CHP'nin İBB operasyonu kapsamında tutuklanan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na ve tutuklanan diğer CHP'li belediye başkanlarına destek olmak için bugün 108'incisi düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingi Rize'de düzenledi.
Rizeli yurttaş: Rizeli bitti kardeşim. Sorsalar Erdoğan Rizeli. Neyin Rizelisi? Dünya lideri ama vatandaşı garibanı kimse düşünmüyor ki.https://t.co/zwyhPsyoIz pic.twitter.com/TtQq1Gxnyz
— Baba Ocağı (@babaocagicom) May 9, 2026
Rizeliler miting alanını erken saatlerde doldurdu. Coşkulu kalabalıktan renkli görüntüler geliyor.
Mitingde ilk önce Muharrem İnce konuştu. Ardından tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubu okundu. İmamoğlu'nun mektubunun ardından Murat Karayalçın konuştu.

İMAMOĞLU: 'İFTİRALARINI TEK TEK YÜZLERİNE VURUYORUZ'
İmamoğlu'nun Rizelilere gönderdiği mektup, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz tarafından okundu. İmamoğlu mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“Karadeniz’in yaylaları gibi özgür, hırçın dalgaları gibi korkusuz canım hemşerilerim… Çocukluğumun, gençliğimin topraklarına; emeğin, alın terinin, cesaretin ve mertliğin şehri Rize’ye selam olsun. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, umudumuz gençler, canımın içi çocuklar… Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Her birinize hasretle sarılıyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı mücadelesini temsil eden il başkanım Saltuk Deniz’e ve şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim; tutsak edildiğim ilk günden beri, “Hele bir mahkeme başlasın, asıl biz yargılayacağız onları” diyordum. İşte o günlerdeyiz. Silivri zindanında kurulmuş mahkemede, mertçe bir yarışla seçim kazanamayacağını görüp, kirli ve karanlık işlere tevessül edenleri biz yargılıyoruz, biz. Koltuğunu koruyabilmek için Türkiye’yi hukuk ve demokrasi rotasından çıkarmaya kalkışanların yalanlarını, iftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz. Bizler gerçekleri anlattıkça, iddianamenin aslında tam bir ‘itirafname’ olduğunu daha net görüyor milletimiz. O iddianame, siyasi rakibinden ve millet iradesinden ölesiye korkmanın itirafnamesidir. O iftiraname, bize kara çalmaya çalışanların tam tersine; bizim ne kadar dürüst, nasıl millet yararına çalıştığımıza dair belgelere, raporlara dönüşmüştür. İftiraname çökmüştür, tarihin çöplüğünde hak ettiği yeri bulmuştur.”
“ALLAH’IN İZNİYLE BİZ HER KUMPASI AŞARIZ”
“Sevgili hemşehrilerim; Karadeniz’in evladı merttir, yiğittir. Haksızlık gördü mü susmaz, hileyi yapanı gördü mü aldanmaz. Biz, o dimdik dağları aşarız; biz, o hırçın dalgaları aşarız. İçinizi ferah tutun; Allah’ın izniyle biz her kumpası aşarız! Elbet günü gelecek, doğduğum topraklara, canım Karadeniz’ime kavuşacağım. Sizlerle kucaklaşacağım. O gün, her zaman olduğu gibi, karşınıza alnım ak, başım dik, o hep bildiğiniz, güvendiğiniz, sevdiğiniz hemşehriniz Ekrem olarak çıkacağım. Beni ve çalışma arkadaşlarımı suç örgütü gibi gösterip milleti kandırmaya, milli iradeyi baskı altına almaya çalışanlar ise kimsenin yüzüne bakamayacak. Bilin ki içimde intikam hissinin, düşmanca duyguların zerresi yok. Benim tek derdim; bu cennet vatanın, herkesin içinde huzurla, güvenle, mutlulukla yaşadığı bir kurumlar ve kurallar ülkesi olmasıdır. Benim tek derdim; bu ülkenin nimetlerinin de külfetlerinin de adaletle dağıtılmasıdır. Benim inancım tam. Milletçe el ele vereceğiz ve güçlü, müreffeh bir geleceği kurmayı başaracağız. Bu yeni hayatta herkes için, her yerde adalet ve hürriyet hakim olacak. Herkesin, onuruna ve yeteneklerine yaraşan, geliriyle insanca yaşayabildiği, rahatça ailesini geçindirebildiği bir işi olacak. Her vatandaş; eğitiminin, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Kazanılan gelirde, ödenen vergide adalet hakim olacak.”
“BOŞ HAYALLERDEN SÖZ ETMİYORUM”
“Hep birlikte kuracağımız yeni hayatta devlet, tarlaların, çay ve fındık bahçelerinin, derelerin, ormanların, yaylaların satıcısı değil muhafızı olacak. Devlet, adalet üzerinde yükselecek ve güçlünün değil, haklının yanında duracak. Ülkemize bolluk ve bereket sosyal devletle, doğru ve temiz üretimle, adil bölüşümle gelecek. Ülkemize huzur ve kardeşlik milli iradenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasıyla, hukukun üstünlüğüyle, tam demokrasiyle gelecek. Uzak bir gelecekten, temelsiz, boş hayallerden söz etmiyorum. İş ve ekmek, hak ve adalet mücadelesi verenler, hukuk ve demokrasiye inananlar bir araya gelirse, bu gücün, bu kudretin önünde kimse duramaz. Bir araya gelirsek, kendini ülkenin sahibi zanneden, vicdan ve merhamet yoksunu o bir avuç insana sandıkta hak ettikleri dersi veririz ve çok değil, 5 yılda Türkiye bolluğun bereketin, huzurun, kardeşliğin ülkesi olur. Benim inancım, kararlılığım, cesaretim tam. Biliyorum, çok sürmeyecek. Günü gelecek, milletçe her sabaha güvenle, huzurla, umutla uyanacağız. Hiç kimseyi geride bırakmadan, kimseyi dışlamadan yeni bir hayat kuracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, miting alanından yurttaşlara sesleniyor...
Özel'in konuşmasından satırbaşları şöyle:
"Türkiye bu meydanda iktidar değişimini görüyor. Onları geride bırakıyoruz, hep birlikte ileri yürüyoruz. Yarınlara, iktidara bakıyoruz.
"Güzel Rize, vakit geldi artık söz Rizelinin ağzında. Bizi burada ağırlayan, bağrına basan Rize'ye selam olsun. Ardeşen'e, Güneysu'ya, Fındıklı'ya, Rize'nin yiğit insanlarına, cesur insanlarına selam olsun hoş geldiniz şeref verdiniz. Bugün buraya samimiyetimizle geldik. Tüm haksızlıklara karşı sizin vicdanınıza sığınmaya geldik. Rize'de birlikte duruşun karşısında saygıyla eğilmeye geldik.
Rahmetli Mesut Yılmaz'dan bu yana bu kalabalığı gördüğümüz bu meydanı sadece CHP'lilere yoramayız. Burada Türkiye'nin demokrasisine sahip çıkanlar var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet Cumhuriyet'in sandığına sahip çıkanlar bugün bu meydanda. Birçok siyasi partinin il başkanları beni birlikte karşıladılar. Rize'nin bütün demokratlarına selam olsun. 1977'de Rize'yi sandıkta almıştık, 1980'de silahla, darbeyle elimizden aldılar. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var.
''TÜRKİYE BUGÜN İKTİDAR DEĞİŞİMİNİ GÖRÜYOR''
Değerli Rizeliler, bana bakarsanız Türkiye bugün bu meydandaki iktidar değişimini görüyor. Geriye bakmayın, ileriye bakın. Çay üreticisini ezenlere, balıkçıları sömürenlere değil geleceğe, iktidara bakıyoruz. Atatürk, Rize'ye çok önem verdi. En önemli bürokratlarından birini, Zihni Derin'i görevlendirdi. Rize'nin bereketli topraklarını çay fideleriyle tanıştırdı. 1924'te çayın önü açıldı. Her şartta İsmet Paşa tarafından da çay üreticisi desteklendi. Çay üreticisinden emeği sömürülecek bir fedakârlık istenmedi.
''CHP NE YAPTI DİYENLERE SÖYLÜYORUM''
CHP ne yaptı diyenlere söylüyorum, CHP, Rize'yi çayla tanıştırıp Rizelilere çayla ekmek sağlayan partidir. Rize'yi seviyoruz, Rizelileri seviyoruz. Bu kentten oy alanlar, seçim günlerinde bu kente yüzlerini geçim günlerinde sırtlarını dönmeyi tercih ettiler. 210 bin aile, yaklaşık 1.5 milyon insan çayla geçimini sağlıyor.
''ÇAYIN KİLOSU 40 LİRA OLMALIDIR''
Çay, 35 liradan alınsın dedik, 25 lira verdiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira ve Rizeliler bu yıl hiç olmazsa 40 TL fiyat bekliyor. Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, 2 ekmeği alıp koltuğunun altına alıp gidebilmelidir. Çayda sömürüye son diyoruz. Bu slogan 1970'lerden beri söylenen bir slogandır. Biz iktidar olduğumuzda çay üreticisi için neler yapacağımızı kanun teklifi olarak Meclis'e sunduk ve orada beklemektedir. İktidar olunca çay üreticileri için yeni bir kanun çıkaracağız ve taban fiyattan alıp garantisi sözü vereceğiz.
''5 ŞİRKETE HER TÜRLÜ GARANTİYİ VERİYOR''
Bu iktidar 5 şirkete her türlü garantiyi veriyor. Yol yapana geçiş garantisi veriyor ama çay üreticisine alım garantisi veremiyor. Çaya ilan edilen taban fiyatın, yüzde 10'u kadar da destekleme verilecek. Kaçak çayla etkin mücadele edilecek. Ülkenin zorlukları olabilir ama atılacak onlarca doğru adım var. Her defasında bir bahane buluyorlar ve sizden fedakârlık isteniyor.
Bankalar promosyon parası vermeye razıyken bu olanak sizden alınıyor. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, yukarıdan bakmayın, bu insanları ezilecek karınca olarak görmeyin. Karıncanın arkadaşı var o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. 10 bin Çay Kur işçisine kadro sözü, devlet sözümüzdür, namus sözümüzdür.
''MAĞDUR OLAN BAŞVURACAK VE HAKKINI ALACAK''
Acele kamulaştırma, milli güvenliğin tehdit durumunda, Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına verilmiş bir yetkidir. Önemli bir yere radar konulacaksa, oranın parasını verip acele kamulaştırabilirsin ancak yol yapıyorum diyerek acele kamulaştırıyorsun vatandaş susuyor. İyidere-İkizdere yolunda acele kamulaştırma mağdurlarına sorunlarını çözeceğimizin sözünü veriyoruz. Mağdur olan başvuracak ve kanun önünde haklarını alacak.
Kıyı balıkçılığıyla uğraşanların bellerini yüksek masrafların büktüğünü biliyoruz. Denizcilik ve Balıkçılıktan sorumlu bir bakanlık bizim iktidarımız döneminde olacak ve bu sorunların hepsi çözülecek. Rize'de, 110 bin emekli var. Açlık sınırı 35 bin TL, en düşük emekli maaşı 20 bin TL. Ortalama emekli maaşı 23 bin TL. Yoksulluk sınırı ise 113 bin TL. Yoksulluktan kurtulmak için 5 emeklinin bir araya gelip birleşmesi gerekiyor.
ERDOĞAN'A SESLENDİ: RİZE SANDIK İSTİYOR
Sayın Erdoğan sana memleketin Rize'den sesleniyorum; Etle tırnak gibi olduklarınız, omuzlarını yıldızlarla dolduklarınız darbeye kalkıştı. O zaman haber yolluyorlar 'Kemalist askerler bu işin arkasında' dedim kim olursa olsun biz bu darbenin karşısındayız. Kapalı Meclisi açtırdık ve direndik. Dün nasıl 15 Temmuz'daki darbecilere direndiysek bugün Cumhurbaşkanı adayına 19 Mart'ta darbe yapanlara aynı inançla direniyoruz.
GÜRLEK'E YANIT: ''KASADA KAYITLARINI TUTUYOR''
Özgür Özel: (Adalet Bakanı Akın Gürlek'e 'kriptolu telefon' yanıtı) Bir savcı bir hakim başka yerden para kazanamaz bu adamın 12 yerden ayrı tapusu çıktı. Biz bunları söyleyince açıkla diyoruz susuyor. Daha göreve gelmeden üç ay önce İzmir'de pahalı daireler almış. Kriptolu telefonla konuşarak Tayyip Erdoğan'ı kayda alıyor Ankara'da bir bankada kasada kayıtlarını tutuyor.
Buradan Akın'a söylüyorum o o iftiralarını ispat edeceksin, ya da istifa edeceksin.''
CHP lideri Özgür Özel'den Akın Gürlek açıklaması: "Bir savcı bir hakim başka yerden para kazanamaz bu adamın 12 yerden ayrı tapusu çıktı. Biz bunları söyleyince açıkla diyoruz susuyor. Daha göreve gelmeden üç ay Önce İzmir'de pahalı daireler almış. Kriptolu telefonla konuşarak… pic.twitter.com/VymwN4fYv9
— Baba Ocağı (@babaocagicom) May 9, 2026





