<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 16:27:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa’nın market devi Lidl Türkiye’ye mi geliyor?]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/avrupanin-market-devi-lidl-turkiyeye-mi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/avrupanin-market-devi-lidl-turkiyeye-mi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya merkezli indirim market zinciri Lidl’ın Türkiye’ye geleceği yönündeki iddialar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya merkezli indirim market zinciri Lidl'ın Türkiye pazarına gireceği yönündeki iddialar sosyal medyada gündem oldu. Paylaşımlarda şirketin eylül ayında İstanbul ve Ankara'yı pilot bölge olarak belirlediği ve ilk mağazalarını bu iki kentte açacağı ileri sürüldü.</p>

<p>Uygun fiyatlı ürünleri ve geniş mağaza ağıyla Avrupa'nın önde gelen indirim marketlerinden biri olan Lidl'ın Türkiye'ye gelmesi halinde, özellikle zincir marketler arasındaki rekabetin daha da kızışabileceği yorumları yapıldı.</p>

<p><strong>LIDL'IN TÜRKİYE YATIRIMI İÇİN RESMİ AÇIKLAMA YOK</strong></p>

<p>Sosyal medyada hızla yayılan iddialara karşın, Lidl'ın Türkiye'de faaliyete başlayacağını doğrulayan resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Lidl veya bağlı bulunduğu Schwarz Group tarafından Türkiye'de yatırım yapılacağı, mağaza açılacağı ya da eylül ayında İstanbul ve Ankara'da operasyonların başlayacağına ilişkin kamuoyuna açıklanmış bir plan bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle “Lidl Türkiye'ye geliyor” şeklindeki paylaşımların şu aşamada doğrulanmış bir bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>LIDL HANGİ ÜLKENİN MARKASI?</strong></p>

<p>Lidl, Almanya merkezli Schwarz Group bünyesinde faaliyet gösteriyor. İndirim marketi modeliyle çalışan marka; başta gıda olmak üzere kişisel bakım ve temel tüketim ürünlerini uygun fiyat odaklı bir anlayışla tüketicilere sunuyor.</p>

<p>Avrupa genelindeki geniş mağaza ağıyla dikkat çeken Lidl, yurt dışında yaşayan Türklerin ve Avrupa ülkelerine seyahat eden vatandaşların da yakından tanıdığı market zincirleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de mağaza açılacağına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığı için, sosyal medyada yer alan İstanbul ve Ankara merkezli yatırım iddialarının şu an için söylenti niteliğinde olduğu görülüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/avrupanin-market-devi-lidl-turkiyeye-mi-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/market-11.jpg" type="image/jpeg" length="14149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Gücü Sen’den MEB’in önlük düzenlemesine karşı eylem kararı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/egitim-gucu-senden-mebin-onluk-duzenlemesine-karsi-eylem-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/egitim-gucu-senden-mebin-onluk-duzenlemesine-karsi-eylem-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen), Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) öğretmenlere yönelik önlük düzenlemesine karşı, eğitim öğretim yılı boyunca, üyelerinin kendi tercihleri doğrultusunda önlük giymemeleri için eylem kararı aldıklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Gücü Sen Merkez Yönetim Kurulu, MEB tarafından yayımlanan "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelgedeki kılık kıyafet düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, "genelgenin 23. maddesinde, eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının görevlerini yerine getirirken kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmeleri ve önlük giymeleri gerektiğinin belirtildiğine" yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak söz konusu genelgenin dayanakları arasında yer alan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik'te, öğretmenler bakımından genel ve açık bir "önlük giyme zorunluluğu" düzenlenmediğine işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Bu nedenle, üst norm niteliğindeki yönetmelikte açıkça öngörülmeyen yeni bir yükümlülüğün yalnızca genelge ile getirilmesi normlar hiyerarşisi, kanunilik ilkesi ve idarenin düzenleme yetkisinin sınırları bakımından ciddi hukuki tereddüt oluşturmaktadır.</p>

<p>Genelge ile dayanak alınan yönetmeliğin kapsamının genişletilerek öğretmenler bakımından yeni ve bağımsız bir yükümlülük ihdas edilmesi hukuken kabul edilebilir değildir. Nitekim Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve hürriyetler, yalnızca kanunla ve Anayasa'da belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabilir.</p>

<p>Sendikamız Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak, öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve temizlik ve düzen kurallarına uygun kılık ve kıyafet içerisinde bulunmaları gerektiği hususu saklı kalmak kaydıyla, genelgenin 23. maddesinde öngörülen önlük uygulamasına karşı, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı boyunca üyelerimizin isteklerine bağlı olarak önlük giymemelerine yönelik sendikal eylem kararı alınmıştır."</p>

<p>Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Üyelerimiz, mesleğinin sorumluluğuna ve öğretmenlik vakarına uygun şekilde giyinmektedir. Önlük konusunda da esas alınması gereken öğretmenin kendi tercihidir. Bu nedenle, önlük kullanımının gönüllülük esasına dayanması için eylem kararı aldık. İsteyen üyemiz önlüğünü giyer, istemeyen giymez. Öğretmenimizin iradesine saygı duyulmasını istiyoruz" ifadesine yer verdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/egitim-gucu-senden-mebin-onluk-duzenlemesine-karsi-eylem-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/09/ogretmen-5.jpg" type="image/jpeg" length="64470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yok sayan skandal!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbulda-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetini-yok-sayan-skandal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbulda-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetini-yok-sayan-skandal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, İstanbul’da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na ilişkin Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a "Madalya töreninde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden gelen öğrencilerin ‘Cyprus / Kıbrıs Cumhuriyeti’ şeklinde tanıtılmasını gündeme getirdi, Bakan Yardımcısının da bu rezilliğe şahitlik ettiğini dile getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, 11-17 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika hassasiyetleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki statüsü bakımından ciddi soru işaretleri doğduğunu belirterek, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.</p>

<p>Özdağ, önergesinin gerekçesinde, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu’nun açılışını gerçekleştirdiği söz konusu törende Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden gelen öğrencilerin ödül töreninde "Cyprus / Kıbrıs Cumhuriyeti" şeklinde tanıtıldığı iddiasını gündeme getirdi.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde kamu kurumları ve çeşitli kuruluşların desteğiyle düzenlenen uluslararası bir organizasyonda bu şekilde bir programın yapılması ve Rum yönetiminin ait bayrağının resmi tören niteliğinde bir hukuki varlığın bağdaşmayan bir durum ortaya çıkardığını belirten Özdağ, "Üstelik törende bir bakan yardımcısının ve kamu kurumlarının üst düzey temsilcisi, organizasyonun kamu makamlarının bilgisi ve gözetimi altında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda ayrıca önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdağ, "Uluslararası organizasyonların Türkiye’nin milli menfaatleri, dış politika ilkeleri ve Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması konusunda hassasiyet gösterilerek düzenlenmesi devlet ciddiyetinin gereğidir. Bu nedenle söz konusu olayın muhtelif bir organizasyon hatası mı, yoksa gerekli denetim ve koordinasyon mekanizmalarının işletilmemesinden kaynaklanan sistematik bir ihmal mi olduğunun açıklığa kavuşturulması önem arz etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"ORGANİZASYONU DÜZENLEYEN KİŞİ, KURUMLARDAN OLAYLA İLGİLİ YAZILI AÇIKLAMA VE SAVUNMA İSTENMİŞ MİDİR?"</strong></p>

<p><strong>Özdağ, Bakan Bak’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:</strong></p>

<p>"11-17 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nın düzenlenmesine, koordinasyonuna veya desteklenmesine Bakanlığınız tarafından herhangi bir katkı, izin, protokol veya sponsorluk desteği sağlanmış mıdır? Söz konusu organizasyonun açılış ve kapanış programları ile madalya törenlerinin içerikleri, katılımcı ülkelerin ve bölgelerin nasıl tanımlanacağı ve kullanılacak ülke/bölge isimleri Bakanlığınız veya ilgili kamu kurumları tarafından önceden incelenmiş midir?</p>

<p>Madalya töreninde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden gelen öğrencilerin ‘Cyprus / Kıbrıs Cumhuriyeti’ şeklinde tanıtılmasından Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu olaydan hangi kurum veya yetkililer tarafından haberdar olunmuştur? Organizasyonda kullanılacak bayraklar ve ülke/kuruluş adları bakımından herhangi bir ön denetim veya güvenlik protokolü oluşturulmuş mudur?</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının siyasi ve hukuki haklarını gözeten dış politika yaklaşımı çerçevesinde uyulması gereken herhangi bir yazılı talimat veya protokol bulunmakta mıdır? Bu organizasyon öncesinde Dışişleri Bakanlığı ile herhangi bir koordinasyon veya görüş alışverişi yapılmış mıdır? Yapılmışsa, Bakanlık tarafından Kıbrıs konusunda organizasyon komitesine herhangi bir uyarı veya talimat iletilmiş midir?</p>

<p>Törende ödül takdim eden; Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu’nun veya kamu kurumlarının görevlilerinin hangi makamlar tarafından yapılmıştır? Bu makamlara törenin içeriği, katılımcı statüsü ve kullanılacak semboller konusunda önceden bilgi verilmiş midir? Yaşanan olayla ilgili Bakanlığınız tarafından herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa bunun gerekçesi nedir?</p>

<p>Organizasyonu düzenleyen kişi, kurum veya kuruluşlardan olayla ilgili yazılı bir açıklama ve savunma istenmiş midir? Sorunlu kişi veya kurumlar tespit edilmiş midir? Türkiye’de gerçekleştirilen uluslararası spor, bilim, kültür ve gençlik organizasyonlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenlik, dış politika ve diplomatik hassasiyetlerine uygunluk bakımından merkezi bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa böyle bir mekanizmanın oluşturulması planlanmakta mıdır?"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbulda-kuzey-kibris-turk-cumhuriyetini-yok-sayan-skandal</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/kibris-3.jpg" type="image/jpeg" length="86008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dilek Kaya İmamoğlu’ndan Silivri’de açıklama: 'Barış da adalet de demokrasi de tutsaktır']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dilek-kaya-imamoglundan-silivride-aciklama-baris-da-adalet-de-demokrasi-de-tutsaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dilek-kaya-imamoglundan-silivride-aciklama-baris-da-adalet-de-demokrasi-de-tutsaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Dayanışma Ağı’nın 42’nci buluşmasında Silivri’de konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, adalet ve hukuk vurgusu yaparak “86 milyonu eşit şekilde kucaklamadan Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değildir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile Dayanışma Ağı’nın 42. buluşmasında Silivri'de konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, “Adalet ve hukuk, herkesin en temel ihtiyacı; toplumsal huzur ve barışın dayanak noktalarıdır. Bir ülkede barış, tüm vatandaşlara ait bir kavramdır. Toplumsal barış ve huzur tüm vatandaşların hukuk önünde eşit olduğu takdirde sağlanabilir. Toplumun bir kısmına düşman hukuku uygulayarak barışı tesis edemezsiniz. Bir taraftan yapıp bir taraftan yıkarak huzur sağlayamazsınız. 86 milyonu eşit şekilde kucaklamadan, herkesin hak ve hukukunu korumadan Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değildir. İnsanların hiçbir somut delil olmadan yıllarca tutsak edildiği bir toplumda; barış da adalet de demokrasi de tutsaktır” dedi.</p>

<p>19 Mart operasyonunun mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 42’nci buluşmada Silivri Duruşma Salonları’nın önünde bir araya geldi. Buluşmaya, YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, YENİ Parti İstanbul Kurucu Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, YENİ Parti İstanbul Kurucu Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, tutuklu yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve gazeteciler katıldı.</p>

<p><strong>“BEKLENTİLERİMİZ, DEMOKRASİNİN VE İNSAN HAKLARININ GEREKTİRDİKLERİNDEN DAHA FAZLASI DEĞİL”</strong></p>

<p>Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunun İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada “Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukların artık bir simgesi hâline gelen Silivri’de yine sevdiklerimizin yanında, adaletin peşindeyiz. 8 Temmuz’da, İBB Davası’nın 1. Celsesi; İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı, milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına izin verilmeden tamamlanmıştı. Bir ayı aşkın aranın ardından ikinci celse başladı. Bu celsede de yaşanan hukuksuzlukların ve hak ihlallerinin devam ettiğini üzülerek görüyoruz" dedi.</p>

<p>Dilek Kaya İmamoğlu şunları söyledi:</p>

<p>"Aileler yaklaşık 2 yıla yakın bir süredir büyük bir bekleyiş, belirsizlik ve adalet arayışı içerisinde. Oysa talep ve beklentilerimiz, demokrasinin ve insan haklarının gerektirdiklerinden daha fazlası değil. Savunma hakkı, masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama gibi hukukun en temel ilkelerini konuşuyoruz. 2026 Türkiye’sinde hala bu kavramları konuşmak ve savunmak zorunda kaldığımız için ülkemiz adına büyük bir acı duyuyoruz.</p>

<p><strong>“AYLARDIR AYRI KALDIKLARI YAKINLARINI GÖREBİLMEK İÇİN DURUŞMAYI DÜRBÜNLE TAKİP ETMEK ZORUNDA KALAN AİLELER VAR”</strong></p>

<p>Bu duruşmaya özel olarak cezaevi kompleksinin hemen yanında yeni bir duruşma salonu inşa edilmesi bile aslında içinde bulunduğumuz durumu çok iyi anlatıyor. Duruşma salonunun içine girdiğinizdeyse fotoğraf daha da netleşiyor. İddia makamının, mahkeme heyetiyle birlikte kürsüde ve daha yüksekte oturduğu bir mahkeme salonundan söz ediyoruz. Tam bir kuyu tipi duruşma salonu yani. Oysa, hukukun üstünlüğünün esas olduğu demokratik ülkelerde duruşma salonları, adil yargılanma hakkını güvence altına alacak şekilde düzenlenir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi, inşa ettiği devasa yapılarla değil; demokrasisinin niteliği, adalet anlayışı ve insan haklarına verdiği değerle ölçülür. Bu yapıların tasarımı yalnızca mimari tercihler değildir; aynı zamanda ülkenin adalet anlayışını ve gelecek vizyonunu da yansıtır. Savunmanın müvekkiliyle sağlıklı iletişim kurabilmesi, basının yargılamayı takip edebilmesi ve taraflar arasındaki eşitliğin korunması çağdaş bir hukuk devletinin temel standartlarıdır. Biz ise bugün, dünyanın en büyük duruşma salonlarından biri olduğu söylenen bu salonda tam tersini yaşıyoruz. Avukatlar müvekkilleriyle aralarındaki mesafe nedeniyle iletişim kurmakta zorlanıyor. Kamuoyunu bilgilendiren basın mensupları mahkeme heyetini ve savunma yapanları görmekte, duymakta güçlük çekiyor. Aileler sevdiklerini göremeyecek kadar uzakta oturuyor. Aylardır ayrı kaldıkları yakınlarını görebilmek için duruşmayı dürbünle takip etmek zorunda kalan aileler var.</p>

<p><strong>“BİNLERCE SAYFALIK İDDİANAME; DURUŞMADA YERLE BİR OLMAYA DEVAM EDİYOR”</strong></p>

<p>Ne yazık ki salondaki bu fiziki sorunlara, yargılama sürecinde yaşanan hak ihlalleri de ekleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı ilk celsede elinden alınmıştı, ikinci celsenin başında ise bir belirsizlik içerisinde bırakıldı. Savunmasını ne zaman yapacağı, kendisine ne kadar süre verileceği belli değil. Savunmanın ne zaman ve ne kadar süreyle yapılacağının mahkeme heyetinin takdirine bırakılması, adil yargılanma hakkını açıkça zedeliyor. Bir insanın kendisine yöneltilen binlerce sayfa suçlamaya karşı kendisini ne zaman ve ne kadar süreyle savunabileceğinin bile tartışıldığı yerde adil yargılanmadan söz edebilir miyiz? Tüm bu hak ihlallerine rağmen aylar boyunca hazırlanması beklenen, binlerce sayfalık iddianame; duruşmada yerle bir olmaya devam ediyor. Tutuksuz yargılananlar arasındaki itirafçıların ifadelerindeki tutarsızlıklar birer birer ortaya dökülüyor. Etkin pişmanlık kapsamında verilen beyanların nasıl oluştuğu, değişip değişmediği ve doğrudan bilgiye dayanıp dayanmadığı mahkeme huzurunda açığa çıkıyor.</p>

<p><strong>“BU SÜREÇ YALNIZCA YARGILANANLARIN DEĞİL, AİLELERİNİN DE ÜZERİNDE AĞIR BİR PSİKOLOJİK VE İNSANİ YÜK YARATIYOR”</strong></p>

<p>Aylardır masumiyet karinesi hiçe sayılarak kamuoyunda gerçekmiş gibi anlatılan iddiaların, nasıl dayanıksız olduğunu, mahkeme salonunda nasıl çürüdüğünü hep birlikte görüyoruz. Ancak ne yazık ki bu dayanaksız iddialar, iftiralar nedeniyle insanlar 2 yıla yakın süredir tutuklu yargılanıyor. Mahkeme salonunda iddialar, ifadeler ve deliller tartışılırken dışarıda eşler, çocuklar, anneler ve babalar sevdiklerinin yolunu gözlüyor. Bu süreç yalnızca yargılananların değil, ailelerinin de üzerinde ağır bir psikolojik ve insani yük yaratıyor. Adaletin yerini bulmadığı her gün, haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunanların ve ailelerin hayatında geri getirilemeyecek bir zamana karşılık geliyor.</p>

<p><strong>“TUTUKLU YARGILAMANIN PEŞİNEN CEZALANDIRMA YÖNTEMİ OLARAK KULLANILMASINA ARTIK BİR SON VERİLMELİ; TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALIDIR”</strong></p>

<p>Adalet; dünyanın en büyük, en gösterişli duruşma salonlarını yapmakla sağlanmaz. Adalet; ancak savunma hakkının eksiksiz kullanılabildiği, masumiyet karinesinin korunduğu, hukukun herkes için eşit işlediği bir yargı düzeniyle sağlanabilir. Her zaman söylediğimiz gibi, elbette herkes yargılanabilir. Kamu adına hizmet veren herkes için hesap verebilirlik temel bir sorumluluktur. Yargılamanın devam etmesinden hiçbir çekincemiz yok. Aksine biz varsa bütün delillerin ortaya konmasını, bütün iddiaların araştırılmasını ve herkesin özgürce savunma yapmasını talep ediyoruz. Biz adil, eşit ve tarafsız bir yargılama istiyoruz. Tutuklu yargılamanın peşinen cezalandırma yöntemi olarak kullanılmasına artık bir son verilmeli; tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Bu mesele yalnızca Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının meselesi değildir. Bu bir hak, hukuk, adalet meselesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“HAK, HUKUK, ADALET DEMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”</strong></p>

<p>Adalet ve hukuk, herkesin en temel ihtiyacı; toplumsal huzur ve barışın dayanak noktalarıdır. Bir ülkede barış, tüm vatandaşlara ait bir kavramdır. Toplumsal barış ve huzur tüm vatandaşların hukuk önünde eşit olduğu takdirde sağlanabilir. Toplumun bir kısmına düşman hukuku uygulayarak barışı tesis edemezsiniz. Bir taraftan yapıp bir taraftan yıkarak huzur sağlayamazsınız. 86 milyonu eşit şekilde kucaklamadan, herkesin hak ve hukukunu korumadan Türkiye’de barıştan söz etmek mümkün değildir. İnsanların hiçbir somut delil olmadan yıllarca tutsak edildiği bir toplumda; barış da adalet de demokrasi de tutsaktır. Aile Dayanışma Ağı olarak sevdiklerimize kavuşana, tutuksuz yargılama esas olana, hukukun herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye’ye ulaşana kadar dayanışmamızı sürdüreceğiz. Hak, hukuk, adalet demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu yolda bizimle birlikte olan, desteklerini sunan ve dayanışmamıza güç katan herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum"</p>

<p>Ardından söz alan Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün de şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün burada yine bir duruşma salonunun önünde toplandık. Az önce Sayın Dilek Hanım'ın ifade ettiği adalet çağrısını büyütmek için bir aradayız. Tıpkı Çorlu'da ailelerini, evlatlarını kaybedenlerin adalet arayışında olduğu gibi; tıpkı Amasra maden faciasında ailelerini kaybedenler gibi; tıpkı ebeveynlerin hukukunu savunan avukatlarla bir arada bulunduğumuz adliye önünde olduğumuz gibi; tıpkı Narin gibi yavrularımızın, kadın cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınların hukukunu savunmak, yurttaşlarımızın adalet inancını büyütmek için nasıl bir aradaysak; Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay için Silivri Cezaevi önünde bulunduğumuz gibi bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında hakları, hukukları haleldar edilen vatandaşlarımızın, seçilmiş belediye başkanlarının, bürokratların ve onların adalet mücadelesini büyüten ailelerin yanındayız.</p>

<p>Bugün burada büyük bir cezaevi salonunun önündeyiz ama öncesinde şu yan taraftaki cezaevinde avukatların, vatandaşların, ailelerin katılamadığı günlerde, boş salonlarda duruşmalar yapıldı. Bugün çok daha büyük salonlarda aleniyet ilkesinin gerçekleştirilmeye çalışılmasına gayret edilse de duruşmaların canlı yayınlanmasından geldiğimiz nokta, ne yazık ki önünde açıklama yaptığımız kısıtlı zamanlara sıkıştırılmış durumdadır. Halbuki yapılacak basit bir düzenlemeyle duruşmalar aleniyetle tüm yurttaşlarımız tarafından hissedilebilmeli ve gerçekten bu yargılamada anlatılanların tüm toplum tarafından duyulması sağlanabilirdi. Savunma hakkından bahsediliyor sıklıkla. Elbette savunma hakkı kutsaldır. Avukatların; müdafilerin, müvekkillere vermeleri gereken hizmetin kesintiye uğramaması lazım. Az önce içeride son bir meslektaşım, meslektaşımın yaptığı savunmanın mahkeme tarafından süresinin daraltılmasına gösterdiği haklı ve yerinde tepkiyi bir kez de ben burada ifade etmek istiyorum. Savunmanın ne kadar ifade edileceğini, ne kadar süre alması gerektiğini avukat belirler. Bunu mahkemenin belirlemesi savunma hakkının doğrudan kısıtlanmasıdır. Keza bir diğer dikkat etmemiz gereken şey lekelenmeme hakkıdır.</p>

<p><strong>“TUTUKLULUĞUN BİR İSTİSNA OLDUĞUNU ASLA HATIRDAN ÇIKARTMAMAMIZ GEREKİYOR”</strong></p>

<p>Lekelenmeme hakkıyla beraber Türkiye'de aslında masumiyet karinesinin nasıl yerle bir edildiğini, bu yargılamalarda nasıl basın yoluyla yurttaşların, yargılanan bireylerin aleniyetinin ya da hukuklarının haleldar edildiğini gördük. Bu bakımdan yargılanmak başka, cezalandırmak başkadır. Bu bakımdan herkesin bu süreçlere çok özenli davranması gerekiyor. Hepimizin bildiği gibi Kafka romanındaki karekterin hikayesinde, adaletin içine girdikçe aslında kendisinin küçüldüğü ve çözemediği bir adalet anlayışı içerisinde yok olduğu romanı hepimiz biliyoruz. Bugün de benzer bir şey yüz yıl sonra Silivri'de, Türkiye'nin değişik yerlerinde yaşanmakta. Bu bakımdan tutukluluğun bir istisna olduğunu asla hatırdan çıkartmamamız gerekiyor. Eğer seçilmiş belediye başkanlarının bir sabah evlerinden gözaltına alınmalarını olağan karşılayacaksak burası bir hukuk devleti asla olamaz. Çünkü burada bahsettiğimiz şey; kişilerin lekelenmeme hakkının yanında aslında, özellikle seçilmiş belediye başkanları bakımından da yurttaşların onlara vermiş olduğu güç ve yetkinin demokratik, işlevsel anlamda kullanılmasından geçer.</p>

<p><strong>“MESLEKTAŞIMIZ MEHMET PEHLİVAN, YAPTIĞI AVUKATLIK HİZMETLERİNİN KARŞILIĞINDA BUGÜN NE YAZIK Kİ CEZAEVİNDE”</strong></p>

<p>Demokratik temsil boyutunun bu nedenle asla hafızalardan çıkartılmaması gerekmekte. Tutukluluk incelemelerinde her yeni durumda, her incelemede bir önceki incelemeyi ortadan kaldırabilecek veya yeni gelişmelerin eklenmesi gerekir. Ancak Türkiye'de ve bu yargı pratiğinde tutukluluk incelemesi artık sıradanlaştırılmış, adeta yerine getirilmesi gereken bir prosedüre indirgenmiştir. Bunu da biz hukukçular olarak kabul etmemiz, bir baro başkanı olarak kabul etmek çok zordur; kabul edemeyiz. Elbette buradan tutukluluğa değinmişken halen içeride 14 aydır tutuklu bulunan, sadece avukatlık yaptığı için tutuklu bulunan meslektaşımız Avukat Mehmet Pehlivan'ı da anmak gerekmekte. Değerli meslektaşımız Mehmet Pehlivan, yaptığı avukatlık hizmetlerinin karşılığında bugün ne yazık ki cezaevinde. Burada Mehmet ile ilgili özel bir durum var. Yine bazı sanıkların da durumuna benzeşiyor; hatta biliyorsunuz, cezalandırma boyutuna varan tutukluluklardan bahsediyoruz. Mehmet ile ilgili de 14 ayı aştı. Zaten CMK 102/2'ye göre maksimum süresi 18 ay; Mehmet bunun 14 ayını ne yazık ki cezaevinde geçiriyor. Aksine bu Mehmet'e yapılan, sadece Mehmet ile sınırlı değil, savunma makamına yönelmiş gerçekten olumsuz bir durumdur. Buradan da Mehmet'in bir an önce serbest bırakılmasını; tıpkı diğer tutuklular gibi delillerin değerlendirilmesini, somut gerekçelere dayandırılarak bu incelemelerin gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.</p>

<p><strong>“BU BİRLİKTELİĞİN, AİLELERİN DAYANIŞMASININ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUM”</strong></p>

<p>Ne yazık ki hukukun yüzü soğuktur. Dosyalar, tutukluluk, sanıklık... Bu tabirlerle geliştiririz ama şunu unutmamak gerekiyor: Aslında dosyaları kazıdığınızda arkasından insan çıkar, insan hikayeleri çıkar. Burada ne yazık ki bir insanı siz cezaevine gönderdiğinizde o kapıyı sadece o kişinin üzerine kapatmazsınız; ailesinin, eşinin, çocuklarının ve sevdiklerinin üzerine de kapatırsınız. Bu bakımdan yapılan bu birlikteliğin, ailelerin dayanışmasının çok kıymetli buluyorum. Bu mücadelenin yanında olmaktan, bu mücadeleye destek vermekten onur duyuyorum. Ama bu mücadelenin de bir gün biteceğini, tutukluların serbest bırakılması gerektiğini ve insanların gerçekten adil yargılandığını yüreklerine kadar, her yeri, bütünüyle hissetmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.”</p>

<p>Konuşmaların ardından çekilen toplu anı fotoğrafıyla Aile Dayanışma Ağı’nın 42’nci buluşması sonlandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dilek-kaya-imamoglundan-silivride-aciklama-baris-da-adalet-de-demokrasi-de-tutsaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/eko-baskan142214.jpg" type="image/jpeg" length="42765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Roberto Carlos iddiası sonrası AKP’li Şahin’den yeni açıklama: 'Videoyu izledim']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/roberto-carlos-iddiasi-sonrasi-akpli-sahinden-yeni-aciklama-videoyu-izledim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/roberto-carlos-iddiasi-sonrasi-akpli-sahinden-yeni-aciklama-videoyu-izledim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Roberto Carlos’un Müslüman olduğunu öne süren ve Carlos tarafından yalanlanan AKP Gaziantep Milletvekili Ali Şahin’den yeni açıklama geldi. Şahin, Carlos’un kelime-i şehadet getirdiği anın videosunu izlediğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Efsane futbolcu Roberto Carlos’un Müslüman olduğunu duyuran ancak Roberto Carlos tarafından yalanlanan AKP Gaziantep Milletvekili Ali Şahin yeni açıklama yaptı.</p>

<p>Şahin, Roberto Carlos’un kelime-i şehadet getirdiği anın videosunu izlediğini öne sürdü.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Şahin şunları söyledi:</p>

<p>“Bize aktarılan söz konusu bilgiyi, Sayın Roberto Carlos ile ilgili herhangi bir spekülasyon amacıyla değil, bir müjde olarak bizimle paylaşıldığı için; bize aktaran, İslam âleminin en etkili 500 isminden biri olarak kabul edilen ve gerçekten çok saygı duyduğumuz, Brezilya’nın ve dünyanın önemli Müslüman kanaat önderlerinden biri olan Sheikh Jihad Hammadeh’i kaynak göstererek paylaştım.</p>

<p>Uzun yıllardır kamu görevinde bulunan, devlet hizmetinde bulunmuş, gazetelerde yazılar kaleme almış ve söylediği her sözün sorumluluğunu bilen bir milletvekili olarak, doğruluğundan emin olmadığım bir bilgiyi kamuoyuyla paylaşmam düşünülemez. Hele ki bir insanın inancı gibi son derece hassas ve kişisel bir konuda, teyitsiz ve kanıtsız bir bilgiyi kamuoyuna aktarmak benim anlayışıma ve siyasi ahlakıma kesinlikle uygun değildir.</p>

<p><strong>“VİDEOYU İZLEDİM”</strong></p>

<p>“Söz konusu bilgiyi sadece bir duyum ve çok saygı duyduğum muteber bir ilim adamının müjdesi olarak değil; aynı zamanda Sayın Roberto Carlos’un, muhterem Sheikh Jihad Hammadeh ile karşılıklı otururken, Sayın Hammadeh’in okuduğu kelime-i şehadeti tekrarlayarak İslam’ın öngördüğü şekilde İslam’a girişini gösteren, Sheikh Jihad Hammadeh’in telefonuyla çekilmiş videoyu; ben, Muavin Konsolosumuz ve heyetimizdeki bazı arkadaşlarımızla birlikte sevinç ve gururla izledik.</p>

<p>Bu müjde, eğer sadece bize özel verilmiş bir emanet ve sır olsaydı ve bunun altı çizilseydi, bunu paylaşma gereği duymazdım. Eğer bu hususu spekülatif bir haber olarak paylaşma niyetinde olsaydım, Brezilya’daki temaslarımızı paylaştığım sıradan bir X içeriğinin bir paragrafı olarak değil, müjdeyi medyadaki dostlarımla çok daha çarpıcı şekilde paylaşırdım.</p>

<p><strong>“KARDEŞİM CARLOS’TAN HELALLİK DİLİYORUM”</strong></p>

<p>Beni en çok üzen konu ise küresel ölçekte bu kadar ses getireceğini asla düşünmediğim; sevdiğim ve değerli bulduğum bir futbol karakterinin inancımı kabul etmiş ve İslam’la müşerref olmasından duyduğum mutluluk ve sevincin ötesinde, benim için hiçbir getirisi olmayan bu konuda, değerli kardeşim Sayın Roberto Carlos’un müşkül duruma düşmüş ve düşürülmüş olmasıdır. Bu konuda kardeşim Roberto Carlos’tan ve değerli ailesinden, istemeden de olsa kendilerini düşürdüğüm müşkül durumdan dolayı helallik diliyorum.</p>

<p>Kardeşim Carlos’un, bir Müslüman olmanın ve Müslüman olarak yaşamanın çok zor olduğu günümüz dünyasında hangi çevrelerin ne tür baskısı altında kaldığını biliyor ve çok iyi anlıyorum.”</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AKP’li Şahin Brezilya’da yaptığı ziyaretlerde Brezilya İslam Hukukçuları Birliği (ANAJI) Başkan Vekili ve Dini Danışmanı Sheikh Jihad Hammadeh görüşmüştü. Şahin, Hammadeh’in kendisine Roberto Carlos’un Müslüman olduğunu açıkladığını öne sürmüştü. Carlos ise bu iddiaları yalanlamıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel, Siyaset, Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/roberto-carlos-iddiasi-sonrasi-akpli-sahinden-yeni-aciklama-videoyu-izledim</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/2142421124.jpg" type="image/jpeg" length="83937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit aileleri ve gazilerden yetkililere çağrı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sehit-aileleri-ve-gazilerden-yetkililere-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sehit-aileleri-ve-gazilerden-yetkililere-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit aileleri ve er gazileri, eşit özlük hakları talebiyle sürdürdükleri eylemin 39’uncu gününde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde toplandı. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "Eylemimize burada devam ediyoruz. Kararlıyız. Hiçbir yere gitmiyoruz. Bu problem çözülünceye kadar buradayız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eşit özlük hakları talebiyle Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit aileleri ve er gazilerinin eylemi 39’uncu gününde devam ediyor.</p>

<p>Güvenpark’ta 38 gün boyunca oturma eylemi yapan şehit yakınları ve gazilere dün saat 04.45 sıralarında polis müdahale etmiş, eylemciler Güvenpark’tan çıkarılarak Bilkent’teki Gazi Uyum Evi’ne götürülmüştü. Buradan İçişleri Bakanlığı’na yürümek isteyen eylemcilerin çıkışına polis tarafından izin verilmemişti.</p>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu’nun görüşmesinin ardından Gazi Uyum Evi’nde toplantı yapan eylemciler, geceyi burada geçirmiş ve eylemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde sürdürme kararı almıştı.</p>

<p>Kararın ardından bugün Bakanlık önünde toplanan şehit yakınları ve gaziler adına Çerçioğlu, bir bakan yardımcısıyla görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Çerçioğlu, "Yukarıda Bakan Yardımcımızla görüştük ancak şehit ve gazi birimine bakan Bakan Yardımcımız yokmuş. Konunun muhatabı değildi ama biz yine de kendisine derdimizi anlattık. O da Bakan Hanım’a ileteceğini söyledi. Sayın Bakan artık ne yapar, ne eder bilmiyoruz. Biz eylemimize burada devam ediyoruz. Kararlıyız. Hiçbir yere gitmiyoruz bu problem çözülünceye kadar" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"YETKİLİLER BİZİ DUYMAK İSTEMİYOR"</strong></p>

<p>Haklı oldukları bir talep için yaklaşık 40 gündür eylem yaptıklarını belirten Çerçioğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yukarıda anlattığımızda da herkes 'Haklısınız' dedi. Bizim yanımıza gelen bütün muhalefet milletvekilleri haklı olduğumuzu söyledi. Bize daha bugüne kadar anlattığımız konuyla ilgili 'Hayır, siz haksızsınız, bunu hak etmiyorsunuz, bunu alamazsınız' diyen olmadı. Haklı olduğumuz davamızda 40 gündür alanlarda olmamıza rağmen neden bir çözüme ulaşamıyoruz? Bunu Yüce Türk Milleti’nin hesabına bırakıyorum. Yetkililer bizi duymak istemiyor, bizi dinlemiyor."</p>

<p><strong>CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLI DAİRE BAŞKANLIĞI TALEBİ</strong></p>

<p>Şehit yakınları ve gazilere ilişkin konuların siyaset üstü olduğunu belirten Çerçioğlu, Cumhurbaşkanlığına bağlı bir daire başkanlığı kurulmasını talep ettiklerini ifade ederek, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın içerisindeyiz. Bizim arkadaşlarla talebimiz, Cumhurbaşkanlığına bağlı bir daire başkanlığı kurulması ve konunun oraya alınması. Çünkü bu konu siyaset üstü bir konu ve herkesin ortak değeri şehit ailesi ve gazidir" dedi.</p>

<p><strong>"BİZ ÖCÜ DEĞİLİZ, DİYALOĞA KAPALI DEĞİLİZ"</strong></p>

<p>Diyaloğa açık olduklarını vurgulayan Erdem Çerçioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Biz öcü değiliz, diyaloğa kapalı insanlar değiliz. Bu problemin oturup konuşularak çözüleceği tarafındayız. Çünkü biz bu ülkenin vatandaşıyız. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız ve kahraman, vatansever insanlarız. Biz diyaloğa her zaman açığız. Bu konuyu çözmek için bir an önce yetkililerle diyaloğa geçmek istiyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki hâlâ ilk günkü yerimizdeyiz. Biz ya ölünceye ya da haklarımızı alıncaya kadar bu meydanlardayız."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sehit-aileleri-ve-gazilerden-yetkililere-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/124421412-35.jpg" type="image/jpeg" length="77621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında yön ne olacak? Uzman isim yıl sonu gram altın tahminini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/altinda-yon-ne-olacak-uzman-isim-yil-sonu-gram-altin-tahminini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/altinda-yon-ne-olacak-uzman-isim-yil-sonu-gram-altin-tahminini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altındaki yükselişin devam edip etmeyeceği merak edilirken ekonomist Zafer Ergezen kritik seviyelere dikkat çekti. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altın fiyatlarında sert yükseliş yatırımcıların radarında. Özellikle altının bundan sonra yukarı yönlü hareketine devam edip etmeyeceği merak edilirken ekonomist Zafer Ergezen, altının daha yukarı gidebilmesi için gözlerin artık petrol fiyatlarında olduğunu belirterek yıl sonu gram altın fiyatı için tahminini de verdi.</p>

<p>Altın fiyatlarında yön ne olacak? Uzman isimden kritik değerlendirmeler geldi.</p>

<p><strong>ALTIN YÜKSELECEK Mİ DALGALI SEYİRDE Mİ DEVAM EDECEK?</strong></p>

<p>TGRT Haber canlı yayınında konuşan ekonomist Zafer Ergezen değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Aslında altın yatırımcısının imdadına ABD'nin Hazine Bakanlığı yetişti diyebiliriz. Özellikle uzun vadeli tahvil alımlarını artırıyor olması bu anlamda tahvil faizlerini aşağıya çekti. Dolar endeksini aşağı çekti ki 98'li seviyeleri uzun zamandan sonra ilk defa gördük. Bu devam edecek mi? Normalde aslında bunun çok fazla devam etmesini beklemeyiz, etkisinin sınırlı olmasını bekleriz. Fakat buradaki değişiklik aslında ABD yönetiminin, ekonomi yönetiminin de bir miktar değişikliğe işaret ediyor, beklenti değişikliğine. Çünkü şimdiye kadar tahvil alımlarından ziyade tahvil alımlarını azaltacağı beklentisi vardı. Bu değişiklik önümüzdeki dönemde bir miktar daha etkileyecektir. Ben pozitif etkisinin olmasını bekliyorum ki ilk etki aslında oldukça güçlüydü. Dün özellikle yüzde 3'ün üzerinde yaşanan altındaki yükseliş bunun bir miktar daha devam etmesini gösteriyor. Buradan daha yukarıya gidebilmesi için artık asıl piyasanın gözü petrol fiyatlarında.</p>

<p><strong>"PETROL FİYATLARININ 80 DOLAR ALTINA GELDİĞİNİ GÖRÜRSEK..."</strong></p>

<p>Eğer petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ederse bu faizlerin de yüksek kalacağı endişesini beraberinde getirir. Çünkü enflasyon yüksek kalacak anlamına gelir. Bu da dolar endeksinin de güçlü kalmasına yol açacaktır. Bu da altının yükselişini törpüleyecek, bir miktar baskılayacak unsur olur. Eğer burada petrol fiyatlarının 80 dolar altına geldiğini görürsek ons altında, gümüşte çok daha güçlü yükselişler görebiliriz, daha yukarı seviyeleri konuşabiliriz.</p>

<p><strong>"PETROL FİYATLARINDA GERİLEMEYİ GÖRMEMİZ LAZIM"</strong></p>

<p>Hala bir miktar daha yukarı gidebileceğini düşünüyorum ben. 4550 seviyelerine kadar yükselmesini gayet normal karşılıyorum bu dolar endeksi seviyelerinde ve tahvil faizi seviyelerinde. Onun üstünde kalıcı olabilmesi için petrol fiyatlarında gerilemeyi görmemiz lazım. Özellikle 90 dolar üzerindeki bir petrol fiyatı tüm ekonomileri baskılıyor, faizleri baskılıyor, enflasyonu baskılıyor yukarı yönlü, maalesef bu miktar altını da aşağı yönlü baskılıyor yani bir miktar fren görevi görüyor. Eğer burada petrol fiyatlarının geri çekildiğini görürsek o fren de en azından bir miktar azalır ve yukarı yönlü daha güçlü yükselişler görebiliriz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"BURASI KOLAY KOLAY GEÇİLEMEYEBİLİR"</strong></p>

<p>Bu son tahvil alımları aslında pozitif. Ben bir beklentinin değişmesiyle burada daha pozitif görüyorum. En azından bir yüzde 10'luk marj daha oluştuğunu söyleyebilirim benim önceki beklentilerimden. Bu ne demektir? Şöyle söyleyeyim; eğer petrol fiyatlarında düşüşü görürsek ben sene içerisinde yeniden 7800 - 8000'li seviyelerin olası olduğunu düşünüyorum artık, bu seviyelere kadar gidebiliriz. Daha üzerine gidebilir miyiz? Onu hep beraber dolar endeksi hangi seviyelere gelecek eğer petrol fiyatı yeniden 80 doların altına gelirse o zaman konuşmamız lazım. 7000 TL seviyesi önemli seviyeler. Burası kolay kolay geçilemeyebilir. Bir miktar zorlanabilir. Ama bu seviyelerin geçilmesi üzerine ki eğer dolar endeksi 98 seviyelerine yakınsar iyice ve 98 seviyelerinin altına gelirse o zaman 7800 seviyelerinin hedef haline geldiğini söyleyebiliriz.</p>

<p><strong>YIL SONU GRAM ALTIN TAHMİNİ</strong></p>

<p>Kötü bir senaryoda ne olur diye konuşacak olursak; 6600 TL seviyesi önemli bir destek seviyesi. Şu aşamada artık bu seviyenin altına gelmesini ben çok fazla beklemem. Neden peki? Çünkü zaten kötümserlik fiyatlanmış durumda. Petrol fiyatları zaten bu seviyelerde. Bundan daha kötüye gider mi? Eğer evet gerçekten de savaş şiddetlenirse, petrol 100 dolara çıkarsa 6600 TL seviyelerini görebiliriz. Ama onun haricinde çok fazla sanki bu seviyenin altına gelecekmiş gibi gözükmüyor. Buradan bir miktar daha yukarı yönlü eğilimlerin devam etmesini bekleriz genel tabloda.</p>

<p>Yıl sonunda nerede kapatırız? Tahminimce 7600 - 7800 TL civarında bir yerde kapatırız gram altını diye düşünüyorum."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/altinda-yon-ne-olacak-uzman-isim-yil-sonu-gram-altin-tahminini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/altin1442121.jpg" type="image/jpeg" length="30016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’de disipline sevk edilen dokuz milletvekilinin dosyasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpde-disipline-sevk-edilen-dokuz-milletvekilinin-dosyasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpde-disipline-sevk-edilen-dokuz-milletvekilinin-dosyasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nda (YDK), bir süre önce CHP'den istifa ederek, YENİ Parti'ye katılan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın da aralarında yer aldığı dokuz milletvekilinin disiplin süreci 18 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek YDK toplantısına ertelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen YDK toplantısında 81 dosya değerlendirildi. Dosyalar arasında bir süre önce CHP'den istifa ederek, YENİ Parti'nin kuruluşunda yer alan dokuz milletvekilinin dosyaları da bulunuyordu. Dokuz milletvekili hakkında karar verilemezken, dosyalar 18 Eylül Cuma günü yapılması planlanan YDK toplantısında yeniden ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP’li kurmayları erteleme kararına ilişkin olarak hukuki ve teknik gerekçelerin neden olduğunu belirtiyor. Alınan bilgilere göre, CHP Genel Merkezi'ne istifa dilekçelerini göndermeyen bu dokuz milletvekilinin dosyaları hakkında karar verilebilmesi için milletvekillerinin istifa dilekçelerini CHP Genel Merkezi'ne iletmesi ya da CHP yönetiminin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak bu isimlerin başka bir partiye üye olup olmadıklarını sorması gerekiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpde-disipline-sevk-edilen-dokuz-milletvekilinin-dosyasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/chp-62.png" type="image/jpeg" length="46412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'den Arda Güler açıklaması ve Ahmet Selim Kul'a yalanlama]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-arda-guler-aciklamasi-ve-ahmet-selim-kula-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-arda-guler-aciklamasi-ve-ahmet-selim-kula-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Arda Güler'in olası transferinden kulübün elde edeceği yüzde 20'lik payın 1,5 milyon Euro ile sınırlı olduğu yönündeki iddiayı yalanladı. Sarı-lacivertliler, anlaşmada herhangi bir üst sınır bulunmadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe, gazeteci Ahmet Selim Kul tarafından dile getirilen Arda Güler iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Kulüp, gerçeğe aykırı bilgilerin tekrarı halinde suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.</p>

<p>Fenerbahçe'den yapılan açıklama şöyle:</p>

<p>"Kamuoyu Bilgilendirme</p>

<p>Kamuoyunda yeterli bilgiye sahip olmadan yapılan bazı yayınların yanlış bir algıya neden olduğunu görüyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Selim Kul tarafından dile getirilen ve Arda Güler’in olası transferinden Fenerbahçe’nin elde edeceği %20’lik payın azami 1,5 milyon Euro ile sınırlı olduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.</p>

<p>Geçmiş dönemde ilgili yönetim kurulu tarafından yapılan anlaşma kapsamında, olası bir transfer durumunda %20 satış payı söz konusudur ve herhangi bir üst sınır bulunmamaktadır.</p>

<p>Aynı zamanda halka açık bir şirket olan Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin ekonomik hakları ve mali menfaatleri konusunda spekülasyonla değil, belge ve gerçeklerle konuşulması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.</p>

<p>Sermaye piyasalarını ve yatırımcılarımızı yanıltabilecek nitelikte, gerçeğe aykırı ve doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin kamuoyuna servis edilmesini kabul etmemiz mümkün değildir.</p>

<p>Bu nitelikteki dezenformasyonların tekrarı halinde, kulübümüzün ve şirketimizin haklarını korumak amacıyla ilgili kişi ve kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/fenerbahceden-arda-guler-aciklamasi-ve-ahmet-selim-kula-yalanlama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/06/arda-guler-11.jpg" type="image/jpeg" length="71859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Tabip Odası: Yoksulluk ciddi bir halk sağlığı sorunu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ankara-tabip-odasi-yoksulluk-ciddi-bir-halk-sagligi-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ankara-tabip-odasi-yoksulluk-ciddi-bir-halk-sagligi-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu, yoksulluğun yalnızca ekonomik bir olgu değil, barınmadan beslenmeye, sağlık hizmetlerine erişimden çocukların gelişimine kadar yaşamın bütün alanlarını etkileyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, "İnsanların sağlığı aldığı ücrette, tüketebildiği gıdada, yaşadığı evde, çalışma koşullarında, eğitim olanaklarında ve geleceğe duyduğu güvende belirlenir" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Tabip Odası, TÜİK’in 2025 Gelir Dağılımı İstatistikleri ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>TÜİK verilerine göre toplumun en yüksek gelirli yüzde 20’sinin toplam gelirin yüzde 48’ini, en düşük gelirli yüzde 20’sinin ise yalnızca yüzde 6,4’ünü aldığı belirtilen açıklamada, en zengin yüzde 20’nin gelir payının, en yoksul yüzde 20’nin gelir payının 7,5 katına ulaştığı, en zengin yüzde 10’un gelirinin ise en yoksul yüzde 10’un gelirinin 12,9 katına denk geldiğine dikkkat çekilerek "Bu eşitsizlik yalnızca gelir tablolarında görülmüyor; insanların nasıl yaşadığını ve sağlıklarını nasıl koruyabildiğini de belirleyen bir etkendir" denildi.</p>

<p><strong>"YOKSULLUK YAŞAM KOŞULLARINA YANSIYOR"</strong></p>

<p>Açıklamada, Türkiye’de nüfusun yüzde 28,8’inin sızdıran çatı, nemli duvar veya çürümüş pencere çerçevesi gibi konut sorunları yaşadığı, yüzde 27,9’unun ise yalıtım sorunları nedeniyle konutunu yeterince ısıtamadığı belirtildi.</p>

<p>Sağlıksız ve yetersiz ısınan konutların özellikle çocuklar açısından solunum yolu hastalıkları, enfeksiyonlar ve ruhsal sorunlar bakımından sağlık risklerini artırdığı ifade edilen açıklamada, "Yoksulluk yaşam koşullarına yansıyor" değerlendirmesi yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısının son sekiz yılda yaklaşık yüzde 58 artarak 2018’de 122 bin 489’dan 2026’da 193 bin 601’e yükseldiği belirtildi. 2026’nın ilk yarısında 1 milyon 866 bin 245 kişinin, çocukların okula devam etmesi ve sağlık kontrollerinin yapılması koşuluyla verilen Şartlı Eğitim ve Şartlı Sağlık Yardımlarından yararlandığı kaydedilen açıklamada, Haziran 2017-Haziran 2026 döneminde 55 bin 711 çocuğun sokakta risk altında olduğunun tespit edildiği aktarıldı.</p>

<p>"Çocuk yoksulluğu yalnızca bugün yeterince yemek yiyememek anlamına gelmez" denilen açıklamada, yeterli ve sağlıklı beslenemeyen çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, demir eksikliği ve anemi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, enfeksiyonlara yatkınlık ve bilişsel gelişim sorunları görülebileceği belirtildi.</p>

<p>Özellikle erken çocukluk dönemindeki beslenme yetersizliğinin öğrenme ve okul başarısını da olumsuz etkileyebileceği ifade edilen açıklamada, "Yetersiz beslenmenin etkileri yalnızca çocukluk dönemiyle sınırlı değildir. Çocuklukta yetersiz ve düşük kaliteli beslenme, yaşamın ilerleyen dönemlerinde obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıkların riskini artırabilir" denildi. Açıklamada, bu durumun yoksulluğun kuşaklar boyunca devam eden bir sağlık eşitsizliği döngüsü yaratabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>"PLANLI VE KAMUCU ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLMELİDİR"</strong></p>

<p>Sağlığın yalnızca hastanelerde üretilmediğine dikkat çekilen açıklamada, "İnsanların sağlığı aldığı ücrette, tüketebildiği gıdada, yaşadığı evde, çalışma koşullarında, eğitim olanaklarında ve geleceğe duyduğu güvende belirlenir" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>"Milyonlarca hanenin sosyal yardımlarla ayakta kalabildiği, yüz binlerce çocuğun temel ihtiyaçlarının aileleri tarafından karşılanamadığı bir ülkede yoksulluk tam da bu nedenle halk sağlığı sorunudur" denilen açıklamada, yoksulluğun bir halk sağlığı sorununa dönüşmesini önlemek için adil gelir bölüşümü ve vergilendirme politikalarının uygulanması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, ücret ve emekli gelirlerinin insanca yaşam düzeyine yükseltilmesi, çocukların sağlıklı beslenme, eğitim ve sağlık hizmetlerine ücretsiz erişiminin güvence altına alınması, okullarda ücretsiz ve nitelikli beslenme programlarının yaygınlaştırılması, sağlıklı gıdaya ve insanca barınmaya erişimin sağlanması ve enerji yoksulluğunun kalıcı sosyal haklarla giderilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, sağlık hizmetlerinin herkes için ücretsiz ve eşit erişilebilir hale getirilmesi ve koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ankara-tabip-odasi-yoksulluk-ciddi-bir-halk-sagligi-sorunu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/yoksulluk-3.jpg" type="image/jpeg" length="71111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP ilçe başkanlığı binasına saldırı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/akp-ilce-baskanligi-binasina-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/akp-ilce-baskanligi-binasina-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’nın Emet ilçesinde AKP İlçe Başkanlığı binasına giren kimliği belirsiz kişi veya kişiler, camları kırıp eşyalara zarar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya’nın Emet ilçesinde AKP İlçe Başkanlığı binasına kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından saldırı düzenlendi.</p>

<p>Parti binasına giren kişi veya kişiler içerideki eşyalara zarar verdi. Binanın çeşitli bölümlerindeki camlar kırılırken, kapılar, masa ve sandalyeler ile bazı mobilyalarda hasar oluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı nedeniyle parti binasında geniş çaplı maddi hasar meydana geldiği, olayda herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığı öğrenildi.</p>

<p>Olayın ardından güvenlik güçleri binada inceleme başlattı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma yürütüldüğü, soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/akp-ilce-baskanligi-binasina-saldiri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/emet-ilcesi.jpg" type="image/jpeg" length="29067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında basın için 'dürbünlü' takip dönemi: Gazeteci Zafer Arapkirli tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-basin-icin-durbunlu-takip-donemi-gazeteci-zafer-arapkirli-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-basin-icin-durbunlu-takip-donemi-gazeteci-zafer-arapkirli-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB davasında duruşma salonunda basına ayrılan bölümün uzaklığı tartışma konusu oldu. Gazeteci Zafer Arapkirli, yaklaşık 100 metrelik mesafe nedeniyle sanıkları ve diğer katılımcıları çıplak gözle takip etmenin mümkün olmadığını söyledi. Arapkirli, "Dürbünle gelmeye başladık. Ben de bugün dürbünle geldim. Basının bulunduğu yer salonun en arkası, anca böyle görebiliyorum" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.</p>

<p>İBB davasında duruşma salonundaki basın yerleşimi ise tartışma konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazeteci Zafer Arapkirli, duruşma salonunda basının yaklaşık 100 metre uzaklıkta konumlandırıldığını belirterek, sanıkların ve diğer katılımcıların ne yaptığını ve ne konuştuğunu çıplak gözle takip etmenin mümkün olmadığını söyledi.</p>

<p>Arapkirli, daha önce “teleskop lazım” diyerek dikkat çektiği mesafe sorununa karşı gazetecilerin çözümü dürbünde bulduğunu ifade etti. “Dürbünle gelmeye başladık. Ben de bugün dürbünle geldim” diyen Arapkirli, basının salonun en arkasında bulunduğunu ve duruşmayı ancak dürbünle takip edebildiğini aktardı.</p>

<p>Arapkirli, Birgün TV'de şunları söyledi:</p>

<p><strong>"DÜRBÜNLE GELDİM"</strong></p>

<p>"Mesafe o kadar açıldı ki 100 metreye yakın bir mesafeden kimin ne yaptığını, kimin konuştuğunu görmek mümkün değil. “Görebilmek için dürbün bile yetmez, teleskop lazım” demiştik. Bunun çaresini ilk günden itibaren bazılarımız bulmaya başladı. Evet, dürbünle gelmeye başladık. Ben de bugün dürbünle geldim. Basının bulunduğu yer salonun en arkası, anca böyle görebiliyorum."</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.babaocagi.com.tr/vidyome/embed/50483" webkitallowfullscreen=""></iframe></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-basin-icin-durbunlu-takip-donemi-gazeteci-zafer-arapkirli-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/zafer-arapkirli421412.jpg" type="image/jpeg" length="51993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evergrande'nin kurucusu Hui Ka Yan'a tarihi ceza!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/evergrandenin-kurucusu-hui-ka-yana-tarihi-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/evergrandenin-kurucusu-hui-ka-yana-tarihi-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'de tasfiye sürecindeki emlak devi Evergrande'nin kurucusu Hui Ka Yan dolandırıcılık ve yasadışı mevduat toplama gibi suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Milyarderin tüm mal varlığına el konulurken borç kriziyle sarsılan Evergrande ve iştirakine de yüksek miktarda para cezası kesildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin'in borç krizi nedeniyle tasfiye sürecine giren emlak devi China Evergrande'nin kurucusu ve eski Yönetim Kurulu Başkanı Hui Ka Yan hakkında karar çıktı. Mahkeme, milyarderi çeşitli mali suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırırken, kişisel mal varlıklarına da el konulmasına hükmetti.</p>

<p>Hui Ka Yan'ın fonların kötüye kullanılması, kaynak yaratmada dolandırıcılık ve yasa dışı yollarla halktan mevduat toplamak gibi suçlardan mahkum edildiği bildirildi.</p>

<p><strong>EVERGRANDE'YE MİLYARLARCA YUANLIK CEZA</strong></p>

<p>Mahkeme, Hui Ka Yan'ın yanı sıra şirket hakkında da ağır yaptırım kararı verdi. China Evergrande'ye 8,8 milyar yuan (yaklaşık 1,3 milyar dolar), şirketin iştiraki Hengda Real Estate'e ise 7 milyar yuan (yaklaşık 1 milyar dolar) para cezası uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar, Çin'in son yıllarda yaşadığı emlak ve borç krizinin en dikkat çeken şirketlerinden biri olan Evergrande'ye yönelik yasal sürecin önemli aşamalarından biri oldu.</p>

<p><strong>HUI KA YAN SUÇLAMALARI KABUL ETMİŞTİ</strong></p>

<p>Evergrande'nin kurucusu Hui Ka Yan, nisan ayında kendisine yöneltilen aralarında fonların kötüye kullanılması, kaynak yaratmada dolandırıcılık ve yasa dışı şekilde halktan mevduat toplamanın da bulunduğu sekiz suçlamayı kabul etmişti.</p>

<p>Mahkemenin son kararıyla birlikte milyarderin şirket yönetimindeki dönemiyle bağlantılı mali usulsüzlüklere ilişkin yargı süreci sonuçlanmış oldu.</p>

<p><strong>EVERGRANDE'NİN BORCU 300 MİLYAR DOLARI AŞMIŞTI</strong></p>

<p>Bir dönem Çin'in en büyük emlak şirketleri arasında yer alan Evergrande, Kovid-19 salgınının ardından gayrimenkul sektöründe yaşanan sert daralmayla birlikte ciddi bir finansal krize sürüklendi.</p>

<p>Şirketin toplam borç yükümlülükleri 300 milyar doları aşarken, vadesi gelen borçlarını ödeyememesi Evergrande'nin temerrüde düşmesine yol açtı.</p>

<p><strong>MAHKEMEDEN TASFİYE KARARI</strong></p>

<p>Evergrande'nin borçlarını ödeyememesi, şirketin varlıklarının tasfiye edilmesine yönelik hukuki süreci de beraberinde getirdi. Hong Kong'da alacaklılar tarafından açılan dava sonucunda mahkeme, Ocak 2024'te şirketin tasfiyesine karar verdi.</p>

<p>Evergrande'nin çöküşü, Çin emlak sektöründeki sorunların başka büyük şirketlere de yayılmasına neden oldu. Country Garden gibi sektörün önemli oyuncuları da benzer finansal sıkıntılarla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Şirketin yaşadığı çöküş, Çin'in gayrimenkul piyasasında geniş kapsamlı bir güven krizini tetiklerken, sektörün ülke ekonomisi üzerindeki etkileri de uzun süre tartışma konusu oldu.</p>

<p><br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/evergrandenin-kurucusu-hui-ka-yana-tarihi-ceza</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/cin-6.jpg" type="image/jpeg" length="95605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan: Bu kadar büyük ülke bir kişinin bir odadan yönetebileceği bir ülke değil]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-bu-kadar-buyuk-ulke-bir-kisinin-bir-odadan-yonetebilecegi-bir-ulke-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-bu-kadar-buyuk-ulke-bir-kisinin-bir-odadan-yonetebilecegi-bir-ulke-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye'de yönetimin ve yetkinin yukarıdan aşağıya devredilmesi gerekiyor. Ve Ankara merkezden de yerele doğru bu yetkinin, yönetme yetkisinin devredilmesi gerekiyor. Bu kadar büyük ülke bir kişinin bir odadan yönetebileceği bir ülke değil. Beceremez, olmaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kars’ta partisinin yeni İl Başkanlığı'nın açılışına katıldı. Partisinin Kars il Başkanı Ümit Atabey ile birlikte katılığı açılışın ardından gazetecilere açıklamada bulunan Babacan, Türkiye’nin bir tarım politikası olmadığını söyledi.</p>

<p>Kars ve Ardahan’da çiftçinin ve esnafın sorunlarını dinlediğini belirten Babacan, Türkiye’nin Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip olduğuna dikkati çekerek, ülkenin şu anda birçok alanda Avrupa’nın çok çok gerisinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Ülkede enflasyonun tek haneye inmesi için sistem değişikliğine ihtiyaç olduğunu ifade eden Babacan, son 10 yıldır enflasyonun tek haneye indirilemediğini, ülkeyi yöneten kadroların bir an önce değişmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE ELİNDEKİ POTANSİYELLERİ DEĞERLENDİREMİYOR"</strong></p>

<p>Kars ve Ardahan ile birlikte Türkiye’nin tarım alanları, meraları ve genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Babacan, “Türkiyemiz çok büyük bir ülke, Avrupa'nın en büyük toprakları bizim. Avrupa'nın en büyük tarım alanları bizim. Avrupa'nın en büyük meraları bizim. Avrupa'nın en büyük ve en genç nüfusu bizim. Aslında bu büyük ve güzel ülkenin çok büyük bir potansiyeli var. Fakat bu potansiyeli değerlendiremiyoruz.</p>

<p>Türkiye maalesef şu anda olması gereken noktanın çok çok gerisindedir. Biliyorsunuz 2023 yılı için 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi vardı. Şimdi bakıyoruz şu anda bulunduğumuz noktada 300 milyar dolar ihracat geçti diye ülkeyi yönetenler müjde haberleri yapıyor. Müjdeli basın toplantılarıyla diyorlar ki yüzde 2 artırdık ihracatı, yüzde 3 artırdık. İhracatı artırdık diyorsunuz da bu koskoca ülke canlı hayvanda, ette ithalata mahkum hale geldi. Artık ithalat standart hale geldi. Şöyle baktım Ardahan'ın, Kars'ın koca yaylaları ve meraları var. Ama belki kapasitesinin yüzde 10 oranında büyükbaş, küçükbaş hayvanla ancak karşılaştık.</p>

<p><strong>"HALA DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN CANLI HAYVAN VE ET İHRAÇ EDİYORUZ"</strong></p>

<p>Bu potansiyel burada dururken dünyanın öbür ucundan hem de en uzak ucundan Güney Amerika'dan Türkiye'ye canlı hayvan getiriyoruz, et getiriyoruz. Yani bunlar gerçekten olmayacak işler. Bunun asıl en önemli sebebi Türkiye'nin bir tarım politikası yok. Yani bir ülkenin bir tarım politikası olur. Politika ne demektir? Çiftçiye, üreticiye yön gösterirsin. Dersin ki ‘3 sene sonra, 5 sene sonra benim devlet olarak planım budur. Üreticilerimizden beklentimiz budur. Şu ürünü şu bölgede şöyle destekleyeceğim. Şu ürünle ilgili şöyle planım var, programım var’ dersiniz. Bir öngörülebilirlik getirirsiniz. Bu öngörülebilirlikle beraber insanlar plan yapar, üretim yapar, üretimin karşılığını alır, alın terini, bilek gücünü, helal kazancın üretimle buluşması sağlanır. Şu anda maalesef bunların hiçbirisi yok. Asıl en önemli sorun da o. Kimse önünü göremiyor. Kimse yarınlarla ilgili bir plan, program yapamıyor.</p>

<p>En çok da üzüldüğümüz gençler topraktan, tarımdan, üretimden uzaklaşıyor. Bu çok büyük bir problemdir. Yani bir ülkenin gençleri eğer tarımdan, topraktan, üreticilikten uzaklaşıyorsa bu ülkenin beka meselesidir. Şimdi ülkenin gıda güvenliği meselesidir. Bunlara gerçekten çok hızlı bir şekilde çözüm üretmek gerekiyor.</p>

<p>Türkiye’nin hızlı bir şekilde bir an önce ayağa kalkması gerekiyor. Bizim parti olarak, her konuda olduğu gibi hem tarım ve hayvancılıkta, esnafımızın tüm sorunlarını çözmeyle alakalı çok ciddi hazırlıklarımız var. Yani bu işi bilen, devlet yönetimi tecrübesi olan, sektörleri tanıyan, insanlarımızın yoğun bir şekilde faaliyette bulunduğu bir siyasi partiyiz."</p>

<p><strong>"GÜVEN OLMAYINCA FAİZ DÜŞMEZ"</strong></p>

<p>Babacan, faizin inmesi gerektiğini, bunun ise güvenle olacağını anlatarak, "Güven olmayınca faiz düşmez. Güven olmayınca ekonomi büyümez. Ekonominin temeli güvendir. Güveni sağlamak için hukuka önem vereceksiniz, adaletli hareket edeceksiniz, fırsat eşitliği oluşturacaksınız. Okulda, sokakta, herkes bu ülkenin özgür ve eşit vatandaşı hissedecek. Ancak ondan sonra ülkede adalet hakim olur" dedi.</p>

<p>Sulamanın Türkiye'nin büyük bölümünde problem olduğunu belirten Babacan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sulama işi çözülür ama devletin mutlaka yem parasının yarısını karşılaması gerekiyor. Gübrenin yarısını devletin karşılaması gerekiyor. Ben bir tek yine elektrikte, mazotta mutlaka devletin desteklemesi gerekiyor.</p>

<p>Yani 85 liraya mazotu çiftçiye verirsen bu iş olmaz. Yani mazot ve elektrik desteğinin mutlaka artırılması lazım ve çiftçimizin maliyetlerinin aşağıya doğru çekilmesi lazımdır. Yani Türkiye'de çiftçimizin yüzünün gülmesi hem de gıda enflasyonun düşmesinde yolu tarıma hayvancılığa daha fazla destek vermek gerekiyor. Başka türlü enflasyon düşmez, başka türlü çiftçiyi, halkı anlayan, dinleyen, esnafın durumunu bilen, çiftçinin haliyle hemhal olan bir yönetim gerekiyor.</p>

<p><strong>"ŞU ANDA BAKANLARIN HİÇBİR YETKİSİ YOK"</strong></p>

<p>Şu andaki yönetim sistemi buna izin vermiyor. Şu anda bakanların hiçbir yetkisi yok. Siz istediğiniz kadar milletvekilleriyle konuşun, bakanı yakalarsanız bakanla konuşun. Yetki yok. Bir şey yapamazlar. Dinlerler, dinlerler en sonunda soracaklar Cumhurbaşkanına; 'Efendim böyle bir şey vardı, ne yapayım' diye. Eğer yakalayıp da meseleyi anlatıp da talimatını alabilirlerse belki iş çözülecek. Bir de tehlike şu oluyor ve yanlış talimat alıyorlar. Tam anlamayınca meseleyi bir kişi nasıl iletecek 86 milyonun meselelerini de? Tam anlamayınca da yanlış talimat veriyor. Yanlış talimat verince de bakıyorsunuz düzgün giden işler de bozulabiliyor. Dolayısıyla bir an önce bu sistemin de değişmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yani Türkiye'de yönetimin ve yetkinin yukarıdan aşağıya devredilmesi gerekiyor. Ve Ankara merkezden de yerele doğru bu yetkinin, yönetme yetkisinin devredilmesi gerekiyor. Bu kadar büyük ülke bir kişinin bir odadan yönetebileceği bir ülke değil yani. Beceremez, olmaz.</p>

<p><strong>"10 YILDIR BAŞKANLIK SİSTEMİ VAR ENFLASYON TEK HANEYE İNMEDİ"</strong></p>

<p>‘Bana yetki verin görün, yapacağım’ diyordu. Yapamıyor, olmuyor. Çünkü bu bir kişinin yetkilendirilmesi meselesi değil. Ülkenin kurumlarının güçlü olması gerekiyor. Kapısını çaldığınız her bir genel müdürün, bir şube müdürünün, bir daire başkanının devlette yetkili olması ve işinizi hemen çözmesi gerekiyor. ‘Ben bilmiyorum, yukarı sorayım, yukarı sorayım’ deniliyor. Ondan sonra meseleler kayboluyor gidiyor. Çözüm üretilemiyor. Onu yaşıyorsunuz, görüyorsunuz. Onun için bu sistemin de değişmesi lazım. Yöneten kadroların değişmesi lazımdır. Türkiye'nin ehil, dürüst, işini bilen, çalmayan, çaldırmayan kadrolar tarafından yönetilmesi lazım.”<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-bu-kadar-buyuk-ulke-bir-kisinin-bir-odadan-yonetebilecegi-bir-ulke-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/ali-babacan1421.jpg" type="image/jpeg" length="60649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında Kadriye Kasapoğlu konuştu: 'Bunun karşılığı 11 ay ayrılık mı?']]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-kadriye-kasapoglu-konustu-bunun-karsiligi-11-ay-ayrilik-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-kadriye-kasapoglu-konustu-bunun-karsiligi-11-ay-ayrilik-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB davasının 68’inci gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, hakkındaki suçlamaları reddetti. Kasapoğlu, “Özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım?” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB davasında savunma yapan Kadriye Kasapoğlu, özel kalem müdürü olarak yaptığı telefon görüşmeleri ve toplantı organizasyonlarının görevinin parçası olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.</p>

<p>ANKA'dan Çağatan Akyol'un haberine göre; İBB davasının 68’inci gününde savunma yapan cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, “İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Vatan Emniyet’teki çileyi 4’er günden iki sefer çektim” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 68’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.</p>

<p>Tutuksuz sanıkların savunmalarının alındığı duruşmada, iş insanı Hamit Demir ile eski İBB çalışanı Şehide Zehra Keleş’in ardından İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun kullanmadığı belirtilen telefonu üzerinden yapılan tartışmalara değinen Kasapoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na ait hat ve cihaz, kendisinin mensubu olduğu partinin ilçe başkanlığı döneminden beri kullandığını bildiğim, gün içerisinde sıklıkla çok fazla çağrı alan, özellikle sahada, seçim çalışmalarında, vatandaş taleplerinde kullanılan, kullanılırken de makamda ya da sahada fark etmeksizin yanında olan nöbetçi arkadaşımız tarafından kullanılan, hatta yine bu arkadaşımız tarafından kullanılırken de bu arkadaşımızı hayli yorduğunu bildiğim, hatta bir süre sonra belediye başkanımız dışında belediye başkanımızdan ziyade yanındaki bu arkadaşımıza ulaşmak için kullanılan bir telefon hattıdır. Hatta bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla aramızda mizahi bir konu var. Bir gün sahada bu telefon çalıyor, başkanımız telefona bakıyor, karşıdaki ses başkanımızla konuşmak yerine yanındaki arkadaşımızı istiyor. Başkan da gayet sakin bir şekilde ‘Al, seni istiyorlar’ diye arkadaşımıza veriyor telefonu.</p>

<p><strong>“NE SUÇ VAR NE DE DELİL”</strong></p>

<p>Karşıdaki arayan şahsın Ekrem İmamoğlu’yla konuşma ihtimalinin olmayacağını bildiği, onunla karşılaşma ihtimalinin olmayacağını bildiği bir telefon hattıdır. Şunu iddia ediyorum, siz bu telefonla, bu cihazla gerçekten 3 gün yaşayamazsınız. Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Tutukluğumdan beri her gün sesli düşündüğüm şey, bu telefon 11 ay beni oğlumdan acaba nasıl ayırdı? Bu telefondan suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddia makamında bu telefon 1,5 yıl incelendi ve ‘Ne oldu’ sorusunu aklımdan çıkaramıyorum.</p>

<p>4 bin sayfalık iddianamemizde ne bu dijital rapor var ne bu telefona ait bir bilgi belge var ne de benim ifademin tek satırına yer verilmiş. Bu da enteresan. Zira bir suçun delillerinin yok edilmesi için ortada bir suç lazım, suçu kaybetmek için bir eylem lazım. Bu konuyu tümüyle reddediyorum. Ortada ne bir suç vardır ne de suçu karartmaya yönelik bir delil söz konusudur.”</p>

<p><strong>“ÇANTA TAŞITMA TALİMATIM OLMADI”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuksuz yargılanan Kasapoğlu, hakkındaki "rüşvete yardım" iddiasıyla ilgili de şöyle konuştu:</p>

<p>“Çok defa okudum bu bölümü. İçerideyken de okudum, dışarıdayken de okudum. İnanın, neresinden nesini savunacağımı tam olarak bilemiyorum. Zira hayatımda hiç görmediğim, görsel teşhis edemeyeceğim, beni görse muhtemelen tanımayacak olan Bayram Yıldırım diye bir adam demiş ki, ‘Florya’da Fatih Keleş’in ofisine bir pikap araba yanaşırdı. Şunun şoförü giderdi, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Caner Kırca da giderdi, buradan paraları alırdı, gelirdi’. En önemli kısmı iddianamede de okuduk. Caner Kırca da buradaki diğer şoför arkadaşlarımız da böyle bir iddiayı kabul etmiyorlar.</p>

<p>Yine içimden defalarca sorduğum soruyu sessiz soruyorum, burada gerçekten ne yaşadığımızı bilmemekle beraber, adının rüşvetle yan yana gelme ihtimali olmayan, sadece aracımı kullanmak üzere tahsis edilmiş olan mesai arkadaşım Caner Kırca’nın rüşvet iddiasıyla lekelemek bu kadar kolay mı sorusunu da yine aklımdan çıkaramıyorum. Mesai arkadaşım Caner Kırca’nın içinde ne olduğunu bilmediği çanta, sepet, para, kriminal, böyle hiçbir şey, dosya, hiçbir şey taşıtma talimatım olmamıştır. Bu iddiayı da tamamen reddediyorum.”</p>

<p><strong>“DEVLETİN PARA VERDİĞİ İŞLE YARGILANMIŞIM”</strong></p>

<p>Kasapoğlu, örgüt üyeliği iddiasına ise şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<p>“Buradaki iddia edilen örgüt yöneticileri ya da örgüt üyeleriyle hiçbir illiyet bağımın olmadığı gayet açıktır. Benim ait olduğum tek şema bugün ibb.gov.tr’deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde özel kalem müdürünün bulunduğu yerdir. Bu yere göre sadece Ekrem İmamoğlu’ndan talimat alırım, sadece özel kalem müdürlüğüne bağlı olan yaklaşık 180 arkadaşıma talimat verebilirim. Ben özel kalem müdürüyüm ve gerçekten burayı okuduğumda yine hayrete düştüm. Çünkü gerçekten yapmak zorunda olduğum, bana devletin para verdiği işle yargılanmışım. Bunlar ne? Telefon görüşmesi yapmak, toplantı düzenlemek, gerektiğinde bu toplantılara katılmak. Şimdi hepimizin en sık kullandığı arama motoru Google’a bile yazsak ‘Özel kalem müdürü ne iş yapar’ diye, karşınıza çıkacak olan ilk 3 şeyle sorumlu tutulmuşum. Özel kalem müdürü, belediye başkanının iş programını takip etmek zorundadır. Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu beni arayıp ‘Kadriye, ben Eminönü Meydanı’ndaki şantiyeyi ne zaman ziyaret edeceğim, buradaki iş programı nedir’ dediği vakit, ben gecenin bir yarısı da olsa 3 sefer de olsa 5 sefer de olsa arayacağım kişi genel sekreter yardımcımız Gürkan Alpay’dır. Arkamda oturan bütün İBB bürokratları bilir ki benim onları anlamlı anlamsız saatlerde defalarca aradığıma, aileleriyle birlikte tanık olmuşlardır. Çünkü bu benim işim, başka türlü zaten Ekrem İmamoğlu ile çalışma şansınız yok.”</p>

<p><strong>"OĞLUMUN LGS DÖNEMİNİ TELAFİ EDEMİYORUZ"</strong></p>

<p>Özel kalem müdürlüğü yetkisi ve çerçevesi dışına çıkmadığını vurgulayan Kasapoğlu, duygulandığı konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>"İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Şuna gerçekten çok üzülüyorum çünkü Vatan Emniyet’teki çileyi 4’er günden 2 sefer çektim. İlk gözaltına alındıktan sonra yaşadığı travma sebebiyle, o zaman 13, bugün 14 yaşında olan oğlumla birlikte uyumaya başladık. Aradan tam bir ay geçti ve bu sefer yine bir ev dolusu polisle oğlumun koynundan alındım bu sefer. Evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim. Bu çocuğumun eğitim hayatındaki en eşik yılı olan LGS dönemini şu anda telafi edemiyoruz. Anne yoksunluğunu yaşadığı, anne yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Annesinin yaşatılan hukuk yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Ben devlet kurumlarından başka bir yerde çalışmadım. İş yaşamım boyunca ve devlet kurumlarındaki saygınlığı, hassasiyeti, sorumluluğu en derinlerinde yaşayan biriyim.</p>

<p><strong>"HAKLILIĞIM 4 BİN SAYFA İDDİANAMENİZ KADAR"</strong></p>

<p>Bize de şöyle öğretildi: ‘Devlet anneyi korur, devlet çocuğu korur, devlet kadınını korur, devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur’. Ben dünyanın en çalışkan özel kalem müdürü olduğumu iddia ediyorum çünkü böyle iddialarınız yoksa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışamazsınız ama tüm bunlara rağmen size güvenmek istiyorum. Sizin, haklının hakkını haklıya vereceğinize dair içimde bir umut besliyorum. Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder. Dolayısıyla bu çok güvendiğim dağlar kadar haklılığım, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olmasına olan kalan inancım, sizin vicdanınız ve istisnasız her gece dua ettiğim ilahi adaletle beraatımı, adli kontrolümün kaldırılmasını ve arkamda oturan kadın arkadaşlarımın bir an önce evlatlarına ve ailelerine kavuşmasını diliyorum."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ibb-davasinda-kadriye-kasapoglu-konustu-bunun-karsiligi-11-ay-ayrilik-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/kadriye-kasapoglu221441.jpg" type="image/jpeg" length="48143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedriye Naz'ın ölümünde cinayet iddiası: Kocası itti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bedriye-nazin-olumunde-cinayet-iddiasi-kocasi-itti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bedriye-nazin-olumunde-cinayet-iddiasi-kocasi-itti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'in Midyat ilçesinde, beşinci kattaki dairenin balkonundan düşerek can veren dört çocuk annesi 27 yaşındaki Bedriye Naz'ın ablası Filiz Dilekçi, kardeşinin kocası Levent Naz tarafından aşağı itilerek öldürüldüğünü iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, 11 Ağustos’ta Midyat ilçesi Bağlar Mahallesi’nde meydana geldi. Çevre Yolu’ndaki Tanlar Sitesi’nin 5’inci katındaki dairede oturan 4 çocuk annesi Bedriye Naz, henüz belirlenemeyen nedenle balkondan düştü. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin kontrolünde, Naz’ın yaşamını yitirdiği tespit edildi. Bedriye Naz’ın cansız bedeni, otopsi için hastanenin morguna götürüldü. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde otopsi işlemleri tamamlanan Naz’ın cenazesi, ilçeye bağlı kırsal Acırlı Mahallesi’ndeki aile mezarlığında toprağa verildi.</p>

<p><strong>ŞÜPHELİ EŞİ TUTUKLANDI</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında, olaydan önce tartıştıkları iddiası üzerine gözaltına alınan Bedriye Naz'ın eşi Levent Naz (32), emniyetteki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebi ile sevk edildiği Midyat Adliyesi’nde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p><strong>‘ENİŞTESİNİ ARAYIP ÖLDÜRDÜĞÜNÜ SÖYLEMİŞ’</strong></p>

<p>Olaya ilişkin başlatılan soruşturma sürerken Bedriye Naz’ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, kadının yaklaşık 1 yıl önce boşanmak istediğini ancak bu isteğinin eşi tarafından engellendiğini ileri sürdü. Olayın ‘düşme’ şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Bilbay, “Bedriye Naz düşmedi, atıldı, öldürüldü. Bedriye Naz neden ölmeden birkaç dakika öncesinden kardeşini aradı? Peki, düştükten sonra eşi neden eniştesini arayıp, ‘Ben bunu öldürdüm, daha önce planlamıştım, kendisi beni aldattı, gelin onu alın’ diyor? Bakın bu konuşmaya bizzat ablası da şahit oluyor. Bununla ilgili arama kayıtlarımız da var. Bu insan takıntılı zaten biriydi ve kaçmaya çalışırken tutuklandı. Aile acılı. Bir nebze olsun ailesinin acısını dindirelim, adalet yerini bulsun. Herkesten bu konuda destek bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p>‘<strong>4 ÇOCUĞUNU ANNESİZ BIRAKTILAR’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bedriye’nin ablası Filiz Dilekçi ise kardeşinin katledildiğini ifade ederek, “Benim gencecik kardeşimi katlettiler. Canice öldürdüler. 5’inci kattan itildi kocası tarafından. Bu vicdansız Levent Naz sadece Bedriye Naz'ı öldürmedi, 4 çocuğunu annesiz bıraktı. ‘Ne olacak o çocukların hali’ diye hiç düşünmedi. Bizleri perişan etti. Nasıl bir vicdan anlamadık. Bizlere bunları yaşattı. Bu cani adamı herkes tanısın. Tüm dünya tanısın. Adalet istiyoruz. Gerçekten adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bedriye-nazin-olumunde-cinayet-iddiasi-kocasi-itti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/kadin-cinayeti-mardin.jpg" type="image/jpeg" length="21999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jose Mourinho’dan flaş Arda Güler sözleri: Kariyeri baştan aşağı değişecek!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/jose-mourinhodan-flas-arda-guler-sozleri-kariyeri-bastan-asagi-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/jose-mourinhodan-flas-arda-guler-sozleri-kariyeri-bastan-asagi-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Real Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho, Arda Güler'de övgüyle bahsetti. Mourinho, Arda için Luka Modric ve Bernardo Silva örneklerini verirken orta sahadaki rolünün değişebileceğini belirtti. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LaLiga'da yeni sezonun ilk maçına bu hafta sonu çıkacak Real Madrid'de hazırlıklar devam ediyor. İspanyol devinin teknik direktörü Jose Mourinho, yaz transfer döneminde yapılan hamleleri değerlendirirken Arda Güler'in kariyeri ve oyun tarzıyla ilgili konuştu.</p>

<p>Mourinho, İspanya'da yayın yapan El Chiringuito'ya verdiği röportajda bu sezonun transferleriyle ilgili, “İlk imzaladığımız oyunculara bakın. Dumfries ve Konate. İki harika oyuncuya da saygı duyarak söylüyorum ama bunlar insanları heyecanlandıran ve sosyal medyayı alevlendiren türden transferler değil. Ama onlara ihtiyacımız vardı. Her zaman bu yönde ilerledik, hiçbir şey istemeden, işler sorunsuz bir şekilde aktı.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Real Madrid'in Leipzig'den rekor bedelle kadrosuna kattığı Yan Diomande için konuşan Mourinho, "Her iki kanatta da oynayabilen hızlı, agresif bir kanat oyuncusu bulmak kolay değil, zor. Ayrıca, genç, potansiyeli yüksek. 120, 80, 40 veya 20 milyon euro olup olmadığını analiz etmek istemiyorum. Oyuncunun profilini, takımıma ne katabileceğini analiz ediyorum ve bu anlamda ‘Evet, onu istiyorum’ dedim. 120 mi yoksa 80 mi... bu bana kalmış bir şey değil."</p>

<p>Takımın bir diğer yeni transferi Bernardo Silva içinse Portekizli teknik direktör şunları kaydetti, “O her şeye katkıda bulunuyor. Umarım az sorun yaşar ve istikrar sağlar. Eğer böyle olursa, Bernardo bir orta saha oyuncusu ama 10 numara, sağ kanat, içeriye doğru kesen pozisyonlarda da oynayabilir. Her yerde oynayabilir, muazzam bir taktiksel farkındalığı var ve her zaman sevdiğim bir oyuncu.”</p>

<p><strong>ARDA GÜLER AÇIKLAMASI!</strong></p>

<p>Mourinho, Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler'den de övgüyle bahsetti. Mourinho, Arda Güler için yaptığı açıklamada, “Arda Güler'i çok seviyorum. Bence Modric veya Bernardo Silva'nın başına gelenlere benzer bir şey onun da başına gelecek. Bir pozisyonda başlayıp başka bir pozisyonda kariyerinizi bitiriyorsunuz. 10 numara olarak başlayıp 8 veya 6 numara olarak bitirebilirsiniz. Bence Arda da oyun anlayışı ve gelişimiyle bu yönde ilerleyecek” açıklamasında bulundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/jose-mourinhodan-flas-arda-guler-sozleri-kariyeri-bastan-asagi-degisecek</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/arda-guler-7.jpg" type="image/jpeg" length="37854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ duyurdu: 5 genel başkan aynı masada buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdag-duyurdu-5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdag-duyurdu-5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kendi davetiyle BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun katılımıyla 21 Ağustos Cumartesi günü yapılacak toplantıda, Türkiye’nin içinde bulunduğu sürecin değerlendirileceğini söyledi. Özdağ, "Millet bunu istiyor. Biz sokağın sesine, milletin sesine ve vicdanına kulak veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, İsrail savaş uçaklarının İdlib’de bir askeri üs ve havaalanını vurduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye'nin güneyinde önemli gelişmeler devam ediyor. İdlib'de Ebu Zuhur Hava Üssü, İsrail uçakları tarafından sekiz kez vuruldu. Burası Türkiye'ye kuş uçuşu 70 kilometre uzaklıkta. Eğer bir savaş uçağı kullanıyorsanız 70 kilometreyi üç dakikada kat edersiniz. Yani İsrail uçaklarının Türkiye'ye üç dakika uzaklığa kadar geldiğini, fütursuzca bombardıman yaptığını ve bu bombardımandan sonra İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, 'Türkiye'ye önce uyarı yolladık, anlamayınca bombaladık' dediğini görüyoruz. Bu üssün hemen 40 kilometre kuzeyinde, Suriye topraklarında halen Türk askerlerinin bulunduğu bir başka üs var. Ebu Zuhur Üssü'ne de Türk askerlerinin Şam yönetimi tarafından davet edildiğini biliyoruz. Eğer askerlerimiz orada olsaydı, bir İsrail bombardımanıyla karşı karşıya kalacaklardı. Bu, İsrail'in Türkiye'yi doğrudan hedef alarak Suriye'de gerçekleştirdiği ikinci saldırıdır."</p>

<p><strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NA "NETENYAHU" TEPKİSİ</strong></p>

<p>Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail'e yönelik kınama yayımlamasının yeterli olmadığını kaydeden Özdağ, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Netanyahu'nun saldırgan, faşist politikalarına karşı Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan çok sert bir kınama gelmiş. Herhalde Netanyahu buna çok gülmüştür. Gülmekten belki ölür de Netanyahu'dan kurtuluruz. Politikanız bu mu? İsrail'in Suriye'de gerçekleştirdiği bu stratejik hamlelere ve tehditlere vereceğiniz cevap sadece Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasıyla mı sınırlı kalacak? Bunu merakla izliyoruz."</p>

<p><strong>"TÜRK MİLLETİNE YALAN SÖYLENDİ"</strong></p>

<p>AKP'li ve MHP'li seçmenlere seslenerek, Suriye'deki savaşın bittiğini ancak sığınmacıların ülkelerine dönmediğini öne süren Özdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bugün, savaşın bitmesinin üzerinden epey zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ milyonlarca Suriyeli Türkiye'de. 6 Haziran'da Türkiye'nin Şam Büyükelçisi, Türkiye'deki Suriyelilerin artık dönmeyeceğini ve Türkiye'ye entegre edileceğini söyledi. Bunu hemen takip eden günlerde İçişleri Bakanı, Suriyelilerin artık işe girmek için izin almayacağını söyledi. Arkasından o da Suriyelilerin Türk toplumuna entegre edileceğini söyledi. Entegre etmek, vatandaşlık vermek demektir. Gördünüz mü? Size yalan söylendi. Türk milletine yalan söylendi! Milyonlarcası kaldı ve vatandaşlık alacak."</p>

<p><strong>BAKAN TEKİN'E TEPKİ: "BU YASA PKK AFFI YASASI"</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelgede, "Terörsüz Türkiye süreci kapsamında ortaya konan çerçeve yasaya ilişkin okullarda atılacak adımların listelenmesine" de tepki gösteren Özdağ, "Çocuklara bu yasayı niye öğretiyorsunuz? Bu yasa PKK affı yasası" dedi.</p>

<p><strong>"BAHÇELİ'NİN ÇOK İSTEDİĞİ OLDU, ÖCALAN'A STATÜ BULUNDU"</strong></p>

<p>Özdağ, DEM Parti TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın, "Terörsüz Türkiye" kapsamında kurulması planlanan "Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu"nun başında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yer alacağını ifade etmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, "Nihayet Devlet Bahçeli'nin çok istediği şey oldu ve Abdullah Öcalan'a bir statü bulundu" dedi.</p>

<p><strong>"DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ"</strong></p>

<p>Özdağ, 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi heyetinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla anons edilmesine ve Rum bayrağının açılmasına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığından açıklama beklediklerini kaydeden Özdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>"Yirmi İkinci Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı, Türk Coğrafya Kurumu’nun ev sahipliğinde 11-17 Ağustos tarihleri arasında yapılıyor. Ama organizasyonu Uluslararası Coğrafya Birliği üstleniyor. Elli ülkeden genç coğrafyacıların katıldığı bu organizasyonda, madalya töreninde Kıbrıs Rum Kesimi temsilcisi 'Kıbrıs Cumhuriyeti' diye anons ediliyor ve Rum bayrağı açılıyor. Bu toplantıya KKTC’den de hiç kimse davet edilmiyor. Bu nasıl bir rezalet? Türk Dışişleri Bakanlığı uyuyor mu? Yoksa milleti neye hazırlıyorsunuz? Bu konuda Dışişleri Bakanlığından ciddi bir açıklama bekliyoruz."</p>

<p><strong>"İSRAİL TÜRKİYE'YE KAFA TUTARKEN 25. YILINIZI KUTLADINIZ"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AKP'nin 25. yıl kutlamasına ilişkin de konuşan Özdağ, şunları kaydetti:</p>

<p>"AK Parti, kuruluşunun 25. yılını büyük törenlerle, halkımızın gözünün içine soka soka ve itibardan tasarruf etmeden, büyük harcamalarla kutladı. Kimin parasıyla? Onu biz iktidara geldiğimizde devlet kayıtlarını incelediğimizde göreceğiz. 5 milyon emekli 23 bin lira maaşla geçinmeye çalışırken, dul ve yetimler 16 bin lirayla geçinmeye çalışırken, 11 milyon asgari ücretle çalışan işçi açlıkla mücadele ederken, PKK'ya af çıkarken, Öcalan komisyon başkanı olurken, ekonomi yerlerde sürüklenirken, İsrail savaş uçakları sınırımızda bombardıman yapıp Türkiye'ye kafa tutarken 25. yılınızı kutladınız. Kutladığınız bunlar mı gerçekten?"</p>

<p><strong>BEŞ GENEL BAŞKAN CUMARTESİ BULUŞUYOR</strong></p>

<p>Bir gazetecinin kendi çağrısıyla Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun katılacağı 21 Ağustos Cumartesi günü yapılacak toplantının kapsamına ilişkin sorusuna Özdağ, şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Öncelikle bu cumartesi günü yapacağımız toplantı, Türkiye'nin sürüklenmek istediği süreç karşısında Anayasa'nın ilk üç maddesine, ilk dört maddesine, 42. maddeye, 66. maddeye ve İstiklal Harbi'nin ruhuna ve felsefesine, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine tavizsiz bağlı olduğunu düşündüğümüz Sayın Genel Başkanlarla gerçekleştirilecek bir toplantıdır. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek için yapıyoruz bu toplantıyı ve bütün genel başkanlar muhakkak çok kıymetli değerlendirmelerini paylaşacaklardır o masada. Hepsi Türk siyasetinde ve fikir hayatında, bürokrasisinde yetkinliklerini ispatlamış isimlerdir. Türkiye böyle ağır bir krizden geçerken, her zaman söylüyorum, bir araya gelmesinin mümkün olmadığı düşünülen isimler, Sayın Bahçeli ve terör örgütü lideri Öcalan, yan yana gelirken bizlerin yan yana gelmemesi, anlaşılamaz, kabul edilemez. Elbette biz de Türkiye'nin birliğini, Türk devletinin dirliğini savunmak için fikir alışverişlerinde bulunacağız. Bu toplantının amacı da budur. Bu fikir alışverişlerinden nasıl bir zemin ortaya çıkar, onu da toplantıdan sonra tekrar sizlerle değerlendirme durumunda oluruz. Ama millet bunu istiyor. Biz sokağın sesine, milletin sesine ve vicdanına kulak veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong>DERVİŞOĞLU'NA YANIT: "MEDYA ÜZERİNDEN MÜSAVAT BEY İLE GÖRÜŞMEYE İHTİYACIM YOK"</strong></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, İYİ Parti’den ayrılarak ayrı siyasi partiler kuran Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nu isim vermeden işaret ederek, "Madem gittiniz, gelin. Ama pazarlıksız ve hesapsız gelin" sözleriyle yaptığı çağrının hatırlatılması üzerine Özdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>"Sayın Müsavat Dervişoğlu ile de telefon görüşmelerimiz oluyor zaman zaman ve bu görüşmelerimizi önümüzdeki süreçte de sürdüreceğimizi düşünüyorum. Ve medya üzerinden Müsavat Bey'le görüşmeye ihtiyacım yok. Onun da ihtiyaç duyduğunu düşünmüyorum. Muhakkak Sayın Dervişoğlu da kendi uygun bulduğu bir zaman diliminde bir değerlendirme yapmayı uygun görecektir diye düşünüyorum. Ama bugün olur, yarın olur, üç ay sonra olur, onu bilemem. Biz her zaman Zafer Partisi olarak kulağımızı millete vererek siyaset yapmanın doğru olduğunu düşünüyoruz ve öyle yapıyoruz. Ve millet de birleşmeyi, bir araya gelmeyi istiyor. Sarayın muhalefeti bölmek için olağanüstü bir çaba gösterdiği dönemde ve bunda başarılı olduğu dönemde, birleşmeye karşı çıkmak, birleşmeyi başarısızlığa uğratmak, birleşmenin karşısında olmak, ittifakların karşısında olmak sarayın istediğini yapmak anlamına gelir. Ben gerçek Türk milliyetçiliği camiası içerisinden, gerçek Atatürkçü camia içerisinden, gerçek yurtsever camia içerisinden sarayın oyununa geleceklerinin fazla çıkmayacağını düşünüyorum."</p>

<p><strong>"ÇELİŞKİYİ NUMAN KURTULMUŞ'A SORUN"</strong></p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, "çerçeve yasa" kapsamında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile örgütün üst düzey yöneticilerinin düzenlemeden yararlanamayacağını daha önce açıklamasına karşın, Pervin Buldan'ın açıklamalarına dayanarak Öcalan’a "statü" verildiği yönündeki değerlendirmesinin hatırlatılarak, iki açıklama arasındaki çelişkinin sorulması üzerine Ümit Özdağ, şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Bu çelişkiyi bana sormayın lütfen. Bu çelişkiyi Numan Bey'e sorun. Benim yapmış olduğum açıklama kendi fikrim değil. DEM Parti temsilcilerinin açıklaması. O zaman Numan Bey Türk milletine doğru söylemiyor demektir. Değil mi? Onun için lütfen Numan Bey'den bir randevu isteyin. Numan Bey bu sorunuza cevap versin. Bu sorunuz kıymetli bir sorudur ve siz de onu Türk milletiyle paylaşırsanız biz de öğrenme fırsatı bulmuş oluruz."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/umit-ozdag-duyurdu-5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/umit-ozdag-12.jpg" type="image/jpeg" length="36203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den Diyarbakır’da dört belediye eş başkanı görevden alındı iddialarına yalanlama]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-belediye-es-baskani-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-belediye-es-baskani-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, bazı basın-yayın organlarında yer alan “Diyarbakır’da dört belediye eş başkanı görevden alındı” yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, bazı basın-yayın organlarında Diyarbakır’da dört belediye eş başkanının görevden alındığı yönünde yayımlanan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p>

<p>Kurulun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "son günlerde bazı basın-yayın organlarında, Diyarbakır’da dört belediye eş başkanının görevden alındığı yönünde haberler yayımlandığı, söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığı" belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, seçilmişlerle ilgili olarak parti ve kurul tarafından yapılan resmi açıklamalar dışındaki haberlerin dikkate alınmaması istenerek, "Basın-yayın organlarının da kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkına saygı göstererek, söylenti ve duyumlar üzerinden haber yapmak yerine Partimizin ve Kurulumuzun resmi açıklamalarını esas almaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz" denildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dem-partiden-diyarbakirda-dort-belediye-es-baskani-gorevden-alindi-iddialarina-yalanlama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/dem-parti-tepkiler-sonrasi-rojava-aciklamasini-sildi.jpg" type="image/jpeg" length="22689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç hastanede: Ziyaretçi yasağı getirildi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/yeni-parti-gaziantep-milletvekili-melih-meric-hastanede-ziyaretci-yasagi-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/yeni-parti-gaziantep-milletvekili-melih-meric-hastanede-ziyaretci-yasagi-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bıçaklı saldırı sonucu hastanede tedavi gören YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi. Hekimlerin önerisi doğrultusunda enfeksiyon riskine karşı hastane ziyaretlerinin bu aşamada yapılmaması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, 18 Ağustos Salu akşam saatlerinde Gaziantep Karataş Mahallesi’nde meydana geldi. YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ile CHP Oğuzeli İlçe Başkanlığı görevinden ve partisinden istifa edip Yeni Parti’ye geçtiği belirtilen Seydi Ahmet Keleş arasında tartışma çıktı. Kavga sırasında Seydi Ahmet Keleş, Meriç’i bıçaklayarak kaçtı.</p>

<p>Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Meriç, Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Aldığı bıçak darbesi ile bağırsakları zarar gören Meriç, ameliyat edildi. Tedavisi süren Meriç'in sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polisin çalışmasıyla Seydi Ahmet Keleş ile olaya karıştığı belirtilen 4 kişi, yakalanıp gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Seydi Ahmet Keleş ile oğlu Hakan Keleş tutuklandı. Keleş'in olayın ardından kaçarken bindiği özel aracın şoförü A.Ç., araç değişiminde bindiği hafif ticari aracın şoförü E.D. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. adlî kontrolle serbest bırakıldı.</p>

<p>Hastanede tedavi altına alınan Meriç’in sağlık durumuna ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Meriç’in sosyal medya hesabından yapılan bilgilendirmede şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Sayın Melih Meriç’in tedavisi hastanede devam etmekte olup sağlık durumu hekimlerimizin yakın takibi altındadır. Tedavi sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesi ve enfeksiyon riskinin önlenmesi amacıyla hekimlerimizin önerileri doğrultusunda hastane ziyaretlerinin bu aşamada gerçekleştirilmemesini önemle rica ediyoruz. Bu süreçte arayan, soran, geçmiş olsun dileklerini ileten, mesaj gönderen ve desteklerini paylaşan tüm vatandaşlarımıza, siyasi parti temsilcilerine, kamu görevlilerine ve yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Sağlık durumuna ilişkin gelişmeler, doğrulanmış bilgiler doğrultusunda kamuoyuyla paylaşılacaktır."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/yeni-parti-gaziantep-milletvekili-melih-meric-hastanede-ziyaretci-yasagi-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/melih-meric-2.jpg" type="image/jpeg" length="19128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="94800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="61023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="12280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="72069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="77349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="79739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="60592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="92350"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
