Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye’de LGBTİ sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucularına yönelik olduğu belirtilen operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
O’Flaherty, Türkiye genelinde LGBTİ sivil toplumunu ve insan hakları savunucularını hedef alan gözaltı ve baskınların yanı sıra internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğine yönelik haberlerden endişe duyduğunu belirtti.
Komiser, kamuoyuna yapılan resmi açıklamalara atıfta bulunarak “Ailem Güvende” adı verilen operasyonun İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda 15 ilde 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletmeye yönelik yürütüldüğünü aktardı.
“AİLE DEĞERLERİ GEREKÇE OLAMAZ”
O’Flaherty, daha önce Türkiye hakkında yayımladığı memorandumda LGBTİ bireyler ve örgütlerin toplanma, ifade ve örgütlenme özgürlüklerine yönelik kısıtlamalara ilişkin endişelerini dile getirdiğini hatırlattı.
LGBTİ örgütleri ile insan hakları savunucularının insan hakları alanında faaliyet yürüttüğünü belirten O’Flaherty, eşitlik ve ayrımcılıkla mücadeleye yönelik savunuculuğun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan ifade ve örgütlenme özgürlüğünün parçası olduğunu ifade etti.
O’Flaherty, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yalnızca “aile değerleri” veya “çocukların korunması” gerekçelerine dayanılarak insan haklarının kısıtlanamayacağı yönündeki içtihadına dikkat çekti.
AVUKATLARIN DOSYALARA ERİŞİMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Savunma avukatlarının soruşturma dosyalarına erişiminin kısıtlandığı yönündeki haberlerin de kendisini endişelendirdiğini belirten O’Flaherty, bazı şüphelilerin somut ve kişiselleştirilmiş bir çıkar çatışması delili bulunmadan ayrı avukatlar tutmaya zorlandığına ilişkin iddialara dikkat çekti.
O’Flaherty, demokratik toplumlarda sivil toplum faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların açık bir hukuki temele dayanması, meşru amaç taşıması ve gerekli ve orantılı olması gerektiğini belirtti.
Ceza soruşturmaları ve gözaltı işlemlerinin kişilerin kimliği, mensubiyeti, savunuculuk faaliyetleri, barışçıl aktivizmi veya hukuka uygun finansman faaliyetlerine değil, belirli bir suç işlendiğine ilişkin kişiselleştirilmiş delillere dayanması gerektiğini kaydetti.
GÖZALTILAR İÇİN SERBEST BIRAKMA ÇAĞRISI
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Türk makamlarına gözaltına alınan kişilerle ilgili çağrıda bulundu.
O’Flaherty; insan hakları veya sivil toplum faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması, etkili hukuki yardıma erişim ve yargısal denetim imkanlarının sağlanması, kötü muameleden korunma ile adil yargılanma güvencelerinin uygulanması gerektiğini belirtti.
Ayrıca kısıtlamalar ve ceza yargılamalarının kanunilik, gereklilik, orantılılık ve masumiyet karinesi ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
O’Flaherty, Türkiye’deki gelişmeleri izlemeyi ve gündeme getirdiği konuları Türk makamlarıyla paylaşmaya devam edeceğini bildirdi.




