Güncel

Özgür Özel Güvenpark’taki bayramlaşma programında

CHP Genel Merkezi’nde Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılacağı program hazırlanırken, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise Güvenpark’ta partililer ve yurttaşlarla bir araya geliyor. Özgür Özel konuşuyor... Özel, "Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak yazılan mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez!" dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel Güvenpark’taki bayramlaşma programında...

Bayramlaşma programı öncesinde çok sayıda yurttaş Güvenpark’ta toplandı. Alanda güvenlik önlemleri alınırken, çok sayıda polis ekibinin bölgede görev yaptığı görüldü.

Özgür Özel’e destek veren katılımcılar, “Özgür gelecek, özgür Türkiye” sloganları attı.

Özel'in çağrısı ardından partililerin yanı sıra Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın alana geldi.

Özel, alana ABB Başkanı Mansur Yavaş ile geldi.

Özel, "Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele parti içi tartışma olsa. Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile millete meselesidir. Bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine ülkesine sahip çıkan milyonlar var" dedi. Kurultay çağrısı yapan Özel, "Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak yazılan mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez, mazbatasız genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz. Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş genel başkana kavuşturun" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, Nazım Hikmet'ten alıntı yaparak konuşmasına başladı.

Özel, Nazım'dan şu kıtayı okudu:

"Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu,

Önümüzde bakır taslar güneş dolu,

Dostların arasındayız,

Güneşin sofrasındayız!"

Özel'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Sizi anlıyorum, öfkenizi anlıyorum ancak bugün öfke sözleri değil umudu yükseltmenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın günüdür. Partimiz kurulduğu günden beri tarih boyunca Sivas Kongresi'nden bugüne çok zor günler geçirdi. Partimiz kapatıldı, genel başkanlar hapse atıldı. bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü CHP'ye yetmedi. Tarihte ilk kez cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken hiç seçim kaybetmemişken bu ses CHP, partili cumhurbaşkanını yendiği için yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için bir güç devleti elinde tutan kötücül akıl CHP'nin iktidar umuduna, cumhuriyetin en büyük zannımı sandığa müdahale etmekte seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır.

Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele parti içi tartışma olsa. Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile millete meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu taştı. Bugün ses sistemi güçlü bir otobüsümüz yok, bir telsiz mikrofonumuz, paramız, binamız yok ama başkalarında olmayan bir şey var. Siz varsınız! AKP'nin kanunsuz emirleriyle, polisle ele geçirilen binanın önünde AKP'den destekle TGRT'den kampanyayla önünde A Haber'in canlı yayın yaptığı, Türkiye'nin dört bir yanından parayla gündüz tarlada çalışacak olanları dahi yevmiyeni, yemeğini verelim diye taşımayla göstermelik bir cılız kalabalıkla meşruiyet arayışı var. Bir tarafta milletin ta kendisi var! O yüzden mukayese kabul etmez, kıyas kabul etmez. Bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine ülkesine sahip çıkan milyonlar var."

"ELEKTRİĞİ KESTİLER, BİZİM SESİMİZİ ASLA KESEMEYECEKLER"

Bir süre elektrik kesilmesi nedeniyle konuşmasına ara veren Özel, şöyle devam etti:

"Beklediğimizi yaptılar, elektriğimizi kestiler. Jeneratör devrede, bizim sesimizi asla kesemeyecekler! İktidara yürüyen değil, iktidarla yürüyen bir CHP istiyorlar. AKP'yi yedik müesses nizamın çarkına çomak soktuk. kimse bu milleti de devleti de küçük görmesin. Bu milleti kimse emir eri sanmasın. Bu devleti partisinin sanmasın. Bu millet de bu devlet de Türkiye'nin kurucu partisine sahip çıktı, bundan sonra da çıkacaktır. Bugün buraya gelenler tarihin doğru tarafında duruyor demek kifayetsiz bugün bu meydan tarih yazmaya gelmiştir. Türkiye'nin dört bir yanından toplananlar ve parti bekçilerini zorlayarak bahçeye indirmelerine rağmen bu kalabalık orada yoktur. Bu meydan tarihin ta kendisi! Diplomasız Erdoğan, mazbatasız Kemal Başkan istemektedir.

Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak yazılan mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez, mazbatasız genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz. Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş genel başkana kavuşturun. CHP atanmış bir genel başkan kabul etmez! Türkiye'nin demokrasisinin teminatı bu partidir, derhal kurultay istiyoruz. Her delegeyle yarışa varım, kurultay tarihini ilan edin. Sandığı koyalım genel başkanının kim olacağına 2 milyon CHP'li karar versin. Sandıktan kim çıkarsa kurultaya o kişinin genel başkan adaylığıyla gidelim. Ön seçim istiyorum. Sözüm söz eğer Manisa'da 2015 ön seçimine yüzde 84 oy alarak tüm zamanların ön seçim oy rekorunu kırmıştım bu seçimde de yüzde 80 altı oy alırsam talip olmayacağım"

"İLK DEFA BİR UMUT DOĞDU, İKTİDARI DEĞİŞTİRME UMUDU..."

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konuşmasında şunları kaydetti:

"Kıymetli hemşehrilerim, öncelikle hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güç kazandığı, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği müstesna zamanlardır. Bayram birliktir, dayanışmadır, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Tam da böylesi günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği sürece ilişkin bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum. Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra...

Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra yapacağımız faaliyetlerle nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini, ülkenin yolsuzluk yapılmadan da yönetilebileceğini ispat etmek ve ancak bu yolla da iktidarın değiştirilebileceğine inanarak çalıştık. Ancak bildiğiniz gibi2023'te yapılan seçimlerde umduğumuz sonucu alamadık. Daha sonra yapılan seçimlerde partide bir değişiklik oldu ve yerel seçimlerden sonra parti ilk defa yüzde38 gibi bir oya ulaştı, çok sayıda belediye kazandık. Ankara'da da sizlerin desteğiyle yüzde 60'ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük. Şimdi bize düşen; bu kadar ekonominin kötü olduğu zamanda, insanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamazken, iş bulamazken, öğrenciler gelecekten umudunu kesmişken ilk defa bir umut doğdu, iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimler vasıtasıyla da daha iyi bir yönetim yapılabileceği konusunda insanları ikna ettik.

"BU GİRİŞİMLER TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİK BİRİKİMİNİ HEDEF ALMAKTADIR"

Ve ben bütün konuşmalarında şunu söyledim: Yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasiye inanan herkesin bir araya gelmesini ve bir yumruk gibi olmasını istedim. Bunun sonucunda da iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sisteme, hukukun herkesin güvendiği bir şekle dönüştürülmesine ve Avrupa'daki bütün insanların hakkı neyse, insanca yaşama hakkına kavuşması ve bu yönde çalışmalar yaptık. Ortaya bir umut çıktı, iktidar da bunu gördü. Ve bunu görünce partiyi bölmek için çalışmalara başladı. Sonuç itibarıyla... Sonuç itibarıyla hem belediyelere yapılan operasyonlar hem de itibarsızlaştırma çalışmaları, partiyi bölme çalışmaları... Bugün bu nedenle bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için buradayım. Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir. Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim. Bize... Bizim... Bizim insanların umudunu... Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir.

Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. Çünkü... Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Bu ülkenin kurucu iradesidir. Demokrasi mücadelemizi nen temel taşıyıcı unsurlarından biridir. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'ni zayıflatmaya, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki bu girişimler Türkiye'nin demokratik birikimini hedef almaktadır. Cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır. Toplumsal umudu hedef almaktadır.

"RESMİN BÜYÜĞÜNÜ HEPİMİZ GÖRMEK DURUMUNDAYIZ"

Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı. Bu cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca Cumhuriyet Halk Partililere değil; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum. Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz. Ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır. Türkiye'nin ihtiyacı parçalanmış bir muhalefet değil; birbirinin varlık hakkına saygı duyan, ortak değerlerde buluşabilen bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Çünkü bu konu artık partilerin konusu olmuştur. Mesele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Hatta torunlarımız bile asla bizi affetmeyecektir. Resmin büyüğünü hepimiz görmek durumundayız. Türkiye'de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa, hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, toplum kutuplaşma üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyorsa... Bu durum doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır. Benim duruşum başından beri demokrasiden yana olmuştur. Bu nedenle çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir!

"HEP BİRLİKTE BU OYUNU BOZALIM"

Gelin... Bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu konu artık kişiler arasında olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Gelin, milyonlarca muhalifin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığımız yerden devam ettirelim. Bu bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim, hep birlikte bu oyunu bozalım!"