CHP'de mutlak butlan krizi devam ederken, kararın ardından görevlendirilen eski Parti Meclisi üyeleri bugün saat 13.00'te Genel Merkez'de toplanacak.

Özgür Özel'i destekleyen Parti Meclis üyelerinin PM'den istifa etme kararı aldığı ve 57 PM üyesinin 28'inin istifa ettiği öğrenildi.

Bu hamleyle birlikte Özgür Özel cephesi tüzükte yer alan "PM 40 kişinin altına düşerse kurultay toplanır" maddesini işleme sokturmaya çalışacak.

Özel'in ekibi basına "CHP'de “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur" açıklamasını yaptı.

CHP Milletvekili Zeynel Emre, "Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar. Hiçbir harcama yapamazlar. Hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü..." dedi.

Zeynel Emre şunları söyledi:

Değerli arkadaşlar, kıymetli yurttaşlarımız. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir butlan kararı verildi. Buna göre, bu karara göre Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkan'ın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi, karar kesinleşinceye kadar, biliyorsunuz.

Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü üçüncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz bu karardan sonra gerçekten çok iyi niyetli bir şekilde, partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da, hukuksuz olsa da, parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da, bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gerçekten iyi niyetle amacımız şuydu: Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük.

Ancak dün itibariyle biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. Ben dün burada tüzüğümüzün, bakın iki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var.

"BU TÜZÜKLER AYAKTA HANGİSİNİ KABUL EDERSEN"

Tedbir kararının da gerekçesi yanımızda var. Tedbir kararı, gelen heyete "Ben sizi göreve gönderiyorum, gidin anayasayı çiğneyin, kanunu çiğneyin, tüzüğü çiğneyin, yönetmeliği takmayın, istediğiniz gibi yönetin, karar yeter sayısını umursamayın, imzalar toplanırsa olağanüstü kurultay kararı almayın, ben sizi oraya ebedi bir şekilde atadım" dememiştir. Bu tüzükler ayaktadır, hangisini kabul edersen. Yani hukuken son değişen tüzüğü tedbiren kaldırdığı için mahkeme, son 2020 tarihinde değişen tüzük ve ondan sonra değişiklik yapılan tüzük, tüzük görevdedir. Yani Genel Başkan ve MYK belirlediğinde Parti Meclisi tarafından onaylanması lazım göreve başlaması için.

Ancak hem eski tüzük hem yeni tüzükte çok açık hüküm vardır. Nedir o? Bu parlamento çatısı altında görev yapan milletvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için ancak ve ancak tek yetkili organ Parti Meclisi'dir. Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığının bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin, daha çok kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı —ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı— tedbiren disipline sevk ettik diye açıklama yaptılar. Amaç, bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız. Ben dün açıklamayı bitirirken şunu söylemiştim sizlere: Bakın, biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni de. Ve bunun için yeterli sayı 17. Niye? Demin konuşmamın başında ifade ettim. 60 Parti Meclisi üyesi 2020'de seçildi, 15 de yedeği; 75. 6 yıl geçti aradan. O 6 yıl boyunca gerek istifalar gerek başka görevlendirmeler —grupta alınan görevler— gerek belediye başkanlığı görevlendirilmeleri, görev ve nedenleriyle yedeklerle geldikten sonra o 75 sayısı 57'lere kadar düştü.

İSTİFALAR KABUL EDİLMEZSE...

Antalya SGK’ya rüşvet operasyonunda yeni gelişme! Üst düzey tutuklamalar...
Antalya SGK’ya rüşvet operasyonunda yeni gelişme! Üst düzey tutuklamalar...
İçeriği Görüntüle

Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24. maddesinin 3. fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık.

PM TOPLANTISINA GİDİYORLAR

Ve belli sayıda arkadaşımız da bizimle hemfikir olmasına rağmen, bir 10'a yakın arkadaşımız da gidip orada yapılanın yanlış olduğunu, partimizin mahvına sebep olunacağını, bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alma dışında bir seçeneğin olmayacağını ifade etmek üzere oraya gidiyorlar, toplantıya.

Şimdi bakın, burada halkımızın hakemliğinde bu maddeyi, demin ezbere söylediğim maddeyi izninizle okumak istiyorum. Partimizin tüzüğünün madde 24, "Görevin Boşalması": "Parti Meclisinde boşalan üyelikler sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır." Madde bitiyor, bir istisnası yok. "Butlan olursa, tedbir olursa, şu olursa, bu olursa" diye bir şey yazmıyor.

EĞER KABUL ETMEZLERSE SUÇ İŞLERLER"

Şimdi değerli arkadaşlar, bakın, bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz: Bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin üç tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz...

PM üyeleri şu isimlerden oluşuyor:

"Fethi Açıkel, Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Gamze Akkuş İlgezdi, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Ednan Arslan, Erbil Aydınlık, Turan Aydoğan, Aysu Bankoğlu, Nevaf Bilek, Cemal Canpolat, Devrim Barış Çelik, Ayşe Eser Danışoğlu, Deniz Demir, Adnan Demirci, Semra Dinçer, Zeynel Emre, Yunus Emre, Alirıza Erbay, Gürsel Erol, Gökçe Gökçen, Mehmet Akif Hamzaçebi, Neslihan Hancıoğlu, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Yıldırım Kaya, Sevgi Kılıç, Bülent Kuşoğlu, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Suha Okay, Faik Öztrak, Ali Öztunç, Oğuz Kaan Salıcı, Necdet Saraç, Müslim Sarı, Orhan Sarıbal, Selin Sayek Böke, Yaşar Seyman, Burhan Şenatalar, Berhan Şimşek, Sezgin Tanrıkulu, Tahsin Tarhan, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Erdoğan Toprak, Seyit Torun, Mehmet Tüm, Ahmet Hakan Uyanık, Hasan Efe Uyar, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Hüseyin Yaşar, Emre Yılmaz, Gökan Zeybek."