ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam, haftalık ekonomi analizinde özel sektöre yönelik kredi desteklerinin giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Sağlam, kamu bankalarının kredi faizlerini düşürmeye ve şirketlerin borç yapılandırmalarına daha fazla destek vermeye başlayacağını belirterek, uygulamaların enflasyon ve bütçe üzerindeki risklerine işaret etti.
ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi:
"Özel sektör uzun süredir dile getirdiği şikayetlerin sonucunu almaya başladı. İşletmelere ucuz kredi desteğinin her geçen gün büyüdüğü gözlenirken, kamu bankalarının yöneticileri “önümüzdeki haftadan itibaren verdikleri kredilerin faizlerini düşürüp, kredi yapılandırma desteklerini artıracaklarını” açıkladılar.
Dördüncü yılına giren enflasyonla mücadele programında başarı sağlanamayınca, KOBİ’ler başta olmak üzere, şirketler zor duruma düştü. Artan iflas ve konkordatolar yanında batık kredilerin hızla büyüdüğü gözleniyor. Nedeni, enflasyonla mücadele başarılamadığı için kredi faizlerinin normal seviyelere inememesi. İşte bu nedenle genel faiz oranlarını düşüremeyince, kamu kaynaklarıyla, işletmelere sübvansiyonlu kredi dönemi yeniden başlatıldı.
Yıl ortası nefes kredileriyle başlayan süreç giderek yaygınlaşıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sanayiye 250 milyar TL’lik yeni kredi verileceğini, orta vadeli programda desteklere ilişkin yeni maddeler olacağını söyledi. Bunun yanında Merkez Bankası kaynaklı YTAK kredilerinin kullandırılma koşullarının gevşetilip, limitin 750 milyar TL’ye çıkarılacağını söyledi.
Yanısıra, BAĞ-KUR prim borcu olan esnafa bile kredilerden yararlanma imkanı sağlandı. Borçları için 36 ay vadeli yeni ek krediler verilecek. Bu uygulama genellikle olağanüstü ekonomik koşullarda gündeme gelip, uygulanıyor. 2001 krizi ve Kovid döneminde, devlete borcu olanlara yeni kredi imkanı getirilmişti. Israr ettiği bir kuraldı ama Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek bile sonunda baskılara dayanamadı.
KAMU BANKALARI DEVREDE
Ekonomide olağanüstü koşulları hatırlatan bir uygulama da kamu bankalarından geldi. Kamu bankaları genel müdürleri geçen cuma Diyarbakır’da, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir toplantıya katıldılar. Kamu bankaları genel müdürleri, Merkez’in fonlama faizini, politika faizi olan 37’ye indirdiğini, bu nedenle kredi faiz oranlarında önemli düşüşler sağlanacağını söylediler. Geçen hafta kredi faiz indirimlerinin başladığını, önümüzdeki haftadan itibaren faizleri daha da aşağı çekeceklerini bildirdiler.
Bunun yanında genel müdürler, kredileri geri ödemekte sıkıntı yaşayan işletmelere, kredilerin yeniden yapılandırılması konusunda daha fazla destek vereceklerini söylediler. Özetle hem yeni kredilerin faizlerinde, hem de mevcut ödenmeyen kredilerde önemli kolaylıkların başladığını söyleyebiliriz.
Bu uygulama da yine olağanüstü koşullarda devreye sokulan, normalde uygulanmaması gereken önlemlerden biri. Çünkü uzun yıllar boyunca kamu bankaları ve Merkez Bankası’nın verdikleri sübvansiyonlu kredilerin sonunda hep zarar yazıldığı, yaşanan ekonomik krizlerde bu yükün önemli rolü olduğu hep bilinir.
Merkez Bankası’nın Eximbank’a artırdığı desteğin yanında, 750 milyar TL’lik YTAK kredisi vermesi ise, “özel sektöre para basılarak yüklü sermaye transferi yapılması” anlamına geliyor.
ENFLASYONU ARTIRACAK ÖNLEMLER
Bu uygulamaların hem bütçenin yükünü artırdığı, hem de enflasyonu yeniden azdırıcı rol oynadığı daha önce, defalarca ispatlandı. Dolayısıyla “giderek büyüyen bu kamu desteklerinin, seçim sonrasında yeniden yüksek enflasyonla mücadele için getirilecek acı ilaçlara neden olacağını” şimdiden söyleyebiliriz.
Verilen bu destekler sadece özel sektöre, hem de sadece bundan yararlanacak seçilmiş işletmelere yarayacak. Bu paranın Hazine’den, yani halkın cebinden çıktığı hep akılda tutulmalı. Buna karşılık dar ve sabit gelirliye, emekliye bir destek olacak mı derseniz, hemen seçim öncesinde yapılacak yüksek maaş zamlarından başka bir şey olamaz.
Yani özel sektöre destek seçime kadar artarak devam edecek, seçime ne zaman karar verilirse, onun 5-6 ay öncesinde çalışan ve emekliye bir kez yüksek zam yapılacak. Mevcut iktidarın, “sürekli sermayeye transfer yapıldığını gören, bu süreçte iyice yoksullaştığını artık bilen halkın, tek seferlik yüksek zammın ardından kendisine oy vereceğini düşündüğü” anlaşılıyor.
Halbuki geçen hafta nas politikaları sonucu mecburen devreye sokulan KKM uygulaması, nihayet sona erdi. Çeşitli tahminler var ama, ekonomiye en az 60 milyar dolar civarında zarar veren bir uygulamadan söz ediyoruz. İktidarın çağdışı ekonomi politikasıyla bu fatura çıktı ve neredeyse tüm fatura dar ve sabit gelirlinin oldu, yoksullaşma arttı. Oy verecek halk bunu bizzat yaşadı.
Şimdi çıkardığı faturayı gördükleri için eski nas uygulamasını başlatamıyorlar ama bu kez de kamu desteğiyle, düşüremedikleri enflasyonun faturasını kamu bankaları ve Merkez Bankası’na yükleyecekler. Yol farklı görünse de sonuç aynı: Yine Hazine’nin açığı büyüyecek, yine açığı halkın ödediği dolaylı vergilerle ve yarattıkları enflasyonla karşılayacaklar.
Faturanın yine dar ve sabit gelirli yoksul halka çıkacağı kesin."