Ufuk Bayraktar, bir işletmeyi koruma adı altında sahibinden para istediği, reddedilmesi üzerine işletme sahibine ‘seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla 11 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıkmak üzere adliyeye geldi.
Loading...
Oyuncu Ufuk Bayraktar, restoranı basıp haraç istediği iddiasıyla açılan davada İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı.
Bayraktar hakkında 11 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
"DESTEK OLMAYA GİTTİK"
Bayraktar savunmasında, olay günü alkollü olduğunu, aralarında çıkan sözlü anlaşmazlığın medyada farklı yansıtıldığını söyledi.
Bayraktar ifadesinde olayın haraç istemeye dönüştüğüne dair iddiaları reddetti, “Sadece destek olmaya gittik” dedi.
"YAĞMA KASTIYLA HAREKET ETMEDİM"
Oyuncu Bayraktar mahkemedeki savunmasında, şu ifadeleri kullandı:
"Ben 45 yıldır aynı adreste esnaflık yapmaktayım. Cihangir’de babamdan kalma bir çay bahçem bulunmaktadır. Mesleğim oyunculuktur. Alkol kullanımından kaynaklı sıkıntılar yaşıyordum. O tarihlerde sabah saat 10.00 sıralarında içki içmeye başladım. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hâkim değilim. Ancak iddianamede geçtiği şekilde ben Ahmet P.’den haraç istemedim. Ahmet’i, abisi Halil İbrahim vasıtasıyla tanırım. Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışan, birçok hayır işim olmuştur. Mahallemdeki esnafları da hayır işi yapmaları konusunda teşvik ederim. Olay tarihlerinde şikayetçinin dükkanına Volkan Akbaş ve başka hatırlayamadığım arkadaşlarımla gitmiştim.
Oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Müşteki rahatsız olduğunu söyledi, ben de kırıldım. Bunun üzerine bir daha gitmedim. Yine tarihini hatırlayamadığım bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım; üzerine de alkol içmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum. Müşteki Ahmet ile arbede yaşadığımızı hatırlıyorum ancak ayrıntılarını hatırlamıyorum. Soruşturma dosyasına giren kamera kayıtlarını izlemem neticesinde müştekiye vurduğumu gördüm. Ben müştekiye esasen, kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen, kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmiştim. Volkan Akbaş’ı Cihangir’den tanırım. Çay bahçesine gelirdi. Sinema sektörüne dair hayalleri vardı, bu nedenle arkadaşlık kurduk. Yağma kastıyla hareket etmedim."
"İDDİANAMEDE GEÇEN SÖYLEMLERİ UFUK'UN SÖYLEDİĞİNİ DUYMADIM"
Tutuksuz sanık Volkan Akbaş ise "Bayraktar’ı Cihangir’den tanırım. Ben Ufuk Bayraktar ile birlikte Ahmet P.’ye ait dükkana gittim. Yüklü miktarda hesap ödenmişti. Herhangi bir şekilde iddianamede geçen söylemlerin Ufuk Bayraktar tarafından söylendiğini duymadım. Bayraktar ile Ahmet’in kavga ettiğini görmedim" ifadelerini kullandı.
"ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM MADDİ MANEVİ ZARARIM YOKTUR"
Dosyada şikayetçi olarak adı geçen Ahmet P. ise " 'Kartlar yeniden dağıtılıyor, oyunda biz de varız' yazıyordu. Ben bunun ne olduğunu anlamadım. Ufuk Bayraktar oldukça sarhoştu. Mahallenin gençlerine '10 bin lira para ver, tablanı silsinler, iş yapsınlar' dedi. 'Dükkanları korusunlar' şeklinde bir şey söylemedi. Bu olaydan sonra uzun bir süre gelmedi. Sonra geldiğinde direkt, 'Sen benim çay ocağıma hiç gelmedin, şerefsiz, seni burada barındırmayacağım' dedi. Daha sonra polise haber verdim. Sanıklardan şikayetçi değilim, maddi ve manevi zararım yoktur. Ben Ufuk Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anladım. 'Mahallenin gençleri mahalleyi korusun' şeklinde bir söylemi olmadı. '10 bin liraya tablanı silsinler' şeklinde bir söylemi oldu" dedi.
ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKTİ
Tanık beyanlarının alınmasının ardından müşteki tarafın o anda maddi ve manevi şikâyetini geri çektiği duruşma savcılık makamına bildirildi.
Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 6 Mayıs’a erteledi.
GÖRÜNTÜLER DOSYAYA GİRDİ
Beyoğlu’nun tarihi Firüzağa Mahallesi’ndeki bir restoranda geçtiği iddia edilen olayda Bayraktar ve arkadaşının huzursuzluk çıkardığı, işletmeci tarafından şikâyet edildikten sonra işletmenin içine girdikleri, tehditte bulundukları ve yumruk attıkları öne sürülmüştü. O anlara ilişkin görüntüler soruşturma dosyasına girmiş durumda.
Bayraktar duruşma sonrası basına kısa bir açıklama yaparak, “Bir yanlış anlaşılma var. Hayırlı günler diliyorum” dedi.