Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı. Özdağ, siyasi ittifak ihtimallerinden Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına, FETÖ geçmişine ilişkin değerlendirmelerinden “PKK affı” olarak nitelendirdiği düzenlemeye kadar birçok başlıkta görüşlerini açıkladı.

Özdağ, genellikle kamuoyu araştırmalarını kullanmadığını ancak siyasi tabloyu görmek amacıyla bu kez bir araştırma yaptırdığını söyledi. Kendi aktardığı sonuçlara göre Zafer Partisi ile İYİ Parti’nin ortak listeyle seçime girmesi halinde, kararsız seçmenlerin de dahil edilmesiyle yüzde 25 seviyesine ulaşılabileceğini öne sürdü.

İstanbul’da il yönetimi için gözler Genel Merkez’de: Karar haftaya kalabilir
İstanbul’da il yönetimi için gözler Genel Merkez’de: Karar haftaya kalabilir
İçeriği Görüntüle

“İKİ PARTİ AYRI GİRERSE TOPLAM YÜZDE 16”

Zafer Partisi ile İYİ Parti arasında bir seçim iş birliği yapılabileceğini belirten Özdağ, iki partinin ayrı ayrı seçime girmesi durumunda ise toplam oranın yüzde 16 olduğunu söyledi.

Özdağ, bu tabloyu milliyetçi siyasete ilişkin bir yükseliş olarak değerlendirdiğini belirterek, PKK ile yürütüldüğünü savunduğu görüşmeler ve anayasa tartışmalarının devam etmesi halinde bu eğilimin daha da güçleneceğini öne sürdü.

MANSUR YAVAŞ İÇİN “KENDİSİ AÇIKLAMADAN KONUŞMAM”

Programda Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığı da gündeme geldi. Özdağ, 2023 seçimleri öncesinde Yavaş’ın adaylığı konusunda yaptığı açıklamalar hatırlatılınca, bu kez Yavaş’ın kendisinin adaylığını açıklamasını bekleyeceğini söyledi.

2023 seçim döneminde yaptığı çağrıların Yavaş’ı rahatsız ettiğini duyduğunu belirten Özdağ, “Artık Mansur Bey kendisi aday olmadan bir açıklama yapmam” dedi.

“DEMİREL HAYATTA OLSAYDI SİLİVRİ’DE OLURDU”

Türkiye’deki siyasi atmosferin geçmiş dönemlerden farklı olduğunu savunan Özdağ, Süleyman Demirel üzerinden yapılan muhalefet değerlendirmelerine de yanıt verdi.

Özdağ, “Diyorlar ya ‘Demirel hayatta olsaydı bu iktidarı sallardı.’ Artık öyle bir Türkiye yok. Demirel hayatta olsaydı Silivri’de olurdu” ifadelerini kullandı.

KENDİSİNE YÖNELİK FETÖ TALİMATI OLDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ

Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma ile Hasan Atilla Uğur hakkındaki gözaltı kararını da değerlendiren Özdağ, geçmişte FETÖ’nün doğrudan kendisini hedef aldığını öne sürdü.

2011 yılında Isparta’da ele geçirilen bir belgede Fethullah Gülen’in kendisi hakkında bir operasyon talimatı verdiğini iddia eden Özdağ, söz konusu belgenin seçim döneminde kendisine yönelik gerçekleştirildiğini savunduğu operasyonlarla bağlantılı olduğunu söyledi.

Özdağ, “Doğrudan Fetullah Gülen'in benle ilgili verdiği talimat vardır. Evrakta, ‘Ümit Özdağ, o kendini beğenmiş ateiste karşı şu şu operasyonu yapın’ diyor. Hakikaten de 2011 seçimlerinde bu operasyonlar bana yapıldı” dedi.

HASAN ATİLLA UĞUR’UN GÖZALTISINI DEĞERLENDİRDİ

Hasan Atilla Uğur’un geçmişte FETÖ tarafından kurulduğunu belirttiği bir kumpas nedeniyle yaklaşık 5,5 yıl cezaevinde kaldığını hatırlatan Özdağ, Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiği dönemde sorgusunda görev yapan Uğur’un bugün gözaltına alınmasını değerlendirdi.

Dosyadaki deliklerin içeriğine hakim olmadığını belirten Özdağ, Uğur’un neden gözaltına alındığı konusunda kendisinin bilmediği başka unsurlar bulunabileceğini söyledi.

Özdağ, bu konudaki değerlendirmesini “Harbiyeli Harbiyeliyi öldürmez” sözleriyle ifade etti.

“PKK AFFI” İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ VURGUSU

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin açıklamalarının da sorulduğu Özdağ, mevcut siyasi ve hukuki ortamda iktidarın istediği düzenlemeleri gerçekleştirebilecek imkanlara sahip olduğunu savundu.

Hukukun yeniden yorumlandığını ve “düşman ceza hukuku” uygulandığını ileri süren Özdağ, mevcut olmayan suçlamalar üzerinden dahi tutuklamalar yapılabildiğini iddia etti.

“PKK affı” olarak nitelendirdiği düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Özdağ, düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin önüne taşınabileceğini söyledi.

Özdağ, Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkesi üzerinden verebileceği bir kararla düzenlemenin kapsamının genişleyebileceğini öne sürerek, “PKK affı Anayasa Mahkemesi'ne götürülebilir. Anayasa Mahkemesi de genel affa çevirebilir. Şimdi iktidar düşünüyor ‘Bunu Anayasa Mahkemesi mi yapsın biz mi yapalım’ diye” ifadelerini kullandı.