Eğitim

Rektörlerin siyasi etkinliğe katılımı tartışma yarattı

Kocaeli’de AKP Gençlik Kolları tarafından düzenlenen tercih fuarına katılan üniversite rektörleri, Eğitim-Sen ve öğrencilerin tepkisini çekti. Eleştirilerde üniversitelerin tarafsızlığı ve akademik özerklik vurgusu yapıldı.

Kocaeli'deki üniversite rektörlerinin AKP Gençlik Kolları'nın tercih fuarına katılarak tanıtım yapmalarına Eğitim-Sen ve öğrenciler tepki gösterdi. T24'ten Abbas Vural'ın haberine göre; eğitim emekçileri ve öğrenciler, Kocaeli Tercih Fuarı adıyla düzenlenen etkinliğe katılan Kocaeli Üniversitesi rektörü Nuh Zafer Cantürk ve Gebze Teknik Üniversitesi rektörü Haci Ali Mantar’ı tarafsız olmadıkları için eleştirdi.

T24’e konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Kocaeli Şubesi Başkanı Metin Temel ve Kocaeli’de üniversite okuyan öğrenciler rektörlerin görevinin mevcut iktidar partisini meşrulaştıran etkinliklerde konuşmak değil, tarafsız bilgi üretmek olduğunu söyledi.

Eğitim-Sen: Üniversite yöneticilerinin görevi, belirli bir siyasi anlayışın etkinliklerinde görünür olmak değildir

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Sen Kocaeli şube başkanı Temel, şunları kaydetti:

"Kocaeli'deki üniversite rektörlerinin, bir siyasi partinin gençlik yapılanması tarafından düzenlenen "Tercih Buluşmaları" etkinliğine katılarak üniversiteyi tanıtması ve bunu kurumsal kimliğiyle kamuoyuyla paylaşması, yükseköğretim kurumlarının tarafsızlığı ve akademik özerkliği açısından kaygı vericidir. Üniversiteler, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durması gereken kamusal eğitim kurumlarıdır. Kamu üniversitelerinin herhangi bir siyasi partinin organizasyonunda temsil edilmesi, üniversitenin kurumsal kimliğinin siyasal faaliyetlerle ilişkilendirilmesine yol açmakta; farklı siyasal görüşlere sahip öğrenciler, akademisyenler ve emekçiler açısından dışlayıcı bir algı yaratmaktadır."

Üniversite yöneticilerinin görevinin, belirli bir siyasi anlayışın etkinliklerinde görünür olmak değil; bilimsel bilgi üretmek, eleştirel düşünceyi geliştirmek ve tüm yurttaşlara eşit mesafede hizmet sunmak olduğunu savunan Temel, şunları da ekledi:

"Elbette üniversiteler tercih dönemlerinde aday öğrencilerle buluşmalı, eğitim olanaklarını tanıtmalıdır. Ancak bu tanıtımların siyasi partilerin organizasyonları yerine üniversitenin kendi kurumsal kanallarıyla ya da tüm kesimlere eşit biçimde açık, tarafsız platformlarda gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Son yıllarda üniversitelerin bilimsel ve demokratik kimliğinin giderek aşındırıldığı, siyasi iktidarın etkisinin akademik yaşam üzerinde daha görünür hale geldiği bir süreç yaşanıyor. Bu durum yalnızca akademik özgürlüğü değil, üniversitelere duyulan toplumsal güveni de zedelemektedir. Nitekim, bu etkinlik ile kentimizdeki üniversitelerin kurumsal yapısı bir kez daha yıpratılmıştır."

Üniversite yöneticilerinin görevlerini yerine getirirken toplumun tamamını temsil ettiklerini unutmaması gerektiğini söyleyen Temel, yetkilileri kentteki üniversitelerin kurumsal saygınlığını ve tarafsızlığını gözeten bir anlayışla hareket etmeye davet etti.

ÖĞRENCİLERE YASAK, REKTÖRLERE SERBEST!

Rektörlerinin AKP Gençlik Kolları tarafından düzenlenen etkinliğe katılmasına Kocaeli'deki üniversite öğrencileri de tepkili.

T24'e konuşan Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi Nail Karagülle, etkinliğin üniversite tercih sürecinde ikileme düşen veya kararsız gençlere katkısı olabilecek olsa da dışarıdan bakıldığında siyasi düşünce empoze etme amacı taşıyan bir etkinlik gibi göründüğünü söyledi.

Bu tarz bir etkinliğin siyasi reklamlar olmadan da yapılabileceğini söyleyen öğrenci, kendisinin de eski bir topluluk yöneticisi olarak üniversite kuralları gereği siyasi içerikli faaliyetler düzenlememeye çalıştığını ancak bu etkinliğin üniversite yönetimi tarafından koyulan kurallar ile çeliştiğini savundu:

"Yönerge, tüzük gibi bağlayıcı kurallar içeren hukuki normlara sıkı sıkıya bağlı olunması gerektiğine inanıyorum. Üniversitemizin bu konuda şeffaf, eşitlikçi ve özgürlükçü düşüncenin inşası için aktif bir tutum sergilemesi gerektiğine inanıyorum. Zira unutmamak gerekir ki farklı görüşlerden binlerce öğrenci olarak her birimiz aynı ülkenin vatandaşlarıyız. Nitekim, tartıştığımız şeyler şu atasözü ile özetlenebilir: “Yap iyiliği at denize, balık bilmezse hâlık bilir”.

Gebze Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden Ali Eren de şunları söyledi:

"Yıllardır öğrenci kulüplerinde aktif rol alan bir öğrenciyim. Ne zaman bir siyasetçi çağırmak istesek, hatta bırakalım siyasetçi çağırmayı; muhalif bir gazeteciyle söyleşi için veya eleştirel içerikli bir film izlemek için bile izin alamıyoruz. Üstelik öğrenci kulüpleri olarak bu fuarda stant açmamız ve tercih yapacak öğrencilere yardımcı olmamız istendi. AK Gençlik Şöleni'nde de benzer şeyler olmuştu. Bu yüzden şunu da sormak istiyorum. Üniversitelerimiz sürekli AKP Gençlik Kolları adına etkinliklerin düzenlenmesine yardımcı olacaksa, rektörlerimiz "İlk oyum AK Parti'ye" yazılı bir pankartın önünde durarak parti tercih standına katılacaksa nasıl bağımsız bilgi üreteceğiz?"

Üniversite yöneticilerinin tutumunu "çifte standart" olarak değerlendiren öğrenci, yaşananların kabul edilemez bulduğunu söyledi. Öğrenci, yönetim kademelerindeki bu aleni tarafgirliğin üniversitelerdeki farklı görüşlere sahip öğrencileri ötekileştirerek onları doğrudan bir ayrımcılığın içine ittiğini savundu.