<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 08:49:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK’dan yeni adım: 72 ilaç geri ödeme listesine alındı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sgkdan-yeni-adim-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sgkdan-yeni-adim-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu, kanser, diyabet, MS, kolesterol ve ITP tedavisinde kullanılan 72 ilacı geri ödeme kapsamına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kanser, diyabet, MS, kolesterol ve ITP tedavisinde 69'u yerli üretim 72 ilacı daha geri ödeme listesine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan sosyal medya hesabından 69'u yerli üretim olmak üzere 72 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını paylaştı.</p>

<p>Bakan Işıkhan açıklamasında, "Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırıyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla geri ödeme listemizin kapsamını genişlettik." dedi.</p>

<p>Geri ödeme listesine dahil edilen ilaç gruplarından bazıları şu şekilde:</p>

<p>-6 adet kanser ilacı<br />
-6 adet kronik immün trombositopenik purpura (ITP) ilacı<br />
-6 adet diyabet ilacı<br />
-5 adet kolesterol ilacı<br />
-3 adet multiple skleroz (MS) ilacı.<br />
 </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sgkdan-yeni-adim-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/ilac142124.jpg" type="image/jpeg" length="89387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[36 ilaç geri ödeme kapsamına alındı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/36-ilac-geri-odeme-kapsamina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/36-ilac-geri-odeme-kapsamina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, diyabet, hemofili, enfeksiyon hastalıkları, alerji aşıları ve kan ürünleri başta olmak üzere toplam 36 ilacın geri ödeme kapsamına alındığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, diyabet, hemofili, enfeksiyon hastalıkları, alerji aşıları ve kan ürünleri başta olmak üzere 36 ilacın geri ödeme kapsamına alındığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p>

<p>"Diyabet, hemofili, enfeksiyon hastalıkları, alerji aşıları ve kan ürünleri başta olmak üzere 27'si yerli olarak üretilen toplam 36 ilaç daha geri ödeme kapsamına alındı. Vatandaşlarımızın en güncel tedavilere erişimini güçlendirmeye, sağlıkta yerli üretimi desteklemeye kararlılıkla devam ediyoruz. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/36-ilac-geri-odeme-kapsamina-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/08/ilac-1.jpg" type="image/jpeg" length="76829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni dalga: Vakalar yeniden yükselişe geçti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/yeni-dalga-vakalar-yeniden-yukselise-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/yeni-dalga-vakalar-yeniden-yukselise-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Özge Yurtseven, kış mevsimi sona erse de influenza virüsünün etkisini sürdürdüğünü belirterek özellikle çocuklarda ateş düşürücülere rağmen devam eden yüksek ateşe karşı aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsimi bitse de viral hastalıklar etkisini sürdürmeye devam ediyor. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Özge Yurtseven, soğuk günlerde artış gösteren influenza virüsüne karşı vatandaşları uyardı.</p>

<p>Halk arasında "domuz gribi" olarak bilinen enfeksiyonun özellikle yılın son aylarında pik yaptığını belirten Dr. Özge Yurtseven, yüksek ve dirençli ateşe dikkat çekti. </p>

<p>İnfluenzanın diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarından farklı seyrettiğini vurgulayan Yurtseven, "Bu virüste ateş düşürücülere rağmen uzun süre yüksek seyreden bir ateş görülebilir. Çocuğun ateşi düşürücüye yanıt vermiyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın belirtilerine değinen Özge Yurtseven, şöyle konuştu:</p>

<p>"İnfluenza virüsü, halk arasında domuz gribi olarak bilinir. Diğer hastalıklardan farklı dirençli ateş ile/kas vücut ağrısıdır. Dirençli ateş dediğimiz konu ise çocukların ateşi olduğunda normalde ateş düşürücüye yanıt veriliyor. Ateş düşürücü verip ateşin düşmesini bekliyorlar.</p>

<p>İnfluenza virüsünde ise ateş uzun süre yüksek kalıyor. Çocuğun ateş düşürücüye yanıt vermeyen bir ateşi olduğunda mutlaka bir doktora görülmesi gerekiyor. Ateş ve kas ağrısı dışında daha küçük çocuklarda huzursuzlukla kendini gösterebilir. Bunun dışında öksürük, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, ishal veya kusma olabilir. Ateşler 5 günden uzun sürebilir" dedi.</p>

<p><strong>"MUTLAKA AŞI YAPTIRILMALI"</strong></p>

<p>Aşı yaptırılmasının faydalı olacağını dile getiren Dr. Özge Yurtseven, "Domuz gribi olarak bilinen influenza virüsü ülkemizde hali hazırda hep olan bir virüstür. Kış aylarında pik yapar. Bu yüzden bizim için önemlidir. Domuz gribinden kurtulmanın en önemli yolu grip aşısıdır.</p>

<p>Çocuklarda özellikle grip aşısı yapılmasını öneriyorum. İdeal zamanı eylül-ekim ayında yapmaktır ama her zaman da yaptırılabilir. 6 aydan büyük çocuklarda özellikle astım, alerjik bünyesi olan, kronik kalp veya kronik hastalığı olan çocuklara aşıyı öneriyoruz. Çocuk, 6 ay-9 yaş arasında ilk defa aşılanacaksa birer ay ara ile iki doz aşı yapılması lazım" ifadelerini kullandı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/yeni-dalga-vakalar-yeniden-yukselise-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/4214211241-2.jpg" type="image/jpeg" length="85044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid vakalarında korkutan artış! Kimse farkında değil...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/covid-vakalarinda-korkutan-artis-kimse-farkinda-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/covid-vakalarinda-korkutan-artis-kimse-farkinda-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların bir soğuk bir sıcak gitmesi, hastalıkları artırdı. Uzmanlar Covid'in de hala aktif şekilde enfekte ettiğini belirterek çoğu kişi kişinin Covid'e yakalandığının farkında olmadığını dile getirdi. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni tip koronavirüs vakaları tamamen ortadan kalkmış değil. Uzmanlara göre test yapılmaması nedeniyle birçok kişi hastalığa yakalandığını fark etmeden enfeksiyonu geçirebiliyor. Özellikle risk grupları için virüsün halen ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<p><strong>COVİD-19 TOPLUMDA VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR</strong></p>

<p>COVID-19, uzmanlara göre toplumda dolaşımını sürdürüyor ve yeni enfeksiyonlara yol açmaya devam ediyor. Sağlıklı bireylerde çoğu zaman hafif belirtilerle atlatılan hastalık, özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler ve kronik hastalığı bulunanlarda ağır seyredebilme riski taşıyor.</p>

<p>Test yaptırmayan veya belirtileri hafif geçiren birçok kişi hastalığı fark etmeden geçirebildiği için virüsün yayılımının devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KALABALIK VE KAPALI ORTAMLAR RİSK OLUŞTURUYOR</strong></p>

<p>Uzmanlar, özellikle toplu taşıma araçları ve kalabalık kapalı alanların virüsün yayılması açısından risk oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekiyor. Hastalığı hafif geçiren bireyler günlük yaşamlarına devam ettiği için virüsün farkında olmadan aile bireylerine taşınabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durumun özellikle ev ortamında yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi risk oluşturduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>HASTANEYE YATIŞLARDA RİSK GRUBU ÖNE ÇIKIYOR</strong></p>

<p>Sağlık uzmanlarının paylaştığı bilgilere göre hastanelerde tedavi altına alınan Covid-19 hastalarının önemli bir kısmını 65 yaş üzerindeki bireyler ile kronik hastalığı bulunan kişiler oluşturuyor. Bu gruptaki hastalarda enfeksiyonun daha ağır seyredebildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>UZMANLARDAN BAYRAM ZİYARETLERİ İÇİN UYARI</strong></p>

<p>NTV'de yer alan habere göre; Göğüs Hastalıkları Uzmanı Ergün Tozkoparan, virüsün artık toplumda kalıcı hale geldiğine dikkat çekerek risk grubundaki kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tozkoparan, özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, kemoterapi tedavisi gören hastalar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ve hamilelerin enfekte kişilerle temastan kaçınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Covid-19’un bazı hastalarda ciddi solunum sorunlarına yol açabildiğini ifade eden Tozkoparan, hastalığın kronik hastalığı bulunan kişilerde solunum yetmezliği gelişmesine, hastane yatışı ve hatta yoğun bakım ihtiyacına neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/covid-vakalarinda-korkutan-artis-kimse-farkinda-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/koronavirus-1.jpg" type="image/jpeg" length="77373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günde 8 paket sigaraya bedel! Sinir sistemi ve kemik sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gunde-8-paket-sigaraya-bedel-sinir-sistemi-ve-kemik-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gunde-8-paket-sigaraya-bedel-sinir-sistemi-ve-kemik-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İdris Altun, halk arasında "Maraş otu" olarak bilinen ürünün sinir sistemi üzerinde ciddi tahribata yol açabileceğini söyleyerek, "Yüksek nikotin içeriği nedeniyle kullanan kişide günde 8 paket sigara içmiş kadar etki görülür" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta halk arasında "Maraş otu" olarak bilinen ürünün sağlığa zararları dikkat çekiyor. Prof. Dr. İdris Altun, Kahramanmaraş'ta yaygın olarak kullanılan "Maraş otu"na ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Nikotinin vücuda doğrudan alındığını belirten Altun, bu nedenle söz konusu ürünün etkilerinin sigaradan çok farklı olmadığını söyledi.</p>

<p><strong>DUDAK VE DİL KANSERİ RİSKİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nikotin nedeniyle sigaranın yol açtığı zararlara benzer, bazı durumlarda ise daha ağır sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade eden Altun, "Akciğerlerde kirlenmeler, damar yapısında bozulma ve solunum yollarında daralma gibi durumlar olabilir. Özellikle çene sinir duyusunu etkileyerek duyunun azalmasına yol açabilir. Dudağın altına yerleştirildiğinden bu durum çene bölgesindeki sinirleri etkileyebilir ve his kaybına yol açabilir. Uygulama bölgesinde enfeksiyon ve tümör oluşumları da görülebilir" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Altun, "Bağımlılık potansiyeli oldukça yüksektir. Sigara gibi etkileri vardır. İnsanda ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Sigaradan ayıran en büyük özelliği ise dudak kanseri, dil kanseri gibi sorunlara neden olmaktadır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"8 PAKET SİGARA İÇMİŞ KADAR ETKİ GÖRÜLEBİLİR"</strong></p>

<p>"Maraş otu" ya da "deli tütünü" olarak bilinen ürünün genellikle kavak ağacının külü ile hazırlandığını aktaran Altun, bu nedenle nikotin oranının oldukça yüksek olduğunu söyleyerek, "Yüksek nikotin içeriği nedeniyle kullanan kişide günde 8 paket sigara içmiş kadar etki görülür" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Altun, otun iskelet sistemi üzerindeki etkilerine de değinerek, özellikle bel ve omurga bölgesinde, omurlar arasındaki disk yapılarında hasara yol açabileceğini, bunun da ciddi bel ağrıları, eklem problemleri ile diz ve dirsek rahatsızlıklarına neden olabileceğini kaydetti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gunde-8-paket-sigaraya-bedel-sinir-sistemi-ve-kemik-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/03/maras-otu1412.jpg" type="image/jpeg" length="11712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 milyon kişiye SMS gönderildi! Bakanlıktan yeni adım]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/10-milyon-kisiye-sms-gonderildi-bakanliktan-yeni-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/10-milyon-kisiye-sms-gonderildi-bakanliktan-yeni-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, obezite ile mücadelede yeni bir adım atıyor. Sağlık Bakanlığınca, aile hekimliği sisteminde "fazla kilolu" veya "obez" olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon vatandaşa kısa mesajla ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet gönderildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından, obezite ile mücadele kapsamında aile hekimliği sisteminde fazla kilolu veya obez olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon vatandaşa kısa mesajla ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet gönderildi.</p>

<p>Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, obezitenin Türkiye'de en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirtti. Demirkol, Türkiye'de fazla kilolu ve obez oranının toplamda yüzde 66 olarak tespit edildiğini anlatarak, "Her 3 vatandaşımızdan 2'si olması gerektiği kilonun üzerinde." bilgisini verdi.</p>

<p>Obeziteyi etkileyen en önemli nedenlerin başında, hareketsiz yaşamın geldiğine dikkati çeken Demirkol, hazır paketli ve dondurulmuş gıdaların tüketilmesinin, geç saatte yenilen yemeklerin de obezite ve fazla kiloya neden olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>"HER 4 KİŞİDEN 1'İ OBEZ"</strong></p>

<p>Demirkol, obezitenin kalp damar hastalıkları başta olmak üzere kanser dahil birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirerek, "Ülkemizde de kronik hastalıklar diyabet, tansiyon ve kanserlerin görülmesinde obezite çok önemli sebepler arasında yerini almış durumunda. Her 4 vatandaşımızdan 1'i de obez." dedi.</p>

<p>"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyasıyla vatandaşların yoğun olduğu alanlarda boy ve kilo ölçümleri yapılarak bu konuda büyük bir farkındalık oluşturulduğunu dile getiren Demirkol, vatandaşların en yakın sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ve ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerinden yararlandırıldığını söyledi.</p>

<p>Sağlıklı hayat merkezlerine daha önce aile hekimlerince yönlendirme yapıldığını hatırlatan Demirkol, "Artık vatandaşlarımız da kendileri randevu alıp direkt başvurabiliyorlar. Hastanelerimizle obezite konusunda entegrasyon yaptık. Oradaki hekimlerimiz de sağlıklı hayat merkezlerine gönderebiliyorlar. Türkiye'de şu anda 350'ye yaklaşan sağlıklı hayat merkezimiz var. Hepsinde diyetisyen ve fizyoterapistimiz bulunuyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>10 MİLYON VATANDAŞA SMS GÖNDERİLDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile hekimlerinin geçen yıl içerisinde kayıtlı nüfusları üzerinde çok geniş bir tarama yaptığını anlatan Demirkol, taramalarda yaklaşık 6,5 milyon kişiye obezite ve fazla kilo tanısı konulduğunu bildirdi.</p>

<p>Demirkol, aile hekimliklerinde tahlillerini yaptıranların sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ancak yeterli başvurunun yapılmadığını tespit ettiklerini belirterek, "Bu sebeple de sistemimizde geçmiş yıldan da kayıtlı 10 milyon fazla kilolu vatandaşımıza SMS attık. Böylelikle onları, sağlıklı hayat merkezlerine diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerini ücretsiz almak üzere davet ettik." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Sağlıklı hayat merkezinde önemli bir yoğunluğun yaşanmaya başlandığını dile getiren Demirkol, "Ramazan ayındayız, kilo konusundaki hassasiyetler biraz daha üst seviyeye çıkar. Bunu da fırsat bilerek tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde bu SMS'lerle beraber bir yoğunluk başlamış oldu." dedi.</p>

<p><strong>KAYITLI VATANDAŞLARA DOĞRUDAN DAVET</strong></p>

<p>Demirkol, obeziteyle mücadelede "uçtan uca takip" sistemini oluşturduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aile hekimlerimiz tarafından takip edilen yaklaşık 10 milyonun üzerinde fazla kilolu vatandaşımız var. Kayıtlı olan vatandaşlarımızı ilçe sağlık müdürlüklerimizin de liste halinde önüne düşürüyoruz. Böylelikle ilçe sağlık müdürlüğündeki obezite ile mücadele ekiplerimiz ve hekimlerimiz obezitede kayıt almış ve bununla ilgili tanı almış fazla kilolu vatandaşlarımızdan sağlıklı hayat merkezine gitmeyenleri arayarak bu farkındalıkları artırmaya çalışıyoruz. Onları aile hekimliğimize ve sağlıklı hayat merkezine davet ediyorlar. Bunun bir halk sağlığı problemi olduğunu, başta kalp damar sağlığı hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıklara sebep olacağını ifade ederek en yakın sağlıklı hayat merkezine davet ettikleri bir sistem geliştiriyoruz. Biz sadece vatandaşlarımızdan kilo vermelerini değil sağlıklı kilo vermelerini istiyoruz. Bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz."<br />
 </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/10-milyon-kisiye-sms-gonderildi-bakanliktan-yeni-adim</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/09/sms-dolandirici.jpg" type="image/jpeg" length="39365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TikTok ve Instagram’da tehlikeli akım: Zehirlenme riski var]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tiktok-ve-instagramda-tehlikeli-akim-zehirlenme-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tiktok-ve-instagramda-tehlikeli-akim-zehirlenme-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışında başlayan ‘virüs üretme’ akımı, Türkiye’deki bazı okullara da sıçradı; öğrenciler şişe ve kaplara dışkı, çöp, yemek artıkları gibi maddeler koyarak ‘mikrop’ üretmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışında ortaya çıkan 'virüs üretme' akımı, Türkiye'deki okullara da sıçradı. Tehlikeli akımda, öğrencilerin sınıfta şişe ve kapların içine dışkı, çöp, yemek artıkları gibi maddeler atarak, 'mikrop' ürettikleri görüldü. Akşam'dan Ayşenur Dülger'in haberine göre sosyal medyada yayılan ve yurt dışında ortaya çıktıktan sonra kısa sürede farklı ülkelere sıçrayan "virüs üretme" akımı, Türkiye'de de öğrenciler arasında yayılmaya başladı.</p>

<p>TikTok ve Instagram'da açılan "Covid-20 yapıyoruz", "virüs üretiyoruz" gibi isimler taşıyan hesaplarda, videoların seri halinde paylaşıldığı görüldü. "Gün 1, gün 2" veya "part 10, part 18" gibi başlıklarla yayımlanan içeriklerde öğrenciler, şişelerin içine farklı maddeler atarak karışımı hijyen açısından daha riskli hale getirmek için birbiriyle yarıştı.</p>

<p>Görüntülerde süt, yağ, çürümüş yemek artıkları, boya, sigara izmariti, balgam, örümcek ağı ve hayvan dışkısı ve hatta idrarlaı gibi maddelerin şişelere eklenmedi dikkat çekti. Ayrıca öğrencilerin bu işlemleri gülerek yaptığı, herhangi bir tiksinme ya da çekinme göstermeden tehlikeli akımı eğlenceye dönüştürdüğü görüldü.</p>

<p>Milyonlarca izlenen videolarda öğrencilerin, sosyal medyadaki takipçilerinden gelen önerilere göre şişelere yeni maddeler eklemesi ise dikkat çekti. Yorumlarda "Covid-19 geri döndü", "Birine içirince ne olur?", "Okul çıkışı her yere yay" gibi ifadeler yer aldı.</p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, "Temas eden kişilerde kusma, ishal, ateş ve ciddi bağırsak enfeksiyonları görülebilir. Bu tür karışımların içirilmesi veya temas ettirilmesi zehirlenmeye kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukat Türkan Kara, akımların hukuken ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Bir çocuğun arkadaşının içeceğine zararlı madde katması kasten yaralamaya girer ve kalıcı hasar oluşursa 12 yıla kadar ceza öngörülebilir. 12–18 yaş grubunda indirim uygulanabilse de adli sicil kaydı geleceklerini etkileyebilir" dedi.<br />
 </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tiktok-ve-instagramda-tehlikeli-akim-zehirlenme-riski-var</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/421241212.jpg" type="image/jpeg" length="75567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmeyen öksürüğe dikkat! 4 kere ameliyat oldu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gecmeyen-oksuruge-dikkat-4-kere-ameliyat-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gecmeyen-oksuruge-dikkat-4-kere-ameliyat-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmeyen öksürüğü nedeniyle doktora giden Mahir Alagöz'e yapılan detaylı tetkikler sonrası dünya genelinde 35 binde bir görüldüğü belirtilen multiple endokrin neoplazi tip 2 tanısı konuldu ve 4 ameliyat geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Multiple endokrin neoplazi tip 2 (MEN2), endokrin sistemde özellikle tiroit, paratiroit bezlerinde tümör oluşma ihtimalini artıran kalıtsal bir rahatsızlık olarak ifade ediliyor.</p>

<p>Yüksek tansiyon, kilo kaybı, halsizlik veya yorgunluk, kemik kırılganlığı gibi belirtilerle kimi zaman kendini gösteren hastalık Iğdır'da yaşayan 30 yaşındaki Mahir Alagöz'de de tespit edildi.</p>

<p>Uzun süre geçmeyen öksürüğü nedeniyle doktorlara gittiğini söyleyen, zaman zaman tansiyon problemi yaşayan Alagöz'e detaylı tetkikler yapıldı. Tetkiklerde kalsiyum değeri yüksek bulunurken taramalarında paratiroidde nodül, böbreküstü bezinde kalınlaşma, sağ akciğerinde yaygın büyük hava kistleri dışında sağ akciğer alt lobunu uzun süredir kapalı tutan bir tümör tespit edilerek MEN2 hastalığı bulunduğu belirlendi.</p>

<p><strong>MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM</strong></p>

<p>Alagöz'ün tedavisi İstanbul Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi'nde multidisipliner bir yaklaşımla planlandı.</p>

<p>Gerçekleştirilen konseylerin ardından hastanın önce genel cerrahi ekibi tarafından paratiroit ve eş zamanlı olarak kalınlaşma bulunan böbrek üstü bezi çıkarıldı. Ardından göğüs cerrahisi ekibi sağ akciğerdeki hem hava kistlerini temizledi hem de tespit edilen tümörü çıkardı.</p>

<p>Bir süre sonra ise hasta, böbrek taşı nedeniyle ameliyat edildi. Hastanın tedavileri başarıyla gerçekleştirilirken kontrolleri süren Alagöz, yaşadığı zorlu süreci anlattı. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir ise hastalarının durumu ve hastalığa ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>"AŞIRI DERECEDE ÖKSÜRÜYORDUM"</strong></p>

<p>Hastalığına ilişkin konuşan 30 yaşındaki Mahir Alagöz, "Yaklaşık 2-3 senedir öksürük rahatsızlığım vardı, hiç durmuyordu, akşamları tekrarlıyordu. Hem tiroit hem böbrek bezinden, akciğerimden toplam 4 ameliyat geçirdim. Şu an çok şükür iyiyim, herhangi bir problemim yok. Öksürükten ve nefes darlığından şikayetçi olduğum için geldim. İlk akciğer ameliyatından çok korktum. Çok öksürük oluyordu, hava soğuk olduğunda aşırı derecede öksürüyordum. Neredeyse nefes alamıyordum, konuşamıyordum. Su içiyordum, geçmiyordu, havanın soğuması benim için kabus gibi bir şeydi, soğumasını istemezdim. Normalde dışarıda çalışan insanlarız. Öksürük şikayetinden dolayı bilerek Bodrum, Muğla tarafına, neresi sıcaksa oraya gitmeye çalışırdım. İmkanım olsa tüm dünyaya bu sağlık çalışanlarımızın emeğini duyurabilmek isterim, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p><strong>"İLK ŞİKAYET; TEKRARLAYAN ÖKSÜRÜK ATAKLARI"</strong></p>

<p>Hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir, "İlk şikayet; geçmeyen, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonuyla birlikte tekrarlayan öksürük atakları, birkaç kere doktora gidiyor. Öksürük atakları da hava yolu içerisindeki tümöre bağlı. Sonrasında sendroma bağlı hipertansiyon gelişiyor. Geçmeyen şikayetler önemlidir, daha ayrıntılı tetkik gerektirir. Öksürük, sendrom nedeniyle endobronşiyal dediğimiz hava yolu içerisinde gelişen tümörün yaptığı iritasyona bağlı bir durum. Bir şikayet 2 haftadan uzun sürüyorsa ve tedaviye yanıt vermiyorsa mutlaka ileri bir tahlil yapılması gerekir. Bunun için tekrar kontrole gelmeleri gerekir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"DÜNYADA 35 BİNDE BİR GÖRÜLEN BİR HASTALIK MEN2 SENDROMU"</strong></p>

<p>Tedavi sürecine yönelik bilgi veren Prof. Dr. Atinkaya Baytemir, "Endokrin ve diğer bölümlerle yaklaşık 3,5 aylık multidisipliner bir sürecimiz oldu. Çok titiz, özenli, aşama aşama hastada tedavi ve tetkik sürecini geçirdik. Hastadaki asıl problem; MEN dediğimiz genetik geçişli, ailesel bir sendrom olması. Hastamızın akciğerinde sadece alt parçadaki tümör değil bir de üst parçada çok büyük dev hava kisti dediğimiz kistleri mevcuttu. 30 yaşında bir erkek hasta, sağ akciğerin nerdeyse 4-5'te bir alana sahipti. Sağ akciğerdeki bu lezyonun olduğu hava yolunda sadece tümörlü alanı çıkardık, çıkardıktan sonra akciğerin cevabı da çok güzel oldu, açıldı. Hasta önemli bir akciğer kaybına uğramadı. Sigara kullanıyor, bırakmasını tavsiye ettik. Dünyada 35 binde bir görülen bir hastalık MEN2 Sendromu diye geçiyor, çok nadir bir hastalık. Multidisipliner yaklaşılması çok önemli. Son derece ender bir sendrom. Ömür boyu takip edilecek, kötü huylu bir tümör çıkmadı. Çıkan bütün lezyonlar iyi huylu. Hastamızın sağlıklı bir yaşam sürdürmesini bekliyoruz. 15 ila 30 yaş arasında genellikle semptomlar görülmeye başlıyor. Hasta önemsemezse tansiyon şikayeti, kan tükürme, sigara içmeye devam eder ama bununla ilgili bir kontrole gelmezse atlanabilir" dedi.</p>

<p><strong>"AYNI SEANSTA 2 AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLDUK"</strong></p>

<p>"Akciğerinde bir kitle saptanmasıyla göğüs cerrahisi kliniğimize başvuruyor" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir ise, "Ameliyata hazırlanırken hipertansiyon ve kalsiyum yüksekliği saptanması üzerine öncelikle bunların araştırılması gerekiyor. Araştırılırken de kalsiyum bezlerinin bir tanesinde büyüme, sağ tarafta böbrek üstü bezinde de bir kitle saptanıyor. Önce tansiyon, daha sonra kalsiyum değerini normale çekmeye çalıştık. Çok kompleks, nadir görülen, bir arada bulunan hastalıklar. Endokrin sistemin neredeyse bütün organlarını tutabilen tümörler oluşabiliyor. Paratiroit bezindeki kitleyi minimal invaziv yaklaşımla küçük bir kesiden odaklanmış cerrahi dediğimiz bir yöntemiyle gerçekleştirdik. Aynı seansta bu 2 ameliyatı gerçekleştirmiş olduk" ,ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ÇOKLU ENDOKRİN ORGAN TUTULUMLARIYLA SEYREDEN, TÜMÖRLERDEN OLUŞAN BİR SENDROM"</strong></p>

<p>Hastanın sendromuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Özemir, "Aynı anda bütün kalsiyum bezleri veya her iki böbrek üstü bezi de tutulum yapabilir. Bundan sonraki takiplerini de sıkı bir şekilde yapmamız gerekiyor. Bu sendrom multiple endokrin neoplazi dediğimiz çoklu endokrin organ tutulumlarıyla seyreden, tümörlerden oluşan bir sendrom. Sendromlar genellikle genç yaş hastaları tutuyor, bu da o şekilde. Hastalık ilerledikçe bütün metabolizmayı bozuyor. Yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, ani kalp durmasına kadar problemlere yol açabiliyor, yine kemiklerde aşırı erime ve spontane kemik kırıklarına aynı zamanda böbreklerde taş oluşumuna sebep olabiliyor. Hastamızda da bu ameliyatlar arasında böbrek taşı problemleri nedeniyle ekstra işlemler de yapmak zorunda kaldık. Genç yaş hastalarda oluşan hipertansiyon, dirençli hipertansiyonlarda mutlaka bunların araştırılması, böbrek üstü bezlerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Şikayetlerimize kulak vermemizde fayda var" dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gecmeyen-oksuruge-dikkat-4-kere-ameliyat-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/oksuruk4214.jpg" type="image/jpeg" length="83361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk sahur öncesi dikkat! Uzmanından, Ramazan'da sağlıklı beslenme önerileri]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ilk-sahur-oncesi-dikkat-uzmanindan-ramazanda-saglikli-beslenme-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ilk-sahur-oncesi-dikkat-uzmanindan-ramazanda-saglikli-beslenme-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan dahiliye uzmanı Ali Turhan, ramazan ayında ibadetlerini zinde bir şekilde geçirmek isteyen vatandaşlara düzenli sahur yapmalarını ve iftarda midenin yorulmaması için "fasılalı yeme" yöntemini uygulamalarını önerdi. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazanda doğru beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çeken İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Kliniği’nden uzman doktor Ali Turhan, oruç tutarken vücudun ihtiyaç duyduğu desteği sağlamanın yollarını anlattı. Dr. Turhan, sahur öğününün metabolizma hızını korumak ve gün içindeki konforu artırmak için önemli olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>SAHURUN ÖNEMİ</strong></p>

<p>Sahura kalkmanın vücuda gün boyu ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağladığını ifade eden Turhan, düzenli sahurun vücudun kan şekerini daha dengeli yönettiğini, kas dokusunu korumaya ve metabolizmanın aktif kalmasına yardımci olduğunu belirterek, bu sayede gün içinde yaşanabilecek halsizlik veya konsantrasyon kaybı gibi durumların önüne geçilebileceğini bildirdi.</p>

<p>İftar sofralarında mideyi yavaşça uyandırmanın önemine değinen Turhan, “fasılalı yeme” yöntemini önerdi. Turhan, uzun süreli açlığın ardından mideyi yormamak gerektiğini belirterek, iftara 1-2 bardak su ve ılık bir çorba ile başlanıp kısa bir mola verildikten sonra ana yemeğe geçilmesinin sindirim sistemini rahatlatacağını ifade etti. Bu yöntemin, yemek sonrası oluşabilecek şişkinlik ve ağırlaşma hissini azaltabileceğini aktardı.</p>

<p>Ramazanda sıvı dengesini korumanın önemine dikkat çeken Turhan, su tüketiminin iftar ile sahur arasındaki saatlere bölünmesini tavsiye etti. Çay ve kahve tüketiminin yanı sıra su içmenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Turhan, bunun organ sağlığı açısından önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>3 TEMEL ÖNERİ </strong></p>

<p>Turhan, şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Protein ve lif desteği: Sahurda yumurta, peynir, ceviz ve tam tahıllı ürünler gibi uzun süre tokluk hissi veren besinlerin tercih edilmeli.</p>

<p>Hafif yürüyüşler: İftar sonrasında yapılacak kısa ve hafif tempolu yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştırabileceği ve genel zindeliğe katkı sağlar.</p>

<p>Sağlık kontrolü: Kronik rahatsızlığı olan veya düzenli ilaç kullanan vatandaşların oruç planlamasını hekimlerine danışarak yapmaları daha sağlıklı bir süreç sağlayacaktır."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ilk-sahur-oncesi-dikkat-uzmanindan-ramazanda-saglikli-beslenme-onerileri</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/421421142-8.jpg" type="image/jpeg" length="95825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazanda hurma tüketecekler dikkat! 'Kanserojen aflatoksin' riski var]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ramazanda-hurma-tuketecekler-dikkat-kanserojen-aflatoksin-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ramazanda-hurma-tuketecekler-dikkat-kanserojen-aflatoksin-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, uygun muhafaza edilmeyen, nemli ortamda, pazarda, yol kenarında açıkta satılan, satın alındıktan sonra buzdolabında muhafaza edilen hurmada oluşabilecek küf kaynaklı 'aflatoksin' maddesinin kansere neden olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında iftar sofralarının en çok tercih edilen besinlerinden hurma, tezgah ve market raflarında yerini aldı. Lif ve antioksidan içeriğinin yanı sıra potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve vitamin bakımından zengin olan hurma, doğru muhafaza edilmediğinde sağlık açısından ciddi riskler taşıyabiliyor.</p>

<p><strong>AFLATOKSİN TEHLİKESİ</strong></p>

<p>Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, özellikle açıkta ve uygun ortamda muhafaza edilmeyen hurmalarda aflatoksin adı verilen zehirli toksinlerin oluşabileceğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Aflatoksin gözle ya da tadıyla anlaşılamaz, sadece laboratuvar testleriyle tespit edilebilir. Kansere sebep olabilir. Çocuklar, hamileler ve bağışıklığı düşük kişilerde fazla miktarda alındığında ölümcül olabilir. Yüksek ateş, kusma ve ishal gibi zehirlenme belirtileri görülebilir.”</p>
</blockquote>

<p><strong>HURMADA EGZOZ VE TOZ RİSKİ</strong></p>

<p><strong>Manavoğlu, açıkta satılan hurmalarda hijyen risklerinin de bulunduğunu vurguladı:</strong></p>

<p>“Hurmayı ambalajlı almaya dikkat edin. Yol kenarlarında veya tezgahlarda toplu şekilde satılan hurmalar egzoz, toz ve farklı bulaşanlara maruz kalabilir. Özellikle ağır metal bulaşması ciddi hastalıklara yol açabilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GLİKOZ ŞURUBU İLE HİLE</strong></p>

<p>Hurmaların daha iri ve parlak görünmesi için uygulanan yöntemlere de dikkat çeken <strong>Manavoğlu, şunları söyledi:</strong></p>

<p>“Mat hurmaların parlak ve ufak hurmaların iri görünmesi için glikoz şurubuna batırma gibi hileler yapılabiliyor. Bu, hurmanın dışının yapışkan olmasına sebep olur. Ancak hurmanın doğal şekeri yeterlidir; dışarıdan yapılan müdahale fazla şeker tüketimiyle diyabet riskini artırır.”</p>

<p><strong>‘BUZDOLABINDA SAKLAMAYIN’ UYARISI</strong></p>

<p><strong>Hurma alındıktan sonra doğru şekilde saklanması gerektiğini belirten Manavoğlu şöyle konuştu:</strong></p>

<p>“Hurma kuru, serin ve güneş ışığı almayan bir yerde muhafaza edilmeli. Buzdolabında saklamak kristalleşmeye, doku ve lif yapısında değişime yol açabilir. Ambalajdaki saklama koşullarına dikkat edin; genellikle buzdolabında saklamak tavsiye edilmez. Doğru koşullarda saklanan hurma hem tat hem de dokusunu korur ve aflatoksin riskini azaltır.”</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ramazanda-hurma-tuketecekler-dikkat-kanserojen-aflatoksin-riski-var</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/a-c-i-k-t-a-s-a-t-i-l-a-n-b-u-z-d-o-l-a-b-i-n-d-a-s-a-k-l-a-n-a-n-h-u-1171669-348052.jpg" type="image/jpeg" length="33015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taklit ve tağşiş alarmı: Bu ürünlere dikkat!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/taklit-ve-tagsis-alarmi-bu-urunlere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/taklit-ve-tagsis-alarmi-bu-urunlere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ulaş Kırım, geçen yıl en fazla taklit ve tağşişin baharat, zeytinyağı, bal, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünler gibi temel besin kaynaklarında ortaya çıktığını belirterek, açıkta ve etiketsiz satılan gıdalara karşı tüketicinin daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ulaş Kırım, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 1,5 yıldır uyguladığı taklit ve sağlığa etki eden gıdalar listesinin güncellemesi ile birlikte toplumda bir farkındalık oluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>Farkındalığın artması sonrası yeni yılda taklit ve tağşiş cezalarının da 4 milyon 740 bin TL'ye kadar çıktığına dikkati çeken Kırım, "Bu sadece para cezası değil; hapis, çeşitli adli yaptırımlar, ticaretten men ile desteklenip, daha caydırıcı olabilir" dedi.</p>

<p>Ömer Ulaş Kırım, geçen yıl 500'den fazla işletme hakkında taklit ve tağşiş nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"TAKLİT VE TAĞŞİŞİ GÖZ İLE ANLAMAK ÇOK MÜMKÜN DEĞİL"</strong></p>

<p>Geçen yıl en çok taklit, tağşişin baharat, zeytinyağı, bal, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinde bulunduğunu belirten Kırım, etiketsiz ve açıkta satılan gıdalardan uzak durulmasının yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr' sitesini takip ederek, bu tür ürünlerin satın alınmamasını önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara uzun yıllardır bildikleri güvenilir yerlerden ve hijyen şartlarını sağlayan, toplum sağlığını gözeten, sorumluluklarını yerine getiren işletmelerden alışveriş yapmaları tavsiyesinde bulunan Kırım, "Taklit ve tağşiş ürünlerin daha çok vatandaşın temel besin maddeleri oluğunu görüyoruz. Vatandaş bu ürünleri açıktan aldığı zaman çok ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle açıkta satışın engellenmesi, etiketsiz ürünlere talebin olmaması, vatandaşın da bu konudaki bilincinin artması gerekiyor. Bu temel gıda ürünlerinde taklit ve tağşişi göz ile anlamak çok mümkün değil, bakanlık testlerini laboratuvarda yapıyor. Ayrıca taklit tağşiş ürünlerinin göz ile ayırt edilmemesi için özellikle çaba sarf ediliyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"GÖZ ÖNÜNDE ÇEKİLMİŞ KIYMA TERCİH EDİLMELİ"</strong></p>

<p>Gıda ürünlerinde rastlanabilen olumsuzluklara da değinen Kırım, "Baharatlarda gıda boyaları haricinde tekstil boyalarına rastlanabiliyor. Yoğurtta nişasta ile karşılaşılabiliyoruz. Parça etlerde değil, kıymaya dönüştürülmüş ya da lahmacun, pide ve sucuk gibi ürünlerde tek tırnaklı hayvan eti olabiliyor. At ve eşek etinin doğrudan bir üretimi ve çiftlik olmadığı için ölmek üzere olan ya da ölmüş bir hayvandan alınan etlerin bu ürünlerin içerisinde karıştırıldığını rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Özellikle kasaplarda bir kıyma çekimi yapılacaksa önceden hazırlanan ürün yerine, vatandaşın gözü önünde çekilmiş bir kıymayı tercih etmek alınacak önlemler arasında gelmeli" dedi.</p>

<p><strong>"AFLATOKSİN VE PESTİSİT TESPİTİ ÜRÜNLER GENELLİKLE İMHA EDİLİYOR"</strong></p>

<p>İhracat edilen yaş sebze, meyve ya da kuru meyve gibi ürünlerde aflatoksin ve pestisit tespit edildiğinde geri gönderilebildiğini belirten Ömer Ulaş Kırım, "Vatandaş tarafından en merak edilen durumsa 'Bu ürünler yeniden bizim soframıza mı geliyor' sorusu oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda belli bir kriteri var. Taze meyve, sebzelerin ömrü daha kısa olduğu için geri dönmesi çok mümkün olmuyor. Kuru incir, üzüm gibi ürünlerdeyse genellikle imha işlemi uygulanıyor. Eğer kusur çok fazla değilse burada yeniden işlenip, şartlara uyan başka bir ülkeye gönderim sağlanabiliyor. Ancak ihraç edilen ürünler dışında aynı ya da benzer ürün denetim olmadan pazarda ya da markette satılabiliyor. Vatandaş bu defa bilinçsiz olarak alıp, tüketebiliyor. Bakanlık taklit, tağşiş listelerini yayınlayarak çok güzel bir farkındalık yarattı. Bunun aynısını pestisit analizlerini de yapılması yine vatandaş adına önemli olabilir" dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/taklit-ve-tagsis-alarmi-bu-urunlere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/412421214-10.jpg" type="image/jpeg" length="39990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyurken kıvranıyor musunuz? Nörolojik tehlikelere işaret edebilir]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/uyurken-kivraniyor-musunuz-norolojik-tehlikelere-isaret-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/uyurken-kivraniyor-musunuz-norolojik-tehlikelere-isaret-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uykuda tekme atma ve sert hareketler, REM uykusu davranış bozukluğunun belirtisi olabilir ve Parkinson ya da demansın ilk işareti olabilir. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyanıklık halindeki istemsiz bacak hareketleri, Huntington hastalığı, beyin damar tıkanıklığı veya nadiren tümör gibi ciddi nörolojik hastalıkların habercisi olabilir. Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, erken tanının hem hastalığın ilerlemesini durdurmak hem de yaşam kalitesini korumak için kritik olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Çoğu zaman kişinin kendisinin fark etmediği, genellikle yatak partneri tarafından dile getirilen ritmik bacak hareketleri, basit bir huzursuz bacak sendromundan çok daha fazlasını işaret edebiliyor. Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, uykuda görülen bu hareketlerin iki ana tabloya ayrılabileceğini belirtiyor:</p>

<p>REM Uykusu Davranış Bozukluğu: Kişi rüyasını adeta "yaşar". Tekme atma, vurma gibi sert ve kaba hareketler görülür. Bu durum, gelecekteki bir Parkinson hastalığının veya demans türlerinin ilk sinyali olabilir.</p>

<p>Uyku Apnesi Bağlantısı: Uykuda nefes durmasıyla seyreden apne, bacak hareketlerini tetikleyebilir. Tedavi edilmezse süreç; inme, hipertansiyon ve kalp krizine kadar uzanabilir.</p>

<p><strong>UYANIKKEN GÖRÜLEN HAREKETLER</strong></p>

<p>Eğer bu "dans benzeri" kıvranma hareketleri sadece uykuda değil, kişi uyanıkken de meydana geliyorsa tehlike çanları daha yüksek sesle çalıyor demektir. Dr. Yalın, uyanıklık halindeki hareketlerin altında yatan olası nedenleri şöyle sıralıyor:</p>

<p>"Uyanıklık halindeki istemsiz hareketler genellikle daha ciddi nörolojik hastalıkların habercisidir. Bunlar arasında genetik geçişli ve ilerleyici bir yıkım olan Huntington hastalığı, beyin damar tıkanıklıkları, kanamalar ve nadiren de olsa beyin tümörleri yer almaktadır."</p>

<p><strong>ERKEN TANI</strong></p>

<p>Nörolojik hareket bozukluklarının "önemsiz" görülmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yalın, erken teşhisin hem hastalığın ilerlemesini durdurmak hem de hastanın sosyal hayatını korumak adına hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genetik geçişli hastalıklarda hekimler için tanı süreci zorlayıcı olsa da, modern tıbbın sunduğu imkanlar yaşam kalitesini artırmada kilit rol oynuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/uyurken-kivraniyor-musunuz-norolojik-tehlikelere-isaret-edebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/241412442.jpg" type="image/jpeg" length="61394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta randevu krizi derinleşti: TBMM’ye araştırma önergesi verildi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/saglikta-randevu-krizi-derinlesti-tbmmye-arastirma-onergesi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/saglikta-randevu-krizi-derinlesti-tbmmye-arastirma-onergesi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) yaşanan aksaklıkları TBMM gündemine taşıdı. Basit cerrahi müdahaleler için bile bir yıl sonraya randevu verildiğini vurgulayan Kanko, sistemin çöktüğünü ve halkın sağlık hizmetine eşit erişim hakkının fiilen engellendiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHRS'de randevu krizi derinleşiyor. Fıtık ameliyatı için bile 1 yıl sonraya gün veriliyor. CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, sistemin çöktüğünü belirterek Meclis araştırma talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kanko, Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) yaşanan aksaklıkları ve vatandaşların sağlık hizmetine erişimde karşılaştığı güçlükleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıdı. Kanko, basit cerrahi müdahaleler için bile bir yıla varan randevu süreleri verildiğine dikkat çekerek, sistemin işleyişinin araştırılmasını talep etti.</p>

<p>Kamu hastanelerinde randevu bulmanın giderek zorlaştığı ve tetkik ile tedavi süreçlerinin uzadığı gerekçesiyle Meclis Araştırma Önergesi veren Prof. Dr. Kanko, mevcut durumun halk sağlığını tehdit eden boyutlara ulaştığını söyledi. Özellikle göz hastalıkları, diş hekimliği, MR ve tomografi gibi yoğun talep gören alanlarda randevuların aylar sonrasına sarkması, önergenin temel gerekçeleri arasında yer aldı.</p>

<p>Önergede, randevu sadakatini artırmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya konulan "Onaylı Randevu Sistemi"nin beklenen verimi sağlamadığı, aksine mevcut sorunları derinleştirdiği belirtildi. Sistemin karmaşık yapısı nedeniyle randevusunu onaylamayı unutan birçok vatandaşın, ilgili branştan 15 gün boyunca yeniden randevu alamadığına dikkat çekildi. Prof. Dr. Kanko, bu uygulamanın kamu sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizliği artırdığını ve vatandaşları zorunlu olarak özel sağlık kuruluşlarına yönlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği ve ilgili meslek örgütlerinin raporlarına da atıfta bulunan Kanko, sorunun temelinde altyapı yetersizliği, personel eksikliği ve yönetimsel hataların yattığını vurguladı.</p>

<p>Meclis gündemine taşınan iddialar arasında en dikkat çekici olanı ise cerrahi operasyonlar için verilen uzun tarihler oldu. Rutin ve basit bir operasyon olarak kabul edilen kasık fıtığı ameliyatı için dahi hastalara 12 ay sonrasına gün verildiğini belirten Kanko, bu tablonun Anayasa’nın 56’ncı maddesiyle güvence altına alınan "sağlık hizmetine eşit erişim hakkı"nı fiilen ortadan kaldırdığını söyledi.</p>

<p>MHRS'de yaşanan tıkanıklığın yalnızca hastaları mağdur etmekle kalmadığını belirten Kanko, bu durumun hekimleri tükenmişliğe sürüklediğini ve sağlıkta şiddet vakalarına zemin hazırladığını dile getirdi.</p>

<p>Sorunun çözümüne yönelik TBMM çatısı altında bir Araştırma Komisyonu kurulmasını talep eden Kanko, teşhis ve tedavi süreçlerindeki gecikmelerin, ameliyat ve tetkik bekleme sürelerinin ve yeni randevu sisteminin yarattığı mağduriyetlerin şeffaf bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirtti. Kanko, önergesinde, "Vatandaşın sağlık hizmetine zamanında ve eşit biçimde erişebilmesi sosyal devletin temel sorumluluğudur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Meclis tarafından araştırılmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır" ifadelerine yer verdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/saglikta-randevu-krizi-derinlesti-tbmmye-arastirma-onergesi-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/saglik-bakanligi412421.jpg" type="image/jpeg" length="69852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgilendirme yapılmadan HIV testi mi yapıldı? e-Nabız kaydı gündemde]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bilgilendirme-yapilmadan-hiv-testi-mi-yapildi-e-nabiz-kaydi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bilgilendirme-yapilmadan-hiv-testi-mi-yapildi-e-nabiz-kaydi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKİYE İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), bilgilendirme yapılmadan ve açık rıza alınmaksızın HIV ile hepatit testleri yapılıp, pozitif çıkan test sonucunun e-Nabız sistemine işlendiği gerekçesiyle yapılan başvurunun, ayrımcılık yasağı kapsamında 'incelenemez' olduğuna karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), bilgilendirme yapılmadan ve açık rıza alınmaksızın HIV ile hepatit testleri yapılıp, pozitif çıkan test sonucunun e-Nabız sistemine işlendiği gerekçesiyle yapılan başvurunun, ayrımcılık yasağı kapsamında 'incelenemez' olduğuna karar verdi.</p>

<p>TİHEK'e yapılan başvuruda, başvurucu, 2 Temmuz 2025'te cilt rahatsızlığı nedeniyle hastaneye gittiğini, muayene sırasında kendisine yalnızca 'rutin bazı testler' yapılacağının söylendiğini ancak HIV ile Hepatit B ve C testlerinin, bilgisi ve açık rızası olmadan yapıldığını, sonuçların kendisine bildirilmeden e-Nabız sistemine işlendiğini ileri sürdü.</p>

<p>Başvurucu, aydınlatma ve açık rıza alınmaksızın özel nitelikli sağlık verilerinin işlendiği, hasta mahremiyetinin ihlal edildiği ve bu durumun Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savundu.</p>

<p><strong>SAĞLIK HİZMETİNE ERİŞİMİNE BAKILDI</strong></p>

<p>TİHEK kararında, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında yalnızca ayrımcılık yasağı ihlallerinin ele alınabileceği vurgulandı.</p>

<p>Bu kapsamda, başvurucunun sağlık durumu nedeniyle sağlık hizmetine erişiminin engellenip engellenmediğinin değerlendirildiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre başvurucunun, HIV pozitif olduğunun anlaşılması üzerine sağlık hizmetinden yararlanmasının engellenmediği, hizmete erişimin reddedilmediği ya da kısıtlanmadığı belirtildi.</p>

<p>Rıza alınmadan test yapılması ve sonuçların işlenmesi iddialarının kişisel verilerin korunması ve hasta hakları çerçevesinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu hususların, TİHEK’in görev alanında yer almadığı, ayrımcılık yasağı kapsamında incelenemeyeceği kaydedildi. Bu gerekçelerle TİHEK, başvurunun kurumun görev alanına girmediğine hükmederek ‘incelenemez’ olduğuna karar verdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bilgilendirme-yapilmadan-hiv-testi-mi-yapildi-e-nabiz-kaydi-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/e-nabiz1242421.jpg" type="image/jpeg" length="45478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından çığır açan adım: Tamamen sentetik virüsler üretildi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bilim-insanlarindan-cigir-acan-adim-tamamen-sentetik-virusler-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bilim-insanlarindan-cigir-acan-adim-tamamen-sentetik-virusler-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, fiziksel bir virüs örneğine ihtiyaç duymadan yalnızca genetik sekans verileriyle laboratuvar ortamında tamamen sentetik ve işlevsel virüsler üretmeyi başardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, laboratuvar ortamında tamamen sentetik virüsler ürettiklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>New England Biolabs ve Yale Üniversitesi'nden araştırmacılar, hastanelerde sıkça görülen dirençli bir bakteriyi hedef alan virüsü 28 farklı sentetik DNA parçası kullanarak inşa ettiklerini bildirdi. Uzmanların geliştirdiği bu yeni teknikle fiziksel bir virüs örneği gerekmeden, sadece sekans verisiyle virüsün tüm genomunun hücre dışında birleştirildiği ve laboratuvar ortamında aktif bir avcıya dönüştürüldüğü belirtildi. Ayrıca kişiselleştirme imkânı sunan bu yöntemle virüsün kuyruk liflerinin değiştirilerek farklı bakteri türlerini hedef almasının sağlandığı da aktarıldı.</p>

<p>Bilim insanları, bu yeni yöntemin tehlikeli patojenlerin laboratuvarda saklanma zorunluluğunu ortadan kaldırarak daha güvenli ve hızlı bir tedavi imkanı sunacağını kaydetti. Özelleştirilmiş virüslerin sipariş üzerine üretilebilmesinin, hem hastalıkların tedavisinde hem de içme suyundaki bakterileri tespit eden biyosensörlerin geliştirilmesinde kritik bir rol üstleneceği ifade edildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bilim-insanlarindan-cigir-acan-adim-tamamen-sentetik-virusler-uretildi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/42142142-3.jpg" type="image/jpeg" length="37801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebek mamalarında alarm: SMA’nın ardından Aptamil de geri çağrılıyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/bebek-mamalarinda-alarm-smanin-ardindan-aptamil-de-geri-cagriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/bebek-mamalarinda-alarm-smanin-ardindan-aptamil-de-geri-cagriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nestlé’nin SMA ürünlerinin ardından, Danone’nin Aptamil mamaları da piyasadan toplatılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, geri çağırma kapsamındaki ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi ve alınan yere iade edilmesi konusunda uyardı. Bazı aileler, söz konusu mamaları kullandıktan sonra bebeklerinde sağlık sorunları yaşandığını öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilinen bazı bebek maması markalarının ürünleri, içerisinde sağlığı tehdit eden toksinlerin tespit edilmesi nedeniyle birer birer toplatılıyor. Geçtiğimiz haftalarda Nestlé’nin SMA markasına ait bazı bebek maması ve devam sütü ürünleri cereulide toksini şüphesiyle 50’den fazla ülkede geri çağrılırken, bu kez Danone’ye ait Aptamil First Infant Formula ürünlerinin belirli bir serisi, cereulide toksininin tespit edilmesi nedeniyle acil olarak piyasadan toplatılıyor.</p>

<p>Son bir ay içinde ikinci kez bebek mamalarında geri çağırma yaşanması, ebeveynler arasında ciddi tedirginliğe yol açtı. Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), bebek sağlığını doğrudan ilgilendiren bu süreçte yetkililerden daha şeffaf ve ayrıntılı bilgi paylaşması gerektiğini vurguladı. Mama markalarında gıda zehirlenmesine yol açabilen toksin şüphesiyle gönüllü geri çağırma başlatılması üzerine TBF de konuyla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığına başvurarak bilgi talep etti. TBF Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Keser, geri çağrılan ürünlerin miktarı, imha edilen ürün sayısı ve etkilenen bebeklerin sağlık durumlarıyla ilgili bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Uluslararası hızlı alarm sistemleri INFOSAN ve RASFF (Gıda ve Yemler için Hızlı Alarm Sistemi) bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir. Hızlı alarm bildirimleri sonrasında, bebek ve devam formüllerinin ithalatında tedbirler artırılmıştır. Bildirimlere konu üreticilerden gelen ürünler için tüm partilere ait akredite laboratuvar analiz raporlarının sunulması zorunlu hale getirilmiştir.Bu şartlar sağlanmadan ürünlerin ülkeye girişine izin verilmemektedir. İthalatçı firmalar tarafından piyasaya arz edilmiş ürünlerin bakanlığımız bilgisi dahilinde geri çağırma süreçleri başlatılmıştır. Geri çağrılan ürünlerin tüketilmemesi ve satın alınan yerlere iade edilmesi önemle rica olunur.”</p>

<p>Markaların sitelerinde sorun tespit edilen parti numaraları paylaşıldı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/bebek-mamalarinda-alarm-smanin-ardindan-aptamil-de-geri-cagriliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/bebek-mamasi42421.jpg" type="image/jpeg" length="97270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Market sularında şoke eden sonuç: Bazıları bakteriyle dolu]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/market-sularinda-soke-eden-sonuc-bazilari-bakteriyle-dolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/market-sularinda-soke-eden-sonuc-bazilari-bakteriyle-dolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet Ali Berber, market raflarında sıkça karşılaşılan 7 farklı paketli su markasını laboratuvar ortamında test etti. Deneyde bazı markalar tamamen temiz kalırken, bazılarında bakteri kolonileri gözlemlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketicilerin en çok merak ettiği "Hangi hazır su daha temiz?" sorusuna yanıt arayan Doç. Dr. Ahmet Ali Berber, 7 farklı su markasını laboratuvar ortamında test etti. Petri kaplarında gerçekleştirilen ekim işlemi sonucunda bazı markaların temiz kaldığı görülürken, bazılarında ise bakteri kolonilerine işaret eden üremeler tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çanakkale Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Ali Berber, sosyal medya üzerinden paylaştığı bir deneyle, market raflarında sıkça karşılaşılan paketli suların hijyen durumunu gözler önüne serdi.</p>

<p>Deneyde; Erikli, Abant, Saka, Gümüş, Damla, Pürsu ve Özkaynak markaları incelendi.</p>

<p>Dr. Ahmet Ali Berber, kapalı şişelerden aldığı numuneleri besiyerlerine ekim yaparak kuluçka süreci sonunda oluşan tabloları tek tek kamera karşısında gösterdi. Görüntülerde bazı markaların tamamen temiz kaldığı, bazılarında ise gözle görülür kolonileşmeler olduğu dikkatlerden kaçmadı.</p>

<p>Videodaki görüntülere göre markaların petri kabı performansları şöyle sıralandı:</p>

<p><strong>Erikli:</strong> Besiyerinin pürüzsüz ve temiz olduğu, herhangi bir üreme izine rastlanmadığı görüldü.<br />
<strong>Abant:</strong> Besiyeri temiz yapısını korudu, üreme gözlemlenmedi.<br />
<strong>Saka:</strong> Besiyeri genel olarak temiz görünmekle birlikte, kabın sağ alt kısmında sarı renkte belirgin bir koloni (üreme noktası) göze çarptı.<br />
<strong>Gümüş: </strong>Besiyerinde herhangi bir bozulma veya üreme görülmedi, temiz sonuç verdi.<br />
<strong>Damla:</strong> Besiyerinin yapısı bozulmadı, temiz sonuç veren markalar arasında yer aldı.<br />
<strong>Pürsu:</strong> Deneyin en dikkat çeken sonuçlarından biri Pürsu örneğinde görüldü. Besiyerinin üzerinde yaygın, bulutsu beyaz lekeler ve kolonileşmeler kameraya yansıdı.<br />
<strong>Özkaynak:</strong> Besiyerinin ortasında küçük beyaz bir nokta (üreme) görülmekle birlikte, alanın geri kalanı temiz yapısını korudu.</p>

<p>Deneyin, tek bir örneklem üzerinden yapılan şahsi bir gözlem olduğunun altını çizen Doç. Dr. Berber, videoyu "Unutmayalım, su hayattır" sözleriyle sonlandırdı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/market-sularinda-soke-eden-sonuc-bazilari-bakteriyle-dolu</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/su421124241.jpg" type="image/jpeg" length="28356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman uyardı: Yastık ıslanıyorsa dikkat]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/uzman-uyardi-yastik-islaniyorsa-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/uzman-uyardi-yastik-islaniyorsa-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yasemin Turgut Sezgin, gece terlemesinin basit bir durum olmadığını, yastık ve çarşafları ıslatacak kadar yoğun terlemenin altta yatan ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini söyledi. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süren veya ateş, halsizlik, kilo kaybı gibi şikâyetlerle birlikte görülen gece terlemelerinde uzman hekime başvurmak önem taşıyor.</p>

<p>Gece uykusundan sonra sabahları yastık kılıfları ve çarşafları ıslatacak kadar yoğun terlemenin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yasemin Turgut Sezgin, gece terlemesinin uyunan ortamdan bağımsız olarak ortaya çıkan aşırı terleme şeklinde tanımlandığını dile getirdi.</p>

<p><strong>DİĞER BELİRTİLER</strong></p>

<p>Dr. Sezgin, "Gece terlemesi; uyunan odanın fiziksel koşullarından bağımsız olarak kişinin kıyafetlerini değiştirecek, yastık ve yatak kılıflarını ıslatacak kadar fazla terleme şeklinde olmasıdır. Uyku bozuklukları ve kullanılan bazı ilaçların gece terlemesine yol açabileceği gibi; lösemi ve lenfoma gibi kanser hastalıkları, verem ve brusella gibi enfeksiyon hastalıkları, kan şekerinin aşırı düşmesi veya yükselmesi, tiroit bezinin hızlı çalışması, böbrek üstü bezi tümörleri, menopoz ve diğer hormonal değişiklikler gece terlemesinin altında yatan nedenler arasında yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gece terlemesi, uyku sırasında kişinin uykusunu bölecek kadar yoğun terleme ile kendini göstermektedir. Uzun süredir devam eden, tekrarlayan veya ateş, kilo kaybı, halsizlik gibi başka şikâyetlerle birlikte görülen gece terlemelerinin ihmal edilmemesi gerekmektedir. Tek başına bir hastalık olmayan gece terlemelerinin altta yatan nedenin doğru şekilde tespit edilmelidir. Basit ortam düzenlemeleri yeterli olmayabilir. Uzun süredir devam eden veya başka şikâyetlerle birlikte görülen gece terlemelerinde mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır" diye konuştu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/uzman-uyardi-yastik-islaniyorsa-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/02/412421214214-1.jpg" type="image/jpeg" length="96541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ alarm verdi: Nipah virüsü yeni bir pandemiye yol açar mı?]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dso-alarm-verdi-nipah-virusu-yeni-bir-pandemiye-yol-acar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dso-alarm-verdi-nipah-virusu-yeni-bir-pandemiye-yol-acar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da görülen Nipah virüsü sonrası Dünya Sağlık Örgütü alarm verdi. DSÖ, virüsü “salgın riski taşıyan patojenler” arasında sınıflandırırken uzmanlar yeni bir pandemi ihtimalini değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan’da yarasalardan bulaşan ve ilk kez 1999 yılında keşfedilen "Nipah virüsü" nedeniyle alarm verildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsü ‘salgın riski taşıyan’ patojenler arasında sınıflandırarak acil araştırma çağrısında bulundu. Peki bu virüs yeni bir pandemiye neden olur mu?</p>

<p>Hürriyet'ten Buse Özel'in haberine göre Covid 19'un ardından Nipah virüsü endişesi başladı. DSÖ, virüsü "salgın riski taşıyan" patojenler arasında sınıflandırarak acil araştırma çağrısında bulundu.</p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, virüs hakkında, “Yeni bir virüs değil. Fakat Hindistan’a sıçraması endişe kaynağı oldu. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bulaş yakın temasta ve genellikle hasta kişiye bakan kişilerde oluyor. Bulaş hızı da COVID-19 kadar yüksek değil. Virüsün bilinen net bir tedavisi yok. Grip gibi belirtilerle başlıyor, vücut salgıları ile yayılıyor. Eğer akciğerlere yerleşirse zatürre, beyne yerleşir ise beyin iltihabı olarak bilinen ensefalit yapıyor. Ensefalit bilinç değişikliği, nöbetler gibi semptomlar yapabiliyor. İnsandan insana yakın temas ile bulaş oluyor. Yanınızda hasta kişi hapşırır veya öksürürse size bulaşabilir. Ancak virüs daha kolay bulaşır hale gelirse o zaman büyük risk” dedi.</p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş da, “Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerine seyahat eden vatandaşlarımızın dikkatli olması büyük önem taşımaktadır. Bu ülkelere seyahat eden kişilerin açıkta satılan yiyeceklerden, meyve sularından ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kesinlikle kaçınması gerekir. Ayrıca meyve yarasalarının bulunduğu alanlarda temas riskine karşı son derece dikkatli olunmalıdır” diye uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Süveyda Gözüküçük Nipah virüsü hakkında, “Nipah salgını neredeyse her yıl Asya’nın belirli bir kısmında, sıklıkla Bangladeş ve Hindistan’da gözleniyor. Erken tanı, hastalığın semptomlarının spesifik olmaması sebebiyle oldukça zor olabilir. Ancak erken tanı hayatta kalma şansını artırmak, yayılımı engellemek, salgını kontrol altına almak için önemlidir. Boğaz ve burun sürüntülerinde, idrarda, kanda ve beyin-omurilik sıvısında RT-PCR ile virüs gösterilebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>BELİRTİLERİ</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Nipah virüsüne yakalanan hastalarda ilk başta ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi belirtiler görülüyor. Bunu baş dönmesi, uyuşukluk, bilinç değişikliği ve akut ensefaliti gösteren nörolojik belirtiler takip edebiliyor. Bazı kişilerde atipik zatürre ve akut solunum yetmezliği de dahil olmak üzere ciddi solunum problemleri de görülebiliyor. Şiddetli vakalarda ensefalit ve nöbetler meydana geliyor ve 24 ile 48 saat içinde komaya yol açıyor. Virüsün kuluçka süresinin 4 ila 14 gün arasında değiştiği düşünülürken 45 güne kadar uzanan bir kuluçka süresi de bildirildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dso-alarm-verdi-nipah-virusu-yeni-bir-pandemiye-yol-acar-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/01/n-i-p-a-h-v-i-r-u-s-u4124212.jpg" type="image/jpeg" length="16428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk 48 saat hayat kurtarıyor: Uzmanlardan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ilk-48-saat-hayat-kurtariyor-uzmanlardan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ilk-48-saat-hayat-kurtariyor-uzmanlardan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de grip ve solunum yolu enfeksiyonları yoğunluğunu artırıyor; belirtiler artık günlerce sürebiliyor. Uzmanlar, ilk 48 saatte doktora başvurmanın hastalığın seyrini hafifletmede kritik olduğunu söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Grip vakaları bu kış daha ağır seyrediyor, acil servisler gribal enfeksiyonlarla dolup taşıyor. Uzmanlar, özellikle ilk 48 saatte hekime başvurulması ve risk gruplarının aşılanması konusunda uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son günlerde grip ve benzeri solunum yolu enfeksiyonları hızla yayılırken, hastanelerin acil servislerinde yoğunluk dikkat çekiyor. Uzmanlara göre grip artık birkaç günde atlatılan hafif bir hastalık olmaktan çıktı; öksürük, halsizlik ve yüksek ateş günlerce sürebiliyor. Özellikle belirtilerin ilk 48 saatinde doktora başvurulması, hastalığın seyrini hafifletmede büyük önem taşıyor.</p>

<p>Nefes'ten Pervin Sümer'in haberine göre, ENT Tıp Merkezi Kulak, Burun, Boğaz ve Baş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Orhan Altıntaş, son 2 ayda dünyada ve ülkemizde giderek artan oranda farklı virüslerle oluşan enfeksiyon vakalarında belirgin bir artış gözlemlenmekte olduğunu söyledi. Altıntaş, “Geçirilen pandemi dönemi sonrası virüslerle doğal temasın azalması virüslere karşı bağışıklığı azaltmış ve enfeksiyon riskini artırmıştır” ifadesini kullandı.</p>

<p>Dr. Orhan Altıntaş, enfeksiyon vakalarının Türkiye’de endişe verici bir aşamada olmadığını, panik yaratacak bir tehlike değil kış mevsiminin doğal bir sonucu olan mevsimsel artış seviyesinde olduğunu açıkladı. Altıntaş şöyle konuştu:</p>

<p>“Ocak 2026 itibarıyla Türkiye ve Avrupa genelinde solunum yolu hastalıklarında en çok İnfluenza A’ nın alt tipi olan H3N2 en yaygındır. Bunun yanında Influenza B, Covid-19, RSV, Adenovirüsler, Parainfluenza virüsleri görülmektedir. Birçok vakada tek bir virüs değil, İnfluenza A, RSV, COVID-19 un aynı anda olduğu “üçlü virüs “( Tripledemic ) belirlenmektedir. Viral hastalıklarda 3 günden fazla süren ve düşmeyen yüksek ateş, nefes darlığı veya göğüs ağrısı, aşırı dalgınlık, dudaklarda veya tırnaklarda morarma varsa zaman kaybetmeden mutlaka doktora başvurulmalıdır. Hamileler ve bağışıklığı düşük olanlarda viral enfeksiyonları daha ağır seyreder, uzun süreli dinlenme gerekebilir.</p>

<p>Influenza A (H3N2) şu an en yaygın olduğu için grip aşısı büyük önem taşıyor. Virüs tip değiştirebileceği için her yıl aşının yenilenmesi gerekir. Bu nedenle grip aşısı o yıl dolaşımda olması beklenen 4 farklı suşa (virüs tipine) karşı hazırlanır.</p>

<p>Aşı, sağlıklı bireylerde %40 ile %60 arasında koruma sağlar. Ancak toplumun yarıdan çoğu aşılanırsa hastalığın bulaşma riski büyük ölçüde engellenir. Özellikle risk gurunda olanlarda, 10 yaş altı ve 60 yaş üzerinde olanlarda grip aşısı yararlıdır.</p>

<p>Aşının asıl önemi hastalık olsa bile hafif seyretmesini sağlamak, zatürreye çevirme, kalp atışlarını tetikleme veya hastanede yatış gerektirme riskinin %70-80 oranında azalmasıdır."</p>

<p><strong>"İLK 48 SAAT KRİTİK"</strong></p>

<p>"İlk 48 saat kritiktir. Özellikle grip şüphesinde, antiviral tedavinin etkili olması için ilk iki gün içinde doktora başvurulmalıdır." ifadelerini kullanan Altıntaş, şöyle devam etti:</p>

<p>"Ateş, ağrı, burun tıkanıklığı ve öksürük için şikayeti giderici semptomatik ilaçlar kullanılır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar verilir. Virüslerle olan hastalıklarda antibiyotikler etkisizdir. Ancak hastalığın ilerlediği, bakteri türü mikroplarında beraber bulunduğu durumlarda antibiyotik kullanılabilir. Dinlenme, bol sıvı alımı, Ilık duş ve buhar faydalı olur. Bal, ıhlamur, adaçayı kullanmak boğaz şikayetlerini azalmak için faydalıdır. Daha ağır vakalarda hastane tedavisi gerekebilir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ilk-48-saat-hayat-kurtariyor-uzmanlardan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/12/hastalik2151-1.jpg" type="image/jpeg" length="49989"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
