T24'ten Ceren Bayar'ın haberine göre; terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı heyeti ile yaptığı son görüşmede, kendisine atfedilen ve tartışma yaratan "Yavuz Sultan Selim - İdris-i Bitlisi ittifakı" değerlendirmesine ilişkin konuştu. Alevilerin tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygılarını ciddiye almak gerektiğini kaydeden Öcalan, "Buradaki amaç Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil, Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmektir. Söz konusu olan mirlerin değil halkların ittifakıdır" dedi. Öcalan ayrıca "İdris-i Bitlisi’nin Sünni mirliklerle Osmanlı arasındaki ittifakını hatırlatmak, onu olduğu gibi yeniden canlandırmak değildir. Tam tersine, geçmişte mirlerin ve egemenlerin çıkarına kurulan ittifak anlayışını, bugün halkların ve inançların çıkarı doğrultusunda güncellemektir" ifadelerini kullandı. Öcalan, Suriye'nin kuzeyinde son dönemde yaşanan gelişmelere de değindi ve "Rojava’da olup bitenler bir provokasyondur" dedi.
Abdullah Öcalan’ın İmralı'da yaptığı değerlendirmelerde Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki tarihsel ilişkiye gönderme yaptığı iddia edilmiş, 31 Ağustos’ta yayımlanan “Alevi Aydınlar Bildirgesi”nde Öcalan'ın bu ilişkiye gönderme yapması eleştirilmişti. 99 ismin imza attığı bildiride bu ilişkinin Aleviler açısından taşıdığı anlamın göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilerek “Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz” ifadeleri kullanılmıştı.
DEM Parti ise bildiride bahsedilen değerlendirmeleri yalanlayarak "Öcalan’ın bu bağlamda bir değerlendirmesi bulunmamaktadır" açıklamasını yapmıştı.
Bildiri sonrası yaşanan tartışmalar, 13 Eylül'de yapılan son İmralı görüşmesinde gündeme geldi. DEM Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre Öcalan, bahse konu tutanakların gerçekle bağlantısı olmadığını ifade etti. Kaynaklara göre Öcalan, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle bize mal edilerek dolaşıma konulan bazı görüşme tutanaklarının gerçekle bağlantısının olmadığını tekrar belirtmek isterim. Ancak daha önce Demokratik Toplum Manifesto’su için İdris-i Bitlisi ile ilgili yaptığım değerlendirmeler de eksik yansıdığı için bazı kesimler tarafından tartışma konusu haline getirilmiş. Meseleyi daha anlaşılır hale getirmek amacıyla kısa bir değerlendirme yapmayı uygun görüyorum."
Öcalan, söz konusu değerlendirmesi şöyle aktarıldı:
"İdris-i Bitlisi’nin Sünni mirliklerle Osmanlı arasındaki ittifakını hatırlatmak, onu olduğu gibi yeniden canlandırmak değildir. Tam tersine, geçmişte mirlerin ve egemenlerin çıkarına kurulan ittifak anlayışını, bugün halkların ve inançların çıkarı doğrultusunda güncellemektir. Alevilerin tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygılarını elbette ciddiye almak gerekir. Buradaki amaç Aleviliği Sünnilik içinde eritmek değil, Kürtleri ve Alevileri kendi kimlikleri ve özgünlükleriyle bu yeni demokratik ittifakın kurucu öznesi haline getirmektir. Söz konusu olan mirlerin değil halkların ittifakıdır. Amaç egemenliğin değil eşitliğin ve özgürlüğün ittifakıdır. Alevi Rönesansı da bu ortak demokratik geleceğin en önemli sütunlarından biridir."
DEM Parti kaynaklarının aktardığına göre Öcalan, Suriye'nin kuzeyinde son dönemde yaşanan gelişmelere de değindi ve provokasyon uyarısı yaptı. Eski SDG mensubu Sipan Ciziri'nin kaçırılarak öldürülmesine dair Öcalan, "Rojava’da olup bitenler bir provokasyondur. Bir genci vahşice katledip sonra da kente girmeye bahane edeceksin. Bu açık bir provokasyon. Diyalog zeminine yönelik bu sabotaj hemen durmalıdır" dedi.
Öcalan ayrıca Mehdi Zana’nın vefatına dair "Halkın yerel demokrasi temelinde irade olması için önemli bir çabaya sahipti. Başta Leyla Zana olmak üzere tüm ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.





