İki kardeş arasındaki anlaşmazlığın, birlikte yürüttükleri menajerlik ve yapım faaliyetlerinde yaşanan sorunlarla başladığı, zamanla gayrimenkul paylaşımı ve finansal konulardaki anlaşmazlıklar ile aile içindeki gerilimlerin de ilişkiyi etkilediği belirtildi. Özcan Deniz'in evliliğinin ardından yaşanan ailevi sorunların kardeşler arasındaki ilişkiye de yansıdığı aktarılırken, Ercan Deniz'in sanatçının menajerliğini bırakması ve şirket hesaplarına ilişkin iddiaların gündeme gelmesiyle iki kardeş arasındaki ticari bağların da koptuğu ifade edildi.
Milliyet'ten Neslihan Keskin'in haberine göre; Ercan Deniz, savcılığa sunduğu dilekçede ölümle tehdit edildiğini ileri sürdü. Deniz, kendisine gönderilen bir ses kaydındaki kişinin kimliğinin belirlenmesi için inceleme yapılmasını talep etti.
Dilekçede yer alan ses kaydında şu ifadelerin kullanıldığı aktarıldı:
“Bu film, fırıldaklara devam edersen o çok gitmek istediğin Silivri'ye seni ve çeteni davulla zurna ile yollarım. Bu saatten sonra kendi yaptıklarınla kendi kafana sıkarsın.”
Ercan Deniz'in avukatı, ses kaydındaki kişinin Özcan Deniz olduğunun tespit edilmesi amacıyla uzmanlar tarafından ses analizi yapılmasını istedi. Dilekçede ayrıca Ercan Deniz'in başına gelebilecek herhangi bir saldırıdan Özcan Deniz'in sorumlu tutulması talep edildi.
Daha önce Özcan Deniz, ağabeyi Ercan Deniz ve kardeşi Yurda Deniz'in diğer kardeşleri Sibel Deniz Semerci hakkında açtığı “hakaret” davasında tanık olarak dinlendi.
Aydın Adliyesi'nde görülen davada Semerci hakkında ön ödeme ihtarı yapılmasına karar verildi. Duruşmanın ardından açıklama yapan Özcan Deniz, davaya ilişkin değerlendirmesinde kardeşine destek verdiğini söyledi.
Özcan Deniz, “Çok yersiz ve haksız bir dava. Anneme yapılan zulmü görmüş, en küçük kız kardeşini bu zalimlerden korumak için edilmiş bir cümle... Ben de destek için geldim” dedi.





