Güncel

Narin Güran'ın köyünde travma sürüyor

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, Narin Güran’ın ölümünün ikinci yılında Tavşantepe’ye gitti. Köyde çocukların okulu bıraktığını, ailelerin dışlandığını ve travmanın hâlâ sürdüğünü aktaran Bildirici, “Yara halen açık ve kanamaya devam ediyor” dedi.

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, öldürülmesinin üzerinden iki yıl geçen sekiz yaşındaki Narin Güran'ın köyü olan Tavşantepe'ye gitti. Narin'in mezarı başında yapılan anmaya da katılan Bildirici, Narin'in ölümünden beri köyde nelerin değiştiğini yazdı.

Bildirici, "Narin’in köyünde okulu bırakan çocuklar" yazısında Narin’in ikinci ölüm yıl dönümü vesilesiyle gittiği Tavşantepe köyünü anlattı. Narin'in mezarı başında yapılan anmayı ve konuşmaları izleyen Bildirici, "Baba Arif Güran’ın 'Bizleri diri diri gömdüler' yakınmasını dinledim. Köyü dolaşıp, insanlarla konuşurken o cinayetle sadece Narin’in öldürülmediğini, aslında bütün köyün, köyde yaşayan herkesin
cezalandırıldığına tanık oldum" ifadelerini kullandı.

"Anlatılanlara göre, vaziyetin bu hale gelmesinde cinayet sonrasında medyada Güran ailesinin damgalanmasıyla kalmayıp Tavşantepe köyündeki herkesin suç ortağı gibi gösterilmesinin etkisi büyük" diyen Bildirici, şöyle yazdı:

"Çevre köylerdeki bazı komşuları, kimi dostları onlarla irtibatı kesmiş; Diyarbakır’a gittiklerinde hoş olmayan bakışlar, kimi zaman da ağır sözlerle karşılaşmışlar.

İşten çıkarılan olmuş, köydeki çocuklardan bazıları okulu bırakmış. Köydeki ilkokulda okuyan çocuklar da orayı bitirdikten sonra merkezdeki okula gitmek istemediklerini söylüyorlarmış.

Oraları gördükten sonra mahkemenin, olay yerinde keşif yapmadan karar verebilmesine bir kez daha hayret ettim. O köyü, Kuran kursunu, okulu, dereyi, evlerin konumunu, kameraların konumlarını görmeden tanıklar ve sanıkların ifadelerini yerli yerine oturtmak öyle kolay değil.

Nitekim mahkemenin gerekçeli kararı cinayetin nedenine ve nasılına dair temel soruları açıklıkla yanıtlamıyor. Nitekim Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkanı’nın muhalefet şerhi de davadaki hukuki eksikleri somut biçimde sıralıyor ve 'soyut varsayıma dayalı niyet okuması şeklinde varılan kanaat' ile karar verildiğini savunuyordu."

"Adil bir yargılamayla hüküm kurulduğu algısı yaratmadı mahkeme kararı" diyen Bildirici, "Yara halen açık ve kanamaya devam ediyor. Bunu o köyde gördüm, konuştuğum her insandan aldım bu duyguyu. Narin’in mezarı başında gördüklerim, mahkeme kararının yanı sıra bu toplumdaki algının değişmeye başladığını gösteriyor. Bu dava yeniden görülüp, cinayete dair bütün soruların kanıtlarla aydınlatıldığı ve adil bir yargılama yapıldığı algısı tüm topluma aktarılmadığı sürece köydeki travma da geçmeyecek, hayat tümüyle normale dönmeyecek" diye yazdı.

Bildirici, yazısının sonunda gazetecilere çağrıda bulunarak, "Lütfen o köye gidin. Yaratılmasında medyanın da katkısı olan o enkazın kaldırılmasına yardımcı olun" ifadelerini kullandı.