Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde toplanan arkadaşları, ölümünün 2. yılında Rojin Kabaiş dosyasının aydınlatılması talebiyle yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte sık sık “Rojin Kabaiş yalnız değildir” ve “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları atıldı. Edebiyat Fakültesi önünde toplanan öğrenciler Eğitim Fakültesi’ne kadar yürüdü.
Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, Rojin Kabaiş’in ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması çağrısı yapıldı. Açıklamaya DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı da destek verdi.
Öğrencilerce okunan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bir öğrencinin başına ne geldiğini bilmeden, onun ölümüne ilişkin soruların yanıtlanmasını beklemeden, hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam etmemiz beklenemez. Bu yürüyüş, yalnızca bir anma etkinliği değildir. Bu yürüyüş, üniversitemizin öğrencilerinin kendi arkadaşlarının ölümüne kayıtsız kalmadığını gösterme iradesidir. Bu yürüyüş, Rojin’in ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışının yalnız olmadığını söyleme biçimidir. Bu yürüyüş, üniversitelerin ve kamu kurumlarının öğrencilerin yaşamı ve güvenliği karşısındaki sorumluluklarını hatırlatma çağrısıdır.
Bizim açımızdan mesele, yalnızca Rojin’in başına ne geldiğini öğrenmekle de sınırlı değil. Bir öğrencinin kaybolması durumunda arama süreçlerinin ne kadar etkili yürütüldüğünü, barınma ve güvenlik koşullarının nasıl ele alındığını, üniversitelerin öğrencileriyle nasıl bir dayanışma kurduğunu ve böylesi olayların ardından hangi sorumlulukların üstlenildiğini de sorguluyoruz. Bu soruların sorulması, Rojin’in ölümünü herhangi bir siyasi söylemin malzemesi hâline getirmek değildir. Aksine, onun yaşamını ve ölümünü soyut ifadelerin arkasında kaybetmemek demektir. Rojin bir istatistik değildi. Bir haber başlığı değildi. Bir dosya numarası hiç değildi. O, bu üniversitede okuyan genç bir kadındı. Bugün onun adını anarken yaşamının yarım kalmış olmasını, ailesinin acısını ve gerçeği öğrenme hakkını birlikte düşünüyoruz.
"HİÇBİR VARSAYIM ETKİLİ BİR SORUŞTURMA YERİNE GEÇEMEZ"
Kadınların yaşam hakkı söz konusu olduğunda, şüpheli ölümlerin aydınlatılması daha da önemli bir toplumsal sorumluluktur. Kadınların başına gelenleri kişisel tercihlerle, yaşam biçimleriyle ya da aile ilişkileriyle açıklamaya çalışan yaklaşımlar gerçeğin araştırılmasının yerini alamaz. Hiçbir varsayım, etkili bir soruşturmanın yerine geçemez. Hiçbir peşin hüküm, bir kadının ölümünü açıklamak için yeterli değildir.
Rojin’in ölümüne ilişkin gerçek ortaya çıkarılmalıdır. Delillerin gösterdiği bütün ihtimaller araştırılmalı, çelişkiler giderilmeli, gerekli incelemeler tamamlanmalı ve sorumluluğu bulunan kişiler varsa hukuk önünde hesap vermeleri sağlanmalıdır. Ailenin gerçeği öğrenme hakkı korunmalı, soruşturmanın ilerleyişi konusunda kamuoyunu ilgilendiren sorulara açık ve tatmin edici yanıtlar verilmelidir.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri olarak yetkili kurumları, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayı bütün yönleriyle ve titizlikle sürdürmeye çağırıyoruz. Ailenin ve avukatlarının dile getirdiği soruların etkili biçimde değerlendirilmesini, eldeki delillerin eksiksiz incelenmesini ve hiçbir ihtimalin yeterince araştırılmadan dışarıda bırakılmamasını istiyoruz. Üniversite yönetiminden de öğrencilerin yaşam hakkı, güvenliği ve barınma koşulları konusunda sorumluluk üstlenmesini, öğrencilerin kaygılarını görmezden gelmeyen bir yaklaşım benimsemesini bekliyoruz.
Bugün buradan bir kez daha söylüyoruz: Rojin Kabaiş’in ölümü bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Ailesinin adalet arayışı yalnız bırakılmamalıdır. Soruşturmadaki bütün sorular yanıtlanmalı, deliller titizlikle değerlendirilmeli ve hakikat ortaya çıkarılmalıdır. Bizler, Rojin’in üniversitesinden arkadaşları olarak soruyoruz: Rojin’e ne oldu? Bu sorunun yanıtını öğrenmek istiyoruz."




