Küresel piyasalardaki arz şokları ve yurtiçindeki hukuki gelişmelerin yarattığı tedirginlik, Borsa İstanbul'da sert satışlara yol açarken piyasalarda ''Dolar kuru ani bir yükselişe mi geçecek'' sorusu gündemde.
PETROL 111 DOLARA TIRMANDI, BIST SERT DÜŞTÜ
Brent petrolün varil fiyatı, jeopolitik gerilimler nedeniyle 110 dolar sınırını aşarak 111,42 dolara yükseldi. Yurtiçinde ise yaklaşık 100 milyar TL büyüklüğündeki finansal suç operasyonunda Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanması ve kamuoyunda tartışma yaratan diploma iptali davaları, Borsa İstanbul'da (BIST 100) 14.336 seviyesine kadar düşüşü tetikledi. Bu satışların ardındaki asıl korkunun kurda yaşanabilecek ani bir patlama beklentisi olduğu belirtiliyor.
44 MİLYAR DOLARLIK REZERV ERİMESİ ALARM VERİYOR
Piyasalardaki paniği besleyen en somut veriler rezerv cephesinden geliyor. Nisan ayındaki yüksek enflasyon rakamlarının ardından Merkez Bankası'nın (TCMB) sadece mart ayında döviz talebini bastırmak için gerçekleştirdiği toplam döviz satışı 44 milyar dolara ulaştı. TCMB'nin net rezervlerindeki 22,5 milyar dolarlık erime, rezerv sınırlarına yaklaşıldığı algısını güçlendirdi.
Bu süreçte Merkez Bankası'nın kesin altın satışlarının 57,3 tona, altın swap işlemlerinin ise 75,7 tona ulaşması, piyasada 'arka kapı müdahalelerinin tıkandığı' endişesini doğurdu. Özellikle fiziki altın satışlarının bir kısmının Kapalıçarşı piyasası üzerinden yapıldığına dair haberler, uzun süredir enflasyonun altında seyreden dövizin ani ve kontrolsüz bir yükselişe geçme riskini artırdı.
KARAHAN'IN AÇIKLAMALARI PİYASAYI İKNA ETMEDİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın kur politikasına ilişkin açıklamaları, piyasadaki devalüasyon beklentilerini dindirmekte yetersiz kaldı. Karahan yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumunda konuyla ilgili soruya cevap olarak "Döviz talebinin arttığı durumlarda kurdaki yükselişin hızlanması normal, kur politikasında bir değişiklik yok" ifadelerini kullandı. Ancak piyasa aktörleri bu açıklamayı, TCMB'nin kuru baskılayacak rezerv gücünün kalmadığına işaret olarak yorumladı ve dolara yöneliş hız kazandı.
ŞİMŞEK DÖNEMİNİN EN YÜKSEK KIRILMA RİSKİ
Dolar kuru son 5 günde yüzde 0,64, son bir ayda ise yüzde 1,92 yükseldi. Bu durum, Türk Lirası'nda yaşanabilecek sert ve ani bir değer kaybı riskinin, İran-İsrail savaşının başladığı günden ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in göreve başladığı Haziran 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığını gösteriyor.
Mehmet Şimşek son olarak 4 Haziran 2023'te Hazine ve Maliye Bakanı olurken 5 Haziran 2023 pazartesi günü 1 dolar 21.34 TL seviyelerinden fiyatlanıyordu. Aradan geçen yaklaşık 3 yılda Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre enflasyon yaklaşık yüzde 197 olurken dolar kuru ise yüzde 113 artarak bugünkü 45.57 seviyesine ulaştı.
Bağımsız araştırma kuruluşlarının yaptığı enflasyon araştırmalarının TÜİK'in hesapladığı değerlerin çok daha üzerinde kalması ise bu farkın daha da yüksek olabileceğini gösterirken Bakan Şimşek'in "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük dış şok" olarak tanımladığı bu jeopolitik kriz ortamında, reel sektörün yaklaşık 200 milyar dolarlık döviz açık pozisyonu, kurdaki ani yükselme riskine karşı kırılganlığı had safhaya çıkarıyor. Kurda yaşanacak her 1 TL'lik artış, şirketlerin bilançolarında 200 milyar TL'lik kur farkı zararı yaratma potansiyeli taşıyor.
BÜYÜK YATIRIMCI ÇIKTI, KÜÇÜK YATIRIMCI VURULDU
TCMB'nin günlük analitik bilançolarını ve swap verilerini yakından izleyen profesyonel fon yöneticileri, 44 milyar dolarlık rezerv erimesini resmi açıklamadan haftalar önce fark etti. Kurda ani yükselme riski karşısında hisse senedi ağırlıklarının hızla azaltılarak likit, döviz ve altın korumalı fonlara geçildiği görüldü.
Küçük yatırımcılar ise aynı gelişmeleri ancak medyadan öğrenebildi. Borsadaki düşüşü 'geçici bir düzeltme' olarak değerlendiren bireysel yatırımcılar hissede kalmaya devam etti. Sonuç olarak en büyük zarar yine küçük yatırımcının oldu. Kurumsal portföy yöneticileri ile bireysel yatırımcılar arasındaki 'bilgi asimetrisi' bir kez daha acı bir şekilde ortaya çıkmış oldu.