Güncel

Özgür Özel'den 15 Temmuz gecesine ilişkin yeni açıklamalar

Özgür Özel, 15 Temmuz gecesi TBMM'nin açılması sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, Meclis'in açılması fikrinin kendisine ait olduğunu söyledi.

Özgür Özel, 15 Temmuz'da Meclis'in açılması kararının alınma sürecini anlattı ve demokrasi mesajı verdi.

Özel, SZC TV'de açıklamalarda bulundu. Özel, "15 Temmuz'da Meclis'in açılma fikri bana ait. İsmail Kahraman da zaten Meclis'ı açma fikri bende de vardı, muhalefetten böyle bir şey gelince buna karar verildiğini söylüyor, haklarını yemeyelim. Meclis'e geldiğimizde Kahraman Meclis'i açmıştı. Darbeye muhatap olduğunuzda direnmek önemli, milleti sokağa çıkarmak önemli de siz darbeye kalkışırsanız bu sefer darbeye muhatap olanlara miting yaptığınızda 'Milleti sokağa mı çıkarıyorsunuz?' diyor. Sandık ortadan kalkıyorsa sokak meşru haktır, 15 Temmuz akşamı bu hak kullanılmıştır. O gün darbeye muhatap olanlar bugün sandığı ortadan kaldırmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, 15 Temmuz darbe gecesi Meclis'te böyle konuşmuştu...

Loading...

Özel, SZC TV'de şunları söyledi:

"15 Temmuz'da Meclis'in açılma fikri bana ait. İsmail Kahraman da zaten Meclis'ı açma fikri bende de vardı, muhalefetten böyle bir şey gelince buna karar verildiğini söylüyor, haklarını yemeyelim. Meclis'e geldiğimizde Kahraman Meclis'i açmıştı. Darbeye muhatap olduğunuzda direnmek önemli, milleti sokağa çıkarmak önemli de siz darbeye kalkışırsanız bu sefer darbeye muhatap olanlar miting yaptığınızda 'Milleti sokağa mı çıkarıyorsunuz?' diyor. Sandık ortadan kalkıyorsa sokak meşru haktır, 15 Temmuz akşamı bu hak kullanılmıştır. O gün darbeye muhatap olanlar bugün sandığı ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Kemal Bey bayramlaşmada topladıkları kalabalığa hitap ederken bir FETÖ iması yaptı. Cevabı Balyoz mağduru, Ergenekon, askeri casusluk mağdurları 'Herkese FETÖ'cü diyebilirsiniz ama Özgür Özel ve arkadaşlarına diyemezsiniz. FETÖ'nün en acımasız günlerinde yanımızda onlar duruyordu' diye verdiler.

Şimdi yok FETÖ'cü YouTuberlar... YouTube'da yayın yapanların neredeyse hepsi Kemal Bey'in karşısında. Bunların yüzde 99'u normal, bağımsızken bunların içinde yüzde 1,2 tane yurt dışından yayın yapan varsa o da böyle bir değerlendirme yaptıysa bu bana destek, benimle ilişki olarak değerlendirilebilir mi? Ona bakarsanız yıllarca Kemal Bey'e bu suçlamayı AK Parti yöneltiyordu. Yıllarca kendisine yapılan bu ithamı dönüp bana mı yapacakmış? Darbe gecesi burada net duran, darbe sonrası süreçte de FETÖ'cülerin hedefi olan, saldırısına uğramış birisine bu attıkları çamur yapışmaz. Üstüne yapışan varsa kendini sorgulayacak.

Çankaya Belediyesi'ni yalnız bırakmış değiliz. Hüseyin Can Güner siyasi bir operasyonun Ankara ayağının ilk adımıdır maalesef. Burada yapılan operasyon siyasi bir operasyondur. Güner özel seçilmiş bir isimdir. Yapılan Özel'in yıllardır yanında olan, avukatlığını yapmış olan, 16 yaşından beri partiye gidip gelen, kritik görevleri üstlenen, hem Özgür Özel'in canını yakacak hem de Özgür Özel'e mesaj olacak hem de Ankara'da felaketin ilk adımının atıldığı mesajını, korkusunu Ankara'ya yayacak, bundan siyasi menfaatler umacak bir adımdır.

Ne polis ne savcılık ne hâkimlik sorgusunda, hiçbirinde bırakın tutuklanmasını, gözaltına alınmasını, çağrılıp ifadesini almayı gerektirecek hiçbir şey yok. Aynı dosya defalarca müfettişler tarafından incelenmiş hatta Sayıştay bu rapora bu ihalenin iptalinin kamu yararı yarattığını söylemiş. O yüzden Hüseyin Can'ın muhatap olduğu durum bir yolsuzluk soruşturması, mali suç dosyası değil; siyasi bir operasyondur.

(Kılıçdaroğlu'nun Çankaya Belediyesi operasyonu hakkındaki ifadeleri) Çok ayıpladım. Çok içimi yaktı. Bir de Hüseyin Can Çankaya Belediye Başkanıyken kendisini arar, konuşurdu. Saygıda hiç kusur etmedi. Hikâyesini biliyordu. Hüseyin Can çocuklukta yetim kalmış bir ceza infaz koruma memuru annenin çocuğu. Annesi hala Ayaş'ta gardiyan, 33 yıldır. Hüseyin Can'da en ufak leke olmadığını en iyi bilmesi gerekenlerden bir tanesi Sayın Kılıçdaroğlu. Uzun bir sessizlikten sonra 'Şüphelerim var' lafı hiç yakışmadı, içimi yaktı.

(Yeni partinin kurulup kurulmayacağı) Dosya şu anda Yargıtay'da değil, dosya kararı veren mahkeme Adalet Bakanlığı'nın açık baskısıyla. Böyle bir kararı veremeyeceğini bütün Yargıtay konuşuyor, diyor ki; istinaf sonuç doğuracak tedbir kararı alır mı? Bu tedbir kararı sonucu etkiliyor, bu da Yargıtay'ı yok saymak demek. İstinaf kararını alan mahkeme dosyayı 55 gündür elinde tutuyor. 15 güne uzatıp, ikinci bir 15 gün yaratıp, NATO'ya kadar hastayım diye izin alıp, NATO'yu boş geçirip şimdi yeniden rapor almışlar. Düğmeye basmak oradaki müdürün görevi. O görevi hakim üstüne almış düğmeye basmasın diye. O yüzden dosya Yargıtay'a gitmiyor. Aldığı karar güvenmiyor, inanmıyor, korkuyor Yargıtay bozacak diye. Bir dosyayı elde tutup Yargıtay'a yollamamak ne demek? HSYK canına okur normalde. Koca bir siyasi partinin hak aramasının önüne geçiyorsun. Bir üst mahkemeye gitme hakkının fiilen engellenmesi nasıl bir suçtur? Bunu 55 gündür yaptığı gibi birkaç gün daha yapıp araya 50 günlük bir adli tatil sokmaya çalışıyor bu sırada belki ben partiden ayrılırım, parti kurarım diye böyle bir sonuç doğurmaya çalışıyor."