CHP, bu haftaki grup toplantısını İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 106 kişinin tutuklu olduğu 402 sanıklı İBB Davası'nın görüldüğü Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumları'nın bulunduğu Silivri'de gerçekleştirdi.
Özel, Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuştu, kritik mesajlar verdi.
Özel, "Yıl 1989, Beyoğlu İlçe Belediye Başkanlığı seçimi... Yüzde 23 oyla seçimi kaybetmiş Erdoğan, yüzde 29 oyla seçimi kazanmış rakibi. Erdoğan ilçe seçim kurulunu basar. Hakime dünya kadar hakaret eder. Kravatından tutar tokat atar. Hakim şikayetçi olur, emniyet müdürlüğüne gidilir. Eminiyet'ten o dönem avukatı olarak yanında olan sonra 3 dönem milletvekilliği yapacak Zeyit Aslan oradan kaçırır. Bir hafta hakime tokat atma suçundan 7 gün hapishanede yatar. 500 bin TL kefaretle serbest kalır. Mahkeme sonucunda mahkum olur. 6 ay hapis cezası alır. Ceza para cezasına çevrilir. Hakkında kesinleşmiş karar var hakime tokat atma suçundan karşı getirdiği hakime, iki kelimeyle... Bana ceza verecekmiş hadi be oradan." ifadelerini kullandı.
CHP'nin Silivri'deki grup toplantısı...
Özel, "İktidarın kişiselleşmiş düzenine son vereceğiz" dedi.
Grup toplantısını Silivri'de yapılmasın nedenini açıklayan Özel, "Tarih tekerrür etmektedir. Türkiye, bu cezaevini, Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davalarında tanımıştı. AKP Fetullahçı Terör örgütüyle kol kola girerek bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, gazetecilerini ve siyasetçilerini burada yargılamış, cezalandırmış ve hapse koymuştu. Ve o dönem bu yapılanların tamamını büyük bir kararlılıkla sahiplenmiştir. Zaman geçti tarih iki taraftan birini haklı çıkardı. O gün yargılananlar cezaevinden alnı açık başı dik olarak çıktılar. Kimi iki kez üç kez hapis cezasına çarptırıldı. Yani idam kaldırılmamış olsa AK Parti'nin kara düzeni Fetullahçı Terör örgütüyle birlikte ülkenin genel kurmayını iki kere asacaktı" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben bu davanın savcısıyım" sözlerini hatırlatan Özel, "O davanın savcısına kendi zırhlı Mercedesini veriyordu. Birlikte futbol oynuyorlardı. Tayyip Erdoğan'ın hukukunu o temsil ediyordu. Elleriyle şımarttıkları o güç zehirlenmesiyle kendisine karşı da darbeye girişti. O gün güya aklı başına erişti. Ellerini FETÖ sabunuyla yıkadı. Bir kenara geçti 'Rabbin ve milletim beni affetsin' Affetmek Allah'a mahsustur. Bu affa layık olmak için uslanman lazım. Akıllanman lazım, tekrarından kaçman lazım" diye konuştu. Tarihin tekerrür ettiğini söyleyen Özel, "Bugün yeni bakan yaptığı Cumhuriyet başsavcısına tadilatına 47 milyon verdikleri villa tahsis ettiler" diye konuştu.
"KİMSE BİZİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZDEN ALIKOYAMAYACAK"
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarda 'tutuksuz yargılamaları esas olarak görerek' tutuksuz yargılama ve ev hapsi kararı veren hakimlerin Ağır Ceza mahkemesinden İcra İflas Mahkemesi'ne görevlendirildiğini belirtti. Özel, "Bizi bu çadıra getiren nedir? Arkadaşlarımızı millet hizmetle görevlendirmişken, onlara iftira atan süreç nedir bunları görmek ve burada haklılığımızı savunmak hem de bizi burada meşgul edip yarıştan düşüreceklerini, iktidar yürüyüşümüzü sekteye uğratacaklara karşı biz mücadelede de varız iktidar yürüyüşünden de vazgeçmeyiz. Kimse bizi alıkoyamayacak" ifadelerini kullandı.
"EKREM İMAMOĞLU ÇIKACAK BU ÜLKEYE CUMHURBAŞKANI OLACAK"
Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının hatırlatan Özel, o dönemki gizli tanıkların ifadelerini hatırlatarak, "Bunlar gördüm, duydum, oradaydım, biliyorum, söylüyorum ama yüzümü gizliyorum diyen aslında var olmayan, bir evin bahçesini kazıp da oraya gömdükleri silahları 'ben gömdüm Kemalist subaylar gördü. Ben onları görmüştüm. Yüzümü gizleyin' diyen işe Poyrazı, Denizi, Dokuzu ve Efe'yi alet etmişlerdi. Bir kısmının hiç olmadığı bir kısmının ruh hastası sapık manyak bir takım suçlular olduğu ortaya çıktı. Bunların bir kısmı firarda büyük kısmı hapiste bu gizli tanıkların. Bugün de gizli tanıkların ifadeleriyle oluşturulmuş bir iddianame var. O iddianameye FETÖ'cü Savcılar 'Tuğla gibi iddianame var arkasındayız' dediler.
Kuddusi Okkır'a örgüt kasası dediler cenazesini Silivri Belediyesi kaldırdı. Allah gani gani rahmet eylesin. Ali Tatar'a suikastçı dediler beylik tabancasıyla kendi canına kıydı. Amirallere suikast meselesinin FETÖ'nün kağıt üzerindeki bir uydurma ifadesi olduğu kendileri tarafından kabul edildi. İlker Başbuğ'a terörist dediler yıllarca onuruyla yattı başı dik çıktı. Kurulan kumpası o deşifre etti. Türkan Saylan'a ajan dediler, İlhan Selçuk'a darbeci dediler. Mustafa Balbay'a Mehmet Haberal'a Tuncay Özkan'a darbeye karıştı deyip müebbet hapis verdiler. Sonunda o tuğla gibi iddianame bomboş bir peçete gibi ortaya çıktı. O iddianameyi yazanlar hain iftiracılar çıktı. Arkasında duranlar 'milletim beni affetsin ben de kandırıldım' dedi. Şimdi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımıza yazılan iddianameye 'tuğla gibi' diyorlar... Namusumla kefil olduğum bir şey vardır Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız bu ülkenin vicdanında beraat edecektir" diye konuştu.
"Eğer idam cezası alsalar idam edecek kadar cezanın 100 katını Ekrem İmamoğlu için istemektedirler" diyen Özel, "Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak" ifadelerini kullandı.
Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:
"Her darbenin bir hikayesi vardır, bizim hikayemiz, bir daha seçim kaybetmeyip iktidara yürüyenlerin hikayesidir. Hesap vermeyecek şekilde iktidar olduğunu düşünenler hesap verme korkusuyla her şeyi yapacağız anlayışına dönmüşlerdir. Onlara bir Zekeriya Öz daha lazımdı. Yıllarca adaleti katlettirdiklerini İstanbul'a başsavcı yaptılar. CHP'nin siyasi üstünlüğünü başka şekilde alt edemeyeceklerini gördüler. Önce Esenyurt'a kayyum atayarak milletin boğazına düğüm attılar. Beşiktaş ile devam edip Ekrem Başkan'a kadar geldiler.
Bir suç icat etmeye çalıştılar ama hepsinden eli boş döndüler. Halen belediyede çalışan AK Partili bürokratlar, ona iftira atacaksınız dediklerinde ve onlar bunu Ekrem başkana söylediklerinde neler yaşanacağını anladık. Atatürk, bunların görevinin başına Cumhuriyet koymuş. Savcı odalarında 'Hadi onu söylersen ben bu işi hallederim' diyerek arayışların içine girdiler."
Bir anda bir diploma 35 sene önce alınmış hem de yüzlerce kişiyle alınmış. Üniversiteye yazıyor diyor ki 'Acele et, derhal iptal et karar ver' Yoksa bu YSK dahil verilir. YSK ne zaman diploma istiyor? Muhtardan, milletvekilinden değil sadece cumhurbaşkanı adayından istiyor. Başsavcı neyle meşgul! İstifaya zorlanan İşletme Fakültesi dekanı ve toplanmayan İşletme Fakültesi yerine 18 Mart akşamı kendi atadıkları, profesörlüğü tartışmalı bir heyete diplomayı iptal ettiriyorlar.
Her birisinde gizlilik olan soruşturma olur mu kardeşim? bir elin bütün kuklaları yönettiği gibi hakimler, savcılar, polis, üniversite aynı anda koordine ediliyorsa maksat siyasi değil mi? bunlar iftira bu yapılanlar da haysiyet cellatlığı. Birisi cumhurbaşkanı kalsın diye bu kadar kul hakkına girmek nerede yazıyor. Bana Tayyip'ten korkan değil Allah'tan korkan AKP ve MHP'lilerin feraseti lazım. bir tek onlara güveniyorum. Nasıl 31 Mart'ta seçimi yendiğimizde '13 bin farkla seçimi ona mı vereceğiz' deyip 13 bin farkı 45 günde 806 bin İstanbullu adaletin bozduğu teraziyi dengeye getirdiyse bugün de onlara güveniyorum.
1 yıldır dediler ki 560 milyar yolsuzluk var. 560 kuruş bulamadılar. duruşmanın başlayacağı gün 3 yandaş gazete biri 30 milyonun, biri 35 biri de 40 milyonun 'Hesabını verecekler' diyor. Bir tanesi bile iddianamede yok. 560 diye tepinenler şimdi diyor ki 'öyle duyduk.'
TRT'ye sorduk dolar görüntüsü nereden çıktı. Elimizde gerçek yoktu, stoktan kullandık şansınıza dolar çıktı dediler. bizim haklılığımız gizli tanıkların iftiralardan başka hiçbir şey kalmadı ellerinde. AK Parti döneminden kalmış bürokratlara, işten çıkmış namussuzlara tekliflerde bulunuyorlar. Daha önce suç işlemiş Yargıtay aşamasında bulunanlara kurtaralım diye tekliflerde bulunuyorlar.
"HADİ BİZİ MAHCUP ETSİNLER!"
Ekrem Başkanı ve birçok arkadaşımızı gizli tanık Meşe'nin ifadesiyle tutukladılar. İddianame çıktı, Meşe yok. Meşe'ye yönelik tutukluluklar ne olacak? Meşe'nin ifadesini bulduk. İddianamede arattık. İlke diye birini bulduk. İlke, Meşe'nin anlattıklarının aynısını anlatmış. Meşe'ye söz vermişler cezanı düşüreceğiz, şunu bunu sağlayacağız diye. Meşe bu dedikleri olmayınca tırmanmış adliyeye ve nihayetinde gizli tanıklıktan çekilmiş. Meşe'nin söyledikleriyle tutuklananlar var ne yapacaklar? Birebir aynı ifadeleri ilke diye bir gizli tanığa yapıştırmışlar.
Tiyatroda birinin söyleyeceği söz vardır. A oyuncusu oynar, hastalanırsa B oyuncusu oynar. Gizli tanık değiştirmek diye bir hak yoktur. Değiştirilmişse de orada yazılmış bir metin değil, yalan vardır. Biz Silivri'ye yargılanmaya değil, yargılamaya gidiyoruz derken bunu diyordum. Yapmadık desinler. İmamoğlu'nu Meşe ile tutukladık ama İlke ile yargılamıyoruz desinler. Anlatım bozukluğu bile aynı! İşte buradayım. Hadi bizi mahcup etsinler!"
Özel, şu şekilde konuştu: "İnsan ezilmek pahasına 11 ay direnmez. Bugün haklı çıkacağını biliyorsa 11 ay haklı durur. Bu dava ya bire düşer ya da 40'. Kanuna göre aynı dava kurayla ağır cezadan birine düşer. Önce Aziz ihsan Aktaş davası 1'e düştü. bu dava da 40'a düşecek dedik ve düştü. Bu ihtimal yüzde 2.4! bu ihtimal gerçekleşti. Savcı, Tayyip Erdoğan tarafından görevlendirildi tarafsız bağımsız ve sözde Türk milleti adına karar veren savcı... Adında cumhuriyet olan bir savcı bir yıl boyunca bunları yapacak sonra da bu mahkeme 1 yıldır konuşulan mahkemeye düşecek. 40. Ağır Ceza Mahkemesi başında bugün çok konuşulan hakim var. Son TV, bunların operasyon sitesi. Ağustos ayında 40'ın hakimini övüyor ve yanındaki arkadaşı çok başarılı onu da 35'e yolladık diyor.
Tayyip Bey diyordu ya 'Eşlerinin gözlerine bakamayacaklar' diye. Tamamının şantaj olduğu ortaya çıkan o işleri o siteye yazdırıyorlardı. O hakim tek değil, heyet var. Heyettekilere güvenemiyorlar ve dışarıdan iki arkadaş daha atıyorlar. Dün üç kişi yargılamaya başlayacak. Türkiye siyasi tarihin. en zor üç davasından biridir. Ne beklersin? Çok tecrübeli bir hakim ve heyet beklersin. Koydukları hakim birinci sınıf olmak için avukatlık yaptıkları süre de eklenerek birinci sınıf oluyor. Akın Gürlek'le kararlar kurmuş yan yana. hepsi AYM'den hak ihlali diye dönmüş. Örneğin; Sırrı Süreyya Önder kararı, bozulmuş. Birinci sınıfa ayrılma şartı AYM kararını bozmayacak. AİHM ve AYM kararlarının hepsi bozulmuş. Bütün acziyetiyle bu beyefendi orada dururken yanındaki iki üye hakimlik, savcılık sınavına hazırlanıyorum falan diyorlardı. Kurayla 1 yıl 9 aydır görevde olan iki arkadaş! Onların Anadolu'nun bir yerinde başarılı olmak için çalışırken en önemli davalardan birinin başındalar. Kürsüdeki toplam karar 15 yıl!
İddianameye tuğla gibi demekten tutun FETÖ'nün bütün kumpaslarını yapanlar mahkemeye şöyle başladı; İmamoğlu'na 'Sanık Ekrem, otur yerine' dedi. Bunu Adnan Menderes'e diyorlardı. Karşısında dimdik bir iradeyi görünce de ne yapacağını şaşıyor. Dün tüm hataları söyledik, bugün hepsini telafi edip başlıyor.
Böyle bir davaya verdiğin mahkeme heyetinde zerre şüphe olmayacak ki adil yargılanıyoruz diyeceğiz. Ekrem Başkan 'usule yönelik sözüm var, ilk benim konuşmam lazım' diyor. 'Dinlemeyeceğim seni' diyor. bugün cübbeyi içeride giymiş, oldu mu diye de bakmış. Ekrem Başkan konuşacağım deyince de ilk ben konuşacağım diyor. Şov yapacaktı hakim izin vermedi dendi. Bugün bal gibi de izin verdi. Ne haber? Söke söke sözü aldı ve tarihe geçecek bir savunma yaptı. Erdoğan'ın gücüyle kamu gücünün kötü kullanılmasıyla bize kabaranlara şunu söylüyoruz; ahlaki üstünlükle, çoğunluk enerjisiyle devlet karşısına dikenlere milletin gücünü göstere göstere konuşuyoruz!"
SORUŞTURMAYA KÜRSÜDEN YANIT VERDİ: HODRİ MEYDAN
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 'mahkeme heyetine yönelik sözleri nedeniyle' soruşturma başlatılmıştı. Özel bu soruşturmaya kürsüden yanıt verdi. "Daha kalacağım yere varmadan hakkımda soruşturma açmış. Neden? Söylediğim söz. Etkisiz, kifayetsiz, liyakatsiz demişim diye... Madde hakaretten soruşturma açtım. Öbür maddesi alenen yaptı. 1/6 artırış isterim. Kamu görevlisine yaptı alt sınırı bir yıl isterim. Bir fıkrayı atlamış İspat hakkı. Suçlanan kişi bunları ispat ederse ceza veremezsin diyor. Hodri meydan liyakatliler mi liyakatsizler mi? Becerikliler mi beceriksizler mi? Onu mahkemede ispatlamayan ne olsun"




