Geçen yıl 27 Kasım’da meydana gelen olayda Yıldırım, sahibi olduğu matbaa dükkanında özel bir kurumda psikolog olarak çalışan Nurselen Gülaçtı’yı tabancayla başından vurdu. Gülaçtı olay yerinde hayatını kaybederken, olayın ardından gözaltına alınan Yıldırım tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, eylemin tasarlama kapsamında gerçekleştirildiği ve sanığın kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerektiği belirtildi.
TANIK OLAY ANINI ANLATTI
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Fuat Yıldırım, Nurselen Gülaçtı’nın annesi Zülfiye Tunç, kardeşi Onur Enes Gülaçtı ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada tanıklar da dinlendi.
Sanığın dükkanında çalışan Y.Ö., olay günü Yıldırım’ın kendisinden iki bira alıp dükkana bırakmasını ve ofiste kimsenin olmamasını istediğini anlattı. Tanık, Yıldırım ile Gülaçtı’nın pasajdan dükkana geçtiklerini, daha sonra Durmuş isimli kişinin de kısa süreliğine yanlarına geldiğini söyledi.
Y.Ö., herhangi bir bağırma veya tartışma sesi duymadığını belirterek Durmuş’un dışarı çıkmasından 20-30 saniye sonra silah sesi duyduğunu anlattı. Tanık, ardından Durmuş’un “Abi ne yaptın sen” diye bağırdığını, Yıldırım’ın ise elinde silahla “Ne yapmışım” karşılığını verdiğini söyledi.
AİLE AVUKATLARI TAHRİK İNDİRİMİNE İTİRAZ ETTİ
Gülaçtı ailesinin avukatı Bünyamin Er, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasını gerektirecek bilgi ve belge bulunmadığını savundu. Er, Gülaçtı’nın “İstemiyorum, seni istemiyorum” şeklindeki mesajlarına dikkat çekerek sanığın indirimden yararlanmasını gerektirecek bir tanık beyanı bulunmadığını söyledi.
Er ayrıca sanığın olaydan yaklaşık 40 saniye sonra ateş ettiğini ve ardından elinde silah ile bira şişesiyle dışarı çıktığını belirterek sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti.
Ailenin diğer avukatı İrem Sergüveç ise sanığın Gülaçtı’nın kendisine küfür ettiği gerekçesiyle cinayeti işlediğini söylediğini aktardı. Sergüveç, tanık ifadelerine göre olay sırasında herhangi bir tartışma yaşanmadığını, sanığın daha önce Gülaçtı’yı ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğine ilişkin mesajların dosyada bulunduğunu savundu.
Sergüveç ayrıca sanığın Gülaçtı’ya sürekli para verdiği yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, banka dekontlarında Gülaçtı’nın kira ve fatura ödemeleri için sanığa para gönderdiğinin görüldüğünü söyledi.
ANNE TUNÇ: “BENİM AİLEM YIKILDI”
Duruşmada söz alan Nurselen Gülaçtı’nın annesi Zülfiye Tunç, kızının öldürülmesinin ardından ailesinin dağıldığını belirterek sanığın daha önce kendisini ve kızını tehdit ettiğini söyledi.
Gülaçtı’nın kardeşi Onur Enes Gülaçtı da sanığın daha önce kendilerini tehdit ettiğini belirtti. Kardeş Gülaçtı, mesajlaşmaların dosyaya sunulduğunu ve sanığın ablasının kendisini bırakmasının ardından tehdit içerikli ifadeler kullandığını söyledi.
SANIK AVUKATI TAHRİK İNDİRİMİ İSTEDİ
Sanık Fuat Yıldırım, duruşmada önceki ifadelerini tekrar ederek “Pişmanım, başka da söyleyecek bir şeyim yok” dedi.
Yıldırım’ın avukatı ise müvekkili hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Avukat, olayın tasarlanmadığını, hakaretler nedeniyle anlık geliştiğini ve mesajların da anlık öfkeyle gönderildiğinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Sanık avukatı ayrıca taraflar arasında uzun süreli ve gerilimli bir ilişki bulunduğunu ileri sürdü.
Mahkeme, savunmaların ardından kararını açıkladı. Fuat Yıldırım’a “tasarlayarak ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “ruhsatsız silah bulundurma veya taşıma” suçundan da 2 yıl hapis cezası verildi.
“GÜZEL HABERİ KIZIMA GÖTÜRECEĞİM”
Kararın ardından açıklama yapan anne Zülfiye Tunç, kızını geri getiremeyeceklerini ancak karardan memnun olduklarını söyledi. Tunç, başka kadınların ve ailelerin benzer acılar yaşamaması temennisinde bulunduğunu belirterek, kararın ardından kızının mezarına giderek sonucu ona anlatacağını ifade etti.
Onur Enes Gülaçtı ise ailenin yaşadığı sürecin ardından verilen kararla bazı iddiaların ve iftiraların sona erdiğini söyledi. Kararın, benzer olaylarda aileler açısından umut ve emsal oluşturmasını dilediğini belirtti.




