İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yargılamalarında görev yapan avukatlar Hüseyin Ersöz ve Enes Hikmet Ermaner hakkında başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.

Avukat Gamze Pamuk, müvekkilleri Ersöz ve Ermaner’in, İBB davalarında müdafi olarak yaptıkları savunmalar ile kamuoyuna yaptıkları hukuki açıklamalar nedeniyle açılan soruşturma kapsamında bugün savcılıkta ifade vereceklerini duyurdu.

Pamuk, soruşturmanın avukatların mesleki faaliyetleri kapsamında yaptıkları açıklamalar nedeniyle başlatıldığını belirterek, Avukatlık Kanunu’nda öngörülen özel soruşturma usulünün uygulanmadığını savundu.

“SAVUNMA MAKAMININ SUSTURULMASI HUKUK DEVLETİNİ ZAYIFLATIR”

Pamuk, mahkeme salonunda savunma hakkı kapsamında dile getirilen hukuki itirazların ve bu itirazların kamuoyuna aktarılmasının ceza soruşturmasına konu edilmesine tepki gösterdi.

“Savunma makamının susturulması, adil yargılanma hakkının da hukuk devletinin de zayıflatılmasıdır” diyen Pamuk, bugün savcılık makamına hukuki itirazlarını sunacaklarını ve savunma hakkı ile hukukun üstünlüğünü savunmayı sürdüreceklerini belirtti.

ERSÖZ: “SUÇLAMA TAMAMEN MESNETSİZ”

6 Şubat deprem davasında Yargıtay’dan kritik karar! Dosya yeniden görülecek
6 Şubat deprem davasında Yargıtay’dan kritik karar! Dosya yeniden görülecek
İçeriği Görüntüle

Hüseyin Ersöz ise soruşturma dosyasına sunduğu 4 Eylül 2026 tarihli dilekçesinde, kendisine yöneltilen suçlamanın 17 Ağustos 2026’da BirGün TV’ye verdiği röportajdaki ifadelerinden kaynaklandığını belirtti.

Ersöz, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti’nde görev yapan hakimlere karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma yürütüldüğünü aktarırken, röportaj sırasında bu yönde herhangi bir ifadesinin bulunmadığını savundu.

Suçlamanın “tamamen mesnetsiz” olduğunu belirten Ersöz, röportajda değindiği konuların İBB yargılamasında müdafi sıfatıyla daha önce yaptığı sözlü ve yazılı savunmalarla aynı kapsamda olduğunu ifade etti.

EMSAL YARGITAY KARARLARINI HATIRLATTI

Ersöz, yargılama sırasında mahkeme heyetinin kararları ve duruşma yönetimine ilişkin uygulamaların hukuka aykırı olduğunu ortaya koymak amacıyla Yargıtay 8. Ceza Dairesi ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarını emsal gösterdiğini belirtti.

Yüksek mahkeme kararlarının savunmada emsal olarak kullanılmasının savunma hakkı ve savunma dokunulmazlığı kapsamında olağan bir hukuk uygulaması olduğunu savunan Ersöz, röportajdaki ifadelerinden daha kapsamlı değerlendirmelerin de mahkeme salonunda sözlü ve yazılı olarak dile getirildiğini kaydetti.

Bu savunmaların SEGBİS kayıtlarında bulunduğunu belirten Ersöz, ilgili dilekçelerin de Başsavcılığa sunulduğunu bildirdi.

“MAHKEME HEYETİNİN SUÇ DUYURUSU YOK”

Ersöz ayrıca soruşturma konusu röportajdaki açıklamalarla aynı mahiyette olan sözlü ve yazılı beyanları hakkında İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti tarafından herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını belirtti.

“ADALET BAKANLIĞI İZNİ ALINMADAN SORUŞTURMA BAŞLATILDI”

Dilekçesinde soruşturmanın usul yönünü de eleştiren Ersöz, Avukatlık Kanunu’nda avukatlar hakkında öngörülen özel prosedüre dikkat çekti.

Benzer bir olayda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada Avukatlık Kanunu’na uygun şekilde “inceleme yapılacağının” belirtildiğini aktaran Ersöz, kendi dosyasında ise Adalet Bakanlığı izni alınmadan resen soruşturma başlatıldığını savundu.

Ersöz, SEGBİS kayıtlarının ve daha önce Başsavcılığa sundukları dilekçelerin değerlendirilmesini istedi. Avukatlık Kanunu’ndaki izin şartının yerine getirilmediğini öne süren Ersöz, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek soruşturmanın kapatılmasını talep etti.

Ersöz ayrıca Başsavcılığın röportaj içeriğinde suç unsuru bulunduğu kanaatine varması halinde, izin şartının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesini istedi.