Suriye Cumhurbaşkanı Şara ve SDG elebaşı Abdi arasındaki görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasına rağmen ABD'nin Şara'ya destek verdiğini açıklamasıyla birlikte sürecin nasıl gelişeceği merak edilirken, CHP Dışişleri'nden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan'dan bölgeye dair çarpıcı tespitler geldi.
Değerlendirmelerine 'Suriye'de artık SDG yok' sözleriyle başlayan Namık Tan, İrail hakkında ortaya atılan iddiaların da böylelikle boşa çıktığını söyledi.
Tan sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Suriye’de artık SDG yok
Esat devrilip, IŞİD ortadan kalkınca ABD'nin SDG'ye ihtiyacı kalmadı. Avrupalıların ise başı kalabalık
On yıldır iktidarın ABD'nin binlerce kamyonla dişinden tırnağına ağır silahlarla donattığını iddia ettiği 100.000 kişilik terörist ordusu, Zagros'tan Amonos'a terör koridoru,İsrail'in kapımıza dayanmak için kullanacağı koçbaşı gibi anlatılarının tümüyle palavra olduğu açıkça ortaya çıktı
SDG'nin 2/3'ünü oluşturan yerel Arap aşiretler gücü ve parayı takip ederek taraf değiştirdi ve 24 saatte SDG bitti
Dolayısıyla bundan sonra Suriye vilayetler haritası kullanmak daha doğru
"Rojava" yahut "DAANES" denilen Fırat'ın Doğusu "Suriye Kürdistanı" değildi, hiç olmamıştı
Suriye’de Kürtler Afrin, Kobane ve haritanın "ördek gagası" denilen kuzeydoğu ucundaki Kamışlı, Amude, Derik gibi yerleşim birimlerinde üç ayrı cepte çoğunluk idi
Oysa Irak Kürdistan Bölgesi nüfusunun neredeyse tamamı Kürt ve Irak'ın Kürt nüfusunun neredeyse tamamı da IKB'de yaşıyor
Ayrıca, IKB ülkenin geri kalanından dağlık topografyasıyla ayrışıyor
Suriye’de Kürtlerin yaşadığı "cepler" ise Afrin istisnası dışında dümdüz
Afrin Kürtlerin belki bin yıllık yurduyken diğer sınıra bitişik ceplerdeki Kürt nüfus Cumhuriyetin kuruluş döneminde ayaklanmalar sonrasında Türkiye'den göçmüş veya kaçmış aşiretlerin devamı
IKB'nin de denize çıkışı yok ancak yeraltı zenginlikleri, başkenti Bağdat'la, komşuları İran ve Türkiye ile geliştirdiği ilişkiler de artık yok olan DAANES'ten taban tabana farklı
CHP olarak biz laik Cumhuriyetimizin dış politikasının da seküler olmasını savunuyoruz
Mezhepçi, etnikçi yaklaşımlardan kaçınmayı önceliyoruz
Laik Cumhuriyet yurttaşlığı ile "komünalizm" birbirleriyle bağdaşmaz
Komünalizm, Britanya İmparatorluğu çökerken İngiltere’ye gelen Hindu, Pakistanlı Müslüman gibi çeşitli azınlık gruplara “sizin topluma entegre olmanıza gerek yok, kendinize ayrılan yerlerde ve zümreler halinde yurttaşlık haklarınızdan yararlanın, kendi inancınızla kendi dilinizle sınırlı kalın” demekti
Laik düzende ise bir diğer sömürge imparatorluğu Fransa’da olduğu gibi devlet inançlar ve etnik kökenler karşısında kör ve sağırdır: Yurttaşlar özgürdür, eşittir, kardeşçe yaşar
Dolayısıyla, CHP’nin Kürt yurttaşa da, inançlı yurttaşa da, inanmayan yurttaşa da, Karadenizliye de, Trakyalıya da, milliyetçiye de komüniste de söylediği belli: Cumhuriyetin anayasal çatısı altında, yasalar önünde hepimiz eşitiz; haklarımız ve sorumluluklarımız aynı
Türkiye’nin sınırları da belli: Bu sınırlar kanla, ateşle ve çelikle Cumhuriyet kurulurken çizilmiş, bu sınırların içinde yaşayan halktan modern bir ulus yaratılmış, bu ulusun fertleri Cumhuriyetin eşit yurttaşları olmuş
Cumhuriyet vizyonu budur
Eksikler giderilerek, yanlışlar düzeltilerek, tarihle yüzleşilerek çıkılacak yol ve varılacak menzil budur
Bunun ötesinde Türk ile Kürt arasındaki gönül bağı Cumhuriyetimizin temel temel harcıdır
Bizim mayamız, tılsımımız başkadır. Vatanımız, geleceğimiz, hikâyemiz ortaktır
CHP olarak bizim için dış politikada akıldan başka rehber, ulusal çıkarlardan başka savunulacak konu, ulusal egemenlikten başka öncelik yoktur
Bu bağlamda CHP Suriye’ye baktığında, Irak’a baktığında, İran’a baktığında her şeyden önce ayrı ayrı ülkeler görür
CHP Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın halklarının iradelerine saygı duyar
Bu ülkelerin müreffeh, huzurlu, tümleşik yapılara kavuşması için elden gelen desteğin verilmesini, devletlerin kurumsal altyapılarının güçlendirilmesini savunur
Sınır ötesi Kürtler doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuşağı ve Ortadoğu’ya giriş kapısı oluşturacaktır
Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca değerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir
Suriye’deki gelişmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz
Suriye’deki gelişmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz"





