TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün avukatımız Bişar Alınak, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinin tüm yönleriyle araştırılması, olayın arka planındaki siyasi ve örgütsel bağlantıların ortaya çıkarılması ile sorumluların tespit edilerek yargı mercileri önüne çıkarılması talebiyle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Bürosu’na başvuruda bulunmuştur" ifadelerini kullandı.
Başvuru dosyasında şu açıklamalar yer aldı:
"Susurluk Kazasının ardından ortaya çıkan bilgi ve belgeler, TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu çalışmaları ve Başbakanlık Teftiş Kurulu adına 4/110 Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu, 1990’lı yıllarda meydana gelen faili meçhul cinayetlerin yalnızca birbirinden bağımsız suçlar olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyan son derece önemli resmi kaynaklardır.
Özellikle Susurluk Raporunda İzmit-Adapazarı-Bolu ekseninde gerçekleştirilen cinayetlere, devlet içinde örgütlenmiş yapılanmaların bu bölgedeki faaliyetlerine yer verilmiş olması, işbu dosyanın yeniden ele alınmasını zorunlu kılan başlıca hususlardan biridir. Daha da önemlisi, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayeti, failleri hakkında hiçbir bilgi veya delil bulunamadığı için “faili meçhul” kalmış bir dosya değildir.
Olay hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda kamu görevlileriyle ve Susurluk yapılanmasıyla bağlantılı çok sayıda kişinin adı ortaya çıkmış; MİT kayıtları, tanık anlatımları, kriminal raporlar ve resmî belgeler dosyaya girmiş; olayın organize biçimde gerçekleştirildiğine ilişkin son derece ciddi deliller elde edilmiştir. Buna rağmen, fiili faillerden eylemi planlayan ve emir veren kişilere kadar uzanan sorumluluk zinciri görmezden gelinmiş ve sonuçta hiç kimse bu üç kişinin öldürülmesinden dolayı cezalandırılmamıştır.
Aradan geçen otuz yılı aşkın süre içerisinde soruşturmalar yürütülmüş, kovuşturmalar yapılmış ve 400 klasörden oluşan bir dosya meydana gelmiş olmasına rağmen bu temel soruların hâlen cevapsız kalması, dosyanın yeniden ele alınmasının önündeki bir engel değil, tam tersine yeniden ele alınmasının en önemli nedenidir. Zira yaşam hakkına yönelik böylesine ağır bir ihlal bakımından devletin yükümlülüğü, yalnızca bir soruşturma veya yargılama yapılmış olmasını göstermekten ibaret olmayıp, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli etkili ve sonuç alıcı bir araştırma yürütülmesini gerektirmektedir.
Savaş Buldan, Hacı Karay ve Adnan Yıldırım’ın kaçırılması ve öldürülmesi olayının tüm yönleriyle yeniden ele alınmasına; fiili faillerin yanı sıra eylemi planlayan, azmettiren, emir ve talimat veren, kamu gücü ve imkânlarını eylemin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanan veya kullandıran, araç ve silah temin eden ve eyleme sair biçimlerde iştirak eden tüm kişilerin tespit edilmesine; hayatta bulunan ve haklarında hukuken işlem yapılması mümkün olan şüpheliler yönünden gerekli soruşturma işlemlerinin başlatılmasına; yeni veya yeniden değerlendirilmesi gereken delillerin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesine ve maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla tüm araştırma ve incelemelerin eksiksiz olarak yerine getirilmesine karar verilmesini talep ederiz."
Dosyanın yalnızca geçmişe ait bir vaka olmadığını belirten Buldan, şunları kaydetti:
"Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan aydınlatılmamış siyasi cinayetler ve cezasızlık pratiği bağlamında değerlendirilmesi gereken bir dosyadır. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak bu tür olayların etkin soruşturulması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması zorunludur. Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerine ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmesi, sorumluların tespiti ve yargı önüne çıkarılması yönündeki hukuki süreç takip edilecektir."