İktidarın özelleştirme politikası bir santralde daha üretimin durdurulması ve işçilerin ücretsiz izne çıkarılması ile sonuçlandı. Konya Şeker’e ait olan Kangal Termik Santrali’nde kömür borcu ödenmediği için üretim durdu. Yaklaşık bin işçi izne çıkarıldı. Yıllık izni olmayan işçiler ise ücretsiz izne gönderildi.
Özelleştirilen santrallerde sorunlar bitmiyor. Geçtiğimiz aylarda Konya Şeker’e ait Soma B Termik Santrali’nde kömür borcunun ödenememesi nedeniyle üretim durmuştu. İcradan satılığa çıkarılan santral başka alıcı çıkmaması üzerine Türkiye Kömür İşletmeleri’nde kalmıştı. Konya Şeker, özelleştirilen bu santrali 2015 yılında 685.5 milyon dolara satın almıştı. Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre; şimdi benzer bir durum Konya Şeker’in Kangal Termik Santrali’nde yaşanıyor.
Daha önce Elektrik Üretim AŞ’ye (EÜAŞ) ait olan Kangal Termik Santrali 1989 yılında elektrik üretimine başlamıştı. Santral 8 Şubat 2013 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından ihaleye çıkarıldı. Konya Şeker Sanayi ve Ticaret AŞ, 985 milyon dolar teklifle santrali almaya hak kazandı. Konya Şeker, 14 Ağustos 2013 tarihinde santrali devraldı. Santral geçtiğimiz yıllarda “çevre kirliliği” nedeniyle gündem olmuştu. 2020 yılında da santralde üretim filtre ile ilgili şartlar sağlanamadığı için durdurulmuştu. Filtrelerin takılmasın ardından üretim yeniden başlamıştı. Ancak sorunlar bitmedi. Son olarak santralin kömür tedariğinde sorun yaşandığı için üretim durduruldu. Alınan bilgiye göre kömür borcu ödenemedi.
ŞİRKETTEN İTİRAF
Şirketin SPK’ya gönderdiği yazıda, “Şirketimiz termik santraline ait ruhsatlı kömür sahalarımızdan 2019 yılından beri kömür üretimini (dekapajını) gerçekleştiren Köseoğlu Madencilik İnşaat San. ve Tic. A.Ş. birikmiş alacağını gerekçe göstererek 30.10.2026 tarihinden itibaren kömür üretimini ve sevkiyatını durdurmuştur” denildi. Santralin başka bir kömür kaynağı da bulunmadığı, ayrıca santralde yaşanan teknik arızalar nedeniyle üretim kayıpları yaşandığı bildirildi.
İŞÇİ ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARILDI
Santralin gelirlerinin düştüğü, ekonomik olarak ticari faaliyetini sürdüremez hale geldiğine işaret edilen yazıda, şöyle denildi:
“Tüm bu yaşanan olumsuzlukların doğal sonucu olarak faaliyetin durdurulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu sebeple feshin son çare olması ilkesi gereği santralimiz yeniden faaliyete başlayıncaya kadar santral direktörlüğünce belirlenecek teknik, idari ve mali işleri yürütecek asgari tutarda personel hariç çalışanların izne çıkarılmasına; yıllık ücretli izni olan çalışanların mevcut izninin kullandırılıp akabinde ücretsiz izne çıkarılmasına, yıllık ücretli izni olmayan çalışanların ücretsiz izne çıkarılmasına, konuya ilişkin işlemler ile faaliyetin durdurulmasına ilişkin diğer tüm iş ve işlemleri yapmak üzere santral direktörlüğünün yetkili kılınmasına yönetim kurulumuzca karar verilmiştir.”
‘SATMAYIN DEDİK’
YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, yaklaşık bin işçinin izne çıkarılarak belirsizliğe sürüklendiğini bildirdi. Yıllar önce yapılan “satmayın” uyarılarını anımsatan Karasu, “‘Satmayın, bu tesisi elden çıkarmayın’ dedik, dinlemediler. ‘Babalar gibi sattık’ diye övündüler. 4 Aralık 2012’de Kangal’da 6 milletvekilimizle ‘Bu tesisi özelleştirmeyin’ dedik; ‘daha çok yatırım gelecek, Kangallı işe girecek’ yalanını söylediler. İşte özelleştirme politikanızın Sivas’a faturası bu” dedi.
285 MİLYON DOLARA SATMAYA ÇALIŞIYORLAR!
Konya Şeker’in 2013 yılında özelleştirmeden 985 milyon dolara aldığı santralin şimdi 285 milyon dolara yeniden satışa çıkarıldığına dikkat çeken Karasu, “Üretim duruyor, işçilerin, emekçilerin ekmeği tehlikeye giriyor. Yüzlerce aile yarınından endişe içinde. Santrali satarken mangalda kül bırakmayanlar, işçinin geleceği söz konusu olduğunda niye susuyorsunuz ? Söyleyecek bir cümleniz yok mu ? Bu tesis şimdi ne olacak ? İşçilerin vebali, bu özelleştirmeyi keyfiyetle yapanların boynundadır” dedi.
‘GEÇİM KAYNAĞI’
Mağdur edilen emekçilerle dayanışma içinde olduklarını vurgulayan Karasu, şunları söyledi:
“Santral yalnızca bir enerji tesisi değildir; Sivas’ın ve Kangal’ın ekonomisi, istihdamı ve binlerce ailenin geçim kaynağıdır. Yıllarca fedakarca çalışan işçilerimizin kış şartlarında belirsizlik içerisinde bırakılması kabul edilemez. İşçilerimizin haklarını sonuna kadar savunacağız. Hiçbir emekçimizin geleceğinin karartılmasına sessiz kalmayacağız. İşçinin alın teri sahipsiz değildir.”




