YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, borsadaki fon krizinin ardından oluşan güven sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karabat, yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye uzun vadeli yatırım girişini olumsuz etkileyebileceğini savunarak yatırımın ilk şartının para değil güven olduğunu söyledi.
Karabat, Türkiye’nin ihtiyacının kısa vadeli sıcak para değil; üretim yapacak, teknoloji getirecek ve istihdam yaratacak uzun vadeli sermaye olduğunu belirtti. Hukuk, kurallar, denetim ve piyasalara duyulan güvenin yatırım kararlarında belirleyici olduğunu ifade etti.
“YATIRIMIN İLK ŞARTI PARA DEĞİL, GÜVENDİR”
Karabat, World Justice Project’in 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ndeki verilere dikkat çekerek Türkiye’nin 143 ülke arasında 118’inci sırada yer aldığını belirtti. Türkiye’nin puanının 0,41/1 olduğunu ve bir önceki yıla göre yüzde 1,9 gerilediğini savunan Karabat, yatırımcının parasını uzun yıllar hukuka güvenmediği bir ülkede tutmak istemeyeceğini söyledi.
Yolsuzluk algısına ilişkin verilere de değinen Karabat, Transparency International’ın son endeksinde Türkiye’nin 100 üzerinden 31 puan aldığını ve 182 ülke arasında 124’üncü sırada bulunduğunu belirtti.
Karabat, yabancı yatırımcıların yalnızca işçilik maliyeti, döviz ve faiz gibi ekonomik göstergelere bakmadığını; hukuka, kurallara ve gelecekte karşılaşabilecekleri koşullara da dikkat ettiğini ifade etti.
“ŞİRKETİ KURABİLİYORSUN, MESELE SONRASINDA”
Karabat, Dünya Bankası’nın B-READY 2025 araştırmasına da değinerek Türkiye’nin iş kurma, altyapı ve finansal hizmetler alanlarındaki sonuçlarıyla vergilendirme ve ticari uyuşmazlıkların çözümündeki sonuçları arasında fark bulunduğunu savundu.
Türkiye’nin iş kurma alanında 80, altyapı hizmetlerinde 87 ve finansal hizmetlerde 76 puan civarında sonuç aldığını belirten Karabat, vergilendirmede 46, ticari uyuşmazlıkların çözümünde ise 61 puan seviyesinde kalındığını söyledi.
Karabat, bu veriler üzerinden “Şirketi kurabiliyorsun. Mesele, kurduktan sonra neyle karşılaşacağın” değerlendirmesinde bulundu.
“FON KRİZİ GÜVEN DUYGUSUNU DA VURDU”
Fon krizinin yüz binlerce fon yatırımcısının yanı sıra borsadaki milyonlarca yatırımcıyı ve şirketleri de etkilediğini savunan Karabat, yaşananların yalnızca parasal kayıplarla sınırlı olmadığını söyledi.
Karabat, vatandaşların tasarruflarını finansal sisteme aktarma konusunda çekince yaşayabileceğini, yabancı yatırımcıların da Türkiye’ye uzun vadeli sermaye getirme konusunda daha temkinli davranabileceğini savundu.
Türkiye’de vatandaşların yatırım ve iş kurma iştahının zaten azaldığını belirten Karabat, fon krizinin bu tabloyu daha da ağırlaştıracağını ileri sürdü.
“TÜRKİYE’NİN ASIL İHTİYACI SICAK PARA DEĞİL”
Karabat, Türkiye’nin fabrika kuracak, üretim yapacak, teknoloji getirecek ve istihdam yaratacak uzun vadeli sermayeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Bu sermayenin Türkiye’ye gelebilmesi için yatırımcıya güven verilmesi gerektiğini ifade eden Karabat, hukuk, kurallar, denetim ve piyasalara güvenin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Karabat, açıklamasını “Türkiye’nin asıl ihtiyacı sıcak para değil. Fabrika kuracak, üretim yapacak, teknoloji getirecek, istihdam yaratacak uzun vadeli sermaye. Ama sermayeye önce güven vereceksiniz. Hukuka güven. Kurallara güven. Denetime güven. Piyasaya güven. Güven yoksa yatırım da yok” sözleriyle tamamladı.




