Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin, "Gerçek olan şu ki ilk kez 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen dosya ve açılan yeni soruşturmada o alçak uçuşları sağlayan üç pilot gözaltında. Bununla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğimizi hepinizin bilmesi lazım. Zaten bizim dışımızda da mahkemeye giden yok. Anlatıyorlar... Masal anlatıyor. Utanmazlar, arlanmazlar. Mirası yiyorsunuz. Partiyi ticarete çevirmişsiniz. Hepiniz zengin olmuşsunuz. Utanmazlar, arlanmazlar" dedi.
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin şunları kaydetti:
"Muhsin Yazıcıoğlu davasına birkaç söz söylemek isterim; bütün o olup bitenin başından sonuna kadar, incesinden kalınına kadar bilmekteyiz. Gördüğümüz şu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilen ana dosyada ilk kez yeni bir şey yapıldı. Ne yapıldı? Şu anda 3-4 kişi dışında yeniden gözaltına alınanlar zaten mevcut hırsızlık davasından veya ihmal davasından yargılanmışlar ve yargılananlar. Kimisi eski asker, kimisi emekli, kimisi normal vatandaş. Şimdi ilk kez bir yere dokunuldu. Bunu çok önemsiyoruz. İlk kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dokunulmamış bir yere dokundu. Neresidir o? Aynı anda helikopter, Çağlayan Cerit'ten Göksün'e doğru giderken yani kızın Kızılözköy'de Sisne mahalinde üzerinden jetlerin uçtuğuna dair görüntüler vardı. Onlar iddia diyor da bu bir maddi gerçeklik. Birileri iddia diyor hala. Aynı anda alçak uçuş yapan görgü tanıklarının da söylediği gibi bu saatte, bu anda ve bu coğrafyada orada Kızılözköy ve Sisne'nin üzerinde yani helikopterin üzerinden alçak uçuşla helikopterin düşürülmesine yol açan bu jetlerin pilotları şu an göz altında. En önemli gelişme bu. Buradan devam edilirse bir sonuç elde edilebilir.
"NEDEN HELİKOPTERİ DÜŞÜRECEK ŞEKİLDE HAREKET ETTİN"
Sen niye o saatte, o dakikada bu coğrafyayı seçtin? Neydi görevin? Neden alçak uçuş yaptın? Neden helikopterin üzerinden helikopteri düşürecek şekilde hareket etti. Soru bu. Eğer bu soruya cevap verilirse elbette ki davanın aydınlatılması anlamında büyük bir yol açabiliriz. Birileri diyor ki helikopteri kim tuttu? Helikopteri kimin tuttuğunu dosyada avukatlara sorsunlar herkes söyler. O dönemin Mali İşlerine bakan arkadaşı görevlendirildi. O kendi şirketiyle helikopterin tutulmasına vesile oldu. Suçlu olamaz. Başka bir parti de olabilir, eski kurduğumuz partinin başında da olabilir. Ama bu onun suçlu olduğunu göstermez. Böyle bir şeyi asla ve asla adalet anlayışımızla inancımızla bağdaştırmayız. Birileri tutacaktı. O tutmazsa başka biri tutacaktı. Görev verildi. O şekilde tutuldu. Sonrasında bu düşürülme ve cinayet şehit edilme hadisesi vuku bulduktan sonra parası geri iade edilmiş. Sonrasındaki birtakım işlemleri tam bilmemekteyim. Onunla ilgili de ilgisi, yetkilisi çıkar bir şey söylerse onu da burada söyleriz.
"DAVALARA GELMEYENLER MASAL ANLATIYOR"
Gerçek olan şu ki ilk kez 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen dosya ve açılan yeni soruşturmada o alçak uçuşları sağlayan üç pilot gözaltında. Bununla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğimizi ve yakından ilgilendiğimizi, bu işin peşinde olduğumuzu hepinizin bilmesi lazım. Zaten bizim dışımızda da mahkemeye giden yok. Anlatıyorlar. Masal anlatıyor. Utanmazlar, arlanmazlar. Mirası yiyorsunuz. Partiyi ticarete çevirmişsiniz. Hepiniz zengin olmuşsunuz. Utanmazlar, arlanmazlar. Sonra da dönüp diyorlar ki biz takip ediyoruz. Hadi sahtekarlar sizi. Hiçbir yerinde yoksunuz. Parsayı topluyorsunuz, ismini kullanıyorsunuz, partiyi kullanıyorsunuz, geçmişinizi kullanıyorsunuz, kendinizi zengin ediyorsunuz, makamlar elde ediyorsunuz, ondan sonra da caka satıyorsunuz. Hadi oradan sahtekârlar sizi. Sahtekârlar. Onun için biz kimin samimi, kimin samimiyetsiz olduğunu bilmekteyiz."




