Güncel

Özgür Özel açıkladı: YENİ Parti’nin halka 7 sözü

YENİ Parti lideri Özgür Özel, partisinin halka yönelik 7 sözünü açıklarken demokratik, adil ve üreten bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti'nin halka yedi sözü olduğunu belirterek, "Millet adına karar veren değil, milletle birlikte karar veren bir siyaseti müjdeliyoruz. Partiler arasında serbest rekabeti, güvenilir seçimleri mümkün kılan ve sonrasında millet kimi seçerse o seçilmişe itibar eden bir anlayışı taşıyoruz. Milletin oyuna hürmet eden bir siyasi ahlakı yerleştirmek üzere yola çıkıyoruz" ifadesini kullandı.

Özgür Özel, partisinin genel merkezinde yapılan İl Başkanları Toplantısında başkanlık etti. Toplantı öncesi il başkanlarına hitaben konuşan Özel, "Biz bu binayı Ankara'da tuttuk, Ankara'da kurduk ama ne bu binanın tapusu ne bu hareketin tapusu ne YENİ Parti'nin tapusu hiçbirimizin üzerine değildir. Bu partinin sahibi millettir, tapusu da Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üstüne kayıtlıdır" ifadelerini kullandı.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşananları kısaca hatırlatan Özel, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda bazı delege ve il başkanlarının kendisini desteklemediğini ancak onlarla beraber bir mücadeleye girdiklerini belirterek, "O günden sonra yepyeni bir anlayışla kaybetmeyi geride bırakan bir anlayışla yola çıktık. Ve aslında yepyeni bir siyaseti son kurultaydan sonra hep birlikte gerçekleştirdik. Kalıcı ayrılıkları geride bıraktık. 'Sen o taraftaydın, ben bu taraftaydım'ı geride bıraktık. Birbirimize kin, nefret duymayı hiç düşünmedik ve kol kola girdik. En doğru adayları belirleme mücadelesi verdik. Doğrusuyla yanlışıyla ama ne yaptıysak iyi niyetle yaptık" dedi.

"ARKADA KAYBETME ANLAYIŞINI BIRAKTIK"

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin uzun yıllar sonra ilk kez birinci parti olduğunu söyleyen Özel, "Gelinen noktada biz arkada binaları, imkânları, makamları değil; biz arkada kaybetmeye alışmayı, muhalefette olmayı, birbiriyle didişmeyi ve birilerine rakip, tehdit olmaksızın bir görevde olma anlayışını bıraktık" dedi.

Yerel seçimlerden sonra CHP’nin iktidara aday olduğunun anlaşıldığını bu nedenle belediyelere yönelik operasyonlar ile CHP’nin iktidar yürüyüşünün önünün kesilmeye çalışıldığını buna karşı Türiye’nin dört bir yanında mücadele ettiklerini vurgulayan Özel, "Hep beraber çalıştık; 81 ilde, ilçelerde defalarca il danışma kurulları, STK'lar, meslek örgütleriyle çalışmalar, sendikalarla, iş insanlarıyla görüşmeler, sayısız ziyaretler. Dünyaya bakarak, Türkiye'yi doğru okuyarak 20 yıldır değişmeyen -ki belki artık her yıl revizyonunu konuşmak lazım- parti programını hem Türkiye'yi nasıl yöneteceğimiz iddiasını ortaya koyarak hem kronikleşmiş, tespitinde ortaklaşılmış sorunların nasıl çözüleceğini somutlayarak yine büyük bir uğraşın sonunda hep birlikte değiştirdik" diye konuştu.

"YARININ İKTİDAR PARTİSİ 18 GÜNDE 600 BİN ÜYEYE ULAŞTI"

Özel, şunları kaydetti:

"AK Parti yargısı, AK Parti'nin kara düzeninin yargı kolları başkanlığı; partimizin genel başkanını, yöneticilerini değiştirip 6 yıl önceki bir kurultaya gidip partiyi 6 yıl seçimsizliğe mahkûm edip, üst üste kazandığımız 4 mazbatayı yok sayıp bildiğiniz süreci başlattı. Maalesef tarih önünde bazılarımız sınavdan geçemedi. Tarih siyasetçilere, insanlara sonra bakıp not vermek üzere sorular sorar. Hep söylüyoruz; karpuzu ortadan böleceklerdi. Bir bütün olarak kalabilen ve sadece sapından ayrışan bir anlayışla tarihin doğru tarafında durduk, durdunuz. Tarihin doğru tarafında duranlara selam olsun. Tarihin eğri tarafından kendilerine makam, mevki arayanlar geride kaldı. Onlar tarihte yarın sorulacak sorulara verilecek cevap bulamamanın utancı içinde kalsınlar. Ancak biz, tarihin doğru tarafında duranlarız. 2 yıldır hazırlanan büyük kötülüğe, o büyük kötülüğün ardından 2 ay süreyle önce genel merkezde, il, ilçe binalarında, mahkeme salonlarında, sokaklarda hem direndik, mücadele ettik hem yola düştük. Türkiye'yi temsil eden 22 farklı şehirde istikamet, yol, yön sorduk. Bir zaman sonra ilk önce 'Aman bırakmayın' diyen millet, bir zaman sonra 'Yeni bir yola çıkın, yürüyün, arkanızdayız' dedi. Bahsedebileceğimiz her türlü imkânsızlığı kendi zihninde yenmiş, kendi gönlünde bize yer ayırmış milletimiz 'Bir yol bulamıyorsanız yeni bir yol açın, arkanızdan yürüyeceğiz' dedi. Ve hep birlikte o yeni yola çıktık. Hep beraber o yeni yolda atılması zor, atılması zaruri ama geleceği kurtaracak ve eskiyi geride bırakacak yeni bir yolu kurduk. YENİ Parti'yi kurduk. Milletimize selam olsun. Hepinize verdiğiniz mücadeleden dolayı da helal olsun.

Hep birlikte kısa zamanda çok işler başardık. Bu geçmiş hatırlatması, bu zaruri tarih önündeki geçmiş hatırlatması bir yana. Bir daha da dönmemek üzere şimdi hep birlikte çok büyük işler başarıyoruz. Tarihin en hızlı örgütlenme sürecini Türkiye'de başarıyorsunuz. Tarihin en büyük üye katılımını başardınız, başarmaya devam ediyorsunuz. Tarihin en büyük bağış kampanyasını yürütüyoruz. Ve milletimizin büyük teveccühüne layık olmaya çalışıyoruz. Şaka değil. Bugünün iktidar partisi, üyesiyle övünen iktidar partisi kurulduktan 1 yıl sonra 400 bin üyeye ulaşmışken yarının iktidar partisi, seçimden sonranın iktidar partisi YENİ Parti 18 günde 600 bin üyeye ulaştı. Elbette bütün ihtiyaçlara yetmez, elbette eski imkânları getirmez, elbette devletin 1 yılda verdiğinin 3'te 1'i bile değildir. Ama '539 milyonluk bir bütçeyle 3 otobüsün olmasın ama bir tanesi olsun, otobüsün benden' dedi. 'Mütevazı bir binan olsun ama o bina bizden, imkânları bizden' dedi. 'Araç lazımsa araç, ne lazımsa biz sağlarız. Kimseye muhtaç değilsin, ben senin arkandayım' dedi. Ve kurulmasına milletin karar verdiği, adını sokakta hepiniz şahitsiniz ki ad arayamadık, 'YENİ Parti' dediler, geçtiler. Adını milletin verdiği, bütçesini milletin belirlediği YENİ Parti'nin şimdi artık bu çıktığı yeni yolda iktidara doğru yürümek ve omzundaki yükün farkında olarak yükü farkında olarak taşımak, arkasında duran milletin umutlarını boşa çıkarmamak dışında bir hedefi yoktur. Yola çıktık, yoldayız. Sizinle birlikte YENİ Parti'nin iktidarını kurmak için yorulmadan yürümeye devam edeceğiz."

İl Başkanları toplantısının iki ana konusu olduğunu söyleyen Özel, "İktidara gelmek için millete ne söz veriyoruz? Onu konuşacağız. İkincisi, bu verdiğimiz sözü tutmak için bize, size hangi görevler düşüyor? Onu konuşacağız. Çünkü bir siyasi partinin iki büyük sorumluluğu vardır: Birincisi, millete nasıl bir düzen kuracağını açıkça söylemek; ikincisi, o düzeni kuracak gücü, kadroyu, iradeyi açıkça ortaya koymak” dedi.

"YENİ PARTİ ESKİ NESİL ÖRGÜTLENME MODELİNİ TERK EDİYOR"

YENİ Parti’nin halka 7 sözü olduğunu belirten Özel, şunları söyledi:

"Sizlere bu toplantıda verilecek YENİ Parti'nin yedi görevi vardır. 1'inci sözümüz Türkiye'ye. Türkiye'ye, millete yedi sözümüzden 1'incisi elbette ki demokratik Türkiye. YENİ Parti siyasetin işletim sistemini değiştirmeye geliyor. Eski nesil örgütlenme modelini terk ediyor. Üyeler ve üye olamayanlar, gönlü partide olanlar ya da üye olmasa da bu partide gönlü olanların söz sahibi olacağı, bütün karar alanlarında tek yetkilinin de partinin üyeleri olacağı bir dönemi başlatıyoruz. Gençler ve kadınlar siyasetin kapısında ya da vitrininde beklemeyecekler. Karar masasında ve temsil mekanizmalarında hak ettikleri yeri bulacaklar. Millet adına karar veren değil, milletle birlikte karar veren bir siyaseti müjdeliyoruz. Partiler arasında serbest rekabeti, güvenilir seçimleri mümkün kılan ve sonrasında millet kimi seçerse o seçilmişe itibar eden bir anlayışı taşıyoruz. Milletin oyuna hürmet eden bir siyasi ahlakı yerleştirmek üzere yola çıkıyoruz. Türkiye kimlikler, hayat tarzları, siyasi tercihler ve eski kamplaşmalar üzerinden bölünmeyecek; bu gerilimler üzerinden yönetilmeyecek. Oy veren de vermeyen de, bir partiye oy veren de vermeyen de iktidara oy veren de vermeyen de cumhuriyetin eşit vatandaşı olarak görülecek. YENİ Parti, 'Türkiye İttifakı' anlayışı içinde Türkiye'nin bütün demokratlarının ortak çatısı olacak. Kutuplaştıran değil birleştiren, dışlayan değil kucaklayan, kavga eden değil sorun çözen bir siyaset kurulmakta, kurulacak, yerleşecek ve iktidar olacak. Milletimize 1'inci sözümüz budur.

Milletimize 2'nci sözümüz adil ve özgür Türkiye'dir. Mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal hayatta adalet... Adalet anlayışımız bu dört ayak üzerine kurulacak. Yani hukuk önünde herkes eşit olacak. Adaletli bir gelir dağılımıyla toplumda herkes refahtan hak ettiği payı alacak. Adil bir vergi sistemiyle vermesi gereken verecek, vermemesi gereken vermeyecek. Herkes gelirine göre adilane şekilde vergilendirilecek. Ve sosyal hayatta adalet olacak. Hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun herkes kendini devlet karşısında eşit hissedecek. Basın özgür olacak. Gençleri canından bezdiren yasakların bizatihi kendisi yasak olacak. Türkiye'de sadece yasak getirmek yasak olacak. İnsanlar düşüncesini söylediği için 'Başıma bir iş gelir' diye yutkunmayacak, susmayacak, sinmeyecek, geri çekilmeyecek.

Türkiye'ye ve milletimize 3'üncü sözümüz üreten ve zenginleşen Türkiye'dir. 3'üncü sözümüz üretim ve refahtır, bu yüzden. Türkiye yoksul bir ülke olmaya mahkûm değildir. Aksine Türkiye, yoksullaşması ancak özellikle yanlış yapılırsa olabilecek; aksi takdirde zengin, güçlü ve eşit paylaşıldığında herkesin refah içinde olması gereken bir ülkedir. Biz yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz. Sanayide daha çok üreteceğiz. Tarımda daha verimli ve daha çok üreteceğiz. Teknolojide daha ileriye gideceğiz. Yatırımı, girişimciliği, ihracatı destekleyeceğiz. Sadece zenginleşip de bir kesimin oradan aslan payını aldığı değil; milletin zenginleştiği bir düzeni sağlayacağız. Yardım alan insan sayısıyla değil; yardıma ihtiyaç duyan insan sayısının azalmasıyla, onu azaltmakla, günü geldiğinde artık onu bitirmiş olmakla övüneceğiz."