Norveç’in Drammen kenti yakınlarında yaşayan mimar Margit Klev, eşi Arnstein Norheim ve iki çocuğuyla birlikte kendilerine ait mülkte farklı bir yaşam alanı oluşturdu. Aile, özel olarak tasarlanan evlerini devasa bir seranın içerisine konumlandırdı.
Evin çevresini tamamen saran cam yapı, binayı dış etkenlerden korurken aynı zamanda kendi içerisinde farklı bir mikroklima oluşturuyor. Bu sayede aile, Norveç’in dondurucu kış şartlarına rağmen yılın her döneminde bitkiler yetiştirebiliyor.
Klev, seranın oluşturduğu korunaklı alanda üzüm, kayısı, nektarin ve şeftalinin yanı sıra çeşitli aromatik otlar yetiştiriyor. Açık alana dikilecek bitkilerin fideleri de bu alanda korunarak büyütülüyor.
HAVA SİRKÜLASYONU ÖZEL OLARAK TASARLANDI
Seranın içerisinde bulunan evin zemin katında bahçeye açılan mutfak, yemek alanı ve oturma odası bulunuyor. Üst katlarda ise yatak odaları, çalışma alanları ve kütüphane yer alıyor. Yapının üzerinde ayrıca cam örtüyle korunan bir çatı terası bulunuyor.
Mülkte sokak ve çevre aydınlatmalarının kullanılmaması da tasarımın dikkat çeken özelliklerinden biri. Bu tercih sayesinde geceleri yapay ışık kirliliği oluşmuyor ve aile, şeffaf çatı panellerinden yıldızları daha net görebiliyor.
Projenin tasarımında sıcaklık dengesi ve hava dolaşımına özellikle önem verildi. Çatıda, yaz aylarında seranın içerisindeki havanın hareket etmesini sağlamak amacıyla açılıp kapanabilen bölümler oluşturuldu.
Evin odalarının yerleşimi de sıcak yaz aylarında içeride aşırı sıcaklık oluşmasını önleyecek şekilde planlandı.
ELEKTRİĞİNİ VE SUYUNU KENDİSİ ÜRETİYOR
Ailenin yaşadığı mülk, sürdürülebilir yaşam anlayışına uygun sistemlerle donatıldı. Su ihtiyacı doğal bir kaynaktan karşılanırken elektrik üretimi için güneş panellerinden yararlanılıyor.
Elektrik sistemine ayrıca Klev’in babası tarafından kurulan mikro hidroelektrik santrali de katkı sağlıyor.
Böylece aile, temel enerji ve su ihtiyaçlarının önemli bölümünü kendi imkanlarıyla karşılayarak dışarıdan gelen faturaları en aza indiren bir yaşam düzeni oluşturuyor.




