altındaki neden, polislerin gelir gider dengesini koruyamaması. Hayata “orta düzeyde” devam edebilmek amacıyla aşırı borçlanmaları. Borçlarını, yasal kredilerle, borsa veya sanal bahis gibi yollarla kapatmaya çalışmaları ve bu yöntemde başarılı olamamaları, hayatlarına son vermeyle sonuçlanıyor.</p>

<p>Görev yoğunluğu ve üst amir zorbalığı için açıklamaya gerek yok sanırım. Her şey ortada."</p>

<p>Görev yükü ve mobbingin de ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şardan, kurum içinde yaşanan adaletsizliklerin personelde derin bir çıkışsızlık duygusu yarattığını anlattı. Şardan, “Hak ve adaleti korumakla görevli kurumun personeli, kurumunda yaşadığı haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında kurtulmanın yolunu yaşama veda etmekte buluyor” dedi.</p>

<p><strong>ÇOK ACI BİR ÖRNEK: BİRSON ERGENE</strong></p>

<p>Şardan, bu tabloya örnek olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi’nde görev yapan emniyet amiri Birson Ergene’nin intiharını öne çıkardı. Ergene’nin meslektaşları tarafından sevilen ve başarılı bir polis amiri olduğunu yazan Şardan, onun IŞİD’le mücadelede aktif görev aldığını, Yalova’daki IŞİD çatışmasına ilişkin dosyayı yürüten ekipte de yer aldığını belirtti.</p>

<p>Şardan, Ergene’nin kişisel borçlarını kapatmak amacıyla teşkilatın yurt dışı kadrolarında görev almayı hedeflediği, yazılı sınavı geçmesine rağmen sözlü sınavda elendiği aktardı.</p>

<p>Şardan, kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanarak Ergene’nin bu süreçte yaşadığı hayal kırıklığının intiharın arka planındaki başlıca etkenlerden biri olarak gösterildiğini yazdı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ise bu iddialara ilişkin bir açıklama yapmadığını belirten Şardan, kurumun tartışmanın büyümesini istemediğini savundu.</p>

<p><strong>"AÇIKLAMA YAPMADI, ÜÇ MAYMUNU OYNADI"</strong></p>

<p><strong>Şardan, bu noktada şu değerlendirmeyi yaptı:</strong></p>

<p>"Ergene’nin, kişisel maddi borçlarını karşılamak amacıyla teşkilatın yurt dışı kadrolarında görev almayı hedeflediği ve açılan sınavın yazılı bölümünde başarı sağlamasına rağmen “torpili olmadığı”ndan dolayı sözlü sınavı kaybetmesiyle yaşadığı sıkıntının üzücü tabloya neden olduğu kamuoyuna yansıyan haberlerde yer aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü ise iddialara yönelik bir açıklama yapmadı ve “üç maymunu” oynamayı tercih etti.</p>

<p>Anlaşıldığı üzere Emniyet Genel Müdürlüğü, polislerin intihar olaylarının görünmesinden ve tartışılmasından hoşnut değil. Çünkü öncelikle yönetim zafiyeti ortaya çıkacak. Sonrasında ise, yönetim zafiyetinden kaynaklanan uygulamaların tartışılması kaçınılmaz olacak"</p>

<p><strong>POLİSLERİN TALEPLERİ</strong></p>

<p>Şardan, emniyet personelinin uzun süredir benzer taleplerle ses yükselttiğini de yazdı. Polisler, 12 saat çalışma karşılığında 36 saat istirahat uygulamasının yasayla güvence altına alınmasını, spor karşılaşmaları, miting ve konser gibi ek görevler için ayrıca ücret ödenmesini, aylık 160 saatin üzerindeki çalışmalar için fazla mesai ücretinin kanunla düzenlenmesini ve özlük haklarının iyileştirilmesini istiyor.</p>

<p>Yazıda, fazla çalışma ücreti olarak ödenen 6 bin 800 liranın 30 bin liraya çıkarılması talebine de yer verildi. Şardan, bu taleplerin “insani ve vicdani talepler” olarak görülebileceğini belirtti ancak yaklaşık 350 bin kişilik teşkilat yapısının iktidarın geri adım atmasını zorlaştırdığını savundu.</p>

<p>TBMM’de geçen hafta polislerin sorunlarının araştırılması ve çözüm yollarının belirlenmesi için komisyon kurulması önerildiğini hatırlatan Şardan, teklifin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiğini yazdı. AKP Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu’nun da muhalefeti “popülistlikte” suçladığını aktardı.</p>

<p>Şardan, yazısında emniyet teşkilatındaki problemlerin yeni olmadığını da özellikle vurguladı. “Teşkilatın günümüzde yaşadığı sorunlar aslında hep aynı. Gazeteci olarak yaklaşık 40 yıldır yakından takip ettiğim teşkilatın problemleri, 40 yıl önce de aynıydı. Şimdi de aynı” diyen Şardan, sorunların yıllar içinde çözülmek yerine derinleştiğini savundu.</p>

<p><strong>YERLİKAYA DÖNEMİNDEKİ GÖREVLENDİRMELER</strong></p>

<p>Şardan, Ergene’nin intiharını araştırırken emniyetin yurt dışı görevlendirme sürecine ilişkin dikkat çekici bilgilere ulaştığını da yazdı.</p>

<p>Buna göre, misyon koruma kadroları için yapılan sınavlar sonrasında adaylar belirlendi, güvenlik soruşturmaları tamamlandı ve yurt dışına gönderilecek personelin listesi hazırlandı. Ancak Şardan’ın aktardığına göre, listede yer alan bazı isimlerin ‘Garson’ kod adlı gizli tanığın verilerinde “sakıncalı” olarak geçtiği ortaya çıktı.</p>

<p>Şardan, bu kişilerin listeden çıkarılması gerekirken “gizli bir el”in devreye girdiğini, söz konusu personelin gönderilmesi için İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne baskı yapıldığını öne sürdü.</p>

<p>Şardan'ın iddiasına göre; dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, isimlerin çıkarılması konusunda direndi ancak baskıların ardından kararname onaylandı ve söz konusu personel de yurt dışına gönderildi. Şardan şunları yazdı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"TEM Dairesi’nde görevliyken yaşamına son veren Ergene’nin olayını araştırırken ilginç bir bilgiye ulaştım.</p>

<p>Şöyle ki emniyetin yurt dışı kadrolarının sayıca en yoğun olduğu görev yurt dışı misyon korumadır. Yani yabancı ülkelerdeki temsilciliklerin korunması ya da özel görev misyonu varsa o kadrolarda görev alan polisler “görev sürelerince diplomatik pasaport” sahibi oluyor. Misyon koruma görevindekiler ayrıca yine görev süreleri boyunca geçici statüde Dışişleri Bakanlığı personeli oluyor.</p>

<p>Durum böyleyken önceki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın döneminde bir grup misyon koruma polisinin yurt dışı göreve gönderilmesi planlandı. Yaşamını kaybeden Ergene’nin de katıldığı sınavlar gerçekleştirildi. Adaylar belirlendi. Yurt dışına gönderilecek personelin son listesi hazırlandı. Güvenlik soruşturmaları yapıldı. Ancak gidecekler listesinde yer alan birkaç personelin ünlü gizli tanık Garson’un verilerinde “sakıncalı” olduğu anlaşıldı.</p>

<p>Bu isimlerin listeden çıkarılması gerekirken, her zaman olduğu gibi “gizli bir el” devreye girdi. Söz konusu sakıncalı isimlerin gönderilmesi için İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne baskı yapıldı. Bakan Yerlikaya isimlerin çıkarılması konusunda direndi. Ancak gelen baskıdan bunalan Bakan Yerlikaya ve Emniyet yönetimi isimlerin yer aldığı kararnameyi onayladı. Böylece “sakıncalı” personelin de içinde bulunduğu grup, yurt dışına gönderildi. Hatta bu isimler nedeniyle kararnamenin çıkması bir süre gecikti bile.</p>

<p>Buradan İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü yönetimine bu konuyu sorayım; söyleyecekleri bir söz varsa Büyüteç kendilerine açık.</p>

<p>Yeri gelmişken, emniyette yaşanan kadrolaşmalarda cemaat, tarikat, siyasi gruplaşmalar, siyasetin kontrolde tutmak istediği kadrolar gibi konulara hiç girmiyorum. Zaten şimdilerde özellikle üst yönetimde bu konuda ciddi bir savaş / mücadele var."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/emniyet-amiri-birson-ergenenin-intiharinin-perde-arkasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/birson-ergene.jpg" type="image/jpeg" length="25476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'den milyonlarca emekliye kötü haber! Açlığa mahkum ettiler]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/akpden-milyonlarca-emekliye-kotu-haber-acliga-mahkum-ettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/akpden-milyonlarca-emekliye-kotu-haber-acliga-mahkum-ettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyonlarca emekli açlık sınırının altında aylıklarla geçinmeye çalışırken gözler temmuz ayındaki enflasyon farkının ne kadar olacağında. Ancak sadece bu da değil, farkın bile yetersiz kalacağı değerlendirilirken seyyanen zam yapılıp yapılmayacağı merak konusuydu. Yine asgari ücrete ara zam konusu da gündemde. Ancak AKP'den milyonlarca çalışan ve emekliye kötü haber geldi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açlık sınırının 30 bin liranın üzerine çıktığı Türkiye'de, emekliler ve asgari ücretliler için Temmuz ayı da "kemer sıkma" ayı olacak.</p>

<p>Mutfaktaki yangın her geçen gün büyürken, milyonlarca ücretli çalışan ve emekli Temmuz 2026'da yapılacak zam oranlarına kilitlendi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başuzmanı İsa Karakaş, TGRT Haber programında asgari ücret ve emekli maaşlarına dair halkın beklentilerini sarsacak veriler paylaştı. Karakaş, yasaya ve hayatın olağan akışına göre asgari ücretin bekar bir işçinin tüm temel giderlerini karşılayacak seviyede olması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EZİLİYOR</strong></p>

<p>Mevcut 28.000 TL'lik asgari ücret rakamının açlık sınırının altında kaldığını belirten Karakaş, gerçek bir asgari ücretin Mart 2026 itibarıyla 42.585 TL olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bu rakama ulaşılması için yüzde 51,7 oranında bir artışın şart olduğunu ifade eden uzman, Temmuz ayında bir ara zam yapılmasının önünde hiçbir kanuni engel bulunmadığını ve geçmiş yıllardaki uygulamaların buna örnek teşkil ettiğini söyledi.</p>

<p>"ANKARA'NIN GÜNDEMİ OLABİLİR"<br />
Uzman ismin konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekilde oldu:</p>

<p>"İnsanlarımızın rahatlatılması için önümüzdeki günlerde asgari ücret gündeme gelebilir. Ankara'nın tek gündemi savaştı biliyorsunuz. Ateşkes oldu. Bu ateşkesten sonra biraz bir rahatlama olursa elbette ki az önceki söylediğimiz mağdurlar da konuşulacak, asgari ücret de konuşulacak ama asgari ücretlerin yoğun bir tepkisi var"</p>

<p><strong>TEMMUZ AYI İÇİN İKİ AYRI ENFLASYON SENARYOSU</strong></p>

<p>Emekli maaşları konusundaki belirsizliğe de değinen Karakaş, masadaki iki ana senaryoyu şu şekilde özetledi:</p>

<p>"En iyimser senaryoyla yani bu savaş mavaş olayı bitti. Ekonomi yeniden rayına girerse geriye kalan 3 aylık süre içerisinde 1,5 oranında bir enflasyon beklentisi olursa yani Nisan, Mayıs, Haziran ortalama olarak, en düşük SSK- Bağkur emeklisi zammı %15.08 oranında olması muhtemel. Peki memur memur emeklisi ne kadar olur? 10.95 oranında olur bu senaryoya göre. En iyi senaryoya göre."</p>

<p><strong>Karakaş, savaşın uzaması durumunda ise şu karanlık tabloyu çizdi:</strong></p>

<p>"Her şey çok kötüye giderse, çok kötüye giderse bu savaş da uzarsa, enflasyon yükselirse bu kez 2.50 oranında bir ortalama enflasyon söz konusu olabilir. Bu durumda 6 aylık en yüksek senaryoda %18.54'lük bir enflasyon gerçekleşmiş olur. 18.54, SSK - Bağkur emeklerine yansıyabilir ama yine memur ve memur emeklilerin TÜK'in açıklayacağı enflasyonun altında olacak"</p>

<p><strong>SEYYANEN ZAM İÇİN 2027 YILI İŞARET EDİLDİ</strong></p>

<p>Milyonlarca emeklinin temel beklentisi olan seyyanen zam konusuna da açıklık getiren İsa Karakaş, mevcut ekonomik sarsıntılar nedeniyle bu Temmuz ayında seyyanen bir düzenlemenin zor göründüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak sistemin fabrika ayarlarına dönmesi ve 17 milyon emeklinin nefes alabilmesi için bu zammın kaçınılmaz olduğunu ekledi. Karakaş, seyyanen zam için en güçlü ihtimalin seçim sürecine yaklaşılmasıyla birlikte 2027 yılı olacağını öngördüğünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Karakaş'ın açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>"Bu 2026 Temmuz'da değil ama 2027'de seyyanen zammın mutlaka yapacağı inancındayım. Ben onu öngörüyorum. Çünkü neden? 17 milyona yakın emekli ve hak sahibi var. Bunların durumu son derece kötüleşti. Sistemin fabrika ayarlarına için, emeklilerin rahat nefes alması için seyyanen zammın mutlaka yapılması elzem. Ancak bu Temmuz ayında biraz zor. Çünkü neden? Ekonominin dengeleri sarsıldı. Bu savaş nedeniyle maalesef bütün dünyada olduğu gibi bizim ekonominin dengeleri de sarsıldı. Dolayısıyla bu Temmuz'da bir beklentimizin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz"</p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/akpden-milyonlarca-emekliye-kotu-haber-acliga-mahkum-ettiler</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/emekli-maasi-tclira-1100x650.jpeg" type="image/jpeg" length="75046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak'ta IŞİD'de darbe! Çok sayıda gözaltı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sirnakta-isidde-darbe-cok-sayida-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sirnakta-isidde-darbe-cok-sayida-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak merkezli 2 ilde terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyonda 9 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şırnak merkezli iki ilde gerçekleştirilen operasyonda, terör örgütü IŞİD’e yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 9 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, örgüte finans sağladığı ve yeni eleman kazandırdığı değerlendirilen kişileri tespit etmek amacıyla bir süre teknik ve fiziki takip yaptı. Yapılan çalışmaların ardından 9 Nisan tarihinde Şırnak ve Kocaeli illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi.</p>

<p><strong>9 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyon kapsamında Şırnak’ın Cizre ilçesinde 5 kişi, Silopi ilçesinde 2 kişi, İdil ilçesinde 1 kişi ve Kocaeli’de 1 kişi olmak üzere toplamda 9 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet pompalı tüfek, bu silahlara ait 55 fişek, ayrıca örgütsel nitelik taşıdığı değerlendirilen çok sayıda doküman, kitap ve dijital materyal ele geçirildi. Gözaltına alınan kişilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi. Operasyonun, örgütün bölgedeki yapılanmasına yönelik yürütülen daha geniş kapsamlı çalışmaların bir parçası olduğu ifade ediliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sirnakta-isidde-darbe-cok-sayida-gozalti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/operasyon-64.jpg" type="image/jpeg" length="53240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Leyla Aydemir davasında anne hakkında flaş gelişme!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/leyla-aydemir-davasinda-anne-hakkinda-flas-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/leyla-aydemir-davasinda-anne-hakkinda-flas-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir'in (4) ölümüne ilişkin davanın 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edildi. Tutuklu sanık Yusuf Aydemir ile diğer sanıklar, suçlamaları reddedip, beraatlerini talep etti. Sanık Yusuf Aydemir'in tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, vereceği ifadenin davanın seyrini değiştireceği gerekçesiyle anne Şükran Aydemir'in kolluk kuvvetleri tarafından duruşmaya getirilmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6'ncısı Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri, dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde 15 Haziran 2018'de kayboldu. Kaybolduktan 18 gün sonra, köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkisinde cansız bedeni bulunan Leyla'nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, 2'si amcaları olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı. Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, amca Yusuf Aydemir, 'çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer amca Musa Aydemir ile baba Nihat Aydemir'in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun ile Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.</p>

<p>Hakkındaki suçlamaları reddeden Yusuf Aydemir ile diğer sanıklar hakkında verilen hüküm, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi'nce bozuldu. Sanık Yusuf Aydemir'in de tahliyesine karar verildi. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir'in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2'nci Ceza Dairesi 24 Aralık 2020'de aldığı kararla Cumhuriyet savcısının itirazını reddetti.</p>

<p>Leyla Aydemir davası, Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Mahkeme heyeti, 2'nci duruşmanın ardından 7 sanığın da cezalandırılması için yeterli delil olmadığını belirterek, beraatlerine karar verdi. Mahkeme heyeti, istinaf yolunun da açık olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YARGITAY KARARI BOZDU</strong></p>

<p>Leyla'nın annesi Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, dosyayla ilgili kararın esastan bozulması talebiyle Yargıtay'a müracaat etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Avukat Erdoğan Tunç'un itirazlarını haklı görüp dosyanın bozulmasını istedi. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi bu itirazları kabul edip eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle dosyası bozdu.</p>

<p>Yargıtay'ın bozma kararının ardından dava Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden başladı. 16 Ocak'ta yapılan duruşmaya tutuksuz sanıklar amca Yusuf Aydemir ile A.A., Y.A., B.D., H.D., M.A.A. katılırken, M.A. ise Kocaeli'den SEGBİS ile salona bağlandı. Tanıkların da ifadelerin tamamlanmasının ardından 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, amca Yusuf Aydemir hakkında 'öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı' gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Mahkeme diğer sanıkların tutuksuz yargılanmaları kararını aldı.</p>

<p><strong>ANNE DURUŞMAYA KATILMADI</strong></p>

<p>Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam edilen duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Aydemir cezaevinden SEGBİS'le bağlanırken, tutuksuz sanıklar A.A., B.D., H.D., M.A.A ile Y.A. salondaki yerlerini aldı. Leyla'nın annesi Şükran Aydemir'in katılmazken, baba Nihat Aydemir duruşmada hazır bulundu.</p>

<p><strong>'KIZ KİLERDEYDİ' ŞEKLİNDE KONUŞTUĞUM İDDİALARI ASILSIZDIR</strong></p>

<p>Mahkemede, ses kaydında 'Kız kilerdeydi' ifadelerini söylediği iddia edilen AFAD çalışanı Ahmet Erdoğan, şahit olarak dinlendi. Olay günü Ardahan'da görevde olduğunu ve veri hazırlama kontrol içinde çalıştığını belirten Ahmet Erdoğan, "Kayıp gününde görevli değildim. İddia edilen ses kaydındaki kişi ben değilim. Muhammed Erdoğan kurum arkadaşım. Aynı odada çalışıyoruz. Kendisiyle konuştuğumuz ses kaydı bana ait. Muhammet’le aramızda hiçbir husumet yok. Üzerime atılan 'kız kilerdeydi' şeklinde konuştuğum iddiaları asılsızdır. Ben aramaya katılmadım. Köyden veya aileden kimseyle görüşmedim, kimseyi tanımıyorum" diye konuştu.</p>

<p><strong>‘ÜZERİME ATILI SUÇLARI KABUL ETMİYORUM’</strong></p>

<p>Davanın tek tutuklu sanığı Yusuf Aydemir, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, "Bana Leyla’nın bulunduğunu söylediler. Herkes o tarafa doğru gidiyordu. Ben de dereye doğru gittim. Jandarmaya 'Leyla sağ mı? diye sordum, öldüğünü söylediler. Ağrı merkeze geldim telefonum bozuktu. Tamire verdim. Tuşlu telefon kullandım. İnternetim o tarihler arasında o yüzden kapalıydı. Üzerime atılan suçları kabul etmiyorum suçsuzum" dedi.</p>

<p>Tutuksuz sanıklardan A.A. beraatini isterken, B.D., davayla ilgili söyleyecek bir şeyi olmadığını ifade etti. 18 ay cezaevinde kaldığını ve mağdur olduğunu söyleyen M.A.A. ise mağdur olduğunu ve beraatini istediğini belirtti.</p>

<p>Avukatların savunmalarının ardından 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti Yusuf Aydemir ile ilgili kuvvetli şüphenin devam etmesi, kaçma ve delil karartma şüphesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca Leyla'nın annesi Şükran Aydemir'in ifadesinin davanın seyrini değiştirebileceği ihtimaline karşı bir sonraki duruşmaya kolluk kuvvetleri tarafından getirilmesi kararını da aldı.</p>

<p>Bu arada anne Şükran Aydemir, olayın başından itibaren avukatlığını yapan Erdoğan Tunç'u azletmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/leyla-aydemir-davasinda-anne-hakkinda-flas-gelisme</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/01/leyla-aydemir-2.jpg" type="image/jpeg" length="59019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Şimşek'ten 'savaş' değerlendirmesi! Hedefler yan yattı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mehmet-simsekten-savas-degerlendirmesi-hedefler-yan-yatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mehmet-simsekten-savas-degerlendirmesi-hedefler-yan-yatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bölgesel savaşın yarattığı "şok" nedeniyle, ekonomi programın hedefe bir yıl kadar geç ulaşabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde kürsüye çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi yönetiminin yol haritasına dair kritik açıklamalarda bulundu.</p>

<p>ABD ve İran hattında yaşanan çatışmalar ile Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik krizinin enerji piyasaları üzerinde güçlü bir baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, programın üçüncü aşamasına öngörülemeyen bir şokla başlandığını ifade etti.</p>

<p><strong>DEZENFLASYON HEDEFİNDE BİR YILLIK RÖTAR</strong></p>

<p>İran Savaşı’nın ekonomik etkilerinin ortadan kalkmasının zaman alacağını vurgulayan Şimşek, bu durumun programın takvimini etkileyeceğini söyledi.</p>

<p>Bakan, sürecin temel hedefleri değiştirmeyeceğini ancak dezenflasyon ve ekonomik dengelenme için öngörülen sürenin yaklaşık 1 yıl uzayabileceğini dile getirdi. Şimşek, ateşkesin sürmesi halinde dezenflasyon için gerekli adımların atılacağını vurguladı.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'NİN DAYANIKLI OLDUĞUNA İNANİYORUZ"</strong></p>

<p>Bölgedeki jeopolitik gerilime rağmen Türkiye ekonomisinin sağlam bir yapıda olduğunu savunan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“Türkiye'nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz, bunu geçen sene kanıtladık, bu sene de kanıtlayacağız. Enerji anlamında o bölgeyle fazla bağlantımız olmadığı için daha dayanıklı olan bir ülke Türkiye. İran'dan doğal gaz ithalatımız boru hatlarıyla olduğundan neredeyse hiç etkilenmedik.”</p>

<p>Bakan Şimşek, ateşkesin sona ermesi durumunda birçok ülkede enerji arz güvenliği sorunu yaşanabileceğini ancak Türkiye’nin bölgeye enerji bağımlılığının görece düşük olduğunu iddia etti.</p>

<p><strong>"BU DÖNEMİ ATLATABİLECEK MİYİZ?"</strong></p>

<p>Ekonomideki manevra alanının geçmişe kıyasla daha sağlam bir mali yapıdan kaynaklandığını savunan Şimşek, bütçe açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının düşük seviyede olmasının Türkiye’ye avantaj sağladığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimşek’in, “İçinden geçtiğimiz sıkıntılı dönemi atlatabilecek miyiz asıl soru bu” dedi.<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mehmet-simsekten-savas-degerlendirmesi-hedefler-yan-yatti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/01/mehmet-simsek-enflasyon.jpg" type="image/jpeg" length="81002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Simge Sağın'ın ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/uyusturucu-operasyonunda-gozaltina-alinan-simge-saginin-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/uyusturucu-operasyonunda-gozaltina-alinan-simge-saginin-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Simge Sağın'ın ifadesi ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimler arasında ünlü şarkıcı Simge Sağın ve sevgilisi İlkay Şencan da yer almıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örneği veren Simge Sağın ve İlkay Şencan çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakılan ünlü şarkıcı Simge Sağın'ın ifadesi ortaya çıktı.</p>

<p><strong>Gazeteci Burak Doğan'ın haberine Sağın, ifadesinde şunları söyledi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Ben Jandarma Komutanlığında verdiğim ifademi aynen tekrar ederim. İlkay Şencan benim erkek arkadaşımdır. Yaklaşık 1 aydır birlikteyiz. Kendisi ayın zamanda DJ ve prodüktördür. Kendisiyle dün ödül törenine katıldık. Katıldıktan sonra çalışmak amacıyla ikametime geçtik. Bugün sabah saatlerinde ilgili kolluk görevlileri tarafından ikametimde arama yapılacağı söylendi. Ben uyuşturucu madde kullanmadığımı bildiğim için rahatlıkla evi arayabileceklerini söyledim. Erkek arkadaşımın çanta içerisine baktıklarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi buldular. Ben onun uyuşturucu madde kullandığını bilmiyordum. Aynı zamanda çanta içerisinde uyuşturucu madde olduğundan haberdar değildim. Cep telefonumda yapılan inceleme sonucunda 22 Şubat tarihli bana göstermiş olduğunuz fotoğraf da tütün sigara içiyordum. Kesinlikle içtiğim madde uyuşturucu ve türevi bir madde değildir. Ancak fibromiyerci (kas eklem ağrısı) hastasıyım. Bu nedenle reçeteli olarak yeşil reçeteye tabi ilaçları kullanıyorum. Bunlara ilişkin reçeteleri ifade bitiminde ekte sunacağım. Uyuşturucu madde kullanmıyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/uyusturucu-operasyonunda-gozaltina-alinan-simge-saginin-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/simge-sagin.jpg" type="image/jpeg" length="30542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Bozbey'in ifadesi ortaya çıktı! Şikayetçinin babası, oğlunu ifşa etmiş]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mustafa-bozbeyin-ifadesi-ortaya-cikti-sikayetcinin-babasi-oglunu-ifsa-etmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mustafa-bozbeyin-ifadesi-ortaya-cikti-sikayetcinin-babasi-oglunu-ifsa-etmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ifadesi ortaya çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki rüşvet, örgüt kurma ve usulsüzlük iddialarını reddetti. Bozbey, “Hiç kimseden rüşvet almadım, suç örgütü kurmadım” diyerek suçlamaları kabul etmezken, etkin pişmanlıktan da yararlanmak istemediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Nilüfer Belediye Başkanı ve görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile birlikte çok sayıda isim hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet” ve “mal varlığı değerlerini aklama” gibi iddiaların yer aldığı soruşturmada toplam 35 kişinin tutuklandığı bildirildi. Şüphelilerin bir kısmı adli kontrol ve ev hapsi şartıyla serbest bırakılırken, Bozbey’in savcılık ifadesinde suçlamaları reddettiği öğrenildi.</p>

<p><strong>İFADESİ ORTAYA ÇIKTI</strong></p>

<p>Soruşturma sürerken, İçişleri Bakanlığı tarafından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.</p>

<p>1988 ve 1996 yılında kurduğu iki farklı şirketteki hisselerini, 1999 yılında Nilüfer Belediye Başkanı seçildikten sonra aile bireylerine devrettiğini belirten Bozbey, hakkındaki suçlamaları reddedip, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söyledi.</p>

<p>Tutuklu eski belediye başkanı Turgay Erdem’e imza yetkisi verildiği yönündeki iddiaları reddeden Bozbey, “Etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum. 2014-2019 yılları arasında Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde başkan yardımcısı Turgay Erdem'e koordinatör başkan yardımcılığı görevini vermemdeki amaç, belediyelerdeki iş ve işlemlerin hızlandırılmasıydı. Ben kesinlikle dönemin belediye başkan yardımcısı Turgay Erdem'e tek imza şeklinde bir yetki vermedim. Dosyaya ibraz etmiş olduğum belge içeriğinden de anlaşılacağı üzere ben sadece Turgay Erdem’e koordinatör başkan yardımcılığı görevlendirmesi yaptım. Ben bu yetkiyi Turgay Erdem'e kötüye kullanması amacıyla vermedim. Ben halkla ve vatandaşla hemhal olan bir belediye başkanıyım. Ben bu yetkiyi dışarıda vatandaşlara daha iyi hizmet edebilmek ve belediyenin iç işleyişindeki işleri hızlandırmak için Turgay Erdem’e verdim. Onun da bu yetkiyi kötüye kullandığını düşünmüyorum. Bu görevlendirmenin tarihi de 2009 yılıdır ve görevlendirme süresi 5 yıllıktır. Görevlendirme süresi 2014 yılında bitmiştir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>EMİN ADANUR'UN BABASI 'OĞLUM İFTİRA ATIYOR' DİYEREK DİLEKÇE VERMİŞ!</strong></p>

<p>Eski Bursaspor Başkanı, müteahhit Emin Adanur’un iddialarına ilişkin de konuşan Bozbey, “2024 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra benden ihale konularında usulsüz talepleri oldu. Ben onları karşılamayınca kendisi bana husumet besledi ve dosya içerisinde bulunan beyanları verdi. Bu beyanların hepsi iftira niteliğindedir ve hiçbirisi doğru değildir. Emin Adanur'un 7252 ada 1 parseldeki parsel ve diğer ada pafta parsellerde usulsüzlük karşılığı rüşvet verildiği iddiaları tamamen iftiradır. Ben kendisinden kesinlikle bir daire istemedim. Aramızda böyle bir konuşma dahi yoktur. Benim böyle bir şeye ihtiyacım da yoktur. Emin Adanur’un babası Mehmet Adanur bana gelerek ‘Benim oğlum iftira atıyor ben bu konularla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verdim, dedi’ diye konuştu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘BEN HİÇBİR PROJEYİ KARDEŞİMİN EŞİNE YÖNLENDİRMEDİM’</strong></p>

<p>Rüşvet verdiği iddia edilen inşaat firması yetkilisi M.Z.A. ile de 40 yıllık arkadaşlıklarının bulunduğunu söyleyen Bozbey, “M.Z.A. ile aramda kesinlikle söz konusu yerlere ilişkin herhangi bir konuşma geçmedi. Kendisinin herhangi bir projesinde usulsüzlük karşılığında rüşvet almadım. Söz konusu daire geçişleri dayımın oğlu M.D.’ye ait gayrimenkul firmasına yapılmıştır. Benim bu firmayla bağlantım yoktur. Ben Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde hiçbir kimseyi proje çizimi için kardeşimin eşi İ.A.B.’ye ait mimarlık firmasına yönlendirmedim. Ben hiç kimseyi ve bana soran hiç kimseyi İ.A.B.’nin mimarlık firmasına yönlendirmedim. Ancak ortada bir hayır işi varsa kardeşimin eşi olması sebebiyle İ.A.B.’ye bazı hayır işlerini yönlendirdim. Bu işler de cami, okul, sağlık ocağı gibi kamusal işlerdi” dedi.</p>

<p><strong>‘TAPU GEÇİŞLERİYLE ALAKAM YOKTUR’</strong></p>

<p>Dayısının oğlu olan M.D.’nin gayrimenkul firmasıyla bağının olmadığını da söyleyen Bozbey, “Bir dönem öz dayımın oğlu M.D.'nin yanında Nilüfer Belediye Başkanlığımdan sonra danışman olarak çalıştım. Ancak kesinlikle dosya kapsamında bana sormuş olduğunuz bu firmaya, şüpheli müteahhit firmalardan geçen tapu geçişleriyle benim alakam yoktur. Dayımın oğlunun firmasının, şüpheli müteahhit firmalardan geçen tapu geçişlerinde hesap hareketlerine rastlanılmaması hakkında bilgim yoktur. Ancak daha önce inşaat sektöründe çalışmamdan ötürü tapu satışlarında zaman zaman elden nakit para verilmek suretiyle yapıldığını biliyorum ama şu anda yasa gereği bu satışlar banka aracılığı ile yapılıyordu” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>“Beşevler Mahallesi’nde bulunan özel okula ait inşaatın yapım işini o tarihte M.D.’ye ait gayrimenkul üstlendi. Dosya içerisinde bulunan 8 milyon TL’lik para hareketinin faturaları da vardır. Okul arsasını teminat göstermek suretiyle kredi kullanıldı. O tarihte bankalardan yaklaşık 21 milyon TL’lik kredi kullandık. Krediyi kullandıran bir tanesinin talebi üzerine başka amaçlarla kullanılmaması için paranın inşaatı yapacak firmaya ödenmesi talebinde bulundu. Bunun üzerine para öncelikle tek seferde M.D.’ye ait firmaya ödendi. İnşaatın aşamasına göre fazla ödeme yapıldığı için kredi geri ödemesi ve diğer bir kısım ödemeler bakımından bu para M.D.’nin firması üzerinden okul tarafından aktarılmıştır. Bu iki firma arasında çalışan cari bir hesap benzeri ortaya çıkmıştır. Eşim Seden Bozbey'e dayımın oğlu M.D.’nin firmasından gelen paralar okulun kredi, SGK ve vergi ödemeleri içindir. Bu SGK ödemelerinin okulun inşaatının yapım sürecinde çalışan işçilerin SGK ödemeleridir ve diğer firma SGK borçlarına karşılıktır. Yoksa M.D.’nin firmasının okulun kendi çalışanlarının SGK ödemeleri değildir. O tarihte sıkışıklığımız olmuştu. Biz de M.D.’nin firmasına peşin gönderdiğimiz paranın bir kısmını parça parça almış olduk. Eşim Seden Bozbey'e çok fazla para gelince muhasebesel olarak bir sıkıntı yaşanmaması için kızım Side Bozbey'e gönderilmiştir. O da bu paraları okulun ve dershanenin vergi borçlarını ödemek için kullanmıştır.”</p>

<p><strong>‘İLGİLİ FİRMA İLE İLGİLİ TEDBİR KARARI OLSA İHALEYE GİREMEZDİ’</strong></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmada adı geçen şirketin Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden ihale aldığı yönündeki iddiaların da sorulduğu Bozbey, “Söz konusu ihale EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformları) sisteminden yapılmıştır. İhalede herhangi bir usulsüzlük yoktur. Ben ilgili firmayı da tanımam. İlgili firma ile ilgili bir tedbir kararı olsa ihaleye giremezdi. İlgili firma hakkında yürütülen soruşturma olup, olmadığını bilmem de mümkün değildir. Aksine ihale yasaklı olmayan bir firmanın ihaleye sokulmaması ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturur. Dosya kapsamında bana sorulan iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum M.D.’ye ait gayrimenkul firması ve N.E.’ye ait inşaat firması benim yönettiğim firmalar, benim kurduğum firmalar değildir” dedi.</p>

<p><strong>İDDİALARI REDDETTİ</strong></p>

<p>Üzerine atılı suçlamaları reddeden Mustafa Bozbey’in, “Ben kesinlikle çıkar amaçlı bir suç örgütü kurmadım. Usulsüzlük yapmadım. Ben hiç kimseden de bir rüşvet almadım. Bu iddiaları kendime zül kabul ediyorum ve iddiaların hepsini reddediyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mustafa-bozbeyin-ifadesi-ortaya-cikti-sikayetcinin-babasi-oglunu-ifsa-etmis</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/mustafa-bozbey-5.jpg" type="image/jpeg" length="90805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, Ankara'dan savcılara giden telefonu açıkladı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-ankaradan-savcilara-giden-telefonu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-ankaradan-savcilara-giden-telefonu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ı ziyaret etti. Özel, "Türkiye'nin dört bir yanındaki savcılara Ankara'dan 'Hiç mi ihbar yok, soruşturma basit şüpheyle başlar, hiç mi söylenti yok' diye telefonlar açılıyor ve bir takım operasyonlar telkin ediliyor." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ara seçim konusundaki tutumunu “tarihi hata” olarak niteledi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p5ixRpVM3kE" title="CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ı ziyaret etti #Canlı" width="600"></iframe></p>

<p><strong>"TARİHİ HATA YAPMIŞ DURUM"</strong></p>

<p>Özel, Erdoğan’ın yerel seçim sonuçlarını kabul etmediğini, sandığın verdiği mesajla kavga ettiğini savundu ve bu nedenle erken seçimle birlikte ara seçim çağrısını <strong>yeniden gündeme taşıdı:</strong></p>

<p>"30 ay bittikten sonra ara seçim yapmanın bir zaruret olduğunu ve boş sandalyeler için bir an önce bu kararın alınmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu şimdi okuması yazması olan herkes anlıyor. Herkes kabul ediyor ve bu konuda bir adeta suçüstü durumuyla karşı karşıyayız ve Adalet ve Kalkınma Partisi erkenden sözü tüketip hele hele bir de Erdoğan'ın ara seçim gündemimizde yok lafıyla adeta Anayasayı açıkça ihlal etme, Meclisin sorumluluğunda olan bir meseleye yürütme olarak direktif verme gibi bir tarihi hatayı yapmış durumda , Sayın Erdoğan ve çok net olarak şu ortadadır. Ara seçim Meclisin görevidir. Anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis başkanına da Mecliste milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir.</p>

<p><strong>"HEM GENEL HEM YEREL ERKEN SEÇİME VARIM" DEDİ</strong></p>

<p><strong>Özel, CHP’nin hem erken genel seçim hem de gerekirse erken yerel seçim yapılmasına hazır olduğunu da vurguladı:</strong></p>

<p>"Ama biz iddia ediyoruz ki çok daha yüksek bir oranda seçtiğinin arkasında duracak dedik. Bu konuda herhangi bir cevap duymadık. Erken seçim yapacaksanız erken yerel seçim de yapalım. İki seçimi birleştirelim. Biz ona da varız. 2 yıl önce %65'ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız. Çünkü milletin kararına güveniyoruz dedik. Bunda da bir şey duymadık. Son olarak da ara seçimle ilgili beklenti ve talebimizi dile getirdik. Bunu iktidar medyası şimdi kendi kendilerine de kendi kendimize bilir bilmez bu işi nerelerden tartışıldı, niye bu noktaya geldi diye eleştirileri yapıyorlar. "</p>

<p>Özel, ara seçim tartışmasında iktidarın Anayasa’nın açık hükmünü görmezden geldiğini söyledi. Bu konuda artık geniş bir toplumsal kabul oluştuğunu belirten<strong> Özel, şöyle dedi:</strong></p>

<blockquote>
<p>30 ay bittikten sonra ara seçim yapmanın bir zaruret olduğunu ve boş sandalyeler için bir an önce bu kararın alınmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu şimdi okuması yazması olan herkes anlıyor.</p>
</blockquote>

<p>Ardından Erdoğan’ın “ara seçim gündemimizde yok” sözlerine tepki göstererek Özel, <strong>şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“Sayın Erdoğan ve çok net olarak şu ortadadır. Ara seçim Meclisin görevidir. Anayasal zorunluluktur."</p>

<p>Özel, Erdoğan’ın seçimden kaçtığını savunurken, bunun yalnızca hukuki değil siyasi bir anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Ara seçimden kaçmak Anayasayı ihlal suçunla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır” diyen Özel, AKP'nin boşalan sandalyeleri yeniden kazanabilecek durumda olsaydı bu seçimden kaçmayacağını belirtti.</p>

<p>Özel, iktidarın asıl tercihinin seçim değil, muhalefetin kazandığı alanlara operasyon yapmak olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"ERDOĞAN İNKAR EDERSE KENDİSİNİ EDER"</strong></p>

<p>Özel, Erdoğan’ın siyasi kariyerinin de ara seçimle açıldığını savundu. AKP'den gelen “Siirt’teki süreç ara seçim değil, yenilenen seçimdi” açıklamalarına karşı ayrıntılı bir yanıt veren Özel, 2002’de yapılan anayasa değişikliğini hatırlattı. Erdoğan’ın o dönemde milletvekili olmadığı için başbakan olamadığını, Siirt’te yapılan ara seçimle Meclis’e girdiğini belirten Özel, “Erdoğan mevcudiyetini ara seçime borçludur. Bugün ara seçimin anayasal zorunluluk olduğunu inkar etmek kendisini inkar etmektir.” dedi.</p>

<p>Özel, geçmişte Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal ve Türkeş’in ara seçimden kaçmadığını da anımsattı. Erdoğan’ın ise bugün Afyon, Kırıkkale, Kastamonu, İstanbul 1. Bölge ve Hatay gibi yerlerde güç kaybettiğini gördüğü için ara seçim istemediğini dile getirdi. CHP lideri, Erdoğan’a “Anayasayı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye” çağrısı yaptı.</p>

<p><strong>"MERTÇE REKABET ETMEYE DAVET EDİYORUZ"</strong></p>

<p><strong>Özel şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"Mecliste boş sandalyeleri seçime girip de AK Partililerle doldurabilecek olsa neden bundan kaçmaktadır? Kaybettiğinizi, tükendiğinizi gördüğünüzden, giriştiğiniz darbe girişimi milletin vicdanından döndüğünden ötürü şimdi bu durumdasınız ve bunu açık ve net bir şekilde görüyoruz ve bir kez daha sizi Anayasayı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye davet ediyoruz. Ama siz bunun yerine son yerel seçimdeki mağlubiyetin intikamını almak, oradaki seçimi kazananlarda kazananlara saldırmak, operasyonlar yapmak ve darbe yoluyla memlekette verilmemiş yetkileri almaya çalışmayı tercih ediyorsunuz. Bunu da milletin takdirlerine sunuyorum."</p>

<p><strong>MERSİN YENİŞEHİR OPERASYONUNA İLK TEPKİ</strong></p>

<p>Özel, açıklamasının devamında Mersin Yenişehir Belediyesi’nde bazı ihbarlar üzerine aramalar yapıldığı bilgisini aldığını, ancak şu aşamada belediye başkanı ya da siyasiler hakkında gözaltı veya doğrudan bir işlem bilgisi bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Özel, son dönemde belediyelere dönük işlemlerin hukuki değil siyasi saiklerle yürütüldüğü görüşünü dile getirdi. Bornova’daki süreci örnek gösteren CHP lideri, basit bir ifadeye çağırma işleminin gözaltı ve tutuklama talebine dönüştürüldüğünü söyledi. Bu eleştirisini daha da sertleştiren Özel, şunları ifade etti:</p>

<p>“Eğer Türkiye'de bankamatik personel çalıştırmak yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa Adalet ve Kalkınma Partisi'nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanını bir elin parmaklarını geçmez bulsunlar.”</p>

<p><strong>Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</strong></p>

<p>"Sayın Erdoğan doğrudan sandığa saldıran, sandığın sonuçlarını kabul etmeyen ve adeta yerel seçimde kullanılan oyları hor gören, hiçe sayan bir tutum içinde ve bunun bir tek sebebi var.</p>

<p>O da başta çok eleştirdiğimiz siz bir kişiyi 5 yıllığına seçiyorsunuz, gerisine karışmıyorsunuz. Siz seçiyorsunuz, sonra kenara çekiliyorsunuz. Demokratik bir yönetim, hukuka uygun bir yönetim talebiniz de olamaz. Buna itirazlarınız da varsa bunu ancak bir seçim sandığına kavuşursanız kullanacağınız oy ile belli edersiniz yaklaşımı var ve seçim sandığının verdiği mesajı almayan, onunla inatlaşan, onunla kavga eden bu yönetim anlayışına karşı bizim çok yönlü sandık talebimiz var. En başta erken seçim talep ediyoruz.</p>

<p>Bunu tüm muhalefet liderleri ayrı ayrı bugüne kadar dile getirdiler, dile getirmeye devam ediliyor. Biz Aydın gibi, Bursa gibi, Gaziosman Paşa gibi, Bayrampaşa gibi milletin başka bir siyasi partiye görev verdiği yerde o siyasi partinin belediye başkanlarını bir bahaneyle gözaltına alıp tutuklayıp yerine Adalet ve Kalkınma Partisi'nden belediye başkanları seçen ya da belediye başkanına ya partime geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin dayatmasıyla belediye başkanı transfer eden bu anlayış bilhassa biraz önce saydığım Gaziosmanpaşa'da, Bayrampaşa'da, Aydın'da, Bursa'da inanılmaz bir tansiyon yaratmış durumda. Burada Erdoğan'a seslendik. Gelin buraya sandığı koyalım ve millet sizin ithamlarınıza, sizin iftiralarınıza inanıyorsa size versin görevi.</p>

<p>Ama biz iddia ediyoruz ki çok daha yüksek bir oranda seçtiğinin arkasında duracak dedik. Bu konuda herhangi bir cevap duymadık. Erken seçim yapacaksanız erken yerel seçim de yapalım. İki seçimi birleştirelim. Biz ona da varız. 2 yıl önce %65'ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız. Çünkü milletin kararına güveniyoruz dedik. Bunda da bir şey duymadık. Son olarak da ara seçimle ilgili beklenti ve talebimizi dile getirdik. Bunu iktidar medyası şimdi kendi kendilerine de kendi kendimize bilir bilmez bu işi nerelerden tartışıldı, niye bu noktaya geldi diye eleştirileri yapıyorlar.</p>

<p>Biz ara seçimler demez, efendim işte milletvekillerinin istifa etmesi gerekiyor. Yok çoğunu kabul eder, azını kabul etmez. CHP'nin sayısını azalttır gibi hesapların içine girdikleri noktada Anayasayı okumayı ihmal etmişlerdi. O %5'lik milletvekili boşalmasına ilişkin durumun ilk 30 ay için geçerli olduğunu atlamışlardı.</p>

<p>30 ay bittikten sonra ara seçim yapmanın bir zaruret olduğunu ve boş sandalyeler için bir an önce bu kararın alınmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu şimdi okuması yazması olan herkes anlıyor. Herkes kabul ediyor ve bu konuda bir adeta suçüstü durumuyla karşı karşıyayız ve Adalet ve Kalkınma Partisi erkenden sözü tüketip hele hele bir de Erdoğan'ın ara seçim gündemimizde yok lafıyla adeta Anayasayı açıkça ihlal etme, Meclisin sorumluluğunda olan bir meseleye yürütme olarak direktif verme gibi bir tarihi hatayı yapmış durumda , Sayın Erdoğan ve çok net olarak şu ortadadır. Ara seçim Meclisin görevidir. Anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis başkanına da Mecliste milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir. Bu konudaki mesele artık toplumsal bir mutabakata, işin gerekliliği toplumsalsal bir kabule dönüşmüştür. 1960'tan bugüne kadar ne rahmetli Demirel, ne rahmetli Ecevit, ne Erbakan, ne Özal, ne Türkeş ara seçimden kaçmamışlardır. Sayın Erdoğan 22. ilk iktidar oldukları dönemde Siirt seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte AK Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi mutabakatıyla bahsettiğimiz 78. madde yani ara seçim maddesine 3. fıkra eklenerek bir ilin tüm milletvekilleri boşaldıysa 90 günü takip eden pazar günü ara seçim yapılır maddesi Anayasaya eklenerek yapılan ara seçimle milletvekili olmuş, ardından da başbakan olmuştur ve bügüne kadarki siyasi yolculuğu başlamıştır. O yüzden de o ilk dönemde Anayasada ara seçim bir kere yapılır dendiği için bir daha ara seçim yapılmamıştır. Sonra milletvekili seçim süresini 5 yıldan 4 yıla indirdiği için ve ara seçim maddesini düzenlemedikleri için o özensiz Anayasa değişikliği ile birlikte bu durumda da bu sefer 4 yıllık sürede 30 ay kısıtı ve bir yıl kısıt gelince ara seçimlerinin yapılmasında fiili imkansızlık ortaya çıkmıştır. Şimdi yeniden 5 yıla çıkmış olan milletvekili seçim sürecinde 30 ay dolmuş. 1960'tan beri olan, 80 Anayasasında da olan, tüm dokümanları genel başkanlarıma da arz ettim. tutanaklarda da bir ara yapılabilir yazılıp sonra yapılır'a çevrilen ve daha o kanun, o anayasa maddesi görüşülürken yapılabilir demeyelim, yapılması zorunlu olsun diye tutanakların da mevcut olduğu durumda şimdi Sayın Erdoğan ben 78. maddedeki ara seçimi yapmayacağım demektedir. O zaman kendisine soru şu. 77. maddede yapılır denen Cumhurbaşkanlığı seçimi ile gelirken Anayasa uygulanacak. 5 yılda bir milletvekilliği seçimi yapılırla milletvekili seçimleri yapılacak ama ara seçime gelince siz son seçimlerde 1. çıktığınız Afyon'da, son genel seçimlerde 1. çıktığınız Afyon'da Kırıkkale'de, Kastamonu'da, İstanbul 1. bölgede, Hatay'da seçime girecek takatiniz olmadığı için, 1. parti çıkamayacağınızı bildiğiniz için, güç kaybettiğinizi gördüğünüz için ara seçimden kaçacaksınız. Ara seçimden kaçmak Anayasayı ihlal suçunla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır. Bunu bu zeminde bir kez daha Sayın Erdoğan'a hatırlatıyorum. Bahsettiğimiz seçim bölgelerinin tamamında son milletvekilliği seçiminde 1. çıkmış bir parti. Şimdi Mecliste boş sandalyeleri seçime girip de AK Partililerle doldurabilecek olsa neden bundan kaçmaktadır? Kaybettiğinizi, tükendiğinizi gördüğünüzden, giriştiğiniz darbe girişimi milletin vicdanından döndüğünden ötürü şimdi bu durumdasınız ve bunu açık ve net bir şekilde görüyoruz ve bir kez daha sizi Anayasayı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye davet ediyoruz. Ama siz bunun yerine son yerel seçimdeki mağlubiyetin intikamını almak, oradaki seçimi kazananlarda kazananlara saldırmak, operasyonlar yapmak ve darbe yoluyla memlekette verilmemiş yetkileri almaya çalışmayı tercih ediyorsunuz. Bunu da milletin takdirlerine sunuyorum. Sayın Genel Başkanımıza, kıymetli heyetine, ev sahipleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.</p>

<p>(Erdoğan'ın 2002'de Siirt'te ara seçim yapılarak vekil seçilmesine ilişkin sürece AKP'den gelen 'ara seçim değil yenilenen seçimdi' açıklamasına ilişkin soruya yanıt) Dün bahsettiğimiz kanun teklifi 21 Haziran 2002 günü 21. dönemde AK Parti muhalefetteyken o günkü iktidara yani üçlü koalisyon hükümeti rahmetli Ecevit, Sayın Bahçeli ve rahmetli Yılmaz'ın bulunduğu hükümet sırasında verilmiş bir kanun teklifidir ve madde gerek o gün de kanun teklifini veren milletvekili AK Parti'nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu milletvekilidir o gün ve demektir ki süresi dolmuştur, ara seçim yapılmalıdır, boş olan sandalyeler doldurulmalıdır. Bu bir anayasal zorunluluktur ve derhal bu yapılmalıdır. Bu kanun teklifi ortada ve sizlerle paylaştım. Bu kanun teklifine göre AK Parti'nin o sırada genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Milletvekili değildir ama AK Parti'nin genel başkanıdır. Milletvekili grubuna verdiği talimat ara seçim isteyin, anayasal zorunluluktur. Milletin önüne ara seçim sandığı gelsindir. Aynen bugün benim söylediğim gibi. Bu kanun teklifi Meclise verildikten sonra henüz görüşülmesine, gündeme alınmadığında 40 gün geçmesi gerekiyor görüşülmesi için. Süre daha gelmeden Sayın Bahçeli tarafından erken seçim çağrısı yapıldığı için ve 3 Kasım 2022 gününe erken seçim kararı alındığı için ara seçim talebinin hayata geçmesi mümkün olmamıştır ama isteyen AK Parti'dir. AK Parti'nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ve Kocaeli milletvekili teklifi vermiştir. Teklif elinizde. Erdoğan'ın ara seçimle gelmesi bu ara seçimle değildir. 22. dönemde Erdoğan hani hepimizin bildiği muhtar bile olamaz diye değerlendirilen almış olduğu cezadan dolayı siyaset yasağı olduğu için milletvekili adayı olamamıştır. Partisinin genel başkanıdır ama milletvekili değildir. Bu yüzden başbakan değildir. Sayın Abdullah Gül o sırada başbakandır ve o sırada Cumhuriyet Halk Partisi seçilmiş bir genel başkanın, seçimi kazanmış bir genel başkanın başbakan olmamasının demokratik olmadığını değerlendirmiş, AK Parti ile görüşmüş, Siirt seçimlerinin de iptal edilmesi ile birlikte Anayasaya biraz önce bahsettiğim 3. fıkra eklenmiş. Yani bir seçim bölgesinde bölünürse, bir seçim bölgesinde eğer bölünürse, , biter, , bir seçim bölgesinde tamamen boşalırsa, , milletvekillikleri, o zaman orada ara seçim yapılır maddesi eklenmiştir. Tarih 27.12.2002 ek fıkra ve ara seçim maddesine eklenen fıkra buradadır ve bu fıkra hükmünce yapılan ara seçimlerde Siirt'ten milletvekili seçilmiştir. Tabii bunu bu detayı düşünmeyen AK Partili bir takım sözcüler, Siirt seçimleri Siirt boşaldığı için orada yapıldı, yapılan ara seçim değildir diyor. Oysaki Aralık 2002 tarihinde ek fıkra yukarıda yazılı, yukarıda yazılı belirtilenlerden ayrı olarak bir ilin veya seçim çevresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üyesinin kalmaması halinde boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır maddesi eklendiği için Siirt'te ara seçim yapılmıştır. Ve o ara seçimde Erdoğan Siirt'ten milletvekili olmuştur ve başbakanlık görevini üstlenmiştir. 22. dönemde başka bir ara seçim de bu ara seçim yapıldı diye yapılamamıştır. Olay bu kadar açık, bu kadar ortadadır. Sayın Hayati Yazıcı Anayasadaki bu değişikliğin ara seçim maddesine eklendiğini hatırlayamadığı için biz Siirt seçimleri iptal olduğu için Erdoğan geldi. Ara seçimle gelmedi demektir. Oysaki bu düzenleme yapılmamış olsa bir bölge boşalsa da orada ara seçim hemen yapılamıyordu çünkü yukarıdaki 30 ay kuralına takılıyordu. 30 aya beklenmeden ara seçim beklenmeden ara seçim yapılması bu düzenlemeyle mümkün olmuştur. Erdoğan mevcudiyetini ara seçime borçludur. Bugün ara seçimin anayasal zorunluluk olduğunu inkar etmek kendisini inkar etmektir.</p>

<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi'nde birtakım, ihbarlar üzerine, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ilgili ya da, siyasilerle ilgili şu an itibariyle herhangi bir işte gözaltı ya da soru, soruşturma, odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti.</p>

<p>Dikkatle takip ediyoruz ama şu kadarını söyleyeyim. Yani Türkiye'nin dört bir yanında Cumhuriyet başsavcılarına ya da doğrudan bazı savcılara Ankara'dan ya hiç mi ihbar yok? Soruşturma dediğin basit şüpheyle başlar. Hatta ilk göreve geldiği gün Adalet Bakanı bir gaf yapmıştı.</p>

<p>kuvvetli şüpheyle başlar demişti. Soruşturmanın basit şüpheyle başladığı kuvvetli şüpheyle de kovuşturma evresine geçirilebildiği konusu kendisine hatırlatılmıştı. O,, travmatik bir düzen içinde zihin işlediğinden ötürü her telefona soruşturma basit şüpheyle başlar.</p>

<p>Hiç mi ihbar yok? Hiç mi söylenti yok? Sosyal medyada da mı bir şey yok diyerek Cumhuriyet başsavcılarına bir takım operasyonlar telkin edilmekte veya bir takım soruşturmaların yapılması noktasında baskılar yapıldığı kulağımıza geliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunların hangisi bu tip bir noktadan hareketle yapılmıştır, hangisi işte, Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen ve değerlendirilmesi hukuken de gerekli ihbarlar neticesinde yapılmaktadır. Onu zaman içinde iddialar ortaya çıktığında, iddianameler oluşacaksa iddianamelere dönüştüğünde göreceğiz ama şu anda öyle bir noktadayız ki Akın Gürlek 2 kere 2 4 dese bunu asla ve asla doğru olmadığını düşünen toplumda bir %75'lik kesim var. Bugüne kadar yaptıkları her şey onları bu noktaya getirdi.</p>

<p>Türkiye'nin herhangi bir yerinde gerçekten hukukun gerektirdiği bir soruşturma açılacak olsa ben arkadaşlara şunu söylüyorum: Yoktur ama olmaz ama asla kabul etmem ama içimizde gerçekten bir hırsız varsa herhalde kendini en güvende hisseden kişi odur. Çünkü o kadar haksız işler yapıyorlar ki artık bundan sonra yaptıkları her işte ciddi bir şüphe vardır.</p>

<p>Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'nda oturduğu her gün Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan ve görevinin gereğini yaptığını düşünen tüm savcılar, hakimler açısından da bir şüphe uyandırmaktadır.</p>

<p>Akın Gürlek'in bizzati varlığı hukuka güven ve yargı bağımsızlığı noktasında bir, , taşınamaz yük haline dönüşmüştür.</p>

<p>o yüzden de, Türkiye'nin herhangi bir yerinde yapılan herhangi bir operasyona kimsenin bir hukuki operasyon diyecek durumu yoktur.</p>

<p>Zaten dün Bornova belediye başkanımızın muhatap olduğu süreci biliyorsunuz. Kendisi telefonla görüşüne başvurulmak üzere, bilgisine başvurulmak üzere davet ediliyor.</p>

<p>Ardından bunun bir gözaltı sürecine dönüşmesi telkin ediliyor. Kendisi gözaltına alındığını öğreniyor. Sonra ifadelerini veriyor.</p>

<p>O basit ve kendisiyle ilgili olmayan hususta, doğrudan kendisini sorumlu olmayan hususta ve kalkıp eve gideceğini düşündüğü sırada tutuklama talebiyle sevk ediliyor hakime.</p>

<p>Allah'tan hakim bakıyor ve ne kendisi ne diğer arkadaşları için tutuklama gibi bir tedbire ihtiyaç duymuyor.</p>

<p>Dünkü konu gibi yani kendisinin haberdar olduğunda soruşturma açtığı ve kamu zararını kendi cebinden karşıladığı ve bunu bir özeleştirel şekilde kamuoyuyla paylaşan kişiye tutuklama talep ediyor.</p>

<p>Bir personelin o kamuoyunda işte işe gitmeden maaş alan bankamatik personel gibi bir personelin birkaç aylık maaşından ilgili bir durum. Şu kadarını söyleyeyim. Eğer Türkiye'de bankamatik personel çalıştırmak yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa Adalet ve Kalkınma Partisi'nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanını bir elin parmaklarını geçmez bulsunlar. Bu kadar net söylüyorum."<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-ankaradan-savcilara-giden-telefonu-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/ozgur-ozel-129.jpg" type="image/jpeg" length="89805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmail Saymaz'dan MHP'li İzzet Ulvi Yönter'le ilgili bomba iddia! Devlet Bahçeli önünde durmaz...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ismail-saymazdan-mhpli-izzet-ulvi-yonterle-ilgili-bomba-iddia-devlet-bahceli-onunde-durmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ismail-saymazdan-mhpli-izzet-ulvi-yonterle-ilgili-bomba-iddia-devlet-bahceli-onunde-durmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmail Saymaz, MHP'deki görevinden alınan i İzzet Ulvi Yönter'in Ayhan Bora Kaplan iddiaları nedeniyle hakkında fezleke hazırlanabileceğini iddia etti. Saymaz, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin buna izin vereceğini iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsmail Saymaz, Ayhan Bora Kaplan soruşturmasındaki telefon incelemesinin MHP içindeki krizi derinleştirdiğini, İzzet Ulvi Yönter hakkında fezleke ihtimalinin de konuşulmaya başladığını ifade etti. Saymaz, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin tavrı yargı sürecine engel olmama yönünde olabilir. Devlet Sayın Bahçeli "yargı nereye uzanıyorsa oraya uzansın" diye bakabilir." dedi.</p>

<p>Ayhan Bora Kaplan soruşturmasına ilişkin telefon incelemesinden çıkan yazışmaların MHP’de yalnızca siyasî bir sarsıntı yaratmadığını, bu krizin adlî bir sürece de dönüşebileceğini anlatan Saymaz, İzzet Ulvi Yönter hakkında fezleke hazırlanabileceğine dair duyumlar geldiğini, savcılığın soruşturmayı bu yöne taşıması hâlinde MHP yönetiminin buna engel olmayabileceği kanaatini dile getirdi.</p>

<p><strong>HER ŞEY AYHAN BORA KAPLAN'IN SAĞ KOLU İLE BAŞLADI</strong></p>

<p>Saymaz’ın anlattığı tabloya göre tartışmanın merkezinde, Ayhan Bora Kaplan'ın sağ kolu olarak tanınan itirafçı Serdar Sertçelik’in cep telefonundan çıktığı belirtilen WhatsApp yazışmaları bulunuyor.</p>

<p>Bu yazışmalarda, Ayhan Bora Kaplan’ın Dubai’de bulunan avukatı Cengiz Haliç ile Sertçelik arasında temas kurulduğu, bazı siyasî isimlerin ve parti adlarının polislerle yapılacak görüşmelerde gündeme getirilmesinin istendiği öne sürülüyor.</p>

<p>Saymaz, bilirkişi raporunun bu yazışmaların doğru olduğu yönünde görüş bildirdiğini, buna karşılık hem Kaplan’ın hem de Sertçelik’in bu içerikleri reddettiğini aktardı.</p>

<p>Saymaz, yazışmaların bir başka ayağında ise Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasına ilişkin metnin bir gün önceden Cengiz Haliç’e, oradan da Sertçelik’e ulaştığının anlaşıldığını söyledi.</p>

<p>Ona göre, bu bölüm MHP içinde çok daha büyük bir rahatsızlık yarattı. Çünkü burada yalnızca bir bilgi sızması değil, parti liderinin konuşmasının dışarıya taşınması ve bunun soruşturma dosyasıyla ilişkilendirilmesi iddiası söz konusu oldu:</p>

<p>"Bilirkişi raporunda Cengiz Haliç'le Serdar Sertçelik arasındaki yazışmalarda -tek tek yazışmaları söylemeyeceğim ama- şu ortaya çıkıyor.</p>

<p>Cengiz Haliç diyor ki Serdar Sertçelik'e: "Yarın Devlet Bahçeli grup konuşmasında bu konuya girecek, darbe diyecek. Yani polislerin yaptığına darbe diyecek" diyor. O da diyor ki "Emin misin?" falan. "Valla,işte arada bir eski MHP MYK üyesi Necmi Yıldırım var."</p>

<p>Necmi Yıldırım, İzzet Ulvi Yönter'in yakın ekibindendi. Necmi Yıldırım üzerinden bu işin halledildiğini söylüyor. İzzet Ulvi Yönter o aşamaya kadar Sayın Bahçeli'nin konuşma metinlerini İzzet Ulvi Yönter yazıyordu.</p>

<p>"İzzet Ulvi Yönter birazdan konuşmayı yazacak, gönderecek," diyor, "Necmi üzerine gönderecek."</p>

<p>Yani bir gün sonra Sayın Bahçeli'nin grupta yapacağı konuşmayı bir gün önce Cengiz Haliç'e ulaştığı anlaşılıyor.</p>

<p>Ve gerçekten de WhatsApp yazışmalarında bu konuşma metninin Cengiz Haliç'e ulaştığı, Cengiz Haliç'in de Serdar Sertçelik'e gönderildiği anlaşılıyor.</p>

<p>Orada işte "yapılan darbedir" şeklinde Sayın Bahçeli'nin konuşması var. Ertesi gün grupta yaptığı konuşma o metin orada görülüyor.</p>

<p>Ve nitekim de öyle konuştu. Nitekim aynısı konuşuldu ve bu konuşmalar sırasında şu anlaşılıyor; işte Serdar Sertçelik diyor ki "bir de başımıza MHP'yi bela etmeyelim" diyor.</p>

<p>Bunun üzerine Cengiz Haliç işte orada Necmi adlı kişiyi kastederek "abi ona şu kadar indirdi" diyor, yani para...</p>

<p>Şimdi tabii bu, MHP'de fevkalade büyük rahatsızlık yarattı. Önce onu söyleyeyim, büyük bir rahatsızlık yarattı. S</p>

<p>ayın Bahçeli fevkalade rahatsız oldu bu durumdan. Burada yani bu rapor -benim anladığım kadarıyla Sayın Bahçeli de bu raporu da, bu yazışmaların gerçek olduğuna dair raporun doğru olduğuna ilişkin bir kanaati var yani. Bu konuşmanın gerçek olduğuna dair hazırlanan bilirkişi raporunun doğru olduğuna dair bir kanaati olduğunu anlıyorum."</p>

<p><strong>"FEZLEKE GELEBİLİR"</strong></p>

<p>Saymaz, tam da bu noktada İzzet Ulvi Yönter hakkında fezleke ihtimalinin konuşulmaya başlandığını söyledi. Saymaz, “Şu an öğrendiğim kadarıyla İzzet Ulvi Yönter’le ilgili bir fezleke hazırlığı olabilir” dedi.</p>

<p>Savcılığın soruşturmayı bu noktaya doğru genişletmesi hâlinde, dosyanın yalnızca parti içi bir tasfiye meselesi olmaktan çıkıp Meclis ve yargı hattına taşınabileceğini anlattı.</p>

<p>Saymaz, eğer böyle bir fezleke hazırlanırsa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yargı sürecinin önünde durmayabileceği görüşünü dile getirdi.</p>

<p>Saymaz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı bu aşamaya taşırsa, Bahçeli’nin “yargı nereye uzanıyorsa oraya uzansın” anlayışıyla hareket edebileceğini söyledi.</p>

<p>Saymaz, bu değerlendirmesini MHP çevresinden gelen son mesajlara dayandırdı. Özellikle Bahçeli’nin danışmanı ve Türkgün yazarı Yıldıray Çiçek’in “arınma” ve “durulma” vurgusu yapan yazısını hatırlatan Saymaz, MHP’nin bu süreçte kendi içine dönük bir temizlik mesajı verdiğini anlattı.</p>

<p>Saymaz, Çiçek’in yazısındaki “adı yolsuzluk, rüşvet, kaçakçılık, ahlaksızlık, sıfat istismarıyla güç devşirme veya çıkar amaçlı çete ilişkilerine bulaşan kim olursa olsun” ifadelerinin, partinin soruşturmaya temas eden isimleri korumak yerine uzaklaştırma eğiliminde olduğuna işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Saymaz’a göre İzzet Ulvi Yönter için süreç zaten siyasî olarak büyük ölçüde kapanmış durumda. Saymaz, Bahçeli’nin Yönter için kullandığı “Onu akademik hayata gönderiyoruz” sözünü, görünür gelecekte siyasetin bittiği anlamında yorumladı.</p>

<p>Yönter’in son iki haftadır grup toplantılarında eski yerinde oturmadığını, parlamentoda da görünmediğini belirten Saymaz, MHP Genel Merkezi ile bağının koptuğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Saymaz, fezleke ve Bahçeli'nin olası tavrını da şu sözlerle anlattı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Şu an öğrendiğim kadarıyla İzzet Ulvi Yönter'le ilgili bir fezleke hazırlığı olabilir, yani öyle duyumlar geliyor. Bu suç iddiasından kaynaklı. Eğer bir fezleke hazırlığı olursa Sayın Bahçeli'nin yargıya saygılı davranacağı ve bunun önünde durmayacağı yönünde bir kanaatim var. Yani eğer İzzet Ulvi Yönter'le ilgili bir fezleke söz konusu olursa, öyle bir soruşturma -yani Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı bu noktaya doğru taşırsa- benim anladığım kadarıyla Sayın Bahçeli yargı sürecinin önünde durmaz, öyle anlıyorum. Bu Ayhan Bora Kaplan işi iktidar hem AK Parti içerisinde eski bakan yeni bakanlar..</p>

<p>Eski AK Parti İl Başkan Yardımcısı da orada şüpheli, Barış Kurt. AK Parti İl Başkan Yardımcısı, o da şüpheli....</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi'nin tavrı yargı sürecine engel olmama yönünde olabilir. Devlet Sayın Bahçeli "yargı nereye uzanıyorsa oraya uzansın" diye bakabilir."</p>
</blockquote>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ismail-saymazdan-mhpli-izzet-ulvi-yonterle-ilgili-bomba-iddia-devlet-bahceli-onunde-durmaz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/04/bahceli-59.jpg" type="image/jpeg" length="84403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="56448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="34285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="90876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="16620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="42296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="70832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="12626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="81278"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
