Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılar okullardaki güvenlik açığını ortaya çıkardı. Şanlıurfa’daki okul saldırısında 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve kantinci olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı.
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında ise 8’i öğrenci 1’i öğretmen olarak 9 kişi yaşamını yitirdi ve 13 kişi yaralandı. İki okuldaki saldırganda olay yerinde yaşamını yitirdi.
Bu saldırıların ardından ise kışkırtıcı içerik paylaşan ve saldırı hazırlığında olduğu değerlendirilen 95 kişi gözaltına alındı.
Toplamda 55 Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 130 hesap sahibi hakkında adli işlem başlatıldı. Bunların yanı sıra; Bursa’da okul saldırısı planlaması yapan 10 çocuk (5’i tutuklandı), İstanbul’da 9 çocuk, Denizli ve Manisa’da 2’şer çocuk ve Bolu’da 1 çocuk gözaltına alındı.
İZMİR’DE 8 ÇOCUK GÖZALTINA ALINDI
İzmir Torbalı’da da jandarma ekiplerince yapılan operasyonda, saldırı hazırlığı iddiasıyla gözaltına alınan 8 öğrenciden 2'si hakkında ev hapsi, 2'si hakkında adli kontrol ve 4'ü hakkında da serbest kararı verildi.
YURTTAŞLAR ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEDİ
Saldırı ve gözaltılar okullarda güvenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Başta Eğitim-İş ve Eğitim-Sen olmak üzere öğretmen sendikaları saldırılarının ardından iş bırakma ve eylem kararı aldı.
Öğretmenler Ankara’da bakanlığın önünde eylem yaptı ve başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere yetkilileri istifaya davet etti. Veliler ise güvenlik kaygıları nedeniyle çocuklarını okullarına göndermedi.
İKTİDAR YANLISI SENDİKADAN ‘DUA’ ÇÖZÜMÜ
Eğitim gündeminde bu tartışmalar sürerken, iktidara yakın Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, önceki gün canlı yayında açıklamalarda bulundu.
Yalçın; “Pazartesi günü sabah okullarımıza kaybettiğimiz canlara dualarla başlayacağız ve ay yıldızlı bayraklarımızla mesaj vereceğiz, okulumuza öğrencimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız. Çünkü bu memleket bizim” çağrısının gelmesi dikkat çekti.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ HAREKETE GEÇTİ
Yalçın’ın önerisi tepkilere neden olurken, bakanlığın da bu kapsamda harekete geçtiği görüldü.
Bakanlık bu konuda bir genelge yayımlarken, il milli eğitim müdürlükleri de okul idarelerine bu yönde iletiler gönderdi. Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’nin okul müdürlerine gönderdiği iletiye Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez ulaştı.
Sünnetci iletisinde; “Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Birlik ve beraberlik içinde güçlü duruşumuzu göstermek için, 20.04.2026 Pazartesi günü (yarın) okullarımızı bayraklarla süsleyip, İstiklal Marşı'mızı coşkuyla okuyup, kaybettiğimiz canlarımız için dualar ederek eğitim-öğretim faaliyetlerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘KENDİ ÇOCUKLARI İÇİN AYNI DUYARLILIĞI GÖSTEREMİYORLAR’
Bu kararı Cumhuriyet’e değerlendiren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay; “Papa için, Suudi kralı için ulusal yas ilan edebilen bir devlet; söz konusu kendi çocukları olunca aynı duyarlılığı göstermekte yetersiz kalıyor. Çocuklarımızı kaybettiğimiz felaketlerin ardından ulusal yas ilan edemeyenler, topluma somut, bilimsel ve pedagojik çözümler sunmak yerine sorumluluklarını geri plana itiyor” dedi.
‘SİZİN ÇÖZÜMÜNÜZ GERÇEKTEN BU MU?’
Duanın inançlı insanlar için anlamlı ve kıymetli olduğunu vurgulayan Özbay; “Elbette dua etmek isteyen eder. Ama Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi dua organize etmek değildir. Bakanlığın görevi; çocukları koruyamayan sistemi sorgulamak, ihmalleri ortaya çıkarmak ve bir daha asla yaşanmaması için somut önlemler almaktır. Sizin çözümünüz gerçekten bu mu? İstifa etmesi gerekenler sorumluluk almak yerine sadece manevi çağrılarla mı yetinecek? Bir kez olsun ‘Biz burada eksik kaldık’ demek bu kadar mı zor?” diye konuştu.
‘ÜLKENİN İHTİYACI HESAP VEREN YÖNETİCİLERDİR’
“Eğer bu ülkede karşılık bulmayacak bir dua varsa o da sorumluluk almadan o koltukta kalmayı dileyenlerin duasıdır” diyen Özbay; “O koltuklarda kalabilmek adına dini duyguları bir yönetim aracı haline getirmek, acının üzerini örtmek kabul edilemez. Bu ülkenin ihtiyacı zorunlu yaklaşımlar değil; hesap veren yöneticiler, liyakatli kadrolar ve çocukların hayatını gerçekten önceleyen bir anlayıştır. Emin olun bu ülkede milyonlarca insan; sorumluluk alan, hatasını kabul eden ve gereğini yapan bir yönetim anlayışı için umut ediyor” ifadelerini kullandı.