<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 02:38:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Belediye Başkanı hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Adana'daki özel bir hastaneye sevk edilen Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, aniden rahatsızlanarak kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Tufanbeyli Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalelerinin ardından il merkezindeki özel bir hastaneye sevk edilen Başkan Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akşam saatlerinde Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, aniden rahatsızlanması üzerine yakınları tarafından Tufanbeyli Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan ilk muayenede kalp krizi şüphesi üzerine Aktürk, ambulansla il merkezindeki özel bir hastaneye sevk edildi. Aktürk'ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-belediye-baskani-hastaneye-kaldirildi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/04cb3541-331c-4723-98ae-560af292a5de.webp" type="image/jpeg" length="40515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Akdoğan'dan KİT işçileri için kadro çağrısı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) kadro bekleyen işçiler için düzenleme yapılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) kadro bekleyen işçiler için düzenleme yapılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akdoğan, KİT’lerde kadro bekleyen on binlerce emekçinin sesinin duyulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Verilen sözlerin artık tutulması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, kalıcı çözümün "eşit işe eşit hak, güvenceli istihdam ve hakkaniyet esaslı bir kadro düzenlemesi" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akdoğan açıklamasında, "Biz, emeğin karşılığını aldığı, hiçbir çalışanın ikinci sınıf muamelesi görmediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/iyi-partili-akdogandan-kit-iscileri-icin-kadro-cagrisi.png" type="image/jpeg" length="82796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Bakırköy Adliyesi'nde yargı mensuplarıyla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Adliyesi’nde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Tırıl ve yargı mensuplarıyla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Adliyesi’nde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, Adalet Komisyonu Başkanı Arif Tırıl ve yargı mensuplarıyla bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede adalet hizmetlerinin daha etkin ve kaliteli sunulmasına yönelik değerlendirmelerde bulunulduğunu belirtti.</p>

<p>Toplantıda, adliyenin fiziki ve teknik altyapısını güçlendirecek çalışmaların ele alındığını ifade eden Gürlek, vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güven içinde erişebilmesine katkı sağlayacak adımların değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p>Gürlek, "Adalet teşkilatımızın tüm mensuplarının özverili çalışmalarıyla, adalet hizmetlerinin niteliğini geliştirmeye ve vatandaşlarımızın memnuniyetini artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/adalet-bakani-gurlek-bakirkoy-adliyesinde-yargi-mensuplariyla-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="70767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile KKTC arasında doğal gaz tedariki için mutabakat zaptı imzalandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında "KKTC’ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında "KKTC’ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı"nın imzalandığını duyurdu.</p>

<p>Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, imza töreninin KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile birlikte gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Proje kapsamında Türkiye ile KKTC’yi deniz altından birbirine bağlayacak doğal gaz altyapısının kurulacağını ifade eden Yılmaz, doğal gaz iletimini sağlayacak boru hatları, alım terminalleri ve yardımcı tesislerin inşa edileceğini kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"KKTC Başbakanı Sayın Ünal Üstel ile birlikte Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak olan 'KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı'nın imza törenini gerçekleştirdik. Türkiye ve KKTC’yi deniz altından birbirine bağlayacak olan proje kapsamında doğalgaz iletimini sağlayacak boru hatları, alım terminalleri ve yardımcı tesisler inşa edilerek KKTC’nin doğal gaza erişimini sağlayacak altyapı oluşturulacak.</p>

<p>Doğal gazın devreye alınmasıyla birlikte başta elektrik üretimi olmak üzere farklı kullanım alanlarında da yeni bir döneme geçilecek; enerji arz güvenliği daha da güçlenirken ekonomik kalkınmaya ve rekabet gücüne önemli katkılar sağlanacak.</p>

<p>Enerji alanında attığımız bu adımın ülkelerimiz arasındaki güçlü iş birliğini daha da ileri taşıyacak tarihi bir dönüm noktası olacağına inanıyor, başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarına, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/turkiye-ile-kktc-arasinda-dogal-gaz-tedariki-icin-mutabakat-zapti-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" length="39033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır"]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır" dedi.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da Saadet Partisi ve DEVA Partisi il teşkilatları tarafından düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında konuştu. Arıkan, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Dünyanın en güzel ülkesinde, en bereketli topraklarında yaşıyoruz. Cenabıallah bize; deniziyle, toprağıyla, suyuyla, stratejik konumuyla eşsiz bir vatan nasip etti. Hamdolsun ülkemizin üstü cennet, altı bereket. Bunun en güzel örneklerinden biri hiç şüphesiz Antalya. Antalya; deniziyle, yaylasıyla, limanıyla, tarımıyla, turizmi ve sanayisiyle sadece kendisine değil, Türkiye'ye değer katacak büyük bir potansiyele sahip. Peki bunca imkâna rağmen neden hak ettiğimiz şekilde büyümüyoruz? Neden toplumun büyük bir kesimi hak ettiği yaşam standartlarına ulaşamıyor? Çünkü sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır. Ülkemizde yaşanan sıkıntıları sadece dış gelişmelere bağlamak gerçekleri görmezden gelmektir. Türkiye'nin bugün günü kurtaran politikalara ihtiyacı yok; üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya ihtiyacı var.</p>

<p><strong>"ÇİFTÇİMİZ ARTIK ‘BU YIL NE KADAR ÜRÜN ALIRIM?’ DEĞİL, ‘BU SEZONU EN AZ ZARARLA NASIL KAPATIRIM? DİYOR"</strong></p>

<p>Bugün de 'Türkiye Buluşmaları' için Deva Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Babacan ile birlikte bereketli toprakların, verimli arazilerin, gecesini gündüzüne katarak üreten çiftçimizin şehri Antalya'dayız. Antalya'nın yıllık tarımsal ihracatı yaklaşık 1,5 milyar dolar. Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretiminde lokomotif şehirlerden biri. Korkuteli'nin mantarı, Elmalı'nın elması, Doyran'ın patlıcanı, Kumluca'nın domatesi, Finike'nin portakalı, Demre'nin sivri biberi, Serik'in pamuğu, Manavgat'ın susamı ve tahini, Alanya'nın muzu, Gazipaşa'nın avokadosu, Akseki'nin pekmezi... Bunların her biri Antalya'nın bereketidir, alın teridir, üretim gücüdür. Bu topraklar, doğru politikalarla yalnızca Türkiye'yi değil, bölgeyi de doyuracak potansiyele sahiptir. Ama gelin görün ki, bu bereketin ortasında üretici mutlu değil.</p>

<p>Çiftçimiz artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' diye değil, 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye hesap yapıyor. Dünya fıstık üretiminde 2. sıradayız. Gaziantep'e gidiyoruz; fıstık üreticimiz zarar ediyor. Dünya badem üretiminde 5. sıradayız. Adıyaman'a gidiyoruz; badem ve tütün üreticilerimiz zarar ediyor. Fındık üretiminde dünya birincisiyiz. Ordu'ya, Giresun'a gidiyoruz, fındık üreticimiz zarar ediyor. Kayısı üretiminde dünya birincisiyiz. Malatya'ya gidiyoruz, kayısı üreticimiz zarar ediyor. Her üründe maalesef aynı akıbeti yaşıyoruz. Bugün Antalya'dayız, durumun çok da farklı olmadığını görüyoruz. Halbuki bu topraklarda yere düşen çekirdek bile yeşeriyor. Ama bugün Antalya'da umut yeşermiyor. Çünkü uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini Antalyalı çiftçi kardeşimiz de ödüyor.</p>

<p>Mazot pahalı, gübre pahalı, zirai ilaç pahalı, elektrik pahalı; ucuz olan tek şey çiftçi kardeşimizin emeği ve ürünü. Meselenin daha iyi anlaşılması için sadece bir rakam vermek istiyorum. Bu senenin ilk beş ayında çiftçilerimiz için tarımsal desteklemeye sadece 98 milyar TL ayırdı. Peki aynı sürede faize ödediği tutar ne kadar? Tam 1 trilyon 262 milyar 642 milyon TL. Yani yaklaşık 13 katı. Tablo net; öncelik faizde, faiz baronlarında. Hal böyle olunca çiftçimiz ne yapıyor? Ürününü kamyona yükledikten sonra doğru bankanın yolunu tutuyor. Yüksek faizle yeniden kredi çekiyor, geçen yılın banka borcunu ödüyor. Çiftçimizin durumu maalesef içler acısı... Çiftçilerimizin rahat bir nefes alabilmesi için elektriğinden mazotuna, yeminden ilacına, tohumundan gübresine kadar tarımsal girdilerin üzerindeki bütün vergi yükü kaldırılmalıdır.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE BULUŞMALARINI BU BOZUK DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN YAPIYORUZ"</strong></p>

<p>Türkiye Buluşmaları'nı bu bozuk düzeni değiştirmek için yapıyoruz. Antalyalı çiftçimizin umudunu büyütmek için yapıyoruz. 2016 yılında büyük umutlarla açılan EXPO alanı vardı, biliyorsunuz bugün ne yazık ki atıl durumda. Oysa biz o alanı yeniden Antalya'nın ve Türkiye'nin tarım üssü hâline getirebiliriz. O, 1120 dönümlük EXPO alanını; tarımsal AR-GE merkezlerinin, ziraat ve veteriner fakültelerinin, tarım meslek yüksekokullarının, liselerinin, tohumdan gübreye, teknolojiden pazarlamaya kadar üreticinin ihtiyaç duyduğu her türlü desteğin verildiği büyük bir tarım kampüsüne dönüştürebiliriz. Antalyalı çiftçimizin bir sorun yaşadığında Ankara'nın yolunu değil, EXPO'nun yolunu tutmasını temin edebiliriz. Güçlü tarımın, güçlü çiftçi ile; güçlü çiftçinin ise doğru yönetimle mümkün olduğunu biz biliyoruz.</p>

<p>Antalya; doğal güzellikleriyle, tarihiyle, tarımıyla ve turizmiyle dünyanın en kıymetli şehirlerinden biri. Geçtiğimiz yıl Antalya'yı 17 milyondan fazla turist ziyaret etti. Bu rakam başlı başına büyük bir başarı. Ama mesele sadece kaç turist geldiği değildir. Asıl mesele, bu turizm gelirinden Antalyalı ne kadar pay alıyor? Milyonlarca turisti ağırlayan bir şehirde; esnaf yapılandırmaya muhtaçsa, emekçi geçinemiyorsa, turizm çalışanı mutsuzsa, ortada ciddi bir sorun var demektir. Biz Türkiye Buluşmaları'nı bu sorunları çözmek için yapıyoruz. Biz istiyoruz ki Antalya'nın turizm geliri, Antalya'da kalsın. Turizmin bereketi; sadece büyük otel zincirlerine değil, Kaleiçi'ndeki esnafa, Kemer'deki işletmeciye, Manavgat'taki üreticiye, Alanya'daki taksiciye, kısacası Antalya'nın her bir ferdine yansımasını istiyoruz. Bizim hedefimiz; sadece turist sayısını artırmak değildir, turizm gelirini adil paylaşan bir sistemi hayata geçirmektir. Gerçek başarı; 17 milyon turisti ağırlamak değil; milyon turistin bıraktığı katma değeri Antalyalıyla buluşturmaktır.</p>

<p>Bugün Antalya'nın en önemli sorunlarından biri de sanayinin hak ettiği değeri görememesidir. Sanayicimiz yüksek enerji ve üretim maliyetleri altında büyük sorunlar yaşıyor. İşletmeler finansmana erişmekte zorlanıyor, yüksek faizler üretimin ve yeni yatırımların önünü kesiyor. Nitelikli ara eleman eksikliği üretimi olumsuz etkiliyor, eğitim politikalarımızdan dolayı gençlerimiz üretimden uzaklaşıyor. Kısacası Antalya, sanayi potansiyeline rağmen üretim ve yatırım konusunda da hak ettiği desteği alamıyor. Antalya'ya geçmişte biz, Selamet Çırçır ve Prese Fabrikası, Dokuma Fabrikası, Pil Fabrikası gibi çok önemli yatırımlar yapmıştık. Hatta 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Mehmetçiğimizin anavatanla haberleşmesini sağlayan telsizlerde kullanılan piller, MKE Antalya Pil Fabrikası'nda üretiliyordu. Bizler; stratejik üretim yapan, dışa bağımlılığı azaltan, katma değer üreten ve ülkesinin ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayan bir anlayışla Antalya'mızda sanayicimizi destekleyeceğiz, Antalya'mızı dünyanın en önemli üretim üslerinden biri haline getireceğiz.</p>

<p><strong>"GÜÇLÜ DEVLET; İÇERİDE MİLLETİNE GÜVEN VEREN, DIŞARIDA İSE KENDİ AKLIYLA HAREKET EDEBİLEN DEVLETTİR"</strong></p>

<p>Malumunuz, ülke olarak yoğun bir haftayı geride bıraktık. Fakat doğrusu şu ki; yaşananlardan çok, yaşananların bize nasıl anlatıldığıyla meşgul olduk. Sağ olsun ana akım medyamız, öyle bir tablo çizdi ki, gerçeği bulmak için adeta samanlıkta iğne aramak zorunda kaldık. Öyle bir yayın dili kuruldu ki, NATO neredeyse küresel bir iyilik hareketi, uluslararası vicdanın kurumsallaşmış hâli gibi sunuldu. Bir an geldi, "Acaba biz mi yıllardır yanlış biliyoruz?" diyecek noktaya geldik. Değerli arkadaşlar, biz güçlü bir Türkiye'ye sonuna kadar evet diyoruz. Ama güçlü devlet; alkışlarla büyüyen, manşetlerle güçlenen, reklamla inşa edilen devlet değildir. Güçlü devlet; içeride milletine güven veren, dışarıda ise kendi aklıyla hareket edebilen devlettir. Uluslararası rüzgârlar hangi yönden eserse essin, rotasını başkalarının pusulasına göre değil, kendi devlet aklına göre belirleyen devlettir. İşte NATO Zirvesi'ni de böyle okumak zorundayız.</p>

<p><strong>"İKTİDAR GAZZE'YE AĞLAYIP GAZZE KATİLLERİ İLE GÜLMEYİ TERCİH ETTİ"</strong></p>

<p>Devlet ciddiyeti; uluslararası ilişkileri romantik hikâyeler üzerinden değil, çıkar dengeleri üzerinden okumayı gerektirir. NATO bir hayır kuruluşu değildir; üye devletlerin güvenlik önceliklerinin ve jeopolitik hesaplarının oluşturduğu bir ittifaktır. Bu nedenle Türkiye'nin görevi ne alkış korosuna katılmaktır ne de refleksif bir karşıtlık üretmektir. Asıl görev, her şartta millî menfaati merkeze alan bağımsız bir devlet aklı ortaya koyabilmektir. Bizim ölçümüz açıktır: Türkiye hangi masaya oturursa otursun, başkalarının senaryosunda rol alan bir aktör değil, kendi senaryosunu yazan bir devlet olmalıdır. Hangi ittifakın içinde bulunursa bulunsun; kararlarını başkalarının beklentilerine göre değil, kendi milletinin geleceğine göre vermelidir. Bizim sizlerle birlikte inşa etmek istediğimiz Türkiye; koltuk değnekleriyle ayakta duran değil, kendi ayakları üzerinde yükselen; başkalarının senaryosunda figüran değil, kendi tarihinin başrolünü yazan bir Türkiye'dir.</p>

<p>Medyamız zirve için hazırlanan özel menüyü ekranlarda öve öve bitiremezken Trump'ın Bibi'si yüzünden Gazze'de çocuklar hala ekmeğe ulaşamıyor. Biz size menüyü söyleyelim arkadaşlar; NATO'nun menüsünde Yemenli mazlum çocuklar var, Ekmeğe ulaşamayan Gazzeli mazlumlar var, Minaplı kız yavrular var, Libyalı tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, İlaçtan mahrum bırakılmış Kübalılar var, En şedid saldırılara maruz kalmış Vietnamlılar var. Fakat ne hazindir ki iktidar Gazze'ye ağlayıp Gazze katilleri ile gülmeyi tercih etti. Hiç lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. NATO Zirvesinde şu olmuş da bu olmuş da sonuç bildirgesinde şu denmiş de bu denmiş de bunların hiçbirinin anlamı yok. Bugün Türkiye'nin güvenlik risklerini doğru okumak zorundayız. İsrail'in güvenliğini merkeze alan, politikalarını bu eksende şekillendiren bir NATO anlayışının; Türkiye'nin güvenlik kaygılarını anlaması ve çözmesi mümkün değildir. Çünkü gördük ki sonuç bildirgesinde siyonist İsrail'e dair tek bir cümle yok. Bizler, bu zirve mazlumlar için bir milat olmalı dedik ama görünen o ki sadece iktidar için yeni bir milat oldu.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE BULUŞMALARI’NI ‘ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET’ TASAVVURU OLARAK ADLANDIRIYORUZ"</strong></p>

<p>Bugün Antalya'da yalnızca siyasi bir program için bir araya gelmiş değiliz. Türkiye'nin yarınını yeniden düşünmek ve yeniden inşa etmek iradesini ortaya koymak için bir araya geldik. Türkiye Buluşmaları, şehir şehir dolaşan sıradan bir teşkilat faaliyeti değildir. Bu buluşmalar; milletin sesini dinleyen, toplumun nabzını tutan, ülkenin geleceğini, günlük siyasi hesaplara değil ortak vicdana emanet eden bir yürüyüştür. Türkiye Buluşmalarında, Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak sorusunun cevabını siz değerli katılımcılarla paylaşıyoruz. Antalya'dan yükselecek bu sesin yalnızca bu salonda kalmayacağına inanıyoruz. Bugün de buradan vereceğimiz mesaj; ayrışmanın değil buluşmanın, kutuplaşmanın değil ortak geleceğin, günü kurtaran siyasetin değil, devleti yeniden ayağa kaldıracak kurucu bir anlayışın çağrısı olacaktır. Biz kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden siyaset yapıyoruz. Gündelik polemiklerin değil, milletin ortak geleceğini planlıyoruz. İşte tam da bu sebeple bugün sizlerle paylaşacağımız mesele, yalnızca yeni bir siyasi söylem değil; Türkiye'nin geleceğine dair yeni bir devlet tasavvurudur. Biz bu tasavvuru sadece seçim ittifakı olarak değil, 'onarıcı siyaset, onarıcı devlet' tasavvuru olarak adlandırıyoruz.</p>

<p><strong>"ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET"</strong></p>

<p>Türkiye'nin bugün karşı karşıya olduğu mesele, yalnızca yeni bir siyaset dili üretme meselesi değildir. Asıl ihtiyaç, yeni bir devlet anlayışı, yeni bir devlet aklı ve bu anlayışı hayata geçirecek yeni bir devlet insanı kadrosudur. Bugün Türkiye'nin yaşadığı kriz, hükümet değişikliğiyle aşılabilecek sıradan bir yönetim krizi değildir; devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin aşınmasıdır. Türkiye'nin temel sorunu, siyasal rekabetin varlığı değil; siyasal rekabetin ortak devlet aklından hızla uzaklaşmasıdır. Sorun, devleti kimin yönettiği değil; devletin hangi anlayışla yönetildiğidir. Aktörler değişebilir, ittifaklar değişebilir; fakat devlet aklı değişmediği sürece kriz yalnızca el değiştirmiş olur. Devlet anlayışı değişmediği sürece her seçim yeni bir başlangıç değil, aynı hikâyenin yeni oyuncularla yeniden sahnelenmesidir. Değerli arkadaşlar, mevcut siyasal tablo, sistem içi rötuşlarla ya da geçici ittifak aritmetiğiyle çözülebilecek bir noktada değildir. Siyasetin yapısal sorunları artık pansuman tedbirleri geride bırakmıştır. Biz "onarıcı devlet anlayışına", "onarıcı siyaset anlayışıyla" ulaşılabileceğimizi söylüyoruz. Onarıcı Siyaset; rakibini yok ederek değil, kimsenin kendini ayrıksı hissetmediği bir sosyoloji ile kazanmayı hedefler. Onarıcı Siyaset; öfkeyi siyasal sermayeye dönüştürmez. Gücünü kutuplaşmadan değil toplumsal uzlaşıdan alır.</p>

<p>Bu çerçevede bizler kendimizi iktidar-muhalefet kutuplaşmasının doğal bir unsuru olarak görmüyoruz. Türkiye'nin ihtiyacının bir kutbun diğer kutba galip gelmesi olmadığını söylüyoruz. Asıl ihtiyacın, kutuplaşmayı siyasal sermayeye dönüştüren anlayışın tasfiye edilmesi olduğunu söylüyoruz. Türkiye Buluşmaları; "Kim kazanacak?" sorusunun değil, ‘Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak?’ sorusunun cevabıdır. Türkiye Buluşmaları; seçim kazandıracak geçici bir çıkar ortaklığı değil; devleti yeniden ayağa kaldıracak tarihî bir yeniden inşa mutabakatıdır. Mesele yalnızca bir ittifak kurmak değil, o ittifakı taşıyacak ortak devlet anlayışını inşa edebilmektir. Bizim bu noktadaki temel tezimiz, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'dır. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; devleti, güç mücadelelerinin sahnesi olmaktan çıkarıp, adaletin, liyakatin ve ortak geleceğin güvencesi hâline getirme iddiasıdır. Toplumsal fay hatlarını derinleştiren değil, onaran, kurumları yıpratan değil itibarını yeniden yükselten, vatandaşın devlete olan güvenini yeniden tesis eden bir devlet tasavvurunu ifade eder. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'nda; devlet, kazananların mülkü değil, milletin tamamının hukukunu korumakla yükümlü bir emanettir. Devletin en büyük sermayesi bütçesi değil, vatandaşının devlete duyduğu güvendir. Şunu defalarca deneyimledik; güvenin aşındığı yerde hukuk zayıflar, ekonomi kırılganlaşır, siyaset sertleşir ve toplumsal birlik çözülmeye başlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"TÜRKİYE ARTIK KRİZLERİ YÖNETEN DEĞİL, KRİZ ÜRETMEYEN BİR DEVLET ANLAYIŞINA İHTİYAÇ DUYMAKTADIR"</strong></p>

<p>'Onarıcı Devlet Anlayışı'nın hedefi; yalnızca bozulanı tamir etmek değildir. Asıl hedef; yıpranan kurumları yeniden ayağa kaldırmak, devlet ile millet arasındaki güven bağını yeniden kurmak, ehliyeti ve liyakati yönetimin vazgeçilmez ilkesi hâline getirmek, adalet duygusunu toplumun her kesiminde yeniden hâkim kılmaktır. Bu nedenle biz, ittifak siyasetini seçim matematiği üzerinden değil, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'nı hayata geçirecek 'Onarıcı Siyaset Anlayışı' üzerinden tanımlıyoruz. Böyle bir mutabakatın ön şartı, yalnızca ortak bir seçim beyannamesi sunmak değil. Ülkemizde bugün hâkim olan siyasetin; siyaset yapma biçimini ve kadro anlayışını köklü biçimde değiştirmektir. Devleti ganimet olarak gören, siyaseti sadakat ve itaat ilişkisine indirgeyen, hukuku güç odaklarına bağımlı hâle getiren anlayışlarla Türkiye'nin geleceği inşa edilemez. Değerli arkadaşlar, 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; ehliyeti, liyakati, adaleti, ahlakı devlet yönetiminin değişmez ilkeleri hâline getirmeyi kabul edenlerle mümkündür.</p>

<p>Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Antalya'dan yaptığımız bu çağrı; yalnızca siyasi partilere değil, siz değerli katılımcılaradır, milletimizin tamamınadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır. Bu sözleşmede; güçlü olan değil haklı olan kazanacaktır. Devletin merkezinde güç değil insan yer alacaktır. Korkunun yerini cesaret, kayırmanın yerini liyakat, kutuplaşmanın yerini adalet alacaktır. 'Onarıcı Devlet Anlayışı'; geçmişle hesaplaşmanın değil, gelecekle sözleşmenin adıdır. Dün üzerinden, siyaset üretmek yerine yarını birlikte kurmayı sizlere teklif ediyoruz. Şunu biliyoruz, milletler geçmişe bakarak ayakta kalamaz; milletler geleceğe bakarak yükselir. Bizim sizlere teklifimiz; eski düzenin rötuşu değil, yeni devlet tasavvuru için beraber mücadele etmektir. Pansuman siyasetinin değil; güveni, adaleti ve devleti yeniden ayağa kaldıracak siyasal organ naklinin teklifidir. Yine söylüyorum; Türkiye'nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce, yeni bir devlet anlayışıdır."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/mahmut-arikan-turkiye-artik-krizleri-yoneten-degil-kriz-uretmeyen-bir-devlet-anlayisina-ihtiyac-duymaktadir.jpg" type="image/jpeg" length="83251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Ahmet Telli için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Yazar ve şair Ahmet Telli, Ankara'da 78 yaşında hayatını kaybetti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya hesabından paylaştığı başsağlığı mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye’nin en sevilen şairlerinden Ahmet Telli’nin yaşamını yitirmesinden büyük üzüntü duydum. Ailesine, yakınlarına ve onu yüreğinde taşıyan herkese başsağlığı diliyorum. Bu ülkenin acılarını incelikle taşıyan, umudu en zor zamanlarda bile terk etmeyen büyük bir şairdi. Belki de bu yüzden, 'Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa / bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez' dizeleri, daima yaşayacak. Onu bugün en çok şiirleri anlatıyor. Bizlere ise o dizelerin açtığı yolda, insan kalmaya çalışmak düşüyor. Hoşça kal Ahmet Telli."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da şu mesajı paylaştı:</p>

<p>"Bugün yalnızca bir şairi değil; sözüyle umudu, direnci, aşkı ve insanı çoğaltan büyük bir yüreği uğurluyoruz. Şiirleriyle en karanlık günlerde yolumuza ışık, kavgamıza omuz, acımıza ortak olan devrimci şair Ahmet Telli, geride bıraktığı sonsuz mirasla bu toprakların hafızasında hep yaşayacak. Güle güle Ahmet Telli…"</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/dem-parti-es-genel-baskanlarindan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji.png" type="image/jpeg" length="47662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı'dan Ahmet Telli için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türk edebiyatının önemli isimlerinden, kıymetli şair ve yazar Ahmet Telli’nin hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendim. Eserleriyle edebiyatımızda derin izler bırakan Ahmet Telli’ye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve edebiyat dünyamıza başsağlığı diliyorum" ifadesini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/chp-sozcusu-saridan-ahmet-telli-icin-taziye-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="62826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TFF açıkladı: İzmir’in köklü kulübü küme düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altınordu, TFF'ye belirtilen süre içinde 2. Lig katılım evraklarını teslim etmemesi ve profesyonel liglere katılmama kararı alması nedeniyle 3. Lig'e düşürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altınordu'nun belirtilen süre içerisinde 2'nci Lig'e katılım formunu ve gerekli belgeleri sisteme yüklememesi, ayrıca profesyonel liglere katılmama yönünde karar alması nedeniyle 3'üncü Lig'e düşürülmesine karar verdi.</p>

<p>TFF'den yapılan açıklamada, "2'nci Lig Kırmızı Grup'ta sezon sonunda Altınordu Futbol Kulübü haricinde puan sıralamasında son iki sırayı alacak takımların 3'üncü Lig'e düşürülmelerine, Altınordu FK'nın yer aldığı 2'nci Lig Kırmızı Grup'ta fikstürün 17 takımlı olarak çekilmesine karar verilmiştir" denildi.</p>

<p>1923 yılında kurulan ve Türk futbolunun köklü kulüpleri arasında yer alan Altınordu, alınan bu kararla 103 yıllık tarihinde önemli bir kırılma yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tff-acikladi-izmirin-koklu-kulubu-kume-dusuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/e5dcfe76-0324-49d2-83b4-106207a5082c.webp" type="image/jpeg" length="73873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan: "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün"]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programına katıldı. Burada konuşan Babacan, şunları söyledi:</p>

<p>"Her hafta ülkemizin başka bir köşesindeyiz. Farklı bir şehirde, farklı bir ilçede, farklı bir sofrada vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Dinliyoruz, not alıyoruz. Dertleri, sıkıntıları anlıyoruz. Çünkü siyaset önce dinleme işidir. Çünkü çözüm ancak milleti dinleyerek üretilir. Sokağın sesini biliyoruz. Çarşının nabzını biliyoruz. Pazarı biliyoruz. Çiftçimizin tasasını biliyoruz. Esnafımızın kaygısını biliyoruz. Sanayicimizin önündeki engelleri biliyoruz. İhracatçının rekabet mücadelesini biliyoruz. Gençlerimizin yarın ne olacak endişesini biliyoruz. Çünkü derdi yaşayanlardan dinliyoruz. Çünkü biz milletin sesini uzaktan duyanlardan değiliz. Biz milletin sesini milletin içinde duyuyoruz. Şunu da çok iyi görüyoruz: milletimizin umuda ihtiyacı var. Milletimizin kendini güvende hissetmeye ihtiyacı var. Ve en önemlisi bu milletin kendisini gerçekten dinleyen, anlayan bir yönetim anlayışına ihtiyacı var. Ülkemizi yönetenler artık milleti görmüyor. milletimizin sesini duymuyor. Milletimizin derdini hissetmiyor. Aralara büyük duvarlar örüldü. Aralara brandalar çekildi. Aralara mesafeler koyuldu. Sadece kendi çevrelerine bakıyorlar. Sadece birbirlerini dinliyorlar. Sorunun tam da özünde bu var. Oysa şöyle kafalarını kaldırıp da bir baksalar bu ülkede adalet aramayan neredeyse hiç kimsenin kalmadığını görecekler. İnanın Herkes adalet arıyor. Herkes adalet arıyor herkes. Adalet yoksa güven olmaz. Güven yoksa huzur olmaz. Huzur yoksa yatırım da üretim de olmaz. İşte biz bunun için diyoruz ki ekonomi hukukla güçlenir, adaletle ayağa kalkar ve ancak ve ancak güvenle büyür.</p>

<p>Üretmeyen bir ekonomi güçlü olmaz. Sanayisini kaybeden bir ülke kalkınamaz. Tarımını ihmal eden bir ülke yarınlarını koruyamaz. Bugün dönüp baktığımızda karşımıza çıkan tablo ne yazık ki hiç de iç açıcı değil. Yanlış politikaların bedelini artık toplumuz her kesimi ödemeye başladı. İş dünyası kaybetmiş, sanayici kaybetmiş, esnaf kaybetmiş, KOBİ'ler kaybetmiş. Aslında şöyle bakacak olursak vatandaşlarımızın hemen hemen tamamı kaybetmiş. Peki kazanan kim olmuş? Ne yazık ki üretenler değil, alın teriyle çalışanlar değil, kazanan, giderek daralan bir menfaat çevresi olmuş Türkiye'de şu anda. Bugün bu ülkede nüfusun en zengin yüzde 1'i toplam servetin yüzded 40'ına sahip. Diğer tarafta ise nüfusunun tam yarısı, en yoksul yarısı toplam servetten aldığı pay sadece yüzde 4. Bakın Türkiye'de sadece son birkaç yılda 30 milyon doların üzerinde servete sahip olan yani ultra zengin dediğimiz insanların sayısı tam yüzde 95 oranında arttı. Aynı dönemde milyonlarca insan ay sonunun nasıl getireceğini hesaplıyor ülkede şu anda. İnanın bu tablo öyle tesadüf falan değil. Bu tablo küresel krizlerin, savaşlarının sonucu falan da değil. Bu tablo tamamen yanlış kararların, yanlış adımların ve yanlış tercihlerin sonucu. Bu tablo, üretimi ikinci plana atan bir anlayışın sonucu. Bu tablo hukuku zayıflatan bir anlayışın sonucu.</p>

<p><strong>"KAYNAKLAR AYRICALIKLI KESİME DEĞİL, 86 MİLYON İÇİN KULLANILMALI"</strong></p>

<p>Peki bizim anlayışımız ne? Bizim önceliklerimiz neler? Bizim için öncelik rant değil üretim, faiz değil yatırım. Ayrıcalık değil adalet. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkenin meselesi kaynak eksikliği değildir. Bu ülkenin meselesi kaynakların nasıl yönetildiğidir. Bu ülkenin kaynakları var. Şu anda biz Avrupa'nın en büyük topraklarına ve en büyük tarım alanlarına sahibiz. Avrupa'nın en büyük ve en genç nüfusuna sahibiz. Girişimcilerimiz dünyanın her yerinde iş yapmaya hazır, risk almaya hazır. Gözüpek yatırımcılar, girişimciler. Bu ülkenin kaynakları var. Bu ülkenin girişimcisi var.</p>

<p>Mesele ne biliyor musunuz arkadaşlar? Mesele bütün bu imkanların kim için ve nasıl kullanıldığı. Biz kaynakları bir avuç ayrıcalıklı kesim için değil 86 milyon için kullanmak zorundayız. Kamu gücünün ayrıcalık üretmek için değil, fırsat üretmek ve fırsatta eşitliği sağlamak için kullanmak zorundayız. Devleti belli çevrelerin değil milletin devleti haline getirmek zorundayız. Hiç kimsenin kendini dışlanmış hissetmediği, hiç kimsenin emeğinin değersizleşmediği bir düzen mümkündür. Yeter ki adaletli bir yönetim olsun. Yeter ki hakkı yerine getirmenin iradesi açıkça ortaya konsun.</p>

<p></p>

<p><strong>"BRANDALARLA YOKSULLUĞU KAPATAMAZSINIZ"</strong></p>

<p>Bu hafta ülkemiz önemli bir uluslararası organizasyona, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Onlarca ülkenin devlet ve hükümet başkanının Ankara'da bir araya gelmesi, savunma sanayimizin bu denle güçlü bir vitrine sunulması, çıkması, kurulan temaslar, varılan mutabakatlar, bunlar gerçekten hafife alınacak gelişmeler değil. Bu topraklarda dünyanın en kritik güvenlik konularının konuşulmuş, tartışılmış, karara bağlanmış olması önemlidir. Biz bunu ancak takdir ederiz. Bununla da gurur duyarız. Ancak zirve boyunca hepimizi düşündüren bir başka tabloyla da karşı karşıya kaldık. Ankara'da hayat adeta durdu. Yollar kapandı. Esnaf kepeng indirdi. Ticaret durdu. Dükkanlar, taksiciler, minibüsler iş yapamadı. Zararları telafi edecek herhangi bir adım da atılmadı iktidar tarafından. Kendi insanını bir güvenlik riski gibi gören bir anlayış güçlü devlet anlayışı değildir. Güzergahlara brandalar çekildi. Sanki branda çekince Türkiye'nin gerçeklerini saklamak mümkünmüş gibi. Brandalarla yoksulluğu kapatamazsınız. İşsizliği kapatamazsınız. Adaletsizliği, hukuksuzluğu kapatamazsınız. Neyse ki zirve tamamlandı. Konvoylar dağıldı. Uçan uçtu. Umarım artık ülkemizi yönetenler Türkiye'nin gerçek gündemine dönerler. </p>

<p><strong>"NATO'NUN AYĞINA SIFIR ASFALTI SERENLERİN ŞİMDİ MİLLETİN YILLARDIR BEKLEDİĞİ YOLLARI DA TAMAMLAMALI"</strong></p>

<p>Artık zirve bittiğine göre şimdi sıra kendi vatandaşımıza hizmet zamanı. Şimdi sıra Ankaralının, Antalyalının, bu ülkenin dört bir yanındaki vatandaşımızın derdine eğilme zamanı. Buradan Sayın Erdoğan'a da iktidardaki herkese de çağrımdır. NATO'nun ayağına sıfır asfaltı serenlerin şimdi milletin yıllardır beklediği yolları da tamamlaması gerekiyor. Liderler gelecek diye günler içerisinde apar topar çevre düzenlemesi yapanların şimdi tüm Türkiye'de çocukların oynadığı parkları, vatandaşın kullandığı kaldırımları aynı özenle yenilemeleri gerekiyor. Çünkü öncelik millete hizmet. Şimdi aynı özeni kendi insanımıza gösterme zamanı. Bakalım göreceğiz bunlar olacak mı olmayacak mı? Şunun iyi bilmesi lazım. Sadece yabancı liderleri iyi ağırlamakla ülke güçlü olmaz. Güçlü devlet kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlettir. Dünyaya güçlü olmanın yolu asfaltlardan değil önce kendi insanını güçlü kılmaktan, onurlu kılmaktan geçer. Biz biz istiyoruz ki Türkiye hem dünyada sözü dinlenen bir ülke olsun hem de vatandaşının 'devlet benim yanımda' dediği bir ülke olsun. Hedefimiz bu. Dışarıda saygın olacağız, içeride adil. Dışarıda güçlü olacağız, içeride şeffaf.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'NİN ÇIKIŞI, ÇÖZÜM ANCAK VE ANCAK YENİ BİR ALTERNATİF İNŞASIYLA MÜMKÜN"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2017'de başkanlık sistemine geçilmesiyle beraber Türkiye'de siyaset iki kutuptan ibaret bir şekle getirilmeye çalışılıyor. Bu durum hem iktidarın işine geliyor hem de muhalefettekilerinin bazılarının işine geliyor bu iki kutuplu siyaset. Ancak 10 yıl oldu. Bu iki kutuplu siyaset vatandaşlarımız için bir fayda üretmedi, üretmiyor. Eskiden çok sayıda siyasi parti seçime girerdi ve seçim sonuçlarına göre, meclis aretine göre ya tek başına iktidar olurdu siyasi partiler ya koalisyonlar olurdu. Ama şimdi bu 50 artı 1 ister istemez insanların bilinçaltında bir iki kutup çağrışımı yapıyor. Bunu da şu andaki iktidar sonuna kadar kullanıyor. İki kutuplu siyaset işlerine geliyor. Bir iktidar tarafında tekel olsun, bir de muhalefette tekel olsun isteyenler de var muhalefet tarafında. Onun da farkındayız. Ancak arkadaşlar Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Biz bunun ilk adımını geçen sene ocak ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Yeni Yol grubunu kurarak attık. Üç parti bir araya geldik ve gerçekten Meclis'teki altı gruptan birisi olarak Yeni Yol grubumuz çok iyi iş çıkarıyor. Yani gerçekten muhalefet nasıl yapılır, milletin menfaati nasıl konulur? Yeni Yol grubu ortaya koymuş durumda.</p>

<p>Daha sonra Saadet Partisi ile ortak programlar yapmaya başladık. Türkiye buluşmalarını gerçekleştirmeye başladık. İşte bugün sizlerle beraber bu ikincisini burada bu salonda gerçekleştiriyoruz. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını genişletmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin, karşılığının aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz ve bunu hedefliyoruz. Biz sadece iktidar, iktidar diyenlerden değiliz. Biz Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talibiz. Ülkemizi hak ettiği standartlara getirmeye talibiz. Çünkü görüyoruz mevcut anlayışla olmadı, olmuyor. Olmayacak. Deniyorlar, olmuyor. İsrar ettiler, olmuyor. Daha kötüye, daha kötüye, daha kötüye gidiyoruz pek çok alanda. Ancak bizim milletimizden en büyük ricamız, sizlerden en büyük ricamız bu büyük ve güzel ülke asla ama asla umudu kesmeyin. Çünkü biliyoruz doğru kadrolarla, doğru politikalarla Türkiye çok kısa bir sürede yeniden ayağa kalkar. Koşmaya başlar. Bu millet yeniden üretir, yeniden başarır. Allah'ın izniyle biz bunu hep birlikte başaracağız."</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/ali-babacan-turkiyenin-cikisi-cozum-ancak-ve-ancak-yeni-bir-alternatif-insasiyla-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="16470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bir açılışta fenalaştığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, eski Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda katıldığı bir etkinlik sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Erhürman’ın düşük tansiyona bağlı bir sağlık sorunu yaşadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, tedbir amacıyla Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Servisi’ne kaldırılan Erhürman’ın genel sağlık durumunun iyi olduğu, doktor gözetiminde müşahede altında tutulduğu ve ileri tetkiklerin sürdüğü kaydedildi.</p>

<p>Yetkililer, gözlem sürecinin tamamlanmasının ardından gerekli görülmesi halinde kamuoyunun yeniden bilgilendirileceğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-eadc5c316c35f601c37fe849fe88a509-448804.webp" type="image/jpeg" length="63257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, "Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, "Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler" ifadesini kullandı.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gazeteci Ünsal Ünlü'nün youtube kanalında katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, NATO Zirvesi'ne ilişkin olarak, "Türkiye'de yapılması önemli. NATO üyesi olmakla NATO'cu olmayı birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Çok NATO'cu olmamak lazım. Trump'ın NATO'nun gündemini de çalmasıyla, hükümeti çok fazla NATO'cu, Trump'çı ve öz güvensiz buluyorum. Adam Türkiye'ye geldi, komşu ülkemize, Müslüman bir ülkeye savaş açtı, ateşkesi bitirdi ve saldırı emri verdi. Bir gün bile sabredemedi İran'a saldırmak için" ifadesini kullandı.</p>

<p>Özel, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bize ayrılan kötülüğün sonuna geldiğimizi düşünmüyorum. Her şey olabilir. Belli kararların arefesindeyiz ya, kararları verirken rasyonel davranmanın önüne geçecek birtakım duyguları köpürtmeye, korku, endişe, kaygıyı köpürtmeye çalışıyorlar diye hissediyorum. Bizim verdiğimiz karardan sonra bizimle birlikte davranacak herkese de aynı olumsuz duyguları nakletmeye çalışıyorlar diye düşünüyorum. Onların tercih ettikleri lider, onlar için risksiz, Türkiye için de ümitsiz biri olmuş oluyor. Bana onu teklif ettiler, ben istemedim.</p>

<p>19 Mart'tan bir gün önce diplomayı iptal ettiler. Hedefe kilitlenmiş, bütün silahları tek elden kullanıyor. Bir tarafta üniversite, bir tarafta İdare Mahkemesi, öbür tarafta yargılama. Aynı kişi aynı anda hem casus, hem terörist, hem yolsuz, hem hırsız, hem ahlaksız. Bunların hepsini bir kişiye söylüyorsan, sen o kişiden çok korkuyorsun demektir. DİSK ana davasında 136 gün savunma yapıldı. Abdullah Başkan, 21 gün aralıksız savunma yaptı. Kenan Evren yargısının DİSK yöneticilerinden esirgemediği savunma hakkını Recep Tayyip Erdoğan yargısı Ekrem İmamoğlu'ndan esirgiyor. Bırak savunsun kendini. 18 aydır üstünde tepinecekler, her akşam 21 metrekarelik hücrende sabırla bekleyeceksin, bir gün savunma yapacaksın diye.</p>

<p><strong>"YENİYİ ARAMA SÜRECİNDEYİZ"</strong></p>

<p>Bir tarihi kararlaştırmadık o yüzden söylememek lazımdır. Herkesle bunları konuşup da mutabakata varıp da netleşip tamamdır demedik, o nedenle milletvekili sayısı söylememek lazım. Yeniyi arama sürecindeyiz. Arama sürecindeyiz sonuçta. Adli tatilden önce, olumlu bir karar olması Türkiye'yi çok rahatlatır. İhtimal dahilindedir ama inanılmaz baskıların olduğu bir süreçteyiz, görüyoruz. Adli tatil oldu, bu iş olmadı, deadline o gündür, düğmeye basıyoruz demiyorum. Ama şunu söylüyorum: Bazı düğmelere de önden bastık. Şimdiden bazı çalışmaları yapıyoruz. Mevcut bir partiyi dönüştürmek de baskın seçime karşı lazımdır, o konuda da çalışmalar yapıyoruz. Çalışma yapmıyor değiliz. Son kararı hem milletvekillerimizle, aklına fikrine güvendiğimiz çok sayıda arkadaşımızla, milletle vereceğiz. CHP'de kalma noktasındaki hukuk mücadelesi ve siyasi mücadelede artık orda kalmak, bizden umudu olanlara ve Türkiye'ye kaybettirme noktasına geliyorsa, oradan ayrıldığımızda yeni bir parti kurulacak.</p>

<p><strong>"O SEL BİZE CESARET TELKİN EDİYOR, KARARLILIK TELKİN EDİYOR"</strong></p>

<p>Butlan kararı akıl alır bir karar değil. Binaya geldiler, Atatürk'ün emanetine polisle girdiler. Kamuoyu araştırmalarına bakıyoruz. Yüzde 20 partide devam et diyor, yüzde 80 yeni bir oluşum diyor. Benim görevim hukuken her şeyi yapmak ve yaptığıma insanları inandırmak. Yapılacak bir şey kalmadıysa da atılması gereken adımları atmak. Sokakta coşkun akan bir sel var. O selin Ekrem Bey'in de umudu, Türkiye'nin de umudu, Mansur Bey'in de güvencesi olduğunu görmek lazım. O selin benim yüzü suyu hürmetime akıyor gibi bir şeye girecek halim yok. Ama o selin önünde ben de duramam artık. O sel, bize cesaret telkin ediyor, kararlılık telkin ediyor. Binlerin, on binlerin duygusunu ortaklaştırmak ve bir yerde tutmak benim görevim, erken ya da geç olmaması gerekiyor. Yeterince sabırla mücadele etmek de çok da gecikmeden harekete geçmek de sokağın beklentisi. Bunun denge noktası önemli. Doğru aday kimse onu aday gösteririm, hiç bunda tereddüt etmem. Ankete baktık, kazanacak bir garanti adayı gördüm. Onun üstüne kendimle ilgili hayal kurmak, düş kurmak aklımın ucundan geçirmem. Doğru adayın belirlenmesi, rejimin kurtarılması lazım. Tekrar demokrasiye döndükten sonra herkes kendi hevesine göre niyeti neyse onu yapsın. </p>

<p><strong>"BİZE GÜVENSİNLER"</strong></p>

<p>Dokunulmazlıkları dönem sonuna bırakmak demokratik geleneğimizde var. Rakibinden korkup Ekrem İmamoğlu'na saldıran, genel başkansız bırakayım bu hareketi diye saldırır mı, saldırır. Ama akan seli artırır. Ben bu sokağı tanıyorsam, gecikilen bir şey yok, endişe etmesinler. Bu sorumluluğun birinde olması lazım, bende. Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/ozgur-ozel-sabrin-tastigi-yerde-yeni-partiyi-kurar-birinci-parti-yine-oluruz.png" type="image/jpeg" length="41987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu davasında ara karar: Tahliyeler var]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması davasında ara karar açıklandı. Belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, 2 sanığın tahliyesine karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı.</p>

<p>Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Tanju Özcan, Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis üyesi Cihan Tutal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.</p>

<p>Davanın duruşmasının beşinci gününde, tutuklu sanıklar Cihan Tutal, Tanju Özcan, Süleyman Can, Naim Ayhan, Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ile avukatlarının cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanları alındı.</p>

<p><strong>ARA KARAR</strong></p>

<p>Duruşmaya verilen aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can'ın tutukluluk halinin devamına, Naim Ayhan ve Cihan Tutal'ın ise tahliyesine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyet, tutuksuz sanıklar Belediye Meclis üyesi A.D. ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B'ye uygulanan adli kontrol tedbir kararlarının, yurt dışına çıkış yasağı hariç kaldırılmasına hükmetti.</p>

<p>Duruşma, 7 Eylül'e ertelendi.</p>

<p><strong>ÖZCAN KARARA İTİRAZ EDECEK</strong></p>

<p>Duruşmanın tamamlanmasının ardından Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, gazetecilere açıklama yaptı. Atalay, mağdurların hiçbirinin zarara uğramadığını savunarak, “Bu davada gördük ki mağdur sıfatıyla çağrılan kişilerin hiçbirinin zararı olmadığı ifade edildi. Hiçbiri şikayetçi değil. Her ne kadar bu suçlar şikayete tabi değilse de bu suçtan hiç kimsenin zarar görmemiş olması, hiç kimsenin kurban dolandırıcılığı adı altında bir zarara uğramamış olmasına rağmen mahkeme, gerekçesini bilemediğimiz, biraz sonra belki bir iki gün sonra öğreneceğimiz gerekçeyle sanıkların tutuklarının, tutukluluğunun devamına karar verdi. Bu kararı ben hukuki bulmuyorum. Mahkemenin kararına saygı göstermekle birlikte sanıkların tutuklanmasını, tutukluğun sürdürülmesini gerektiren hiçbir neden göremiyorum dosyada. Umuyorum en kısa zamanda Sayın Tanju Özcan ve belediye çalışanlarımız tahliye olacaktır. En kısa zamanda bunu bekliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MERAL ÖZCAN: EŞİMLE VE ARKADAŞLARIYLA GURUR DUYUYORUM</strong></p>

<p>Tanju Özcan’ın eşi Meral Özcan ise, eşiyle gurur duyduğunu belirterek, “Aylardır susuyorum, kendimi çok zor tutuyorum ama bu kadar haksızlığı kabul etmiyorum. Tanju Özcan suçsuzdur, arkadaşları suçsuzdur. Ve gerçekten şunu gördüm ki insanlar görmesin, duymasın diye insanları içeriye almadılar. Eğer bu halka açık, Türkiye'ye açık bir dava olsaydı gerçekten herkes başkanıyla, çalışanlarıyla gurur duyardı. Ben eşimle ve arkadaşlarıyla gurur duyuyorum. Çok şükür ki asla bir hile, bir hurda, bir zimmetine para geçirme, bir şantaj, asla böyle bir şey yok. Herkes gönül rahatlığıyla inanabilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bolu-davasinda-ara-karar-tahliyeler-var</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/tanju-ozcan-bu-davanin-ana-yemegi-benim-ccbr.webp" type="image/jpeg" length="87782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şair Ahmet Telli hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şair Ahmet Telli hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk edebiyatının usta şairlerinden Ahmet Telli hayatını kaybetti.</p>

<p>Bir süredir hastanede tedavi gören Telli'nin geçtiğimiz günlerde entübe edildiği, 78'liler Federasyonu tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Aylardır tedavi altında bulunan usta şairin yaşamını yitirdiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şiirleri ve edebiyat alanındaki üretimleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Ahmet Telli, çağdaş Türk şiirinin önemli isimleri arasında gösteriliyordu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/images-29.webp" type="image/jpeg" length="71269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB Başkanı Sağkan'dan Ekrem İmamoğlu'na ziyaret]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tbb-baskani-sagkandan-ekrem-imamogluna-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tbb-baskani-sagkandan-ekrem-imamogluna-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Marmara Cezaevi'nde Ekrem İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, İBB Davası'nda özellikle son duruşmalarda savunma hakkını sınırlandıran uygulamaların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, yargılamanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin güvence altına aldığı ilkelere uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Marmara Cezaevi'nde Ekrem İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, İBB Davası'nda özellikle son duruşmalarda savunma hakkını sınırlandıran uygulamaların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, yargılamanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin güvence altına aldığı ilkelere uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Sağkan, Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Sağkan, ziyaretin gündemini İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında özellikle son duruşmalarda yaşanan savunma hakkı ihlalleri ve adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Soruşturma aşamasından itibaren süreçte tespit ettikleri hukuka aykırılıkları kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Sağkan, çağrıldığında gelebilecek kişilerin gözaltına alınmasının yarattığı haksızlığa, tutuklama tedbirinin ölçüsüz uygulanmasına, lekelenmeme hakkı ile masumiyet karinesini zedeleyen uygulamalara ilişkin değerlendirmelerini daha önce de kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.</p>

<p>Özellikle son duruşmalarda savunma hakkına ve savunma sürelerine getirilen sınırlamaların açık biçimde adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ifade eden Sağkan, yaklaşık 400 sanığın yargılandığı, binlerce sayfalık iddianame ve yüz binlerce sayfayı bulan delil klasörlerinin bulunduğu bir dosyada; sanıkların kendilerini özgürce ifade edebilmelerinin ve müdafilerin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere dayanarak savunmayı tamamlayabilmelerinin Anayasa'nın 36'ncı maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve savunma hakkının gereği olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savunma hakkının, buna ilişkin haklı bir gerekçe ortaya konulmadan, hakkın kötüye kullanıldığına ilişkin somut veriler gösterilmeden keyfi uygulamalarla sınırlandırılmasının, yargılamanın adil yargılanma hakkı bakımından ihlalle sonuçlanmasını kaçınılmaz hale getireceğini belirten Sağkan, bu durumun bugüne kadar gerçekleştirilen yargısal işlemlerin de adil yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesini zorunlu kılacağını ifade etti.</p>

<p>Sağkan, 17 Ağustos'ta başlayacak ikinci celsede başta savunma hakkına yönelik sınırlamalar olmak üzere adil yargılanma hakkını ihlal eden uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirterek, yargılamanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin güvence altına aldığı ilkelere uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Türkiye Barolar Birliği'nin yargılama sürecini bundan sonra da etkin biçimde takip etmeyi sürdüreceğini belirten Sağkan, savunma hakkının korunmasının hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunun altını çizdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tbb-baskani-sagkandan-ekrem-imamogluna-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/tbb-baskani-sagkandan-ekrem-imamogluna-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="87405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Selam’ı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selami-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selami-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Selam'ı Vahdettin Köşkü'nde resmî törenle karşıladı.</p>

<p>Erdoğan, karşılama sonrası köşkün penceresinin önünde muhabbet ettiği Selam'a İstanbul'un bazı tarihi yapılarını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Lübnan Başbakanı Selam daha sonra ikili görüşmeye geçti.</p>

<p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selami-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selami-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="32641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Torun'dan Turnalık Yaylası'nda maden sondaj çalışmalarına karşı çıkan 2 yurttaşın gözaltına alınmasına tepki]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-torundan-turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarina-karsi-cikan-2-yurttasin-gozaltina-alinmasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chpli-torundan-turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarina-karsi-cikan-2-yurttasin-gozaltina-alinmasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında yaklaşık 20 aydır devam eden maden karşıtı mücadelede bugün yeniden gerginlik yaşandı. 2 yurttaş Jandarma tarafından gözaltına alındı. CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, "Doğasına sahip çıkmak isteyen, yaylasına sahip çıkmak isteyen vatandaşlarımız orada yılın 12 ayı faaliyet gösteren ve o doğayı korumaya çalışan, orada hayvancılık yapmaya çalışan insanlara bu yapılan zulümdür" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu'nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında yaklaşık 20 aydır devam eden maden karşıtı mücadelede bugün yeniden gerginlik yaşandı. 2 yurttaş Jandarma tarafından gözaltına alındı. CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, "Doğasına sahip çıkmak isteyen, yaylasına sahip çıkmak isteyen vatandaşlarımız orada yılın 12 ayı faaliyet gösteren ve o doğayı korumaya çalışan, orada hayvancılık yapmaya çalışan insanlara bu yapılan zulümdür" dedi.</p>

<p>Ordu'nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında yaklaşık yirmi aydır devam eden maden karşıtı mücadelede bugün yeniden gerginlik yaşandı 2 yurttaş Jandarma tarafından gözaltına alındı. Daha önce mahkemelerce verilen yürütmeyi durdurma kararlarının, Valiliğin itirazı üzerine kaldırılmasının ardından şirket yeniden sondaj çalışmalarına başladı. Bölge halkı, çalışmalar sırasında orman gülleri ve akgüz zambaklarının yoğun bulunduğu alanların tahrip edildiğini, sondaj faaliyetlerinin yerleşim alanlarına, mezarlıklara ve ortak yaşam alanlarına kadar ulaştığını belirtiyor.</p>

<p>Yaşanan bu gelişmeler üzerine dün, Turnalık Yaylası'nda toplanan vatandaşlar, sondaj makinelerinin alana girişine izin vermedi. KAKÇEV (Korgan-Aybastı-Kabataş Çevre Derneği) yöneticileri de alana gelerek vatandaşlarla birlikte süreci takip etti. Kadınlar, gençler, yaşlılar, engelliler ve mahalle muhtarlarının katıldığı eylem, yapılan açıklamaların ardından olaysız şekilde sona erdi.</p>

<p>Bugün ise firma yetkililerinin yeniden alana gelerek vatandaşın kullandığı su hattını kesip sondaj makinelerini bağlamak istemesi üzerine yeniden gerginlik yaşandı. Yaşanan tartışmanın ardından şirketin su taşıyan tankerlerinin önünü kesen Ali Rıza Şadan ve Sebahattin Dere adlı yurttaşlar Jandarma tarafından gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltıların ardından KAKÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Üçküş, CHP Korgan İlçe Başkanı Turhan Ateş ve CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun karakola giderek gözaltına alınan vatandaşlara destek verdi. Yapılan açıklamalarda göz altıların hukuka aykırı olduğu savunularak, bölge halkının yaşam alanlarını ve doğayı koruma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.</p>

<p><strong>“BU, BURADAKİ İNSANLARA YAPILAN ZULÜMDÜR”</strong></p>

<p>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun karakola giderek gözaltına alınan Ali Rıza Şadan ve Sebahattin Dere hakkında bilgiler aldı ardından açıklama yaptı.</p>

<p>Torun, “Bugün gene maalesef yaylada istenmeyen olaylar oldu. Doğasına sahip çıkmak isteyen, yaylasına sahip çıkmak isteyen vatandaşlarımız orada yılın 12 ayı faaliyet gösteren ve o doğayı korumaya çalışan, orada hayvancılık yapmaya çalışan insanlara bu yapılan zulümdür. Onların yaptığı sadece doğasını korumak. Ama bu maden kartelleri, bu maden firmaları hiçbir şekilde arkalarındaki güce güvenerek buradaki insanları dinlemeden orada faaliyet yapmaya çalışıyorlar. Elbette ki insanımız da doğasına sahip çıkacak. Ama onları, bir şeye itiraz ettiğinde karakola, gözaltına alıyorlar. Ama onlar doğayı tahrip ettiğinde veya farklı zulüm yaptığında hiç kimsenin sesi çıkmıyor.</p>

<p>Artık bu talanı durdurun. Vatandaşımızla kolluk kuvvetlerini, jandarmayı karşı karşıya getirmeyin. Bu, buradaki insanlara yapılan zulümdür. Zannetmeyin ki siz bunları yaptınız, biz duracağız. Oradaki hemşehrilerim duracak, korkacak. Asla, sonuna kadar doğamızı korumak için o mücadeleyi hep beraber vereceğiz. Ben kendilerine 'geçmiş olsun' diyorum. Bu gözaltının da elbette ki yarın hukuki süreci de olacak, takip edeceğiz. Bu sadece bir gözdağı verme olayıdır. Ama bunu yapanlar bilsinler ki sizden asla korkmuyoruz. Ne biz korkuyoruz ne onlar korkuyor. Mücadelemizi de sonuna kadar devam ettireceğiz” dedi.</p>

<p><strong>“DEVLET BİZİ KORUYACAĞI YERDE ŞİRKETİ KORUYOR”</strong></p>

<p>Korgan-Aybastı-Kabataş Çevre Derneği (KAKÇEV) Yönetim Kurulu üyesi Selim Uzan Bakın da şunları söyledi:</p>

<p>"18 aydan beri defalarca mahkemelik olundu. Bunları yürütmeyi durdurma kararı vermemize rağmen tekrar başladılar. Geldiler, tekrar başladılar. Bazı kolluk kuvvetlerini de kullanarak kendi arkalarında bir güç olduğunu hissettirmeye çalıştılar. Aslında böyle bir şey yok. Bu devlet değil; bu madeni çıkaran Kanadalı bir şirket. İliç'te 9 kişinin öldüğü madeni işleten şirketin sahibi, Taş Yapı. Biz, biz bunu defalarca söylüyoruz; bunun devletle bir ilgisi yok. Devlet bunlara müsaade etmiş, 'Gidin arayın' demiş. Bunlar da geliyor. Eğer şirkete biz 'dur' dersek, devlete karşı 'dur' demiş olmayacağız.</p>

<p>Siyanürle çıkarılan bu madenin çıkarıldığı yerde bin yıl boyunca bir daha ot bitmeyecek. Buradan havaya çıkan siyanür, sizin hayvanlarınızın otladığı yere düşecek. İçtiğiniz suya karışacak, içtiğiniz suyla hastalık kapacaksınız, hastalıklar olacak.</p>

<p>Şu anda mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu ön karardı. Keşif ekibi geldi, keşfini yaptı, raporlarını sundu. Ayın 6'sından sonra her an asli mahkeme kararı çıkabilir. Fakat o kadar büyük baskı yapıyorlar ki valiliklere ve başka yerlere, devletin başka kurumlarına kendilerini burada beklettiriyorlar. Buna hakları bile yok. Yani devlet bunları, bizi koruyacak yere bunları koruyor. Neden koruyor biliyor musunuz? Bunlar yalnız olduklarını hissettiriyorlar, devletin belli yerlerine de belli kişilerle baskı yaparak kendilerini burada beklettirmeye çalışıyorlar. Burada size iş vaat ederler, size burada başka şeyler vaat ederler; bunlara inanmayın. Gittikleri yerdeki insanları mağdur etmişler."</p>

<p><strong>“BUNLAR BURALARI TALAN EDİP GİDEN SOYGUNCULAR”</strong></p>

<p>KAKÇEV Başkanı Erdal Üçküş, şu görüşleri dile getirdi:</p>

<p>“Burası bizim toprağımız, burası bizim vatanımız. Burada oturan insanlar; koyun yayan, hayvan yayan, yer eken, burada yaşayan insanlar direnmedikten sonra bizim direnmemizin bir anlamı olmuyor. İşte esas bu şekilde olacak. Hep birlikte, hep birlikte kadınıyla, kızıyla, çocuğuyla direnirsek bu işi başarırız.</p>

<p>Bize diyorlar ki işte 'Devlet maden çıkaracak, zengin olacak'. Yalan arkadaşlar. Bunlar yurt dışı şirketlere satılmış, Türkiye'ye sadece yüzde 1 - yüzde 1.5 verilen, onu da etrafı talan edip, bırakıp giden soyguncular bunlar. Buraları işgal ettirmeyelim bunlara. Hep birlikte çalışalım. Daha gelmeyen vatandaş çok burada; tabii biliyoruz ama yarın onlar da gelecek. Onların evinin önüne geldiği zaman gelmesinin bir anlamı yok. Burada 'dur' diyeceğiz, burada çıkartacağız” dedi.</p>

<p><strong>“ASKER “DUR” DİYOR DURUYORUZ DURMAYACAĞIZ HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaylaya gelmesini ve görmesi durumunda maden çalışmasına izin vermeyeceğini vurgulayan MHP Korgan İlçe Başkanı ve Muhtarlar Derneği Başkanı Yüksel Dere, aylardır yılmadan mücadele ettiklerini belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>"Bir iki noktaya asker geliyor, vatandaşa 'dur' diye duruyor. Durmayacağız. Arazilerden geleceğiz, yaya geleceğiz... Bir adım yerden yaya gelip toplanacağız. Şimdi, halk yanımızda olmazsa bizim de çok yapacağımız bir şey olmuyor. Yani birçoğu diyor ki 'Devlete karşı gelinir mi?'. Biz devlete karşı gelmiyoruz. Bak, Türkiye Anayasası'nın 57. maddesi var. 57. maddesinde 'Yaşadığın çevreyi korumak zorundadır' diyor. Buna bir şirket... Bak, devlet de yanlış karar verebilir.</p>

<p>Şimdi Cumhurbaşkanımız buraya gelse, bu doğayı görse, ben onun da buraya izin vereceğine inanmıyorum yani. O da inanmayacaktır buraya, o da izin vermeyecektir ama diyorlar ki 'Türkiye'de maden aranacak, git Karadeniz'in Terzili Mahallesi'nde, Derinpınar Mahallesi sınırlarında maden varmış, aç.' Ama biz bu doğanın üzerini kullanmıyor muyuz? Biz doğada burada hayvancılık yapmıyor muyuz, koyunculuk yapmıyor muyuz? Buradan büyüklerimize, devlet büyüklerine de sesleniyorum: Buralara sahip çıksınlar. Madenciler gittiği zaman buraya resim çekmeye gelenler, bugün burada olmalı.”</p>

<p><strong>“BU ŞİRKETİ BURADAN SÖKÜP ATACAĞIZ”</strong></p>

<p>KAKÇEV Yönetim Kurulu üyesi Musa Duman, “Bugün bu halkın gösterdiği direniş gerçekten takdire şayan bir direniş. Bu direnişi inşallah Çoban Tepesi'nde, Ada Tepe'de ve Taş Kestiren'de de göreceğiz, bekleyeceğiz. Evet, bir kıvılcım saldınız; bu kıvılcım devam edecek, öyle görüyoruz. Bu madencilere ben geçen gün de gittim, bize belge çıkaramadılar. Belgeleri yok zaten. Süreci biz takip ediyoruz. Yani bunlar birtakım kişileri arkasına almışlar, o şekilde işlerini yürütmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımıza bu iş daha aksetmedi. Zaten Cumhurbaşkanımız da 97 yılında bu Kümbet'e geldi, bu camide namaz kıldığı görüntüler var. İşte bu 'Kümbet Zirvesi' denilen şeyden sonra inşallah Cumhurbaşkanımıza da bunu ileteceğiz. Bu insanları buradan söküp atacağız. Kesinlikle söküp atacağız” dedi </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chpli-torundan-turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarina-karsi-cikan-2-yurttasin-gozaltina-alinmasina-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/chpli-torundan-turnalik-yaylasinda-maden-sondaj-calismalarina-karsi-cikan-2-yurttasin-gozaltina-alinmasina-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="81789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden alınan CHP Aydın İl Başkanı Saatçı: "Bizi görevden alma yetkileri yok"]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gorevden-alinan-chp-aydin-il-baskani-saatci-bizi-gorevden-alma-yetkileri-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gorevden-alinan-chp-aydin-il-baskani-saatci-bizi-gorevden-alma-yetkileri-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla görevden alınan Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, "Kayyum heyetinin bizi görevden alma yetkisi yok. Biz il başkanlarını ancak MYK alabilir. Kayyum heyetinin Parti Meclisi yok, 40'ın altına düşmüştür, yok hükmündedir. Parti Meclisi'nin olmadığı yerde MYK da olmaz. Onun için bizi görevden alma yetkileri yok" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:left"> CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla görevden alınan Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, "Kayyum heyetinin bizi görevden alma yetkisi yok. Biz il başkanlarını ancak MYK alabilir. Kayyum heyetinin Parti Meclisi yok, 40'ın altına düşmüştür, yok hükmündedir. Parti Meclisi'nin olmadığı yerde MYK da olmaz. Onun için bizi görevden alma yetkileri yok" dedi.</p>

<p style="text-align:left">CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla görevden alınmasının ardından açıklamalarda bulundu. Görevden alınmasının kendisi için bir onur olduğunu ifade eden Saatçı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:left">"Bugün Ankara'da yine kayyum MYK'sı toplandı. Bu MYK toplantısında, Aydın İl Başkanı olarak görevden alındığımı söylediler. Bize henüz bir tebligat yapılmadı. Muhtemelen yapılacaktır. Ama Aydın İl Başkanı olarak şunu söyleyebilirim: Kayyum heyetinin bizi görevden alma yetkisi yok. Biz il başkanlarını ancak MYK alabilir. Kayyum heyetinin Parti Meclisi yok, 40'ın altına düşmüştür yok hükmündedir. Parti Meclisi'nin olmadığı yerde MYK da olmaz. Onun için bizi görevden alma yetkileri yok. Tüzüğümüzün emri böyledir. Ama bunlar hak, hukuk dinlemedikleri gibi tüzüğümüzü de ayaklar altına almışlardır. Tüzüğü de dinlemiyorlar, maalesef tüzüğü hiç sayıyorlar. Ama şunu söyleyebiliriz: Biz, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le beraber yol yürüyen ekipleriz. Kayyum tarafından görevden alınmam benim için bir onurdur. Biz sahalarda eksik olmayacağız. Seçilmiş Genel Başkanımızla beraber halkın iktidarını yapmak için var gücümüzle sahada çalışacağız. Halkımızın özlediği bu iktidarı liderimizle beraber halkımıza sağlayacağız. Halkımız da rahat bir nefes alacak. Bunu ne kadar kayyum heyeti engellemeye kaksa da bu halkın iktidarını engelleyemeyecekler. İlk seçimde halkın iktidarını kuracağız. Bu yüzden diyorum ki; biz, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le hareket ediyoruz. Görevden alınmam benim için bir onurdur."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gorevden-alinan-chp-aydin-il-baskani-saatci-bizi-gorevden-alma-yetkileri-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/gorevden-alinan-chp-aydin-il-baskani-saatci-bizi-gorevden-alma-yetkileri-yok.jpg" type="image/jpeg" length="87214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Muğla İl Başkanlığı'na Halil Karahan atandı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/chp-mugla-il-baskanligina-halil-karahan-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/chp-mugla-il-baskanligina-halil-karahan-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Muğla İl Başkanlığı'nda beklenen görev değişikliği gerçekleşti. CHP Genel Merkezi, CHP Muğla İl Başkanlığı'na Halil Karahan'ı atadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> CHP Muğla İl Başkanlığı'nda beklenen görev değişikliği gerçekleşti. CHP Genel Merkezi, CHP Muğla İl Başkanlığı'na Halil Karahan'ı atadı.</p>

<p>CHP Genel Merkezi'nin 30 Haziran 2026’da görevden aldığı 27 il başkanı arasında Muğla İl Başkanı Nail Kızıl da yer almış; Kızıl, partiden kesin ihraç talebiyle YDK’ya sevkedilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) bugünkü toplantısında, görevden alınan İl Başkanı Nail Kızıl'ın yerine eski CHP Bodrum İlçe Başkanı Halil Karahan atandı.</p>

<p>CHP Muğla İl Başkanlığına Halil Karahan'ın atanmasının ardından açıklama yapan Nail Kızıl, "Seçilmiş il başkanımız ve yönetim kurulu görevinin başında! Hodri meydan. Mutlak butlanı da kararlarını da tanımıyoruz!" ifadeleri kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/chp-mugla-il-baskanligina-halil-karahan-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/chp-mugla-il-baskanligina-halil-karahan-atandi.png" type="image/jpeg" length="57583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'ın silah hediyesi gümrükte kaldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/erdoganin-silah-hediyesi-gumrukte-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/erdoganin-silah-hediyesi-gumrukte-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlere hediye ettiği isim işlemeli tabancalar birçok ülkede yasal ve bürokratik süreçleri beraberinde getirdi. Bazı liderler silahları müzelere bağışlama kararı alırken, bazıları büyükelçiliklere, polis kasalarına ya da resmi devlet koleksiyonlarına teslim etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet ve hükümet başkanlarına isimlerinin işlendiği Türk yapımı revolverler ile mühimmat hediye etmesi, zirvenin en çok konuşulan ayrıntılarından biri oldu. Reuters ve Associated Press'in derlediği bilgilere göre birçok ülkede silahların ülkeye sokulması, muhafaza edilmesi ya da sergilenmesi için farklı yöntemler izlendi.</p>

<p><strong>SAVUNMA SANAYİSİNİ TANITMAYI AMAÇLADI</strong></p>

<p>Reuters'ın aktardığına göre Erdoğan, üzerinde liderlerin isimlerinin yer aldığı Türk yapımı Gümüşay .357 Magnum revolverleri, canlı mühimmatla birlikte ahşap kutular içinde hediye etti. Kutularda Türkiye bayrağı, NATO logosu ve silahın Türkiye'de üretilen ilk revolver tipi tabanca olduğunu belirten bir plaket de yer aldı. Reuters, hediyenin Türkiye'nin son yıllarda büyüyen savunma sanayisini tanıtma amacı taşıdığını değerlendirdi.</p>

<p><strong>STARMER TÜRKİYE'DE BIRAKTI</strong></p>

<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz yasaları nedeniyle tabancayı ülkesine götüremedi. Associated Press'e göre silah, etkisiz hale getirilmesi amacıyla Ankara'da bırakıldı. Starmer'a verilen kutuda temizlik kiti ve mühimmat da bulunduğu bildirildi.</p>

<p><strong>BELÇİKA BAŞBAKANI BAGAJINDA FARK ETTİ</strong></p>

<p>Reuters'ın haberine göre Belçika Başbakanı Bart De Wever, ülkesine döndüğünde bagajında tabanca ve mühimmat bulunduğunu fark etti. Silah daha sonra Brüksel Havalimanı polisince muhafaza altına alındı.</p>

<p><strong>KİMİSİ BÜYÜKELÇİLİĞE BIRAKTI</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in tabancası Ankara'daki Alman Büyükelçiliği'ne teslim edildi. Gerekli ithalat işlemlerinin ardından resmi devlet hediyeleri koleksiyonuna alınması planlanıyor. Hollanda ve İsveç de silahları Ankara'daki büyükelçiliklerinde bırakarak yasal işlemlerin tamamlanmasını beklemeyi tercih etti. Hollanda'nın tabancasının daha sonra etkisiz hale getirileceği belirtildi.</p>

<p><strong>MÜZEYE BAĞIŞLAYANLAR DA VAR</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in tabancasını etkisiz hale getirildikten sonra askeri bir müzeye bağışlamayı planladığı aktarıldı. Kanada ise silahı Kraliyet Atlı Polisi'ne (RCMP) teslim ederek ateş edemez hale getirilmesi sürecini başlattı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin tabancası ise Roma'daki Başbakanlık binası Palazzo Chigi'deki resmi devlet hediyeleri koleksiyonuna konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>POLONYA'DA GÜMRÜKTE BEKLİYOR</strong></p>

<p>Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'ye verilen tabancanın ise gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından resmi muhafaza altına alınacağı açıklandı. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, silahın güvenli biçimde saklanacağını belirterek "Elbette kimse bununla ateş etmeyecek" açıklamasını yaptı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/erdoganin-silah-hediyesi-gumrukte-kaldi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/erdogan-in-nato-hediyesi-liderleri-ugrastirdi-kimi-muzeye-bagisladi-kimi-kasaya-kaldirdi.jpg" type="image/jpeg" length="88329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: CAATSA konusunda yakında bir neticeye ulaşacağız]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-caatsa-konusunda-yakinda-bir-neticeye-ulasacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-caatsa-konusunda-yakinda-bir-neticeye-ulasacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA yaptırımları ile F-35 tedarikindeki soruna değinerek, "Bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA yaptırımları ile F-35 tedarikindeki soruna değinerek, "Bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum" dedi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber canlı yayınında Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılan 36. NATO Hükümet ve Devlet Başkanları Zirvesi, güncel gelişmeler ve Türk dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zirve'nin tarihi bir zirve olduğuna dikkat çeken Fidan, birçok krizin ortasındayken, Zirve'de çok ciddi tartışmalar yapıldığını belirtti. Fidan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye tam bu zamanda esas itibarıyla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlikle ve politikamızın ürettiği çıktılarla, esas itibarıyla İttifak'ın hala geçerliliğini koruduğu, transatlantik aktörlerin ortaya koyduğu, her iki taraftaki aktörlerin de ortaya koyduğu görüş ayrılıklarının aslında bir noktada buluşturulabileceği ve NATO'nun başlangıçtaki kuruluş amacı olan, yani ofansif değil, saldırıya yönelik değil, daha çok savunma ve barışı korumaya, refahı ve huzuru artırmaya yönelik rolünün yeniden aslında bir keşfi oldu.</p>

<p>Bu  yapılırken birtakım şeyler var, onu ifade etmek gerekiyor. Birincisi, Amerika'nın haklı olarak şikayet ettiği, NATO'nun uzun yıllardır 'Avrupa ayağının yükünü ben taşıyorum, artık burada bir yeni düzenlemeye gidilmesi lazım. Çünkü Avrupa devletleri gerçekten müreffeh devletler, Avrupa Birliği kendisinin oluşturduğu büyük bir ekonomik düzen alanı var. Ben bunların güvenliğini sağlarken, ben bunların istifade ettiği sosyal güvenlik imkanlarını kendi halkıma sunamazken, burada benim sağladığım güvenlikle böyle bir hayatın yaşanıyor olması bir politik tartışma konusuydu. Şimdi bunu külfet paylaşımı diye esas itibarıyla kavramsallaştırdılar. Bu kabul gördü. Ankara Zirvesi'nde de bu kavram olmaktan çıkıp artık pratikte uygulanır bir politikaya döndü. Bu önemli, en önemli çıktısı aslında, somut çıktısı bu. Külfet paylaşımının konsept olmaktan çıkıp artık uygulamaya dönüşmesi ve bu konuda herhangi bir şekilde tartışmanın artık yapılmaması, o önemliydi."</p>

<p>Fidan, en fazla konuşulan konulardan birinin dayanıklılık olduğunu belirterek, "Ordularınızı hazırlıyorsunuz ama ne kadar süreyle mühimmat olacak? Ne kadar süreyle savunma mekanizmaları olacak? Lojistik ne kadar iyi olacak? Bütün bunların hepsi bir kez daha yaşanan savaşlarda görüldüğü için gündeme geldi ve burada yapılan savunma sanayi ile ilgili hem Forum, Savunma Sanayii Başkanlığımızın da burada çok ciddi emeği var, onun için de onlara ayrıca teşekkür etmek lazım, hem de politik çerçeve gerçekten çok belirleyici oldu" dedi.</p>

<p><strong>"AVRUPA GÜVENLİĞİ KONUSU AB Mİ, TÜRKİYE'NİN DAHİL OLDUĞU DİĞER ÜLKELER TARAFINDAN MI GÖTÜRÜLECEK"</strong></p>

<p>NATO'nun geleceğine bütün NATO üyelerinin beraber karar vermek zorunda olduğuna değinen Fidan, Avrupa güvenliği konusunun uzun zamandır tartışıldığını söyledi. Fidan değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Avrupa güvenliği konusu AB tarafından mı götürülecek, Avrupa'daki Türkiye'nin de dahil olduğu diğer ülkeler tarafından mı götürülecek? Şimdi aslında Macron'un ortaya attığı NATO'yla ilgili cümlelerin de geri planında yatan temel husus, burada Avrupa'da artık AB'nin öncülük etmesi. AB'nin de İngiltere çıktıktan sonra iki önemli gücü kim? Fransa ve Almanya. Almanya ekonomik bir dev söylendiği zaman, Fransa askeri bir dev. Dolayısıyla Fransa'nın aslında öncülük edeceği yeni bir güvenlik alanının olması arzusu veya stratejisini de orada görebiliyoruz.</p>

<p>Ama genel itibarıyla Rusya-Ukrayna savaşı, sebeplerinden bağımsız olarak söylüyorum, askeri stratejistler tarafından gerekli dersler çıkartıldığında şu görüldü. Aslında ittifakın iki kanadının da birbirine gerçekten ihtiyacı var. İlk önce Amerika 'Ben yükü gerçekten paylaştırmak istiyorum' dedi, 'Hepsini taşımak istemiyorum' dedi. Tamam, Avrupalılar bunu üstlerine aldılar, buradan bir maliyet ödeme var. Çünkü siyasiler için zor bir karar. Sosyal hizmetlerden, temel hizmetlerden kesip savunmaya bütçe ayırmak her iktidarın bir noktada sıkıntıya düşeceği alanlardan biri olabilir, özellikle Avrupa'da."</p>

<p>Bakan Fidan, İttifak üyeleri arasında külfet paylaşımının değil, ekosistemin kurulumunun da önemine dikkat çekerek, savunma sanayiyle ilgili bir ekosisteminin belli başlı endüstriyel gücü olan, sanayi gücü olan müttefiklerin katılımıyla yeni bir politika alanına dönüştürülmesi konusunun kendi görüşüne göre eşit derece önemli olduğunu söyledi. Fidan, "Aslında NATO klasik manasıyla bakıldığı zaman insanların zihninde Soğuk Savaş haliyle mücessem olmuş bir durumda ama modern zamanlara geldiğiniz zaman olan şu. Evrilen tehditler karşısında ittifakla üye ülkelerin hem askeri kabiliyetlerini hem savunma sanayine ilişkin diğer kabiliyetlerini bir arada tutabilme yeteneğini nasıl yürütürüz sorusuna aradıkları bir cevap. Bunun da kavramsallaştırılması, isimlendirilmesi 3.0'la oldu. 1.0 biliyorsunuz, Soğuk Savaş dönemiydi. Ondan sonra soğuk savaştan bugüne gelen bir süreç oldu o da 2.0'dı. Şimdi 3.0'a geçiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"KARARLAR İYİ İLERLETİLİRSE OLUMLU ETKİLERİNİ GÖRECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM"</strong></p>

<p>Zirve'de alınan kararlar arasında bulunan 50 milyar dolarlık tedarik anlaşmasına atıfta bulunarak, bunun iyi ilerletilirse olumlu etkilerinin görüleceğini dile getiren Fidan, "Sanayinin en önemli iki tane alanından biri, birincisi tedarik zincirlerinin kesintisiz çalışabilmesi ki, bu tedarik zincirlerine başka ülkelerin sağladığı malzemeler de giriyor. Bunda sıkıntı olmaması lazım. İkincisi, markete erişimde sıkıntının olmaması. Böylesine büyük bir ekosistemde, İttifak'a üye olan ülkeler bir araya geldiğinde, bu anlayışla bir savunma sanayii ekosistemi kurarlarsa hem tedarikte hem pazarda sorun olmaz. Dolayısıyla sanayinin kendi kendini yürütme, idame etme yeterliliği ortaya çıkar. Aksi takdirde sürekli sübvanse edilmesi gerekir. Bu sürekli sübvanse etme de her ülkenin tek başına karşılayabileceği bir durum değil" diye konuştu.</p>

<p>Fidan, bunun çok iyi planlanması gerektiğini vurgulayarak, anlaşmanın bütün müttefikler arasında yapılan sözleşmeler olduğunu belirtti. Fidan, "Buna benzer sözleşmeler savunma sanayimizin geleceği açısından fevkalade önemli. Çünkü Türk savunma sanayine baktığınız zaman bizim için küçük ve orta ölçekli savunma araçları değil, çok yüksek stratejik öneme haiz teknolojiler ve silahlar üzerinde yoğunlaştığını da görüyoruz. Hava savunma sistemleri, füze sistemleri, jet uçakları yeni nesil, ileri nesil, yine insansız hava araçları, sürü dronları ve siber araçlar gibi. Bunların belli bir kolektif çerçevede yapılabilir olması esas itibarıyla maddi külfeti de azaltır ve savunma direncini de yükseltir" değerlendirmesini yaptı. </p>

<p><strong>"KENDİSİ CUMHURBAŞKANIMIZ OLDUĞU İÇİN ZİRVE'YE GELDİ"</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Zirve'ye katılımı, Türkiye'ye yaptığı ziyaret ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin Fidan, şöyle konuştu:</p>

<p>"İlk gün resmi ziyaret oldu 7 Temmuz'da ve yaklaşık altı saat süren bir diyalog vardı ortada, programın tamamında. Gelmeden önce kendisi halka ifade ettiği için bizim artık söylememizde de beis yok, gerçekten Cumhurbaşkanımız olduğu için geldi. Yani onu kendisi söyledi. Bu önemli bir husus. Yani biz çoğu zaman ifade ediyoruz, bazı çevreler bunu anlamamakta ısrar ediyorlar ama Cumhurbaşkanımızın uzun erimli liderliği ve dünya liderleri arasındaki bulunduğu yer, Türkiye'nin imajı bakın neleri beraberinde getiriyor. Bu fevkalade önemli bir şey. Bu derece güçlü bir liderlik artık Türkiye'nin milli bir değeri ve bizim bir uluslararası kabiliyetimiz haline geldi. Şimdi bu Türk diplomasisi için muazzam bir katkı. Trump'ın da bunu ifade ediyor olması aslında bunu bir şekilde perçinliyor.</p>

<p>Bu, Sayın Trump'ın Cumhurbaşkanımıza liderden lidere olan ilişki seviyesinde verdiği önem. Tabii bunun hükümete yansıması var, Amerikan sistemine yansıması var, bize yansıması var. İkili görüşmede her iki lider de Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda ilerletilmesi konusundaki iradeleri yenilediler. Var olan sorunların kaldırılması, çözülmesi alanındaki iradeler de yenilendi. Bizlere bu konuda büyük işler düşüyor bakanlar olarak, uygun çözümler bulmakla alakalı.</p>

<p>Özellikle sanayi alanında iş birliğine ilişkin yeni düşünceler ortaya atıldı. Ticaret alanında neler daha fazla yapılabilir, onlar konuşuldu. Daha da önemlisi, Sayın Trump buradayken bölgemizde bizim için son derece önemli olan sorunları görüşme imkanı oldu. Yani Lübnan meselesi, Filistin meselesi, Suriye meselesi, İran ile yürüyen müzakereler ve kuzeyimizdeki Ukrayna ile ilgili savaş. Bütün bunların hepsinde Türkiye gibi Amerika da başat aktör ve iki liderin bu konuda bir senkronizasyon içerisinde bulunması, bir ortak anlayışla pratik ortaya dökmeleri fevkalade önemli stratejide. Bu görüşmenin bence ikinci önemli ayağı da 'Bölgesel ve uluslararası sorunlarda nerede duruyoruz' meselesine liderlerimizin karşılıklı verdiği cevap oldu ve burada oluşturulan anlayış birliği oldu."</p>

<p><strong>"MÜTTEFİKLER ARASINDA YAPTIRIM OLMASINI İSTEMİYORUZ"</strong></p>

<p>Bakan Fidan, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) ve F-35 konusuna ilişkin, Türkiye'nin beklentisini Trump'ın da ifade ettiğini söyledi. Fidan, baştan beri hiçbir şekilde müttefikler arasında yaptırım olmasını istemediklerini söyleyerek, "Bunlar siyasi veya idari kararlar olmamalı. Teknik olarak firmalar, kurumlar alışverişte anlaşırlar, anlaşamazlar, o başka bir konu. Ama en başta seçilmiş siyasal liderlik ve işte kongre, bizde parlamento, bu konuda engelleyici bir rol oynamamalı müttefikler arasında" dedi.</p>

<p>Türkiye'nin baştan beri liderliğiyle, parlamentosuyla bu fikirde olduğunu hatırlatan Fidan, Türkiye'ye yönelik uygulanan yaptırımlardan bahsetti. Fidan, "Bunları sistemli bir şekilde kaldırmaya yönelik çok ciddi diplomatik çalışmalarımız oldu. Çok şükür bunu daha önce başka vesilelerle de söyledim, Avrupa'da artık bunu bir sorun olmaktan çıkardık. Amerika'da idari kararlarla alınabilecek konular da çok şükür sorun olmaktan çıktı. Ama yasayla bağlanmış bir iki tane konu var. CAATSA bunlardan biri. F-35 ile ilgili konu da bunlardan biri. Şimdi bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda da uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum" diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin dostu olduğu kadar hasmının da sevmeyenin de çok olabildiğini belirten Fidan, "Bazı ülkelerin Amerika nezdinde lobi faaliyetlerinde bulunduğunu da açıkçası görüyoruz. Türkiye'nin bu kadar saygınlık kazandığı, etki ürettiği bir yerde başkaları da farklı şekilde harekete geçiyorlar. Amerikan siyasetinin yine Türkiye'nin önemiyle onlara etki eden negatif manadaki aktörlerin çabası arasında bir ikilem içerisinde kalacağı bir sürece giriyoruz. Bunu yönetmek de diplomasinin işi, zaten bizler de bunun için varız. İnşallah bunu daha ileri bir şekilde çözeceğiz" ifadelerini kullandı. </p>

<p><strong>"F-110 MOTORLARINDA BİR SORUN ÇIKMAMASINI BEKLİYORUZ"</strong></p>

<p>Bakan Fidan Türkiye'nin milli uçağı KAAN'ın motorlarının tedariki için ABD'deki sürece dair, "F-110 motorlarıyla ilgili Kongre'nin yasal bildirim süresi de dün itibarıyla doldu. İnşallah bundan sonra bir sorun çıkmamasını bekliyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"HAFTA SONU İTİBARIYLA ÇÖZÜME ULAŞILABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"</strong></p>

<p>ABD-İran arasında varılan mutabakattaki son duruma ilişkin Fidan, imzalanan mutabakatta genel ifadelerle yazılmış birçok konu ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasının en önemli şartlardan biri olduğunu kaydetti. Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Uygulamada her iki tarafın da farklı anladığını, çünkü ben dün Sayın Arakçi'yle bu konuyu çok uzun konuştum. Kendisi arayıp izah etme ihtiyacı da hissetti. Çünkü çatışmaların yaygınlaşma ihtimali de var. Neden onlar ilk önce birkaç gemiye saldırdılar, sonra Amerikalılar da tabii misilleme yaptılar. Bu giderek bir yaygınlaşma emaresi. Boğaz'daki geçiş regülasyonunun bir şekilde ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Şu anda detaya girmek istemiyorum, yani kendileri ifade ettikleri için, yani kimlerle hangi aktörlerle görüşecekler. Hafta sonu Umman'da bir araya gelecek Ummanlı mevkidaşıyla Sayın Arakçi.</p>

<p>Orada çünkü Boğaz'a baktığınız zaman bir tarafında İran, bir tarafında Umman var. Şimdi İran'ın uluslararası suların kendi hakkı var, 12 mil. Umman tarafının var, bir de arada kalan yaklaşık 20 mile yakın başka bir alan var. Şimdi hangi alan kullanılacak, nasıl kullanılacak, burada bir şey var, farklılık var. Bunun detayına girmek istemiyorum. Buradan hareketle bir taraf kendinden habersiz bir şey yapıldığını düşündü, öbür taraf da 'İran geçişi engelliyor' dedi ve çatışma başladı. Dün itibarıyla yapılan iletişim neticesinde taraflar arasında şu anda bir sessizlik sürecine girildi. Ama bunun şeye bağlanması gerekiyor, tekrar bir ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Hafta sonu itibarıyla ben bir çözüme ulaşılabileceğini düşünüyorum, bu geçişteki anlayış farklılığının izale edilmesi hususunda."</p>

<p><strong>"ALLAH KORUSUN DAHA İLERİ SEVİYELERE TAŞINMA DURUMU VAR"</strong></p>

<p>Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda kesintisiz çalıştıklarını söyleyerek, "Hiç dikkatimizden kaçırmadığımız konulardan biri. Bizi çok yakından ilgilendiriyor, direkt etkiliyor. Karadeniz'in güvenliği, seyrüsefer emniyeti sadece milli güvenlik, fiziki güvenlik ile ilgili değil, yani ticaretin direkt etkilendiğini görüyoruz. Giderek şu anda daha artan şiddetle ticari gemilere saldırılar var. Çünkü tam da korktuğumuz oluyor, baştan beri uyardığımız konular, giderek savaş yaygınlaşıyor. Bölgesel olarak yaygınlaşıyor, hedef olarak yaygınlaşıyor, yöntem olarak yaygınlaşıyor. Allah korusun daha ileri seviyelere taşınma durumu var" dedi.</p>

<p><strong>"YAKIN ZAMANDA UKRAYNA'YA DA GİDECEĞİM"</strong></p>

<p>Geçen aykı Rusya ziyaretinden bahseden Fidan, "Yakın zamanda inşallah Cumhurbaşkanımız tekrar Ukrayna konusunda bizi görevlendirdi, Ukrayna'ya da gideceğim. Aynı türden görüşmeleri Ukraynalı muhataplarımızla da yapacağım. Bunu biz yaptığımız zaman aslında şimdi şöyle bir şey var, şimdi Avrupalılar savaşın bir tarafı, ama Ruslarla görüşmüyorlar, Ruslar bir taraf, ama Avrupalılarla görüşmüyorlar. Tabii iletişim kanalları var, ama şimdi bu kadar hayati bir savaşta insanlar mümkün olduğunca fazla kanaldan fazla bilgi alıp kararlarını kesinleştirmek istiyorlar. Tek bir kanala, tek bir ifadeye veya tek taraflı kendi yaptıkları istihbari analizlere bağlı kalmak istemiyorlar" ifadelerini kullandı. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bakan-fidan-caatsa-konusunda-yakinda-bir-neticeye-ulasacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/07/agency/anka/bakan-fidan-caatsa-konusunda-yakinda-bir-neticeye-ulasacagiz.jpeg" type="image/jpeg" length="76210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeffrey Epstein adasındaki fuhuş odaları ilk kez görüntülendi! Küçük çocukları tuzağa düşürmüş...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken ölü bulunan Jeffrey Epstein'e yönelik tartışmalar devam ederken, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin yeni fotoğraflar ilk kez yayınlandı. Jakuzili odalar ve muayene odası dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/jeffrey-epstein-adasindaki-fuhus-odalari-ilk-kez-goruntulendi-kucuk-cocuklari-tuzaga-dusurmus</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/jeffrey-epstein.jpg" type="image/jpeg" length="83288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Günal Atölyesi’nden “Ağaçlar Gibi Konuşmak” Sergisi'nde son bir hafta...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Galeri, “Ağaçlar Gibi Konuşmak” başlıklı grup sergisiyle Neşet Günal Atölyesi’nden yetişen farklı kuşaklardaki sanatçıları aynı çatı altında buluşturdu. İşte göz alıcı sergiden çarpıcı fotoğraflar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/neset-gunal-atolyesinden-agaclar-gibi-konusmak-sergisinde-son-bir-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/11/p18.jpg" type="image/jpeg" length="74281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'in haremi ifşa oldu! 17 yaşındaki mankenle...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus gazeteci Roman Badanin, ülkesinden kaçtıktan sonra Putin rejiminin en büyük tabularından biri olan haremini ifşa etti. Putin'in metresleriyle yaşadığı gizli hayatı ortalığa saçıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/putinin-haremi-ifsa-oldu-17-yasindaki-mankenle</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="89411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da polise şoke eden tehdit: Babam savcı, sıkarım size]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da polis ekipleri tarafından durdurulan bir aracın alkollü sürücüsü ile yanındaki kadın, polislere tehditler yağdırdı. Kadın, polislere "Sıkacağım size! Benim babam savcı!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/aksarayda-polise-soke-eden-tehdit-babam-savci-sikarim-size</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/10/aksaray.jpg" type="image/jpeg" length="56959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında 'yükselme' işaretleri... Uzman isimden kritik değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftanın ilk gününde vatandaşlar altın fiyatlarını merak etti. Peki, gram, çeyrek, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu? İşte 18 Ağustos 2025 Pazartesi altın fiyatları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/altinda-yukselme-isaretleri-uzman-isimden-kritik-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/altin-1.png" type="image/jpeg" length="31682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gece boyu yandı! Felaketin boyutu gündüz ortaya çıktı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayıp Osmangazi'deki Avdancık köyünü de tehdit eden orman yangınında felaketin boyutu günün ağarmasıyla gözler önüne serildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/gece-boyu-yandi-felaketin-boyutu-gunduz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/bursa-yangin-iha-2384285.jpg" type="image/jpeg" length="71060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da bildiriyi okuyan TRT spikeri mesleği bıraktı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminde TRT’de silah zoru ile 'bildiri okutulan spiker Tijen Karaş mesleği bıraktı. Karaş'ın yeni işi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzda-bildiriyi-okuyan-trt-spikeri-meslegi-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/c1-3.jpg" type="image/jpeg" length="14034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un çarpıcı görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016'da yapılan darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı 22 Temmuz 2016'da Kısıklı'daki Millet Parkı'nda toplanan vatandaşlar, ellerindeki meşalelerle Boğaziçi Köprüsü'ne gelmişti. O gece halk, darbeye dur demişti. O geceye ilişkin çarpıcı fotoğraflar yaşananları bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/foto-galeri/15-temmuzun-carpici-goruntuleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/4.jpg" type="image/jpeg" length="21497"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
