Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin soruşturmada, ehliyetsiz araç kullanıp hız yaptığı belirtilen 17 yaşındaki Timur Cihantimur hakkında kazadan iki yıl sonra iddianame düzenlendi. Aci'nin babası Özer Aci, süreçle ilgili "Evladını iyi ki kaçırmış; yoksa hapse mapse girmeyecekti" diyerek, Türkiye'de cezasızlık yaşanacağı endişesini dile getirdi. İddianamede, hız limitinin 30 km olduğu yolda aracın virajlı bölüme 170 - 180 km hızla girdiği değerlendirmesine yer verildi. Cihantimur'a "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlaması yöneltildi.
Halk TV yazarı gazeteci İsmail Saymaz'ın aktardığı detaylara göre, Oğuz Murat Aci'nin eşi ve kazada yaralanan dört kişi şikâyetlerini geri çekerken, anne - baba Hoşnaz ve Özer Aci şikâyetten vazgeçmedi.
Özer Aci, iddianamelere ilişkin değerlendirmesinde, "Birincisi, bu aile organize çete şeklinde çocuğa yardım ediyor. Anne, baba, çalışanlar bir araya geliyor, organizasyon çeviriyorlar. Baştan beri şunu savundum: Baba bu çetenin reisi. Bu bir. İkincisi, kaza olabilir. Ama kazadan sonra yaşananlar, insanlık dışı davranışlar..." ifadelerini kullandı.
Aci, oğlunun hastaneye ulaşma süresi ve olay yerindeki zaman çizelgesi üzerinden şu soruyu yöneltti: "İstanbul'da 112'nin ulaşma süresi 9-10 dakika. Benim evladım 70 dakika orada ne yapıyor?" Aci, Adlî Tıp raporunda "kan kaybından ölmüştür" ifadesinin yer aldığını söyledi.
Özer Aci, Cihantimur'un ABD'de tutuklu olmasına atıfla, "İyi ki götürdün. Yoksa hapse mapse girmeyecekti böyle bir yerde. İki gün girip üçüncü gün çıkacaktı" dedi. "22 aydır hapiste şu an Amerika'da. Anne de hapiste. Belki anne Türkiye'de hiç hapse girmeyecekti. Allah bunlara öyle bir akıl verdi ki, ömür boyu hapisten çıkmayın diye" ifadelerini kullandı.
Aci, dosyada önemli gördüğü başka bir noktaya da işaret ederek, "Hala bir telefon kayıp. Yok. Telefondan bahseden de yok. Karşı taraf mı aldı? Kaza yerinde kayıp mı oldu? Kimse kayda almıyor. Telefonda belki çok farklı şeyler vardı" dedi.
Özer Aci, şikâyetlerin geri çekilmesine ilişkin, gelin ve yaralıların akrabalık bağlarına dikkat çekti, "Gelinimi kandırdılar" dedi. "Para mı konuştu?" sorusuna ise "Para konuştu tabii. 100 milyon dağıttılar" yanıtını verdi ve "20 milyonunu iki daireyle beraber geline verdiler. Yedişer milyon diğer çocuklar almış, arta kalanı avukatlar. Bir avukat 30 milyon nasıl alabiliyor?" iddiasında bulundu
Özer Aci, kendisine teklif gelip gelmediği sorusuna, "Maddi kısmı kenara bırakın. Manevi olarak konuşalım." "Benden ne istiyorsun, maddi kısmı konuşmayacaksak" diyor doktor. Dedim, "Sen git çocuğunu getir, adalete teslim et, kapım her zaman açık." Bunu Adalet Bakanlığı bile sordu. "Tazminat davası açmayacak mısın?" dediler. "Gerekirse iç çamaşırlarını bile alacağım" dedim. Ama benim bu davayı sonuçlandırmam lazım. Benim paraya ihtiyacım yok. Mahkeme neye karar kıldı, kayda değer bir şey varsa, oğlumun ismini yaşatacak anaokulu olur, ilkokul olur, cami olur, bir şey yapacağım. Torunum yetim kaldı, Darüşşafaka'ya bağışlayacağım. Orada eğitim görsün çocuklar" şeklinde cevap verdi.