<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baba Ocağı</title>
    <link>https://www.babaocagi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss/kultur-ve-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 09:49:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/rss/kultur-ve-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın Portakal’da yarışacak filmler belli oldu: 35 yapım jüri karşısına çıkacak!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/altin-portakalda-yarisacak-filmler-belli-oldu-35-yapim-juri-karsisina-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/altin-portakalda-yarisacak-filmler-belli-oldu-35-yapim-juri-karsisina-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da 24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 63’üncü Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yarışma seçkileri açıklandı. Ulusal uzun metrajda 12, uluslararası uzun metrajda 13, ulusal kısa filmde ise 10 yapım ödül için yarışacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu film festivallerinden Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63’üncü kez sinemaseverlerle buluşacak. Festival kapsamında Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj ve Ulusal Kısa Film yarışmalarında yer alacak filmler belli oldu.</p>

<p>Daha önce festivalden ödülle dönen yönetmenlerin de yer aldığı seçkilerde toplam 35 film jüri karşısına çıkacak.</p>

<p><strong>ULUSAL UZUN METRAJDA 12 FİLM YARIŞACAK</strong></p>

<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 58 başvuru arasından seçilen 12 yapım yer aldı.</p>

<p>Yarışmada Yeşim Ustaoğlu’nun “Arkatakalan”, Necmi Sancak’ın “Bekle Bizi Brüksel”, Büşra Bülbül’ün “Bir Anne Hakkında”, Ferit Karahan’ın “Cinlerin Düğünü”, Emre Aybek’in “Düğün Şarkıcısı”, Sinan Sertel’in “Elisa”, Hüseyin Karabey’in “Hakikatin Ölümü”, Emir Ziyalar’ın “Kadim Mavi”, Aydın Orak’ın “Ölü Arının İğnesi”, Emre Kavuk’un “Selma”, Ragıp Türk’ün “Taş ve Tüy” ve Biket İlhan’ın “Tatlı Maya” filmleri yarışacak.</p>

<p><strong>ULUSLARARASI YARIŞMADA 13 YAPIM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda ise 13 film Antalya izleyicisinin karşısına çıkacak.</p>

<p>Seçkide Mohamed Ali Nahdi’nin “Round 13”, Jacqueline Jansen’in “Sechswochenamt / Six Weeks On”, George Ovashvili’nin “The Moon is a Father of Mine”, Shahram Mokri’nin “Black Rabbit White Rabbit”, Hüseyin Aydın Gürsoy’un “A Turkish Case”, Yukiko Sode’nin “All The Lovers in the Night”, Andrey Zvyagintsev’nin “Minotaur”, Lucas Vignale ve Lorenzo Ferro’nun “El Tren Fluvial / The River Train”, Isabelle Tollenaere’nin “Paris Paris”, Lalith Rathnayake’nin “Riverstone”, Ufuk Emiroğlu’nun “Sevda”, Ali Asgari’nin “A Bit of Light” ve Fernanda Tovar’ın “Sad Girlz” filmleri yer alıyor.</p>

<p><strong>KISA FİLM YARIŞMASINDA 10 FİLM</strong></p>

<p>Festivalin Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise 10 yapım yarışacak.</p>

<p>Bu bölümde Murat Ayyıldız’ın “Adreste Bir Sorun Var”, Melis Balcı’nın “Anaokulu”, Alpan Esen ve Rıfat Şungar’ın “Bir Rüyanın Hayali”, Samet Karaman’ın “Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil”, Çağla Karslıoğlu’nun “Kadının Adı Yok”, Ahmet Duvar’ın “Karayazı”, Soner Alan’ın “Kısa Akıl”, Gülsün Odabaş’ın “Konteyner”, Sis Gürdal’ın “Porkatal” ve Serdal Altun’un “Süpermen Bozkıra Düştü” filmleri jüri karşısına çıkacak.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/altin-portakalda-yarisacak-filmler-belli-oldu-35-yapim-juri-karsisina-cikacak</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/altinportakal.webp" type="image/jpeg" length="52281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşçi filmleri Antalya’da perdeye çıkıyor: Festival 26 Eylül’de başlıyor...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/isci-filmleri-antalyada-perdeye-cikiyor-festival-26-eylulde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/isci-filmleri-antalyada-perdeye-cikiyor-festival-26-eylulde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kestik Baştan Çekiyoruz” sloganıyla düzenlenen 21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Antalya ayağı 26 Eylül’de başlayacak. 4 Ekim’e kadar sürecek festivalde onlarca film ücretsiz gösterilirken, panel ve söyleşiler de gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Antalya programı, Baküs Kültür Sanat’ta düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Festivalin Antalya ayağının 26 Eylül’de başlayacağı, etkinliklerin 4 Ekim’e kadar kentin farklı noktalarında devam edeceği bildirildi.</p>

<p>İFF Antalya Düzenleme Kurulu Sözcüsü Okan Cinemre, bu yıl festivale dünyanın farklı ülkelerinden 490 film başvurusu yapıldığını ve değerlendirmelerin ardından 73 filmlik bir seçki oluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>Antalya’daki gösterim programında 20’si belgesel olmak üzere 53 filmin yer alacağını belirten Cinemre, festival kapsamında çeşitli panel ve söyleşilerin de düzenleneceğini aktardı.</p>

<p><strong>FESTİVALİN AÇILIŞI 26 EYLÜL’DE</strong></p>

<p>Festivalin açılış gecesi, 26 Eylül Cumartesi günü saat 20.00’de Konyaaltı Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak.</p>

<p>İFF Antalya Düzenleme Kurulu üyesi Emine Büyüknohutçu’nun sunacağı gecede Baküs Sahne ekibi “Vakit Geldi mi” adlı kısa oyunu sahneleyecek.</p>

<p>Açılış programında Türkiye’den “Gece Mesaisi”, İspanya’dan “Takım Elbise ve Yemek Kabı” kısa kurmaca filmleri ile İsveç’ten “Zafer Treni” adlı belgesel gösterilecek. Gecede ayrıca dayanışma plaketleri sahiplerine verilecek.</p>

<p><strong>EMEK HAREKETİ PANELDE KONUŞULACAK</strong></p>

<p>Festival kapsamında 27 Eylül Pazar günü saat 15.00’te Konyaaltı Cemevi Korkmaz Tedik Salonu’nda “İşçi Sınıfı Hareketinin Yeni Doğrultusu” başlıklı panel gerçekleştirilecek.</p>

<p>Panele Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, Öğretmen Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy ve DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin katılacak. Paneli İFF Antalya Düzenleme Kurulu üyesi Kutay Meriç yönetecek.</p>

<p><strong>HAKAN TOSUN’UN BELGESELİ İZLEYİCİYLE BULUŞACAK</strong></p>

<p>Festival programında, geçen yıl hayatını kaybeden çevre aktivisti gazeteci Hakan Tosun’un yönettiği 2019 yapımı “Geleceğin İzinde: Bergama” belgeseli de yer alacak.</p>

<p>Film, 3 Ekim saat 19.30’da Baküs’te gösterilecek. Gösterimin ardından saat 20.30’da aktivist Erol Malçok ve gazeteci Yusuf Yavuz’un katılımıyla “Kentin ve Doğanın Talanına Karşı Ne Yapmalı” başlıklı söyleşi düzenlenecek.</p>

<p>“Kardeş Türküler ile 30 Yıl” belgeseli de festival kapsamında farklı salonlarda gösterilecek. Filmin 30 Eylül’de Baküs’te yapılacak gösteriminin ardından saat 22.00’de Kardeş Türküler üyesi Diler Özer ile çevrim içi söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>PELİN ESMER FİLMLERİ DE SEÇKİDE</strong></p>

<p>Festival seçkisinde yönetmen Pelin Esmer’in “11’e 10 Kala”, “Gözetleme Kulesi”, “Oyun” ve “Kraliçe Lear” filmleri de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filmlerin farklı salonlardaki gösterimlerinin ardından Esmer ile çevrim içi söyleşi yapılacak. Yönetmen Ken Loach’ı konu alan “Ken Loach: Eylemcilik Sanatı” adlı biyografik belgesel de festivalde tek gösterimle izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Kadın emeği ve mücadelesini konu alan yapımlar da seçkide yer alıyor. “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”, “Tozlar ve Düşler”, “Kusursuz Ölçü Nedir”, “Clara” ve “Gülizar” festival kapsamında gösterilecek.</p>

<p><strong>FESTİVAL AÇIK HAVA GÖSTERİMLERİYLE SONA ERECEK</strong></p>

<p>Festivalin son gününde, 4 Ekim Pazar günü Lara’daki Yalımpark’ta açık hava film gösterimleri yapılacak.</p>

<p>Saat 19.00’da Serteller ailesinin hikayesini anlatan “Roman Gibi” belgeseli, saat 20.15’te ise “Parçalı Yıllar” adlı yerli uzun metrajlı kurmaca film izleyiciyle buluşacak.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/isci-filmleri-antalyada-perdeye-cikiyor-festival-26-eylulde-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/antalya-26.jpg" type="image/jpeg" length="87634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Yayınları tepkiler sonrasında ‘fotoşop’lu kapaktan vazgeçti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/iletisim-yayinlari-tepkiler-sonrasinda-fotosoplu-kapaktan-vazgecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/iletisim-yayinlari-tepkiler-sonrasinda-fotosoplu-kapaktan-vazgecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tanıl Bora’nın 18 Eylül’de yayımlanması planlanan Devrimciler: ’78’liler: Bir Kuşak Biyografisi kitabının kapağı ‘fotoşop’lu olması nedeniyle tepki çekmişti. İletişim Yayınları'nın gelen tepkilerin ardından kitabın kapağını değiştirme kararı aldığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Yayınları’nın, Tanıl Bora’nın kaleme aldığı Devrimciler: ’78’liler: Bir Kuşak Biyografisi adlı kitabın tartışma yaratan kapağını değiştirme kararı aldığı öğrenildi. 18 Eylül 2026’da satışa sunulması planlanan kitabın yeni kapağı henüz açıklanmadı.</p>

<p>Kapak değişikliğine ilişkin gelişmeyi araştırmacı-tarihçi Rıfat Bali duyurdu. Bali, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yayınevinin dağıtımını üstlenen şirket tarafından gönderilen ve mevcut kapak görselinin sistemlerden kaldırılmasını isteyen e-postayı da paylaştı.</p>

<p>Bali, paylaşımında kapakta yapılan değişiklik nedeniyle oluşan tepkilerin ardından kapağın yenilenmesine karar verildiğini belirtti.</p>

<p><strong>FOTOĞRAFTA YAPILAN DEĞİŞİKLİK TEPKİLERE NEDEN OLMUŞTU</strong></p>

<p>Kitabın daha önce duyurulan kapağında 1979 yılında Giresun’da düzenlenen 1 Mayıs Mitingi sırasında çekilmiş bir fotoğraf kullanılmıştı. Orijinal karede, üzerinde “Devrimci Yol” ifadesinin yer aldığı bir pankart ile Mahir Çayan’ın fotoğrafını taşıyan eylemciler görülüyordu.</p>

<p>Ancak kitabın kapağında kullanılan görselde fotoğrafa dijital müdahalede bulunulduğu fark edilmişti. Pankart üzerindeki “Devrimci Yol” ifadesinin yerine “Devrimci Müca…” şeklinde farklı bir ifade yerleştirilmesi sosyal medyada tartışma ve tepkilere yol açmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAYINEVİ FOTOĞRAF MÜDAHALESİNİ DOĞRULAMIŞTI</strong></p>

<p>İletişim Yayınları, daha önce Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada kapakta kullanılan fotoğraf üzerinde değişiklik yapıldığını doğrulamıştı. Yayınevi, görselin Ziya Gül-Erdem Gül arşivinden alındığını belirtmişti.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu görselin “eser sahibinin izniyle kitabın kapsamına uyarlandığı” ifade edilmişti. Yayınevi, 1978 kuşağını farklı örgütleri de dikkate alarak ele alan kitabın içeriği doğrultusunda bu kullanımın tercih edildiğini bildirmişti.</p>

<p>Yayınevinin internet sitesinde kitabın künyesinde de kapak görselinin Ziya Gül-Erdem Gül arşivinden alındığı ve görselin eser sahibinin izniyle kitabın kapsamına uyarlandığı bilgisi yer almıştı.</p>

<p><strong>YENİ KAPAK GÖRSELİ BEKLENİYOR</strong></p>

<p>Dağıtım şirketinin gönderdiği bilgilendirmeye göre kitap kapağında değişikliğe gidilecek. Bu nedenle kitap satış sistemlerinde yer alan mevcut kapak görsellerinin kaldırılması istendi.</p>

<p>18 Eylül 2026 tarihinde satışa çıkması planlanan Devrimciler: ’78’liler: Bir Kuşak Biyografisi kitabının yeni kapak tasarımı ise henüz kamuoyuna duyurulmadı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/iletisim-yayinlari-tepkiler-sonrasinda-fotosoplu-kapaktan-vazgecti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 08:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="45556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da tarihin katmanları arasında şaşırtan keşif: 66 milyon yıllık fosil bulundu!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ankarada-tarihin-katmanlari-arasinda-sasirtan-kesif-66-milyon-yillik-fosil-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ankarada-tarihin-katmanlari-arasinda-sasirtan-kesif-66-milyon-yillik-fosil-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gölbaşı’ndaki kazılarda ortaya çıkarılan buluntu, Külhöyük’ün yalnızca binlerce yıllık geçmişiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, fosilin çok daha eski bir döneme ait olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Oyaca Mahallesi’ndeki Külhöyük kazılarında 66 milyon yıl öncesine ait Gastropoda fosili keşfedildiğini açıkladı.</p>

<p>Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, geçtiğimiz günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski tohum kalıntılarının bulunduğu Külhöyük’ün bu kez Ankara’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tuttuğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>FOSİL TETİS DENİZİ’NİN SON DÖNEMLERİNE AİT</strong></p>

<p>Bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyılarında yaşamış bir canlıya ait olduğu bildirildi.</p>

<p>Fosilin, Orta Anadolu’yu kapsayan Tetis Denizi’nin son evrelerine ait olduğunun düşünüldüğü belirtildi.</p>

<p><strong>BİNLERCE YIL ÖNCE YERLEŞİME TAŞINMIŞ OLABİLİR</strong></p>

<p>Keşfi daha dikkat çekici hale getiren ayrıntının ise fosilin bulunduğu yer olduğu ifade edildi.</p>

<p>Yaklaşık 5 bin yıllık Hatti ve Hitit yerleşimi Külhöyük’te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce bölge sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>KÜLHÖYÜK’TE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Külhöyük’teki kazı çalışmalarının, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Kazılar, Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor. Bakan Ersoy, yeni bulgularla Külhöyük’ün geçmişinin aydınlatılmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ankarada-tarihin-katmanlari-arasinda-sasirtan-kesif-66-milyon-yillik-fosil-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/ankara-14.jpg" type="image/jpeg" length="14628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gezi tutuklusu Çiğdem Mater'in ilk kitabı okuyucuyla buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/gezi-tutuklusu-cigdem-materin-ilk-kitabi-okuyucuyla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/gezi-tutuklusu-cigdem-materin-ilk-kitabi-okuyucuyla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gezi davası kapsamında tutuklanan ve 4 yıl 4 ay 17 gündür cezaevinde bulunan yönetmen ve yazar Çiğdem Mater’in ilk kitabı 18 Eylül’de okurla buluşacak. Kitap İletişim Yayınları'ndan çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Çiğdem Mater’in cezaevinde kaleme aldığı ilk kitabı 18 Eylül’de okurlarla buluşacak. Mater’in cezaevi deneyimlerini aktardığı kitabın duyurusu, “Çiğdem Mater’e Özgürlük” adlı sosyal medya hesabından yapıldı.</p>

<p>Kitabın duyurusu, “İçeriden dışarıya işte bir güzel selam” ifadeleriyle paylaşılırken, Mater’in uzun süredir sevdikleriyle fiziksel olarak bir araya gelemediğine ve sesini dışarıya ulaştırmakta yaşadığı kısıtlamalara dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="O1-277" height="650" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/o1-277.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>“TUHAF, SAÇMA VE NEYSE”</strong></p>

<p>Kitabın tanıtımında Mater’in cezaevi sürecine ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi. Mater, hapishane deneyimini “tuhaf”, “saçma” ve “neyse” kelimeleri üzerinden anlatırken, bu ifadelerin zamanla kendi zihinsel dünyasında farklı anlamlar kazandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mater, kitabında mahkeme, yargılama, adalet ve hapishane gibi kavramların yer aldığı alanı “tuhaf” ve “saçma” olarak tanımlarken, bunların dışında kalan yaşamını ise nefes aldığı ve zihnini mümkün olduğunca özgür tuttuğu bir alan olarak nitelendiriyor.</p>

<p><strong>İLK KİTABI 18 EYLÜL’DE RAFLARDA</strong></p>

<p>Çiğdem Mater’in cezaevinde yazdığı ilk kitap, 18 Eylül itibarıyla kitapçılarda yerini alacak.</p>

<p>Kitap, Mater’in cezaevi sürecinde yaşadıklarını ve bu süreç karşısında kendi iç dünyasında kurduğu özgürlük alanını okura aktarması açısından önem taşıyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/gezi-tutuklusu-cigdem-materin-ilk-kitabi-okuyucuyla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/cigrem-mater.jpg" type="image/jpeg" length="63623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tilbe Saran: “Gençler Türk tiyatrosuna çok ciddi soluk getirdiler”]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/tilbe-saran-gencler-turk-tiyatrosuna-cok-ciddi-soluk-getirdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/tilbe-saran-gencler-turk-tiyatrosuna-cok-ciddi-soluk-getirdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılında Onur Ödülü'ne değer görülen Tilbe Saran, ekonomik ve toplumsal zorluklara rağmen tiyatro üretmenin önemine dikkati çekerek, “Burası bizim mücadele alanımız. İnatla bu işi sürdürmek çok kıymetli” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılında Onur Ödülü'ne değer görülen Tilbe Saran, ekonomik ve toplumsal zorluklara rağmen tiyatro üretmenin önemine dikkati çekerek, “Burası bizim mücadele alanımız. İnatla bu işi sürdürmek çok kıymetli” dedi.</p>

<p>İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılı kapsamında Onur Ödülü'ne değer görülen sanatçı Tilbe Saran, festivalle 30 yıla yayılan ilişkisini ve tiyatronun dönüşümünü anlattı. Saran, 30 yılda festival kapsamında 15 projede yer aldığını belirtirken, genç kuşağın oyunculuk, yönetmenlik ve tasarım alanlarında Türk tiyatrosuna "çok ciddi soluk" getirdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saran, İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yılı kapsamında verilen ödülün kendisi için taşıdığı anlamı, festivalle 30 yıla yayılan ilişkisini, tiyatronun dönüşümünü ve genç kuşağın sahneyle kurduğu bağı ANKA Haber Ajansı’na anlattı.</p>

<p>Ödül haberini aldığında şaşırdığını söyleyen Saran, “Çok heyecanlıyım tabii. İlk söylediklerinde çok şaşırdım. Birden, ‘Aa, demek benim yaşım gelmiş’ dedim. Çok keyifli bir şey elbette, Onur Ödülü almak. Ama onurlu insanlardan Onur Ödülü almak çok keyifli ve huzurlu. İKSV’ye bu cömert teklifleri için teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>“TİYATRO DURMADAN DEĞIŞIYOR”</strong></p>

<p>Festivalin 30 yıllık geçmişine de tanıklık eden Saran, tiyatronun değişime açık yapısının onu canlı tutan temel özelliklerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Tiyatronun her dönemde kendisini yeniden ürettiğine işaret eden Saran, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bütün sanatlar için belki bu söylenebilir ama tiyatroda bunu çok açık ve net görebiliriz, hep kendini yıkarak yeniden var eden bir sanat. O yüzden eskimiyor. Kökleri ne kadar derinlere dalarsa dalsın, o kök genişledikçe gövdesi de büyüyor ve durmadan değişiyor.”</p>

<p>Onur Ödülü vesilesiyle festivalin 30 yıllık geçmişini kendi hafızasında yeniden gözden geçirdiğini anlatan Saran, bu süreçte izlediği yapımları hatırladığını belirtti.</p>

<p>Saran, “Ne kadar farklı, birbirinden çok beğendiğimiz, çok şaşırdığımız, hiç beğenmediğimiz, çok merak ettiğimiz, peşinden koştuğumuz proje izlemişiz. Aslında bu 30 yılda tiyatroya dair dünyamızı ne kadar zenginleştirmiş, bizi ne kadar büyütmüş ve dünyaya bakışımızı genişletmiş” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Festivalin bu nedenle kendisi için önemli olduğunu vurgulayan Saran, İstanbul Tiyatro Festivali’nin yanı sıra İKSV bünyesindeki farklı sanat etkinliklerinin de kuşaklar üzerinde iz bıraktığını dile getirdi.</p>

<p>Saran, “Tabii ki başta tiyatro festivali ama hep başka şeylerle de desteklendi. İlk gününden beri bienal, klasik müzik festivali, caz festivali, tiyatro festivalinin içerisindeki dans projeleri... Onların hepsi sahiden nefesimizi kesen ve bizi çok etkileyen işler olmuş” dedi.</p>

<p><strong>FESTİVALDE 15 OYUNLA YER ALDI</strong></p>

<p>Festivalde bugüne kadar kaç oyunla yer aldığını ödül vesilesiyle yeniden hesapladığını söyleyen Saran, 30 yılda 15 projeyle festival programında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>“Bu vesileyle saydım, hiç hatırlamıyordum doğrusu. 15 oyun olmuş festivalde. Yani 30 yılda 15 oyun. Fena bir sayı değil” diyen Saran, bu projelerin her birinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Saran, festival geçmişinde kendisi için özel bir yerde duran yapımlardan birinin ise sahnelenemeyen “Elin Elimde” olduğunu söyledi.</p>

<p>Oyunun Cüneyt Türel ile gerçekleştirmeyi planladıkları son proje olduğunu anlatan Saran, dönemin festival direktörü Dikmen Gürün ile yaptığı görüşmeyi şöyle aktardı:</p>

<p>"15’incisi oynamadığımız bir oyun. ‘Elin Elimde’, Cüneyt’le bizim son projemizdi ve Dikmen Hoca’nın son yılıydı. Ben onunla gidip konuştuğum sırada aslında sağlığının buna el vermeyebileceğini biliyordum. Ona açıkça söyledim. ‘Bu bir risk, bilmiyorum kabul eder misiniz? Çünkü oynayamama ihtimalimiz var’ dedim. Nitekim öyle oldu. Ama festivalin eli hep elimizde oldu.”</p>

<p><strong>“BURASI BIZIM MÜCADELE ALANIMIZ”</strong></p>

<p>Saran, ekonomik güçlükler ve toplumsal koşullara rağmen gençlerin tiyatro üretmeye devam etmesini de değerlendirdi.</p>

<p>Tiyatroyu bir mücadele ve hayatta kalma alanı olarak tanımlayan Saran, şöyle devam etti:</p>

<p>“Yapabilecek başka bir şey yok çünkü. Hayatta kalmak demek, nefes almak demek, mücadele etmek demek. Burası da bizim mücadele alanımız. Yıkarak, yeniden üreterek, yeniden yaparak, bozup bir daha deneyerek, üç düşüp bir kalkarak, canımız acıya acıya devam ederek... Gençler de öyle, biz de öyleyiz. Ama başka bir şey yapmayı da bilmiyoruz.”</p>

<p>Sanatçıların kendi alanlarında üretmeyi sürdürmesinin önemine işaret eden Saran, “Bence herkes zaten en iyi yaptığı şeyi yapmayı sürdürmeli. Tabii ki yeni şeyler öğrenmek, dünyaya bakış açımızı genişletmek çok önemli ama inatla bu işi sürdürmek çok kıymetli” dedi.</p>

<p>Son yıllarda genç kuşağın tiyatrodaki etkisinin yalnızca oyunculukla sınırlı olmadığını belirten Saran, genç yönetmen ve tasarımcıların da tiyatroya yeni bir soluk taşıdığını söyledi.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/tilbe-saran-gencler-turk-tiyatrosuna-cok-ciddi-soluk-getirdiler</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/agency/anka/tilbe-saran-gencler-turk-tiyatrosuna-cok-ciddi-soluk-getirdiler.jpg" type="image/jpeg" length="84833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Komedi, korku, aksiyon... Bu hafta 13 film vizyona giriyor]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/komedi-korku-aksiyon-bu-hafta-13-film-vizyona-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/komedi-korku-aksiyon-bu-hafta-13-film-vizyona-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu hafta 13 film vizyona girecek. Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı "Aşkın Büyüsü 2" izleyiciyle buluşacak. Lea Seydoux, Niels Schneider ve Valerie Dreville'nin oynadığı "İçimdeki Yabancı" bilim kurgu ve dram unsurlarını barındıran hikayesiyle beyaz perdede yer alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema salonlarında bu hafta komediden drama, aksiyon ve gerilimden animasyona 13 film vizyona girecek.</p>

<p>Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı "Aşkın Büyüsü 2", seyircilere eğlence, büyü ve kaos dolu bir sinema deneyimi sunmayı amaçlıyor.</p>

<p>28 yıl sonra gelen devam filmi, Owens kardeşlerin ailelerini sonsuza dek parçalama tehdidi taşıyan karanlık bir lanete karşı yeniden güçlerini birleştirmesini işliyor.</p>

<p>Yönetmenliğini Susanne Bier'in üstlendiği yapımın senaryosunu Akiva Goldsman ve Georgia Pritchett kaleme aldı.</p>

<p><strong>"İÇİMDEKİ YABANCI"</strong></p>

<p>Lea Seydoux, Niels Schneider ve Valerie Dreville'nin başrollerini paylaştığı "İçimdeki Yabancı" bilim kurgu, dram ve fantastik unsurları bir arada barındıran hikayesiyle beyaz perdede yer alacak.</p>

<p>Arthur Harari'nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmin konusu özetle şöyle:</p>

<p>"David Zimmerman, kırkına yaklaşmış, içine kapanık bir fotoğrafçıdır. Bir arkadaşı onu çılgın bir partiye götürdüğünde, kalabalığın arasında gördüğü gizemli bir kadından gözlerini alamayıp onu takip etmeye başlar. Birkaç saat sonra uyanıp gözlerini açtığında ise kendisini, tanımadığı bu kadının bedeninde bulacaktır."</p>

<p><strong>"KANLI KÖRFEZ"</strong></p>

<p>Phil Volken'in yönettiği "Kanlı Körfez", Tayland'da bir düğün için buluşan iki eski arkadaşın, kaplan köpekbalıklarının yaşadığı gizli körfeze çıktıkları tekne turunda, motorlarına saldıran dev bir köpekbalığı yüzünden hızla batan teknede mahsur kalmasını anlatıyor.</p>

<p>Film, küçük bir salda hem vahşi doğaya hem de birbirlerine karşı hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalan Emma ve Lani'nin gerilimini konu alıyor.</p>

<p><strong>"12 SAVAŞÇI"</strong></p>

<p>Ömer İlhan ve Ateş Özkan'ın yönettiği yerli aksiyon filmi "12 Savaşçı", dünya genelinde canlı izlenip üzerine bahis yapılabilen ve bir bina içindeki 12 dövüşçüden hayatta kalanın büyük ödüle uzandığı kanlı bir sistemi konu alıyor.</p>

<p>Film, eski Rus istihbarat görevlisi Sergey'in dünyanın en güçlü isimlerini bu sisteme dahil etmesiyle büyüyen organizasyonun hikayesini odağına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HAFTANIN KORKU FİLMLERİ</strong></p>

<p>Raziye Sultan'ın çektiği "İbret 2: Lanetli Kız", inancını reddeden kızı Asila'nın doğaüstü bir dönüşüm geçirmesiyle karşı karşıya kalan kadının, kızını kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.</p>

<p>Beytullah Pekok'un filmi "Arınma", eşinin temizlik takıntısının bir büyüden kaynaklandığını anlayan adamın, büyüyü bozmak amacıyla lise arkadaşını ve eşini evlerine davet etmesiyle başlayan gerilimli olaylar etrafında dönüyor.</p>

<p><strong>HAFTANIN ANİMASYONLARI</strong></p>

<p>2001 yapımı "Arabalar", Piston Kupası şampiyonluğu için yarışmaya giden kibirli yarış arabası Şimşek McQueen'in, kaza eseri rotasından saparak unutulmuş bir kasaba olan Radyatör Kasabası'nda mahsur kalmasıyla değişen yaşamını işliyor.</p>

<p>Julio Soto Gurpide'nin anime filmi "Konuşan Hayvanlar", açıklanamayan bir olayın ardından insanların ve hayvanların fiziksel formlarının birbirine dönüşmeye başlaması sonrasında, bir grup arkadaşın olayın kaynağını bulmak üzere çıktıkları yolculuğu anlatıyor.</p>

<p>Bu hafta ayrıca "Çölleri Aşan Hikayeler" festivalinde 5 yapım sinema salonlarında gösterime girecek. Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri yapımı "Baab: Cinler Alemi" ile Mısır yapımı "Konu Ne?", "Şahin ve Kanarya", "Kuyumcu" ve "Ayağını Denk Al" izleyiciyle buluşacak.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/komedi-korku-aksiyon-bu-hafta-13-film-vizyona-giriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/sinema.jpg" type="image/jpeg" length="56773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elazığ’daki çiftin otopsisinde kurşun izi çıktı, altınları kayıp!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/elazigdaki-ciftin-otopsisinde-kursun-izi-cikti-altinlari-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/elazigdaki-ciftin-otopsisinde-kursun-izi-cikti-altinlari-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yanan evde cesetleri bulunan Ağa Üykü ve Hayriye Üykü’nün yapılan otopsilerinde vücutlarında kurşun izleri tespit edildi. İncelemede evdeki bazı ziynet eşyaları ve altınların kayıp olduğu belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasındaki 2 katlı müstakil bir evde, dün gece saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Karakoçan Belediyesi itfaiyesi ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürülürken, evde Ağa Üykü ve eşi Hayriye Üykü’nün cansız bedenleri bulundu. Çiftin cenazesi, Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü.</p>

<p>İlk etapta ev yangını olarak değerlendirilen olay, cenazelerin morga kaldırılmasının ardından yapılan otopsiyle farklı bir boyut kazandı. Ağa ve Hayriye Üykü’nün vücutlarında kurşun izleri tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi.</p>

<p>Olayın ardından evde detaylı arama yapan ekipler, Hayriye Üykü’ye ait ziynet eşyalarının kayıp olduğunu belirledi.</p>

<p>Sadece 4-5 hanenin bulunduğu mezrada yaşanan olayda, çiftin gece saatlerinde kapıyı açmış olması nedeniyle faillerin Üykü çifti tarafından tanınan kişiler olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Soruşturma kapsamında olayın en az iki kişi tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği, cinayet ve yağmanın ardından delilleri karartmak amacıyla evin kasten ateşe verilmiş olabileceği şüphesi üzerinde duruluyor.</p>

<p>Jandarma ekipleri ise kaçan şüphelilerin ve kayıp ziynet eşyalarının bulunması amacıyla mezra ve çevresinde arama köpekleriyle çalışma başlattı.</p>

<p>Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Mezraya getirilen çiftin cenazeleri, burada kılınan namazın ardından aile kabristanında yakınlarının gözyaşlarıyla yan yana toprağa verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftin oğulları Düzgün Üykü, şüphelilerin yakalanıp cezalandırılmasını isteyerek,</p>

<p>"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli. Annem babam kimseye kötülük yapan yapıya sahip insanlar değildi. Evimiz yol üstü, herkesin evi gibiydi. Herkesin annesi, babası, kardeşi var. Allah herkese hayırlı ölüm nasip etsin. Ölüm haktır ama bu hak değildir. Biz kaza diye biliyorken farklı şeyler çıktı. Bunu yapan kişilerin bulunmasını temenni ediyoruz. Allah yanlarına bırakmasın. İnsanlığın artık bir kendine gelmesi gerekiyor. Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Son geleceğimiz nokta burası. Bundan öte yol yok. Gelen bütün arkadaşlarımıza, köylülerimize, eşimize dostumuza teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah kimseye böyle şeyler yaşatmasın. Burada katledilen 2 can var. Allah kimseye yaşatmasın. Burada yaşayan insanlar olarak, bu yaptı, şu yaptı diye kimseye iftira atmak durumunda değiliz. Düşman sahibi insanlar da değiliz. Düşman sahibi olacak şeyler yapan insanlar da değiliz. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor, 2 bileziğe 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor. İnsanlığın kendisine gelmesi gerekiyor. Herkesin nefsine sahip olması gerekiyor. Bugün annem babam öldürüldü. Annem babamın ön otopsi raporunda sırtından vurulduğu tespit ediliyorsa, bunu yapanların bulunup en azından başkalarına zarar vermemeleri adına yakalanması gerekiyor. Biz ceza veren mecra değiliz. Yetkilileri devlet kurumlarıdır."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/elazigdaki-ciftin-otopsisinde-kursun-izi-cikti-altinlari-kayip</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/124214-2.jpg" type="image/jpeg" length="25552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önay Yılmaz’dan yeni sürükleyici bir polisiye roman: Pinokyo Kapanı - Yalan Yazarsan Ölürsün]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/onay-yilmazdan-yeni-surukleyici-bir-polisiye-roman-pinokyo-kapani-yalan-yazarsan-olursun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/onay-yilmazdan-yeni-surukleyici-bir-polisiye-roman-pinokyo-kapani-yalan-yazarsan-olursun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci ve yazar Önay Yılmaz, yeni polisiye roman geldi. “Pinokyo Kapanı - Yalan Yazarsan Ölürsün”de Yılmaz, gazetecilik mesleğinin gerçekleriyle polisiye gerilimi bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci ve yazar Önay Yılmaz, yeni polisiye romanı “Pinokyo Kapanı - Yalan Yazarsan Ölürsün” ile okurun karşısına çıkıyor. Gazetecilik mesleğinin gerçekleriyle polisiye gerilimi bir araya getiren roman, yalan haber, hakikat, vicdan ve geçmişle hesaplaşma temaları etrafında şekilleniyor.</p>

<p>Romanın merkezinde gazeteci Doğu Gediz bulunuyor. Yalan haber üzerine düzenlenen bir sempozyumda konuşma yapmak üzere kürsüye çıkan Gediz, salonda karşılaştığı uzun burunlu ve siyah giyimli Pinokyo figürüyle birlikte kendisini beklenmedik bir olaylar zincirinin içinde buluyor.</p>

<p>Kısa süre sonra kaçırılan Doğu Gediz, gözlerini karanlık bir hücrede açıyor. Zincirlenmiş halde dış dünyayla bağlantısı kesilen gazeteci, maskeli bir kişinin sorgusuyla karşı karşıya kalıyor. Ancak kendisinden istenen para, bilgi ya da itiraf değil; geçmişini hatırlaması.</p>

<p><strong>GAZETECİ ÖLÜMLERİYLE BAŞLAYAN KARANLIK ZİNCİR</strong></p>

<p>İstanbul’dan Marmaris’e uzanan olaylar, peş peşe yaşanan gazeteci ölümleriyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Soruşturmayı yürüten Komiser İnci ve Komiser Pınar, cinayetlerin ardındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışırken yalnızca bir katilin izini sürmüyor. Aynı zamanda haberlerin, manşetlerin ve geçmişte alınmış kararların gölgesinde kalan hayatlarla karşılaşıyor.</p>

<p>“Pinokyo Kapanı”, polisiye kurgunun soruşturma ve gerilim unsurlarını gazetecilik mesleğinin etik sorularıyla birleştiriyor. Roman boyunca hakikatin bedeli, yalanın yol açabileceği sonuçlar ve gazetecinin kalemiyle vicdanı arasındaki ilişki sorgulanıyor.</p>

<p><img alt="O1-271" height="741" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/o1-271.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="667" /></p>

<p><strong>GAZETECİLİK DENEYİMİ ROMANA YANSIDI</strong></p>

<p>Uzun yıllar gazetecilik yapan Önay Yılmaz, romanında mesleğin gündelik gerçeklerinden de yararlanıyor. Haber merkezlerindeki yoğun tempo, manşet baskısı, bilgilerin doğrulanması ve gazetecinin kamuoyuna karşı sorumluluğu, polisiye hikâyenin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Yılmaz’ın gazetecilik geçmişi, romandaki mesleki ayrıntılara da yansıyor. Hürriyet ve Milliyet gazeteleri ile Star televizyonunda görev yapan yazar, çok sayıda haber ve bilimsel içerikli röportaja imza attı.</p>

<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 1996 yılında “Seri Röportaj”, 2005 yılında ise “Haber Kültür-Sanat” dalında ödüllendirilen Yılmaz, iki kez “Yılın Gazetecisi” seçildi. 1997 yılında TGC tarafından mansiyona da layık görülen yazar, farklı kurum ve kuruluşlardan çeşitli gazetecilik ve çevre ödülleri aldı.</p>

<p><img alt="O2-148" height="590" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/o2-148.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="450" /></p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi Kriton Curi Ödülü’nde 1998 yılında finalist olan Yılmaz, 2000 yılında “Demli Radyasyon” haberiyle İstanbul Tabip Odası Basın Sağlık Ödülü’nü, 2010 yılında ise “Ayamama Gerçekleri” haberiyle Bülent Dikmener Ödülü’nü kazandı.</p>

<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve P.E.N. Türkiye Yazarlar Derneği üyesi olan Yılmaz, sürekli basın kartı sahibi.</p>

<p>Bugüne kadar çok sayıda kitaba imza atan yazarın yayımlanmış eserleri arasında “Nazilerle Beş Yıl”, “Bandırma Yolcuları”, “Türkler”, “Poseidon’un Laneti”, “Ölüm Deltası”, “Heybeliada Cinayetleri”, “Günbatımı Cinayetleri”, “Senin de Canın Yanacak”, “Av”, “Seni Hiç Aldatmadım”, “Öğleden Sonra Cinayetleri”, “Matematik Cinayetleri”, “Cemre Düştü”, “Bodrum’da Mandalina Cinayetleri”, “Antropolojist” ve “Troçki Evi” bulunuyor.</p>

<p>Yılmaz ayrıca “Dark Polisiye (2. Kitap)” ve “Kilitli Odaların Esrarı” adlı kolektif çalışmalarda da polisiye öyküleriyle yer aldı.</p>

<p><img alt="O3-69" height="750" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/o3-69.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>PİNOКYO BU KEZ MASAL KAHRAMANI DEĞİL</strong></p>

<p>“Pinokyo Kapanı - Yalan Yazarsan Ölürsün”, adını çocuk edebiyatının unutulmaz karakterlerinden Pinokyo’dan alsa da klasik masal anlatısından oldukça farklı bir dünyaya kapı aralıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Romanda Pinokyo, masum bir masal karakteri olmaktan çıkarak yalanın ve onun ağır sonuçlarının simgesine dönüşüyor. Gazetecilerin hedef olduğu cinayetler, geçmişte yazılmış haberler ve saklı kalan gerçekler bir araya geldikçe, Doğu Gediz ile soruşturmayı yürüten polislerin önündeki tablo da giderek karanlıklaşıyor.</p>

<p>Romanın temel sorusu ise tek bir cümlede özetleniyor: “Yalan yazarsan ölürsün.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/onay-yilmazdan-yeni-surukleyici-bir-polisiye-roman-pinokyo-kapani-yalan-yazarsan-olursun</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/pinokyo.jpg" type="image/jpeg" length="31937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü oyuncu Chris Langham hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-oyuncu-chris-langham-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/unlu-oyuncu-chris-langham-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz oyuncu ve senarist Chris Langham'ın 77 yaşında hayatını kaybettiği açıklandı. “The Thick of It” dizisiyle tanınan ve performansıyla BAFTA ödülü kazanan Langham'ın pankreas kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz televizyon dünyasının tanınan oyuncularından Chris Langham'ın hayatını kaybettiği açıklandı. “The Thick of It” dizisinde canlandırdığı Hugh Abbot karakteriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Langham'ın 24 Haziran 2026'da pankreas kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiği, ölüm haberinin ise yaklaşık iki ay sonra kamuoyuna duyurulduğu belirtildi.</p>

<p><strong>KARİYERİ BOYUNCA ÇOK SAYIDA YAPIMDA YER ALDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1949 yılında Londra'da dünyaya gelen Chris Langham, oyunculuğun yanı sıra senarist olarak da çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Langham kariyeri boyunca “The Muppet Show”, “Not the Nine O'Clock News”, “People Like Us” ve “Help” gibi önemli televizyon yapımlarında görev aldı.</p>

<p>Oyuncuya geniş çapta ün kazandıran yapımlardan biri ise “The Thick of It” oldu. Dizide beceriksiz bakan Hugh Abbot karakterini canlandıran Langham, performansıyla 2006 yılında BAFTA'da En İyi Komedi Performansı ödülünü kazandı.</p>

<p><strong>KARİYERİ 2007'DEKİ DAVAYLA SEKTEYE UĞRADI</strong></p>

<p>Langham'ın oyunculuk kariyeri 2007 yılında çocukların cinsel istismarını içeren görüntüleri indirdiği gerekçesiyle suçlu bulunmasının ardından büyük ölçüde sona erdi.</p>

<p>Hapis cezasına çarptırılan oyuncu, sonraki yıllarda ekranlarda yalnızca sınırlı sayıda yapımda yer aldı.</p>

<p>Chris Langham'ın 77 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-oyuncu-chris-langham-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/chris-langham.jpg" type="image/jpeg" length="87399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu’da antik kentten 105 metrekarelik sürpriz! Roma dönemine ait mozaikler gün yüzüne çıktı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/kastamonuda-antik-kentten-105-metrekarelik-surpriz-roma-donemine-ait-mozaikler-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/kastamonuda-antik-kentten-105-metrekarelik-surpriz-roma-donemine-ait-mozaikler-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, M.S. 4’üncü yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaikleri ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mozaiklerin yanı sıra M.S. 2’nci yüzyıla tarihlenen bir Eros başının da bulunduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti, yeni arkeolojik buluntularla Roma dönemine ilişkin önemli izler vermeye devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserlerle ilgili sosyal medya hesabından bilgi verdi.</p>

<p>Kazılarda, M.S. 4’üncü yüzyıla tarihlenen ve geometrik kompozisyonlardan oluşan yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaikleri gün yüzüne çıkarıldı. Oldukça iyi korunduğu belirtilen mozaiklerin bulunduğu orta nefteki döşemenin ise tamamının henüz ortaya çıkarılmadığı bildirildi.</p>

<p><strong>105 METREKARELİK MOZAİKLER ORTAYA ÇIKTI</strong></p>

<p>Roma İmparatorluk Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a kadar uzanan izlerin bulunduğu Pompeiopolis’teki mozaiklerin geometrik desenlerden oluştuğu ve büyük bölümünün iyi durumda olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazı çalışmalarının devam ettiği alanda, mozaik döşemesinin tamamının ortaya çıkarılması için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p><strong>KAZILARDAN EROS BAŞI DA ÇIKTI</strong></p>

<p>2026 yılı çalışmalarında dikkat çeken buluntulardan biri de M.S. 2’nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Eros başı oldu.</p>

<p>Bakan Ersoy, eserin Pompeiopolis’in erken dönemlerine ilişkin önemli buluntular arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p><strong>BAZİLİKADA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>Pompeiopolis’te ilk inşa evresi M.S. 2’nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Bazilika’da da kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Çalışmalarla antik kentin kentsel yapısının ve dini tarihinin daha bütüncül biçimde ortaya çıkarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kazı ekibi ile çalışmalara katkı sunanlara teşekkür etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/kastamonuda-antik-kentten-105-metrekarelik-surpriz-roma-donemine-ait-mozaikler-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/kastamonu-1.jpg" type="image/jpeg" length="65316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü yönetmen Tony Gatlif hayata veda etti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-yonetmen-tony-gatlif-hayata-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/unlu-yonetmen-tony-gatlif-hayata-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü yönetmen Tony Gatlif, 77 yaşında hayatını kaybetti. Sinema dünyasını yasa boğan ölümün ardından Fransa Kültür Bakanı Catherine Pegard, Gatlif için bir anma mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca tanınan Fransız yönetmen Tony Gatlif, yeni film projesi için bulunduğu Fransa'da yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle 77 yaşında yaşamını yitirdi. Gatlif'in, ülkenin güneyindeki Arles kentinde tarihi bir film projesi üzerinde çalıştığı öğrenildi.</p>

<p><strong>FRANSA KÜLTÜR BAKANI'NDAN TAZİYE MESAJI</strong></p>

<p>Fransa Kültür Bakanı Catherine Pegard, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Tony Gatlif'i andı.</p>

<p>Pegard, usta yönetmeni "ara yollara, silinip giden sınırlara ve çoğu zaman yeterince görülmeyen hayatlara gönül vermiş" sözleriyle tanımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TONY GATLİF KİMDİR?</strong></p>

<p>10 Eylül 1948'de dünyaya gelen Tony Gatlif'in doğum adı Michel Dahamani'ydi. Kabaili bir baba ile Çingene bir annenin çocuğu olan Gatlif, 12 yaşında Cezayir'e gönderilmek üzereyken adını değiştirdi ve Tony Gatlif ismini kullanmaya başladı.</p>

<p>Bir süre ıslahevinde kalan Gatlif, daha sonra Camargue bölgesine gönderildi. Sinema kariyerinde özellikle göç, kimlik, dışlanma ve Çingene kültürü gibi temaları işleyen yapımlarıyla tanındı.</p>

<p><strong>25 FİLME İMZA ATTI</strong></p>

<p>Kariyeri boyunca 25 sinema filminin yönetmenliğini üstlenen Gatlif, uluslararası alanda önemli bir filmografiye sahipti.</p>

<p>Yönetmenin öne çıkan eserleri arasında 1997 yapımı "Çılgın Yabancı" (Gadjo dilo), 2004 tarihli "Sürgündekiler" (Exils), 2012 yapımı "Öfkeliler" (Indignados) ve 2017 yılında vizyona giren "Aman Doktor" bulunuyor.</p>

<p><br />
 </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/unlu-yonetmen-tony-gatlif-hayata-veda-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/tony-gatlif-1.jpg" type="image/jpeg" length="77062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nâzım Hikmet’in yaşamını anlatan “ROMANTİKA” sergisi İzmir’de açıldı]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/nazim-hikmetin-yasamini-anlatan-romantika-sergisi-izmirde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/nazim-hikmetin-yasamini-anlatan-romantika-sergisi-izmirde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü şair Nâzım Hikmet’in yaşamını anlatan “ROMANTİKA” sergisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Ünlü şair Nâzım Hikmet’in yaşamını anlatan “ROMANTİKA” sergisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde açıldı. </p>

<p>Bu yıl 5 Eylül’de başlayacak 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat etkinliklerinin merkezinde yer alan, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, düzenlenen törenle kapılarını açtı.</p>

<p style="text-align:left">İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği ve katkılarıyla, Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan sergi, 5 Eylül 2026-15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.</p>

<p style="text-align:left">Serginin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu’nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ve sanatçılar katıldı. </p>

<p style="text-align:left">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, burada yaptığı açıklamada, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:left">“Büyük bir hikâyenin yüz yıl sonra başladığı yere geri dönüşünün, bir 'eve dönüş' hikâyesine tanık oluyoruz. Nâzım Hikmet’in yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan bu devasa buluşma, adını şairin 1962 yılında tamamladığı ve Türkçe’de 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' adıyla yayımlanan otobiyografik romanının ilk adı olan Romantika'dan alıyor. Bu romanın zaman örgüsü İzmir’de, bir kulübede başlamaktadır. Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl önce bizi bu topraklardan, İzmir günlerinden alıp koca bir ömrün seyrüseferine çıkarır. Bugün açtığımız sergi de adeta İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuktur. 1925’teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvayımilliye ile kurulan o köklü bağ, İzmir’i bu serginin en temel anlatı eksenlerinden biri haline getirmektedir.”</p>

<p><strong>“ŞAİRİ BEKLEMEYE VE MİRASINI YAŞATMAYA DEVAM EDİYORUZ"</strong></p>

<p style="text-align:left">Tugay, serginin 2 bin 125 metrekarelik bir alanda, fuaye dahil 15 salona yayıldığını ve klasik bir biyografi anlayışının çok ötesine geçtiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:left">Serginin Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden Vera Tulyakova Hikmet’in arşivine ve koleksiyonerlere kadar pek çok ulusal ve uluslararası kurumun katkısıyla hazırlandığını aktaran Tugay, "Abidin Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin kendi yaptığı resimlerden el yazmalarına, kişisel eşyalarına kadar yüzlerce kıymetli belge ilk kez bu denli bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor. Şair 'Çok yorgunum, beni bekleme kaptan' diyordu ancak bizler, onun okurları olarak o 'çınarlı, kubbeli, mavi liman'da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. Çünkü Nâzım’ın edebiyatı yüzyılları ve sınırları aşmış, Anadolu’dan dünyaya seslenen 'Dörtnala gelip Uzak Asya’dan' süzülen evrensel bir çığlık olmuştur” diye konuştu. </p>

<p style="text-align:left">Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak geçen sene yine İEF kapsamında hayata geçilen Atatürk Sergisi’ni hatırlatarak, “Toplam 295 bin kişi ziyaret etti. Bu bir rekor. Bir sanat galerisine bu kadar kişinin gelmesi sıra dışı. Bu, İzmir’in sanata, kültüre bağlılığını, ilgisini gösteriyor. Biz de İzmirlilerin bu ilgisini karşılıksız bırakmak istemedik. Bu, bizim şehre karşı sorumluluğumuzdur. Bir teveccüh değildir. Bundan sonra da buna benzer sergileri yapmaya devam edeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/nazim-hikmetin-yasamini-anlatan-romantika-sergisi-izmirde-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/agency/anka/nazim-hikmetin-yasamini-anlatan-romantika-sergisi-izmirde-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="60310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema tutkunları dikkat! Bu hafta 7 film izleyiciyle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/sinema-tutkunlari-dikkat-bu-hafta-7-film-izleyiciyle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/sinema-tutkunlari-dikkat-bu-hafta-7-film-izleyiciyle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta aksiyondan gerilime, korkudan animasyona uzanan 7 film izleyiciyle buluşacak. Emma Stone ve Ryan Gosling'in başrollerini paylaştığı “Aşıklar Şehri” yeniden beyaz perdeye gelirken, “Saldırı” ve “Fall 2: Ölümcül Tırmanış” gerilim tutkunlarını bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema salonlarında bu hafta aksiyondan gerilime, dramdan korkuya ve animasyona uzanan 7 film izleyiciyle buluşacak. Emma Stone ve Ryan Gosling'in başrollerini paylaştığı “Aşıklar Şehri” yeniden vizyona girerken, “Fall 2: Ölümcül Tırmanış” ve “Saldırı” aksiyon ve gerilim tutkunlarını salonlara çekmeye aday. Adria Arjona'nın başrolünde oynadığı Adam Wingard'ın yeni filmi "Saldırı" aksiyon ve gerilim meraklılarının ilgisini çekmesi bekleniyor.</p>

<p>Sinema salonlarında bu hafta aksiyondan gerilime, dramdan korkuya 7 film vizyona girecek.</p>

<p>Michael Spierig ve Peter Spierig'in yönettiği gerilim ve macera türündeki "Fall 2: Ölümcül Tırmanış" dün izleyici ile buluştu.</p>

<p>Yapımda, kız kardeşi Shiloh Hunter'ın ölümünün yasını tutan Jax adlı ana karakterin gittiği Tayland'daki Kwan-in Dağı'nda mahsur kalması sonrasında verdiği hayatta kalma mücadelesi işleniyor.</p>

<p>Jonathan Frank ve Scott Mann'ın senaryosunu kaleme aldığı filmde Arsema Thomas, Harriet Slater, Tom Brittney ve Jordan Coleman rol aldı.</p>

<p><strong>"SALDIRI"</strong></p>

<p>Adria Arjona'nın başrolünde oynadığı, ünlü yönetmen Adam Wingard'ın yeni filmi "Saldırı", aksiyon ve gerilim meraklılarının ilgisini çekmeye aday olacak.</p>

<p>Durmak bilmeyen düşmanlarla çevrili bir annenin hayatta kalma mücadelesini konu alan filmde Adria Arjona, çölde bir karavan parkında yaşayan ve ailesini beklenmedik bir tehditten korumak için mücadele etmek zorunda kalan bir ordu keskin nişancısı anneyi canlandırıyor. Karakterin hayatı, yakındaki bir askeri tesisten serbest bırakılan, genetiğiyle oynanmış askerlerden oluşan bir birliğin bölgeye sızmasıyla altüst oluyor.</p>

<p>Cockroach, Crybaby ve The Butcher adındaki bu durdurulamaz ölüm makinelerine karşı tek başına karşı durmak zorunda kalan anne, ailesini korumak uğruna, askeri yeteneklerini ve hayatta kalma içgüdülerini son sınırına kadar zorlayacak.</p>

<p>Senaryosunu Adam Wingard ve Simon Barrett'ın kaleme aldığı filmde Rebecca Hall, Dan Stevens ve Drew Starkey de rol aldı.</p>

<p><strong>"AŞIKLAR ŞEHRİ"</strong></p>

<p>Emma Stone ve Ryan Gosling'in başrollerini paylaştığı 2016 yapımı müzikal film "Aşıklar Şehri" yeniden beyaz perdede yer alacak.</p>

<p>Damien Chazelle imzalı film, tesadüfen tanışan ve ikisi de imkansıza yakın olan hayallerinin peşinden koşan jazz müzisyeni Sebastian ile oyuncu Mia'nın aşkını anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HAFTANIN KORKU FİLMLERİ</strong></p>

<p>Eli Roth'un yönetip, başrolü Ari Millen ile paylaştığı "Dondurmacı", bir şeyler atıştırmak isteyen tatlı yüzlü çocukların caniye dönüşmesini işliyor.</p>

<p>Özgür Akbaş'ın yeni korku filmi "Azem 6: Mühür", geçmişinden kaçıp sakin bir hayat kurmaya çalışan Ceren'in, çocukluğunun geçtiği köye döndüğünde kendisini açıklanamayan olayların ortasında bulmasını anlatıyor.</p>

<p><strong>HAFTANIN ANİMASYONLARI</strong></p>

<p>Japon yapımı anime film "Doraemon: Yeni Nobita ve Şeytanların Denizaltı Kalesi", Nobita ve arkadaşlarının Doraemon'un teknolojik aletlerinin yardımıyla okyanusun derinliklerinde gizlenen esrarengiz bir sualtı kalesini keşfetmek üzere maceraya atılmasını beyaz perdeye yansıtıyor.</p>

<p>Burak Kaan Şimşeker'in filmi "Çılgın Böcekler", yeraltı şehrinden yeryüzüne çıkan dört hamamböceğinin, yollarının kesiştiği üniversite öğrencileriyle beklenmedik bir dostluk kurarken kendilerini insan dünyasının karmaşası içinde bulmasını konu alıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/sinema-tutkunlari-dikkat-bu-hafta-7-film-izleyiciyle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2025/07/sinema.jpg" type="image/jpeg" length="67672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Valiliği Ataköy Marina Arena'daki Anyma konserini iptal etti]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-valiligi-atakoy-marina-arenadaki-anyma-konserini-iptal-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-valiligi-atakoy-marina-arenadaki-anyma-konserini-iptal-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül'de Ataköy Marina Arena'da gerçekleşmesi planlanan Anyma'nın konseri İstanbul Valiliği kararıyla iptal edildi. Söz konusu konser, 'satanist ayin' denilerek hedef gösterilmişti. Anyma, daha önce Suudi Arabistan ve Mısır'da bile gösteri gerçekleştirmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik müzik ile görsel sanatları bir araya getiren sahne performanslarıyla dünyaca tanınan Anyma’nın İstanbul’da düzenlenmesi planlanan konseri iptal edildi.</p>

<p>12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da gerçekleştirilmesi planlanan konser, İstanbul Valiliği’nin kararıyla programdan çıkarıldı.</p>

<p><strong>KONSERİN İPTAL GEREKÇESİ AÇIKLANMADI</strong></p>

<p>Konserin iptaline ilişkin İstanbul Valiliği tarafından henüz ayrıntılı bir resmi açıklama yapılmadı.</p>

<p>Öte yandan karar, bazı medya organları ve sosyal medya hesaplarında farklı ifadelerle gündeme getirildi. Anyma’nın sahne şovlarında kullandığı görsel efektler ve semboller üzerinden konser, bazı çevreler tarafından “satanist ayin” şeklinde nitelendirildi.</p>

<p><img alt="A1-638" height="482" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a1-638.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="560" /></p>

<p><img alt="A2-277" height="715" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a2-277.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="563" /></p>

<p><img alt="A3-129" height="132" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a3-129.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>ANYMA DAHA ÖNCE SUUDİ ARABİSTAN VE MISIR’DA SAHNE ALDI</strong></p>

<p>Elektronik müzik dünyasının öne çıkan isimlerinden Anyma, müziği gelişmiş görsel prodüksiyonlarla birleştiren gösterileriyle tanınıyor.</p>

<p>Sanatçı daha önce Suudi Arabistan ve Mısır’da da konser ve sahne performansları gerçekleştirmişti.</p>

<p>İstanbul’da 12 Eylül’de yapılması planlanan konserin iptal edilmesinin ardından organizasyonun akıbeti ve bilet sahipleriyle ilgili uygulanacak işlemler merak konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/istanbul-valiligi-atakoy-marina-arenadaki-anyma-konserini-iptal-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/anyma-konser.jpg" type="image/jpeg" length="78807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne Kafamda Bit Var oyununa ödül!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/anne-kafamda-bit-var-oyununa-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/anne-kafamda-bit-var-oyununa-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun en prestijli değerlendirmeleri arasında gösterilen 51. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri Seçici Kurulu, BBT’nin sahneye koyduğu ve seyirciden yoğun ilgi gören “Anne Kafamda Bit Var” oyununu “İsmet Küntay Özel Ödülü”ne layık gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 36. sanat yılına yeni sezon hazırlıklarıyla girerken önemli bir ödülün de sahibi oldu. Tiyatronun 2026-2027 sezonu öncesindeki hazırlıkları, “Anne Kafamda Bit Var” oyununa verilen İsmet Küntay Özel Ödülü ile taçlandı.</p>

<p>İstanbul’un köklü sanat kurumları arasında yer alan BBT, sezon boyunca sahnelediği yapımlarla elde ettiği başarıların karşılığını almaya devam ediyor.</p>

<p><strong>“ANNE KAFAMDA BİT VAR” OYUNUNA İSMET KÜNTAY ÖZEL ÖDÜLÜ</strong></p>

<p>51. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri Seçici Kurulu, BBT’nin sahneye taşıdığı “Anne Kafamda Bit Var” oyununu İsmet Küntay Özel Ödülü’ne layık gördü. Tarık Akan’ın otobiyografik eserinden tiyatroya uyarlanan yapım, sanatçının 12 Eylül döneminde yaşadığı gözaltı sürecini ve dönemin toplumsal atmosferini sahneye taşıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 31 At 13.42.49 (1)" height="400" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-08-31-at-134249-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TARIK AKAN’IN YAŞADIKLARI SAHNEDE</strong></p>

<p>Oyun, 1980’lerin başında sıkıyönetim koşullarındaki Türkiye’yi merkeze alıyor. Toplumsal sorumluluk üstlenen politik bir sanatçının karşılaştığı baskılar, cezaevi süreci ve yaşadığı direniş, yapımın temel anlatısını oluşturuyor.</p>

<p>“Anne Kafamda Bit Var”, bu yönüyle yalnızca Tarık Akan’ın kişisel hikâyesine değil, dönemin toplumsal hafızasına da odaklanıyor.</p>

<p><strong>RAGIP SAVAŞ YÖNETİMİNDE YENİ DÖNEM</strong></p>

<p>Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş’ın liderliğinde çalışmalarını sürdüren BBT, yeni sezon hazırlıklarında repertuvar seçimi ve oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Kurumun, profesyonel yönetim anlayışı ve farklı türlerdeki yapımlarla tiyatroseverlere ulaşma hedefini sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p><strong>YENİ SEZON HAZIRLIKLARI SÜRÜYOR</strong></p>

<p>2026-2027 sanat sezonu için hazırlıklarını sürdüren Bakırköy Belediye Tiyatroları, aldığı ödülle yeni döneme moral kazanarak giriyor.</p>

<p>36. sanat yılına giren BBT, yeni sezonda da farklı yapımları seyirciyle buluşturmayı ve İstanbul’un önemli tiyatro kurumlarından biri olarak çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Kurumun yeni sezon programı ve sahnelenecek yapımlar için hazırlıkların devam ettiği bildirildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/anne-kafamda-bit-var-oyununa-odul</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-08-31-at-134249-2.jpeg" type="image/jpeg" length="30887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ferhan Şensoy unutulmadı!]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/ferhan-sensoy-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/ferhan-sensoy-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta ismi Ferhan Şensoy, hayata veda edişinin 5. yılında ailesi ve sevenleri tarafından özlemle anıldı. Usta sanatçının çocukları Derya Şensoy, Müjgan Ferhan Şensoy ve Mert Baykal, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla babalarına olan özlemlerini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Ferhan Şensoy, vefatının 5. yıl dönümünde ailesi tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımlarla anıldı.</p>

<p>2021 yılında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta sanatçının çocukları Derya Şensoy, Müjgan Ferhan Şensoy ve Mert Baykal ile eski eşi Derya Baykal, yaptıkları paylaşımlarla Şensoy’a duydukları özlemi dile getirdi.</p>

<p><strong>“BUGÜN 5 YIL OLDU BABACIM”</strong></p>

<p>Derya Şensoy, babası Ferhan Şensoy ile çocukluk yıllarından bir fotoğrafını takipçileriyle paylaştı.</p>

<p>Şensoy, paylaşımına “Bugün 5 yıl oldu babacım, zaman bazen duruyor, bazen de çok hızlı geçiyor… Seni çok özledim...” notunu ekledi.</p>

<p><img alt="A1-635" height="494" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a1-635.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>BABA-KIZ FOTOĞRAFINI PAYLAŞTI</strong></p>

<p>Müjgan Ferhan Şensoy da yıllar öncesine ait baba-kız fotoğrafıyla babasını andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fotoğrafını “Bugün tam 5 yıl babacım... 5 gün sonra Pera 5 oluyor…” ifadeleriyle paylaşan Şensoy, Ferhan Şensoy’a olan özlemini takipçileriyle paylaştı.</p>

<p><img alt="A2-275" height="729" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a2-275.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>MERT BAYKAL: “HEM DÜN GİBİ HEM BİR ÖMÜR GİBİ”</strong></p>

<p>Mert Baykal ise babasıyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafı sosyal medya hesabından yayınladı.</p>

<p>Baykal, paylaşımında geçen yıllara rağmen özlemin devam ettiğini ifade ederken, Yunanistan’da yaşadığı bir anıyı da yazısına taşıdı.</p>

<p>Baykal, babasına ithafen bir kadeh kaldırdıklarını belirterek, “Özlemle baba… Hem dün gibi hem bir ömür gibi…” sözleriyle duygularını dile getirdi.</p>

<p><img alt="A3-127" height="618" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/a3-127.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>DERYA BAYKAL DA UNUTMADI</strong></p>

<p>Ferhan Şensoy’un eski eşi Derya Baykal da usta sanatçıyı ölüm yıl dönümünde andı.</p>

<p>Baykal, sosyal medya paylaşımında Şensoy için “Saygı ve rahmetle” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sanat dünyasında bıraktığı eserler ve özgün tiyatro anlayışıyla iz bırakan Ferhan Şensoy, ölümünün 5. yılında ailesinin ve sevenlerinin paylaşımlarıyla bir kez daha hatırlandı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/ferhan-sensoy-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/09/ferhan-sensoy.jpg" type="image/jpeg" length="98113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’in altında 2 bin yıllık sır: Antik su kanalı hâlâ akıyor...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/izmirin-altinda-2-bin-yillik-sir-antik-su-kanali-hala-akiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/izmirin-altinda-2-bin-yillik-sir-antik-su-kanali-hala-akiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Smyrna Agorası’ndaki Roma döneminden kalma antik su kanalı, yaklaşık 2 bin yıl sonra hâlâ akıyor. Kazı ekibi 150 metrelik bölümünü takip ettiği kanalın kaynağını araştırırken, toprak altında üç yeni mekân ve daha önce görülmeyen duvar resimleri de ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in tarihi kent merkezindeki Smyrna Agorası’nda sürdürülen arkeolojik kazılarda, kentin geçmişine ilişkin yeni buluntular gün yüzüne çıkarılıyor.</p>

<p>Roma döneminde Smyrna’nın aşağı kesimlerine su taşımak amacıyla oluşturulan antik kanalın günümüzde de akmaya devam ettiği belirlendi. Kazı ekibi, kanalın kaynağını tespit etmek için şimdiye kadar yaklaşık 150 metrelik bölümünü izledi.</p>

<p>Suyun, Agora’nın güneyindeki Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresinde bulunan bir pınarla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>2 BİN YILLIK SU HALA AKIYOR</strong></p>

<p>Kazı Başkanı ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, Roma döneminde Smyrna’nın su ihtiyacının pınarlardan gelen kanallarla karşılandığını söyledi.</p>

<p>Ersoy, “Yaklaşık 2 bin yıldır akan bir sudan bahsediyoruz” diyerek kanalın kaynağının henüz kesin olarak bulunamadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suyun yaklaşık 150 metrelik bir güzergâhtan geçerek Smyrna Agorası’na ulaştığını aktaran Ersoy, çalışmaların kanalın kaynağını ortaya çıkarmaya yönelik sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="338" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/izmir2-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>TOPRAĞIN ALTINDAN 3 YENİ MEKÂN ÇIKTI</strong></p>

<p>2026 yılı kazılarında geçen yıl bulunan mozaikli alanın devamında üç yeni mekân ortaya çıkarıldı.</p>

<p>İki mekânın tabanında mozaik, diğerinde ise mermer döşeme bulundu. Kazı alanında ayrıca Agora ve Smyrna Tiyatrosu çevresinde daha önce rastlanmayan duvar resimleri tespit edildi.</p>

<p>Ersoy, bu yapıların Efes’teki Yamaç Evleri’ni andıran özellikler taşıdığını ve kamusal bir işleve sahip olabileceklerini belirtti.</p>

<p><strong>DUVAR RESİMLERİ İLK KEZ BULUNDU</strong></p>

<p>Kazı ekibi, ortaya çıkarılan yapılarda ilk kez duvar resimleriyle karşılaştı.</p>

<p>Ersoy, “İlk defa bu mekânlarda duvar resimlerine ulaştık. Bugüne kadar Smyrna Agorası’nda ve tiyatro çevresinde hiç karşılaşmamıştık” dedi.</p>

<p>Yeni buluntuların, Smyrna’nın Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasının ardından geçirdiği değişime ilişkin önemli bilgiler sağlayabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>BÜYÜKŞEHİR’DEN 34,5 MİLYON LİRALIK DESTEK</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi adına yürütülen kazıların ana sponsorluğunu İzmir Büyükşehir Belediyesi üstleniyor.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi’nin Smyrna Agorası ve Antik Smyrna Tiyatrosu kazılarına 2025-2027 döneminde toplam 34,5 milyon lira destek sağladığı bildirildi.</p>

<p>Belediyenin 2026 yılında 16 arkeolojik kazıya aktardığı toplam kaynak ise 19 milyon 665 bin 625 lira olarak açıklandı.</p>

<p><strong>SMYRNA’NIN KEMERALTI’NA UZANAN HAFIZASI</strong></p>

<p>Prof. Dr. Akın Ersoy, bugünkü Kemeraltı’nın sosyal, kültürel ve ticari geçmişinin Smyrna Agorası’na kadar uzandığını söyledi.</p>

<p>Antik Smyrna Limanı’nın zamanla dolmasının ardından ticari ve sosyal hayatın Kemeraltı’na doğru kaydığını belirten Ersoy, Agora’nın taşıdığı hafızanın günümüzde Kemeraltı’nda yaşamaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p><strong>HEDEF SMYRNA TİYATROSU’NU KENTE KAZANDIRMAK</strong></p>

<p>Kazı çalışmalarının önemli hedeflerinden biri de Kadifekale eteklerindeki yaklaşık 20 bin kişi kapasiteli Smyrna Tiyatrosu’nu yeniden kent yaşamına kazandırmak.</p>

<p>Tiyatronun oturma sıralarının önemli bölümünün günümüze ulaştığını belirten Ersoy, İzmir’in ileride önemli bir sosyo-kültürel mekâna kavuşacağını düşündüklerini söyledi.</p>

<p><strong>KAZILARDA KORUMA ÇALIŞMALARI DA SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Kazı alanında ortaya çıkarılan arkeolojik mirasın korunması için konservasyon çalışmaları da devam ediyor.</p>

<p>Gezi güzergâhındaki grafitilere ait sıvaların korunmasına yönelik çalışmalar yürütülürken, Grafiti Salonu’nun bir bölümü belirli saatlerde ziyaretçilere açılıyor.</p>

<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri de staj kapsamında ziyaretçilere Türkçe ve İngilizce bilgi veriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/izmirin-altinda-2-bin-yillik-sir-antik-su-kanali-hala-akiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/izmir-15.jpg" type="image/jpeg" length="60437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saros Körfezi’nde su altına bırakılan eserler dalış turizmini canlandırdı...]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/saros-korfezinde-su-altina-birakilan-eserler-dalis-turizmini-canlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/saros-korfezinde-su-altina-birakilan-eserler-dalis-turizmini-canlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne’nin Saros Körfezi’nde uygulanan Yapay Resif Projesi, deniz canlılarına yeni yaşam alanları oluştururken bölgenin dalış turizmindeki önemini de artırdı. İbrice Limanı’nda 17 dalış noktası bulunurken, bu yıl bölgede yaklaşık 20 bin dalış gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne’nin Keşan ve Enez ilçeleri kıyısındaki Saros Körfezi, yapay resif çalışmalarıyla su altı turizminde öne çıkan merkezlerden biri haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede yürütülen Yapay Resif Projesi kapsamında deniz dibine çeşitli yapılar ve eserlerin modelleri bırakıldı. Yapılar, balıklar ve diğer deniz canlıları için barınma ve üreme alanı oluştururken, farklı seviyelerdeki yerli ve yabancı dalgıçların da ilgisini çekiyor.</p>

<p><strong>SULARIN ALTINDA TARİHİ ESERLER</strong></p>

<p>Saros Körfezi’nde daha önce Airbus A330 tipi yolcu uçağı, Nusret Mayın Gemisi’nden esinlenilen sahil güvenlik gemisi ve M62 T tipi muharebe tankının yanı sıra çeşitli obje ve eserlerin benzerleri deniz tabanına bırakıldı.</p>

<p>Son olarak İbrice Limanı açıklarında yaklaşık 20 metre derinliğe Selimiye Camisi, Meriç Köprüsü, Edirne Sarayı, Adalet Kasrı ve Makedonya Kulesi modelleri yerleştirildi.</p>

<p><img alt="Saros Korfezi-1" height="383" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/saros-korfezi-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>17 DALIŞ NOKTASI BULUNUYOR</strong></p>

<p>İbrice Limanı’nda 6 dalış okulunun faaliyet gösterdiği ve toplam 17 dalış noktası bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Körfezin berrak suları, batıkları ve yapay resifleri farklı deneyim seviyelerindeki dalgıçları bölgeye çekerken, gece dalışları da ilgi görüyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, projenin deniz canlılarına yeni yaşam alanları kazandırmasının yanı sıra dalış turizmini de geliştireceğini söyledi.</p>

<p><img alt="Saros Körfezi" height="337" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/saros-korfezi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>BU YIL 20 BİNE YAKIN DALIŞ YAPILDI</strong></p>

<p>Edirne Valisi Yunus Sezer ise İbrice Limanı’nın Türkiye’nin önemli dalış turizmi noktalarından biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Geçen yıl denize bırakılan tankın görüntülerinin internette yaklaşık 7 milyon kişi tarafından izlendiğini söyleyen Sezer, bu yıl bölgede 15 bin ile 20 bin arasında dalış gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="Saros Körfezi2" height="337" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/saros-korfezi2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>HEDEF NİTELİKLİ TURİZM VE DOĞAYI KORUMAK</strong></p>

<p>Yapay resiflerin su altındaki canlılığın artırılmasına katkı sağladığını belirten Sezer, çalışmalardaki hedefin daha düzenli sahiller ve daha nitelikli turizm olduğunu söyledi.</p>

<p>Saros Körfezi’nin doğal zenginliklerinin korunarak turizmin geliştirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Saros Korfezi3" height="611" src="https://babaocagicomtr.teimg.com/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/saros-korfezi3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/saros-korfezinde-su-altina-birakilan-eserler-dalis-turizmini-canlandirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/saros-korfezi4.webp" type="image/jpeg" length="99847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Elbphilharmonie konser salonunda “Anadolu’nun sessizliği” ile büyüledi]]></title>
      <link>https://www.babaocagi.com.tr/dunyaca-unlu-piyanist-ve-besteci-fazil-say-elbphilharmonie-konser-salonunda-anadolunun-sessizligi-ile-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.babaocagi.com.tr/dunyaca-unlu-piyanist-ve-besteci-fazil-say-elbphilharmonie-konser-salonunda-anadolunun-sessizligi-ile-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Hamburg Elbphilharmonie’de 3 numaralı Piyano Konçertosu “Anadolu’nun Sessizliği” ile müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Hamburg Devlet Filarmoni Orkestrası’nın Omer Meir Wellber yönetimindeki konserinde Beethoven ve Çaykovski eserleri de seslendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Hamburg Elbphilharmonie’de 3 numaralı Piyano Konçertosu “Anadolu’nun Sessizliği” ile müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Hamburg Devlet Filarmoni Orkestrası’nın Omer Meir Wellber yönetimindeki konserinde Beethoven ve Çaykovski'nin eserleri de seslendirildi.</p>

<p>Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Almanya’nın Hamburg kentindeki ünlü Elbphilharmonie Konser Salonu’nda sahne aldı. Say, kendi bestesi olan 3 numaralı Piyano Konçertosu “Silence of Anatolia” (Anadolu’nun Sessizliği) ile izleyicilere unutulmaz bir müzik gecesi yaşattı.</p>

<p>Hamburg Devlet Filarmoni Orkestrası’nın (Philharmonisches Staatsorchester Hamburg), şef Omer Meir Wellber yönetiminde gerçekleştirdiği özel konser, Elbphilharmonie Büyük Salonu’nda yoğun ilgi gördü.</p>

<p><strong>BEETHOVEN’IN ESERLERİ “ZEİTENLOS” İLE YENİDEN YORUMLANDI</strong></p>

<p>2026/27 konser sezonunun Ludwig van Beethoven’ın ölümünün 200. yıl dönümüne adandığı konserde, şef Omer Meir Wellber “ZeitenLos” (Zamansız) başlıklı özel bir düzenlemeye imza attı.</p>

<p>Wellber, Beethoven’ın dokuz senfonisinden 37 bölümü yeniden bir araya getirerek bestecinin eserlerini farklı bir müzikal bütünlük içerisinde yorumladı ve yeni tınısal alanlar oluşturdu. Konserin açılışı ise Pyotr Çaykovski’nin “Fatum” (Kader) adlı senfonik fantezisiyle yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın devamında sahneye çıkan Fazıl Say, kendi bestesi olan 3 numaralı Piyano Konçertosu “Silence of Anatolia”yı seslendirdi. Say’ın performansı, orkestranın güçlü yorumuyla birlikte konserin öne çıkan bölümlerinden biri oldu.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.babaocagi.com.tr/dunyaca-unlu-piyanist-ve-besteci-fazil-say-elbphilharmonie-konser-salonunda-anadolunun-sessizligi-ile-buyuledi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://babaocagicomtr.teimg.com/crop/1280x720/babaocagi-com-tr/uploads/2026/08/agency/anka/dunyaca-unlu-piyanist-ve-besteci-fazil-say-elbphilharmonie-konser-salonunda-anadolunun-sessizligi-ile-buyuledi.jpeg" type="image/jpeg" length="28597"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
