CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin AKP’ye geçmesine ilişkin tartışmalara tepki göstererek, “İzmir Büyükşehir Belediyesini ilk defa AK Parti'ye teslim etmeyi becerenler, kendi kifayetsizliklerini küfürle, hakaretle örterek bizim sırtımızdan kurban kesmeye kalkmasınlar. Pişman olurlar. Yaptıkları, milletin CHP’ye verdiğini saray ittifakına kaptırmaktan başka bir işe yaramaz. Artık sarayın değirmenine su taşımaktan vazgeçin” dedi.

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Öztrak, İstanbul ve Kocaeli’de meydana gelen sel felaketlerinde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi ve 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutladı.

2027 yılı bütçesinde yeni bir yaklaşım bulunmadığını savunan Öztrak, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

“MİLLETİN VERGİLERİNDEN 3 TRİLYON 975 MİLYAR LİRA FAİZ ÖDENECEK”

Bütçelerin hükümetlerin tercihlerini ortaya koyduğunu belirten Öztrak, TBMM’ye sunulan 2027 yılı bütçesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bütçe, parlamentoların varlık sebebidir. Bütçeler hükümetlerin tercihlerini gösterir. Geçtiğimiz hafta sonunda Meclis’e teslim edilen sarayın 2027 yılı bütçesine göre hükümet 2027’de milletin vergilerinden 3 trilyon 975 milyar lira faiz ödeyecek. Yapılan her 100 liralık bütçe harcamasının 15 lirası faize gidecek. Buna karşılık bir önceki yıla göre, her 100 liralık bütçe harcamasından Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan pay yüzde 10’dan yüzde 9’a, Sağlık Bakanlığı’na ayrılan pay ise yüzde 8’den yüzde 7’ye gerileyecek.”

10 yıldır kayıptı, cinayete kurban gittiği ortaya çıktı! Cesedin üzerine yeşil soğan ektirmişler
10 yıldır kayıptı, cinayete kurban gittiği ortaya çıktı! Cesedin üzerine yeşil soğan ektirmişler
İçeriği Görüntüle

“MİLLETİN YEDİĞİ EKMEKTEN KESİLEN VERGİLER YANDAŞLARA, FAİZ LOBİLERİNE GİDECEK”

Öztrak, kamu-özel iş birliği projeleri için yapılan garanti ödemelerini ve bütçedeki dolaylı vergilerin payını da eleştirdi.

“Sarayın 'Bir kuruş ödemeden yapıyoruz' dediği, geçilmeyen yolların ve köprülerin, yatılmayan hastanelerin garantilerine bu yıl ve önümüzdeki üç yılda toplam 23,3 milyar dolar ödenecek. Bütçede zengin-fakir ayırmayan, adaletsiz dolaylı vergilerin payı değişmeyerek yüzde 60’ta kalacak. Özetle, 2027 bütçesinde de yeni bir hikaye yok. Yine milletin yediği ekmekten, kullandığı gazdan, sudan, elektrikten kesilen vergiler yandaşlara, faiz lobilerine ve rantiyecilere gidecek.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın bütçeyi kamuoyuna açıklarken uluslararası kuruluşların verilerinden seçici biçimde yararlandığını öne süren Öztrak, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) büyüme tahminlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öztrak, IMF’nin 2026’da dünya ekonomisinin yüzde 3, Türkiye’ye benzeyen ülkelerin ise yüzde 3,7 büyümesini beklediğini belirterek, Türkiye’nin büyüme tahmininin daha önce yüzde 4,2 olarak açıklanmasına rağmen son raporda yüzde 2,7’ye düşürülmesinin nedeninin anlatılmadığını savundu.

Öztrak, “Bir de düşen büyümeye, 'Daha az büyüdük ama daha nitelikli büyüdük' diye kılıf uydurmaya kalktı” dedi.

“BU ZARARLAR NEREDEN KARŞILANACAK?”

Fon skandalının kamu bütçesine etkisinin olmayacağının varsayıldığını belirten Öztrak, kamu kurumlarının fonlardaki kayıplarına ilişkin sorular yöneltti.

Öztrak, şöyle konuştu:

“Hükümet büyük fon soygununun bütçeye hiçbir etkisi olmayacağını varsayıyor. Bu bizim de istediğimiz bir şey. Ancak kamunun sigorta şirketinin fona 100 milyon lira kaptırdığı, başka hangi kurumların fonlarda ne kadar parasının battığı belli değil. Bu zararlar nereden karşılanacak?

Peki, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait Emlak Katılım Bankası’nın; Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın hisselerini fon skandalının merkezindeki gruplardan satın alma süreci tamamlandı mı? Tamamlandıysa, yapılan ödeme nereden karşılandı? Kime, nereye, ne kadar ödendi? 'Para bütçeden çıkmadı' diyerek kamudan çıkmamış mı sayıldı? Bu tasfiye süreci gerçekten de kamunun sırtına yük bırakılmadan nasıl yürütülecek? Göreceğiz.”

TBMM Genel Kurulu’nda bu hafta görüşülecek yasaya da değinen Öztrak, mağdurlara ilk aşamada 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. Yatırımcıların kayıplarının ne kadarını geri alabileceğinin tasfiye sürecinden elde edilecek gelirler ve gönüllü iade hesaplarına yatırılan paralara bağlı olduğunu belirtti.

Öztrak, bu kaynakların mağduriyetleri gidermeye ve kamu zararını karşılamaya yetip yetmeyeceğinin henüz belli olmadığını ifade ederek, yabancı ekonomi gazetelerinin fonlara yatırılan paraların ancak yüzde 20’sinin iade edilebileceğini yazdığını aktardı.

“20 YIL SONRA BUGÜN KINADIĞIYLA SINANIYOR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2022’de yaşanan bankacılık krizinin ardından yaptığı açıklamaları hatırlatan Öztrak, bugünkü fon skandalıyla o dönemdeki açıklamalar arasında bağlantı kurdu.

Öztrak, Erdoğan’ın o dönemdeki sözlerini şöyle aktardı:

“Türkiye'nin geleceği için, yatırımlara yönlendirilmesi gereken milli servet 3-5 çapulcuya peşkeş çekiliyor. Hortumlanan paralar bu ülkenin evlatlarına ödettirilemez. Değeri olmayanlara, ölçüsü olmayanlara ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını acımasız şekilde götürenlere, halkın tabiriyle hortumculara, yolsuzlara bu ülkenin insanlarını feda edecek bir iktidar işbaşında değil.”

Öztrak, “20 yıl sonra bugün kınadığıyla sınanıyor. Nereden nereye? 20 yıllık iktidarlarının sonunda döndük dolaştık aynı yere geldik. Dün banka, bugün fon vurgunu. Ama bu son vurgunun, o günlerden alınan derslerle kurulan düzenleyici ve denetleyici kurumlar seyrederken yapılması olayın vahametini daha da artırıyor” ifadelerini kullandı.

“GAZİ MECLİSİMİZE HESAP VERMEDEN BU GÜVEN KAYBI TELAFİ EDİLEMEZ”

Fon skandalına ilişkin sorumluların TBMM’ye hesap vermesi gerektiğini savunan Öztrak, şu ifadeleri kullandı:

“Biz milletimizin siyaset-bürokrasi-vurguncu şeytan üçgeni tarafından göz göre göre soyulduğu bu rezalet için en baştan beri şunu söyledik: 'Ahlaksızlığın, vurgunculuğun AK Parti’nin ilçe örgütlerinden genel merkezine, bürokrasinin en üst makamlarından sarayın koridorlarına kadar kanser gibi yayıldığı yerde bu rezalet, polisiye tedbirlerle ya da soyguna göz yumanlara emanet edilerek çözülemez.' Evet, bu rezaletin müsebbipleri, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize hesap vermeden bu güven kaybı telafi edilemez. Milletin vicdanı huzur bulmaz.”

“NEDEN BU ANLAŞMAYI MECLİS’E GETİREMİYORSUNUZ?”

Öztrak, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin teklifin geçen hafta da TBMM’ye getirilmediğini belirterek hükümete sorular yöneltti.

Öztrak, anlaşmanın Türk askerinin ve savaş unsurlarının sahada kullanılmasına kadar uzanabilecek bir yükümlülük getirip getirmediğini sorgulayarak şöyle konuştu:

“Hükümet bu anlaşmayla Türk askerinin ve savaş unsurlarının sahada kullanılmasına kadar genişleyecek olmayacak bir yükümlülüğün altına mı imza attı? Nedir sıkıntınız? Neden bu anlaşmayı Meclis’e getiremiyorsunuz? Trump’ın 'Erdoğan’dan Suudi Arabistan için askeri destek isteyebilirim. O benim çok iyi bir dostum' açıklaması ne anlama geliyor? Türkiye kendi bağımsız bölgesel güvenlik mimarisini mi kuruyor, yoksa ABD’nin bölgesel maliyetleri paylaşma oyununa taraf mı oluyor? Güzel ülkemize yeni bir Yemen faciası yaşatılmaması için bunların bir an evvel Meclisimizde konuşulması gerekiyor.”

“ANLAŞILAN KENDİ MİLLETVEKİLLERİNE DE BU SAÇMALIKLARI ANLATMIŞLAR”

Öztrak, geçen hafta önceki grup yönetiminin partiden ayrılırken CHP Grubu’nun parasına el koyduğuna ilişkin açıklama yaptığını belirterek, YENİ Parti hukukçularının bu açıklamaya verdiği yanıtı eleştirdi.

Öztrak, şöyle konuştu:

“Açıklamama YENİ Parti’nin kerameti kendinden menkul hukukçularının, 'CHP'de bulunan arkadaşların masraflarını da biz mi verelim? Grup harcamasını biz mi yapalım? Ben bu kadar saçma bir şey hiç duymadım' diyerek verdikleri cevaba değinmek isterim. Siz kimin parasını kime veriyorsunuz? Anlaşılan kendi milletvekillerine de bu saçmalıkları anlatmışlar.

Bu para öyle iddia ettikleri gibi milletvekillerinin, istediklerinde alıp götürebilecekleri şahsi paraları değildir. Anayasamızda, Siyasi Partiler Kanunu’nda ve yönetmeliklerde milletvekillerinden kesilen aidatlar 'partilerin gelir kaynakları' arasında sayılır. Tahsil edildiği andan itibaren parti tüzel kişiliğinin mal varlığına dönüşür. Bunun nasıl harcanacağı da yine Anayasa, yasa ve yönetmeliklerde bellidir.”

YENİ Parti’ye geçen milletvekillerine seslenen Öztrak, kendilerine dağıtıldığı belirtilen paranın CHP’ye ait olduğunu savundu. Öztrak, Anayasa Mahkemesi’ne itirazda kullanılmak üzere verilen imzaların, dönemin grup yönetimi tarafından CHP Grubu’nun kasasını boşaltmak amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdü.

Öztrak, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Ben YENİ Parti’ye geçen milletvekili arkadaşlarıma buradan sesleniyorum: Size dağıtılan ve partinizin yöneticilerinin size ait olduğunu söyledikleri para, sizleri siyasete taşıyan, yıllarca çatısı altında mücadele ettiğiniz Cumhuriyet Halk Partisi’ne aittir. Sizlerin Anayasa Mahkemesi’ne itirazda kullanılması için verdiğiniz imzaları dönemin grup yönetimi, çok muhtemeldir ki sizin bilginiz dışında, CHP Grubu’nun kasasını boşaltmak için kullanmıştır. Gereğini yapmanızı bekliyoruz.”

Öztrak, partiye yönelik eleştirilere yanıt vermek zorunda kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, iktidara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

“Milletimizin bunca sorunu, sıkıntısı varken ergen saldırganlığıyla malul bir kısım siyaset bezirganının her hafta partimize yönelik ne siyasi ne de günlük nezakete sığan saldırılarına, gerçek dışı beyanlarına cevap vermek zorunda kaldığım için çok üzgünüm. Umarım bu defa son olur. Biz diyaloga açığız. Her gün biraz daha ceberutlaşan iktidara karşı birlikte mücadeleye şans tanıyoruz.

Ama kimse bunu Atatürk’ün emaneti CHP’ye, Genel Başkanımıza ve partililerimize saldırmak; bunu yaparak yediği herzeleri milletimize unutturmak için kullanmaya kalkmasın. Kendilerine bu şekilde bir meşruiyet devşirebileceklerini sanmasın. Edepli duruşumuzu edepsizliğe göz yumacağımıza yormasın.

İzmir Büyükşehir Belediyesini ilk defa AK Parti'ye teslim etmeyi de becerenler, kendi kifayetsizliklerini küfürle, hakaretle örterek bizim sırtımızdan kurban kesmeye kalkmasınlar. Pişman olurlar. Yaptıkları, milletin CHP’ye verdiğini saray ittifakına kaptırmaktan başka bir işe yaramaz. Artık sarayın değirmenine su taşımaktan vazgeçin.

Biz ülkemizin bütünlüğüne, Cumhuriyetimize, Mustafa Kemal Atatürk’e, onun bize emaneti olan Cumhuriyet Halk Partimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Memleketimizi içine düştüğü yolsuzluk, yoksulluk, yasak bataklığından çıkartacak, tüm vatandaşlarımızın oy verebileceği makul parti olmak için gerekeni yapmaya devam edeceğiz.”