İktidarın Medeni Kanun’da yer alan yoksulluk nafakasını sınırlandırma, süreye bağlama ve düzenlemeyi geriye dönük işletme planları kadın örgütlerinin tepkisi üzerine geri çekildi.
Bakanlık düzeyinde yapılacağı açıklanan düzenlemenin yargı paketi taslağından çıkarıldığını duyuran Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), siyasi parti görüşmeleri, raporlama çalışmaları, kamuoyu bilgilendirmeleri ve sosyal medya kampanyaları sonucunda geri adım atılmasının sağlandığını açıkladı.
"HIZLI BOŞANMA VE AİLE ARABULUCULUĞU DA ÇEKİLMELİ"
Kadınların ortak mücadelesinin kazandığı belirtilen açıklamada, iktidarın konuyu yeniden gündeme getirebileceğine dikkat çekildi:
"Bunun bir geri adım olduğunun ancak konunun tekrar gündeme getirileceğinin farkındayız. Ayrıca paket içerisinde yer alması beklenen 'hızlı boşanma' ve 'aile arabuluculuğu' düzenlemelerinin de geri çekilmesi için daha geniş ve etkin bir dayanışmaya ihtiyacımız var."
EKONOMİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE VURGUSU
Nafaka hakkı üzerinden kadınların ekonomik şiddete maruz bırakıldığı belirtilen açıklamada, iktidara kazanılmış haklara yönelik girişimlerden vazgeçme çağrısı yapıldı. Açıklama, "Halihazırda yoksullukla, işsizlikle, açlıkla mücadele eden kadınlar yıllardır bir de nafaka hakkına karşı yürütülen propaganda ile ekonomik şiddete maruz bırakılırken mücadeleyi elden bırakmayan Eşitlik için Kadın Platformu olarak konuyu takip etmekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz: Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz!" ifadeleriyle sona erdi.
NE OLMUŞTU?
Anayasa Mahkemesi (AYM), Resmi Gazete'nin 30 Eylül 2026 tarihli sayısında yayımlanan kararıyla Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan "süresiz olarak" ibaresini iptal etmişti. Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine verilen kararın, hukuki boşluk oluşturmaması adına yayımlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmişti.
AYM kararı öncesinde de süresiz nafakanın sınırlandırılması yargı paketleriyle defalarca gündeme getirilmiş, ancak kadınların yürüttüğü mücadele sonucu taslaklardan çıkarılmıştı. Kadın örgütleri; ev içi bakım emeği, istihdama katılım ve ücret eşitsizliği gibi yapısal sorunlar çözülmeden getirilecek bir süre sınırının kadınları doğrudan yoksulluğa iteceğini, nafakanın bir ayrıcalık değil temel bir güvence olduğunu vurguluyor.





